Etiket: ihmal

  • Beraberiz Derneği:6 Şubat kader değil, rant ve ihmal politikalarının sonucudur!

    Beraberiz Derneği:6 Şubat kader değil, rant ve ihmal politikalarının sonucudur!

    PİRHA- İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi tarafından düzenlenen İnsanlık Nöbeti kapsamında açıklama yapan Beraberiz Derneği, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında adalet talebini yineledi. Yapılan açıklamada, depremlerin bir doğa olayı değil, rant ve ihmal politikalarının sonucu olduğu vurgulandı.

    Beraberiz Derneği adına yapılan açıklamada, “6 Şubat tek başına bir doğa olayı değil; rant ve ihmal politikalarının doğrudan sonucudur. Bu nedenle yaşananlar kader değil, açık bir felakettir” denildi. Aradan geçen üç yıla rağmen sorumluların yargılanmadığına dikkat çekilen açıklamada, unutturma politikalarına karşı hafızanın korunmasının adalet mücadelesinin temel koşulu olduğu ifade edildi.

    Depremin ilk günlerinde devletin değil, halkın dayanışmasının yaşam kurtardığı belirtilen açıklamada, milyonlarca insanın hâlâ bu dayanışmanın gücüyle ayakta kaldığı kaydedildi. Barınma sorununun çözülmediğine işaret edilen açıklamada, Hatay’da zeytinlik alanların ranta açıldığı, “rezerv alan” uygulamalarıyla kadim yerleşimlerin el değiştirmeye zorlandığı vurgulandı.

    Açıklamada, bu süreci kayıt altına alan gazeteci Hakan Tosun’un katledilmesi ise “karartma politikasının en ağır göstergelerinden biri” olarak nitelendirildi. Binlerce insanın hâlâ konteynerlerde, güvencesiz ve sağlıksız koşullarda yaşadığı belirtilirken, kadınların ve kız çocuklarının ağır bakım ve iş yükü altında bırakıldığı, temel haklara erişimde ciddi sorunlar yaşandığı ifade edildi.

    “Yeniden inşa” adı altında yürütülen politikaların yaşamı değil rantı öncelediği belirtilen açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hatay ziyareti sırasında dile getirdiği “başarı” söylemlerine de tepki gösterildi. “Yollar yapmak, binalar dikmek adaletin yerini tutmaz. Enkazın altı hâlâ ihmallerle ve suçlarla doludur” denilen açıklamada, “enkazlardan ve mezarlardan bisiklet yolu geçirenleri tarihin affetmeyeceği” vurgulandı.

    1. Yargı Paketi’nde deprem suçlarının kapsam dışı bırakılmasına ilişkin düzenlemelere de değinilen açıklamada, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yerel ve ulusal yöneticileri sorumluluktan muaf tutmaya dönük önergesinin, adalet arayışına ağır bir darbe olduğu ifade edildi. “Bu yaklaşım ‘suç var ama suçlu yok’ demektir. Bunu kabul etmiyoruz” denildi.

    Beraberiz Derneği açıklamasını şu çağrıyla sonlandırdı:
    “Kaybettiklerimize borcumuz var. Bu borç unutmadan, affetmeden ve hesap sorarak ödenir. Tüm emek ve demokrasi güçlerini yaşam, kent, doğa hakkı ve adalet talebi etrafında dayanışmaya çağırıyoruz. 6 Şubat’ı unutmadık, unutturmayacağız. Adalet sağlanana kadar buradayız, nöbetteyiz.”

    ANKARA/PİRHA

  • Taş ailesi enkaz altında yanarak can vermiş; nedeni doğalgazın kapatılmaması-VİDEO

    Taş ailesi enkaz altında yanarak can vermiş; nedeni doğalgazın kapatılmaması-VİDEO

    PİRHA- Maraş merkezli ikinci büyük depremde çöken binanın enkazında doğalgaz kaçağının alev almasıyla yanarak hayatını kaybeden Merdan Taş’ın (16) arkadaşı, kurtarmak için hiç kimsenin gelmediğini belirterek, “3 gün boyunca Merdan’ın sesini alıyorduk. Defalarca uyarmamıza rağmen doğalgazı kesmediler. Merdan ve ailesinin sadece kemikleri çıkarılabildi” dedi.

    Maraş’ta 6 Şubat’ta meydana gelen depremin vahim tablosu her dakikada yerini başka bir acıya bırakıyor. Depremde en fazla yıkımın meydana geldiği yerlerden biri de Maraş’ın Elbistan ilçesi. Depremin üzerinden geçen 17 güne rağmen, hasarın çok fazla olmasından kaynaklı arama kurtarma çalışmaları yerini enkaz kaldırmaya bırakmış durumda. Kentin yüzde 70’i yıkılırken, kalan binalar ise ağır hasarlı.

    Elektrik ve suyun olmadığı kentte saatler akşamı gösterdiğinde halkın çaresizliği kendini bekleyişe bırakıyor. Yıkımlarla dolu zifiri karanlık sokakların ücra köşelerinde soğuktan korunmak için yakılan ateşlerin başında ailelerin bekleyişi sürüyor. Kiminin eşi, çocuğu, kayınbiraderi, kiminin kız kardeşi, babası, annesi enkaz altında kalırken, aileler dondurucu havaya rağmen yakınlarını canlı ya da cansız bir şekilde almanın umudunu taşıyor.

    İki gün sonra girilen Elbistan’da yapılan arama kurtarma çalışmalarına da geç kalındı. Birçok kişi halkın kendi imkanlarıyla kurtarılırken, halkın devlete/iktidara yönelik tepkileri de daha fazla artıyor.

    Maraş’taki ikinci büyük depremde enkaz altında kalan Merdan Taş, baba Yusuf Taş ve anne Meryem Taş, 3. günde doğalgaz kaçağında çıkan yangında hayatlarını kaybettiler.  3 gün boyunca ne AFAD ne de itfaiyenin ulaşmadığı Cumhuriyet Mahallesi Süleymanbey Caddesi İnce Apartmanı No:20/A adresindeki enkaz alanında tüm uyarılara rağmen doğalgaz kesilmedi.

    Elektrik kablosunun kopmasıyla yangın çıkan binadan Taş ailesinin geriye bir tek kemikleri çıkarılabildi. Merdan Taş‘ın arkadaşı İsa Döner, 3 günlük enkaz süreci ve ihmali PİRHA‘ya anlattı.

    “ELLERİMİZLE KAZARAK 4 ÇOCUĞU ÇIKARDIK”

    İsa Döner, ilk depremde cemevi yanındaki binanın çöktüğünü aktardı. Kendi imkanları ile ellerinde hiçbir malzeme bulunmamasına rağmen 4 çocuğu enkazdan sağ olarak çıkardıklarını söyleyen Merdan’ın arkadaşı, “Arkadaşımın evindeydim ve sabaha karşı deprem oldu. İlk depremde dört bina yıkıldı. Hemen yıkılan binalara geçerek yaralıları çıkarmaya çalıştık. İkinci depremde ben cemevindeydim ve halk orada toplanmaya başlamıştı. İkinci depremde binaların büyük bölümü yıkıldı. Cemevinin hemen yanında bir ev yıkılmıştı. Bir anneye denk geldik ve dört çocuğunun enkaz altında olduğunu söyledi. Enkazın üzerinde bağırdık, çocukların sesleri geliyordu onlarla konuştuk. Betonun üstünden bir delik açtık. Arkadaşımız enkaza girdiği sırada yine artçı bir deprem oldu ve o da enkazın altına girdi. Hiçbir malzememiz yoktu. Duvarı ellerimizle, taşlarla vurarak kırdık ve çocukları öyle çıkardık” diye konuştu.

    “MERDAN’IN SESİNİ DUYUYORDUK, 3 GÜN BOYUNCA KİMSE GELMEDİ”

    Cumhuriyet Mahallesi Eminem Sultan Caddesi No:20/A adresinde yaşayan arkadaşları Merdan Taş ve ailesini 3 gün boyunca kurtarmaya hiç kimsenin gelmediğini kaydeden arkadaşı, “Merdan arkadaşımızdı. Ailesi ile eve yemek yemeye girmişti. Cumhuriyet Mahallesi’nde bulunan Gözde Market’in üstündeki binada oturuyorlardı. Merdan’ın sesini alıyorduk. O arada ağlıyor, taş ile ses çıkarıyordu. 3 gündür enkaz altındaydılar. Fakat ne polis, ne AFAD, ne kepçe, ne de itfaiye geldi” dedi.

    “DOĞALGAZI KESMEDİLER, SADECE KEMİKLERİ ÇIKARILABİLDİ”

    Defalarca uyarılmasına rağmen doğalgazın kesilmediği ve alev aldığı bilgisini paylaşan İsa Döner, şöyle devam etti:

    “Gönüllü bir kepçe geldi, onun da gücü enkazı kaldırmaya yetmedi. Kepçenin kirasını vermek istedik ama devlet mazot vermedi. Evde doğalgaz kaçağı vardı. Defalarca uyarmamıza rağmen doğalgazı kapatmadılar. Elektrik kablosunun kopmasıyla doğalgaz alev aldı ve yangın çıktı. Maalesef Merdan ve ailesinin cansız bedeninin çıkardık. Cenazelerin sadece kemikleri kalmıştı ve toplayıp götürdüle.”

    “İNSANLAR HİPOTERMİDEN ÖLDÜ”

    İsa Döner, son olarak, “Her taraftan gönüllü insanlar geliyor. Kaç gündür düzgün uyku uyuyamıyoruz. Ağlamak istiyorum ama ağlayamıyorum. Psikolojimiz iyi değil. Ailemi gönderdim ve ben burada gönüllü yardım ediyorum. Birçok insan hipotermiden (vücut sıcaklığının 35 ºC’ın altına düşmesi) öldü. Kazma küreğimiz bile yok. Biriketleri ellerimizle kırıyoruz. Burada her milletten insan var, bunun Kürt’ü Türk’ü yok. Bizler insan kazanmaya, insan çıkartmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ELBİSTAN

     

  • Samandağlılar: Deprem değil ihmal öldürdü, insanlar enkaz altında konuşarak öldüler-VİDEO

    Samandağlılar: Deprem değil ihmal öldürdü, insanlar enkaz altında konuşarak öldüler-VİDEO

    PİRHA- Hala yeterli yardımların gelmediğini belirterek yaşadıkları mağduriyetleri anlatan Samandağlı depremzedeler, “Devlet buraya gelmedi. Daha düne kadar çadır yoktu. Biz kendi imkânlarımızla bulup getirdik. Depremden ölmedik, hastalıktan öleceğiz. Tuvalet yok. Hiçbir yardım gelmedi. Kaderimize terk edildik. Gönüllüler olmasa burada tutunamazdık   dedi.

    Yaşanan yıkıcı depremlerin üzerinden 12 gün geçti. Hatay’ın Samandağ ilçesinde yaşayan depremzedeler hala yeterli yardımların gelmediğini belirterek yaşadıkları mağduriyetleri PİRHA’ya anlattılar.

    “EĞER AFAD ERKEN GELSEYDİ BİRÇOK İNSAN CANLI OLARAK KURTARILABİLİRDİ”

    Hala ısınma, barınma ve hijyen sorunu yaşadıklarını kaydeden yurttaşlar, şunları aktardı:

    “AFAD, iki günden sonra buraya geldi. Eğer erken gelseydi birçok insan canlı olarak kurtarılabilirdi. Devlet buraya gelmedi. Belediye başkanı gelmedi. Daha düne kadar çadır yoktu. Biz kendi imkânlarımızla bulup getirdik. Bir sürü çocuk, bebek var. Hepsi hasta. Gönüllüler olmasa burada tutunamazdık. Enfeksiyon hastalıkları görülmeye başlandı. Tedavi olamıyoruz. Evi ayakta olanlar da gidemiyor. Yağmalama söz konusu. Herkes evinin başını bekliyor.

    “DEPREMDEN ÖLMEDİK, HASTALIKTAN ÖLECEĞİZ”

    Depremden ölmedik, hastalıktan öleceğiz. Tuvalet yok. Üstümüzü başımızı değiştirmedik hiç. Hiçbir yardım gelmedi. Kaderimize terk edildik. Kolera yayıldığı söyleniyor. Neden önlem alınmıyor. Urfa’dan çadır getirdik. Bize yardım ettiler. Etmeseler ne olacaktı, ne yapacaktık? Su yok, pislik içindeyiz. Dün çöpler toplanmaya başlandı. Alevi olduğumuz için mi gelmiyor yardım? Biz de bu ülkenin vatandaşı değil miyiz? Burada enkaz altında insanlar konuşarak öldü. Deprem değil ihmal öldürdü. Burayı yapan müteahhittin hiç mi vicdanı yok? Şu halimize bak.

    “KALICI ÇÖZÜM İSTİYORUZ”

    Kendi imkanlarımızla çadır kurduk. Odun bulursak yakıp ısınıyoruz. Hava çok soğuk. Her yer yıkıldı. Hiçbir şeyimiz kalmadı. Çadır ve ısınma sorunu var. Elektrik yok. Karanlıktayız. Fenerlere, ışıldaklara da ihtiyacımız var. Gidecek bir yerimiz yok. Yağmur yağdığında ne yapacağız. Bu çadırları sel alacak. Kalıcı bir çözüm istiyoruz.”

    Diren KESER/HATAY

  • ‘Erdal Eren’in ölümünde ihmali olanlar cezalandırılsın’-VİDEO

    ‘Erdal Eren’in ölümünde ihmali olanlar cezalandırılsın’-VİDEO

    PİRHA- Mersin’de ortaokul 3. sınıf öğrencisi Erdal Eren Kömürcü, 13 yaşında yaşama gözlerini yumdu. Oğlunu hastaneye götürdükten 6 gün sonra kaybeden anne ve baba evladının ölümünde Mersin Üniversitesi (MEÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi doktor ve yetkililerinin sorumlu olduğunu belirterek, sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunup, cezalandırmasını istedi.

     

    Mersin’in Yenişehir İlçesi Adnan Menderes Ortaokulu 3. sınıf öğrencisi 13 yaşındaki Erdal Eren Kömürcü, 4 Ocak Salı günü eve geldiğinde göğsünde kaşıntı ve kızarıklık olduğunu söyledi. Bunun üzerine baba Nazım Kömürcü oğlunu MEÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Acil Servisi’ne götürdü. Bir süre sıra bekleyen Erdal Eren’i triyaj bölümünde muayene eden doktorlar, herhangi bir tahlil yapmadan ‘alerjisi var’ diyerek alerji ilacı önerip taburcu etti.

    “ALERJİSİ VAR DENİLEREK EVE GÖNDERDİLER”

    Babasının eve getirdiği Erdal’ın ateşini düşüremeyince tekrardan MEÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Acil Servisi’ne götürdü. Bu kez de ‘boğaz enfeksiyonu’ olduğunu ve yakın zamanda korona geçirdiğini aktaran doktorlar, Erdal Eren’in ciğerlerinde sorun olduğunu belirtip gözlem odasına aldılar. Durumu ağırlaşan Erdal Eren’i gerekli teçhizatın ve uzman doktorların olmadığı gerekçesiyle Antep’e yolladı.

    “ÇOCUĞUMUN ÖLÜMÜNDEN SORUMLU YETKİLİLER HESABI VERECEK”

    Gittikleri Antep’te oğlunu kaybeden baba Nazım Kömürcü, ihmaller sonucu oğlunu kaybettiğini belirterek, “MEÜ Tıp Fakültesi Hastanesi ilk gittiğimiz zaman gerekli tetkikleri ve müdahaleyi yapmış olsaydı oğlumuz yaşıyor olacaktı. Çocuğumun ölümünden sorumlu yetkililer hesabını verecek. MEÜ Tıp Fakültesi Hastanesi yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunduk. Davamızın takipçisi olacağız” dedi.

    “SAPASAĞLAM OĞLUM 1 HAFTA İÇİNDE GÖZ GÖRE GÖRE ÖLDÜ”

    Acılı anne Sevim Kömürcü de, “Sapasağlam oğlum 1 hafta içinde göz göre göre öldü. İhmali olanların cezalandırılmasını istiyorum. Yetkililer bize yardımcı olsun. Başka analar ağlamasın ve çocuklar ihmal sonucu ölmesin diye herkesi davamıza sahip çıkmaya çağırıyorum” diye konuştu.

    Yaşamını yitiren Erdal Eren Kömürcü için ailesi hukuk mücadelesini sürdürürken, 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Berkay Kömürcü ise, kardeşi için sosyal medya üzerinden duyarlılık yaratmaya çalışıyor.

    ‘#ErdalErenİçinAdalet’ hashtagi açan Berkay Kömürcü, milletvekilleri, sanatçılar, aydınlar olmak üzere tüm toplumdan adalet arayışları için destek istedi.

    Diren KESER/MERSİN

     

  • Hastaneden geri çevrilen hasta tutuklu yaşamını yitirdi

    Hastaneden geri çevrilen hasta tutuklu yaşamını yitirdi

    Tekirdağ F Tipi Hapishanesi’nde mide kanaması geçiren ancak götürüldüğü hastanede “yer olmadığı” gerekçesiyle geri gönderilen tutsak Hüseyin Polat hayatını kaybetti.

    24 yıldır hapishanede bulunan hasta tutsak Hüseyin Polat, Tekirdağ F Tipi Kapalı Hapishanesi’nde 25 Ocak günü mide kanaması geçirdi. Hastaneye götürülen Polat, burada ‘yer olmadığı’ gerekçesiyle hapishaneye geri getirildi.
    Bu sırada ailesiyle telefonda görüşme imkanı bulan Polat, kendisine sadece bir iğne yapılarak hapishaneye geri gönderildiğini, vücudunda şişlikler oluşmaya başladığını aktardı. Telefonda “Öleceğimi hissediyorum” diyen Polat, bundan kısa bir süre sonra hayatını kaybetti.
    Polat’ın cenazesinin Bursa’nın Kestel ilçesinde toprağa verildiği belirtildi.
  • Tural: yaşananlar ihmalin sonucudur-VİDEO

    Tural: yaşananlar ihmalin sonucudur-VİDEO

    PİRHA- Elazığ Sivrice merkezli meydana gelen depreme dair konuşan Hukukçu Mehmet Tural, 66 Varto depremini yaşadığını, aradan geçen zamana rağmen hala yurttaşların derme çatma evlerde kaldığını belirterek “ depremin geleceğinin söylediği bir yerde yaşananlar ihmalin sonucudur” dedi.

    Haberin videosu;

    Hukukçu Mehmet Tural, Elazığ’da meydana gelen ve onlarca yurttaşın yaşamını yitirmesine, binlercesinin de yaralanmasına neden olan 6.8’lik depreme dair açıklama yaptı.

    Tural, Prof. Naci Görür’ün aylar öncesinde deprem alanlarını merkezine kadar söylediğini ancak önlem alınmadığına dikkat çekerek şunları ifade etti;

    “ Türkiye’de insanların yaşam hakkı tehlikedeyken, iktidar ‘kanal İstanbul’ diye tutturmuş ve isteseniz de istemezseniz de İstanbul’a kanal yapacağım diyor. 1966 Varto depremini yaşayan birisi olarak, aradan geçen zamana rağmen zararlar karşılanmamış ve hala yurttaşlar, derme çatma evlerde kalıyor. Bugün de yaşanan tablo ihmalin sonucudur. Önlem alınmış olsaydı, bu kadar olumsuz bir tablo ortaya çıkmayacaktı. Kızılay insanlara 10 lira bağışlayın diye mesaj atıyor. Gidip boğaz kenarında yer kiralayıp parayı yanlış kullanırsan, insanlar size nasıl ve neden güvensin. Ölen insanlarımız ışıklar içinde uyusun, yakınlarına da sabır, yaralılara da acil şifalar diliyorum.”

    PİRHA/MERSİN