Etiket: ikizköy

  • Akbelen’de zeytinlik kıyımı: Şirket ‘yanlışlık’ oldu deyip gitti- VİDEO

    Akbelen’de zeytinlik kıyımı: Şirket ‘yanlışlık’ oldu deyip gitti- VİDEO

    PİRHA- Akbelen’de kömür madeni sahasının genişletilmesi kapsamında şirket çalışanları, satış yapılmayan bir tarlaya girerek zeytin ağaçlarını kesti. Tepkiler üzerine “yanlışlık oldu” denilerek alandan çıkıldı. Köylüler ve İkizköy Muhtarı Nejla Işık duruma sert tepki gösterdi.

    Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy Akbelen’de, Yeniköy-Kemerköy Termik Santrali’ne kömür sağlamak amacıyla yürütülen maden genişletme çalışmaları kapsamında zeytinlik talanı sürüyor. Son olarak şirket çalışanlarının, satılmayan bir köylü tarlasına girerek zeytin ağaçlarını kesmesi bölgede büyük tepkiye yol açtı. Bugün yaşanan olayda, şirket çalışanları bahçesini şirkete satmayan bir köylünün tarlasına girerek zeytin ağaçlarını kesti. Köylülerin “Bu arazi satılmadı, kesemezsiniz” uyarılarına rağmen şirket görevlileri, “Satıldı, şirketin malı” diyerek kesim işlemini sürdürdü. Ancak bir süre sonra tarlanın satışının gerçekleşmediği ortaya çıktı. Bunun üzerine şirket çalışanları, “Yanlışlık olmuş” diyerek kestikleri zeytin ağaçlarını geride bırakıp alandan ayrıldı.

    Yaşananlara tepki gösteren İkizköy Muhtarı Nejla Işık, şirketin ekolojik talanını eleştirerek, “Satmayanın zeytinini niye kesiyorlar, bu ne? Akbelen’de tek bir zeytin ağacı bırakmamaya ant içmişler” dedi. Köylüler ise şirketin keyfi şekilde hareket ettiğini belirterek sorumluların hesap vermesini istedi. Bir köylü, “Her yere girip zeytinleri kesecekler, sonra da ‘yanlışlık oldu’ mu diyecekler? Bu işin sorumlusu kim?” diyerek tepkisini dile getirdi.

    Akbelen’de zeytinliklerin ve yaşam alanlarının korunması için yıllardır mücadele eden köylüler, yaşanan son olayın şirketin hukuksuz ve denetimsiz uygulamalarının geldiği noktayı gözler önüne serdiğini belirtti.

    (HABER MERKEZİ)

  • İkizköy’de nöbet: Bu toprakları terk etmeyeceğiz-VİDEO

    İkizköy’de nöbet: Bu toprakları terk etmeyeceğiz-VİDEO

    PİRHA- Akbelen Ormanı için tutulan nöbette bir araya gelen yaşam savunucuları talana karşı mücadele etmeye devam edeceklerini duyururken, “Bu toprakları terk etmeyeceğiz” mesajı verdi.

    Muğla’nın Milas ilçesinde bulunan Akbelen Ormanları’ndaki zeytinliklerin kesilmeye başlanması ve 4 kişinin gözaltına alınması sonrasında Akbelen mevkiinde kurulan çadıra ziyaretler sürüyor.

    İkizköy nöbet alanını Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz, CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, İkizköy, Karacahisar, Çamköy, Milas ve Bodrum’dan gelenlerin katıldığı bir buluşma gerçekleşti.

    “KARŞIMIZDA ÖRGÜTLÜ KÖTÜLÜK VAR”

    Nöbet alanında konuşan Ikizköy Muhtarı Nejla Işık, karşılarında örgütlü bir kötülük olduğunu söyleyerek, “Ama biz iyiliğimizle, toprak aşkımızla, köy aşkımızla, birliğimizle ve beraberliğimizde bu kötülüğe karşı duracağız ve bu köylerimizi kurtaracağız. Madene teslim etmeyeceğiz dedik. Ve gelinen noktada o köylere girecekler, önce zeytinlere girecekler, önce Akbelen’e girecekler dedik. Ve korktuğumuz oldu. 72 vatandaş zeytinliklerimizi  korumak için dava açtık” dedi.

    “AMAÇ BİZLERİ SÜRGÜN ETMEK”

    Dün sabah jandarmalar eşiliğinde yeniden ağaç kıyımına başlandığını hatırlatan Nejla Işık, “Dün sabahın erken saatlerinde yine ormana girdiler. Ağaçların üzerinde meyve olmasına rağmen kesim yaptılar. Amaç zeytin taşımak değil. Amaç köylüleri buradan sürgün etmek. Adım adım gidip önce Akbelen’i yutmak istiyorlar. Zeytinliklerin bitmesi demek İkizköy’de bitti demek. Çamköy, Karacahisar, Hasanlar, Balcılar, Çiftlik, Fesleğen köylerinin bitmesi demek. Bizler 6 yıldır burada 15-20 kişi olabiliriz. Ama güçleniyoruz. Ne olur buna ses verin ve bundan sonra tek bir zeytin ağacına dokundurtmayalım dedik. Dün dört kişi gözaltına alındık. Onlarca askeri şu gördüğünüz tepeye yığdılar. Şirket işini rahatça yapsın diye. Şirket o zeytinleri talan etsin diye” ifadelerini kullandı.

    “CEHENNEME ÇEVİRDİLER”

    Nejla Işık, mücadelelerine ses olunması çağrısında bulunarak şöyle devam etti:

    “Burada tek köy olmadığımızı gösterelim artık. Bu zeytinleri anamız, babamız, nenemiz, dedemiz bize bırakmak için bu yaşa getirdi. Torunuma bırakacağım diyerek varını yoğunu harcadı bu yolda. Bu toprağın taşını toprağını ayıkladı.  Siz köylüyü bitirirseniz, siz çiftçiyi bitirirseniz, siz su kaynaklarını bitirirseniz o enerjiyi ne yapacaksınız ya? Ne yapacaksınız? Neye yarar bu enerji? Akbelen’in tepesine çıkın da o gözlerle bir görün onu. İçiniz kan ağlar. Bu güzelim Muğlamızı, cennet Muğlamızı cehenneme çeviren bu iki santrale karşı hepimiz topyekün birlikte olmalıyız. Ya birlikte kazanacağız, ya birlikte kazanacağız. Başka çaremiz yok.”

    PİRHA/MUĞLA

     

  • Ankara’da İkizköy’e destek eylemi: Yaşasın dayanışma! -VİDEO

    Ankara’da İkizköy’e destek eylemi: Yaşasın dayanışma! -VİDEO

    PİRHA- Cemal Süreya Parkı’nda Akbelen’de zeytinlik alanları maden işletmeciliğine açacak yasaya karşı yapılan büyük buluşmaya destek eylemi yapıldı. Akbelen direnişine selam gönderilirken, yasa geri çekiline kadar mücadeleye devam edileceği vurgulandı.

    Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy’de yaşayan yurttaşlar, 13 Haziran’da Meclis gündemine gelen ve tepkilere rağmen kabul edilen Maden Yasası’na karşı eylerlerine devam ediyor.

    “Maden yasasını tanımıyoruz” diyen İkizköylüler Akbelen’de büyük bir buluşma gerçekleştirdi.

    Zeytinlik alanları maden işletmeciliğine açacak yasaya karşı köylülerin günlerce nöbet tuttuğu Ankara Cemal Süreya Parkı’ndan da eş zamanlı olarak Akbelen’e destek eylemi yapıldı.

    “ARKADAŞLARIMIZ AKBELEN’DE DİRENİRKEN BİZ DE BURADA DİRENECEĞİZ”

    Eyleme katılan Murat Sarıkaya, yasanın geri çekilmesi için mücadeleye devam edeceklerini belirterek, şunları söyledi:

    “Havama, suyuma, toprağıma dokunanların Meclis’te çıkardığı yasaya karşıyım. Ülkede çıkan bütün yasalardan daha önemli bir yasayı eze eze çıkarttılar ve halkın asılları yani halkın kendisi istemedi ama vekilleri istedi. Bu süreci vekiller kendileri için istediler ve bu yasayı zorla çıkarttılar.

    Bu yasanın devamının işlemesine izin vermeyeceğiz. Biz de elimizden geleni yapacağız. Akbelen’de arkadaşlarımız bizim için mücadele ediyor. O zeytinler kendi zeytinleri değil aslında o zeytinler hepimizin zeytinleri, 100 yıllık zeytinler. Bugün o zeytini kestikten sonra yarın dikmek istediğin zaman pardon diyemiyorsun. 100 yılı kesmiş oluyorsun. Zeytinlerin kesilmesine izin vermeyeceğiz.

    Onlar orada direnirken biz de burada direneceğiz. Elimizden geldiği kadar mahallemizde, kentlerde, şehirlerde, her yerde onlara destek olacağız. Bu yasanın geri çekilmesi için elimizden geleni yapacağız.”

    “ZALİME KARŞI MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

    Cemal Süreya Parkı’ndan Akbelen’e selamlarım gönderen Emel Uzman ise şu ifadeleri kullandı:

    “Bugün şu saatte Akbelen’de de direnişçi, çevreci dostlarımız aynı biçimde bir eylem içindeler. Biz de onlarla birlikte yaklaşık bir aya yakın bir süre geçirdik. Onlarla birlikte dayanışma içindeydik. Bu dayanışmanın bir parçası olarak da bugün yine Cemal Süreya’dan seslenmek istiyoruz onlara. Asla yalnız bırakmayacağız onları. Havamıza, suyumuza, toprağımıza kimsenin dokunmasına izin vermeyeceğiz. Bu bir yolculuk, bu bir mücadele. Bazen siyasetçiler, bazen ülkeyi yönetenler toprağa, suya, doğaya, insana düşman olabiliyor. Zalimin karşısında biz mazlumlar mücadelemizi sürdüreceğiz. Yaşasın dayanışma diyorum.”

    PİRHA/ANKARA

     

  • İkizköylülerden Akbelen için dayanışma çağrısı-VİDEO

    İkizköylülerden Akbelen için dayanışma çağrısı-VİDEO

    PİRHA- İkizköylüler, Akbelen Ormanı’nın kesim izninin uzatılmasına karşı açtıkları iptal davasının 13 Haziran’da görülecek duruşmasına katılım çağrısı yaptı. 

    Muğla’nın Milas ilçesi bağlı İkizköy sakinleri Akbelen Ormanı’nın kesim izninin uzatılmasına karşı açtıkları iptal davasına katılım çağrısı yaptı. İkizköylü yurttaşlar, yayınladıkları videolarla 13 Haziran’da Muğla 1’inci İdare Mahkemesi’nde görülecek olan duruşmaya katılım çağrısı yaptı. Çektiği videoyla sesini duyurmaya çalışan İkizköy Muhtarı Nejla Işık, Akbelen için 5 yıldır mücadele ettiklerini hatırlattı. 24 Temmuz 2023’te tüm direnişe rağmen Akbelen Ormanı’nın kesildiğini anımsatan Işık, eylemler sürecinde kendilerine uygulanan baskıları hatırlatarak buna rağmen mücadeleyi bırakmadıklarını söyledi.

    Şimdi ise bu mücadelenin davasının görüleceğini belirten Işık, herkesi dayanışmaya çağırarak:  “Şu an Akbelen oyuluyor, dinamitler patlatılıyor, su kaynaklarımız yok oluyor, zeytinliklerimiz, hayvanlarımız, sebzelerimiz tozun içinde. Buna rağmen bu köyden gitmemek için inat ediyoruz. Herkesi bu sesi yükseltmeye 13 Haziran’da Muğla 1’inci İdare Mahkemesi önüne bekliyoruz” çağrısı yaptı.

    “DOĞAMIZI SAVUNMAK SUÇ MU?”

    İkizköylü Aytaç Yakar da çektiği videoda, çam ağaçları için verdikleri mücadeleye herkesi beklediklerini söyledi. Havasını, suyunu, toprağını seven herkesten destek beklediklerini belirten Yakar, “55 yaşına kadar görmediklerimi son 1 yılda gördüm. Jandarmanın, biber gazının ne olduğunu bilmezdim. Ama toprağımı savunduğum için bunları öğrendim. Doğamızı savunmak suç mu?” diye sordu.

    SARICA: BAŞVURU HUKUKSUZ

    Davanın avukatlarından İpek Sarıca ise orman kesim izninin 28 Aralık 2021’de bittiğini hatırlattı. Yürütmeyi durdurma iptal edilmesi kararlarının yapılacak işlemin geriye dönük zararlarını önlemek için alındığını kaydeden Sarıca, “İznin bitiş tarihinden önce Orman Bölge Müdürlüğü’ne başvuru yapılması gerekiyor. Fakat bu izin ile ilgili yürütmeyi durdurma kararı varken, şirket kesim için başvuru yapmış. Müdürlük ise başvuruyu alıyor ve işlem yapmadan askıda bekletiyor. Başvuru konusu hukuksuz bir işlem ve bu işleme dayanarak kesim iznini uzatma kararı veriliyor. O kararla Akbelen Ormanı katledildi ve eko-kırım suçu işlendi. Duruşmada bu iznin iptal edilmesini isteyeceğiz. Doğaya, geleceğe ne kadar saygı duyulduğu bu duruşmada belli olacak. Bu hukuksuzluğa karşı hep birlikte olmak gerekiyor” diye konuştu.

    PİRHA/MUĞLA

     

     

  • İkizköylüler yeni yılı Akbelden’deki nöbet alanında karşıladı

    İkizköylüler yeni yılı Akbelden’deki nöbet alanında karşıladı

    PİRHA- Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy Mahallesi’nde yaşayan vatandaşlar, Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerine kömür sağlamak için planlanan maden sahasına karşı mücadelelerini sürdürüyor. İkizköylüler yeni yılı Akbelen Ormanı’nda nöbetle karşıladı.

    Milas’a bağlı İkizköy Mahallesi’nde Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerine kömür sağlamak amacıyla maden sahası açılmasına engel olmak isteyen  çevreciler ve bölge halkı, 2024 yılına Akbelen’deki yeni nöbet alanındaki çadırda girdi.

    “MÜCADELEYİ BIRAKMAYACAĞIZ”

    İkizköylü Nejla Işık, şunları söyledi:

    “Bizler İkizköy’de Akbelen’de tam 4 senedir dağımız, taşımız, toprağımız, vatanımız için mücadele ediyoruz, direniyoruz, nöbet tutuyoruz. 2023’te canımızdan can gitse de kolumuzu, bacağımızı kesseler de Akbelen’i yangın yerine getirseler de biz bu topraklardan da Akbelen’den de vazgeçmiyoruz. İyiliğimizle, sevgimizle, birbirimize duyduğumuz destek ve dayanışmayla, yine burada nöbet alanında 2024’e saatler kala yine bir aradayız. Biz bu mücadeleyi bırakmadık, bırakmayacağız. Ne Akbelen’i ne de İkizköy’ü madene vermeyeceğiz. Bu maden duruncaya kadar biz bu mücadeleden vazgeçmeyeceğiz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Yönetmen Serhat Sarışın, Akbelen direnişini çektiği ‘Zeytinliğin Ardı’nı anlattı

    Yönetmen Serhat Sarışın, Akbelen direnişini çektiği ‘Zeytinliğin Ardı’nı anlattı

    PİRHA – Yönetmen Mervan Serhat Sarışın, çektikleri ‘Zeytinliğin Ardı’ belgesel filmini anlattı. Sarışın, “Filmde izleyiciye vermek istediğimiz mesaj sadece ormanları koruyalım ile ya da sadece Akbelen Ormanı’yla sınırlı bir mesaj değil” dedi. Akbelen Ormanı’nda verilen mücadelenin çok değerli olduğunu söyleyen Sarışın, “Bu herkese örnek olacak bir mücadele ve direniş biçimidir” dedi.

    Muğla’nın Milas ilçesinde bulunan Akbelen Ormanı’ndaki ağaçların, Limak Holding’e ait Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralleri’ne kömür sağlamak amacıyla kesilmesine karşı yaşam savunucuları haftalardır direnişlerine devam ediyor. Bu doğa talanını gözler önüne sermek isteyen yönetmen Mervan Serhat Sarışın, ‘Zeytinliğin Ardı’ adlı bir belgesel filmi çekti. Sarışın, çektikleri belgesel filmin hangi fikirle ortaya çıktığı, içeriği ve filmle verilmek istenen mesajlar üzerine PİRHA’ya konuştu.

    “AKBELEN ORMANI’NA GİDEREK HİKAYEYİ ANLATMAYA KARAR VERDİK”

    Serhat Sarışın, ‘Zeytinliğin Ardı’ belgesel filminin ortaya çıkış sürecini şöyle anlattı:

    “Akbelen Ormanı’nın maden sahasına dönüştürülmesine engel olmak için verilen mücadeleyi, çadır nöbeti tutan köylüler üzerinden anlattığımız bir belgesel film. Filmin ortaya çıkışı bir yönetmen arkadaşımla sohbetimiz sonucu onun beni bilgilendirmesiyle böyle bir mücadelenin varlığından haberdar oldum ve üzerine düşündü, konuştuk ve film yapmaya karar verdik. Sonrasında ise oradan mücadelenin baş aktörü olan Nejla(Işık) abla ile iletişime geçtik ve tanıştık; bize mücadeleden, çadır nöbetinden bahsetti. Biz de bu hikayeyi film yapmak istediğimizi söyledik. Kabul ettiler ve biz de kalkıp Muğla Milas’da bulunan Akbelen Ormanı’na İkizköy’e giderek hikayeyi anlatmaya karar verdik.”

    FİLMİN TAMAMLANMASI VE FESTİVAL SÜRECİ

    Çekim sürecinin çok güzel geçtiğini belirten Mervan Serhat Sarışın, “Şu anda yok edilmeye çalışılan ormanın içinde doğa ile baş başa filmin oluşumunu da olumlu yönde etkileyen bir süreçti. Oradaki köylülerle, mücadelecilerle, çevrecilerle tanıştık, sohbet ettik, röportajlarımızı aldık ve çekim sürecimizi tamamladık. Bir buçuk aylık bir kurgu aşamasından sonra filmimiz tamamlandı ve festival süreci başladı. ilk olarak 12. Uluslararası Suç Ve Ceza film Festivali’nde en iyi belgesel film için yarıştık, sonra İşçi filmleri festivali, Documentaristt gösterimleri oldu. Bu sıralarda ise Yunanistan’da iki film festivalinde finalist olduk. Bu arada Akbelen Ormanı’na yapılan müdahale sebebiyle 4 Ağustos’a kadar film, Documentaristt Youtube hesabından erişeme açılmıştı” dedi.

    “VERMEYE ÇALIŞTIĞIMIZ MESAJ SADECE AKBELEN ORMANI İLE SINIRLI DEĞİL”

    Sarışın, ‘Zeytinliğin Ardı’belgeselinde izleyiciye vermek istedikleri mesajın sadece ormanların korunması ve Akbelen Ormanı’yla sınırlı bir mesaj olmadığını dile getirdi.

    Sarışın, doğanın, coğrafyanın, insanın ve emeğinin ne kadar kutsal ve uğruna mücadele etmeyi gerektiren bir şey olduğuyla ilgili olduğunu da söyleyerek, “Bu, bugünlerde sürekli yangın haberleri gelen Cudi için de geçerli, Kaz dağları için de geçerli, Akbelen Ormanı için de geçerli. Bunlara bir yerden bakmak gerektiğine inanıyorum” dedi.

    “DOĞANIN TALANI BÜTÜN CANLILARIN YAŞAMININ GASPIDIR”

    “Doğanın yok edildiği yerlerde yaşam hiçbir zaman eskisi gibi olmayacaktır” diyen Sarışın, doğanın talanının insanın, yaşayan bütün canlıların yaşamının gaspı olduğunu belirtti.

    Sarışın, Akbelen Ormanı’nda verilen mücadelenin çok değerli olduğunu da ifade ederek, “Bu herkese örnek olacak bir mücadele ve direniş biçimidir” diye kaydetti.

    ‘Zeytinliğin Ardı’ belgeselinin fragmanına buradan ulaşabilirsiniz.

    Devrim FINDIK/İSTANBUL

  • TTB’den orman katliamına tepki: Akbelen’den elinizi çekin!

    TTB’den orman katliamına tepki: Akbelen’den elinizi çekin!

    PİRHA – TTB, Akbelen Ormanı’nda süren çevre katliamının durması için açıklama yaptı. TTB, “Devlet yetkililerinin doğanın, kurdun, kuşun, yaşama can veren ağacın; yani tüm canlıların hakkını korumak isteyen bölge insanın sesine kulak vermesi gerektiğini belirtti.  

    İki yıldan bu yana bölge halkı tarafın korunmaya çalışılan Muğla’nın Milas ilçesi İkizdere köyündeki Akbelen Ormanları, 24 Temmuz sabahından bu yana katlediliyor.

    Yeni linyit kömürü yatakları açmaya çalışan YK Enerji AŞ. tarafından sürdürülen talana, toplumun birçok kesiminden tepkiler sürüyor. Dört yıldan bu yana 750 dönümlük ormanlık alanı nöbet tutarak korumaya çalışan İkizdere köylüleri ve onlara destek için bölgede olan gönüllüler, günlerdir güvenlik güçleri tarafından sert müdahalelere uğruyor.

    HEKİMLERDEN ‘PARİS İKLİM ANLAŞMASI’ HATIRLATMASI!

    Türk Tabipleri Birliği de (TTB) bölgedeki orman katliamına dikkat çekmek için açıklama yaptı. “Akbelen’den elinizi çekin!” başlıklı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Bilindiği gibi Türkiye ancak 2021 yılının sonunda Paris İklim Anlaşması’nı onaylamış ve böylece 2053 yılında net sıfır karbon hedefi koyarak yeni bir döneme girmiştir. Ancak Türkiye henüz kömür kullanımını sonlandırmak için hedef bir tarih belirlemediği gibi yıllar öncesinden koyduğu mevcut kömürlü termik santral kapasitesini iki katına çıkarma ve elektrik üretiminde kömürün payını artırma planlarını Paris İklim Anlaşması’nı onaylamış olmasına rağmen hala inatla sürdürmektedir. Oysa ülkemizin kömürlü termik santrallerini bir plan içinde önümüzdeki on yıllık dönemde kapatması, sera gazı emisyonlarını %70’in üzerinde azaltmasını sağlayacak ve imzaladığı Paris İklim Anlaşması’na uygun olarak 2053 yılında net sıfır karbon emisyonu hedefine ulaşmasını sağlayacaktır. Diğer yandan linyit madenlerinin açılması için ormanlarımızın ve doğal kaynaklarımızın yok edilmesinin de önüne geçecektir. Zaten Muğla ilimizin ormanları Yatağan, Kemerköy ve Yeniköy termik santralleri nedeniyle önemli ölçüde bu santralleri işleten şirketler tarafından tahrip edilmiştir. Yatağan ve çevresi bu tahribatın en yıkıcı örneklerinin görüldüğü bölgelerin başında gelmektedir. Diğer iki termik santral ise sadece Muğla’nın değil; dünyanın önemli doğal güzelliklerinin bulunduğu Gökova’da yer almaktadır. 2021 yılında Muğla’da çıkan ve haftalarca süren orman yangınlarında 16 bin hektardan fazla alanın yanması hala akıllardadır. Farklı noktalarda başlayan orman yangınları Kemerköy ve Yeniköy termik santrallerine kadar ulaşmıştır ve her iki santral de faaliyetlerine bir süre ara vermiş ve önemli bir ormanlık alan kaybı da yaşanmıştır. İşte şimdi bu termik santraller için bu yangından kurtulan 750 dönümlük Akbelen Ormanı güvenlik güçlerinin koruması altında testerelerle yok edilmeye çalışılmaktadır.

    “İKİZKÖYLÜLERİN YANINDAYIZ”

    1982 Anayasası’nın “Ormanların korunması ve geliştirilmesi” başlıklı 169. maddesi “Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır” demektedir. Yine Anayasamızın 56. maddesinde “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların ödevidir” yazmaktadır. Bu bağlamda devlet yetkililerinin doğanın, kurdun, kuşun, yaşama can veren ağacın; yani tüm canlıların hakkını korumak isteyen bölge insanın sesine kulak vermesi ve anayasal haklarını kullanan bu insanlara karşı biber gazlı sert müdahalesini derhal terk etmesi gerekir.

    TTB olarak Akbelen Ormanı’nı korumak için mücadele eden her yaştan İkizköylülerin ve onlara destek veren çevre gönüllülerinin yanındayız. Başta Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilileri olmak üzere Akbelen Ormanı’nın yok edilmesine izin veren, bu katliama ses çıkarmayan ve ormanı korumak yerine güvenlik güçleri kanalı ile ormanı yok edenlere destek verenlerin er veya geç hukuk önünde hesap vereceklerini hatırlatmak isteriz. Doğasını savunmak için bölgede olan yaşam savunucularına yönelik şiddetli saldırılar ve hukuksuz gözaltı işlemleri ile TTB’nin de bileşeni olduğu Temiz Hava Hakkı Platformu’nun koordinatörü Deniz Gümüşel hakkında Milas içine girme ve yurtdışına çıkma yasağı verilmesini kınıyoruz.

    Bir kez daha uyarıyoruz; Akbelen’den elinizi çekin. Sağlıklı bir çevrede yaşam hakkının savunucusu olan TTB, iki yıldan bu yana olduğu gibi sürecin yakından takipçisi olacaktır.”

    PİRHA/ANKARA

  • Muğla İkizköy Işıkdere de yıkım hızlandı, köylüler isyan etti: Yeter artık!-VİDEO

    Muğla İkizköy Işıkdere de yıkım hızlandı, köylüler isyan etti: Yeter artık!-VİDEO

    PİRHA- Dört bin yıllık tarihin yattığı İkizköy Işıkdere Mahallesi’nde yıkım hızlandı. İş makinaları yoğun bir çalışma yürütürken, çevreciler, yıkıma karşı, iktidara seslenerek, “Yeter artık! Yeter, ellerinizi bu ülkenin topraklarından çekin” dedi.

    Diyanet’in Limak tarafından işletilen termik santrale kömür tedarike etmek için yıkılan tarihi cami ve kilisenin bulunduğu alanda iş makinaları çalışmalarını hızlandırdı.

    Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy’de Limak şirketinin kömür çıkarmak için dozerlerle yıktığı cami için köylülerin gönüllü avukatı İsmail Hakkı Atal ve köylüler, yıkıma tepki gösterdi.

    “AKP İKTİDARI DÖNEMİNDE CAMİLERİ YIKTILAR

    Dört bin yıllık tarihin yattığı İkizköy Işıkdere Mahallesi’nin katledildiğini aktaran Atal, Diyanet İşleri Başkanlığı’na yaptığı başvuruyu hatırlatarak, şunları söyledi:

    “DİB, ‘Cemaati kalmayan bir caminin gerekli izinler alındıktan sonra başka bir yere taşınmasında dinen sakınca yoktur’ dedi. Siz cemaati kalmayan bir camiyi başka yere taşımadınız. Camiyi tarumar ettiniz, yerle bir ettiniz, yeksan ettiniz, yıktınız. Cemaati kalmamış bir cami değil, cemaati bırakılmamış bir camiydi. Işıklara Mahallesi’ne el koydunuz. Halkın malına el koydunuz. Dolayısıyla şu anda Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarihinde ilk defa AKP iktidarı döneminde camileri yıktılar. Dozerlerle tarumar ettiler. Diyanet İşleri Başkanlığı da bu cami yıkılabilir diye fetva verdi.”

    “SÖMÜRÜYE SON

    Köylü yurttaşlardan biri de, insanların emeğini, toprağını, nefesini, oksijenini, maneviyatını, ibadethanelerini, camisini, kilisesini, kapitalist sisteme kurban edildiğini vurgulayarak, “Ne kaldı geriye? Ne kaldı? Ülkeyi yerle bir ettiniz. Türkiye’yi talan ettiniz. Ne bıraktınız, ne bırakıyorsunuz? Gençliğimize, nefes alın alır bir ülke bırakamayacak mıyız? Sizler ne vicdansız insanlarsınız. Yeter artık! Yeter, ellerinizi bu ülkenin topraklarından çekin. Bu ülkenin geçiminden geçim kaynaklarından çekin. Köylüden çekin. Yeter artık. Bu ülkede biz adalet istiyoruz. Emeğe adalet istiyoruz. İnsan adaleti, hayvan adaleti, doğa adaleti, toprak adaleti istiyoruz. Sömürü son bulsun istiyoruz. Yeter artık. Biz bu ülkede nefes almak istiyoruz” ifadelerine yer verdi.

    “GEÇMİŞİMİZİ SİLDİLER

    Bir başka köylü yurttaş da, yıkımın yapıldığı Işıkdere’de iki bin on sekizden bu yana kazı yapıldığına dikkat çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Dört senedir devam eden kazıyı geçtiğimiz hafta Çarşamba’dan itibaren bitirerek ve alandaki kalıntıları yok ederek alıp karşıya döktüler. Burada çıkan Roma ve Bizans dönemine ait kalıntılar, mozaik taşlar bulunduğu söylendi. Biz umutlandık. Biz bununla ilgili dava açtık. Dedik ki burası bu şekilde kalırsa Akbelen de kurtulur dedik. Neye tutunduysak her şey elimizden söküp aldılar. Işıkdere’yi an be an, dört senedir lokma lokma yediler. Ne deremizi tanıdılar, ne kültürel varlıklarımızı tanıdılar. Geçmişimizi sildiler. Geleceğimizi çalıyorlar. Akbelen Ormanı’nı vermeyeceğiz.”

    Köylülerin bekleyişi sürerken, yıkımın yapıldığı alana jandarma sevk edildi.

    PİRHA/MUĞLA

  • İkizköylülere hakaret eden hakim hakkında yapılan şikayet reddedildi-VİDEO

    İkizköylülere hakaret eden hakim hakkında yapılan şikayet reddedildi-VİDEO

    PİRHA- Muğla’daki Akbelen ormanına açılmak istenen maden ocağı için yapılan keşif sırasında avukat İsmail Hakkı Atal ve çevrecilere hakaret ettiği iddiasıyla hakim hakkında HSK’ye yapılan başvuru reddedildi. 

    Muğla’nın Milas ilçesi İkizköy Mahallesi’nde bulunan Akbelen Ormanı’nda genişletilmek istenen Linyit Maden Ocağı’na karşı bölge halkı ve çevre savunucularının nöbet eylemi devam ederken, 7 Ağustos’ta bölgede yapılan bilirkişi keşfini yöneten ve çevre savunucularıyla avukatlara hakaret eden hakim Murat Yüksel’in herhangi bir görevlendirme yazısı olmadan keşfe katılması ve İkizköylülerin avukatı İsmail Hakkı Atal ve çevrecilere hakaret etmesinin arından Hakimler ve Savcılar Kurulu’na (HSK) yapılan şikayet başvurusunda karar açıklandı.

    İkizköylülerin avukatı İsmail Hakkı Atal, söz konusu hakime meslekten el çektirilmesi yönündeki taleplerinin HSK tarafından kabul edilmediğini açıkladı.

    Atal, ret kararına karşı Ankara 18. İdare Mahkemesi’nde HSK aleyhine iptal davası açtıklarını belirterek, HSK’nin şikayet başvurusu olmadan gereğinin yapması çağrısında bulundu.

    Atal, keşfe gelen iki hakimin görevlendirme yazısının olmadığını da aktararak, şunları dile getirdi:

    “Yasaya aykırı şekilde kendileri nasıl bir durumdan vazife çıkarmışlarsa görevlendirme yazısı olmaksızın keşfe katıldılar. Hukuka aykırı uygulamaların altına imza attılar. Anayasa’nın 10’uncu maddesine aykırı davrandılar. Burada bir zümreye, şirkete imtiyaz tanıdılar. Aynı zamanda bize hakaret ettiler. Buradaki yurttaşların haklarını korumaya çalışan davacı vekillerine ve İkizköy Çevre Komitesi’nden arkadaşımıza ‘geri zekalı ve ruh hastası’ diyerek hakaret ettiler. Bu hakimin hemen, ivediyetle HKS tarafından meslekten el çektirilmesi gerekiyor. Bizim şikayetimize gerek kalmadan el çektirilmesi gerekiyordu ama hala bizim şikayetimize rağmen bir şey yapılmadı.

    Adeta patlatmalarla İkizköylülüeri taciz edip buradan bir an önce gitmeye zorlarcasına sürekli bir patlatma yapıyorlar. Anayasa’nın 10’uncu maddesi, ‘Hiçbir aileye, zümreye, sınıfa imtiyaz tanınamaz. Kamu görevlileri kanun önünde eşitlik ilkesine uygun hareket etmek zorundadır’. Burada Limak, İçtaş, kimin yakını olursa olsun Anayasa’nın 10’uncu maddesine uygun davranmak zorundadır.”

    PİRHA/MUĞLA

     

    İLGİLİ HABERLER

    1-İkizköylülülere hakaret eden hakim HSK’ya şikayet edildi.

  • Akbelen Ormanı’nda ağaç kesimi başladı, köylüler direniyor-VİDEO

    Akbelen Ormanı’nda ağaç kesimi başladı, köylüler direniyor-VİDEO

    PİRHA- Akbelen Ormanı’nda bu sabah ağaç kesimi başladı. Bölgeye gelen jandarma, kesimin yapılmak zorunda olduğunu belirterek ağaç kesimini gerçekleştirenlere kalkan olurken, İkizköy Çevre Komitesi üyesi Nejla Işık kesime tepki göstererek, “Saat 09:00’da durdurulan ağaç kesimi tekrar başlarsa kendimizi ağaçların önüne atacağız. Lütfen desteğe gelin. Burası sadece bizim sorunumuz değil” diyerek duyarlılık çağrısında bulundu.

    İkizköylüler, Milas Orman Genel Müdürlüğü’nün 15 Temmuz’da Akbelen Ormanı’nda kesim yapacağı iddiası üzerine suç duyurusunda bulmuşlardı. Akbelen Ormanı’nda dün nöbet tutmaya başlayan İkizköylüler, bu sabah ağaçların kesiminin başladığını ve direnmeye devam edeceklerini duyurdular.

    HUKUKİ SÜREÇ DEVAM EDERKEN AĞAÇ KESİMİNE DEVAM EDİLİYOR

    740 dönümlük Akbelen Ormanı, Limak Holding’e Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından satılmıştı. Milas’taki termik santrale kömür temin etmek için maden yapılmak istenen ormanda, ekolojik dengenin ve geçim kaynaklarının yok edilmesini istemeyen doğa savunucuları geçtiğimiz günlerde Muğla 1. İdare Mahkemesi’nde Tarım ve Orman Bakanlığı ile Orman Genel Müdürlüğüne karşı dava açmıştı.

    Mahkeme, idarenin savunmasını aldıktan sonra, ormanda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar vermişti. Ancak hukuki süreç devam ederken ormanda ısrarla kesim yapılmaya devam edildi. Yaşanan bu duruma tepki gösteren yöre halkı, OGM yetkilileri hakkında da ‘görevi kötüye kullandıkları’ gerekçesiyle savcılığa suç duyurusunda bulunmuştu.

    TEPKİLER ÜZERİNE AĞAÇ KESİMİ DURDURULDU

    Bayram tatilinin fırsata çevrilmeye çalışıldığını söyleyen İkizköylüler, ağaçların kesileceğini öğrendikten sonra ormanda nöbete başlamıştı. 15 Temmuz’da kesim için ormana gelen olmadı. Fakat bu sabah saat 06:00 civarında bölgeye gelen ekipler kesime başladı.

    “BURASI SADECE BİZİM SORUNUMUZ DEĞİL”

    İkizköy Çevre Komitesi üyesi Nejla Işık kesime tepki göstererek, “Sabah motor seslerini duyduk. Ormana gittik. 20 ağacı kesmişlerdi. Tepkiler üzerine kesim şu an durdu. Ancak olay yerine jandarma geldi. Bize ‘eylem yapmak istiyorsanız gidin köyde eyleminizi yapın. Burada kesim yapılmak zorunda’ dediler. Saat 09:00’da durdurulan ağaç kesimi tekrar başlarsa kendimizi ağaçların önüne atacağız. Karşımızda bir insan yok, duygusuzlar. Lütfen desteğe gelin. Burası sadece bizim sorunumuz değil. İkizköy’ün sorunu değil. Elinizi vicdanınıza koyun. Belediye başkanlarına sesleniyorum. Neden sessiz kalıyorsunuz? Biz ölelim burada istediğinizi yapın” dedi.

    “ORMANLARIN TALAN EDİLMESİ SU KRİZİNE DE NEDEN OLUR”

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Muğla Milletvekili Suat Özcan da Akbelen Ormanı’nın kesimine karşı yeniden nöbet başlatan köylülere destek olmak için sabah saatlerinde İkizköy’e gitti. Köylülerin nöbet tuttuğu kesim alanına giden Özcan açıklamada bulunarak, “Kömür için ormanlar talan edilmekte, ağaçlar kesilmektedir. Kömür için ormanlar talan edilmekte, ağaçlar kesilmekte. Bugün erken saatlerde 20-30 kadar ağacın kesildiğini öğrenir öğrenmez geldik. Mutlaka çevre halkının doğal yaşam alanlarının aynı kalması lazım. Son yılların en kurak mevsimini yaşıyoruz. Su krizi var. Bu nedenle suyun en önemli çözüm yolu ormanlardır. Ormanları koruyalım” diye konuştu.

    PİRHA/MUĞLA

  • İkizköylüler: Türkiye’yi talan ettiniz, yeter artık!- VİDEO

    İkizköylüler: Türkiye’yi talan ettiniz, yeter artık!- VİDEO

    PİRHA- AKP’ye yakın beş büyük şirketten biri olan LİMAK Holding’e ait termik santral yapımı için Akbelen Ormanı’nda ağaç kesimine karşı köylülerin başlattığı direniş sonuç vermiş ve ağaç kesimi durdurulmuştu. KARDOK gönüllü avukatı İsmail Hakkı Atal, ağaç kesiminin Kurban Bayramı’nda tekrar başlayacağını söyleyerek, kesime izin veren Orman Genel Müdürlüğü yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunduklarını açıkladı. İkizköy köylüleri ise; “Kesinlikle köylüler olarak bunların önünde duracağız” dedi.

    Orman Genel Müdürlüğü AKP’ye yakınlığıyla bilinen LİMAK Holding’in sahibi olduğu Yeniköy-Kemerköy termik santraline 740 dönüm Milas İkizköy’de bulunan Akbelen Ormanı’nı satmıştı. Hemen ardından termik santral yapımına başlanacak olan alanda bulunan ağaçlar kesilmeye başlanmıştı. Bunun üzerine Akbelen Ormanı’nda ağaç kesimine karşı köylüler direniş başlatmış, sonrasında da başlatılan direniş sonuç vermiş ve ağaç kesimi durdurulmuştu.

    Direnişleri sayesinde Şeker Bayramı’ndan önce son anda orman kesimini durduran İkizköy köylüleri durdurulan ağaç kesimine Kurban Bayramı’nda yeniden başlanacağını söyleyerek izni veren Orman Genel Müdürlüğü hakkında suç duyurusunda bulundular.

    “ORMANLARIMIZIN KORUNMASI HALK SAĞLIĞI VE MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR”

    Konuya ilişkin açıklama yapan Karadam ve Karacahisar Mahalleleri Doğayı Doğal Hayatı Koruma Güzelleştirme ve Dayanışma Derneği (KARDOK) gönüllü avukatı İsmail Hakkı Atal şunları aktardı:

    “Aldığımız duyumlara göre Milas Orman İşletme şefliği ve LİMAK Şirketi, 15 Temmuz günü sabah saatlerinde ormanı yeniden kesmeye geleceklermiş. Şikayet dilekçemizde ve diğer dilekçelerimizde ısrarla belirttiğimiz üzere ormanların yok edildiği alanlarda coronavirüs 2,5 kat artarken, insanlara bulaşma riskinin ise %70 artmaktadır. Ayrıca coronavirüs salgınının en başta gelen sebebinin termik santraller ve madencilik faaliyetleri olduğunu ortaya koyan, keza termik santrallerin bacasından çıkan partikül maddelerin üzerine yapışan coronavirüslerin daha uzun yaşadığını ve mesafe katettiğini ortaya koyan bilimsel deliller vardır. Bu deliller doğrultusunda ormanlarımızın korunması halk sağlığı ve milli güvenlik meselesidir.

    “ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NÜ ŞİKAYET ETTİK”

    Bu nedenle ülke halkını öldürmek pahasına orman kesiminde ısrar eden Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, Genel Müdür Yardımcıları Şahin Aybal, Hayati Özgür, Mustafa Özkaya ve Mehmet Çelik ‘i Milas Cumhuriyet Başsavcılığının 2021 /5339 Savcılık Hazırlık no ile TCK md. 305. ‘Temel Milli Yararlara Karşı Faaliyette Bulunmak Üzere Yarar Sağlama’  ve TCK 257. md. deki ‘Görevi Kötüye Kullanma’ suçlarından şikâyet ettik. Kamuoyuna duyurulur.”

    “HEP BERABER OLALIM BU ORMANI KORUYALIM”

    KARDOK Başkanı Hasan Yorulmaz ise; “Ormanlarımızın tekrardan kesileceği yönünde duyumlar aldık. Bunun için ormanlarımızın kesilmesini önleyebilmek adına bir takım gayretler içerisine girdik. Bu ormanın bizim için, memleket için, herkes için ne kadar önemli olduğunu biliyoruz ve kesilmemesi için önemli gerekçelerimiz var. Orman hepimizin milli varlığı bizim içinse oksijen kaynağımız, su kaynağımız ve hayat kaynağımızdır. O bakımdan bu orman kesilmesin diye bütün ilgililere başvurduk. Onlardan da bizi desteklemelerini bekliyoruz. Anlayış bekliyoruz. Beraber olalım, hep beraber olalım bu ormanı koruyalım” dedi.

    “ELİNİZİ AKBELEN ORMANI’NDAN ÇEKİN”

    İkizköy köylülerinden Necla Yılmaz da tekrardan bir ağaç kesimine başlanıldığı takdirde yine direneceklerini belirterek şunları dile getirdi:

    “15 Temmuz günü Akbelen Ormanı’na kesim için geleceklerini duyduk. Çok sıkıntılıyız, çok stresliyiz. Bu kadar haykırmamıza rağmen, bu kadar sitem etmemize rağmen, burası bizim akciğerimiz kesemezsiniz dememize rağmen halen daha bunların planları yapılıyor. Hukuki sürecimiz başlamışken, davalarımız sonuçlanmamışken, biz buraya bilirkişinin gelmesini beklerken bayram tatilini fırsata çevirmeyi planlıyorlar. Kesinlikle köylüler olarak bunların önünde duracağız. Kesinlikle kestirmeyeceğiz. Elinizi Akbelen Ormanı’ndan çekin. Dünyayı, Türkiye’yi talan ettiğiniz yeter artık! Yeter!”

    PİRHA/MUĞLA

     

     

     

  • Akbelen Ormanları tehdit altında-VİDEO

    Akbelen Ormanları tehdit altında-VİDEO

    PİRHA- Akbelen Ormanları bir taraftan yangın diğer taraftan kesim tehlikesiyle karşı karşıya. Orman İşletme Müdürlüğü İkizköy Termik santrali için ormanı kesmek üzere bölgeye giderken, halk ise kesimi engelledi. Santralin kapatılmasına dönük girişimler ise devam ediyor.

    Son yıllarda artarak devam eden doğa katliamına karşı köylüler başta olmak üzere doğa savunucuları doğanın ve yaşam alanlarının yok olmaması için direniyor.

    Kızıl Ormanın olduğu Akbelen Ormanları’nda dün akşam saatlerinde çalılık alanda yangın çıktı. İtfaiyenin müdahalesi ile büyümeden söndürülen yangın bir orman köyü olan İkizköy halkını korkuttu. İkizköy’ün eski ana yerleşimi olan Işıkdere mevkiinde eski ormanlık alanda yangın çıktı. Köyün 2017 yılında kömür madeni için kamulaştırılmış mevkiinde, önemli kısmı maden için ormansızlaştırılmış çalılık alanda çıkan yangın, yine kömür madeni için kesilmek istenen Akbelen Ormanı’nın karşısındaki tepede bulunuyor.

    KÖYLÜLER KESİME İZİN VERMEDİ

    Yine 22 Nisan Perşembe akşam üstü, Akbelen Ormanına orman kesim işçileri şantiye kurmak üzere giriş yaptı. 1 kamyon, iki özel araba ve bir su tankeri ile birlikte gelen işçilerle görüşen İkizköylüler, işçilerin özel mülkiyet olan tarlalarına eşyalarını indirmelerine ve şantiye kurmalarına izin vermedi. Orman Genel Müdürlüğü adına ağaç kesimi yaptıklarını belirten işçiler, herhangi bir izin belgesi veya kimlik gösteremezken, Akbelen Ormanı’nda kesimin 10-15 gün sonra başlayacağını, başka bir ormanlık alandaki kesim bitince burada çalışmaya başlayacaklarını köylülere söyledi.

    İkizköy Çevre Komitesi’nden Neja Işık alanla ilgili kesimin durdurulmasına dair Milas Orman İşletme Müdürlüğü’ne avukatları Arif Ali Cangı aracılığıyla bir dilekçe ile başvuru yaptıklarını, ayrıca bir dilekçe ile orman alanı için maden işletme izni verildiğini belgeleyen Tarım ve Orman Bakanlığı olur yazısını da Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde Orman İşletmesi’nden talep ettiklerini belirtti. 15 gün dolmasına rağmen dilekçelerine henüz bir yanıt alamadıklarını belirten KARDOK Derneği Başkanı Hasan Yorulmaz ise yaptığı Akbelen Ormanı’nın kesimini durdurmak için dava açmak dahil tüm hukuki yollara başvuracaklarını da söyledi.

    “BİR KEZ DAHA ORMANIMIZIN KÖMÜR MADENİ İÇİN KESİLMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”

    Akşam üstü yaşanan gelişmelere dair İkizköy Çevre Komitesi’nin sosyal medya hesaplarından yaptıkları açıklama ise şöyle:

    “2 yıldır kömür madeni için kesilmesin diye savunduğumuz Akbelen Ormanına yarım kilometre uzaklıkta, bu akşam saatlerinde, sebebini bilmediğimiz yangın söndürüldü. Gözümüz kulağımız bizim olduğu kadar yavrularını büyüten kuşların da evi olan ormanımızda. Yine akşam saatlerinde orman kesim işçileri de şantiyelerini kurmak üzere Akbelen Ormanına geldi. Bir kez daha ormanımızın kömür madeni için kesilmesine izin vermeyeceğimizi söylemek istiyoruz. Oklu kirpimizle, karabaşlı ötleğenimizle, müşkülüm çiçeğimizle yan yana huzurla yaşayacağımız günler için #SavunmaDevamEdiyor!”

    PİRHA/MUĞLA