Etiket: İdil Uğurlu

  • DAD ve HDK Maraş’ı andı: Failler karşımıza ak sakallı dedeler olarak çıkarıldı-VİDEO

    DAD ve HDK Maraş’ı andı: Failler karşımıza ak sakallı dedeler olarak çıkarıldı-VİDEO

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul Şubesi ve Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Maraş Katliamı’nın 42. yılında yaptığı basın açıklamasında katliamlarla Alevilerin yaşadığı bölgelerin demografik dönüşüme uğratılmaya çalışılarak, topraklarını terk etmek zorunda kalanların yerlerine yerleştirenler ile devletin ideolojik kurumsallaşmanın garanti altına alınmaya çalışıldığının altı çizildi.

    DAD İstanbul Şube ve HDK, Maraş Katliamı’nın yıl dönümüne ilişkin Gazi’de basın açıklaması gerçekleştirdi. HDK Eş Sözcüsü İdil Uğurlu, DAD Genel Merkez Eş Başkanı Saime Topçu, DAD İstanbul Eş Başkanı Nergiz Güzel, Axuçan Ocağı Piri Aziz Güzel ve DAD üyelerinin katıldığı açıklamada Maraş Katliamı’nın unutulmadığı belirtilerek, savaş dilinin yıkılması gerektiği ifade edildi.

    “KATLEDİLEN DE SUÇLU OLAN DA BİZDİK”

    DAD İstanbul Şube Eş Başkanı Nergiz Güzel, “Gün geçmiyor ki ölmediğimiz bir gün olmasın. Maraş’ta Allah adına ölüme gidenler Sivas’ta insan yaktılar, Sivas’ta Allah adına ölüme gidenler Şengal’de insanları öldürdüler. O katliam zihniyeti hala yaşamakta. Söz söyleyenler cezaevine atılıyor” diyerek, cezaevlerinde devam açlık grevlerine, kadın cinayetlerine ve intihar eden işçilerin durumuna değindi.

    Dönemin tanıklarından olan Axuçan Ocağı Piri Aziz Güler ise, “Devletin uçan kuştan haberi vardır. Bu katliama göz yumuldu. Düne kadar bize gelen, lokmamızı paylaşan insanlar cami minaresinden babamları hedef alarak ateş edin çağrısında bulunuyor. Apartmanı ateşe veriyorlar. Katledilen, öldürülen bizler yine suçlu çıkarıldık” ifadelerini kullandı.

    “FAİLLER KARŞIMIZA AK SAKALLI DEDELER OLARAK ÇIKARTILDI”

    Maraş Katliamı’nın Kürt-Alevilerin toplumsal varlığını dağıtmak için uygulanan bir plan olduğuna vurgu yapan DAD Genel Merkez Eş Başkanı Saime Topçu bunun Şark Islahat projesinin devamı olduğunu dile getirdi. Topçu ayrıca Maraş Katliamı’nın yıl dönümünde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Seval Türkeş’i ziyaretini eleştirdi.

    HDK Eş Sözcüsü İdil Uğurlu da iktidarın toplumsal yaşanmışlıkları hafızasızlaştırmaya ve katliam politikalarını canlı tutmaya çalıştığına dikkat çekerek, “Sivas’ta, Maraş’ta faillerin kimi ismini, soyismini değiştirdi. Kimi ise değiştirmeden ak sakallı dedeler olarak karşımıza çıkartılmaya çalışıldı. Kimileri vekil olarak mecliste oturtuldu. Verilen mesaj ise; katlederiz, yakarız ve kendimizi aklayıp karşınıza çıkarız idi” diye konuştu.

    “BOŞALAN YERLERE DEVLETİN  İDEOLOJİK KURUMSALLAŞMASI YERLEŞTİ”

    ‘Hayata Dönüş Operasyonları’ adı altında 30 kişinin yaşamını yitirdiği cezaevi ve Roboski katliamlarına ayrıca değinilen açıklamada, iktidarların halen halkları birbirine düşmanlaştıran siyasi ahlak ve sorumluluktan uzak bir dili hakim kılmak istediği belirtildi.

    Maraş’ın özel savaş politikalarından birisi olarak 12 Eylül rejimini hazırlayan eşiklerden biri olduğu ifade edilerek, “Halklar arasından kin ve öfke yaratarak iktidarlarını sürdürme yöntemi olarak devreye sokulmuştur. Temel sorgulanması gereken noktalardan biri de devletin ideolojik kodlarıdır. Bu kodlar Anadolu ve Mezopotamya halklarının dokusuna uymadığı için, kendini zor aygıtı ile ayakta tutmak istemektedir. Lakin bu kadar uzun süre kendi sınırlarında dağını, taşını hiçbir aidiyet ve vicdani sorumluluk hissetmeden bombalayan dünyada ki ender ülkelerden birisidir. Çünkü temelde ait hissetmiyor, tehlikede görüyor kendini, kodlarını böyle korumaya çalıştıkça da ait olamıyor ve çatışıyor” denildi.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • HDP İstanbul İl Örgütü: Baş eğmeyen direnişleri mirasımızdır

    HDP İstanbul İl Örgütü: Baş eğmeyen direnişleri mirasımızdır

    PİRHA – HDP İstanbul İl Örgütü, Seyit Rıza ve arkadaşlarını idam edilişlerinin 83. yıldönümünde andı. Taksim Tünel Meydanı’nda gerçekleştirilen anmada “Baş eğmeyen direnişleri mirasımızdır” mesajı verildi.

    Haberin videosu;

    Seyit Rıza ve arkadaşlarını idam edilişlerinin 83. yıl dönümünde Taksim’de anan HDP İstanbul İl Örgütü, “Baş eğmeyen direnişleri mirasımızdır” mesajını verdi.

    HDP İstanbul İl Örgütü, Seyit Rıza ve arkadaşlarını idam edişlerinin 83. yıl dönümünde andı. Taksim Tünel Meydanı’nda gerçekleştirilen anmaya, HDP Milletvekilleri Züleyha Gülüm, Musa Piroğlu, HDP İstanbul İl Eş başkanları Erdal Avcı ve Elif Bulut, HDK Eş sözcüsü İdil Uğurlu’nun yanı sıra çok sayıda demokratik kitle örgütü ve siyasi parti temsilcisi katıldı.

    Anmada, Seyit Rıza’nın resimleri taşındı; “1937 İstiklal Mahkemesi’nin Elazığ Tunçeli mahkeme kararları yok hükmünde sayılsın” yazılı pankart açıldı, mumlarla 38 yazıldı.

    “DEVLETTEN RESMİ ÖZÜR BEKLİYORUZ”

    Anmada ilk konuşmayı yapan HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Erdal Avcı, 83 yıl önce idam edilen Seyit Rıza ve arkadaşlarını anarak sözlerine başladı.

    Dersim’in, Türkiye Cumhuriyeti’nin kara bir lekesi olarak devletin özrünü bekleyen bir soykırım olduğunu vurgulayan Avcı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Eğer varsa böyle bir kural ben özür dilerim” açıklamasını yaptığını ancak başta Dersimliler, Kürt halkı ve Türkiye halkları olarak böyle bir özrü kabul etmediklerini, özrün resmi olarak devlet adına yapılmasını istediklerini hatırlattı.

    Resmi özür ile birlikte, idam edilen atalarının mezar yerlerinin açıklanması ve özel eşyalarının verilmesini de istediklerini vurgulayan Avcı, itibarlarının iade edilmesini ise istemediklerini çünkü idama başları dik, onurlu gittiklerinin altını çizdi.

    Seyit Rıza’nın Elazığ Sivrice’de Mustafa Kemal ile yaptığı görüşmeyi anımsatan Avcı, “Atatürk ‘özür dilersen aileni ve seni sürgüne göndeririz’ dedi ve Pir Rıza ‘Özür dileyecek bir şeyim yok’ diye yanıt verdi. Pir Rıza, ‘Ben size baş eğmedim bu da size dert olsun’ diyerek o tarihi konuşmayı yapmıştır” diye konuştu.

    “BAŞ EĞMEYEN DİRENİŞ MİRASINI SÜRDÜRECEĞİZ !”

    Seyit Rıza ve arkadaşlarına yaşatılan zulüm ve hukuksuzlukları sıralayan Avcı, ittihatçı ve tekçi zihniyetin bu topraklarda gerçekleştirdiği tüm katliamlar için özür dilenmesi gerektiğinin altını çizdi.

    Bütün katliamların araştırılması için hakikat komisyonunun kurulması gerektiğini söyleyen Avcı, Dersim Soykırımı’nda yaşamını yitirenlerin bıraktığı baş eğmeyen direniş mirasını sürdüreceklerini kaydetti.

    “SOYKIRIMLARA CESARET VERİLİYOR!”

    HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Elif Bulut, soykırımlarla hesaplaşılmadığı müddetçe başka soykırımlara cesaret verileceğini belirterek, “Her katliamın sorgusu yapılmaz, hesap sorulmazsa başka katliamlara sebebiyet verir. Bu topraklarda bu yüzden bu kadar kan dökülür, bu topraklarda bu yüzden bu kadar çok can alınır. Bizler bu katliamlar aydınlanana kadar mücadele edeceğiz” dedi.

    “SEYİT RIZA’NIN MESAJINI ALDIK”

    HDK Eşsözcüsü İdil Uğurlu da Seyit Rıza’nın idama yürürken sarf ettiği tarihi sözlerini anımsatarak, “Giderken iki tarafa da mesaj verdi; devrimcilere diz çökmeyin, direnin dedi. Biz o mesajı aldık ki buradayız, alanlardayız. Devlete de şu mesajı verdi, siz hak arayanları yok edemezsiniz, öldüremezsiniz. Biz bir gider, bin geliriz” dedi.

    “DİRENMENİN TEK YOLU DİZ ÇÖKMEMEKTİR!”

    HDP İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu ise, yeni katliamlar yaşanmasın, yeni kanlar akmasın diye bugün 83 yıl sonra hesap sorduklarını dile getirdi.

    Devletin dün olduğu gibi bugün de bütün zor aygıtlarıyla, köylünün, işçinin hakkını arayan Kürt’ün, Alevi’nin karşısına dikildiği vurgulayan Piroğlu, “Ama dün olduğu gibi bugün de bu zor aygıtını teşhir etmek için Seyit Rıza’nın peşinden koşuyoruz. Biliyoruz ki, bu katliamlarla yüzleşmek devletin kendi suçlarıyla yüzleşmesi demek aslında bugün bu suçların tekrar işlenmemesi demektir” diye konuştu.

    Adaletin devletin bahşettiği bir lütuf olmadığını hatırlatan Piroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Adalet talebi bu zalim iktidarın devrilmesi talebidir. Biz Seyit Rıza’nın peşinden koşuyoruz, çünkü biz onun sözüne, onun kavgasına sahip çıkıyoruz. Biliyoruz ki ondan bugüne diz çökmeyenler kazanır. Biliyoruz ki ondan bugüne zulme karşı direnmenin tek yolu diz çökmemektir. Diz çökmeyerek bugüne geldik, şimdi ayağa kalkacağız, hesap soracağız. Devletin yapmadığını yapacağız, o adaleti bu ülkede inşa edeceğiz.”

    Konuşmaların ardından Seyit Rıza ve arkadaşları için üç dakikalık sessiz eylem yapıldı; sanatçı Doğan Çelik, Kürtçenin Kirmancki (Zazakî) lehçesinde ağıt yaktı. Anma, “Dersim’i unutma, unutturma” sloganıyla sona erdi.

  • HDK’nin yeni dönem eş sözcüleri belirlendi

    HDK’nin yeni dönem eş sözcüleri belirlendi

    HDK’nin yeni dönem eş sözcüleri Sedat Şenoğlu ve İdil Uğurlu oldu.

    Halkların Demokratik Kongresi (HDK) 10’uncu Genel Kurul’u sona erdi. HDK’nin yeni dönem Eş Sözcülüğüne İdil Uğurlu ve Sedat Şenoğlu seçildi.

    Tüzük değişikliğinin yapıldığı genel kurulda, 121 genel meclis sayısı 101 olarak değiştirildi. 25 kişilik yürütme kurulu sayısının eş sözcüler hariç olmak üzere 19 olarak değiştirildi. Tüzük değişiminde ayrıca LGBT’liler tanımı LGBTİ+’lar olarak değiştirildi. Tüzük değişikliğinde yaşlılar ve emekliler meclisi kurularak tüzüğe eklendi. Ayrıca tüzüğün 2’nci maddesi olan “Kongrenin Tanımı” kısmına “yaşlılar” ibaresi eklendi.

    Genel Kurul’da karar önergeleri de görüşüldü. Buna göre Adalet Komisyonu kurulması, Kanal İstanbul Projesi karşısında yürütülecek mücadele, mücadelenin ayrılmaz bir parçası olduğu kararı alındı.

    HDK’nin 10’uncu dönem Genel Meclis Kurulu’na 101 kişi seçildi.

     

  • Okullarda fişlemeye tepki: AKP’nin ihbarcılığı ayyuka çıktı- VİDEO

    Okullarda fişlemeye tepki: AKP’nin ihbarcılığı ayyuka çıktı- VİDEO

    PİRHA – İzmir Torbalı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü okullara gönderdiği yazıda, sosyal medyada siyasi paylaşım yapan öğretmen ve öğrencilerin şikayet edilmesini istedi. İzmir Eğitim-Sen 6 No’lu Şube Örgütlenme Sekreteri İdil Uğurlu, AKP’nin bu uygulamayı okullara ALO 147 asarak başlattığını belirterek, öğrenciler, çalışanlar üzerinde bir tahakküm kurmaya çalıştığının altını çizdi.  

    Torbalı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü okullara gönderdiği yazıda, sosyal medyada siyasi paylaşım yapan öğretmen ve öğrencilerin fişlenmesini istedi.

    Öğretmen, personel ve öğrencilerin fişlenmesini öngören karar, okul müdürleri toplantı karar metninde yer aldı. Karara göre sosyal medyada siyasi paylaşım yapanlar Milli Eğitim Müdürlüğüne bildirilecek. Eğitimcilerin, öğrencilerin ve velilerin itiraz ettiği karara İzmir Eğitim Sen 6 No’lu Şubesi Örgütlenme Sekreteri İdil Uğurlu da tepki gösterdi.

    “AKP’NİN İHBARCILIK UYGULAMASINDA AYYUKA ÇIKMIŞ HALİDİR”

    “Torbalı İlçe Milli Eğitim Müdürü’nün yazısıyla ‘sosyal medya paylaşımlarını ifşa edin ya da ihbar edin’ şeklindeki uygulama AKP iktidarının yaptığı ihbarcılık uygulamasının ayyuka çıkmış halidir”diyen Uğurlu, AKP’nin daha önce okullara ALO 147’yi asmasını hatırlattı.

    Uğurlu, “AKP iktidara geldiğinde Alo 147’yi okullara asarak, ‘okul öğretmenlerinizi, okul idaresini veya çalışanları şikayet edebilirsiniz’ diye adeta öğrencilerin eline sopa vererek öğretmenler ve diğer çalışanlar üzerinde bir tahakküm kurmaya çalıştı. Bu öğrenciyi kollayan bir yaklaşımdan ziyade AKP iktidarının eğitim ve bilim emekçilerini terbiye etme yol ve yöntemiydi.” dedi.

    15 Temmuz darbe girişimi sonrasında da okul müdürleriyle toplantılar yapıldığını ve şüphe duyulan çalışanların ve öğretmenlerin şikayet edilmesini istediğini kaydeden İdil Uğurlu, bu tür ihbarcılık uygulamalarıyla insanları açlığa mahkum etme çabası içine girdiğini ve diğer çalışanların ise gözdağı vermeyi amaçladığını vurguladı.

    “SARAYA BAĞLI, İNSANLARI TERBİYE ETME SİSTEMİ VAR”

    Uğurlu, öğretmen ve öğrencilere uyarıda bulunarak, bu kararı iyi okumaları gerektiğini mücadele etmenin yol ve yöntemini bulmalarını söyledi. Tekleşmiş bir zihniyetin olduğunu kaydeden İdil Uğurlu, “Saraya bağlı insanları terbiye etme sistemi var. Sizi ekmeğinizden ederim, eğitim hayatından ederim yaklaşımının tescillenmiş hali” diye konuştu.

    Mücadelenin gelişmesi gerektiğinin altını çizen Uğurlu, “15 Temmuz sonrası insanlar artık alanlara çıkamadılar, çıkamıyorlar, korkuyorlar. Fakat korkunun ecele faydası yok. Korku nasıl ulaşıyorsa cesaret e bulaşıcıdır. Mücadeleden başka çıkar yol olmadığını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

    “İKTİDAR DİNDAR, KİNDAR, DÜŞÜNMEYEN BİR NESİL YETİŞTİRMEK İSTİYOR”

    AKP iktidarının ‘Biz sağlıkta dönüşümü sağladık ama başka sektörlerde sağlayamadık” sözlerini hatırlatan KHK ile ihraç edilen İdil Uğurlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Sağlık şu anda ticarethaneye dönüştü. Aslında sağlık hizmeti ticari olmaz, eğitim de öyle. ‘Eğitimde dönüşümü sağlayamadık’ diyerek tek tipleştirme, cinsiyetçi eğitim, ayrımcılık, karma eğitimin kaldırılması, bilim içerikli derslerin kaldırılması veya saatlerinin düşürülmesi, dini içerikli derslerin artırılması, din derslerinin tüm öğrencilere zorunlu hale getirilmesi, seçmeli dersler adı altında Türk ve Sünnilik mezhebinin dersleri Sünni olmayan tüm vatandaşların çocuklarına dayatılması gibi hamlelerle dönüşüm sağlamaya çalıştı. Bu da onun bir parçası. Yani iktidar dindar, kindar ve düşünmeyen nesiller yetiştirmek istiyor. Bunu nasıl yapacak; önce müfredatın içeriğini boşaltarak yapacak, daha sonrasında da ihbarla yani şikayetlerle yapacak. İnsanlar korksun, biat etsinler. Ayrıca sınav sisteminin değiştirilmesi, nitelikli okulların uygulamaları bunların hepsi bunun birer parçası.”

    Velilere çağrıda bulunan Uğurlu, tatilin değiştirilmesi gibi şeyleri iyi gösterdiklerini ancak bu değişikliklerin insanların hayatında zorluklar doğuracağını belirterek, “Çünkü ya yüz yıllık bir karanlığa gömüleceğiz ya da mücadele ederek bu süreci atlatacağız” şeklinde konuştu.

    PİRHA/İZMİR