Etiket: ihraç öğretmen

  • İş cinayetinde ölen KHK mağduru öğretmen için basın açıklaması yapıldı

    İş cinayetinde ölen KHK mağduru öğretmen için basın açıklaması yapıldı

    PİRHA-Adana’da Eğitim Sen, İHD Adana Şubeleri ve KHK Mağdurları, inşaatta düşerek yaşamını yitiren ihraç edilen öğretmen Kazım Kurnaz için basın açıklaması yaptı. Açıklamada Kurnaz’ın ölümün sorumlusunun hukuku işletmeyen siyasi iktidar olduğu belirtildi.

    Eğitim Sen, İHD Adana Şubeleri ve KHK Mağdurları, 1 Şubat günü Düzce’de çalıştığı inşaatın 4’üncü katından asansör boşluğuna düşerek yaşamını yitiren KHK mağduru ihraç öğretmen Kazım Kurnaz (35) için basın açıklaması yaptı.

    İnönü Parkı’nda bir araya gelen yurttaşlar “KHK zulmüne artık yeter Edi bese” yazılı pankartı açtı. Kitle adına  basın açıklamasını Eğim Sen Genel Mali Sekreteri Ahmet Karagöz okudu.

    “BU ÖLÜMÜN SORUMLUSU OHAL KOMİSYONUDUR”

    “Kazım Kurnaz öğretmenimizin ölümünü, sıradan bir iş kazası olarak tanımlamak veya “kader”, “fıtrat” olarak geçiştirmek insanlığın ve ahlaksızlığın dip noktasıdır” diyen Karagöz, “Bu ölümün sorumlusu; siyasal iktidardır.  Bu ölümün sorumlusu; hukuk tanımayan ve çalışmayan OHAL İnceleme Komisyonudur. Bu ölümün sorumlusu; ranta boyun eğip, mazlumu görmek istemeyen havuz medyasıdır” dedi.

     Karagöz sözlerini, “20 Temmuz 2016 tarihinde itibaren OHAL’in ilanı ile birlikte siyasal iktidar tarafından OHAL süresince Resmî Gazete’de yayımlanan KHK’lerle 135 bini aşkın kamu çalışanı ihraç edilmiştir. İhraç edilenler içerisinde; haklarında herhangi bir yargı kararı bulunmayan, hakkında isnat edilen herhangi bir suç yokken ve savunma hakkı dahi tanınmadan talimatlarla insanları; açlığa, sefalete, toplumsal linçe ve ölüme mahkûm etmek, vicdansızlıktır, zorbalıktır, hukuksuzluktur. KHK’ler sadece açlığa, sefalete mahkûm etmiyor, aynı zamanda öldürüyor” şeklinde sürdürdü.

    “YARGI AYAKLAR ALTINA ALINMIŞ YERLERDE SÜRÜNÜYOR”

    Yargının işlemediğini ve insanların öldüğünü belirten Karagöz, “Siyasi iktidarın görevi; KHK’lerle ihraç edilen kamu çalışanlarını adil ve hukuk kuralları içerisinde, etnik, inanç, siyasi ve sendikal kimliklerine bakmadan, yargılama sürecini hızlı hukuk kuralları içerisinde tamamlamaktır. Ancak siyasal iktidar, oyalayarak, zamana yayarak yaşanan ölümlere seyirci kalmayı ve mağduriyetlerin artmasını tercih etmektedir” dedi.

    “HUKUKSUZLUĞU İKTİDARDA KALMAK İÇİN TERCİH EDİYORSUNUZ”

    “Adana KHK mağdurları olarak diyoruz ki; “geç gelen adalet, adalet değildir.” Ve bu adaletsizliğin nedeni; siyasal iktidarın, iktidarda kalma hırsı ” vurgusunu yapan Karagöz, “Bizleri ihraç ettiğiniz yetmedi, eşlerimizin, çocuklarımızın iş bulma ve çalışma olanaklarını da ortadan kaldırdınız. Suçlu değiliz, suçun şahsiliği ilkesini hatırlatsak, nafile diyeceksiniz. Çünkü siz hukuksuzluğu, iktidarda kalmak için tercih ediyorsunuz.Adana KHK mağdurları olarak, tekrardan Kazım öğretmene rahmet ve ailesine, sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyoruz. OHAL İnceleme Komisyonu lağvedilsin. Kamu çalışanları görevlerine iade edilsin” diye konuştu.

    ADANA/PİRHA

  • KHK mağduru öğretmen Ayşegül Yücetaş çiçek satıyor-VİDEO

    KHK mağduru öğretmen Ayşegül Yücetaş çiçek satıyor-VİDEO

    PİRHA- 10 Yıllık beden eğitim öğretmeniydi. Eğitim- Sen Adıyaman Şubesi’nin de Eski Eş Başkanı. Öğretmen Ayşegül Yücetaş, 1 Eylül 2016 Dünya Barış Günü’nde KHK ile ihraç ihraç edildi. Kürt ve Alevi olduğu için, hükümetin politikalarını eleştirdiği için ihraç edildiğini söyleyen Yücetaş, ihraç edildikten sonra çiçekçi dükkanı açarak hayata tutunmayı çalışıyor. 

    Haberin videosu

    Beden Eğitimi öğretmeniyken 1 Eylül 2016 Dünya Barış Günü’nde yayınlanan 672 sayılı KHK ile ihraç edilen Eğitim- Sen Adıyaman Şube Eski Eş Başkanı Ayşegül Yücetaş 10 çocuklu Kürt ve Alevi bir aileden geliyor. Ailenin tek memur çocuğu olan Yücetaş çalıştığı dönemlerde ailesinin ekonomisine katkı sunarak destek oluyordu.

    İhraç edildikten sonra ailesiyle birlikte sıkıntılar yaşayan beden eğitimi öğretmeni Ayşegül Yücetaş, açtığı çiçekçi dükkanı ile hayata tutunmaya çalışıyor. İşyerini açtığı ilk dönemlerde sokak esnafının farklı bakışlarına maruz kalsa da güçlü iradeli ve mücadelenin içinden gelen bir kadın olarak bu sorunların üstesinden gelmiş.

    Gelen müşterilerine buketler, aranjmanlar hazırlayan Yücetaş, dükkanın işlerini bitirdikten sonra boş zamanlarını da kitap okuyarak değerlendirirken, verdiği mücadelesiyle de kadınlara örnek oluyor.

    “İHRAÇ EDİLENLER KÜRT VE ALEVİLER”

    “Ben 10 kardeşli bir ailenin en küçük çocuğuyum. Ailede tek okuyan ve devlet memuru olan kişi bendim. Kürt ve Alevi olan bir ailenin çocuğuyum. Ailem Adıyaman merkeze bağlı bir köyde yaşıyor. Ben de Adıyaman’da hayatımı idame ettiriyorum” ifadelerini kullanan Yücetaş, şunları dile getirdi:

    “Yaklaşık on yıllık Beden Eğitimi öğretmeniydim. 1 Eylül 2016 Dünya Barış gününde yayınlanan 672 sayılı KHK ile işimden, emeğimden ihraç edildim. İhraç edilmemizin nedenlerinin FETÖ ile ya da darbe girişimiyle bir bağlantısının olmadığını biliyorum. İhraç olan emekçi kadın arkadaşlarımızın aile yapılarına bakarsak tamamı Kürt ve Alevi ailelerden gelen insanlar. Bunun tesadüf olmadığını düşünüyorum. Adıyaman gibi muhafazakar ve gerici bir toplumda bizim gibi kadınların ihraç edilmesi de tesadüf değildir.

    “HÜKÜMETİN POLİTİKALARINI ELEŞTİRDİĞİMİZ İÇİN İHRAÇ EDİLDİK”

    “Eğitim-Sen Adıyaman Şube Eski Eş Başkanıyım. İhraç edildiğim zaman o görevimi yürütmekteydim” diyen Yücetaş, “Bizim ülkenin geleceğine ve toplumsal yaşamına dair çokça söz söylediğimiz, hükümetin politikalarını eleştirdiğimiz bir süreci yaşıyoruz. Hükümetin politikalarını eleştirdiğimiz için ihraç edildiğimizi düşünüyorum. Çünkü ülkede yaşanan yoğun çatışmalı bir süreç vardı. Bu süreç içerisinde eğitimin, toplumsal yaşamın aksadığını gördüğümüz için hükümetin politikalarını eleştirdik. Eleştirdiğimiz için, muhalefet olduğumuz için bugün ekmeğimizden, aşımızdan ve işimizden olduk” dedi.

    “BOYUN EĞMEDİK DİZ ÇÖKMEYECEĞİZ”

    “Eğitimin iyice gericileştirildiği, piyasalaştırıldığı böyle bir ortamda eğitim politikalarını eleştiren Eğitim Sen’li öğretmenleri istemiyorlardı. Bizleri kendi politikalarına engel olarak görüyorlardı” ifadelerini kullanan Yücetaş, şöyle konuştu:

    “Bizi engel olarak gördükleri için de darbeyi fırsat bilerek bizleri ihraç ettiler. Hiçbir şekilde boyun eğmediğimizi kimseye diz çökmeyeceğimizi haklı olarak yaptıklarımızın doğru olduğunu biliyoruz. Aynı şeyleri söylemeye ve mücadeleye devam edeceğiz. Biz bu Ülkede kalıcı barışın sağlanmasını, insanların eşit bir şekilde taleplerinin karşılanmasını savunuyoruz.”

    “OHAL KOMİSYONUNDAN UMUTLU DEĞİLİM”

    “OHAL komisyonuna başvurdum. Ama komisyonun olumlu bir cevap verebileceğini düşünmüyorum” diyen Yücetaş, “Ülkenin içine girdiği bu savaş süreciyle de ancak ülkenin ekonomisini savaş aygıtlarına ayıracaklarını düşünüyoruz. Ne halka ne de emekçilere bir bütçe ayrılmıyor. Kısa bir süre içerisinde de göreve dönebileceğimizi düşünmüyorum. Ülke ne zaman olağan bir duruma geçerse ve OHAL kalkarsa hukuk ve yargı sistemi işler hale gelirse o zaman adaletin yerini bulacağını ve işimize geri döneceğimizi düşünüyorum” diye konuştu.

    “KADIN İSTERSE HAYATIN HER ALANINDA MÜCADELE EDEBİLİR”

    “Hayatın içinde emek veren ve mücadele eden bir kadın olarak hayatın bir mücadele olduğunu da düşünürsek biz her alanda mücadele etmeye hazırız” ifadelerini kullanan öğretmen Ayşegül Yücetaş, “Farklı ilerde ihraç olan arkadaşlarımızın da bu işi yapması beni teşvik etti. Bu işe ilk başladığımda sokak esnafı biraz farklı ve olumsuz bakıyordu. Bir araba süslerken insanların beni izlediğini görebiliyordum. Ben kendime güveniyorum insan isterse her işi yapabilir. Diğer emekçi arkadaşlarım da farklı işlerle uğraşıyor. Bizim için emek kutsaldır. Hangi işi kimin yaptığı çok da önemli değildir. Biz olaya cinsiyetçi yaklaşmıyoruz. Bir kadın isterse hayatın her alanında mücadele edebilir” diye konuştu.

    Mustafa YÜKSEL/ADIYAMAN

  • Öğretmen Suna Ateş KHK ile ihraç edilince pide satmaya başladı-VİDEO

    Öğretmen Suna Ateş KHK ile ihraç edilince pide satmaya başladı-VİDEO

    PİRHA-1 Eylül 2016 Dünya Barış Günü’nde yayınlanan KHK ile öğretmenlikten ihraç edilen Suna Ateş, Adıyaman Kadın Yaşam Derneği’nde başkanlık yapıyor. Öğretmen Ateş, ihraç edildikten sonra üniversitede okuyan oğlunun ve ortaokul öğrencisi olan kızının okul masraflarını karşılamak ve ailesinin ekonomisine katkı sunmak için pide fırını açmış. Ateş, “Kadın arkadaşlar kendilerini nerede görmek istiyorlarsa iş ne olursa olsun kendilerini ortaya koymalarını bu anlamda çalışmalarını istiyorum” dedi.  

    Haberin Videosu

    1 Eylül 2016 tarihinde çıkarılan 672 Sayılı KHK ile ihraç edilen iki çocuk annesi öğretmen Suna Ateş, KHK ile kapatılan Adıyaman Kadın Yaşam Derneği’nde yöneticilik yaparak kadın mücadelesinin içinde de aktif rol alıyor. İhraç edildikten sonra üniversitede okuyan oğlunun ve ortaokul öğrencisi olan kızının okul masraflarını karşılamak ve ailesinin ekonomisine katkı sunmak için pide fırını açmış.

    Adıyaman’da ilk pide fırınını açan ve işleten kadın olarak dikkat çeken Öğretmen Suna Ateş, ilk başlarda biraz zorlansa da yumak yaparak ve pide açarak verdiği hayat mücadelesi ile de birçok kadına da örnek oluyor.

    “EKMEK SATIYORUM LAHMACUN PAKETLİYORUM”

    Çocuklarımla birlikte yalnız yaşıyorum ve dört aydır fırıncılık yapıyorum” diyen Ateş, “OHAL gerekçe gösterilerek yayınlanan KHK’larla birlikte benim gibi birçok emekçi arkadaşımız işten atıldı. Bende onlardan bir tanesiyim. İşsiz kaldım iki çocuk okutunca da geçinmek tabi ki zor oluyor. Deneyimli bir usta olan İsmet arkadaş ile fırın açmayı düşündüm. Dört ay önce yoğun lahmacun işleri vardı. Yardıma geldim ve o gün bu gündür fırıncılık yapıyorum. Ekmek satıyorum, lahmacun paketliyorum. Elimden geldiği kadarı ile de hamur işlerine yardım ediyorum. İş arkadaşlarım çalışma ortamım çok iyi. Çalışan arkadaşlarla da iyi anlaşıyorum” dedi.

    “KADIN ELİNİN DEĞDİĞİ HER İŞ FARKLILAŞIR”

    “İlk başlarda toplum tarafından farklı karşılanıyordum. Daha çok kadın arkadaşların fırına gelip burada çalışan bir kadını görünce tuhaf karşılıyorlardı” diyen Ateş, “Bir kadın neden burada çalışır? Sözlerle bunu ifade etmeseler de gözlerinden ve davranışlarından anlayabiliyordum. Ama daha sonra çok memnun oldular. Kadın elinin değdiği yer daha farklılaşıyordu. Temizliği olsun, gelip giderken ilgili yaklaşım, bunlar hep etkili oluyor. Şimdi çok memnunum işimde” ifadelerini kullandı.

    “KADINLAR İSTERLERSE YAPAMAYACAKLARI İŞ YOKTUR”

    “Bin yıllardır eril bir zihniyetin mahkum etmeye çalıştığı, ötekileştirdiği, köleleştirdiği bir kadın var” diyen Suna Ateş, şunları kaydetti:

    “Biz kadının mücadeleci ruhunu, barışçıl, hümanist ruhunu açığa çıkarma anlamında her zaman mücadele etmiş insanlarız. Bu anlamda bütün kadın arkadaşlar eğer isterlerse yapamayacakları hiçbir işin olmayacağı düşüncesindeyim. Yeter ki onu kendi içerisinde hissetsinler. Kadın bilincini ve kadın ruhunu beyninde içselleştirsin ve açığa çıkarmaya çalışsın. Çünkü kadınlar hümanisttir, güçlüdür ve mücadelecidir. Kadınlar gerçek barışı ve demokrasiyi savunur. Bin yıllardır bu sistemin kendisine devrettiği erkeği öldürmesi gerçekten kolay değildir. Bunu yıkacak olanda kadın mücadeleci ruhudur. Kadın arkadaşların kendilerini nerede görmek istiyorlarsa iş ne olursa olsun kendilerini ortaya koymalarını bu anlamda çalışmalarını istiyorum. Sonuçta ekmek alın teri ile kazanılıyorsa bütün kadın arkadaşların bunu çok rahat yapabileceklerini düşünüyorum” diye konuştu.

    Mustafa YÜKSEL/ADIYAMAN