Etiket: iklim grevi

  • ‘2050’ye kadar 2 milyar kişi yaşamını yitirebilir’

    ‘2050’ye kadar 2 milyar kişi yaşamını yitirebilir’

    Dünyada yaşanan iklim krizine bakarak 20-30 yıl içerisinde su savaşlarının başlayabileceğini dile getiren bilim yazarı Tuna Emre, “En az 2 milyar kişi 2050’de yaşamını yitirebilir” dedi.

    Antikapitalistler Platformu, 20 Eylül İklim Grevi’ni değerlendirmek üzere “İklimi Değil Sistemi Değiştir” başlıklı forum düzenledi. Beyoğlu’nda bulunan Anzavur Pasajı’nda gerçekleşen foruma Yokoluş İsyanı’ndan İren Bıçakçı, Anti Kapitalistler Platformu’ndan Özdeş Özbay ve bilim yazarı Tuna Emre katıldı. Forum ilk olarak dünyanın çeşitli yerlerinde gerçekleşen iklim grevinden çekilmiş görüntülerin yer aldığı sinevizyon gösterimiyle başladı.

    “UZUN VADEDE ÇÖZÜM YOK”

    Forumda ilk olarak konuşan Anti Kapitalistler Platformu üyesi Özdeş Özbay, iklim krizine karşı insanların sokağa çıkmasının anlamlı olduğunu vurguladı. Türkiye’de de bu sene 20’den fazla noktada eylemlerin olduğunu belirten Özbay, “Erdoğan’ın iklim grevinden sonra söyledikleri, onun iklim grevinden iklim sorunundan ne kadar bihaber olduğunu gösterdi bize. Küresel ısınmanın ne olduğundan bir haberler. İnsanlığın küresel ısınmayı yenmesi için, harcaması gereken para bankaları kurtarmak için kullanılan paranın yarısı sadece. Kapitalizm küresel ısınmaya bütçe ayırırsak enflasyon ve işsizlik artar diye raporlar hazırlıyor. Kapitalizm sürekli büyüyen bir şey. Sürekli büyüme güdüsü bizi bu hale getirdi. Yaşadığımız krizin sebebi kapitalizmin büyüme güdüsü. Kapitalizm içinde uzun vadede bir çözüm yok” diye konuştu.

    “GELENLERİ BİRÇOĞU ÇOCUK”

    20 Eylül’de Kadıköy’de yapılan eyleme şehir dışından da birçok kişinin katıldığını dile getiren Yokoluş İsyanı’ndan İren Bıçakçı, eyleme katılanların çoğunun daha çocuk olduğunu vurguladı. Gelen çocuklarının çoğunun birbirini tanımadığını dile getiren Bıçakçı, “Oraya gelenlerin hepsi bireysel olarak kendi kaygılarıyla gelmişlerdi. Aileleri de onların bu isteğine destek olmaları için gitmişlerdi. Çocuklar ulaşabildiği her yere ulaşmaya çalışıyordu. 10 STK ve hareket olarak başladık. Kendimizi geri planda tuttuk. İklim krizini tanıtmaya çalışarak 20 Eylül’ü örgütledik. Çocuklar yetişkinlerin desteğini almaktan çok mutlu olmuşlardı. Yeni kuşağın bir talebi var ve bu çok haklı bir talep çünkü bunların sorumlusu biz ve bizim tüketim alışkanlıklarımız” ifadelerini kullandı.

    “EN ACİL SORUN”

    Bilim yazarı Tuna Emre ise,  defalarca iklim ve gıda krizi gibi konularda yazılar yazdığını ve dünyanın birçok afet yaşadığını söyleyerek, “Böyle bir sorun varken daha büyük ne olabilir. Bundan daha büyük ve daha çok konuşulması gereken başka bir konu yok. Bu insanlığın en acil sorunudur. Artık anormal hava olayı diye nitelendirdiğimiz hava olaylarını normal olarak tabir etmemiz lazım” dedi.

    “GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN BİR ŞEY”

    15-20 yıl içinde su savaşlarının başlayabileceğini belirten Emre, “2030 yılında iki buçuk dereceyi görebiliriz. Dinozorların başına gelenler bizim de başımıza gelebilir. Bu insanlığın bir sınavı. Bu sınavı geçmek çok kolay. Fosil yakıtları kısarak bile başarabiliriz. Ama küresel işbirliği gerekiyor zor kısım bu. Isınma 2 dereceye çıkarsa okyanuslar daha az karbondioksit emecek. Yağmur ormanlarının yüzde 40’ı ölebilir. Ve bu çok kısa zamanda olacak. Eğer ki ısınma 3’ü bulursa geri dönmemiz çok zor. 3’e yükselirse en fazla 1 milyar insan yaşayabilir. Antarktika’da deniz buzunun erimesini hiç kimse beklemiyordu. Antarktika’da da deniz buzu erimeye başladı. En az 2 milyar kişi 2050’de ortadan kalkmış olacak. Bir buçuk derecede kalmayı başarabilsek bile resiflerin çoğu yok olacak ve bu geri dönüşü olmayacak bir şey” şeklinde konuştu.

    Forum soru ve cevap bölümüyle sona erdi.

    (Kaynak: MA)

  • Türkiye’den küresel iklim grevine destek: Güneş, rüzgar bize yeter- VİDEO

    Türkiye’den küresel iklim grevine destek: Güneş, rüzgar bize yeter- VİDEO

    PİRHA- Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi öncesi dünyanın pek çok yerinde yapılan iklim grevleri Türkiye’de de gerçekleştirildi. Türkiye’de birçok noktada destek eylemleri yapılırken İstanbul’daki grevin merkezi Kadıköy oldu.

    Haberin videosu

    Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi öncesi 20 Eylül’de dünyanın her yerinde aktivistler İklim Grevi için toplanırken, 20 – 27 Eylül Küresel İklim Grevi haftasına Türkiye, 15 ayrı noktada düzenlenen eylem ve etkinliklerle destek verdi. İstanbul’daki buluşmanın adresi Kadıköy oldu.

    İstanbul’daki etkinlikler 14.00’te Kadıköy İskele Meydanı’nda başladı. Kadıköy’deki gösteride bildiriyi okuyan Selin Gören ve Atlas Sarrafoğlu şunları söyledi:

    “Bugün büyükler de bizlere destek veriyor. Artık hem büyükler hem küçükler iklim grevlerine başlıyoruz.  Hepimize hayırlı uğurlu olsun.

    Türkiye’deki ilk iklim grevinde 15 Mart’ta da yetişkinler de vardı. Fakat izleyiciydiler. Şimdi artık bu grevin bir parçasısınız. Ona göre hareket etmelisiniz. Artık kavga etmeyi bitirmelisiniz. Artık birbirinizi suçlamamalısınız. Artık bir araya gelmelisiniz.
    Ve en önemlisi Artık biz çocukları dinlemelisiniz. Artık bize kulak vermeyi bırakın ve bizi artık dinleyin. Kurtaracak bir gezegenimiz var. Artık bunun için çalışın. Biz de artık bunun için okula gidelim.

    Keyif aldığımız için okulu kırmıyoruz. Bunu okula gitmemek için yapsaydık. Pazartesi sendromu yaşamamak için pazartesi yapardık. Hepiniz öğrenci olmuşsunuzdur.
    Biliyorsunuzdur ki okula gitmek için en iyi gün cumadır fakat en kötüsü ise pazartesidir.

    Anladınız mı? O zaman anlamaya devam edin. Gezegenimiz yanıyor. Bir çok şehir sular altında kalıyor. Buzullar yok oluyor. Kuzey kutbundaki ormanlar alev alev. İnsanlar evlerini terk ediyor. Türlerin nesli tükeniyor. Yakında bizim de neslimiz tükenecek. Artık bunu anlayın. Bu ilk iklim grevinizi unutmayın. Artık hayatınız değişti. Eğer bu gerçeği biliyorsanız hepimizin hayatı değişmiştir.”

    “BİRLİKTE HAREKET ETMENİN VAKTİ”

    Ben de sizin gibi korkuyorum zehirli yağmurlardan. Ama yağmurların neden zehirli olduğunu bilmek istiyorum. Yağmurların zehirli olmaması için ne yapmam gerektiğini bilmek istiyorum. Bunu tek başıma öğrenemem. Bana yardım etmelisiniz. Kimyasal kirliliği durdurmak konusunda bana yardım etmelisiniz. İklim krizini durdurmam konusunda bana yardım etmelisiniz. Bize yardım etmek için önce bizi desteklemelisiniz. Sonra bizimle aynı şeyi söylemelisiniz. Bilimin arkasında birleşelim. Formül bu.

    Çünkü iklim değişikliğinin bir kriz olduğunu bilim insanları söylüyor. Yani doktorlar, profesörler biz de bunu haberlerde öğreniyoruz. O yüzden bence ilk iş olarak bu gerçekleri öğrendiğimiz haberlerin değişmesini istemeliyiz. Sonra bu konu hakkında bir şeyler yapmak isteyen kişilere kulak vermeliyiz. Bence artık birlikte hareket etmenin vakti geldi. O yüzden hepinize grevimize hoş geldiniz diyorum.

    “BURADAYIZ ÇÜNKÜ GELECEĞİMİZİ ÇALDINIZ”

    Yoğurtçu Parkı buluşmasının açılış konuşmasını yapan Tuba Sağlam şunları söyledi:

    Bugün neden buradayız? Şu anda aramızda iklim aktivistleri, ekoloji ve kent örgütleri, dayanışmalar, mahalle örgütleri, hayvan hakları hareketleri, sivil toplum örgütleri, demokratik kitle örgütleri, bağımsızlar ve endişeli yurttaşlar var. Kısacası her tür ve renkten kent, doğa ve yaşam savunucuları, yarını için endişeli bireyler, daha adil ve yaşanası bir dünya kurmak isteyenler, çocuklarına daha güzel bir dünya bırakmak isteyenler, insanların ve diğer tüm canlıların hak ettikleri özgür, eşit ve keyifli dünyayı kurmak isteyenler var…

    Neden bir aradayız? Bizleri birleştiren şey iklim krizi. İklim krizinin ötesinde topyekün bir ekolojik kriz. Artık giderek daha çoğumuzun işaretlerini gördüğü büyük ve benzersiz bir kriz bu. Artık anladığımız üzere giderek daha büyük bir hızla içerisine yuvarlanmakta olduğumuz bir kriz bu.

    Yanıtını bulmamız gereken birçok soru var, ama en önemlilerinden biri şudur: Dünyada milyonlarca canlı türü yok oluşla karşı karşıya iken, sadece hayatta kalmanın, sadece insanların hayatta kalmasının değeri, anlamı nedir?

    Çocuklarımızın ve dünyadaki tüm canlıların yaşanabilir bir gezegende birlikte barış içinde yaşama hakkını savunmak, bu krizi doğuran sistemin değişmesini sağlamaktan geçiyor. Bu nedenle şu anda tüm dünyada iklim hareketine önderlik eden öğrencilerin, Fridays for Future’ın “Buradayız, çünkü geleceğimizi çaldınız!” çağrısına biz de ortak olduk.

    Bu ekolojik krizin yol açacağı felaketleri tümüyle durdurmak artık söz konusu değil. Eski dünyamızın son günlerini yaşıyoruz. Ama gerçeği olduğu şekilde gördükçe yapmamız gerekenleri biliyoruz, kalbimize bakınca bunları yapacak cesareti buluyoruz. Hatalardan ders alarak yeni bir dünyayı beraber inşa edebiliriz.”

    PİRHA/ İSTANBUL