Etiket: ihd malatya şube

  • İHD Malatya şubesi 13’ncü olağan kongresini yaptı

    İHD Malatya şubesi 13’ncü olağan kongresini yaptı

    PİRHA-İHD Malatya şube 13’ncü olağan kongresini gerçekleştirdi. Kongrede konuşan İHD Malatya şube başkanı Gönül Öztürkoğlu, “Seçimin eşit koşullarda ve demokratik bir ortamda yürütülebilmesi için tüm engellerin ortadan kaldırılması gerekiyor. Seçim güvenliğinin sağlanmasını ve Cumhurbaşkanı adaylarından Selahattin Demirtaş’ın derhal tahliye edilmesini talep ediyoruz” dedi.

    İHD Malatya şube 13’ncü olağan kongresini Dilan salonda gerçekleştirdi. Kongreye, İHD genel başkanı Öztürk Türkdoğan, CHP Malatya milletvekili Veli Ağbaba, HDP, CHP milletvekili adayları ve STK temsilcileri katıldı.

    “OHAL REJİMİ NEDENİ İLE HAK İHLALLERİ YAŞANDI”

    Kongremizin demokrasiye, kardeşliğe ve özgürlüğe vesile olmasını temenni ediyoruz ifadelerini kullanarak konuşmasına başlayan İHD Malatya şube başkanı Gönül Öztürkoğlu şunları ifade etti:

    “Değerli insan hakları savunucuları, büyük hak ihlallerin olduğu bir süreçten geçiyoruz. Biz 4 Haziran 2016 tarihinde görevi devraldıktan sonra 15 Temmuz darbe girişimiyle birlikte başlayan süreçte Türkiye’de en büyük hak ihlallerini  yaşadık.Son 2 yıldır yoğunlaşan çatışmalı süreç ve 22 aydır devam eden OHAL rejimi nedeniyle ağır insan hak ihlalleri yaşandı. İnsan haklarının ağır yara aldığını belirtmem gerekiyor. OHAL sürecinde çok sayıda KHK çıktı. 15 Temmuz darbe girişimi sonrası asıl darbe KHK  ile kamu emekçilerine, gazetecilere, derneklere, radyolara, televizyonlara, HDP eş başkanlarına ve milletvekillerine, barış Akademisyenlerine, STÖ’lere yapıldı”

    “İHRAÇLARLA ÇOK AĞIR BİR EKONOMİK VE SOSYAL HAK İHLALİ OLUŞMUŞTUR”

    “OHAL KHK”ları ile kamudan ve özel sektörden ihraç edilip işsiz bırakılan 200.000 civarında emekçi, aileleri ile birlikte yaklaşık bir milyon insan açlığa mahkum edildi. İhraçlar çok ağır bir ekonomik ve sosyal hak ihlali oluşturmuştur” Öztürkoğlu, “OHAL bahanesiyle KESK’e bağlı sendikalardan ihraç edilen ve aynı zamanda üyemiz olan insan hakları savunucularının onurumuz olduğunu bir kez daha ve yüksek sesle ifade ediyoruz. Üyelerimizden Bülent Uçar ihraç olduktan sonra geçirdiği kalp krizi sonucu hayata gözlerini yumdu. Kendisini bir kez daha saygıyla anıyoruz. OHAL sürecinde HDP’den 10, CHP’den 1 milletvekili olma üzere toplam 11 milletvekili hala tutuklu. HDP  11 milletvekilinin vekilliği düşürüldü. Halkın iradesiyle seçilmiş belediyelerden 99’una el kondu, 68 belediyenin eş başkanları tutuklanarak ceza evine gönderildi ve yerlerine de kayyum atandı.Ülkede 213 gazeteci tutuklu ve hükümlü olarak hala cezaevlerinde tutulmaktadır. 2017 tarihinden bu yana da Wikipedia sitesine hala erişilemiyor” dedi.

    “HUKUK SİSTEMİ HİÇ BİR ZAMAN BU KADAR YARA ALMAMIŞTIR”

    “Ülkemiz bu gün birçok alanda ciddi krizler yaşamaktadır. Bu krizlerin içinde en dikkat çekenlerden birisi hukuk alanında yaşanan krizdir. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hukuk sitemi hiçbir dönem  bu kadar  yara almamıştır. Mahkeme kararlarının bizzat mahkemeler tarafından uygulanmadığı bir süreci yaşamaktayız. Yargı vicdanını kaybetmiştir. Tüm irade tek adama teslim edilmiştir” ifadelerini kullanan Öztürkoğlu, şunları kaydetti:

    “Cezaevinde 402’si ağır olmak üzere, 1554 hasta tutuklu kaderine terk edilmiştir. OHAL süresince 1607 dernek kapatılmış olup ancak 183’ ünün geri açılmasına izin verilmiştir. 168 vakıf kapatılmış olup 23 ünün yeniden açılmasına izin verilmiştir.Alevilerin eşit yurttaşlık hakkı talepleri 2017 yılında da karşılığını bulamamıştır. AHİM’in zorunlu din derslerinin kaldırılması ve cemevlerin ibadethane olarak kabul edilmesi ile ilgili kararlarının gereği yerine getirilmemiştir. Benzer durum farklı inançlardaki yurttaşlarımız için de geçerlidir. Eşit yurttaşlık hukuku ve anlayışı inşa edilememiştir”

    “SELAHATTİN DEMİRTAŞ DERHAL TAHLİYE EDİLMELİ”

    “Kürt sorununun çözümünde taraflara çatışmasızlık ve sorunu demokratik yollarla çözümü çağrısında bulunuyoruz. Türkiye’nin bütün etnik kimliklerle barışmaya ihtiyacı var. Yeni bir diyalog ve müzakere dönemi ve sahici bir barış istiyoruz. Bunun için öncelikle OHAL’in derhal kaldırılması ve müzakere ortamına dönülmesi gerekmektedir” diyen  İHD Malatya şube başkanı Gönül Öztürkoğlu, 24 Haziran seçimlerine değinerek şunları kaydetti:

    24 Haziran seçimlerini dikkate aldığımızda toplumun tek kişilik yönetime dayalı gidişata son vermesi gerektiğini ve insan haklarına sahip çıkmanın her bireyin görevi olduğunu ifade ediyoruz. Seçimin eşit koşullarda ve demokratik bir ortamda yürütülebilmesi için tüm engellerin ortadan kaldırılmasını, seçim güvenliğinin sağlanmasını ve Cumhurbaşkanı adaylarından Selahattin Demirtaş’ın derhal tahliye edilmesini talep ediyoruz. Tam da bu noktada insan hakları savunucularına büyük görev düşüyor. 24 Haziran seçimlerinde güçlü bir şekilde yan yana gelebilmenin önemi üzerinde durmalıyız.Biz barış savunucuları, Türkiye’nin demokrasi ve insan hakları sorunlarının çözülebilmesi için barışa giden yolun açılmasını ve yeni bir barış sürecinin inşa edilmesini talep ediyoruz” diye konuştu.

    Okunan mali ve faliyet raporlarının ardından tek liste ile yapılan seçimde Gönül Öztürkoğlu yeniden şube başkanlığına seçildi.

    PİRHA/MALATYA

  • Malatya’da “Çözüm süreci” konuşuldu

    Malatya’da “Çözüm süreci” konuşuldu

    PİRHA-Malatya’da yapılan “Çözüm süreci” istişare toplantısında konuşan Barış Vakfı Genel Başkanı Hakan Tahmaz, “Bizim için en kutsal değer, insanlık değeri yaşam hakkını savunmaktır. Her koşulda, barışı konuşmak ve barış isteğinden uzaklaşılmaması için çaba sarf etmeliyiz” dedi.

    Malatya’da Barış Vakfı tarafından, Barış Vakfı Genel Başkanı Hakan Tahmaz, İHD Malatya şube başkanı Gönül Öztürkoğlu ve Mazlum Der eski başkanı Hüseyin Sarıgül’ün katılımıyla  STK’lar ile “Çözüm süreci” Konuşularak, çözüm sürecine yeniden dönülmesi noktasında istişarelerde bulunuldu. Malatya Öğretmen Evi salonunda yapılan istişare toplantısına bazı STK temsilcileri ve Malatya’da yaşayan kanaat önderleri katıldı.

    “BARIŞ SÜREÇLERİNDE STK’LARIN DEVREYE GİRMESİ GEREKİR”

    Yapılan toplantıda ilk olarak söz alan İHD Malatya Şube Başkanı Gönül Öztürkoğlu “2013’de  başlayan ve iki  yıla aşkın Barış sürecinin Bölgede önemli bir Barış havası estirdiğini  unutmayalım, ama çözüm sürecinden yeniden çatışmalı ortama gelinmesinin nedenlerinden biri STK’ların olmayışıydı. Uzun bir zamandır, gelin Barışı konuşalım, diye bir yapı olmamıştır. Böyle bir toplantı çok kıymetlidir” ifadelerini kullanarak şöyle devam etti;

    “Barış sadece çatışmanın olmaması değildir. Dilemekle de olmuyor. Gerçekleşmesi için çaba harcamak gerekir. Barış öngörülebilir bir gelecek bir adalet düzenidir. Tam da bu süreçte STK’ların devreye girmesi gerekir. Kolay bir şeyden söz etmiyoruz, barışı bu çerçeveye oturtmalıyız. Bilindiği üzere ülkemiz yaklaşık iki yıl süren bir ‘Çözüm Süreci’ deneyimi yaşadı. Üstelik çözüm sürecinde çok olumlu bir hava yaşandı. Çatışmalı halin artık yaşanmayacağı ruh hali yaşanmaya başlanmıştı. Çatışmalar öyle bir hale evrildi ki, ölümleri hiç önemsemez olduk. Tabi dünyadaki çatışmalı süreçlerin sonlandırılmasında da sivil toplum kuruluşlarının çok önemli katkıları var.  Buradan iki örneği dile getirmem iyi olur. Biri Kolombiya örneğinde her iki tarafın yaptığı açıklamada eğer sivil toplum sürecin içinde yer almamış olsaydı bu iş çözülemezdi diyorlar. Diğer bir örnek de her ne kadar bizler buradan Arakanlılar’la sınırlı görsek de gerçekten Myanmar’da da canlı tanığı olduk. “STK’ların Barış süreçlerinde rolleri artacak. Ama süreç içinde bugün gelinen noktada Barış  dili  terk edildi ve yerini çatışma diline bıraktı. Bugün burada, Ülkemize Barışı nasıl getireceğimizi konuşalım diye bir arada bulunuyoruz. Burada en büyük rol STK’lılara düşüyor gelin Barışı inşa edelim” dedi.

    “BARIŞ İÇİN ÇABA SARF EDECEĞİZ”

    “Sadece Türkiye değil, bölgemiz oldukça karmaşık ve karışık bir süreçten geçiyor.Bütün insanlık açısından bir insan için en kutsal şey, yaşam hakkıdır. Bizim Barış Vakfımız 2016 yılında kuruldu. Uzun süre biz barış çalışması yapıyorduk. Ama resmileşmemiz 2016 yılında gerçekleşti. Bizim için en kutsal değer, insanlık değeri yaşam hakkını savunmaktır. Her koşulda, barışı konuşmak ve barış isteğinden uzaklaşılmaması için çaba sarf etmeliyiz” diyen Barış Vakfı Genel Başkanı Hakan Tahmaz şunları ifade etti;

    “Bu topraklarda bu çok konuşulan  son dönemlerde sıklıkla gündeme gelen bir konu. Bizde bu konunun her meselesini konuştuk ve konuşmaya devam ediyoruz. Barış Vakfı, bu çalışmaları yaparken şöyle düşünerek hareket ediyor. Biz bu konuda çok tartıştık özellikle 2015 çözüm süreci bittikten sonra her birimiz, her platformda dile getirdik. Ne oldu, kim ne hata yaptı da bu çözüm süreci diyebildiğimiz kıymetli süreç sona erdi. Ölümlerin büyük ölçüde, insan yaşamının kıymet akledildiği bir süreç yaşadık. Ama bir şeyi konuşmadığımızı düşünüyorum, oda bu toplumda çalışan sivil toplum örgütleri neyi, neden yapamadığını söylemedi. Konuşma cesareti gösterip ya bizim, bizim mahallelerimizin, kendimizin eksikliği ne sorusunu sormuyoruz. Biz esas olarak sivil toplumun, kendisi ile yüzleşmesi gerektiğini düşünerek son raporumuzu sivil toplum üzerine yapıyoruz. Çünkü daha önce iki tane rapor hazırladık. Birincisi 2014 yılında daha çözüm süreci bitmemişti 2015 ‘in Nisan ayında da kamuoyuna açıkladığımız rapordu. Daha sonra çözüm sürecinden sonra bir krize girildiğini ve bu krizden çıkılmanın imkanlarını tartışmıştık. Burada ki temel amacımız, dünyanın bütün örneklerinden bilindiği üzere, sivil toplum örgütlerinin çözüm süreçlerinde, barış süreçlerinde etkin bir konuma sahip olmadan çözüme ulaşılamaz” diye konuştu.

    Mazlum Der eski  Başkanı Hüseyin Sarıgül, Barışa ve bu rapora sivil toplum kuruluşlarının katkılarının neler olacağı konusunda açıklamalarda bulundu.

    (HABER MERKEZİ)