Etiket: ihd hasta mahpuslar inisiyatifi

  • İHD Hasta Tutsaklar İnisiyatifi’nden Ali Osman Köse için tahliye çağrısı -VİDEO

    İHD Hasta Tutsaklar İnisiyatifi’nden Ali Osman Köse için tahliye çağrısı -VİDEO

    PİRHA- Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, eylemlerinin 364. haftasında İHD Ankara Şubesi’nde açıklama yaparak 64 yaşındaki ağır hasta mahpus Ali Osman Köse’nin sağlık durumuna dikkat çekti. Açıklamayı yapan İHD Genel Merkez MYK Üyesi Nuray Çevirmen, “Ali Osman Köse’nin sağlık durumu, ayrıca küresel bir salgın olan Covid-19’un hastalar üzerindeki ölümcül etkisi, kanserden kaynaklı olarak yaşamsal riski, yaşamını hapishanede tek başına devam ettiremeyeceği de göz önüne alınarak bir an önce tahliyesinin sağlanmalıdır” dedi.

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, bu hafta da İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi’nde basın toplantısı yaptı. İHD Genel Merkez MYK Üyesi Nuray Çevirmen tarafından yapılan açıklamada eylemin 364. haftasında Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Hapishanesinde bulunan 64 yaşındaki ağır hasta mahpus Ali Osman Köse’nin durumuna dikkat çekildi.

    “KAMUOYUNA YAPILAN BİLGİLENDİRMELERE RAĞMEN BİR ÇÖZÜM ÜRETİLMİYOR”

    Türkiye hapishanelerinde yaşatılan hak ihlallerinin derinleşerek artmakta ve neredeyse sistematikleşmekte olduğunu ifade eden Çevirmen şunları dile getirdi:

    “Ne yazık ki bu hak ihlallerinin başında, yaşam hakkını ortadan kaldıran ‘hasta mahpus’ sorunu gelmektedir. Aslında bu sorun, bir çözüm üretmeme sorunudur. Devletin ilgili kurumlarının önceliğinin, insan yaşamının korunması yönünde politikalar üretmesiyle mahpusların ölümleri önlenebilir ve sağlıklı bir yaşam sürmeleri sağlanabilir. Ancak insan yaşamı, güvenliği önceleyen sistemin tali konusu haline gelmiştir. Hasta mahpuslarla ilgili yapılan tüm çağrılara, başvurulara, kamuoyuna yapılan bilgilendirmelere rağmen bir çözüm üretilmiyor.

    Bu hafta Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Hapishanesinde bulunan 64 yaşındaki ağır hasta mahpus Ali Osman Köse’nin sağlık durumunu aktarmak istiyoruz. Kurumumuza avukatı aracılığı ile yapılan başvurular neticesinde çeşitli tarihlerde basın açıklamaları ve kurumsal yazışmalarla sağlık hakkının sağlanması ve infazının ertelenmesi hususunda defalarca yazışmalar yapılmıştır.”

    “DESTEKSİZ 5 METRE DAHİ YÜRÜYEMEYECEK DURUMDADIR”

    Ali Osman Köse’nin, uzun yıllardır hapishanede kalmakta olduğunu ve pek çok ağır sağlık sorunu bulunduğunu vurgulayan Çevirmen şunları aktardı:

    “Köse, 2020 yılında yapmış olduğu açlık grevinin 8. gününden sonrasını hatırlamamakta ve açlık grevi sonucunda; hafıza kaybı, yürüme zorluğu, konuşma bozukluğu, denge sorunu gibi gözle görünen sorunların yanında nörolojik rahatsızlıkları da başlamıştır. Tüm bu rahatsızlıklarının tespiti için Tekirdağ Devlet Hastanesine, Namık Kemal Üniversitesi Sağlık Kuruluna ve Adli Tıp Kurumuna sevk edilmiştir. Pek çok kere yapılan muayenelerde “hapishanede kalabilir” raporları düzenlenmiş ancak tek başına yaşamsal ihtiyaçlarını gideremeyecek ve desteksiz 5 metre dahi yürüyemeyecek durumdadır. Ayrıca hipertansiyon, işitme kaybı, gözlerdeki rahatsızlıklar gibi başkaca sağlık sorunları da bulunmaktadır.

    Adli Tıp Kurumu muayenesinin ardından, Tekirdağ Devlet Hastanesi’nde yapılan böbrek muayenesi sonucu böbreğinde 9 santimetre çapında kist olduğu ve bu kistin kanserli olduğu tespit edilmiştir. Adli Tıp Kurumu tarafından muayene esnasında bu kanserli kitlenin mevcut olmasına ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’nun içerisinde ürolog ve onkolog bulunmasına rağmen kanser hastası olduğunu göremeyen/anlayamayan hekimler tarafından hapishanede kalabilir raporu verilmiştir. Kanserli kitlenin tespit edilmesinin ardından doktorlar tarafından hastanın hızlı şekilde ameliyat edilmesi gerektiği söylenmiştir. Avukatı tarafından 19 Nisan’da tekrar yapılan başvuruya göre; “Mahpusun acil durumundan kaynaklı olarak ameliyatının yapılması için Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Üroloji Bölümüne sevk edildiği ancak hastanenin yoğunluk nedeniyle gün veremediği ve bu nedenle ameliyatının yapılmayarak hapishaneye geri gönderildiği” aktarılmıştır. Kurum olarak tekrar, ameliyatının gerçekleşmesi için Sağlık Bakanlığına acil olarak yazıları yazılmış ve bir an evvel ameliyatının yapılması için gerekli girişimde bulunulması talep edilmiştir.”

    “ALİ OSMAN KÖSE ACİL OLARAK TAHLİYE EDİLMELİDİR”

    Ali Osman Köse’nin durumunun ağır ve hapishanede yaşamını devam ettiremeyecek düzeyde olduğunu da belirten Çevirmen son olarak, “Ali Osman Köse’nin sağlık durumu, ayrıca küresel bir salgın olan Covid-19’un hastalar üzerindeki ölümcül etkisi, kanserden kaynaklı olarak yaşamsal riski, yaşamını hapishanede tek başına devam ettiremeyeceği de göz önüne alınarak bir an önce tahliyesinin sağlanarak dışarıda daha sağlıklı koşullarda tedavisine devam edilmesini acil olarak talep ediyoruz. Bizler, Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi olarak 364. Hafta da hapishanelerde bulunan hasta mahpusların durumlarını aktardık. Tüm bu sorunlar çözülünceye kadar kamuoyunu bilgilendirmeye ve çözüm talep etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

    PİRHA/ANKARA

  • İHD Hasta Tutsaklar İnisiyatifi’nden Resul Kocatürk için tahliye çağrısı-VİDEO

    İHD Hasta Tutsaklar İnisiyatifi’nden Resul Kocatürk için tahliye çağrısı-VİDEO

     PİRHA- Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, eylemlerinin 359. haftasında İHD Ankara Şubesi’nde yaptıkları açıklamada Wernicke-Korsakof sendromu olan Resul Kocatürk’ün durumuna dikkat çekerek, “Yaşamını zorlaştıran ve ağırlaşan hastalıkları göz önüne alınarak tam olarak iyileşinceye kadar infazının ertelenmesi için gerekli girişimlerde bulunulmalı ve ailesinin yanında daha sağlıklı koşullarda tedavisi yapılmalıdır” dedi.

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, bu hafta da İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesinde basın toplantısı yaptı. Açıklamayı yapan İHD Ankara Şube Eş Başkanı Fatin Kanat, eylemin 359. haftasında olduklarını belirtilerek Kırıkkale F Tipi Kapalı Hapishanesi’nde kalan astım hastası, Wernicke-Korsakof sendromu, hipotiroid rahatsızlığı ve İrritabl Kolon hastalığı olan Resul Kocatürk’ün durumuna dikkat çekti.

    Kanat açıklamasında Kocatürk’ün sağlıklı bir şekilde tedavisinin yapılabilmesi için bir an önce tahliye edilmesi gerektiğini vurguladı.

    “YAŞAM HAKKI KUTSALDIR”

    Yaşam hakkının kutsal olduğunu ve en temel hak olduğunu vurgulayan Kanat şunları aktardı:

    “İnsan yaşamının korunması, onun hem bedeninin hem de psikolojisinin korunması şeklinde gerçekleşmek zorundadır. Bu nedenle yaşam hakkı mutlak olarak koruma altındadır. Anayasa m.17/1, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 2. maddesi ve Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi 6. Maddesi yaşamın korunmasını hükme bağlar. Kişinin varlığını bedensel ve psikolojik olarak sağlıklı bir bütünlük içinde devam ettirmesine dair tüm haklar cezaevlerinde kalan her birey içinde mutlak olarak geçerlidir. Ancak kapatılmanın eza verici olmasının dışında da mahpuslar pek çok hak ihlaline uğrayarak biyolojik ve psikolojik olarak tahribata uğramakta ve yaşam hakları korunamamaktadır.”

    “BİRDEN ÇOK HASTALIĞI MEVCUT”

    Bu hafta Kırıkkale F Tipi Kapalı Hapishanesi’nde kalan Resul Kocatürk’ün durumunu aktarmak istediklerini ifade eden Kanat şunları dile getirdi:

    “Resul Kocatürk Astım Hastası ve Wernicke-Korsakof sendromu vardır. Ayrıca Hipotiroid rahatsızlığı ve İrritabl Kolon hastalığı da bulunmaktadır. Akciğerindeki nodül nedeniyle Ankara Sanatoryum Hastanesinde uzunca bir süre tedavi görmüştür. Resul Kocatürk hem kendisi ile yapılan avukat görüşlerinde hem de yollamış olduğu mektuplarda sağlık durumu ile ilgili yaşanan sorunları aktarmıştır. Mart ayı içerisinde akşam saatlerinde yoğunlaşan halsizlik ve şişkinlik meydana geldiğini, lavaboya gittiğinde baş dönmesi ve kusma olduğunu, yere yığıldığını, revire çıkartıldığını, tansiyonunun düştüğünü ve ateşinin yükseldiğini, hastaneye götürüldüğünde Covid şüphesi ile işlem yapıldığını ancak sonrasında Covid olmadığının söylendiğini, değerlerinin (kalp, kan, oksijen ve kanda enfeksiyon) yüksek çıktığını, biyopsi için karaciğerden örnek alındığını ve Şehir Hastanesine götürüldüğünü, biyopsi sonucunda teşhis konulamadığını, ‘enfeksiyon yönünden değerlendirilmesi gerekir’ denildiğini, karın bölgesindeki şişkinlik için ilaçlı inceleme yapılacağı söylenmiştir.

    Karaciğerinden yapılan biyopsi sonuçlarıyla birlikte kontrole gittiğimde ısrarı üzerine hekim tarafından karın bölgesinden tomografi tetkiki yapılmasını istemişti. Tomografi çekimi yapılmış ve tahmin ettiği gibi sonuçlar pek iç açıcı çıkmamıştır. “Sanki hasarsız iç organım kalmamış desem abartı olmaz” diyerek durumu ifade etmiştir. Hipotiroid, astım, akciğer nodülü, mide ülseri, karaciğer, dalak ve rektum sorunları da eklenmiştir.”

    “KANSER İHTİMALİ OLMASINA RAĞMEN TALEPLERİNE OLUMSUZ CEVAP VERİLDİ”

    ‘Nisan ayında Rektumda tespit edilen 13 mm ölçülen asimetrik duvar kalınlaşması denen bulgunun kanser olması ihtimalinin fazla olduğunu ifade etmiş ve o zamandan bu yana tüm uğraşlarıma rağmen hastaneye götürülmemiştir’ diyen Kanat sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Eşinin de dışarıda uzman hekimlere tetkikleri göstermesi sonucunda hekimler benzer şeyler söylemişler ve zaman kaybetmeden teşhis için kolonoskopi tetkiki yapılmasını önermişler.  Kırıkkale Tıp Fakültesi hastanesinde takibini yapan hekim; kolonoskopi, endoskopi ve MRG tetkikleri istemiş ancak hastane yoğunluk gerekçesiyle tetkik randevusunu Eylül 2021’e vermiştir. Randevusunun bu kadar uzun zamana yapıldığını öğrendiğinde erken bir tarihe alınması için girişimleri olmuş, hapishane revir doktorunun da “kanser ihtimali var” demesine rağmen talebine olumlu cevap verilmemiştir. Halsizlik, yorgunluk, yüksek ateş, karın bölgesinde şişkinlik, kabızlık, sol alt karın boşluğu kısmında ve göbek çevresinde ağrılı sancılı durumlar olmak üzere çeşitli belirtiler bulunmaktadır. Karaciğer sorunu için üç ayda bir kontrolü yapılmaktadır ve 15 Haziran’da Tıp Fakültesine götürülmesi gerekirken götürülmemiştir. Yaklaşık altı senedir hem karaciğer hem de tiroid kontrolü ve tedavisi Tıp Fakültesi hastanesinde yapılıyor olmasına rağmen ikisine de uzun zamandır götürülmüyor. Devam eden hastalıklarına ek olarak midesinde ülser, boyun ve bel fıtığı, ilk tutuklandığında gördüğü işkenceye bağlı olarak gelişen Bursit rahatsızlığı da bulunmaktadır.”

    “YAŞAMINI ZORLAŞTIRAN VE AĞIRLAŞAN HASTALIKLARI GÖZ ÖNÜNE ALINARAK TAHLİYE EDİLMELİDİR”

    Kanat son olarak şunları aktardı:

    “Resul Kocatürk’ün kanser tehlikesi şüphesi yüksek olan rahatsızlıklarından kaynaklı olarak hastane tarafından Eylül ayına verilmiş olan randevusu erkene alınarak tedavilerine bir an önce başlanmalı, yine diğer hastalıklarından kaynaklı rutin devam etmesi gereken tetkiklere götürülmeli ve tedavileri aksatılmadan yapılmalıdır. Yaşamını zorlaştıran ve ağırlaşan hastalıkları göz önüne alınarak tam olarak iyileşinceye kadar infazının ertelenmesi için gerekli girişimlerde bulunulmalı ve ailesinin yanında daha sağlıklı koşullarda tedavisi yapılmalıdır.

    Bizler; Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi olarak 359. Haftada, Hasta Mahpusların durumlarını dile getirdik. Tüm bu sorunlar kalıcı bir şekilde çözülünceye kadar taleplerimizi dile getirmeye ve kamuoyu ile paylaşmaya devam edeceğiz.”

    PİRHA/ANKARA