Etiket: İhsan Derinöz

  • Mersin’de mücadele yürütenlerin 2025 mesajı: Barış ve eşit bir yıl diliyoruz- VİDEO

    Mersin’de mücadele yürütenlerin 2025 mesajı: Barış ve eşit bir yıl diliyoruz- VİDEO

    PİRHA- Mersin’de siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinde mücadele yürüten yurttaşların 2025 dileği, barış ve eşitlik oldu.

    2024 yılı dünyanın birçok yerinde savaşların yoğun bir biçimde sürdüğü, kadınlara ve çocuklara yönelik erkek şiddetinin artış gösterdiği, Alevilere ve azınlık gruplarına yönelik hak ihlallerinin devam ettiği, kayyım politikalarının yeniden devreye sokulduğu bir yıl oldu. Mersin’de siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinde mücadele yürüten yurttaşlar yeni yıla dair dileklerini PİRHA ile paylaştı.

    “SAVAŞLAR SON BULSUN”

    2024 yılının hem Türkiye’de hem de Ortadoğu’da büyük felaketlerle geçtiğini söyleyen DEM Parti Mersin İl Eş Başkanı Bedriye Kuş, “Rojava’da, Suriye’de, Filistin’de ve savaşın, kaosun hüküm sürdüğü diğer yerlerde birçok insan katledildi. Dünyada yaşanan savaşların en büyük bedelini ise yine kadınlar yaşadı. Bu nedenle kadın cinayetlerinin olmadığı, savaşların son bulduğu, yoksulluğun sona erdiği, özgür ve eşit bir sene diliyorum” diye konuştu.

    Maşallah Nas, “2024 yılı hep savaş ve şiddetle geçti. Tüm bu olanların odağında ise elbette kadınlar var. En çok etkilenen kadınlar ve anneler oluyor. Barış Anneleri kayıpları olmasına rağmen yıllardır barış için mücadele ediyorlar. Dileriz ki, 2025 yılı barış, huzur getirsin. İnsanların ölmesini, annelerin ağlamasını istemiyoruz” sözlerini kullandı.

    “2024 KARANLIK BİR YIL OLDU”

    Dünya genelinde yaşanan savaşlara ve buradaki hak ihlallerine değinen İhsan Derinöz, 2024’ü ‘İnsanlık tarihinin en karanlık sayfalarından biri’ olarak değerlendirdi. Haksız yere hapis yatan yurttaşlar için genel af çağrısı yapan Derinöz, “Bir kaç aydır süreç tartışması var. Heyetin İmralı’ya gitmesinin ardından toplumda bir beklenti oluştu. Bundan 8-10 yıl önce yaşanan sürece benzememesini umut ediyorum. Hükümetin mevcut anayasaya uymadığı bir süreçten geçiyoruz. Gazetecilerin, aydınların, siyasi tutsakların, haksız bir biçimde tutsak edilenlerin genel afla serbest bırakılması gerekiyor. Her şeye rağmen dünyanın bütün mazlum halklarına 2025 yılının barış ve umut getirmesini diliyorum” dedi.

    EŞİT YURTTAŞLIK DİLEĞİ

    Hasan Cide, savaş ortamının yanı sıra 2024 yılının kayyımların gölgesinde geçtiğine değinerek, “AKP hükümeti kayyım politikalarıyla kazanılan belediyeleri hedef aldı. Kayyım politikalarına son verilmesi gerekiyor. Dünyanın birçok yerinde savaş var ancak bunun yanında inançlara, yaşayış tarzına yönelik de saldırılar var. 2025 yılının çok farklı geçeceğini düşünmüyorum. Kaos Ortadoğu’nun kaderi olmuş gibi. Bu coğrafyada savaş, kan, gözyaşı istemiyoruz. 2025 yılında barış, huzur istiyoruz. Herkesin eşit yurttaş hakkına sahip olduğu bir yıl diliyorum” diye kaydetti.

    “2025 MÜCALEDE BAŞARIYA ULAŞTIĞIMIZ BİR YIL OLSUN”

    Güler Cırlaz ise, 2025 yılının mücadelenin başarıya ulaştığı bir yıl olmasını dileyerek şunları söyledi:

    “2024 yılına büyük beklentilerle girdik ancak umut ettiğimiz hiçbir şey gerçekleşmedi. Savaş, talan, gözyaşı, kadın kırımı, çocuk istismarı, yoksulluk… Üstesinden gelemediğimiz, mücadeleyle baş edemediğimiz bir sürü olumsuzlukla bitirdik bu yılı. Umarım 2025’te barışın, özgürlüğün hüküm sürdüğü, hukukun ayaklar altına alınmadığı, yoksulluğun ortadan kalktığı, cinsiyet eşitliğinin olduğu, mücadelemizin başarıya ulaştığı bir yıl olur. Umarım barış ve kardeşlik hüküm sürer, umarım güzel günlere kucak açarız.”

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

  • Mersin’den Dersim halkına dayanışma çağrısı- VİDEO

    Mersin’den Dersim halkına dayanışma çağrısı- VİDEO

    PİRHA- Dersim ve Ovacık belediyelerine kayyım atanmasına Mersin’den ses olan demokratik kitle örgütü temsilcileri, Dersimlilerin direnişlerine omuz verdiklerini dile getirerek, “Dersim halkı Seyit Rıza’nın torunlarıdır, hiçbir zaman bu hileler karşısında diz çökemeyecektir. Mücadelelerinde onların yanındayız” dediler.

    DEM Partili Dersim Belediyesi ile CHP’li Ovacık Belediyesi’ne 22 Kasım akşamı kayyım atandı. Halkın, belediye binasına girmesine engel olan kolluk güçleri, belediye binasını beton bariyerlerle kapattı. Belediyelere peş peşe atanan kayyımlara ülkenin dört bir yanından tepkiler yükseliyor.

    Mersin’de de kurum temsilcileri ve yurttaşlar Dersim ile Ovacık halkının irade gaspına karşı dayanışma gösterilmesi ve topyekün bir mücadele hattının örülmesi gerekliliği hakkında PİRHA‘ya konuştular.

    “DERSİM’DEKİ İŞGALE KARŞI MÜCADELE EDECEĞİZ”

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şube Yöneticisi Şükran Aktaş, kayyımın her şeyden önce eş başkanlık ve kadın kazanımlarına karşı yapılmış büyük bir saldırı olduğunu belirtti. Antidemokratik uygulamalardan bir an önce vazgeçilmesi gerektiği yönünde çağrı yapan Aktaş, “Ovacık ve Dersim’de yapılan bir işgal girişimidir, kabul etmiyoruz. Dersim halkının yanındayız ve dayanışmayı büyüteceğiz” sözlerini kullandı.

    Kayyımı siyasi bir soykırım ve Anayasa’ya yapılan bir meydan okuma olarak tanımlayan Akdeniz Belediyesi Başkan Yardımcısı Özgür Çağlar, iktidarın seçme ve seçilme hakkını yok saydığını vurguladı. AKP hükümetinin seçimle kazanamadığı belediyeleri, polis ve yargı zoruyla gasp ettiğini dile getiren Çağlar, “Siyasal iktidar kayyumla birlikte aynı zamanda cumhuriyet rejimine karşı meydan okuyor ve Kürt siyasetini de bu şekilde baltalamaya çalışıyor. Partimizin de söylediği gibi, Dersim halkı Seyit Rıza’nın torunlarıdır, hiçbir zaman bu hileler karşısında diz çökemeyecektir. Mücadelelerinde onların yanındayız” diye konuştu.

    “KAYYUM BİR KIYIMA DÖNÜŞTÜ”

    İHD Eş Başkanı Gazi İnci, “Kayyım uygulamalarıyla yalnızca eş başkanların değil aynı zamanda meclis üyelerinin ve halkın iradesinin tasfiye edildiğini görüyoruz. Aynı pratikle birlikte halkın öz kaynaklarının talan edileceğini de göreceğiz. İktidarın sadece muhalefetle değil halkla da bağını koparmamak açısından bu uygulamadan derhal vazgeçilmesi gerektiğiniz düşünüyoruz. Protestolarda halka karşı yapılan ağır müdahale, işkence ve kötü muamelelerle, gözaltılarla halk ile devlet arasındaki organik bağın daha ağır bir biçimde kopacağını gösteriyor. Umuyoruz ki bu görüntüleri bir daha görmeyelim” dedi.

    DEM Parti İl Yönetim Kurulu üyesi İhsan Derinöz, kayyımın artık bir kıyıma dönüştüğünü söyleyerek şunları dile getirdi:

    “Eskiden Kürtlerin yaşadığı coğrafyada yaşanan bir durumdu ama artık batıda da yaşandığına tanıklık ediyoruz. Ülkede halk iradesinin tamamen hiçe sayıldığı bir süreçten geçiyoruz. Dersim ve Ovacık halkı sürece direnmektedir, bunlara karşı takınılan devlet tutumu ise tam bir devlet terörüne dönüşmüş durumda. Görevinden alınan arkadaşlarımızın haklılığı er ya da geç ortaya çıkacak ve halkın iradesi kazanacak.”

    “DERSİM HALKININ SESİ OLACAĞIZ”

    Basın mensubu Figen Kandemir, kayyım atanan yerlerde kadınların barikatların ön saflarında yer alıp, seçtiklerine sahip çıktığını vurguladı. Dersim halkının sesi olacaklarını ifade eden Kandemir, “Kayyum politikaları üzerinde yoğunlaştığımız şu günlerde kadın cinayetleri, çocuk istismarları, doğa katliamları peş peşe devam ediyor. Kayyum atanan yerlerde bu halk kadınıyla, genciyle, yaşlısıyla iradesine sahip çıkmaya devam edecek. Dersim halkı o koca beton duvarlara karşı direniyorlar, bizler de buradan onların sesi olmaya devam edeceğiz” diye kaydetti.

    Birleşik Devrimci Parti İl Başkanı İsmet Akdağ, “AKP-MHP iktidarı çözüm sürecine ilişkin bir şeyler söylüyor fakat öte taraftandan da Kürdistan’da halkın kazandığı belediyelere kayyum atıyor. AKP-MHP faşizminin yüzünü görmek lazım. Kürtler hiçbir zaman bu yalanlara kanmamalıdır. AKP-MHP faşizmi işgalcidir” sözlerini kullandı.

    Esnaf Bayram Çağlar ise sistematik bir hale getirilen kayyım atamaları sonrasında seçimlerin bir anlamı kalmadığına işaret ederek, “Türkiye’de 2016’dan bu yana bu mesele bir çocuk oyuncağına dönüştü. Her seçimden sonra bu hükümet halkın iradesine el koyuyor. Artık seçimlerin de bir anlamı kalmadı bu durumda. Halkın elinde tek bir şey kaldı, o da kendi iradesine sahip çıkmak. Dersim halkının iradesine sahip çıkması bizim için bir onurdur. Sahiplenilmesi gereken bu mücadele ülkenin dört bir yanına yayılmalıdır” dedi.

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

  • DEM Parti Mersin SGK önünden seslendi: Asgari ücret vergiden muaf tutulsun- VİDEO

    DEM Parti Mersin SGK önünden seslendi: Asgari ücret vergiden muaf tutulsun- VİDEO

    PİRHA-DEM Parti Mersin İl Eş Başkanı Bedriye Kuş, asgari ücretin dört kişilik bir ailenin tüm ihtiyaçları gözetilerek, yoksulluk sınırının en az yarısı olacak şekilde, vergiden muaf tutularak belirlenmesini ve emekli maaşlarının yoksulluk sınırının üzerinde olmasını talep etti.

    Bugün Meclis’te 2025 bütçe planlaması görüşülürken, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin İl Örgütü, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) binası önünde basın açıklaması yaptı. ‘Savaşa, soyguna, talana değil ekmek ve adalet için bütçe’ yazılı pankartın açıldığı eyleme Emek ve Demokrasi Platormu bileşenleri ile Akdeniz Belediye Eş Başkanları Nuriye Arslan ve Hoşyar Sarıyıldız katıldı. Açıklamayı DEM Parti İl Eş Başkanı Bedriye Kuş okudu.

    ÖZLEM ZENGİN’İN SÖZLERİNE TEPKİ

    Açıklamadan önce ülkedeki yoksulluk düzeyi ile ilgili konuşan DEM Parti Ekmek ve Adalet Komisyonu üyesi İhsan Derinöz, İzmir’in Selçuk ilçesinde, elektrikli sobanın devrilmesi sonucu 5 kardeşin hayatını kaybetmesi üzerine AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in anneyi suçlayıcı ifadelerine tepki göstererek, “Bir anne çocuklarını vermek istemeyebilir. Onlar için insanca yaşanacak koşulları devlet sağlayamaz mıydı? Elbette sağlanabilirdi” dedi.

    “KAYYIMLAR BELEDİYELERİ BORÇ BATAĞINA SÜRÜKLÜYOR”

    DEM Parti İl Eş Başkanı Bedriye Kuş, 2025 bütçe planlamasında dikkat çeken en önemli noktanın özel sektör ve sermayeye sağlanan kolaylıklar olduğunu belirterek; vergi affı, teşvik ve desteklerin zengin ve sermaye sahibi şirketlere uygulanacağını söyledi.

    Son günlerde gündemde olan kayyım meselesine değinen Kuş, “Kayyımlarla mücadele ettiğimiz bugünlerde geçmiş dönemlerden kalma kayyımların borç batağına sürüklediği belediyeleri hatırlatmak istiyoruz. Nereye harcandığı belli olmayan belediye bütçeleri halklara, kadınlara ve kentlere ayrılması gereken bütçenin birkaç kişinin lüksü ve şatafatı için telef edilmiştir. Bu nedenle kayyım mücadelesinde ısrar etmenin ekonomik mücadelenin ayrılmaz bir parçası olduğuna inanıyoruz” sözlerini kullandı.

    “HÜKÜMET HALKLA DALGA GEÇİYOR”

    Kuş, yoksulluğun çocukların hayatına mal olduğunu kaydederek, sosyal yardımların yoksullara sadaka ve sus payı olarak verildiğini dile getirdi. Kuş, “Hükümet, ekonomik planlamasını sınırlı sosyal yardımlarla yoksulun en konforsuz ve sefil bir seviyede kalması, yandaş sermayedarların ise daha da zenginleşmesi üzerine yapmakta ısrarlı. Kira artışı ya da fiyat artışı yaparken zengini sınırlamayan hükümet, yeri gelince de bu artışlar yüzünden enflasyonu düşüremiyorum diyerek bizimle dalga geçiyor. Yoksullara sadaka ve sus payı olarak verilen sosyal yardımlar çocukları her geçen gün daha da güvencesiz ve insanlık dışı bir durumda bırakıyor. Sosyal projelere, eğitime, kadınlara ve güvencesiz çalışanlara hiç pay ayırmayarak giderek artan Türkiye toplumsal yapısını ahlaki, sosyal ve eğitim açısından daha çökertmek istiyor” diye konuştu.

    TALEPLER SIRALANDI

    Emekçiden, dar gelirli ve dezavantajlı olandan yana olacaklarını vurgulayan Bedriye Kuş, talepleri şöyle sıraladı:

    “-Asgari ücret yoksulluk sınırının en az yarısı olacak şekilde belirlensin,

    – En düşük emekli maaşı en az yoksulluk sınırının yarısı düzeyine çıkartılsın,

    – Emeklilere en az 25 bin lira bayram ikramiyesi verilsin,

    – Tüm kamu emekçilerinin ve emeklilerinin 3.600 ek gösterge hakkını derhal sağlansın,

    – Kadın istihdamındaki cinsiyet temelli ayrımcılığı ortadan kaldıracak önlemler alınsın,

    – Her mahalleye ücretsiz kreş açılsın,

    – Tarlada, atölyede, evde kayıtsız çalışan kadınlara güvence ve eşdeğer işe eşit ücret sağlansın,

    – Ev içi emeği görülmeyen kadınların sağlık ve emeklilik primleri bütçeden ödenerek emekli olmalarını sağlansın,

    – Gençlere yönelik aktif istihdam politikalarını hayata geçirip, genç işsizliği ortadan kaldırılsın,

    – Tüm engelli gruplarına şartsız olarak temel yurttaşlık geliri ödensin,

    – Kamuda engelli istihdamı kotası yüzde 10’a yükseltilsin,

    – Engellilerin tüm destek araç ve gereçlerini ücretsiz olarak karşılansın,

    – Şehir içi toplu taşımayı ücretsiz olsun,

    – Yoksul ailelerin okul giderleri kamu tarafından karşılansın,

    – Yoksul ailelere kira desteği sağlansın.”

    PİRHA/ MERSİN