Etiket: iklim değişikliği

  • Su seviyesinin düştüğü Çat Barajı’ndaki yüzen adalar kıyıya vurdu-VİDEO

    Su seviyesinin düştüğü Çat Barajı’ndaki yüzen adalar kıyıya vurdu-VİDEO

    PİRHA-Adıyaman Çat Barajı’nda bulunan yüzen adalar yağışların düşmesiyle birlikte kıyıya çekildi. İki sene önceye kadar bu mevsimde adaların suyun yüzeyinde olduğunu belirten Gölbağı Köyü Muhtarı Cumali Kaygusuz, “Yağışlar artarsa eğer yüzen adalar tekrar yüzeye çıkar” dedi.

    Türkiye’de ender görülen, Adıyaman Çelikhan’a bağlı Çat Barajı’nda bulunan yüzen adalar, yağışların azalmasıyla birlikte kıyılara vurdu. Su seviyesinin çok düştüğü Çat Barajı, iki sene öncesine kadar suyun yüzeyinde bulunuyordu. Şu an barajda hiçbir adanın görülmemesi dikkat çekti.

    Adıyaman’da doğa turizmi açısından önemli bir yere sahip olan yüzen adalar, yağış seviyesinin düşmesiyle birlikte önemini kaybetme tehlikesiyle yüz yüze kalmakta.

    Baraja yakın köylerden biri olan Gölbağı (Abdülxerab) Köyü Muhtarı Cumali Kaygusuz, yağışların artmasıyla birlikte adaların tekrar yüzeye çıkacağını belirterek bir an önce yağmur ve karın yağmasını beklediklerini söyledi. Kaygusuz,“Daha önceden su yükseliyordu, bu iki senedir kuraklık sürdüğü için yüzen adalar zemine oturdu. Yağışlar artar su yükselirse bu yüzen adalar tekrar yüzeye çıkacaktır. İnşallah yağmur ve kar yağarsa eski haline döner” diye belirtti.

    Adaların başka yerlere gitmemesi için halat tekniğinin kullanıldığını söyleyen Kaygusuz, Malatya’da bir dönem çim kullanmak amacıyla koparıldığını daha sonra Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ihalenin iptal edildiğini söyledi.

    Kamber YILDIZ-Cihan BERK/ADIYAMAN

  • Uzmanlar uyardı: Aşırı sıcaklar başladı, ilgili kurumlar acil önlem almalı!

    Uzmanlar uyardı: Aşırı sıcaklar başladı, ilgili kurumlar acil önlem almalı!

    PİRHA – Bilim insanları, aşırı ısınma nedeniyle büyük bir tehlike oluştuğuna dikkat çekerek yetkilileri uyardı. Yapılan açıklamada “Asıl tehlike, aşırı sıcakların mevcut kronik hastalıkların kontrolünü zorlaştırarak ağırlaşmasına, dolayısıyla hastane başvurularının artmasına, hatta ölüme neden olmasıdır. DSÖ, 2022 yılında Avrupa’da en az 15 bin kişinin hayatını aşırı sıcaklar nedeniyle kaybettiği açıklamıştır” denildi. 

    Türk Toraks Derneği, Halk Sağlığı Uzmanları Derneği, Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi, hava sıcaklığındaki olağanüstü artışa dikkat çekti. Uzmanlar, Dünyada ortalama sıcaklıkların aynı hafta içerisinde üç kez üst üste rekor kırdığının altını çizdi.

    Küresel ortalama sıcaklığın 17,23°C olduğu 6 Temmuz 2023’ün kaydedilen en sıcak gün olarak kayıtlara geçtiğini belirten uzmanlar, iklim değişikliğinin bir sonucu olarak aşırı ısı artışının dünya genelinde çok sayıda ölüme neden olduğunu vurguladı.

    “KENTLERDE YAŞAYANLAR ÇOK DAHA BÜYÜK RİSK ALTINDA”

    Uzmanlar, yazılı yaptıkları açıklamada dünyadaki ısı artışlarının sebeplerine dikkat çekerek, yetkilileri de şu sözlerle uyardı:

    “Enerji elde etmek için fosil yakıt yakılması, araç egzoz salınımı, yoğun endüstriyel tarım faaliyetleri gibi insan aktiviteleriyle atmosfere salınan karbondioksit (CO2) ve diğer gazlar dünyanın üzerinde tıpkı sera gibi bir örtü oluşturarak altında kalan alanın ısınmasına neden olmaktadır.

    Bu gazlara bu etkilerinden dolayı sera gazı adı verilmektedir. Atmosferde zamanla biriken sera gazları dünya sıcaklığının yükselmesine ve beraberinde rüzgâr, nem ve ısı döngüsünde değişiklikler ile aşırı hava olaylarına yol açmaktadır. Bu ısınma, kentlerde yoğun betonlaşmayla birlikte ısı emici olan toprak ve yeşil alanların azalması ve binalarda kullanılan ısı tutucu malzemeler nedeniyle daha yoğun yaşanmakta ve kentsel ısı adaları oluşmaktadır. Enerji kullanımından açığa çıkan ısı da kentsel ısı adası oluşumunun bir diğer nedenidir. Bu nedenle kentlerde yaşayanlar çok daha büyük risk altındadır.”

    15 BİN KİŞİ SICAKLAR NEDENİYLE ÖLDÜ!

    Uzmanlar, yaptıkları açıklamada insanların hayatlarını rahat bir biçimde sürdürebildikleri hava sıcaklığının 17°C ile 31°C arasında olduğu bilgisini paylaştı. Aşırı sıcakların, sıcak çarpması, ısı senkopu, ısı krampları gibi sıcakla doğrudan ilişkili bir dizi hastalığa neden olabileceğini ifade eden uzmanlar, şu bilgileri paylaştı:

    “Asıl tehlike aşırı sıcakların mevcut kronik hastalıkların kontrolünü zorlaştırarak ağırlaşmasına, dolayısıyla hastane başvurularının artmasına, hatta ölüme neden olmasıdır. Yaşlı bireyler, küçük çocuklar ve bebekler, hamileler, kronik hastalığı olanlar ve açıkta çalışanlar daha fazla risk altındadır.

    Dünya Sağlık Örgütü, 2022 yılında Avrupa’da en az 15 bin kişinin hayatını aşırı sıcaklar nedeniyle kaybettiği açıklanmıştır. Aşırı sıcaklar açısından coğrafik konumu nedeniyle hayli risk altında olan ülkemizde halkımızın bu duruma hazırlıklı olması ve toplumsal önlemlerin alınması çok önemlidir. Bu noktada erken uyarı sistemlerinin oluşturulması, koruyucu önlemlerin alınması, uyum stratejilerinin geliştirilmesinde Sağlık Bakanlığı ve diğer ilgili kurumlara önemli görevler düşmektedir. Bu konuda acilen “sıcak sağlık eylem planına” ihtiyaç vardır. Küresel sıcaklıkların sanayi öncesi seviyelere göre 1,5°C’den fazla artmasına izin vermek, dünyanın birçok yerinde yaz sıcağını dayanılmaz hale getirebilir. Bu seviyeyi +1,5°C’nin altında olacak şekilde sınırlandıran Paris İklim Anlaşması hedefine ulaşmak, oluşacak zararları önlemede ülkemizin ve tüm dünya ülkelerinin birinci önceliği olmalıdır.”

    PİRHA/ANKARA

  • Karadeniz’deki sellerin sebebi: Yarım milyar ton asfalt, 1 milyar ton çimento!

    Karadeniz’deki sellerin sebebi: Yarım milyar ton asfalt, 1 milyar ton çimento!

    PİRHA- Enerji ve İklim Uzmanı Önder Algedik, günlerdir Karadeniz’de devam eden aşırı yağışlar sebebiyle oluşan selleri yorumladı. Türkiye’nin araba başına dökülen asfaltta Avrupa birincisi olduğunu söyleyen Algedik, betonlaşma ve HES faaliyetlerine de dikkat çekti.

    Rize ve Artvin başta olmak üzere sağanak nedeniyle birçok dere taştı. Oluşan heyelanlar sebebiyle çok sayıda insan yaşamını yitirirken tarım arazileri ve yollarda da hasarlar oluştu.

    Rize genelinde devam eden sağanak, adeta hayatı durma noktasına getirdi. Çamlıhemşin, Ardeşen, Arhavi ve Fındıklı ilçelerinde çok sayıda cadde ve sokak suya gömüldü. Derelerin taşması sonucu araç trafiği durdu.

    İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE SEBEP OLAN ETMENLER: ASFALT VE BETON

    Enerji ve İklim Uzmanı Önder Algedik, yaşanan sel felaketlerinin nedenlerini PİRHA’ya değerlendirdi. Yoğun yağışlar sonucu oluşan tablonun doğrudan bir ‘iklim krizine’ bağlanamayacağına dikkat çeken Algedik, “Çünkü ‘iklim krizi’ denecek kadar elimizde uzun dönemli veriler yok. Ama şunu biliyoruz; iklim değişikliği hızlandı ve bununla beraber aşırı iklim olaylarının sayısında bir artış söz konusu” dedi.

    Önder Algedik, Türkiye’nin hem iklim değişikliğini hızlandıran hem de felaketlerin önünü açan bir dizi işlem yaptığına işaret ederek şunları söyledi:

    “2002’den bu yana baktığınız zaman Türkiye, yarım milyar ton asfalt, 1 milyar ton çimento döktü. Bu sayede toprağın su ile bağlantısını kesti. Yani sel felaketlerini açık hale getirdi. Dolayısıyla iklim değişikliği açısından sorun; aslında iklimi değiştiren sebeplerle bu sel felaketini getiren sebeplerin aynı olduğunu görüyoruz. O da daha çok asfalt – beton dökmek ve daha çok doğa tahribatı… Zaten bunların sonucunda daha fazla iklim değişikliği ile daha fazla sel felaketi yaşıyoruz. Türkiye araba başına dökülen asfaltta Avrupa birincisi. Çimento üretiminde de dünyada 5. sıralarda.”

    “HES’LER DOĞANIN DENGESİNİ BOZUYOR”

    Karadeniz bölgesinde yaşanan sellere Hidroelektrik Santralleri’nin de (HES) sebep olduğunu anlatan Önder Algedik, “Özellikle HES’lerin yapılma sebebi, suyu regüle edip, enerji elde etmek. Böylesi bir iddiaları var ama bakıyoruz HES’lerin olduğu yerlerde sel felaketleri azalmıyor” dedi. Algedik, HES’lerin amacının sadece “enerji üzerinden sermaye kazanmak” olduğunu söylerken “Suyu regüle etmek, düzenlemek gibi rolleri falan yok. Ama şu var; HES’lerin, doğanın dengesini bozduğu ve iklim değişikliği ile beraber artan döngülerde meseleyi marjinalleştirdiğini herkes biliyor ve görüyor” ifadelerini kullandı.

    “İNCE BİR ZEMİNE BIÇAKLA YARA AÇIYORSUNUZ GİBİ DÜŞÜNÜN”

    Karadeniz özelinde maden ocaklarının etkilerine de değinen Önder Algedik, bölgenin jeolojik özelliğine dikkat çekti. “Madenler doğa açısından korkunç faaliyetler” diyen Algedik, sözlerini şu cümlelerle sürdürdü:

    “Karadeniz yamaçlarında kayalık bir yapı üstünde çok ince bir toprak tabakası var. Ve orada ormanlar, bitki örtüsü doğayı tutuyor. Maden için kazmaya başladığınız zaman ince bir zemine bıçakla yara açıyorsunuz gibi düşünün. Böyle bir durumda aslında kanamayı hızlandırırsınız. Yarayı büyütürsünüz. Bu açıdan bakıldığı zaman Karadeniz’in kırılganlaşmasına ve aşırı iklim olaylarına; hatta aşırı iklim olaylarını bir kenara bırakalım, normal meteorolojik olaylara bile zaaflı hale gelmesini sağlıyor. Tüm bu afetlerin önüne geçebilmek adına sorumlu kişi olsaydım, bütün asfalt, beton, enerji ve maden projelerini durdururdum.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • HDP’den Kuraklık Raporu: Ciddi bir gıda krizi kapıda!-VİDEO

    HDP’den Kuraklık Raporu: Ciddi bir gıda krizi kapıda!-VİDEO

    PİRHA-HDP Ekoloji Komisyonu 2021 Kuraklık Durum Raporu’nu açıkladı. Yapılan sunumda “Türkiye’de geri dönülmez şekilde zarar gören ekosistemler vardır. 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde vurgulanması gereken en önemli sorun giderek artan kuraklık sorunudur” denildi.

    HDP Ekoloji Komisyonu “2021 Kuraklık Durum Raporu” başlıklı çalışmasını kamuoyu ile paylaştı. HDP Ekoloji Komisyonu Eş Sözcüleri Menekşe Kızıldere ve Naci Sönmez ile İzmir Milletvekili Murat Çepni’nin düzenlediği basın toplantısında gıda krizi ihtimali üzerinde duruldu.

    HDP Ekoloji Komisyonu Eş Sözcüsü Menekşe Kızıldere, 5 Haziran Dünya Çevre Günü sebebiyle yaptıkları açıklamada hazırladıkları kuraklık raporunun detaylarını paylaştı.

    Kızıldere, “Aslında Dünya Çevre Günü’nün teması kuraklık değil fakat Türkiye’nin gündemindeki en önemli çevre sorunu kuraklık ve bu giderek de artan bir sorundur” dedi.

    “ÇEVRE GÜNÜ İKTİDARIN POPÜLİST SÖYLEM GÜNÜNE DÖNÜŞTÜ”

    Menekşe Kızıldere, “5 Haziran iktidar tarafından altı boşaltılmış kavramların dillendirildiği, devletin yükümlülüklerini bireye yükleyen uyarıların yapıldığı ve ülkenin temel ve krizi halindeki ekoloji gündemlerinin görmezden gelindiği anlamsız bir iktidar popülist söylem gününe dönüşmüştür” diyerek şu açıklamayı yaptı:

    İklim krizi ve ekolojik varlıkları meta olarak gören sermaye ve sermaye destekçisi iktidarlar yüzünden zarar gören ekolojik varlıkların oluşturduğu ekosistemler çökmekte ve ekolojik krizler sistematik ve uzun vadeli şekilde gerçekleşmektedir. Ekosistem krizlerine dikkate çekmek ve çözüm sunmak için bu ekosistemlerin iyileştirilmesi adına bu yıl bu tema belirlenmiştir.
    Fakat Türkiye için ise 5 Haziran, ülkedeki ekolojik krizin açıkça ortaya konup, çözümler üzerine yoğunlaşılması gereken bir gündür. Sermaye talanının bir aracı haline gelen iktidarın bunu gerçekleştirmesi mümkün değildir. Türkiye’de yaşanan ekolojik krizlerin baş müsebbibi zaten iktidarın kendisidir.

    “EN ÖNEMLİ SORUN KURAKLIK SORUNUDUR”

    “Türkiye’de geri dönülmez şekilde zarar gören ekosistemler vardır. İklim krizi ile birlikte Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyada hava olayları rejimi değişmiş, mevsimlerde değişme yaşanmış ve hava sıcaklıkları değişmiştir. Türkiye’de total hava sıcaklığı artmış ve bu artık kuraklık krizine dönüşmüştür. Türkiye’de 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde vurgulanması gereken en önemli sorun giderek artan kuraklık sorunudur.”

    “GIDA KRİZİ KAPIDA”

    “Kuru ve sıcak rüzgârlar tarlalara ekilen tohumların mahsule dönüşmeden çürümesine sebep olmakta, bununla birlikte bu mahsulleri sulayacak su rezervleri de bulunamamaktadır. Hayvan besicileri artan yem fiyatları ve susuzluk yüzünden iflas noktasına gelmiştir. Gıda piyasasında üreticinin zararı büyük sermaye gruplarının kârına dönüşmüştür. Halkın alım gücü düşmüş, gıda fiyatları kontrolsüz şekilde yükselmiştir ve daha da yükselecektir. Yoksulluk hatta açlık artık bir Türkiye gerçeğidir. Yurttaşlarımız canlarından vazgeçme noktasına gelmiştir.

    Mevcut iktidar ile birlikte kuraklık ve iklim krizi sınıfsal bir ekonomik kriz haline de gelmiştir. Kapıda çok ciddi bir gıda krizi vardır.”

    “ÇÖZÜM ÜRETECEK OLAN ŞEY SİSTEM DEĞİŞİKLİĞİDİR”

    HDP Ekoloji Komisyonu Eş Sözcüsü Naci Sönmez ise şu konuşmayı yaptı:

    “Türkiye’de çoklu bir kriz yaşıyoruz, bu krizin önemli ayaklarından biri siyasi ve ekonomik krizin içinde bütünsel olarak var olan ekolojik krizdir. Biz bu konuları birbirinden ayrı bir şekilde ele almıyoruz. Mevzu sadece bir çevre – yeşil sorunu değildir, aynı zamanda bu işin sınıfsal ve kapitalizmle direkt bağlantısını kuracak bir yerden ele alıyoruz. Küresel sermayenin topyekün yaşam alanlarına yönelik gerçekleştirdiği saldırılara karşı toplumsal uyanışlar da Türkiye’de kendisini gösteriyor. Köylerinde ve kentlerinde yaşamları tehdit altına alınan köylüler ve çiftçiler direnmeye çalışıyor; İkizdere’de ve Gürpınar’da olduğu gibi. Yine ekolojik yıkım kapsamında Cudi’de ve Dersim gözelerinde ve yurdun farklı yerlerinde nerede bir yaşam alanı tehdit altında ise orada ciddi toplumsal uyanışlar da açığa çıkmaya başladı. Bu, kapitalizmin 21. yüzyılda yaşam alanlarına yönelik gerçekleştirdiği topyekün bir sermaye saldırısıdır. Bu sermaye saldırısının karşısında sadece doğamıza ve çevremize sahip çıkarak değil bunu aynı zamanda kapitalizme karşı sınıfsal bir mücadele olarak kavramak istiyoruz.

    Bu sistemi topyekün değiştirecek, iklim ve ekoloji krizine de çözüm üretecek olan şey sistem değişikliğidir. Bu da tercihlerle ilgilidir. 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla kutlama merkezli değil tahrip edilen alanlara sahip çıkma merkezli bir siyasal mücadeleyi yürüteceğimize inanıyoruz.”

    EKOLOJİ MÜCADELESİ ÖZGÜRLÜKLER MÜCADELESİDİR”

    Programın bir diğer konuşmacısı olan İzmir Milletvekili Murat Çepni ise şunları söyledi:

    “Bulunduğumuz süreç, ekolojik yıkım süreci; hemen her gün yeni bir mücadele alanı anlamına geliyor. Yaşanan tüm sorunların kaynağı sermaye düzeninin ta kendisi. Biz de HDP olarak, bu mücadelenin tam ortasında olduğumuzu, çözüm önerimizin olduğunu söylüyoruz. İklim krizine dair yaklaşımlarımızı defaatle ortaya koyduk. Kuraklık meselesine dair de çözümümüz var. AKP – MHP Saray koalisyonunun 20 yıldır yürüttüğü ekolojik yıkım politikalarına karşı bir ekolojik parti olarak HDP hem çözüm önerilerini sunarak hem de halkımızın mücadelesinin tam olarak ortasında bir parti olarak sürdürmeye devam ediyoruz. Tüm kamuoyuna, tüm halklarımıza ekoloji mücadelesinin aynı zamanda bir demokrasi ve özgürlükler mücadelesi olduğunu bir kez daha söylüyoruz. Bu mücadeleyi birleşik bir hattan yükseltme çağrısı yapıyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Küresel İklim Grevi: Türkiye dahil 139 ülkede eylemler düzenleniyor

    Küresel İklim Grevi: Türkiye dahil 139 ülkede eylemler düzenleniyor

    PİRHA – Bugün aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 139 ülkede hükümetleri iklim değişikliği konusunda harekete geçmeye zorlamak için Küresel İklim Grevi eylemleri yapılacak.

    Küresel İklim Grevi bugün Türkiye’nin de içinde bulunduğu 139 ülkede hukümetleri iklim değişikliği konusunda harekete geçmeye zorlamak için eylem yapılacak.

    Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi öncesi bugün dünyanın pek çok yerinde iklim aktivistleri grev için toplanacak. Türkiye’den de Friday’s for Future (Gelecek için Cuma’lar) ve Sıfır Gelecek organizasyonları İstanbul başta olmak üzere pek çok şehirde iklim grevi çağrısı yaptı.

    16 yaşındaki İsveçli öğrenci Greta Thunberg’in başlattığı üçüncü dalga protestoların bugüne kadar düzenlenen en büyük iklim gösterileri olması bekleniyor. 15 Mart ve 24 Mayıs’ta düzenlenen ilk iki eyleme dünya genelinde iki milyondan fazla genç katılmıştı. Bugünkü eylemlere çevre örgütleri, sendikaların da destek veriyor. Aralarında Amazon ile Microsoft’un da bulunduğu büyük şirketlerin çalışanlarının greve katılması bekleniyor.

    Türkiye’de eylemlerin yapılacağı bazı şehirler şöyle;

    İSTANBUL’DA ADRES KADIKÖY

    İstanbul’daki etkinliklerin adresi Kadıköy olacak. 14.00’da Kadıköy İskele Meydanı’nda genç iklim aktivistlerinin grevine sivil toplum kuruluşları ve demokratik kitle örgütleri de destek verecek. Ardından 16.00’da Yoğurtçu Parkı’nda buluşulacak. Çeşitli atölyelerin, standların, performans gösterilerinin ve konuşmaların olacağı parkta 17.30’dan itibaren ise müzik grupları sahne alacak.

    İZMİR’DE İKLİM YÜRÜYÜŞÜ

    İzmir’de Gündoğdu Meydanı’nda öğrenciler 15.00’dan itibaren iklim grevinde olacaklar. Daha sonra 17.00’da Alsancak İskele önünde bir araya gelen kitle, 18.00’da İklim Yürüyüşü gerçekleştirecek. Kültürpark Sahne’deki konserler ve performans gösterileri ise 19.00’da başlayacak.

    BURSA’DA NİLÜFER İKLİM FESTİVALİ 

    Bursa’daki etkinlikler 14.00’da Nilüfer Kent Konseyi önünden Üç Fidan Parkı’na yapılacak Gelecek İçin İklim Yürüyüşü’yle başlayacak. Gün boyunca parkta gerçekleşecek etkinliklerde forumlar, konserler ve atölye çalışmalarının yanı sıra Bursa Çevre Platformu da kuruluşunu ilan edecek. Ayrıca iklim krizinin aciliyetine dikkat çekmek için Bursa Tabip Odası 14.00’da BAOB Özgürlük ve Demokrasi Meydanı’nda “Gençlerin Yanındayız” diyerek bir basın açıklaması gerçekleştirecek.

    BALIKESİR’DE AYVALIK VE ALTINOLUK İKLİM İÇİN GREVDE 

    Ayvalık’ta genç iklim aktivistleri 17.00’da Ayvalık Öğretmen Evi önünde buluşup Cumhuriyet Meydanı’na bir yürüyüş gerçekleştirecekler. Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği de Altınoluk Antandros Parkı’nda 14.00’da buluşarak iklim için taleplerini kamuoyuyla paylaşacak.

    MUĞLA’dA ÜÇ AYRI ETKİNLİK

    Bodrum’da etkinlikler 13.30’da Kızılağaç Köyü’nde tohum toplarının doğaya bırakılması ile başlayacak. Daha sonra 18.00’da  Bodrum Barış Meydanı’nda Gelecek İçin Cumalar’ın çağrısıyla bir araya gelinecek.

    Muğla Çevre Platformu ise Milas – Ören yolunda kömür madeni için kesilmek üzere işaretlenen orman alanında 16.00’da bir araya gelerek basın açıklaması gerçekleştirecek, ormanda bir piknik düzenleyecek.

    DİYARBAKIR İKLİM İÇİN PEDALLAYACAK

    Diyarbakır Bisiklet ve Doğa Sporları Derneği 20 Eylül’de 18.30’da Yenişehir’de Kooperatifler Mahallesi Trenyolu Sokak’ta bulunan dernek binası önünde buluşarak karbonsuz bir gelecek için Simya Koleji’ne pedallayacak. Bisiklet turu ardından Simya Koleji’nde 19.30’da bir film gösterimi gerçekleşecek.

    ANKARA, ANTALYA, ESKİŞEHİR İKLİM İÇİN SES VERİYOR

    Gelecek için Cumalar’ın çağrısıyla genç iklim aktivistleri Ankara’da 14.00’da Kuğulu Park’ta Eskişehir’de ise 15.00’da Espark AVM önünde bir araya gelecek. Ayrıca Alakır Nehri Kardeşliği de Antalya Çıralı’da 12.00’da yaşam savunucularını Çıralı Muhtarlığı önünde toplanmaya çağırıyor.

    TED OKULLARI İKLİM İÇİN GREVDE

    “Ya sıfır karbon ya sıfır gelecek” diyen TED okulları 20 Eylül’de  ikinci kez iklim için greve çıkacağını duyurdu.20 Eylül’de Türk Eğitim Derneği’ne bağlı 40 okul, 32 bin öğrencisiyle iklim için greve çıkıyor.

    Türkiye’nin dört bir yanında gerçekleşecek grevleri sosyal medyadan takip etmek için aşağıdaki hashtagleri kullanabilirsiniz: #20EylülİklimGrevi #BiliminArkasındaBirleş #iklimiçinbirleş #FridaysforFuture

  • Amazon’lardaki yangınların ardı arkası kesilmiyor

    Amazon’lardaki yangınların ardı arkası kesilmiyor

    PİRHA – Amazon ormanlarında yılbaşından bu yana 72 binden fazla yangının çıktığı bildirildi.

    Ulusal Uzay Araştırmaları Enstitüsü (INPE) Brezilya’da Amazon ormanlarında geçen yılın aynı dönemine oranla çıkan yangınlarda yüzde 83 artış olduğunu açıkladı. Amazon’daki orman yangınlarında görülen artış bölgedeki maden faaliyetleri ile keresteci ve çiftçileri teşvik eden politikalara bağlanıyor.

    Yapılan açıklamalarda 1 Ocak’tan bu yana Amazon ormanlarında 72 bini aşkın yangın çıktığı kaydedilirken Brezilya’nın kuzeyindeki Roraima eyaletinde gökyüzünün yangınlar nedeniyle siyah dumanla kaplandığı belirtildi.

    ORMAN KAYBI ARTIYOR

    Ağustos 2018’den Nisan 2019’a kadar bölgede yaklaşık 2 bin kilometrekare ormanın yok olduğu bilgisi paylaşılırken INPE tarafından yapılan açıklamada, Amazonlar’da haziran ayında 920 kilometrekare, temmuz ayında da bin kilometrekareden fazla ormanlık alanın tahrip edildiği kaydedilmişti.

    Amazonlar’ı korumak uzun yıllar boyunca Brezilya’nın çevre politikalarının en önemli başlığı olarak biliniyor. Jair Bolsonaro ise devlet başkanı seçiminden önce Amazonlar’ın korunmasının ülkenin ekonomik gelişimine engel olduğunu belirtmiş ve bu alanı ticari kullanıma açma sözü vermişti.

    Bilim adamları, dünyanın en büyük yağmur ormanları Amazonlar’ın korunmasının, iklim değişikliğiyle mücadelede önemli rol oynadığına işaret ediyor.

    PİRHA / ANKARA

  • Adana iklim değişikliğine karşı ses verdiler

    Adana iklim değişikliğine karşı ses verdiler

    Adana Çevre Platformu, iklim değişikliği ve yaşanan tahribata dikkat çekti. ‘Eylem planınız var mı?’ diye soran ekolojistler, yerel yönetimlerin bu krizdeki payına dikkat çekti. 

    “İklim hareketinin sesi yerelden yükselir” sloganı ile Türkiye’de ve dünyanın dört bir yanında iklim değişikliğine ve yarattığı tahribata dikkat çekmek için düzenlenen “İklim için ses ver” etkinliklerinin Adana ayağı Abidin Dino Parkı’nda gerçekleşti. Adana Çevre Platformu, Çukurova Ekolojik Yaşam İnsiyatifi’nin (ÇEYİ), İHD Çevre Komisyonu ve Sosyal Dayanışma Derneği’nin düzenlediği etkinlikte vatandaşlar ülkeyi yönetenlere ve yerel yönetimlere seslenerek harekete geçmelerini istedi. Yerel yönetimlerle verilmek üzere bir dilekçe vatandaşlara dağıtıldı. Dilekçeyi imzalayan vatandaşlar, etkisini aşırı hava olaylarıyla daha fazla hissettiren iklim değişikliğinin altyapı, sağlık sorunları şeklinde gündelik hayatlarında ortaya çıktığına dikkat çekti. Eyleme katılanlar dilekçe ile belediyelerin bu konularda ne yaptığını ve eylem planı bulunup bulunmadığını da sordu.

    Etkinlikte konuşan Serdar İskip iklim değişikliğinin yarattığı tahribatlara dikkat çekerek “Orman yangınları söndürülemez hale geldi. Dünyanın her yanında aşırı sıcaklık, kuraklık, tayfun ve sellerde kayıplar yaşanıyor. Türkiye’de göller kurudu, buzul kalmadı, Konya Ovası’nda sular çekildi, akarsulara HES kelepçeleri vuruldu, Ordu’da binlerce ton fındık denize sürüklenip yok oldu, kimyasal gübre ve tarım ilaçları toprakları zehirledi” dedi. Bu konunun sadece merkezi hükümetlere bırakılmayacağını dile getiren İskip, “İçme suyu, atık sular, çöp, kentin imar planları, yeşil alanlar, kent içi ulaşım gibi hayati konularda iklim krizini gözeten planlar ve uygulamalar yapmak belediyelerin görevi olmalıdır” dedi.

    “SORUNUN KAYNAĞI KAPİTALİZM”

    İnsan faaliyetlerinin artık meteor etkisi yaptığını ifade eden Sosyal Dayanışma Derneği’nden Yaşar Gökoğlu, “Bizi başka bir yok oluşun, 6’ıncı yok oluşun eşiğine getirdiler. İklim krizi dediğimiz iklim felaketine döndü” dedi. Petrol ve kömür şirketlerinin sayısının 20, tarımsal zehir üreten şirketlerin sayısının 6 olduğunu dile getiren Gökoğlu, “Bunların yönetim kurullarını toplasan 500 kişidir. İnsanlık diyoruz. Antropojen çağı diyoruz. Ama bunlar soyut kavramlar. Onu somutladığımızda karşımıza kapitalizm çıkıyor. Sınıf çıkarları çıkıyor. Bu iklim felaketinden en çok dünyanın yoksulları acı çekiyor. Afrikalılar durup duruken değil Afrika’da eskisi gibi tarım yapamaz, üretemez hale geldikleri için Avrupa’ya giderken denizde hayatlarını kaybediyor” dedi.

    “TÜRKİYE PARİS ANLAŞMASINI MECLİSE GETİRİP GEREĞİNİ YAPSIN”

    Türkiye’nin BM İklim Konferansı Paris Anlaşması’nı imzaladığını hatırlatan Gökoğlu, “Ama TBMM’ye getirilmedi. Ulusal yükümlülüklerini ertelemeye devam ediyor. Hükümet’ten Paris Anlaşması’nı meclisten geçirip nükleer ve kömürden vazgeçmesini istiyoruz” dedi. Müzik dinletisi ile devam eden etkinlik katılımcıların bir birini tanıma etkinliği ile devam etti. (HABER MERKEZİ)

  • İklim değişikliği kamu sağlık krizine neden oluyor

    İklim değişikliği kamu sağlık krizine neden oluyor

    PİRHA-Dünya Sağlık örgütü ve üniversiteler de dahil 26 kurumdan araştırmacılara göre hastalık hariç iklimle bağlantılı ekonomik kayıplar 2016’da 129 milyar doları buldu.

    Dünya Sağlık örgütü ve üniversiteler de dahil 26 kurumdan araştırmacılar, iklim değişikliğinin insan sağlığı üzerindeki etkilerini inceledi.

    Lancet tıp dergisinde yayınlanan araştırma sonuçlarına göre, iklimde meydana gelen değişimler, milyonlarca insanın sağlığını etkileyen bir kamu sağlık krizine neden oluyor.

    Araştırmada, sıcak hava dalgaları, uzun süreli alerjiler ve hava kirliliği gibi etkenlerin sağlık sorunlarını tetiklediğine dikkat çekildi.

    HAVAYLA BAĞLANTILI FELAKETLERDE YÜZDE 46 ARTIŞ

    2000 ve 2016 yılları arasında, havayla bağlantılı felaketlerde yüzde 46 artış kaydedildi. Kalp krizinden böbrek yetersizliğine kadar pek çok sağlık sorunu riski yaşayan 65 yaş üstü 125 milyon yetişkinin aşırı sıcaklara maruz kaldığı kaydedildi.

    Öte yandan, artan sıcaklıkların birey, aile ve toplumların geçimini etkilediği ve tarım alanında işgücü verimliliğini yüzde 5.3 düşürdüğü kaydedildi.

    EKONOMİK KAYIP 129 MİLYAR DOLAR

    Hastalık hariç iklimle bağlantılı ekonomik kayıpların 2016’da 129 milyar doları bulduğu belirtildi. Bulaşıcı hastalıkların da yaygınlaştığı belirtilen araştırmada, Deng humması adlı hastalıktaki artışın 1950’den bu yana iki katına çıktığı kaydedildi. Yılda 100 milyon kişinin bu hastalığa yakalandığı bildirildi.

    Araştırmada, “İklim değişikliğinin insan üzerindeki belirtileri kesin ve büyük olasılıkla da geri döndürülemez” ifadeleri yer aldı.

    ASYA VE AFRİKADA AÇLIK ÇEKEN İNSAN SAYISI 422 MİLYON

    Asya ve Afrika’daki 30 ülkede açlık çeken insanların sayısı da 1990’dan bu yana, 398 milyondan 422 milyona çıktı.

    Araştırmaya göre, iklim değişikliğinin tarımda da etkisi olduğu kaydediliyor. Sıcaklıktaki 1 derecelik artış, küresel buğday üretiminde yüzde 6, pirinç üretiminde ise yüzde 10 düşüşe yol açıyor.

    Yüzde 1’lik sıcaklık artışı pirinç üretiminde yüzde 10 düşüşe yol açıyor

    800 BİN ÖLÜM KÖMÜRDEN KAYNAKLI

    Ayrıca yılda hava kirliliğiyle bağlantılı milyonlarca ölümün en az 800 bininin kömür kullanımıyla ilişkili olduğu ifade edildi.

    6 Kasım-17 Kasım tarihleri arasında Almanya’nın Bonn kentinde düzenlenecek İklim Konferansı’na 200 ülkeden temsilciler katılacak ve Paris İklim Konferansı’nda alınan kararların nasıl uygulanacağı üzerinde çalışacak.