Etiket: İdris Şahin

  • CHP, DEVA, Saadet Partili temsilciler: Cemevi ibadethanedir; AİHM kararları uygulanmalı

    CHP, DEVA, Saadet Partili temsilciler: Cemevi ibadethanedir; AİHM kararları uygulanmalı

    PİRHA- AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Şahkulu Dergahı’nda yaptığı açıklamalar muhalefetin de gündeminde. CHP, DEVA ve Saadet Partisi cemevlerine ibadethane statüsü verilmemesinin bir sorun olduğunu belirttiler. Her üç parti temsilcileri de cemevlerini Alevi toplumu nasıl tanımlıyorsa öyle tanımlanması gerektiğinin altını çizerek, AİHM kararlarının uygulanması gerektiğini kaydettiler.  

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 7 Ekim Cuma günü İstanbul’da 700 yıllık Şahkulu Dergahı’na gitti. Alevilerin sorunlarına ilişkin çözümlerini açıklayacağını müjdeleyen Erdoğan cemevlerinin Kültür Bakanlığına bağlı “Alevi Bektaşi kültür ve cemevi başkanlığı” altında faaliyet yürüten “kültür evi”, “dayanışma merkezi” olacağını belirtti.

    Başta Alevi kurumları olmak üzere pek çok kesimden de AKP’nin bu projesine tepki geldi. Henüz siyasi ittifaklar açıklama yapmasa da bileşenleri ayrı ayrı “cemevlerinin ibadethane statüsü teslim edilmelidir” vurgusunu yapıyor.

    ALİ ÖZTUNÇ: ERDOĞAN ALEVİLERİ TANIMIYOR, HİÇ BİR ALEVİ DEDESİ KENDİNİ SATMAZ

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Ali Öztunç, “20 yıldır Alevi toplumunun taleplerini görmeyen Erdoğan anketleri gördükçe bu defa Alevi açılımı yaparak oy alma ve toplumu kandırma peşindedir” dedi.
    Cemevlerinin statüsünün ise tartışılamayacağını söyleyen Öztunç, partisinin meclisindeki kararın altını çizdi ve “Cemevi ibadethanedir. Nokta. Kültür merkezi deyip dedelere maaş bağlayıp dedeleri satın almak isteyecek. Hiçbir Alevi dedesi kendini satmaz, buradan belli ki o Alevileri de tanımıyor” şeklinde konuştu.
    Öztunç, Erdoğan’ın, çevresindeki kendisine Alevi diyenlere bakarak bu kararı almasının karşılıksız kalacağını düşünüyor.

    İDRİS ŞAHİN: ALEVİLERİN SORUNLARI ALEVİLERLE MUHATAP OLUNARAK ÇÖZÜLÜR

    Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkan Yardımcısı İdris Şahin ise, Erdoğan ve ekibinin Alevilerin ibadethane sorununu bir biçimi ile tanımasını kıymetli buluyor ancak sorunun çözüm yolunu onaylamıyor.
    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının esas alınması gerektiğini ve doğuştan gelen hakların lütuf şeklinde tanınmasını doğru bulmayan Şahin, “Alevilerin sorunları Alevilerle muhatap olunarak çözülebilir. Onların olmadığı bir masada bu sorun çözülemez. Alevilerin olmadığı bir masada karar alınmış. Atılan adım, sorunun tanınması kıymetli ancak cemevini kültür merkezi olarak tanımak hadiseyi hafife almaktır. Kesinlikle ibadethanedir. Bu bizim vereceğimiz lütuf değil. Doğuştan insan hakkıdır. AİHM kararlarında da görülmektedir” dedi. Altılı masanın da partisinin de fikirlerinin bu yönde olduğunu belirtti.

    BİROL AYDIN: CEMEVLERİNİ ALEVİ TOPLUMU NASIL KABUL EDİYORSA ÖYLE TANIMLAMAK DURUMUNDAYIZ

    Saadet Partisi Parti Sözcüsü Birol Aydın da cemevinin ibadethane olduğunu “Toplumsal çevrelerle ilgili bir tanımlama yapmasını doğru bulmayız. Aleviler kendilerini nasıl tanımlıyorsa öyle kabul etmemiz gerekir” dedi.

    Hükümetin veya devletin cami ya da cemevi yapmış olmasını alkışlanacak bir durum olarak görmeyen Aydın, devletin yurttaşlarına kolaylık sağlamasının görevi olduğunu hatırlattı. Parti sözcüsü Aydın, son olarak “Cemevlerini Alevi toplumu nasıl kabul ediyorsa öyle tanımlamak durumundayız. Eşit yurttaşlık uygulamasında büyük aksaklıklar ve sorun var” dedi.

    HELİN YILMAZ -DİREN KESER/PİRHA

  • Erdoğan adaylığını duyurdu; Muhalefet: Ekonomiyi çökertmekle anılan kişi işimize gelir

    Erdoğan adaylığını duyurdu; Muhalefet: Ekonomiyi çökertmekle anılan kişi işimize gelir

    PİRHA – Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeniden Cumhurbaşkanı olmak üzere adaylığını açıkladı. CHP, HDP, DEVA, EMEP ve Sol Parti, “Son kez aday olacak” vurgusunda bulundular. Peki muhalefet cumhurbaşkanı adayını ne zaman açıklayacak?

    Uzun zamandır 2023 Haziran Genel Seçimi’nde ittifakların kimi aday göstereceği tartışılıyordu. MHP Genel Başkanı Bahçeli, Kızılcahamam’da partililerle yaptığı kampta cumhurbaşkanlığı seçimini hatırlatıp, “Bizim cumhurbaşkanı adayımız nettir, o da Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır” demişti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da İzmir’de gündeme dair konuşurken adaylığını ilan etti. Erdoğan, “Cumhur İttifakı’nın adayı Tayyip Erdoğan.” dedi.

    Konuya ilişkin ayrı ayrı muhalefet partilerinin yönetimindeki isimler ile konuştuk. 

    Erdoğan’ın kendi adaylığını ilan etmesi muhalefeti şaşırtmadı. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Genel Başkan Yardımcısı Tülay Hatimoğulları Erdoğan dışında birinin adaylığını öncesinden de beklemediklerini söyledi. Sebebinin ise; AKP’nin MYK’sından kabinesine kadar Erdoğan dışında kimsenin konuşamadığını ve herkesin işlevsiz kaldığını sonuç olarak orada da tek adam olduğunu belirtti.

    “Baştan beri Cumhurbaşkanlığı sistemine karşı çıkmamızın sebebi buydu. O bir tek şahıs. Ülkeyi de partisini de böyle yönetmek istiyor” diyen Hatimoğulları, bu açıklamayı aynı zamanda muhalefetin bütününe bir meydan okuma olarak yorumladı.

    “ERDOĞAN’IN MUHTEŞEM FİNALİ OLACAK”

    Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkan Yardımcı ve Parti Sözcüsü İdris Şahin, Erdoğan için, “Ömrünün sonuna kadar o koltukta kalmak için mücadele edeceğini gayet iyi biliyoruz. O yüzden normal sandık sonuçları aleyhinde olmadığı müddetçe kendi iradesiyle aday olmama gibi bir durum asla olmaz” dedi.  Şahin, 2014 yılındaki ilk Cumhurbaşkanlığı seçiminin “Erdoğan’ın muhteşem finali” olabileceğini ancak onun bu sonu seçtiğini belirtti.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Ali Öztunç da, “İsmi Türkiye ekonomisini çökertmekle, yoksullukla anılan bir kişinin aday olması bizim işimize gelir.” dedi.

    Emek Partisi Genel Başkanı Ercüment Akdeniz ise, yüksek enflasyon ve durdurulamayan faizlere dikkat çekti. Başka bir ismin çıkabileceğini düşünmediğini belirten Akdeniz, “Bu çöküş tablosunda tek isim Erdoğan olabilirdi zaten. Yine de Erdoğan’ın adaylığı iktidar bloğuna kazanma garantisi vermeyecektir” dedi.

    Cumhur İttifakı’nın kazanamayacağını ittifakın kendisinin de düşündüğünü belirten Akdeniz, bunun göstergesinin de ilk olarak seçim yasasını değiştirmeleri olduğunu hatırlattı. Akdeniz, “Erdoğan tek başına kazanabilecek olsaydı bunu yapmazlardı. İkincisi, sürekli muhalefeti hedef tahtasına koymazlardı. Üçüncüsü de OHAL koşulları yaratıp seçime gitmezlerdi.” dedi.

    Sol Parti Parti Meclis üyesi Alper Taş da, Erdoğan’ın siyasi kariyerini böylelikle mağlubiyet ile kapatacağını söyledi. 

    ÜÇÜNCÜ DEFA CUMHURBAŞKANI OLABİLİR Mİ?

    Erdoğan kanunda açıkça belirtildiği üzere üçüncü defa cumhurbaşkanı olamaz. Bundan ötürü, aday da olmaması gerekirdi. Kanunun içeriğinde buna istisna tanıyan noktalar var ki biri meclisin çoğunluğunda erken seçimin çıkmasıdır. Ankara kulisleri erken seçimi konuşuyor. Sorularımızı yanıtlayan siyasiler Erdoğan’ın bu seçeneği kullanacağını böylelikle Kasım’da erken seçime gidileceğini düşünüyorlar. Kaldı ki siyasilerin ortaklaştığı noktalardan biri de Erdoğan’ın kanunları tanımadığı oldu.
    Alper Taş, erken seçim olmadığı durumda “yeni sistemde ikinci defa cumhurbaşkanı olabilir” şeklinde kanunu yorumlayacaklarını düşünüyor. Zaten adaylığına değil siyaseten kazanmamasına karşılık verilmesi gerektiğinin altını çizdi.

    Ercüment Akdeniz ise, iktidarı ‘yargı tanımaz tek adam rejimi’ olarak nitelendirerek, “Gezi Davası’nda beraat edenleri yeniden yargılatan ve ağır cezalar veren bir atmosferdeyiz. Bununla daha öncesinde 2 milyon oyu mühürsüz olmasına rağmen sayan, 7 Haziran’da kaybedip iktidarı bırakmamış, ülkeyi kanlı bir kaosa sürükleyen siyasal yapı var. Dolayısıyla yasanın tanınmasını beklememek gerekir” şeklinde konuştu. Akdeniz, erken seçimin garanti olmadığını söyledi. 

    “GÜNDEMİ ERDOĞAN DEĞİL BİZ BELİRLERİZ”

    Akdeniz, esas olanın isimden önce nasıl bir program ile gidileceğini söyledi. Bu kapsamda partisi ve ilişkide oldukları hareketlerle bu konuda çalışıldığını aktardı. EMEP Genel Başkanı, “Tek adamın gitmesine ve rejiminin yıkılmasını hedef alan bir seçim platformu ile olmaz. Yerine ne geleceğini de konuşmak gerekir. Kürt sorununun çözümü ve inançların dışlanmadığı bir program üzerine çalışıyoruz.” dedi.

    Bu arada, HDP’nin ve oluşturulmaya çalışılan birliğin henüz kendi adayını açıklayıp açıklamayacağı belli değil. HDP Genel Başkan Yardımcısı Tülay Hatimoğulları, “Biz adayın şahsından ziyade hangi ilkeler etrafında cumhurbaşkanlığı düşünüldüğüne bakarız. Yeni cumhurbaşkanının ilkeleri ile ilgileniyoruz. Cumhurbaşkanlığı sistemi ile mücadelede yetkilerini kullanacak mı? İsim üzerinden yapılacak tartışma asıl tartışılması gerekenleri gözden kaçırtabilir.” dedi.

    Hatimoğulları da Cumhur ittifakı’nın “Biz açıkladık, Millet ittifakı da açıklasın” diyeceğini düşünüyor.

    Bahçeli de geçtiğimiz aylarda TBMM’de partisinin grup toplantısında konuşurken “Adayınızı açıklayın, boyunuzun ölçüsünü alalım” demişti.

    DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcı ve Parti Sözcüsü İdris Şahin, “6’lı masa, Erdoğan, adayınızı açıklayın, dedi diye hamle yapmaz. Biz kendi programımızı biliyoruz. Seçim günü açıklansın, 48 saat içerisinde adayımızı açıklarız.” dedi. Ancak tabandan ya da basınç yapmaya çalışabilecek kesimlerden eğer “Cumhur ittifakı açıkladı, siz de açıklayın” ısrarı gelirse cevaplarının net olduğunu söyledi ve Biz Cumhur İttifakı’nın kuyruğuna takılmayacak kadar güçlüyüz.” şeklinde konuştu.

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Ali Öztunç da aynı vurgularla seçim günü açıklanana kadar buna ihtiyaç duymadıklarını belirtti.

    Tülay Hatimoğulları da, Erdoğan’ın seçim öncesi 6’lı masanın adayını öğrenip o isme kaybettirmenin yol haritasını bulmak için de bunu yapabileceğini belirtiyor.

    Helin YILMAZ /PİRHA