Etiket: İktidar baskısı

  • ‘İktidarın susturma, sürgün ve yok saymasına karşı ortak tutum belirlemeyiz’-VİDEO

    ‘İktidarın susturma, sürgün ve yok saymasına karşı ortak tutum belirlemeyiz’-VİDEO

    PİRHA- Sanatçı Mücahit Göker, iktidarların suskun, müdahale etmeyen, itirazda bulunmayan, soru sormayan, sorgulamayan, kabullenen bir toplum istediğini, bunun için de sanatçıları susturmaya çalıştığını söyledi. Göker, “Susturmaya, sürgüne, yok saymaya karşı ortak tutum belirlemeyiz” dedi.

    Ülke genelinde ‘Kamu güvenliği ve sağlığı, toplumun huzuru, çevrenin korunması’ gerekçesiyle konserler, tiyatrolar ve festivaller yasaklanırken, sanatçılar gözaltına alınıp tutuklanıyor.

    Günden güne artan yasaklara karşı tepkiler de yükseliyor. Son dönemde pek çok kültür sanat etkinliğinin, valilikler ve kaymakamlıklarca yasaklanmasına dair sanatçı Mücahit Göker, PİRHA‘ya konuştu.

    Türkiye’de süregelen iktidarların ekonomik, eğitim, inanç, sosyal, kültürel, sanatsal, toplumsal alanlarda ideolojik hegemonyasını korumak ve güçlendirmek için baskı uyguladığını belirten Göker, “İktidarlar suskun, müdahale etmeyen, itirazda bulunmayan, soru sormayan, sorgulamayan, kabullenen bir toplum ister. Bunun için de bu politikalara zarar vereceğini düşündüğü kesimlere yönelir. Sonrasında da halkayı genişleterek en uç kesimlere kadar kendinden olmayan herkesi susturmaya ve kendi ideolojilerini kabul ettirmeye zorlarlar” dedi.

    “İKTİDAR MUHAFAZAKAR KESİMİ YANINDA TUTMAYI HEDEFLİYOR”

    İktidarın sanatçıya “Muhalif olmayacaksın, bana karşı durmayacaksın, bu şartlarda bütün yolları sana açarım. Aksi takdirde de sesini kısar, konserini, oyununu yasaklar, cezaevine atarım, sürgüne yolların” dediğini vurgulayan Göker, şöyle devam etti:

    “Son dönemde iktidarları zora düştükçe, yasakçı ve baskıcı politikalarını daha da arttırdı. Bununla ‘karşı’ tarafı susturmayı, özellikle dini argümanları kullanarak muhafazakar kesimi yanında tutmayı hedefliyor.”

    “TUTUM BELİRLEMELİYİZ”

    Sanatçıların iktidarın oyunlarına gelmeden özgürleşebilmenin yollarını bulması gerektiğinin altını çizen Sanatçı Mücahit Göker, “Daha gür sesle durabilmeli. Sadece sanatçılar değil, toplumun tüm kesimleri aynı refleks içinde hareket ederse başarılı olunacaktır. Susturmaya, sürgüne, yok saymaya karşı tutum belirlemeyiz” ifadelerine yer verdi.

    Diren KESER/MERSİN

    İLGİLİ DOSYALAR

    >‘Baskının ortadan kaldırılması isteniyorsa sanatçılara sahip çıkılmalı’

    >Ahmet Özbek: İktidarın konser yasakları toplumun yaşam biçimine de müdahaledir

  • Yasaklanan KHK toplantısı HDP Genel Merkezi’nde yapıldı

    Yasaklanan KHK toplantısı HDP Genel Merkezi’nde yapıldı

    PİRHA – 5- 6 Ekim’de yapılması planlanan KHK’liler buluşması, Ankara Valiliği tarafından engellenince HDP Genel Merkezi, toplantıya ev sahipliği yaptı.

    Sabah saatlerinde HDP Genel Merkezi’ne gelişleri engellenen KHK’liler darp edilerek gözaltına alınmak istendi. HDP Milletvekilleri Ömer Faruk Gergerlioğlu ve Habip Eksik’in girişimleri sonucu KHK’liler HDP Genel Merkezi’ne giriş yaptı.

    Toplantının açılışında söz alan Ömer Faruk Gergerlioğlu şöyle konuştu:

    “Yaşanan süreci görüyorsunuz. KHK’lilere sivil ölüm yaşatılıyor, bir kırım şeklinde. KHK’lılar 21. yüzyılda Nazi Almanya’sından da fazlasına varan uygulamalarla karşı karşıya. Bu uygulamaları ifşa etmeye yönelik gayret de yoğun bir engellemeye maruz kalıyor. Biz bunu kabul etmiyoruz. KHK zulmü bitecek.

    100 binlerce kişi bunun mağduru durumunda. Mazlum 1 buçuk milyona yakın kişi var. Bu artık KHK’li olmayanları da etkiliyor. Türkiye’nin siyasi, hukuki, ekonomik, sosyolojik her standardını düşüşe uğratıyor. Bu çok tehlikeli. Türkiye bir an evvel hukuk devletine dönmek zorunda. 3-4 aydır bu buluşma için uğraşıyoruz. Türkiye’nin insan hakları hareketi oldu bu KHK buluşmaları. Çünkü bu buluşmaların içinde Kürt’ü de var Türk’ü de var, Alevisi de var Sünnisi de var, sağcısı da var solcusu da var, dindarı da var ateisti de var. Birbirleriyle dayanışıyorlar. Bu platformlar Türkiye’nin 100 yıllık tarihinin yüz akı. Yaptığımız iş çok çok önemli. Türkiye demokrasi tarihine not düşecek çok önemli buluşmalar.

    “BULUŞMAMIZA TAHAMMÜL EDEMEDİLER”

    Biz bir Türkiye buluşması planladık. İzni alınmış, resmi başvurusu yapılmış bir buluşma idi. Ama buna bile tahammül edemediler. KHK zulmünün 5-6 Ekim’de Ankara’da konuşulmasını engellemek için var güçleriyle çabaladılar. Ve sonunda 5-6 Ekim buluşmamızı yasakladılar ki biz 3-4 aydır son derece değerli gayretlerle, gece gündüz demeden çalıştık. Türkiye’nin demokratikleşmesi için çok kıymetli bir çalışma. Biz yılmadık ve bu buluşmayı başka bir şekilde gerçekleştirmenin yolunu aradık.

    Sosyal medya inledi. 100 binler bunu duydu. Aylardır dünya bizi duyuyordu. Ama bizi duymak istemeyen iktidar yasa dışı bir şekilde engelledi bizi. Dün bu yasa dışı engellemeye karşı benim partim HDP ve Saadet Partisi bize bir çağrı yaptı. En dar anımızda bize el uzatanın hakşinaslığını, güzelliğini biz asla unutmayız. KHK’lılar da HDP ve SP’nin bu dost elini unutmayacak. Biz tüm partilere çağrı yapıyoruz. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile de dün görüştüm. Dönüş bekliyoruz kendisinden. Eğer bizi genel merkezine kabul ederse memnuniyetle gider toplantımızı orada da yaparız.

    HDP ve SP’nin bize kucak açmasını dahi kabul edemediler. Bu sabah HDP’nin, bir siyasi partinin yolu kesildi, vatandaşlar giremesin diye. Yaptıklarının Anayasa’da, yasada, hukukta yeri yok. Yolu kesip vatandaşların geçişini engellediler. Çünkü bunlar zulmün duyulmasını engelleme gayreti. Biz bugün KHK hukuksuzluğunu bir kez daha belgeledik. Yarın KHK zulmünü yeneceğiz. Bu bitecek, bizim azmimizle, inancımızla bitecek.”

    PİRHA / ANKARA

  • Tarihçi Bayrak: Alevilerin kimlik hakları kabul edilmeden sorun çözülmez-VİDEO

    Tarihçi Bayrak: Alevilerin kimlik hakları kabul edilmeden sorun çözülmez-VİDEO

    PİRHA- Tarihçi-Yazar Mehmet Bayrak, iktidarın baskısına karşı Alevilerin ne yapması gerektiğini PİRHA’ya anlattı. Bayrak, “Alevilerin çağdaş bir toplum olarak kendi demokratik ve çağdaş haklarıyla yaşamasını ön gören bir düzenleme yapılmadan, kimlik hakları kabul edilmeden bu sorunun çözülmesi mümkün değil” dedi. Bayrak’a göre, Alevi kimliği, Kürt kimliği ve emek kimliği ortaklaşmalı.

    Tarihçi- Yazar Mehmet Bayrak, Türkiye’de Alevilere yönelik artan baskılara karşı yapılması gerekenleri PİRHA’ya değerlendirdi.

    Türkiye tarihinde Alevilerin özellikle Abdulhamit’ten itibaren eritilmeye çalışıldığını aktaran Bayrak, ittihat döneminde ise bu Türk İslam’a dönüştüğünü söyledi.

    Bayrak, Abdulhamit’le başlayan politikaların Cumhuriyet döneminde de devam ettiğini belirterek, “Cumhuriyet döneminde ne yazık ki bu politika devam etti. Ve Alevilik Türk Müslümanlığı olarak sunularak bir yandan Türklük kulvarı üzerinden bir yandan Hanefi Müslümanlığı üzerinden asimile edilmeye çalışıldı” dedi.

    Bütün yaşananlara rağmen Alevilerin hak talebinde bulunduklarını söyleyen Bayrak, “Bütün yaşanan bunca olumsuzluklara rağmen asimilasyon politikalarına, sürgünlere, tehdit, cezalandırma, katliam politikalarına rağmen Aleviler hala bir varlık olarak duruyor. Ve bugün her zamankinden daha fazla haklı olarak hak talebinde bulunuyorlar” ifadelerini kullandı.

    “ORTAKLAŞARAK DEMOKRATİK MÜCADELEDE BULUNULMALI” 

    Alevilerin çağdaş bir toplum olarak kendi demokratik ve çağdaş haklarıyla yaşamasını öngören bir düzenleme yapılmadan, onların kimlik hakları kabul edilmeden sorunun çözülmesi mümkün olmadığının altını çizen Tarihçi- Yazar Mehmet Bayrak, şunları belirtti:

    “Alevilerin de bunu bilmesi gerekiyor çünkü Kürtlerin ulusal planda yaşadığının benzerini Aleviler inançsal kimlik planında yaşıyor. Dolayısıyla mesele ortaktır. Ülkenin gerçek anlamda demokratikleşmesine gerçek anlamda özgürleşmesine bağlıdır. Bu unsurlar hakkı yenilen, hakkı gasp edilen, hak talebinde bulunan bu kimlikler örf, ittifak yapmaz, güç birliği, dayanışma yapmaz ve ortaklaşmazlarsa bu mücadelede o zaman bu süreç daha uzar. Bu nedenle görülüyor ki gerek Alevi kimliği gerek Kürt kimliği gerek emek kimliği bu konuda bir ortaklaşma mutlaka yaratılması lazım ve ortaklaşa demokratik mücadele katkı sunmak lazım.” (HABER MERKEZİ)