Etiket: iftar

  • Düzgün Baba Cemevi: Siyasi hesaplarla inancımız asimilasyona uğratılıyor

    Düzgün Baba Cemevi: Siyasi hesaplarla inancımız asimilasyona uğratılıyor

    PİRHA- Düzgün Baba Cemevi, Nazımiye Belediyesi’nin Pir Kureyş Baba Cemevi’nde iftar programı yapmasına tepki göstererek, “Bizim inancımızda ve erkânımızda Ramazan orucu ve iftar diye bir ritüel yoktur. Ne acıdır ki, birtakım siyasi kaygılar ve hesaplarla inancımız ve itikatımız asimilasyona uğratılmaktadır” dedi.

    Nazımiye Belediyesi tarafından Pir Kureyş Baba Cemevi’nde Ramazan Oruçları için iftar programı düzenlendi. İftar programına Tunceli Valisi Bülent Tekbıyıkoğlu, Nazımiye Belediye Başkanı Ali Emrah Tekin, Mazgirt Belediye Başkanı Ümit Tayhava ve çok sayıda kişi katıldı.

    Pir Kureyş Baba Cemevi’nde yapılan iftar programına tepkiler yükseldi. Düzgün Baba Cemevi Yönetim Kurulu, iftar programına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

    “KENDİ İNANCIMIZA SAYGI BEKLERİZ”

    Halkın tamamının Alevi olduğu bir ilçede iftar yemeği düzenlemenin ve bu iftarı da cemevin de vermenin asimilasyona hizmet ettiği belirtilen açıklamada, “Nazımiye ilçemiz, Kureyş Bava ve Düzgün Bava gibi Alevi inancında büyük değer ve önem atfedilen ocakların ve jiyarların mekânıdır. İlçe merkezimizde bulunan cemevinin, belediye başkanı eliyle asimilasyon merkezine dönüştürülmesi kabul edilemez; bu durumu reddediyoruz. Bizim yolumuz var, pirimiz, rayberimiz, mürşidimiz var. En-el Hak diyen yol ulularımız var. Bizim inancımızda ve erkânımızda Ramazan orucu ve iftar diye bir ritüel yoktur. Belediye başkanı bunu çok iyi bilmektedir. Fakat ne acıdır ki, birtakım siyasi kaygılar ve hesaplarla inancımız ve itikadımız asimilasyona uğratılmaktadır. Bu coğrafyada yaşayan her yol evladı, Düzgün Bava’nın, Kureyş Bava’nın, Khalmem u Sır’ın ve Khalferhat’ın birbirlerine nasıl ikrar verdiğini bilir. Pirlerimiz ve analarımız bin bir cefayla bu inancı ve itikadı bugünlere taşıdılar. Siyasi hesaplarla yolumuzun ve inancımızın hacet mezat satılmasına, yağmalanmasına göz yummayız, rıza göstermeyiz. Herkesin inancına saygı duyarız; fakat biz de kendi inancımıza saygı bekleriz” denildi.

    “İNANCIMIZA YÖNELİK SORUMSUZCA YAKLAŞIMLARI DOĞRU BULMUYORUZ”

    Nazımiye Belediye Başkanı Ali Emrah Tekin’in ‘Tepki olacağını bilseydik, bu iftar programını restoranda yapardık’ sözlerinin Alevi toplumuyla alay etmek olduğu dile getirilen açıklamanın devamında şunlar dile getirildi:

    “Hâlbuki burası, ilçe merkezimizde bulunan tek cemevidir ve yıllardır yol erkân hizmeti vermektedir. Daha önce Düzgün Bava Cemevi olarak biz de burada halkımızla cem erkânında bir araya gelmiştik. İnancımıza yönelik bu sorumsuzca yaklaşımları doğru bulmuyoruz. Asimilasyona karşı dün olduğu gibi bugün ve yarın da mücadelemiz devam edecektir.”

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Pir Kureyş Baba Cemevi’ndeki iftara tepki gecikmedi: Bizim inancımızda iftar yoktur!
    -Nazımiye Belediye Başkanı Cemevi’ndeki ‘İftar programı’ hakkında konuştu!

  • Pir Kureyş Baba Cemevi’ndeki iftara tepki gecikmedi: Bizim inancımızda iftar yoktur!

    Pir Kureyş Baba Cemevi’ndeki iftara tepki gecikmedi: Bizim inancımızda iftar yoktur!

    PİRHA-Pir Kureyş Baba Cemevi’nde Ramazan Oruçları için iftar programı düzenlenmesine tepki gösteren DAD Genel Merkez Yöneticisi Fetiye Yıldırım, “Cemevimizde iftar açılması bizim ocaklarımıza, ziyaretlerimize yapılan bir zulümdür. Bizim inancımızda iftar yemeği diye bir şey yoktur” dedi.

    Nazımiye Belediyesi tarafından Pir Kureyş Baba Cemevi’nde Ramazan Oruçları için iftar programı düzenlendi. İftar programına Tunceli Valisi Bülent Tekbıyıkoğlu, Nazımiye Belediye Başkanı Ali Emrah Tekin, Mazgirt Belediye Başkanı Ümit Tayhava ve çok sayıda kişi katıldı.

    Pir Kureyş Baba Cemevi’nde yapılan iftar programına tepkiler yükseldi.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkez Yöneticisi Fetiye Yıldırım, Pir Kureyş Baba Cemevi’nde iftar programı düzenlenmesine tepki gösterdi.

    “CEMEVİNDE İFTAR AÇILMASI DÜŞKÜNLÜKTÜR”

    Zalimin, zulmün kol gezdiği bir ortamda kutsal Dersim topraklarında muharrem oruçları için Nazımiye’de cemevinde oruç açılmasının kendileri açısından üzüntü verici olduğunu vurgulayan Fetiye Yıldırım, “Cemevimizde iftar açılması bizim ocaklarımıza, ziyaretlerimize yapılan bir zulümdür. Bizim inancımızda iftar yemeği diye bir şey yoktur. Biz orucumuzu tutarken kimseye ilan etmeyiz. Hakk ile nehakın birbirine karıştığı bir yerde söylenecek hiçbir söz bulamıyorum. Nazımiye’de bu iftarı düzenleyen, göstermelik cemler yapan kişiler düşkündür. Bizim kutsal yerlerimiz kimsenin hakimiyetinde olan bir yer değildir. Nasıl Dersim gibi bir yerde nehak düşünceye sahip, eline silah almış kişilerle birlikte iftar yemeği verirsiniz, bizim gözümüzde yapılan düşkünlüktür. Bizler bundan sonra asla nehak zihniyetlerin kutsal yerlerimize girmesine asla izin vermeyeceğiz, inancımız dışında yapılan ritüelleri de kabul etmiyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Öğrencilere zorunlu iftar programı dayatması Dersim’de protesto edildi-VİDEO

    Öğrencilere zorunlu iftar programı dayatması Dersim’de protesto edildi-VİDEO

    PİRHA- Eğitim-Sen Dersim Şubesi, Tunceli İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından öğrencilerin ve velilerin onayı alınmadan dayatılan zorunlu iftar programına tepki göstermek için açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, “Öğrencilere belirli bir inanç doğrultusunda dini pratiklerin zorla benimsetilmeye çalışılması, pedagojik değil, ideolojik bir tercihtir. Farklı inançlara mensup ya da inançsız öğrencileri baskı altında bırakmaktadır” denildi.

    Eğitim-Sen Dersim Şubesi’nin Tunceli İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından öğrencilerin ve velilerin onayı alınmadan dayatılan zorunlu iftar programına tepki göstermek için Cumhuriyet Mahallesi’ndeki Spor Lisesi pansiyonu önünde yapmak istediği açıklama polis tarafından engellenirken, basının görüntü çekmesi de ‘turkuaz basın kartın yok’ denilerek izin verilmedi.

    Pansiyon önünde izin verilmemesinin ardından kitle Yeraltı Çarşısı üstünde açıklama yaptı. Açıklamayı Eğitim-Sen Dersim Şube Başkanı Mehmet Aşkın okudu. Açıklamada ‘Laik, bilimsel ve demokratik eğitimi savunuyoruz’ pankartı açıldı. Açıklamaya Dersim’deki siyasi parti, demokratik kitle örgütleri ve inanç kurumlarının temsilcileri destek verdi.

    “ÖĞRENCİLER BASKI ALTINDA BIRAKILMAKTADIR”

    Öğrenci ve velilerin bilgisi ve onayı alınmaksızın planlanan etkinliğin Alevi öğrencilerin inanç ve kimliklerini yok sayan dayatmacı bir yaklaşımın ürünü olduğunu belirten Mehmet Aşkın, “Zorunlu tutuma dönüşen bu uygulama, kamusal eğitimin laiklik ilkesine aykırıdır. Öğrencilere belirli bir inanç doğrultusunda dini pratiklerin zorla benimsetilmeye çalışılması, pedagojik değil, ideolojik bir tercihtir. Bu durum çocukların psikolojik ve sosyal bütünlüğünü zedelemekte, farklı inançlara mensup ya da inançsız öğrencileri baskı altında bırakmaktadır” dedi.

    “HİÇBİR ÖĞRENCİNİN DİNİ RİTÜELLERE ZORLANMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ”

    Kamusal eğitimin laik, bilimsel, demokratik ve eşit olması gerektiğini vurgulayan Aşkın, “Hiçbir öğrencinin inancı ya da inançsızlığı üzerinden ayrımcılığa uğramasına, baskı altına alınmasına ve dini ritüellere zorlanmasına izin vermeyeceğiz. Tüm kamuoyunu, bu dayatmalara karşı ses çıkarmaya; çocukların özgür, eşit ve laik bir eğitim ortamında büyümesi için mücadeleyi birlikte yükseltmeye çağırıyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Saraydaki ‘Oruç Açma Lokması Programı’na tepki: Makbul biyolojik Aleviler iftar yarışında!

    Saraydaki ‘Oruç Açma Lokması Programı’na tepki: Makbul biyolojik Aleviler iftar yarışında!

    PİRHA- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanlığı Sarayında “Oruç Açma Lokması Programı” adı altında “iftar” verildi. Aleviler, Cumhurbaşkanlığı’ndan paylaşılan fotoğrafı kastederek “Aleviliğin yüz AK’ısınız”, “Bu resimdekilerin ne Dedelikle ne de Yol ile işi olmaz”, “Makul ve makbul biyolojik Aleviler iftar yarışında!” şeklinde sözlerle tepki gösterdiler. 

    Aleviler Yas-ı Kerbela orucunu tutmaya devam ediyor. 12 gün süren orucun bitiminde aşure lokması paylaştırılacak.

    Alevi inancında her birey kendi evinde orucunu gün batımıyla birlikte açarken, bazı yurttaşlar da cemevinde oruç açımına katılarak lokmasını paylaşıyor.

    Alevi toplumunda başka inançlarda olduğu gibi belirlenmiş bir saatte ve kurumların, kişilerin düzenlediği  “iftar” diye adlandırılan bir oruç açımı yok.

    Ancak dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanlığı Sarayında “iftar” verildi.

    Cumhurbaşkanlığı’ndan “Oruç Açma Lokması Programı” olarak lanse edilirken, Saraya gidenler arasında Cem Vakfı Onursal Başkanı İzzettin Doğan, Cem Vakfı Genel Başkanı Rasim Tükek, Alevi Vakıfları Federasyonu Genel Başkanı Haydar Baki Doğan, Hüseyin Dedekargınoğlu gibi isimler bulunuyor.

    SOSYAL MEDYADA SERT TEPKİLER

    Sosyal medyada saraydaki “iftara” katılanların fotoğrafı paylaşılırken Aleviler tepki gösterdi.

    Aleviler söz konusu fotoğrafı paylaşıp “Aleviliğin yüz AK’ısınız”, “Bu resimdekilerin ne Dedelikle ne de Yol ile işi olmaz”, “Makul ve makbul biyolojik Aleviler iftar yarışında!”, “Utanc verici”, “Bunlar Alevi mi?”, “Onurlu Aleviler, bu resme iyi bakın, bu yüzleri unutmayın”, “Sefaletin resmi çok yazık”, “Sisteme nasıl da ayak uydurmuşlar, kravatlı, takım elbiseli”, “Burası ile işi olanın, Yol ile işi biter” şeklinde ifadeler kullanarak tepki gösterdiler.

    PİRHA/ANKARA

     

  • DEM Parti Milletvekilleri, Kahta’da halkla buluştu: Bu seçim çok önemli-VİDEO

    DEM Parti Milletvekilleri, Kahta’da halkla buluştu: Bu seçim çok önemli-VİDEO

    PİRHA-DEM Parti Diyarbakır Milletvekilleri Kahta’da halkla bir araya gelerek iftar programına katıldı. DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, bu seçimlerin Kürt halkı açısından stratejik olduğunu vurgulayarak, “Bu seçim aynı zamanda Türkiye’nin geleceğini belirlemek ve aynı zamanda Türkiye’nin stratejik bir öneme sahip olduğunu gösterecektir.” dedi.

    Video eklenecek

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Diyarbakır Milletvekilleri Mehmet Kamaç ve Serhat Eren, DEM Parti Kahta Belediyesi Eş Başkan Adayı Osman Özbek ile halk buluşması yaptı. Parti heyeti ardından Kahta Yüzyıl Parkı’nda yurttaşlarla buluşarak iftar programına katıldı.

    İKİ KADERDAŞ TOPLUM: KÜRTLER VE FİLİSTİNLİLER

    Diyarbakır Milletvekili Mehmet Kamaç, iftar programında, Ortadoğu’da yaşayan iki toplumun özgürlüklerine kavuşmasından bahsetti. Kamaç, “Herkesin gözü önünde bir insanlık suçu işleniyor, bir soykırım işleniyor. Orada kadın çoluk çocuk demeden insanlar öldürülüyor.  Sonuçta dünyanın neresinde olursa olsun bir insanlık suçu işleniyor. Ortadoğu’da iki kaderdaş toplumunun olduğunu söylemiştim. Bunların birileri Kürt diğerleri ise Filistinlilerdir. Bu ramazanda dileriz ki bu iki toplum özgürlüklerine kavuşur” dedi.

    “BU SEÇİM TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNİ BELİRLEYECEK”

    Daha sonra konuşan DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren ise önümüzdeki seçimlerin önemine değinerek, “Bu yerel seçimlerin Türkiye barışı açısından Türkiye demokrasisi açısından, özgürlükler hak hukuk açısından da sonuçlarının olduğunu bilmek zorundayız. Bu seçim sadece Kahta’da bir yerel bir aday seçmek değil. Bu seçim aynı zamanda Türkiye’nin geleceğini belirlemek ve aynı zamanda Türkiye’nin stratejik bir öneme sahip olduğunu gösterecektir” diye konuştu.

    “22 YIL BOYUNCA KÜRTLER İÇİN BİR ŞEY YAPTI MI?”  

    Serhat Eren şöyle devam etti:

    “22 yıldır AKP iktidarda, peki bu 22 yıl boyunca demokrasi dediğinizde en son sırada, ekonomi deseniz en son sırada, ifade özgürlüğü deseniz en son sırada. 22 yıl boyunca Kürtler için bir şey yaptı mı? Kürtlerin kendi iradeleriyle belirlemiş olduğu belediyelere kayyum atamıştır. Türkiye’nin seçmiş olduğu siyasetçilerini cezaevine atan, Kürtlerin iradesine kayyum tayin eden, Kürtlerin dilini kabul etmeyen, özgürlüğünü kabul etmeyen bu AKP iktidarı bu seçimde kendisini test edecektir. Biz Kahta olarak bölgedeki oylarımızı artırırsak onlara şu cevabı vermiş oluruz: Siz bizim her türlü hakkımızı işgal etseniz de biz sizin bu zorbalığınıza ve baskınıza asla boyun eğmeyeceğiz.”

    PİRHA/ADIYAMAN

  • MEB’den okullara ‘Ramazan’ talimatı: İftar ve mukabele programları

    MEB’den okullara ‘Ramazan’ talimatı: İftar ve mukabele programları

    Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), okullara ramazan ayı kapsamında yapılacaklar için “Şehr-i Ramazan Etkinlikleri” talimatları gönderdi.

    Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) müftülüklerle işbirliği yapılarak öğrencilerin topluca camiye götürülmesi, velilere yönelik etkinlikler yapılması, iftar ve mukabele programları, STK ve belediyelerin dini etkinliklerine katılım yapılması istendi.

    Cumhuriyet’ten Ozan Çepni’nin haberine göre, MEB ayrıca okullarda öğrenciler tarafından ramazan günlüğü tutmalarını, bu ayda yaptıkları ibadet, iyilik, anı ve diğer etkinliklerin not alınmasını istedi.

    MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü, okullara gönderdiği yazı ile ramazan ayı kapsamında yapılacaklara ilişkin talimatları verdi. İmam hatip okullarındaki öğrencilere yönelik taleplerde bulunan bakanlık, “Rahmet ve mağfiret ayı olan, kendine has manevi havası ile birlik ve beraberlik duygularını, insani ve manevi değerleri güçlendiren ramazan ayı vesilesiyle yönetici, öğretmen, öğrenci ve velilerimizin katılımıyla çeşitli etkinlikler gerçekleştirilmesinin okullarımızın kurum kültürünün güçlenmesine, öğrencilerimizin milli ve manevi değerleri benimsemesi ile birlikte sosyal, kültürel ve duygusal yönden gelişmesine katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir” dedi. Bakanlığın “Şehr-i Ramazan Etkinlikleri” talimatlarında ilginç ayrıntılar yer aldı.

    DERNEK VE VAKIFLARLA İŞ BİRLİĞİ 

    İmam hatip ortaokulları ve imam hatip liselerini kapsayan etkinlikler “okul içi”, “çevre ve velilere yönelik okul dışı” ve “sosyal sorumluluk faaliyetleri olmak üzere 3 kategoride planlandı. Bu kapsamda, iftar programları, mukabele programları, konferans, sergi, okuma programları, gezi, sosyal, kültürel ve mesleki faaliyetlerin düzenlenmesi istendi. Etkinliklerin düzenlenmesinde de bakanlık MEB’e bağlı okullardan Türkiye Diyanet Vakfı, il ve ilçe müftülükleri, Kuran kursları, okul aile birlikleri, koruma dernek ve vakıfları, STK ve yerel yönetimlerle işbirliği yapılmasını talep etti.

  • FUAF Yol Erkan Kurulu’ndan uyarı: İnancımızda sahura kalkmak, iftar yok

    FUAF Yol Erkan Kurulu’ndan uyarı: İnancımızda sahura kalkmak, iftar yok

    PİRHA- Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF) Yol Erkan Kurulu Başkanı Metin Doğan dede, Muharrem orucunun başlaması dolayısıyla bir açıklama yaptı. Doğan  “Muharrem orucu sürecinde Kerbela şehitleri ve insanlık tarihi boyunca katledilen cümle mazlumların yasını çekip onların yaşadığı acıları sessiz sedasız saygıyla yüreğimizde hissetmeye çalışacağız” dedi. 

    Muharrem ayına girilmesiyle birlikte Alevilerin matem orucu bugün başladı. 22 Eylül Cumartesi günü ise Muharrem orucu sona erecek.

    Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF) Yol Erkan Kurulu Başkanı Metin Doğan dede, yazılı bir açıklama yaparak, “Muharrem orucu sürecinde Kerbela şehitleri ve insanlık tarihi boyunca katledilen cümle mazlumların yasını çekip onların yaşadığı acıları sessiz sedasız saygıyla yüreğimizde hissetmeye çalışacağız” dedi.

    Dede Metin Doğan, Matem süresince hanelerimizde, cemevlerimizde Kerbela şehitleri aşkına uyandırılan çerağlarla, verilen gülbanklarla gösterişsiz sade sofralarımızda lokmalarımızı pay ederek oruçlarımızı açacağız” diyerek, şunları kaydetti:

    “Tarih boyunca yaşadığımız tüm acıları Kerbela hırkasının altında biriktiren biz Aleviler, matem günlerinin ardından aşurelerimizi kaynatıp, cemlerimizi bağlayarak birliğimize dirliğimize vesile olması temennisiyle bu kutsal günlerdeki hizmetlerimizi tamamlayacağız.

    “ZALİMİN ZULMÜ BİTMEDİ”

    Toplumsal belleğimizde bir travma yaratan Kerbela olayının üzerinden neredeyse 1400 yıl geçmesine rağmen ne zalimin zulmü bitti, ne de zulme karşı direnenler tükendi. Tarihte bunlar hep başka isimlerle karşımıza çıktı ve günümüze kadar Kerbelalar daima varoldu. Yezit, Muaviye, Yavuz Selim gibi, Dehak, Nemrut, Firavun gibi zalimlerin karşısına Şah Hüseyin gibi, Pir Sultan, Kalender Çelebi, Demirci Kava ve Bedreddin gibi insanlığa ışık tutan nice değerlerimiz çıkarak mücadeleleriyle bize umut olup yol gösterdiler. Kâlu beladan bugüne kadar karanlık ile aydınlığın, haklı ile haksızın, doğru ile yanlışın, ezen ile ezilenin mücadelesi devam edip sürüp geldi. Biz Aleviler açısından, ‘zalimlerle birlikte varlık içinde yaşamayı alçaklık, zalime karşı durarak bulacağım ölümü ise yücelik sayarım’ diyen İmam Hüseyin ve Kerbela, haksızlığa karşı başkaldırının simgesi oldu. Hüseyin, karanlığa ışık tutmak için kendisini ve ailesini feda etti. Bu anlamda bizlerin, İmam Hüseyin ve yoldaşlarının çektikleri acılara rağmen gösterdikleri onurlu duruştan dersler çıkarıp, günümüzde yaşanan Kerbelalara karşı nasıl bir duruş sergilememiz gerektiğini daha iyi anlamamız gerekiyor.”

    Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF) Yol Erkan Kurulu Başkanı Metin Doğan dede, 600’lü yıllarda İmam Hüseyin’in aile efradına, yoldaşlarına ve ehlibeyte yönelik yapılan zulüm ve katliamların benzerleri bugün başta Suriye ve Ortadoğu olmak üzere dünyanın değişik coğrafyalarında yaşanmaya devam ediyor.” dedi.

    “GRİ PASAPORTLU DEDELERE DİKKAT EDİLMELİ”

    Metin Doğan dede açıklamasına şöyle devam etti:

    “Bu kritik süreçte bizleri bekleyen tehlikeler ve zorluklar karşısında biz Aleviler kenetlenerek, birlik beraberlik içerisinde örgütlülüğümüze, dergahlarımıza, ocaklarımıza, kurumlarımıza daha da fazla sahip çıkmak zorundayız. Avrupa’da yaşayan Alevileri asimile etmek amacıyla özellikle Diyanet işleri tarafından gönderilen Gri pasaportlu dedelere dikkat edilmelidir. Bu yol düşkünlerinin kurumlarımızda herhangi bir hizmet yürütmesine müsade edilmemelidir.

    “SARAY DAVETLERİNE KATILANLAR KINANMALI”

    Matem süresince Türkiye’de İftar mevlütleri adı altında saray davetlerine katılan, iktidarın kulu kölesi olan sözde inanç önderleri ve yöneticiler kim olursa olsun kınanmalıdır. İnancımızın dört bir taraftan kuşatma altına alındığı bu süreçte Aleviliği bile kabul etmeyenlerin sahte davetlerle yaptıkları asimilasyon oyunlarından uzak durulmalıdır.”

    “İNANCIMIZDA SAHURA KALKMAK VE İFTAR GİBİ GELENEK YOK”

    Dede Metin Doğan 12 gün tutulan matem orucu boyunca yapılması gerekenleri de şöyle ifade etti:

    “Kul Nesimi’nin, ‘abdestimiz katlanmak, namazımız sabretmek, biz bir oruç tutarız ramazana benzemez’ diye belirttiği gibi bizim orucumuz diğer anlayışlardan farklıdır. Matem orucu başka inançlarla yarış yapmak anlayışıyla tutulmamalıdır, sadece yemeden içmeden oruç tutarak değil, bir ömür boyu olması gerektiği gibi elimize, dilimize, belimize sahip olarak, düşeni kaldırarak, yetimi doyurarak, ihtiyacı olanlara yardım etme anlayışıyla bugünlerin tamamlanması gerekmektedir. 12 gün boyunca her türlü gösteriş, şatafat, eğlence ve düğünlerden uzak durulmalıdır. Ayrıca inancımızda sahura kalkmak ve iftar gibi bir gelenek olmadığı gibi, oruç açımı (ağız mührü bozumu) dakika aranmaksızın günbatımıdır.”

    Dede Metin Doğan, Matem günlerinin sevgiye, hoşgörüye, tüm insanlığın birliğine ve kardeşliğine vesile olmasını diledi.   (HABER MERKEZİ)