PİRHA-Tarım alanlarında, madenlerde, sit alanlarında kurulacak tesislere dair izin süreçlerini ortadan kaldıracak ‘süper izin’ Meclis’te. Komisyona girmeleri engellenen İkizköylüler, yasa tasarısına karşı Meclis önünde oturma eylemi yapıyor.
AKP’nin geçtiğimiz günlerde TBMM’ye sunduğu zeytinlikleri maden ve enerji şirketlerine talan ettirecek ‘süper izin’ yasa tasarısına karşı yasa tasarısında doğrudan hedefe konan İkizköylüler tüm yurttaşları Ankara’da, TBMM’nin Dikmen Kapısı önünde toplanmaya çağırdılar.
Başvurularının ve isimlerinin yazıldığı halde, komisyona girmeleri engellenen köylüler meclis halkla ilişkiler binası önünde eylem yaptı. Köylüler, “Bu kadarcık köylüden mi korkuyorsunuz!” diyerek tepki gösterdi.
Israrların sonucunda bazı köylülerin içeri girişi sağlanırken içeri giremeyen köylüler komisyon görüşmelerinin yapıldığı binanın önünde oturma eylemi yapmaya devam ediyor.Eyleme, DEM Parti Grup Başkan Vekilleri Sezai Temelli ve Gülistan Kılıç Koçyiğit de destek verdi.
PİRHA- İkizköy halkı, Akbelen Ormanı’nda süren talana karşı Ankara’dan seslendi. Yapılan açıklamada “Toprağımız, havamız için direnmemiz sebebiyle marjinal, vatan haini olduk. Buraya geldik ve artık sesimizi duyacaklar” denildi. Direnişçiler, “Limak Holding ve IC Holding’e, “Akbelen’den elinizi çekin” çağrısı yaptı.
İkizköy direnişçileri, Akbelen ormanında yapılan çevre talanına karşı Ankara’ya geldi.
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mimar ve Mühendis Odaları Birliği (TMMOB), Ankara Tabip Odası (ATO), Ankara Diş Hekimleri Odası (ADO), Akbelen direnişçilerini, MMO Kültür Evi önünde karşıladı.
MMO Kültür Evi önünde basın açıklaması yapan meslek örgütleri, “İkizköy direnişçilerini selamlıyoruz. Akbelen ormanını vermeyeceğiz” pankartını açtı.
“Katil Limak, Akbelenden defol. Havama, suyuma, ormanıma dokunma. Gün gelecek, devran dönecek, AKP halka hesap verecek” sloganları atıldı.
“MADENCİLİK ANLAYIŞI SÖMÜRÜ FAALİYETİDİR”
Kurumlar adına basın açıklamasını Seyit Ali Korkmaz okudu.
“Akbelen ve İkizköylüler yalnız değildir” diyen Korkmaz şunları söyledi:
“Bugün, Akbelen’de yaşam alanlarımıza, doğamıza, sahip çıkmak için mücadele eden İkizköylüler ile birlikteyiz. DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve TDB’nin çağırısı ile İkizköylüleri, TBMM’de gerçekleşecek Akbelen oturumu öncesinde karşılamak ve dayanışmamızı göstermek için bir aradayız.
Ülkemizde doğa ve kültür değerlerini sermaye birikim aracı olarak gören ve ranta dönüştürmeyi hedefleyen ekonomi politikaları acımasız ve kuralsız bir şekilde yürütülmekte; yaşam alanları yok edilmektedir.
Kaz Dağları ve Cerattepe’de maden işletmelerinin sebep olduğu çevre katliamından, hidroelektrik santral (HES) projeleriyle kurutulan akarsulara; yapılaşmaya açılarak betonlaştırılan yaylalardan, orman alanlarında ağaç kesimlerine pek çok çevre karşıtı yatırım gündemdedir. Günlerdir Akbelen’de ağaçları kestiler, Cudi’de ise yaktılar. Tüm tepkilere rağmen yangına müdahale edilmesine engel oldular.
Orman alanları yangınlar nedeniyle yok olurken rant amaçlı katliamlar da devam etmektedir.
Muğla’nın Milas İlçesine bağlı İkizköy’de Akbelen ormanlarının maden sahası ilan edilerek; doğanın, ormanlık alanların ve yaban hayatının katledilmesi çevre ve insanlık suçudur.
Akbelen’de planlanan maden işletmesi ve faaliyetleri sonucunda coğrafya değişecek, biyolojik çeşitlilik ve ormanlık alanlar yok edilecek, su kaynakları tükenecek ve telafisi mümkün olmayan zararlara yol açacaktır.
“AKBELEN’DEN ELİNİZİ ÇEKİN”
Günlerdir süren ve Akbelen`de Limak Holding ve IC Holding tarafından yapılan orman katliamı devletin kolluk güçlerinin himayesinde gerçekleştirilmiş ve bütün ağaçlar kesilmiş, bu hukuksuzluk sürerken devletin kurumları, ilgili bakanlık ve idareler bu duruma sessiz kalmış, ormanını, toprağını, yaşamını savunan ve tek bir ağacını kestirmemek için direnen halka, baskı, gözaltı ve şiddetli saldırılar yapılmıştır.
Akbelen Ormanlarına ve çevre değerlerine sahip çıkan bölge halkına ve duyarlı kesimlere uygulanan şiddet ve hukuksuz müdahaleler kabul edilemez.
Bizler madenlerin, aç gözlü şirketlerin ormanlarımızı, tarlalarımızı, köylerimizi, insanlarımızı yuttuğu, tükettiği bir ülke istemiyoruz. Ne yazık ki ülkemizde egemen olan madencilik anlayışı, madenin bulunduğu tüm arazinin harap edildiği, geride ise tümüyle verimsizleştirilmiş ve kirletilmiş bir toprağın bırakıldığı bir anlayışla sürdürülmektedir. Bu anlayış nedeniyle Cerrattepe’den Fatsa’ya, Kaz Dağlarından Akbelen’e kadar her yerde verimli ormanlık alanlarımız, tabiat zenginliklerimiz yok edilmektedir. Bu anlayış, sadece madenciliği değil, yaşamı da sürdürülemez hale getirmektedir. Bu madencilik anlayışı, bir üretim faaliyeti değil, bir sömürü faaliyetidir. Madenleri olduğu gibi, doğayı ve halkı da sömürmektedir.
Buradan bir kez daha sesleniyoruz: Akbelen’den elinizi çekin, Akbelen’e dokunmayın! İnsana ve doğaya zarar veren tüm projeleri iptal edin!”
İKİZKÖYLÜLERE 8 NOKTA’DA ARAMA!
İkizköylüler Mahallesi’nden bir kadın yurttaş ise orman kesiminin durdurulması için Ankara’ya geldiklerini belirterek, “Toprağını, suyunu savunanlar artık marjinal, vatan haini olmuş durumda. 90 yaşındaki Zehra nene marjinal ise siz düşünün. Dün öğlen yola çıktık, engeller nedeniyle ancak gelebildik. 8 yerde arama yapıldı. Buradan Meclise gideceğiz. Artık sesimizi duyacaklar” dedi.
“DAYANIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR”
Dikmece köylüleri adına Hasan Özgür ise yaptığı konuşmada, “3 aydır başımızda bela dolanıyor” dedi. Deprem nedeniyle tüm hayatlarının yıkıldığını ifade eden Özgür, şimdi ise asırlık zeytin ağaçlarının ellerinden alınmak istendiğini belirtti.
Özgür, “Bunlar deprem konutu gerekçesiyle yapılıyor. Oysa devletin boş olan ve zemini sağlam olan arazileri var. Ama bizim zeytinliklerimize göz dikmişler. Karşımıza jopla çıktılar. Deprem sonrası gönderdiğiniz battaniyelere sarıldık, gönderdiğiniz suyu içtik. Şimdi doğamız için dayanışmaya ihtiyacımız var” diye konuştu.
PİRHA- Akbelen’deki kesim alanına ulaşan köylüler, alandan çıkmamak için ağaçlara sarıldı. Jandarma ekipleri buradaki köylülere de müdahale ederek alandan çıkardı.
Muğla Milas’ta bulunan Akbelen Ormanı’nda kömür ocağı için süren ağaç kesimi nedeniyle alana gelen ekipler, sabah saatlerinde bir grup ekolojist ve köylüler tarafından engellendi. Bunun üzerine askerlerin geldiği bölgede yapılan saldırı sonucu ekolojistler ve köylüler zorla alandan çıkarıldı.
Bu grup arasında yer alan ekolojist Deniz Gümüşel, ormanlık alandan çıkarıldıktan sonra gözaltına alındı. Gümüşel, Milas ilçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.
Öte yandan kesim alanına ulaşabilen köylüler ile jandarma karşı karşıya geldi. Kesilen ağaçlar için ağıtlar yakan köylüler, alandan çıkarılmamak için ağaçlara sarıldı. Jandarma ekipleri buradaki köylülere de müdahale ederek alandan çıkardı.
PİRHA- Milas’a bağlı İkizköylüler, kamuoyunun tepkisi üzerine geri çekilen ancak AKP’li milletvekilleri tarafından yeniden Meclis’e getirilmek istenen zeytinliklerin madenciliğe açılmasını düzenleyen kanun teklifine ilişkin açıklama yaptı. Köylüler, Ankara’ya gideceklerini duyurarak, Meclis önünde yapacakları açıklamaya destek çağrısında bulundular.
Daha önce Maden Yönetmeliği’nde yaptığı değişiklikle zeytinlikleri madenlere açan AKP, şimdi de Meclis’e sunduğu “Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” ile bunu yasa haline getirmeye çalışıyor.
Muğla’nın Milas ilçesi Akbelen Ormanı’nda yapılmak istenen kömür ocağına karşı direnen İkizköylüler, Meclis’e getirilen kanun teklifine karşı Akbelen Orman’ında basın açıklaması yaptı.
Açıklamada köylüler, zeytinliklerini koruyacaklarını belirtirken, açıklamayı köylülerin gönüllü avukatı olan İsmail Hakkı Atal yaptı.
Atal, AKP’nin 20 yılda en az 10 kez “zeytin kanunu”nu delmeye çalıştığına dikkat çekerek, “Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi 10 Aralık Cumartesi gece yarısı operasyonuyla Meclis’e sevk edildi. 5’li çeteden LİMAK, Akbelen Ormanı’na, Cengiz, Kaz Dağları’na giremedi. 5’li çeteye hizmet eden şirket vekillerinin yıldırım hızıyla hazırladığı kanun tasarısı, yine yıldırım hızıyla 14 Aralık Çarşamba günü saat 10.00’da Enerji Komisyonu’nda görüşülecek. “14 Aralık Çarşamba günü saat 11.00’de tüm yaşam ve hak savunucularını TBMM Dikmen Kapısı önünde buluşmaya davet ediyoruz. Milletvekili olarak değil 5’li çetenin vekilleri olarak hareket eden, kutsal zeytini koruyan zeytin kanununu yok etmek için hülle kanun tasarısı hazırlayan 29 şirket vekilini kamuoyuna ifşa ediyoruz. Bu milletvekilleri mahkemede hesap verecekler” dedi.
Köylülerin “şirket vekilleri” olarak nitelendirdikleri isimleri açıklayan Atal, tüm duyarlı kesimleri yanlarında olmaya çağırdı.
PİRHA- Bodrum’da bir araya gelen 7 siyasi parti, Akbelen Ormanı için ortak açıklama yaptı. Açıklamada direnişin yanında olduklarını belirten parti temsilcileri, “Hukuksuzluğa rağmen yaşam alanlarını savunmaktan vazgeçmeyen İkizköylülerin mücadelesi, mücadelemizdir diyor, şimdiye kadar beraberdik bundan sonra da birlikte olmaya, dayanışmaya devam edeceğiz” dedi.
Halkların Demokratik Partisi (HDP), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Emek Partisi (EMEP), Sol Parti, Türkiye Komünist Partisi (TKP), Türkiye İşçi Partisi (TİP) ve Yeşil Sol Parti, Akbelen Ormanı için ortak basın açıklaması yaptı.
Bodrum Hakan Aykan Kültür Merkezi’nde yapılan açıklamayı partiler adına Bodrum Platformu Sözcüsü Süreyya Türkoğlu okudu.
“İKİZKÖYLÜ’LER TALANA DUR DEDİ”
Türkoğlu, orman arazilerinin maden ocakları için ihale edilişine, kıyıların işgal edilmesine, tarihi doğal ve kültürel SİT alanlarının satılışına tepki göstererek, “Coğrafyasının yüzde 65’i orman vasfındayken, bu coğrafyanın yüzde 59’u maden sahası ilan ediliyor. Kıyıları- koyları, milli parkları, ormanları, hazine arazileri, imara açılarak parsel parsel satılıyor. Tarihi, doğal ve kültürel SİT derecelerinde iktidar eliyle rahatlıkla değişiklik yapılabiliyor. İşte bu coğrafyanın çoban ateşlerinden biridir, İkizköy-Akbelen ormanı direnişi. Şimdiye kadar ona yakın köyü yutan kömür üretimine ‘Yeter artık!’, ‘Dur!’ diyebilmiştir. İkizköylüler, Anayasa ve yasaları dayanak edinerek, meşru mücadeleleri sayesinde kendi yaşam alanlarını korudukları gibi bölgenin ekosistemi ve su kaynaklarını da koruyorlar” dedi.
“HUKUKSUZLUĞA RAĞMEN YAŞAM ALANLARINI SAVUNMAKTAN VAZGEÇMEYECEĞİZ”
Türkoğlu, Akbelen Ormanı’nı korumak için başlatılan çadır nöbetine değinerek, “Kolluk güçlerince bir gece yarısı darp edilerek atıldıkları oldu. Ama yılmadan, usanmadan her şart ve koşulda yaşamı savunan İkizköylülerin orman nöbeti 500. gününe ulaştı. Mevcut siyasi iktidar kanunlara aykırı yönetmelik ve genelge çıkararak enerji şirketinin önünü açmaya çalışıyor. Şirketin hukuksuzca yaptığı orman kesimlerini ve zeytin ağacı sökümlerini fiili olarak durduran köylüler ve aktivistler, haksız hukuksuz bir şekilde yargılanıyor. Bu direnişin, son bilirkişi raporuyla kritik bir sürece evrildiğinin farkında olarak; tüm bu haksızlığa, hukuksuzluğa rağmen yaşam alanlarını savunmaktan vazgeçmeyen İkizköylülerin mücadelesi, mücadelemizdir diyor, şimdiye kadar beraberdik bundan sonra da birlikte olmaya, dayanışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.