Etiket: ihale

  • Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nce 545 maden sahası ihale edilecek

    Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nce 545 maden sahası ihale edilecek

    PİRHA-Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nce 545 maden sahası ihale edilecek. İhaleler kapalı teklif ve açık artırma usulü ile yapılacak.

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nce (MAPEG) 545 maden sahası ihale edilecek.

    Konuya ilişkin ilan, Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre, 545 adet maden sahası, Resmi Gazete ilan yayım tarihinden itibaren en az 15 gün süre ile “https://www.mapeg.gov.tr/” adresinde ilan edilecek.

    İhaleler kapalı teklif ve açık artırma usulü ile yapılacak. Başvurular MAPEG tarafınca değerlendirildikten sonra, ilk defa ihalesi yapılan sahalara başvuru yapılmaması halinde sahalar yeniden ihale edilecek. Kapalı teklifi Genel Müdürlükçe belirlenen taban ihale bedelinden az olan müracaatlar değerlendirmeye alınmayacak.

    İhale teminat tutarı, MAPEG tarafından belirlenen taban ihale bedelinden ve kapalı olarak verilen teklifin yüzde 20’sinden az olan müracaatlar da değerlendirilmeyecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • Dersim’i Elazığ’a bağlayacak olan Pertek Köprüsü ihaleye çıkıyor -VİDEO

    Dersim’i Elazığ’a bağlayacak olan Pertek Köprüsü ihaleye çıkıyor -VİDEO

    PİRHA- Pertek’i Keban Barajı üzerinden Elazığ’a bağlayan feribot güzergahına köprü yapımında ihalenin 31 Ocak’ta yapılacağı duyuruldu. Özellikle yaz aylarında uzun kuyrukların oluştuğu ve bu durumun yurttaşlar için çileye dönüştüğü feribot iskelesi, artan araç geçişini karşılamakta yetersiz kalıyordu.

    Dersim’i Elazığ’a bağlayan iki güzergahtan biri olan ve Pertek’i Keban Barajı üzerinden Elazığ’a bağlayan feribot güzergahına köprü yapımında ihale aşamasına gelindi. Özellikle yaz aylarında uzun kuyrukların oluştuğu ve bu durumun yurttaşlar için çileye dönüştüğü feribot iskelesi, artan araç geçişini karşılamakta yetersiz kalıyor.

    KÖPRÜ VE YOL BAĞLANTI İHALESİ 31 OCAK’TA

    Karayolları Genel Müdürlüğü’nün güzergah belirleme çalışmalarına daha önce başlanmış, Kuzey Çevre Yolu’nun Güney Çevre Yolu’na bağlayacak bağlantı yolu işinin de yatırım programına alınması öngörülmüş ve yıl sonu itibariyle proje ihalesine çıkılacağı belirtilmişti. İlgili ihalenin, ‘Elazığ – Pertek İl Yolu (Pertek Köprüsü dahil) Etüt ve Proje Danışmanlık Hizmet Alımı İşi’ başlığıyla, 31 Ocak 2024 günü Ankara’da yapılacağı duyuruldu.

    DERSİM-ELAZIĞ BAĞLANTISI 60 KM KISALACAK

    Keban Barajı’nın yapımından beri, Elazığ-Dersim arasında trafik iki ayrı şekilde sağlanıyor. Bunlardan birincisi; Elazığ-Bingöl karayolunun Kovancılar ilçesinden ayrılarak Dersim’e bağlantı sağlayan yol ve ikincisi ise Elazığ -Pertek yolu Keban Baraj Gölü geçişinin feribot ile yapıldığı güzergâh.

    Kovancılar üzerinden yapılan ulaşım, Pertek üzerinden geçen Elazığ -Pertek-Tunceli il yolundan yaklaşık 60 kilometre daha uzun.  Pertek Köprüsü’nün yapımı ile hem bağlantı süresi daha kısalacak hem de yakıt ve zaman açısından yolcuların çilesi son bulmuş olacak. Lojistik ve taşımacılık açısından da büyük bir rahatlama yaratacak.

    Rıza Bilgiç

  • Dersim’in Pülümür İlçesindeki üç bölge maden sahası için ihaleye açılacak

    Dersim’in Pülümür İlçesindeki üç bölge maden sahası için ihaleye açılacak

    PİRHA-Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü, aralarında Dersim’in Pülümür İlçesindeki üç bölgenin de yer aldığı 285 maden sahası için ihale açacak.

    Türkiye’de yer altı kaynakları bakımından en fazla çeşitliğe sahip olan Dersim’de her geçen gün yeni maden sahaları açılıyor. 145 maden projesinin bulunduğu Dersim’de, 60 kilometre uzunluğundaki Munzur Dağları’nın tamamı maden sahası ilan edildi. 2019 yılında Dersim’de 43 bin 500 hektar alanda maden ruhsatı verilmişti.

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü, aralarında Dersim’in Pülümür İlçesindeki üç bölgenin de yer aldığı 285 maden sahası için ihale açacak. Altından linyit ve uranyuma kadar pek çok ağır metali içeren IV. grup madenler, doğayı tahrip eden en önemli etkenlerden kabul ediliyor.

    PİRHA/DERSİM

  • Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, 344 maden sahası için ihale açtığını duyurdu

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, 344 maden sahası için ihale açtığını duyurdu

    PİRHA-Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı, 61 ilde 344 maden sahası için ihale açtığını duyurdu. Açıklanan duyuruda, Dersim Merkez’de 1, Çemişgezek’te 1, Mazgirt’te 2 ve Pülümür’de 2 olmak üzere toplamda 6 sahanın maden sahası ilan edileceğini açıkladı.

    Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı, 61 ilde 344 maden sahası için ihale açtığını duyurdu. İhale edilecek alanlar arasında Dersim Merkez, Mazgirt, Çemişgezek ilçeleri, Erzincan’ın İliç ve birçok ilçesi, Sivas’ın farklı bölgeleri ve zeytinliklerin madene açılmasıyla gündeme gelen Ege Bölgesinde birçok il bulunuyor.

    İhaleler kapalı teklif ve açık artırma usulü ile yapılacak. Maden sahalarının taban ihale bedelleri 113 bin lirayla 690 bin lira arasında belirlendi. İlk defa ihalesi yapılan sahalara başvuru yapılmaması halinde sahalar yeniden ihale edilecektir. Maden Kanunu’nun 30’uncu maddesi kapsamında 344 adet maden sahası ihale edilmek üzere, ilanın Resmî Gazete yayın tarihinden itibaren en az on beş gün süre ile http://www.mapeg.gov.tr/ adresinde ilan edilecektir.

    İhaleye açılan yerler şöyle:

    “Adana 6, Adıyaman 9, Afyonkarahisar 24, Ağrı 3, Aksaray 3, Amasya 1, Ankara 7, Antalya 12, Artvin 1, Aydın 6, Balıkesir 9, Batman 2, Bayburt 5, Bilecik 3, Bingöl 1, Bitlis 3, Bolu 4, Burdur 9, Bursa 3, Çankırı 5, Çorum 2, Dersim 6, Denizli 5, Diyarbakır 1, Edirne 2, Elazığ 6, Erzincan 10, Erzurum 12, Eskişehir 11, Antep 3, Giresun 1, Gümüşhane 10, Hakkari 1, Hatay 2, Isparta 7, İzmir 5, Maraş 17, Karaman 4, Kastamonu 1, Kayseri 5, Kırıkkale 2, Kırklareli 4, Kırşehir 5, Konya 8, Kütahya 3, Malatya 2, Manisa 3, Mersin 3, Muğla 8, Nevşehir 4, Niğde 11, Ordu 4, Osmaniye 5, Sivas 26, Urfa 1, Şırnak 8, Tekirdağ 1, Tokat 2, Uşak 3, Van 4, Yozgat 7”

    (HABER MERKEZİ)

  • 45 Dağ Keçisinin katledilmesi için  ihale açıldı

    45 Dağ Keçisinin katledilmesi için ihale açıldı

    PİRHA- Dağ Keçilerinin katledilmesi için ihale açıldı. İhalede 45 Dağ Keçisinin katledilme kararının duyurulması sonrası bir çok kitle örgütünden tepki gelirken, Change.org sitesi üzerinden de “Avcılık tamamen yasaklansın” başlıklı imza kampanyası başlatıldı.

    Tarım ve Orman Bakanlığı 6. Bölge Müdürlüğü tarafından, nesli tehlike altında olan 45 Dağ Keçisinin avlattırılması amacıyla 4 Haziran 2021 günü Burdur’daki 6. Bölge Müdürlük Toplantı Salonu’nda ihale gerçekleştirileceği duyuruldu.

    İlan.gov.tr’de yayınlanan duyuruda, Antalya’nın Alanya, Gazipaşa, İbradı, Akseki, Döşemealtı, Kaş, Finike ile Isparta’nın Sütçüler ilçelerinde 13 parti halinde toplam 45 Dağ Keçisinin avlanacağı duyuruldu.

    45 Dağ Keçisinin katledileceğinin duyulması sonrası birçok sivil toplum kuruluşundan tepki gelirken, Change.org sitesi üzerinden de “Avcılık tamamen yasaklansın” başlığıyla imza kampanyası başlatıldı.

    Önceki aylarda da Tarım ve Orman Bakanlığı, Dersim ve Bingöl başta olmak üzere Dağ Keçilerinin katledilmesi için ihale açmış, gelen tepkiler üzerine birçok ihale iptal edilmişti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Ovacık’ta halkı hiçe sayan ihale

    Ovacık’ta halkı hiçe sayan ihale

    PİRHA-Ovacık Belediyesi sınırları içerisinde bulanan özelleştirme idaresine ait olan 157.720 m2 yüz ölçümü taşınmazın ihaleye çıkarılmasına Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül tepki gösterdi. Sarıgül, belediyeden 700’den fazla yurttaşın barınma talebi olduğuna işaret ederek, yapılacak ihalenin iptal edilmesini ve yurttaş odaklı bir yaklaşım sergilenmesi gerektiğini söyledi. 

    Yıllardır Ovacık Belediyesi tarafından yoksulların barınma ihtiyaçlarını karşılamak için talep edilen ancak özelleştirme idaresine devredilen 157.720 m2 yüz ölçümü taşınmazın satış ihalesi Ankara’da gerçekleştirilecek.

    Ovacık Belediyesi sınırları içerisinde bulunan özelleştirme idaresine ait hazine arazisi, 7 Eylül tarihinde ihaleye çıkartıldı. 12 Ekim’de ihale mektupları alındı ve 22 Ekim’de Ankara’da açık artırmayla ihale yapılacak.

    “BU MÜLKİYETİN TASARRUF HAKKI BELEDİYEMİZİN OLMALIYDI”

    İhaleye ilişkin PİRHA’ya konuşan Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, belediyeden 700’ün üstünde yurttaşın barınma talebi olduğuna işaret ederek, yapılacak ihalenin iptal edilmesini ve yurttaş odaklı bir yaklaşım sergilenmesi gerektiğini ifade etti.

    Sarıgül, “Yıllardır belediyemiz tarafından talep edilmesine karşın, özelleştirme idaresine devredilip ve ihalesine kamu kurum ve iştirakleri giremediğinden, belediyemiz adına başvuru yapmamızın önü kapatılmıştır. Belediyemizden 700’ün üstünde barınma talebinde bulunan yoksul halkımıza, uygun maliyetlerle konut yapma ve aynı zamanda şehir planlamasında temel işlerini yürütmek için neredeyse hiç mülkiyeti bulunmayan belediyemize mülkiyet kazandırmayı hedefliyoruz” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • Çevre örgütlerinden maden ihalesi ilanının iptali için başvuru

    Çevre örgütlerinden maden ihalesi ilanının iptali için başvuru

    PİRHA- Adana Çevre ve Tüketici Koruma Derneği, Mersin Çevre ve Doğa Derneği, Antakya Çevre Koruma Derneği ve Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği’nin de aralarında bulunduğu çevre örgütleri, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün Türkiye genelindeki 766 bölgeyi kapsayan ‘Maden İhalesi’ ilanının iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle yargıya başvurdu. 

    Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG), 68 ildeki 766 bölgede maden ruhsatı verilmesi için 24 Ağustos’ta ihale süreci başlattı. Türkiye’nin birçok kentinde bulunan çevre örgütleri de, ihale ilanının iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle Ankara Nöbetçi İdare Mahkemesi’ne sunulmak üzere Muğla Nöbetçi İdare Mahkemesi’ne başvuruda bulundu.

    Mahkemeye yapılan başvuruda ihale ilanının iptaline, dava konusu işlemin açık hukuka aykırılık ve telafisi imkansız zarar şartlarını birlikte taşıdığından dava sonuçlanıncaya dek yürütmenin durdurulması ve incelemenin duruşmalı yapılması talep edilerek, kanunlara uygun yapılıyormuş gibi gözüken madencilik faaliyetlerinin kanuni olmadığı gibi hukuki de olmadığının altını çizdi.

    Çevre örgütleri, yapılan işlemlerin evrensel hukuk kurallarına ve idealine uygun olmadığı gibi etik, ahlaki ve vicdani açıdan da doğru olmadığını vurgulayarak “766 madenin özel şirketlere ihale edilmesi işlemi açıkça Anayasa aykırıdır” denilip, hükümetin hukuka aykırı karardan dönülmesi istenildi.

    Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri ve Ekoloji Birliği gönüllü avukatı İsmail Hakkı Atal, açılan ihalenin hukuka aykırı olduğunu ifade ederek “Madencilere ve ihaleye çıkaran Maden İşleri Genel Müdürlüğü’ne çağrımız şudur ki; boşu boşuna zaman ve para harcamayın. Bu maden projelerinin hepsi iptal edilmek zorunda kalınacak. Çünkü madenler koronavirüs salgınlarının en önemli sebebidir” dedi.

    Aynı zamanda, Adana Çevre ve Tüketici Koruma Derneği, Mersin Çevre ve Doğa Derneği, Antakya Çevre Koruma Derneği, İskenderun Çevre Koruma Derneği, Erzin Çevre ve Tarihi Varlıkları Koruma Derneği, Tarsus Çevre Koruma Kültür ve Sanat Merkezi Derneği, EGEÇEP, Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Çan Çevre Derneği, Yeşil Artvin Derneği, Ordu Çevre Derneği, Ayvalık Tabiat Derneği, Adana Tabip Odası, Çanakkale Tabip Odası, Ziraat Mühendisleri Odası, Erzin Ziraat Odası, Erzin Yeşilkent Sulama Kooperatifi, Erzin Turunçgil Üreticileri Birliği ve çevrecilerin imzasıyla mahkemeye yapılan başvuruda, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na da ihbarda bulunuldu.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Dersim’deki dağ keçilerinin avlanması için ihale açılmasına sert tepki: Katilliğin ihalesi!

    Dersim’deki dağ keçilerinin avlanması için ihale açılmasına sert tepki: Katilliğin ihalesi!

    PİRHA- Bağcılar Alevi Toplumu / Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Eren Yıldırım, Tarım ve Orman Bakanlığı 15. Bölge Müdürlüğü’nün Dersim’de kutsal kabul edilen dağ keçilerini avlatmak için ihale açmasına tepki gösterdi. Yıldırım, “Katilliğin ihalesi yapılıyor” dedi. 

    Tarım ve Orman Bakanlığı 15. Bölge Müdürlüğü ihale açtı. Dersim’in Aliboğazı ve Salördek bölgesinde 5, Darıkent ve Gökçek bölgesinde 5, Büyükyurt ve Çıralı bölgesinde 5 ve Derindere ile Kocatepe bölgesinde 2 olmak üzere toplamda 17 dağ keçisi katledilecek. İhale, 13 Temmuz günü yapılacak.

    Daha önce kentte avcılığın yasaklanması için imza kampanyası düzenlemiş, 2019 yılında da dağ keçilerinin gerek yasal gerekse yasadışı avlanmasına artan tepkiler üzerine dönemin Valisi Tuncay Sonel imzasıyla ildeki tüm avcılık faaliyetlerini yasaklayan bir karar alınmıştı.

    Dersim’de kutsal kabul edilen ve ‘Xızır’ın davarı’ diye anılan dağ keçilerini avlatmak için ihale açmasına Bağcılar Alevi Toplumu / Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Eren Yıldırım tepki gösterdi.

    istanbulalevitoplumu.com’da bir yazı kaleme alan Yıldırım, “Dersim’de kutsal olarak kabul edilen dağ keçilerini avlatmak için Tarım ve Orman Bakanlığı 13 Temmuz’a ihale açmış. Katilliğin ihalesini yapmışlar. Kutsallarımıza dokunmaya devam ediyorlar. Bir bu kalmıştı yok etmeye katletmeye çalışmadıkları. Uğraştığımız işlere bak, buraya yazmak bile utanç, nasıl bir kötülük ile karşı karşıyayız böyle” dedi.

    “YEMİN ETMİŞLER TALAN ETMEYE”

    Eren yıldırım şöyle devam etti:

    “Yemin etmişler sanki bu topraklara ait güzel olan ne varsa talan etmeye, yok etmeye. Doğanın gerçek sahipleri hayvanlardır! Dersim doğası dağ keçileri ile güzeldir.

    Bunlar, insan sevmiyorlar! Hayvan sevmiyorlar!
    Ağaç sevmiyorlar! Çocuk sevmiyorlar!
    Kitap sevmiyorlar! İyilik sevmiyorlar!
    Bunlar güzel olan ne varsa sevmiyor!
    Dokunma!
    #DağKeçilerineDokunma

    “HİÇ BİR CANLININ YAŞAM HAKKI ELİNDEN ALINAMAZ”

    Dağdaki keçisi, gökteki ay, sudaki balık bizim için kutsaldır. Dünyanın neresinde olursa olsun hiçbir canlının yaşama hakkı elinden alınamaz! Kültürümüze ve kutsallarımıza sahip çıkalım !

    #DersimdeAvcılığaHayır

    Bu zaman da Franz Kafka’nı şu sözleri geliyor aklıma:
    “Nasıl bir devirdir ki bu; insanlar arasında olmak, hayvanlar arasında olmaktan daha tehlikeli..”

    Ya Hızır sen yetiş.”

  • Sanatçılardan Kanal İstanbul çağrısı: İhaleyi iptal edin, bütçeyi emekçilere harcayın-VİDEO

    Sanatçılardan Kanal İstanbul çağrısı: İhaleyi iptal edin, bütçeyi emekçilere harcayın-VİDEO

    PİRHA- Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu tarafından yayınlanan bir video ile sanat dünyasından tanınan isimler Türkiye’ye seslendiler.”Kanal İhalesini İptal Edin” diyen sanatçılar, bütçenin işsizler ve yaşamsal önemde işlerde çalışanların hayatlarının korunması için kullanılmasını istediler.

    Levent Üzümcü, Feride Gülhan, Zeynep Oral ve Hakkı Zariç yetkililere seslendiler. “Kanal’a ayrılacak bütçenin, zamanın ve emeğin daha güzel ve daha aydınlık projeler için kullanılmasını istiyoruz” diyerek kanal İstanbul projesine karşı birliktelik çağrısı yaptılar. 

    “İŞÇİLERİN HAKKINI KORUYUN”

    Tiyatrocu Levent Üzümcü “Şirketleri sağlıksız işlerde çalışmak zorunda bıraktıkları işçilerine, eğer kendilerine bir şey olursa şirketin sorumlu olmadığına dair belge imzalatma çalışıyorlar. Böyle zararlı kanal işleriyle uğraşacağınıza gidin işlerin haklarını koruyun” dedi.

    “KANAL İHALESİNİ İPTAL EDİN, İŞSİZE BÜTÇE AYIRIN”

    Müzisyen Feride Gülhan “Milyonlarca işçi güvencesizken esnek çalışma denilerek geçiştirilemez. Devletin ihale peşindeki şirketlere değil ihtiyacı olana maddi destek sağlaması gerekir. Kanal ihalesini iptal edin, işsize bütçe ayırın” şeklinde konuştu. 

    “HERKES CAN DERDİNDEYKEN, BU VİCDANSIZLIKTIR”

    Yazar – Pen Başkanı Zeynep Oral “Millet koronavirüs ile boğuşurken, işçiler, emekçiler, gençler iş ve aş derdindeyken, herkes yarını için can derdindeyken bir yanda evde kalın sakın sokağa çıkmayın, deyip bir yandan git çalış kıskacı arasına millet sıkışmışken ücretli izin söz konusu bile değilken ve büyük şirketler büyük firmalar habire çalışanları kapı dışarı ederken, bu durumda iktidarın hala Kanal İstanbul konusunda ısrar etmesi, inat etmesi en hafif deyimiyle vicdansızlıktır. Günahtır. Bunun hesabını ne bu dünya da ne ahirette veremeyecekler. Şu aşamada derhal Kanal İstanbul ihalesi iptal edilmelidir. Oraya ayrılacak zaman emek düşünce ve para derhal işçilerin emekçilerin sağlıkçıların bilim hizmetine verilmelidir” ifadelerini kullandı. 

    “MESELE PİKNİK YAPANLARA İNDİRGENEMEZ”

    Şair, Türkiye Yazarlar Sendikası Genel Sekreteri Hakkı Zariç de, ” Sağlıksız şartlarda çalışan milyonlar varken mesele piknik yapanlara indirgenemez. Kanal ihalesini iptal edin, yaşamsal önemde işlerde çalışanların hayatlarını koruyun” diye konuştu. 

     

    HABER MERKEZİ

     

  • CHP’li Sarıbal’dan korona fırsatçısı maden şirketine sert tepki: Bu bir talandır- VİDEO

    CHP’li Sarıbal’dan korona fırsatçısı maden şirketine sert tepki: Bu bir talandır- VİDEO

    PİRHA -Bursa’nın Yenişehir İlçesine bağlı Kirazlıyayla köyünde Lübnanlı şirketin kurşun, çinko ve bakır çıkarma tesisi ile atık barajı yapmasına köylülerin tepkisi sürerken, bir tepki de CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal’dan geldi. Sarıbal, “Ferman padişahınsa bu topraklar bizimdir”  dedi ve ekledi: Bu işe itiraz ediyoruz. Bu bir talandır. Bu bir yağmadır. Böylesine zor süreçte böyle bir projenin dayatılmasını reddediyoruz.

    Türkiye’de insanların koronavirüsle mücadele ettiği bugünlerde iktidar rantçı ve doğaya yönelik yağmacı siyasetini sürdürüyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı geçtiğimiz günlerde Kanal İstanbul projesinin ihalesini gerçekleştirmişti. İhale tartışmaları ve eleştirileri devam ediyorken şimdi de madenciler yağmaya başladılar.

    Bursa Yenişehir ilçesi Barcınlı ve Kirazlıyayla’da bulunan Lübnanlı maden şirketi Meyra’nın çinko ve bakır çıkarmak için yağma ve talana başlaması üzerine bölgeye hareket eden CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal’ın yolu emniyet güçleri tarafından kesildi. Sarıbal, “Ferman padişahınsa bu topraklar bizimdir” diyerek tepki gösterdi.

    “HALK ZARAR GÖRECEK”

    100 dönümlük bir alan içerisinde çıkan madenlerin işleneceğini belirten Sarıbal, “O bölgenin doğasını, tarımı ve suyunu etkileyecek bu olayla insanlar zarar görecek. Köylüler ve bölge halkı burada maden işleme tesisi ve atık deposu istemiyor. Halk çok net ve kararlı” dedi.

    “RUHSATLARI EKSİK”

    CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, bölgede maden faaliyetinde bulanacak şirketin ruhsatlarının tam olmadığını ve buna rağmen gündemden istifade edip çalışmalara başlamak istediğini belirterek şunları kaydetti:

    “Ruhsatları tam değil, kullanacakları su ile ilgili Devlet Su İşleri rapor vermiş değil, Valilik tarafından verilmiş ruhsatları tam değil, tarımsal niteliği bozulmamış arazilerinin tarım dışına çıkarılmasına dair Tarım İlçe Müdürlüğü’nden herhangi bir izin almış değiller.”

    “KÖYLÜLER İLE BİRLİKTE MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEK”

    Böyle bir gündem içerisinde iktidarın böyle bir işe yeltenmesini eleştiren Sarıbal, iktidarın bu tür zamanlamaları özellikle belirlediğini söyleyerek, “Bu işe itiraz ediyoruz. Bu bir talandır. Bu bir yağmadır. Böylesine zor süreçte böyle bir projenin dayatılmasını reddediyoruz. O yüzden köylülerle birlikte mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.

    Eylem BABAYİĞİT – Düzgün BULUT / PİRHA 

     

  • İmamoğlu’ndan sert tepki: Millet can derdindeyken, birileri Kanal İstanbul derdinde!-VİDEO

    İmamoğlu’ndan sert tepki: Millet can derdindeyken, birileri Kanal İstanbul derdinde!-VİDEO

    PİRHA- Kamuoyunun karşı çıktığı Kanal İstanbul projesinin etki alanında kalan tarihi Odabaşı ve Dursunköy köprülerinin taşınarak başka bir alanda tekrar inşa edilmesi işi için ihaleye çıkılmasına İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu sert tepki gösterdi. İmamoğlu, “İnanılır gibi değil; ama millet can derdindeyken, birilerinin bugün Kanal İstanbul derdinde olması akıl alır gibi değil” dedi.

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, koronavirüs salgınına rağmen gerçekleştirilen Kanal İstanbul projesi güzergahında yer alan tarihi 2 köprüyü taşıma ihalesine çok sert tepki gösterdi. İmamoğlu, “İnanılır gibi değil; ama millet can derdindeyken, birilerinin bugün Kanal İstanbul derdinde olması akıl alır gibi değil” dedi.

    Kanal İstanbul projesi kapsamında, Odabaşı ve Dursunbey köprülerinin taşınma ihalesi yapıldığını, yol ihaleleri için de 2020 bütçesinde 8 milyar lira kaynak ayrıldığını vurgulayan İmamoğlu şöyle konuştu:

    “Oysa bugün işini kaybetme arifesinde olan ya da işyeri kapandığı için gelir elde edemeyen milyonlarca insan var, Türkiye’de ve İstanbul’da. Kaynaklarımızı hala Kanal İstanbul gibi, bize göre ucube projelere harcamak yerine, halkımız için neden harcamıyoruz? Allah aşkına, bugün bir köprü yıkıp, yapmak mı iş; yoksa, evde gelecek kaygısına düşmüş milyonlarca insana destek olmak mı? ‘Korona Krizi’nden, Kanal İstanbul çıkarmaya çalışmanın adını, vallahi ben koyamıyorum, lütfen siz koyun. Milyonlarca yurttaşımız evde ve gelecek kaygısında. Bu süreçte sadece 50 bin aile İBB’ye sosyal yardım talebinde bulundu. Geçim kaygısı yaşayan milyonlara destek olmak yerine bugün Kanal İstanbul ihalesi yapanları kamuoyunun vicdanına havale ediyorum” dedi. ” diye konuştu.

    “KORONA’YA RAĞMEN GÜNDE 1 MİLYONUN ÜZERİNDE İNSAN TOPLU TAŞIMAYI KULLANIYOR”

    İmamoğlu, koronavirüs salgınına karşı yürütülen çalışmalar hakkında da bilgi verdi. İstanbul’da toplu taşıma oranının yüzde 80’in altına düştüğünü belirten İmamoğlu şunları kaydetti:

    “Ama hâlâ 1,2 milyondan fazla sefer oluyor İstanbul’da. Taksi, dolmuş gibi diğer kullanımları da katarsak, İstanbul’da yine de 1 milyonun üzerinde insan her gün toplu taşımayı kullanıyor.  Bu, büyük bir risk. Ancak acil bir durum için evden yürüme mesafesi bir uzaklığa gitmeniz gerekir. Biliyorum, bazılarınız iş için mecburen sokaklara çıkıyor. Bunun çözümü için de devletimizin hükümet yetkililerinin bir çabası olacağına inanıyorum. İnanmak istiyorum.

    “HÜKÜMETTEN KONTROLLÜ BİR SOKAĞA ÇIKMA ÇALIŞMASI BEKLİYORUZ”

    Türkiye genelinde olmasa da en azından İstanbul için, hükümetten; kademeli, kontrollü bir sokağa çıkma konusunda bir çalışma bekliyoruz. Bu konuda biz de yardıma hazırız. Tekrar altını çizeyim; Türkiye için olmuyorsa, en azından İstanbul için kontrollü bir kısıtlama bekliyoruz.

    Bugün gerekli adımlar atılmazsa, gelecekte hayal kırıklığı yaşanacağı ne yazık ki aşikar. Onun için bu konuda çok kararlı, radikal kararlar almalıyız. Ne yazık ki bu işler, sadece lafla da olmuyor. Elbette dua edeceğiz; ama sadece dua ederek de gelecek günlere ne yazık ki bu şehri ve bu ülkeyi hazırlayamayız.

    “ÖLÜM ORANI NEREDEYSE 5 KAT ARTARAK 15 BİNLERE YAKLAŞTI”

    İmamoğlu, her geçen gün hasta sayısının da yaşamını yitirenlerin sayısının arttığına işaret ederek, “Hasta sayımız 2 bin 500’e yaklaşırken, yaşamını yitiren yurttaşlarımız 59 oldu. Türkiye’de ilk ölümün gerçekleştiği 18 Mart gününde, dünyada virüse yakalanan insan sayısı 191 bin 127 kişi, yaşamını kaybeden kişi sayısı da 7 bin 807 idi. Bizim de için de bulunduğumuz Avrupa kıtasında hasta sayısı 74 bin 760, ölüm sayısı ise sadece 3 bin 352 idi. Aradan sadece bir hafta geçti; dünyada 191 bin olan sayı, tam 472 bin hasta sayısını geçmiş durumda. 7 bin 800 olan ölüm sayısı ise, ne yazık ki dünyada 22 bine yaklaşan bir sayı oldu. Bizim de içinde bulunduğumuz Avrupa Kıtasında ise salgın çok daha hızla yayıldı. 1 haftada hasta sayısı, tam 3 kat artarak 200 bini geçmiş. Ölüm oranı ise neredeyse 5 kat artarak 15 binlere yaklaşmış durumda” diye konuştu.

    “EVDE KAL İSTANBUL, BİRLİKTE BAŞARACAĞIZ”

    Ekrem İmamoğlu Yenikapı’da “Yardımlaşma ve Koordinasyon Merkezi” kurduklarını belirterek, şöyle devam etti.

    “Neler hazırladık, bunları sizlerle paylaşacağım. Bu merkezi tanıtmamdan sonra, sizinle daha fazla hangi iş birliklerimizi kurgulayacağımızı da size anlatacağım. Asla yalnız değilsiniz. Evde kal İstanbul. Birlikte başaracağız.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu: İhaleyi iptal edin bütçeyi sağlığa harcayın!-VİDEO

    Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu: İhaleyi iptal edin bütçeyi sağlığa harcayın!-VİDEO

    PİRHA- Kamuoyunun büyük tepkisini çeken Kanal İstanbul projesinin etki alanında kalan tarihi Odabaşı ve Dursunköy köprülerinin taşınarak başka bir alanda tekrar inşa edilmesi işi için koronavirüs salgınına rağmen ihaleye çıkıldı. Bu koronavirüs fırsatçılığına Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu üyeleri bir video hazırlayarak tepki gösterdi. “Halk can derdinde iktidar ihale peşinde. İhaleyi iptal edin bütçeyi sağlığa harcayın!”

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından hayata geçirilecek olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “çılgın projesi” olarak adlandırdığı Kanal İstanbul projesi kapsamında bugün dev su yolunun etki alanında kalan Başakşehir’deki tarihi Odabaşı ve Arnavutköy’deki tarihi Dursunköy köprülerinin rekonstrüksiyon (yeniden yapım) projesi için Kağıthane’deki Karayolları 1. Bölge Müdürlüğü’nde ihale düzenlendi.

    İhale için hazırlanan özel teknik şartnameye göre, köprü civarında araştırma kazıları yapılarak başlangıç ve bitiş noktaları ile tespit edilecek. İhaleyi alan firma; köprünün sökümü, yapı elemanlarının taşınması, yeniden yapılması ve eksik bölümlerinin tamamlanması işlerini üstleniyor.

    Proje, Küçükçekmece, Avcılar, Arnavutköy, Başakşehir ilçelerinden geçen Kanal İstanbul projesine ilişkin hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporuna son şekli verilerek 23 Aralık 2019 günü Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından askıya çıkarılmıştı.

    Kanal İstanbul için ihale yapılmasına, tepkiler de yükseliyor.

    Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu üyeleri tepkilerini bir video hazırlayarak kamuoyuna duyurdu.

    Koordinasyon üyeleri yayınladıkları videoda hükümete şu çağrılarda bulundular:

    “Halk can derdinde iktidar ihale peşinde. Biz korona ile başetmeye çalışırken Ulaştırma Bakanlığı tarihi Odabaşı ve Dursunbey köprülerini Kanal projesi kapsamında taşıma ihalesine çıkacak. İhaleyi iptal edin bütçeyi sağlığa harcayın! Korona’ya ayrılan bütçe 100 milyar, Kanal’a ayrılan bütçe 110 milyar. Kanalı iptal et bütçeyi halkın sağlığı için kullan! Sağlığımız için suya bu kadar ihtiyacımız varken sularımızı yok edeceksiniz. Sermayenin kazancını değil halkın sağlığını düşün. Ormanları, tarım alanlarını yok ettiniz, betona boğdunuz virüslere ortam hazırladınız. Kanal değil test yapın, ölüyoruz. İşçilerin ücretli izne çıkması gerek, duymuyor musunuz çığlığımızı? Kanala değil ücretsiz izne bütçe ayır. Kanal’a paranız var ama hastanelerin, sağlık emekçilerinin ekipman ihtiyacına yok mu?  Kanala değil sağlığa bütçe. Canlı yaşam ölüyor sağır mısınız? Kanala değil yaşama bütçe. Rant Kanalı projesini iptal edin, yeter artık. Kanala değil işsize bütçe.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Eğer lüks otellere verilirse, halk 49 yıl bu plajlara giremeyecek

    Eğer lüks otellere verilirse, halk 49 yıl bu plajlara giremeyecek

    Kültür ve Turizm Bakanlığı, lüks otellere gidemeyen vatandaşların yararlandığı halk plajlarını lüks otellere tahsis etmek için ihale açtı.

    Kültür ve Turizm Bakanlığı, aralarında devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan “tescil harici” taşınmazların da olduğu ve halen halk plajı olarak kullanılan sahilleri, 5 yıldızlı lüks otel yapımı için ihaleye çıkardı. Halka kapanıp, yerli ve yabancı otel sahiplerine verilecek sahillere en az 49 yıl vatandaşın girme imkanı kalmayacak.

    ADRESE TESLİM GİBİ

    Bakanlığın verdiği ihale ilanına göre, Antalya’nın Kemer Çamyuva, Göynük ve Tekirova turizm bölgelerinde 5 yıldızlı ve 500 ila bin yataklı otel yapmak isteyenlere devletin elindeki araziler tahsis edilecek. Antalya dışında da yine 5 yıldızlı olmak şartıyla Bodrum Gündoğan’da 550 yataklı, Sakarya Akyazı’da da orman içinde 18 delikli golf sahası ve 120 yataklı termal konaklama tesisi yapacak yerli ve yabancı yatırımcılara arazi tahsis edilecek.

    İhale ilanında tahsis edilecek otellerin yatak kapasiteleriyle turizm bölgelerinin nokta atışı şeklinde tek tek ifade edilmesi, bu yerlere zaten daha önceden bazı yatırımcılardan teklif geldiği, bu yerlerin doğrudan tahsis yapılamaması nedeniyle de ihaleye çıkılmış olabileceği belirtiliyor.

    Belirtilen şartlara uygun yatırımı yapacak olan yerli ve yabancı yatırımcıların en son 4 Kasım 2019 tarihine kadar başvuruda bulunması gerekiyor.

    TESCİL HARİCİ YERLER 

    Bakanlığın Antalya Çamyuva ve Tekirova ile Bodrum Gündoğan Kızılburun mevkiinde yapılacak 5 yıldızlı otellere tahsis etmek için ihale açtığı 3 alanın da “devletin hüküm ve tasarrufu altında (DHTA) bulunan tescil harici taşınmaz” olduğu ortaya çıktı. Bu bilgi, ihale duyurusunun altındaki dip notta da yer aldı. Tekirova’daki alanın mülkiyetinin aynı zamanda ormana ait olduğu da bildirildi.

  • SİT alanları maden arama ihalesine açılıyor

    SİT alanları maden arama ihalesine açılıyor

    Enerji Bakanlığı, 1102 maden sahasını ihale ederek aramalara açma kararı alırken; ihaleye açılan alanların içinde SİT alanlarının da olduğu ortaya çıktı.

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü, müracaat olmayan 1102 maden sahasını ihale ederek aramalara açma kararı aldı. Türkiye’nin bütün illerinden alanların olduğu listedeki arazi, yıl sonunda yapılacak ihalelerle dağıtılacak.

    En ucuzu 25 bin lira taban ihale fiyatı verilen 1102 sahanın içinde, kanunda “jeolojik devirlere ait olup ender bulunmaları nedeniyle olağanüstü özelliklere sahip yerüstünde, yeraltında veya sualtında bulunan korunması gerekli alanlar” olarak tarif edilen SİT alanlarının olduğu ortaya çıktı.

    Bakanlık, ihaleye ilişkin bilgi notunda ruhsat verilecek alanlar için doğal ve arkeolojik sit alanları, sulama alanları, hammadde alanları olduğunu açıklamaktan çekinmedi.

    İHALELERDE KOMİK FİYATLAR: 25 BİN 96 LİRA

    Bakanlık tarafından belirlenen 1102 alanda en çok İç Anadolu Bölgesi’ndeki iller yer aldı. Kayseri’den 64 bölgenin maden sahası olarak ihale edilmesi kararlaştırılan listede, Ankara’dan 39, Konya’dan 40, Sivas’tan 35, Afyon’dan 27, Çankırı’dan 29, Kırşehir’den 20 alan yer aldı.

    En düşük ihale taban fiyatı 25 bin 96 lira olarak belirlenirken, yüzlerce alan için en düşük fiyat üzerinden ilana çıkıldı. En yüksek ihale taban fiyatı 477 bin lira ile Van’dan iki alan oldu.

    Cumhuriyet’ten Şeyma Paşayiğit’in haberine göre, Van’ı 356’şar bin liralık dört ihale alanı ile Kırşehir izledi. Sit alanı olarak not düşülen birçok bölgenin de 25 bin lira taban fiyat ile ihaleye çıkılması Bakanlığın doğaya verdiği değeri gözler önüne serdi.

    BAKANLIK DOĞAL ALANLARIN İHALEYE AÇILMASINI SAKLAMA GEREĞİ DUYMADI

    Bakanlığın doğal alanları bile bile ihaleye açması da bilgi notunda yer aldı. Doğal alanlara ilişkin girişimlerin olduğunu belirten Bakanlık; birçok alanda “özel izin” ile çalışılacağını, ruhsat alımlarının ardından bu alanların taksir yani küçültülebileceğini de notuna ekledi.

    DOĞA HİÇE SAYILDI

    İhale kapsamında maden aramasına açılacak alanlar içinde doğal sit alanları, arkeolojik sit alanları, tabiat parkı, gölet alanı, sulama alanları, hammadde alanları, demiryolu ve petrol boru hatları olması dikkat çekti.

    Eylül ayında başlatılacak ihaledeki bilgi notuna göre Bakanlığın gözden çıkardığı doğal alanlar şöyle:

    “Adana’da 3. derece arkeolojik sit alanı, tabiat parkı, Afyonkarahisar’da 1. derece arkeolojik sit alanı, 2. derece doğal sit alanı, sulama alanı, gölet alanı, Hatay’da tabiat parkı, Amasya’dan iki adet sulama alanı ve 3. derece arkeolojik sit alanı, Ankara’da dört adet sulama alanı ve 1. derece arkeolojik sit alanı, Antalya’dan sulama alanı ve 1. derece arkeolojik sit alanı, Aydın’da iki adet 2. derece sit alanı, Balıkesir’de sulama alanı ve 1. derece sit alanları, Bolu’da gölet alanı, Bursa’da tohum alanı, Çanakkale’de 1. derece arkeolojik sit alanı, Çankırı’da 3. derece arkeolojik sit alanı, Diyarbakır’da doğalgaz boru hattı, Elazığ’da demiryolu hattı, Erzurum’da devlet karayolu, Eskişehir’de petrol boru hattı, Hakkari’de doğalgaz boru hattı, Konya’da hammadde sahası, Maraş’ta 1. Derece Arkeolojik sit alanı, Muş’ta hammadde sahası, Sakarya’da içme suyu hattı, Siirt’te sulama alanı, Tokat’ta hammadde sahası ve sulama kanalı, Bayburt’ta gölet alanı, Kilis’te hammadde sahası, Osmaniye’de hayvancılık tesisi ve su koruma alanı.”

  • Sayıştay, MEB’in harcamalarında ve ihalede usulsüzlük tespit etti

    Sayıştay, MEB’in harcamalarında ve ihalede usulsüzlük tespit etti

    Sayıştay, Milli Eğitim Bakanlığı’nın harcamalarında ve ihale verme yönteminde yasaya ve hukuka aykırı işlemler tespit etti.

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) 2017 yılı harcamalarını inceleyen Sayıştay, ihale verme yöntemi ve harcamalarda yasalara ve uygulamalara aykırı işlemler tespit etti. Sayıştay denetçileri tarafından hazırlanarak görüş bildirmeleri için kuruma gönderilen taslak denetim raporunda, “özel hesaplardan amacına uygun olmayan harcamalar yapıldığı, taşıma ve yemek hizmetlerinin pazarlık usulü ile ihale edildiği, dizüstü bilgisayar ve yazıcı gibi malzemelerin kaydının gereği gibi tutulmadığı, bazı alımlarda mevzuata aykırı taahhütlere girildiği, ön mali kontrol yapılmadan alım yoluna gidildiği” belirlendi.

    BirGün’den Nuracan Gökdemir’in haberine göre; Sayıştay’ın MEB’e ilişkin 2017 Yılı Taslak Denetim Raporu’nda yer alan tespitlerden bazıları şöyle:

    – Okul-Aile Birliği vb. özel hesaplardaki ödeneklerden; telefon, araç muayenesi, kırtasiye, bakım onarım, trafik cezası vb. harcamalar yapılarak amacı dışında kullanıldığı,

    -Özel hesaplardan alınan “dizüstü ve masaüstü bilgisayarlar, yazıcıların, büro mobilyaları ve benzeri” taşınırların kayıtlarının yapılmadığı görülmüştür. Taşınır kayıtlarının yapılmaması, bu tür değerli taşınırların amacına uygun olarak kamu hizmetinde kullanılmasının izlenmesi ve kontrolünü de imkânsız kılmaktadır.

    -Öğrencilerin okullara ücretsiz taşınması ve ilköğretim öğrencilerine ücretsiz öğle yemeği verilmesi hizmet alımları, yaygın olarak il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri tarafından açık ihale usulü yerine, pazarlık usulüyle ihale edilmektedir. Her türlü ödenek harcamasının temel usul olan açık ihale usulü ile yapılması gerekmektedir. Her yıl tekrarlanan bu alımlar için pazarlık usulünün kullanılmasına imkân verecek şekilde, aciliyet gerektiren ve idarece önceden öngörülemeyen bir durum söz konusu olmadığından açık ihale usulünün uygulanması gerekmektedir.

    -Kanunda öngörülen ihale usullerinden biriyle alınması gereken çeşitli mal ve hizmetlerin, parasal sınırın altında kalacak şekilde parçalara bölünerek doğrudan temin usulü ile gerçekleştirildiği, ayrıca doğrudan temin kapsamında olmayan hizmetlerin de bu usul ile temin edildiği görülmüştür.

    – Bakanlığın ihale kanunlarına tabi olsun veya olmasın, harcamayı gerektiren ve belirlenen tutarı aşan tüm taahhüt evrakı ve sözleşme tasarılarının ön mali kontrole tabi tutulması gerekirken bazı alımlarda ön mali kontrol sürecinin işletilmediği, bazı alımlarda ise ön mali kontrol sonucunda mevzuata aykırılıklar tespit edildiği halde taahhüt altına girildiği görülmüştür. (HABER MERKEZİ)