Etiket: ikinci duruşma

  • Avukat Zafer Çellik’in duruşması 22 Kasım’a ertelendi

    Avukat Zafer Çellik’in duruşması 22 Kasım’a ertelendi

    PİRHA-Dersim’de silahlı örgüte üye olmak suçlamasıyla 1 Nisan’da tutuklanan Avukat Zafer Çellik’in ikinci duruşması Tunceli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Çelik’in duruşması 22 Kasım’a ertelendi. 

    Dersim’de evine düzenlenen baskınla gözaltına alınan ve 1 Nisan’da silahlı örgüte üye olma iddiasıyla tutuklanarak Elazığ Cezaevi’ne gönderilen Dersim Barosu avukatlarından Zafer Çellik’in ikinci duruşması bugün Tunceli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Avukat Zafer Çellik’in tutukluluğunun devamına karar verilip, bir sonraki duruşması 22 Kasım’a ertelendi.

    PİRHA/DERSİM

  • Veli Yıldız’ın ikinci duruşması 16 Temmuz’da görülecek

    Veli Yıldız’ın ikinci duruşması 16 Temmuz’da görülecek

    PİRHA-Dersim’de evinden gözaltına alınıp 11 Şubat 2021 tarihinde tutuklanarak Elazığ Cezaevi’ne gönderilen Veli Yıldız’ın ikinci duruşması 16 Temmuz’da saat 09.30’da Tunceli 1.Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

    Veli Yıldız adlı yurttaş Dersim’de kültürüne bağlı, dervişane bir yaşam sürerken, evine yapılan baskında gözaltına alınıp 11 Şubat 2021 tarihinde tutuklanarak Elazığ Cezaevi’ne gönderilmişti.

    Veli Yıldız’ın ikinci duruşması 16 Temmuz Cuma günü saat 09.30’da Tunceli 1.Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

    PİRHA/DERSİM

  • Şair Fadıl Öztürk’ün ikinci duruşması bugün görülecek

    Şair Fadıl Öztürk’ün ikinci duruşması bugün görülecek

    PİRHA- Sosyal medya hesabından örgüt propagandası yaptığı iddiasıyla yargılanan Şair Fadıl Öztürk’ün ikinci duruşması bugün İzmir Adliyesi’nde görülecek. 

    5 Ocak 20108 tarihinde evi basılarak gözaltına alınan Artı Gerçek Yazarı, Şair Fadıl Öztürk’ün ilk duruşması 3 Temmuz’da İzmir Adliyesi’nde görülmüştü.

    Fadıl Öztürk savunmasında üzerine atılı suçları kabul etmemişti. Hakkında sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımlar ve haberleri delil olarak sayan mahkeme heyeti ise mütala vermişti.

    Örgüt propagandası yapmak suçuyla yargılanan ve hakkında mütala verilen Öztürk’ün duruşması 2 Ekim’e ertelenmişti.

    Öztürk’ün avukatı Aysun Akşehirlioğlu’nun yurtdışı yasağının kaldırılması gibi talepleri de mahkeme heyetince reddedilmişti.

    PİRHA/ İSTANBUL

     

     

     

     

  • Gülmen ve Özakça’nın bugün 2. duruşmaları görülüyor; Polis katılımcıları engelliyor

    Gülmen ve Özakça’nın bugün 2. duruşmaları görülüyor; Polis katılımcıları engelliyor

    PİRHA- Kanun hükmünde kararname (KHK) ile ihraç edilmelerinin ardından göreve iade talebiyle açlık grevi yapan eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın eylemi 204. gününde. Sağlık durumları ciddiyetini koruyan Gülmen ve Özakça’nın ikinci duruşması bugün Sincan Hapishanesi Kampüsünde bulunan duruşma salonunda görülüyor. Bu arada, Gülmen ve Özakça’nın bugün Sincan’da görülecek davasına gitmek isteyen yurttaşlar polis engeline takıldı.

    Kanun hükmünde kararname (KHK) ile ihraç edilmelerinin ardından göreve iade talebiyle açlık grevi yapan ve daha sonra “terör örgütü propagandası ve üyeliği” ile suçlanan eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın açlık grevi eylemi 204. gününde.

    Gülmen ve Özakça’nın 14 Eylül’de yargılandıkları davanın ilk duruşmasında tutukluluklarının devamına karar verilmişti.

    İkinci duruşmaları bugün Sincan Hapishanesi Kampüsünde bulunan duruşma salonunda görülüyor.

    Gülmen ve Özakça, 14 Eylül’de görülen ilk duruşmaya  getirilmemişti.

    Bu arada, Gülmen ve Özakça’nın bugünkü duruşması öncesi polis yine engelleme yapmaya çalışıyor.  Davaya gitmek için hareket eden araçlar Ankara’da polis tarafından bağlanıyor. Sosyolog Veli Saçılık, konuyla ilgili “Nuriye-Semih’in davasına katılım olmasın diye otobüsleri bağladı polis. Direniş kazanacak!” mesajını paylaştı.

     

    Gülmen ve Özakça, gözaltına alındıktan sonra 23 Mayıs’ta “tutuklanmamaları halinde adaletin işleyişine zarar verecekleri” ve “adli kontrol koruma tedbirlerinin yetersiz kalacağı” gerekçeleriyle tutuklanmıştı.

    KHK ile ihraç edilmeden önce Nuriye Gülmen Selçuk Üniversitesi’nde akademisyen, Semih Özakça ise Mardin’de ilkokul öğretmenliği yapıyordu.

    İki eğitimci 9 Mart’ta işlerine iade edilmeleri talebiyle açlık grevine başlamıştı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Eğitimciler Gülmen ve Özakça’nın açlık grevi 200. gününde

    Eğitimciler Gülmen ve Özakça’nın açlık grevi 200. gününde

    PİRHA- Kanun hükmünde kararname (KHK) ile ihraç edilmelerinin ardından göreve iade talebiyle açlık grevi yapan eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın eylemi 200. gününde. Sağlık durumları ciddiyetini koruyan Gülmen ve Özakça’nın ikinci duruşması 28 Eylül’de Sincan Hapishanesi Kampüsünde bulunan duruşma salonunda görülecek.

    Kanun hükmünde kararname (KHK) ile ihraç edilmelerinin ardından göreve iade talebiyle açlık grevi yapan ve daha sonra “terör örgütü propagandası ve üyeliği” ile suçlanan eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın açlık grevi eylemi 200. gününde.

    Gülmen ve Özakça’nın 14 Eylül’de yargılandıkları davanın ilk duruşmasında tutukluluklarının devamına karar verilmişti.

    İkinci duruşmaları 28 Eylül’de Sincan Hapishanesi Kampüsünde bulunan duruşma salonunda görülecek.

    Gülmen ve Özakça, 14 Eylül’de görülen ilk duruşmaya  getirilmemişti.

    Ankara Jandarma Komutanlığı, mahkemeye bir yazı yazarak, yeterli personelinin bulunmadığını ve duruşmada bir provokasyon yaşanabileceğini söylemişti.

    Jandarma Komutanlığı, kaçırılma ihtimalleri olduğunu öne sürerek, Gülmen ve Özakça’yı duruşmaya getirmeyeceğini de kaydetmişti.

    Gülmen ve Özakça, gözaltına alındıktan sonra 23 Mayıs’ta “tutuklanmamaları halinde adaletin işleyişine zarar verecekleri” ve “adli kontrol koruma tedbirlerinin yetersiz kalacağı” gerekçeleriyle tutuklanmıştı.

    KHK ile ihraç edilmeden önce Nuriye Gülmen Selçuk Üniversitesi’nde akademisyen, Semih Özakça ise Mardin’de ilkokul öğretmenliği yapıyordu.

    Savcılık, Gülmen ve Özakça’yı DHKP-C üyeliği ve propagandası ile suçlamıştı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da Gülmen ve Özakça’nın DHKP-C üyesi olduğunu söylemişti.

    İki eğitimci 9 Mart’ta işlerine iade edilmeleri talebiyle açlık grevine başlamıştı.

    Tutuklanmadan önce BBC Türkçe’ye konuşan Nuriye Gülmen, “Bizi açlığa mahkum etmelerine izin vermek zorunda değiliz. Bizim hayatımızla bu şekilde oynamalarına seyirci kalmak zorunda değiliz. İsyan edebiliriz, hakkımızı arayabiliriz, yani onurumuzu koruyabiliriz” demişti.

    Sincan Ceza ve İnfaz Kurumu’nda tutulan Gülmen ve Özakça daha önce sağlık durumlarının kötüleşmeleri nedeniyle hastaneye kaldırılmıştı. Anayasa Mahkemesi ise eğitimcilerin tahliye talebini reddetmişti.

    İki eğitimcinin sağlık durumu ciddiyetini koruyor.

     

     

    (HABER MERKEZİ)

  • Berkin Elvan davası 16 Kasım’a ertelendi: Sanık polis yine tutuklanmadı

    Berkin Elvan davası 16 Kasım’a ertelendi: Sanık polis yine tutuklanmadı

    Gezi Direnişi’nde polisin attığı gaz fişeğiyle hayatını kaybeden Berkin Elvan davasının 2’nci duruşması görüldü. Sanık polisin tutuklanması istendi. Mahkeme, ‘kaçma şüphesinin bulunmaması’ nedeniyle sanık polisin tutuksuz yargılanma halinin devam etmesine karar verdi. Dava, 16 Kasım’a ertelendi.

    Gezi Parkı Direnişi sırasında polisin attığı gaz fişeğinin başına isabet etmesi sonucu yaralı olarak kaldırıldığı hastanede 269 gün sonra yaşamını yitiren Berkin Elvan’ın öldürülmesine ilişkin görülen davanın 2’nci duruşması görüldü.

    Elvan ailesinin avukatları sanık polisin tutuklanmasını talep etti; ancak mahkeme, sanığın ‘kaçma şüphesinin bulunmaması’ nedeniyle tutuksuz yargılanma halinin devam etmesine karar verdi. Dava, 16 Kasım’a ertelendi.

    Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın duruşmasında, Berkin Elvan’ın ailesi ve avukatları hazır bulundu. “Olası kastla öldürmek” suçundan yargılanan ve halen Van İl Emniyet Müdürlüğü’nde görevli olan sanık polis Fatih Dalgalı ise duruşmaya Van 2. Sulh Ceza Hakimliği’nden SEGBİS aracılığıyla katıldı. HDP Milletvekilleri Hüda Kaya, Garo Paylan, CHP Milletvekilleri Selina Doğan, Sezgin Tanrıkulu, ÖDP Başkanlar Kurulu Üyesi Alper Taş ile Gezi Şehit, Gazi ve Aileleri Platformu, Taksim Dayanışması ve Cumartesi Anneleri gibi demokratik kitle örgütü temsilcileri de duruşmayı izlemek üzere salondaydı.

    “BERKİN’İN ÜZERİNDE TORPİL YOKTU”

    Evrensel’den Cansu Pişkin’in haberine göre, Berkin Elvan hastaneye kaldırıldığı sırada hastanede görevli olan polis memuru Bakır Altuğ tanık olarak dinlendi. Altuğ, hastaneye taksiyle getirilen Berkin’in kendinde olmadığını, hastane personelinden kimlik bilgilerini aldıklarını ifade etti. Altuğ, Berkin’in hastaneye getirildikten 10 dakika sonra ameliyata alındığını bu nedenle kendisine yaklaşamadıklarını, hemşirelerin Berkin’in üzerinden çıkanları nöbetçi polise teslim ettiğini anlattı. Altuğ, Berkin’in yakınları ile birlikte 3 avukatın eşyaları almak istediğini ve bunun üzerine kıyafetlerini aileye ve avukatlara teslim ettiğini ifade etti. Altuğ, “Berkin’in üzerinden çıkan eşyaları avukatlara teslim ettik. Torpil vb. bir şey yoktu. Hemşireler teslim etmiş olabilir” dedi.

    Tanığın beyanlarının ardından Elvan ailesinin avukatlarından Can Atalay söz alarak Altuğ’a, “Neden suçun bütünlüğüne ilişkin bir tespit yapmadan eşyaları teslim aldınız” diye sordu. Altuğ ise o dönem yaşanan toplumsal olayların yoğunluğu dolayısıyla “yorgunlukla” bunu yaptığını öne sürdü. Avukat Can Atalay, Berkin’in üzerinden çıktığı söylenen torpillere ilişkin de şu soruyu yöneltti: “Önce 1 torpil, sonra 4, sonra 7 torpil yazılıyor, neden ve nasıl?” Altuğ ise “Ben sadece duyduğumu söyleyebilirim, hatırlamıyorum. Niye öyle demiş bilmem.” yanıtını verdi.

    “BENİM ÇOCUĞUMU TERÖRİZE ETMEK İSTEDİLER”

    Bu sırada söz alan baba Sami Elvan, “Bakır ile konuştum, vicdanına bırakıyorum, benim çocuğumun cebinde kaç torpil vardı? 3 ayrı düzmece evrak var. Benim çocuğumu terörize etmek istediler. Polis memuru Bakır bana cebinden 7 tane çıktı dedi, sonra ne oldu” diye sordu. Polis memuru Bakır Altuğ ise Sami Elvan’ı yalanlayarak, “Ben Sami Elvan ile böyle bir konuşma yapmadım” dedi.

    “İÇİŞLERİ VE EMNİYET DELİL KARARTIYOR”

    Tanık beyanından sonra avukatların taleplerine geçildi. Elvan ailesinin avukatlarından Avukat Oya Aslan, sanık polis Fatih Dalgalı’nın kimliğini gizleme çabası ve düzenli olarak yalan söylemesi sebebiyle tutuklamasını talep etti. Avukat Can Atalay sanık polisin tutuklanmasını talep ederek, “Sistematik olarak delil karartılan bir dosyada ya delil toplayacaksınız ya da gerekeni yapacaksınız. İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Müdürlüğü tarafından delil karartılıyor” dedi.

    Mahkeme heyeti başkanı Canel Rüzgar sanık Fatih Dalgalı’ya taleplere ilişkin bir diyeceği olup olmadığını sordu. Sanık polis Dalgalı, “Gaz fişeğini almak, onu kullanmak anlamına gelmiyor. O günkü grupta ben alt gruptaydım. Gaz fişeği kullanmayı bilen herkes atmış olabilir” diyerek suçsuz olduğunu iddia etti.

    “BOŞ SARAYDA ADALET ARAYACAĞIZ”

    Dava öncesi Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliye Sarayı önünde basın açıklaması yapıldı. Açıklamada konuşan Sami Elvan, “Cumhurbaşkanı Erdoğan benim çocuğumun fermanını yazan kişidir” dedi. Adliye saraylarında iğneyle kuyu kazar gibi adalet aradığını dile getiren baba Elvan, adaleti herkes için aradıklarını vurguladı. Elvan şunları söyledi:

    Bomboş bir sarayın önüne geldik, bir adalet arayışına çıkacağız. Hep birlikte burayı doldurmaya çalışacağız. Şu an Türkiye’nin ikinci partisinin genel başkanı ülkede hukuk, adalet yok diye sokaklara çıkmış. Biz de bugün bu boş sarayda adalet arayacağız. Umarım en kısa zamanda adaleti temsil edenlerin aklını başlarına alıp kendi çocuklarının ve torunlarının geleceklerinin fermanlarını yazmasınlar. Onlara sesleniyoruz.”