Etiket: ihd istanbul şubesi hapishane komisyonu

  • ‘Devlet, yaptığı yeni tip hapishanelerle tecriti daha da ağırlaştırmak istiyor’-VİDEO

    ‘Devlet, yaptığı yeni tip hapishanelerle tecriti daha da ağırlaştırmak istiyor’-VİDEO

    PİRHA-İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, “Hapishanelerde hak ihlalleri, şartlı tahliye, denetimli serbestlik hakkını ortadan kaldıran uygulamalar” konulu panel düzenledi. Devletin yaptığı yeni tip hapishanelerle tecriti daha da ağırlaştırdığını söyleyen avukat Destina Yıldız, “Mahpuslar özelinde aslında bütün bir toplum cezalandırılmak isteniyor. Devlet kendine itaat eden bir insan profili yaratmak istiyor ve bunun içinde hapishaneleri kullanıyor” diye belirtti.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, 10-17 Aralık İnsan Hakları Haftası kapsamında dernek binasında “Hapishanelerde hak ihlalleri, şartlı tahliye, denetimli serbestlik hakkını ortadan kaldıran uygulamalar” konulu panel düzenledi.

    Avukat Ümmühan Kaya’nın moderatörlüğünde gerçekleşen panele avukat Destina Yıldız, 31 yıllık tutuklu Mehmet Aytunç Altay, avukat Özge Akyüz ve doktor Rojda Welat konuşmacı olarak katıldı.

    “19 ARALIK CEZAEVİ KATLİAMIYLA BİRLİKTE YENİ BİR CEZAEVİ SİSTEMİ HAYATA GEÇMEYE BAŞLADI”

    19 Aralık Cezaevi Katliamı’nın ardından Türkiye’de yeni bir cezaevi sisteminin hayata geçmeye başladığını söyleyen Mehmet Aytunç Altay, “Cezaevlerindeki mahkumlar arasındaki dayanışmayı yok ederek bireyselleştirmeye yönelik bir sistem yapmaya çalıştılar. Devlet 2005 yılında yeni bir ceza infaz kanunu çıkarttı ve cezaevlerinde birçok yeni uygulama devreye girmeye başladı. Bir mahkum 30 yıl yatacaksa ve bu süre içerisinde üç kez hücre cezası aldıysa infaz indirimi olan altı yıl yanıyor ve altı yıl daha yatması gerekiyor” dedi.

    “HAPİSHANELERDE İŞKENCELER ARTARAK DEVAM EDİYOR”

    Devletin yaptığı yeni tip hapishanelerle tecriti daha da ağırlaştırdığını söyleyen avukat Destina Yıldız, “Mahpuslar özelinde aslında bütün bir toplum cezalandırılmak isteniyor. Devlet kendine itaat eden bir insan profili yaratmak istiyor ve bunun içinde hapishaneleri kullanıyor” diye belirtti.

    Hapishanelerde ihlaller ve işkencelerin artarak devam ettiğini belirten doktor Rojda Welat, “Hapishanelerde 280 bine yakın insan var ve devlet halen cezaevi açmaya devam ediyor. Hapishanelerdeki işkence ve kötü muameleyi gündemleştirmemiz gerekiyor” diye konuştu.

    Cihan BERK-Devrim FINDIK/İSTANBUL

  • Av. Gülizar Tuncer: AİHM kararlarında tecride göz yumuluyor

    Av. Gülizar Tuncer: AİHM kararlarında tecride göz yumuluyor

    PİRHA- İHD İstanbul Şubesi, “Tecrit ve Mahpus Hakları” başlıklı panel düzenledi. Panelde konuşan avukat Gülizar Tuncer, AİHM’nin kararlarında hapishanelerdeki tecride göz yumulduğunu vurguladı.

    İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 70’inci yıl dönümü dolayısıyla İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesinde “Tecrit ve Mahpus Hakları” başlıklı panel düzenlendi. Panelde insan hakları konusunda çalışan Avukat Gülizar Tuncer konuşmacı olarak yer aldı.

    Panelin açılış konuşmasını yapan İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu’ndan Hatice Onaran, F Tipi hapishanelerdeki olumsuz koşullara ilişkin genel bir değerlendirme yaparak sözü Tuncer’e verdi.

    “HAPİSHANELER DE YASALARLA DEĞİL KEYFİ YÖNETMELİKLERLE YÖNETİLİYOR”

    “Hak ve hukuk kavramları hukuken kullanımlarına olanak sağlanıyorsa bir anlam ifade eder” diyerek sözlerine başlayan Tuncer, hapishanede hak kullanımının ancak “teslimiyet ve ıslah” koşullarında sağlandığını vurguladı.

    Tuncer, devletin politik mahpusları hasta olarak gördüğünü ve ıslah etmeye çalıştığını belirtti ve bu tutumun kabul edilemez olduğunu söyledi.

    Hapishane yönetimlerinin politik mahpuslara yönelik keyfi uygulamaları olduğuna değinen Tuncer, hapishanelerin yasalarla değil keyfi yönetmeliklerle yönetildiğini belirtti.

    “AİHM TECRİDE GÖZ YUMUYOR”

    Tuncer, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının da devletleri koruyan bir yerde durduğunu belirtti; söz konusu kararlarda tecrit durumuna ilişkin “gerekli haller”, “kamu güvenliğini tehdit” gibi muğlak ifadelerle hak ihlallerine göz yumulduğunu söyledi. Adli ve politik mahpusların farklı infaz koşullarında mahpus edildiğini ifade eden Tuncer, AİHM kararlarında bununla ilgili de bir değerlendirme olmadığını sözlerine ekledi.

    Panel soru cevap bölümünün ardından sona erdi.

    Eylem BABAYİĞİT/İSTANBUL 

  • F Oturması’nda Fuat Yavuzel’in durumuna dikkat çekildi- VİDEO

    F Oturması’nda Fuat Yavuzel’in durumuna dikkat çekildi- VİDEO

    PİRHA- İHD İstanbul Şubesi’nin düzenlediği F Oturması’nda bu hafta Fuat Yavuzel durumuna dikkat çekildi; tüm hasta mahpusların serbest bırakılması istendi.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonunun düzenlediği F Oturması Galatasaray Meydanı’na konulan yasak kararı nedeniyle İHD İstanbul Şubesi önünde gerçekleştirildi. Haftanın açıklamasında hasta mahpus Fuat Yavuzel’in durumuna dikkat çekildi.

    Eyleme, Zeytinburnu Belediyesindeki işinden çıkarıldığı için eylem yapan Kenan Güngördü katılarak destek verdi.

    Haftanın açıklaması İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu üyesi Mehmet Acettin tarafından okundu.

    FUAT YAVUZEL’İN DURUMUNA DİKKAT ÇEKİLDİ

    “‘Hapishaneler toplumun aynasıdır’ sözüyle iktidarın topluma dönük dayatmaları ifade edilir.” diye başlanan açıklamada Yavuzel’in durumuna ilişkin şu ifadelere yer verildi:

    “1995 doğumlu Fuat Yavuzel, bir ihbar sonucu Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde 6 Temmuz 2017’de gözaltına alınarak tutuklanır. Şanlıurfa 2 No’lu T Tipi Hapishanesi’ne götürülen Fuat Yavuzel’in avukatı tutuklanmaya ilişkin tek bir delilin olmadığını belirtmektedir.

    Fuat Yavuzel 14 yaşından beri yakalandığı kronik İmmün Trombositopenik Purpure (İTP) rahatsızlığı nedeniyle kanamaya dayalı çok ciddi sağlık sorunları yaşamaktadır.”

    “BÖYLE GİDERSE ÖLÜMLE YÜZ YÜZE KALACAĞIM”

    Açıklamada, İHD Şanlıurfa Şubesi’nin hazırladığı raporda yer alan ifadeleri aktarıldı:

    “Tutuklanmadan önce hastalığım sebebiyle Gaziantep Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Adana Balcalı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Kemoterapi Tedavisi görüyordum. Tutuklandığım zaman tedavim yaklaşık 1 ay kesintiye uğradı. Cezaevi revirinde muayene olduktan sonra, Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevklerim yapılıyordu. Son olarak kaldığım Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi, koşullardan kaynaklı yetersiz tedavi sebebiyle hastalığımın ağırlaştığını söyleyerek, buranın yetersiz kalacağı ve tedavimin Gaziantep Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde devam etmesi gerektiğini söyledi. Fakat 2 buçuk aydan beri tedavim yapılmamakta, her hafta yaptığım başvurular sonuçsuz kalmaktadır. Bu nedenle hastalığım son günlerde ağırlaştı. Gün içerisinde ağzımdan ve burnumdan kan gelmektedir. Bağışıklığımın zayıflaması neticesinde, birçok hastalığa yakalandım. Ayrıca gözlerimde görme kaybı yaşandı. İlaçlarım pahalı olması bahanesiyle verilmemekte. En son savcılığa yaptığım müracaat sonucunda Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildim; doktorlar ise Gaziantep’e sevk edilmem gerektiğini söyledi. Hiçbir şey yapılmadan hapishaneye geri getirildim. Böyle giderse ölümle yüz yüze kalacağım.”

    Açıklamanın ardından eski hasta mahpus, Muharrem Kurşun konuştu. Kurşun, bu hafta iki sevindirici haber aldıklarını söyleyerek hasta mahpuslar Ahmet Şen ve Hakan Erbilek’in tahliye olduğunu hatırlattı.

    Eylem, “Fuat Yavuzel serbest bırakılsın”, “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın”, “Tedavi haktır, engellenemez” sloganlarıyla sona erdi.

    Haber-Fotoğraf: Eylem Babayiğit

  • Yüzde 87 görme kaybı olan Aziz Bağlan’ın durumuna dikkat çekildi- VİDEO

    Yüzde 87 görme kaybı olan Aziz Bağlan’ın durumuna dikkat çekildi- VİDEO

    PİRHA- İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, kalp, tansiyon hastası ve sağ gözünde yüzde 87 görme kaybı olan 69 yaşındaki tutuklu Aziz Bağlan’ın serbest bırakılmasını istedi.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek amacıyla her hafta düzenlediği “F Oturumu”nun 319’uncusunu Galatasaray Meydanı’nda gerçekleştirdi. “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın”, “Tecrit öldürür, dayanışma yaşatır” ve “Aziz Bağlan serbest bırakılsın” pankartlarının açıldığı eylemde hasta tutuklularının fotoğrafları da taşındı. Eylemde sık sık “Hasta tutsaklar serbest bırakılsın”, “OHAL işkencesine son” ve “İnsan, hakları ile insandır” sloganları atıldı.

    Bu hafta kalp rahatsızlığı bulunan, aynı zamanda yüksek tansiyon hastası ve sağ gözünde yüzde 87 görme kaybı bulunan 69 yaşındaki Aziz Bağlan’ın durumuna dikkat çekildi.

    “BİZ MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Bu haftaki basın açıklamasını oyuncu Nur Sürer yaptı. Hasta tutukluların serbest bırakılmasını isteyen Sürer, “Mahpusları insan olarak görmeyen intikamcı anlayışınızdan, hapishanelerdeki insanlık dışı uygulamalarınızdan ve insanlık suçu işlemekten vazgeçin. Hapishanelerdeki insanlık dışı uygulamalarınızdan hapsettiğiniz tüm mahpusların can güvenliğinden ve yaşamlarından siz sorumlusunuz. Bu sorumluluğunuzu neden yerine getirmiyorsunuz” diye belirtti. Hasta tutukluların tedavilerinin yapılmadığına da dikkat çeken Sürer, “Sizler bu suçu işlemeye devam ederken bizlerde bu alanda mücadele etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

    “2 YILDIR HALA İDDİANAME YOK”

    Ağrı Doğubayazıt’ta 16 Ocak 2016 tarihinde yapılan ev baskınlarında gözaltına alındıktan sonra tutuklanan Bağlan’ın tutuklanmasının üzerinden 2 yıl geçtiğini dile getiren Sürer, şu bilgileri verdi: “Hala hakkında iddianame hazırlanmamıştır. Bu sebeple, henüz yargılanmasına başlanılmadığı gibi Ağrı M Tipi Kapalı Hapishanesinde tutuklu iken 5 ay sonra Oltu T Tipi Kapalı Hapishanesi’ne sürgün edilmiştir. Sağlık sorunları nedeniyle avukatının tutukluğuna yönelik yapılan itirazı reddedilmiştir. Hasta mahpus Aziz Bağlan’ın oğlu Baran; babasının kalp rahatsızlığı bulunduğunu, aynı zamanda yüksek tansiyon hastası olduğunu, sağ gözünde yüzde 87 görme kaybı bulunduğunu ve hastalığıyla ilgili bu durumun raporlarıyla tespit edilmiş olduğunu söylüyor. Babasının yaşlı ve hastalığı nedeniyle hapishane koşullarında yaşamını tek başına idame ettirmesinin mümkün olmadığını dile getiriyor. 2 yıldır tutuklu bulunan babasının neden mahkemeye çıkarılmadığını yetkililere sormakta, babasının ve tüm hasta mahpusların serbest bırakılmasını talep etmektedir.”

    HASTA TUTUKLULAR SERBEST BIRAKILSIN 

    Sürer, “Biz insan hakları savunucuları olarak, hasta mahpusların sessiz çığlığına ses olabilmek için bu alanda olmaya ve tüm baskılara tutuklamalara, tek tipleştirmeye karşı mücadele ederek, hasta mahpusların taleplerini ısrarla dile getirmeye devam edeceğiz” diyerek hasta tutukluların serbest bırakılmasını istedi. (HABER MERKEZİ)

  • Hasta tutuklu Pınar Tikit’in durumuna dikkat çekildi-VİDEO

    Hasta tutuklu Pınar Tikit’in durumuna dikkat çekildi-VİDEO

    PİRHA-İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, her hafta düzenledikleri “F Oturumu”nun 299’uncusunda, beyninde 8 santimetre büyüklüğünde araknoid kisti olan hasta tutuklu Pınar Tikit’in serbest bırakılmasını istedi.

    HABERİN VİDEOSU

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu üyeleri, hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek amacıyla her hafta düzenledikleri “F Oturumu”nun 299’uncusu için Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi. “299. hafta F oturması Pınar Tikit serbest bırakılsın”, “Tecrit öldürür F Tipi hapishaneler kapatılsın”, “Tecrit öldürür, dayanışma yaşatır” ve “Tedavi haktır, engellenemez” pankartlarını açıldığı eylemde, yine hasta tutukluların fotoğrafları taşınıp sloganlar atıldı.
    Bu haftaki eylemde Mayıs 2017’de Bayburt Cezaevi’nden Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’ne sevk edilen hasta tutuklu Pınar Tikit’in durumuna dikkat çekilerek serbest bırakılması talep edildi. Eylemde ilk olarak insan hakları savunucularından Hatice Onaran kendilerine tutuklular tarafından yapılan başvurular ile ilgili yetkililere yaptıkları başvuruların sonuçsuz bırakıldığını aktardı.
    ULUSLARARASI SÖZLEŞMELERE UYMA ÇAĞRISI
    Onaran’ın ardından insan hakları savunucularından Taylan Bekin açıklama yaptı. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesini Türkiye’nin 6 Nisan 1949 tarihinde kabul ettiğini hatırlatan Bekin, bu hakların da OHAL ve Kanun Hükmünde Kararameler ile yok sayıldığına dikkat çekti. Cezaevlerinin devlet ve devleti yöneten iktidar tarafından toplumu sindirme aracı olarak kullanıldığını söyleyen Bekin, “Devleti bir an önce imzacısı olduğu evrensel beyannameye, uluslararası anlaşmalar ve hukukun gerekliliklerini yerine getirmeye çağırıyoruz” dedi. Hasta tutuklu Pınar Tikit’in durumuna dikkat çeken Bekin, Tikit’in beyninde 8 santimetre büyüklüğünde araknoid kisti olduğunun tespit edildiğini, Haziran ayında çekilen mr sonuçlarının da Sincan Kadın Kapalı Cezaevi doktoruna gösterildiğini dile getirdi.
    “HAYATİ RİSKİ BULUNUYOR”
    Tikit’in beynindeki kist nedeni ile beyinde şişmelerin meydana geldiğini ifade eden Bekin, “Doktorlar bu kistin 10 santimetreye ulaştığını, ameliyat yapılmasının zorunlu olduğunu söyleyip Tikit’i Numune Hastanesine sevk etmiştir. Doktorlar hapishane koşullarında ameliyat edilmesinin doğru olmadığını söylemiş aksi durumda hayati riski bulunmaktadır. Uzun süredir Tikit’in bayılma ve kriz geçirme durumu da mevcuttur. Beynindeki kist nedeni ile ağır baş ağrıları çekmekte ve bunlarda revir doktorlarınca ağrı kesiciler ile geçiştirilerek tedavisi uzatılmaktadır” diyerek Tikit’in yaşadığı zorlukları anlattı.
    Bekin, konuşmasına başta Tikit olmak üzere tüm hasta tutukluların serbest bırakılmasını talep ederek sonlandırdı. Eylem, sloganlar ile sona erdi. (HABER MERKEZİ)
  • F Oturumu’nda Sise Bingöl’ün serbest bırakılması istendi-VİDEO

    F Oturumu’nda Sise Bingöl’ün serbest bırakılması istendi-VİDEO

    İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu bu hafta 78 yaşındaki akciğer, yüksek tansiyon, kalp  ve kadın hastalıkları olan Sise Bingöl’ün durumuna dikkat çekti. Açıklamada, ağır tecrit koşulları altında işkenceye tabi tutula Sise Nine’nin bir an önce serbest bırakılması talep edildi.

    Haberin Videosu

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek amacıyla her hafta yaptıkları “F Oturumu”nun 293’üncüsü için Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi. Eylemde, “Tedavi haktır engellenemez”, “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır” pankartları açılarak, hasta tutukluların fotoğrafları taşındı. Sık sık, “OHAL işkencesine son”, “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın” ve Sise Bingöl serbest bırakılsın” sloganları atıldı.

    Bu hafta 78 yaşındaki akciğer, yüksek tansiyon, kalp  ve kadın hastalıkları olan Sise Bingöl’ün durumuna dikkat çekti.
    “HAK İHLALLERİ OHAL’DEN SONRA ARTTI”
    İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu Üyesi Muharrem Kurşun, yaptığı konuşmalarda tutukluların sevk durumuna dikkat çekti. Tutukluların hastaneye götürülmemesine ilişkin de konuşan Kurşun, ölseniz de sizi hastaneye götürmeyiz’ deniliyor. Bu şekilde tedavi hakları engelleniyor. Hasta tutsakların sesi olmalıyız. Sesimizi yükseltmeliyiz” dedi.
    Bu haftaki açıklamayı İnsan Hakları Savunucusu İbrahim Demirel okudu. OHAL’den sonra cezaevlerinde hak ihlallerinin artış gösterdiğini kaydeden Demirel, “Hak ihlalleri’ ifadesini kullanıyoruz ama bu ifade yaşananlar karşısında masum niteliğinde görünüyor. Çünkü yapılan saldırıları gerçekte ifade edebilecek bir sözcük var. İşkence! Buna dair örnekler de çok” dedi.
    “YAŞAM HAKKI GASP EDİLİYOR”
    Her gün sevklerin yaşandığını dile geren Demirel, “Tek tip elbise saldırısı henüz yaşama geçilmedi ama tek kişilik ring araçları yaşama geçirilmeye çalışılıyor. Politik mahpuslar tek kişilik ring araçları ile hastane ve mahkemeye götürülüyor. Tecridi daha da derinleştirdiği için politik mahpuslar bu araçlarla hastane ve mahkemeye gitmek istiyorlar” diye belirti. Tekirdağ Cezaevinde kalan Menderes Leyla’nın 15 günlük fiziki tedavisinin 8’inci gününde kafes tipi ring aracı ile götürülmek istendiğini belirten Demirel, “Daha önce gittiği araç ile gitmek istediği için tedavisi tamamlanmadan ‘kendi rızası ile tedaviye son verildi’ yazısı ile konu kapatılmıştır. Özcesi mahpusların savunma, tedavi olma ve hatta yaşama hakları gasp ediliyor” dedi.
    BİR HAFTA BOYUNCA AİLEYE HABER VERİLMEDİ
    Bingöl’ün kızı Haspike Kaymaz’ın belirttiğine göre 2016 yılında Muş’un Varto ilçesine bağlı Badan köyünde evinde gözaltına alınarak tutuklandığını dile getiren Demirel, “Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçlaması ile dava açılan Sise Bingöl 2 buçuk ay sonra çıkarıldığı ilk mahkemede sağlık sorunları gerekçesi ile tahliye oldu. Mahkemenin verdiği 4 yıl 2 ay hapis cezası Erzurum İstinaf Mahkemesi tarafından onaylanmasının ardından yeniden tutuklanarak önce Muş E Tipi Kapalı Hapishanesi’ne götürüldü. Kısa süre sonra ise açıldığı günden itibaren işkenceyle anılan Tarsus Kadın Hapishanesi’ne sürgün edildi” dedi. Bingöl’ün tutuklandıktan kısa bir süre sonra kalp krizi geçirdiğini ve sağlık durumunun kötüye gittiğini dile getiren Demirel, Tarsus’a gittikten sonra bir hafta boyunca ailesine haber verilmediğini belirtti. Demirel, “Yakınlarının araması sonucu Sise Bingöl, yakınlarına ring aracı ile 3 gün kaldığını ve ayaklarının şiştiğini ve rahatsızlandığını söyledi” diye kaydetti.
    SİSE NİNE’NİN SERBEST BIRAKILMASI TALEP EDİLDİ
    Bingöl’ün ailesinden uzak bir yerde olmasının sağlık sorunları noktasındaki ihtiyaçlarının karşılanmasında zorluk çekildiğini kaydeden Demirel, bunun aileye de ayrıca bir işkence yöntemi olduğunu söyledi. Demirel, “Sisê Bingöl dışarıdayken akciğer, yüksek tansiyon, kalp ve kadın hastalıkları nedeni ile kontrol altında tutuluyordu. Şimdi ise ağır tecrit koşulları altında işkenceye tabi tutulmaktadır”  dedi. Demirel 78 yaşındaki Bingöl’ün bir an önce serbest bırakılmasını istedi. (HABER MERKEZİ)