Etiket: İl Milli Eğitim Müdürlüğü

  • Bilal Kılıç: Dergahlarımız sahipsiz değildir-VİDEO

    Bilal Kılıç: Dergahlarımız sahipsiz değildir-VİDEO

    PİRHA – Finike’de bulunan Kafi Baba Türbesi’ni ziyaret eden Manisa Çepni Dere Alevi Kültür Derneği üyeleri, türbenin İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne kafeterya olarak kiraya verileceği yönünde bilgi aldıklarını belirtti. Dernek Denetleme Kurulu Üyesi Bilal Kılıç, “Bu coğrafyada bulunan dergahlar Alevilere aittir. Dergahlarımız sahipsiz değildir” diyerek tepki gösterdi.

    Manisa Çepni Dere Alevi Kültür Derneği üyeleri, Antalya Elmalı Tekke Köyü’nde bulunan Pir Abdal Musa Dergâhı’na yaptıkları ziyaretin ardından, Finike Yuvalı Köyü’nde yer alan Kafi Baba Türbesi’ni ziyaret ettiklerini ifade etti. Ziyaret sırasında yaşadığı ilginç gelişmeleri PİRHA’ya anlatan Denetleme Kurulu Üyesi Bilal Kılıç, önemli açıklamalarda bulundu.

    “DERGAHLARIMIZ KİRAYA VERİLMEK İSTENİYOR”

    Bilal Kılıç, “Manisa Çepni Dere Alevi Kültür Derneği üyeleri olarak Kafi Baba Türbesi ziyaret sonrası orada bulunan canlarla yapmış olduğumuz muhabbette türbenin Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından okullara kiralık olarak verileceğini ve kafeterya olarak kullanılacağı bilgisini edindik” diye belirtti.

    Bu coğrafyada bulunan dergahların Alevilere verilmesi gerektiğini vurgulayan Kılıç, “Alevi kurumları daha önce bunları defalarca dile getirmiştir. Buradan kamuoyuna sesleniyoruz. Dergahlarımız sahipsiz değildir” dedi.

    “ALEVİ DERGAHLARI DÜNYADA YAŞAYAN TÜM ALEVİLERİN ORTAK MALIDIR”

    Alevi dergahlarının, dünyada yaşayan tüm Alevilerin ortak değeri ve ortak malı olduğunun altını çizen Kılıç, “Dergahlarımızdan elinizi çekin. Dergahlarımızın Alevi örgütlerinin üst yapısı olan Alevi Bektaşi Federasyonu’na teslim edilmesini istiyoruz” çağrısında bulundu.

    KAFİ BABA KİMDİR?

    Tekke ve türbesi Antalya’nın Finike ilçesi Yuvalı Köyü’nde bulunan Kâfi Baba, Alevi-Bektaşî inancının önemli temsilcilerinden biridir. Pir Abdal Musa’nın 40 dervişinden biri olan ve Nidai Kasım olarak da bilinen Kâfi Baba, Alevi-Bektaşi geleneğinin önemli erenlerinden olup, 1911 yılına kadar faaliyetlerini Yuvalı Köyü’nde bulunan türbesinde yürütmüştür.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

  • Eğitim-Sen Mersin’de seslendi: Laik eğitim istiyoruz, ÇEDES’e hayır- VİDEO

    Eğitim-Sen Mersin’de seslendi: Laik eğitim istiyoruz, ÇEDES’e hayır- VİDEO

     PİRHA- Eğitim-Sen Mersin Şubesi, İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde eylem yaparak, eğitim/öğretimdeki sorunları dile getirdi. Eğitimde dinselleşmeyi eleştiren eğitimciler, ÇEDES’e tepki göstererek, “MEB sorunlara kalıcı çözümler üretmek yerine bütün enerjisini eğitimi dinselleştirmeye ve piyasalaştırmaya harcamaktadır” dedi.

    2023-2024 eğitim ve öğretim yılının ilk yarısının sona ermesiyle birlikte Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Mersin Şubesi, İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde eylem yaptı. Eylemde eğitimde dinselleşme, ana dilde eğitim, yaz saati uygulaması, eğitime ayrılan bütçe gibi konular ele alındı. Eğitimciler, Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) karne şeklinde hazırlanan pankartın taşındığı eylemde “Laik, bilimsel, ana dilde eğitim”, “Laik eğitim, ÇEDES’e hayır” ve “Karanlığa teslim olmayacağız” sloganları atıldı.

    MEB’İN EĞİTİMİ DİNSELLEŞTİRMESİ ELEŞTİRİLDİ

    Eylemde yapılan basın açıklamasını okuyan Eğitim-Sen Mersin Şube Örgütlenme Sekreteri Özgür Saçkesen, eğitim alanındaki sorunlara dikkat çekerek MEB’i eleştirdi. MEB’in eğitimde yaşanan sorunlara kalıcı çözümler üretmek yerine bütün enerjisini eğitimi dinselleştirmeye ve piyasalaştırmaya harcadığına işaret etti.

    ÇEDES adı altında okullara imam ve din görevlilerinin atandığını hatırlatan Saçkesen, “Siyasi iktidarın eğitim alanında, uzun süredir kendi siyasal-ideolojik hedefleri doğrultusunda attığı adımlar, okul öncesi eğitimden başlayarak eğitimin bütün kademelerinde Diyanet İşleri Başkanlığı başta olmak üzere, çeşitli vakıf ve derneklerle iş birliği halinde hayata geçirilen ÇEDES benzeri proje ve protokoller, başta öğrencilerimiz olmak üzere, öğretmenler, eğitim emekçileri ve velileri doğrudan etkilemeyi sürdürmektedir” dedi.

    ÇEDES KAPSAMINDA YAPILAN EĞİTİM DIŞI FAALİYETLERE DİKKAT ÇEKİLDİ

    Özgür Saçkesen, ÇEDES protokolü kapsamında okullarda bilim ve eğitim dışı faaliyetlerin yapıldığını aktararak şunları söyledi:

    “- Muğla’nın Menteşe ilçesinde, ÇEDES projesi kapsamında öğrenciler Menteşe İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından mezarlık temizliğine götürülmüş ve ilçe milli eğitim müdürlüğü sosyal medya hesabından öğrencilerin mezarlıkları temizlerken çekilmiş fotoğraflarını paylaşmıştır.

    -ÇEDES projesi kapsamında İzmir, Eskişehir, Aydın (Söke), Adıyaman (Tut), Batman (Gercüş), Bursa (Orhaneli), Tekirdağ (Şarköy), Muğla (Dalaman), Niğde, Mardin, Muş, Sakarya, Elâzığ ve pek çok farklı ilde öğrencilerle cami ziyaretleri gerçekleştirilmiş ve toplu namaz etkinlikleri yapılmıştır.

    -Kocaeli’nin Karamürsel ilçesinde henüz örgün eğitim çağına dahi gelmemiş, soyutlama yeteneği gelişmemiş okul öncesi eğitimdeki çocuklara cami imamı “yardımseverlik ve merhamet” sunumu yapmıştır. Oyun çağındaki çocuklara cami imamının seslenmesi veliler tarafından büyük tepkiyle karşılanmıştır.

    -Bursa’nın Gürsu ilçesindeki okullarda Gürsu İlçe Müftülüğü tarafından okullarla ortak yürütülen ÇEDES projesi kapsamında Hacı Huriye Tinç Ortaokulu öğrencilerine müftülük tarafından program düzenlenmiştir.

    -Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde Nene Hatun Anaokulu öğrencileri, kandil dolayısıyla Dilovası Merkez Camisi’ni ziyaret etmiş, ÇEDES kapsamında ilçede bulunan ortaokuldan 35 öğrenci Gebze Çoban Mustafa Paşa Camisi’ni öğretmenleri eşliğinde ziyaret etmiştir.”

    MÜCADELE VURGUSU

    Eğitim sisteminde yaşanan sorunların ülkedeki ekonomik, toplumsal ve siyasal alanda yaşanan gelişmelerden ayrı ve bağımsız olmadığını dile getiren Özgür Saçkesen, “Eğitim Sen, her geçen gün daha fazla piyasa ilişkileri içine çekilen, okul öncesinden üniversiteye kadar bilimin ve laikliğin değil, milliyetçiliğin, ayrımcılığın ve inanç sömürüsünün referans alındığı bir eğitim sisteminde kamusal, bilimsel, demokratik, laik ve anadilinde eğitim hakkı için mücadelesini kesintisiz sürdürmeye kararlıdır” diye konuştu.

    PİRHA/MERSİN

     

  • Kaya, ‘Alevi köyünde okul yaptırmam’ diyen müdürü Bakan Selçuk’a sordu

    Kaya, ‘Alevi köyünde okul yaptırmam’ diyen müdürü Bakan Selçuk’a sordu

    PİRHA- Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Hüda Kaya, Elazığ’ın Uzuntarla Köyü’nde, İl Milli Eğitim Müdürü “Alevi köyüne okul yaptırmam” diyerek yapımına engel olduğu iddia edilen okul için Milli Eğitim Bakanlığı’na yazılı soru önergesi verdi.

    Elazığ İl Milli Eğitim Müdürü Feyzi Gürtürk’ün, yapımı beklenen köy okulu için, “Bu Alevi köyüne okul yaptırmam” dediği iddia edildi.

    Kaya, asli görevi eğitimi herkese ücretsiz ve eşit bir şekilde sağlamak olan Milli Eğitim Bakanlığı’nın, Alevi köylerine yönelik okul yaptırmamasının genel bir politika olduğuna vurgu yaptı.

    “ÖĞRENCİLER 18 KM UZAKLIKTAKİ OKULA GİTMEK ZORUNDA”

    Kaya, Milli Eğitim Bakanı (MEB) Ziya Selçuk’un yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde şunlara yer verdi:

    “Elazığ’ın merkeze bağlı Uzuntarla Köyü’nde, diğer köylerden gelen öğrencilerle birlikte 230 öğrencinin eğitim gördüğü köy okulu 2020 yılında yatırım programına girmiş 20 Ocak 2020’de Elazığ’da meydana gelen 6.8’lik depremin ardından, köy okuluyla ilgili hasar tespit raporu çıkarılmamasına rağmen okulun ağrı hasar aldığı iddiasıyla yıkımına karar verilmiştir.

    Uzuntarla Köyü muhtarı Ali Özarslan, öğrencilerin 18 kilometre uzaklıktaki Şahinkaya Köyü’nde okumak zorunda bırakıldıkları ifade etmiş ve okul yapımı için gerekli başvuruları yaparak Milli Eğitim Bakanlığı’na taleplerini yinelediklerini belirtmiş ancak iddialara göre Milli Eğitim Müdürü Feyzi Gürtük’ün kendisine, “Bu Alevi köyünde okul yaptırmam” dediği ifadelerini kullanmıştır.

    Uzuntarla Köyü muhtarı Ali Özarslan, “Elazığ Valisi Erkaya Yırık’ın da haberi var. Vali beye yaşanan olayı anlatınca, bana “kimden izin aldı da bu okulu iptal ettiriyor?” dedi. Sonra Feyzi Gürtürk beni aradı ve “muhtar kimi ararsan ara, ben bu okulu iptal edeceğim. Bu Alevi köyünde okul yaptırmam” diyerek yüzüme telefonu kapattı” İddialarında bulunmuştur.”

    “BU İFADE ALEVİLERE YÖNELİK NEFRET SUÇU DEĞİL MİDİR?”

    Kaya, Selçuk’a şu soruları sordu:

    1. Milli Eğitim Müdürü Feyzi Gürtük’ün, “Bu Alevi köyüne okul yaptırmam” dediği iddiaları doğru mudur? Doğru ise Milli Eğitim Müdürü Feyzi Gürtük’ün bu ifadesi bir nefret suçu değil midir?

    2. Bu tür ayrımcı ifadelerle bir çeşit nefret söyleminde bulunan Milli Eğitim Müdürü hakkında herhangi bir soruşturma başlatıl mıdır? İdari yaptırım uygulanmakta mıdır?

    3. Hasar tespit raporu çıkarılmamasına rağmen okulun ağrı hasar aldığı iddiası doğru mudur? Doğru ise okulun restore edilememesinin ya da yıkılmışsa yenisinin yapılmamasının gerekçeleri nerelerdir?

    4. Asli görevinin, eğitimin herkese ücretsiz ve eşit bir şekilde sağlamak olan Bakanlığınızın, Alevi Köylerine yönelik, okul yapılmaması gibi genel bir politikası mevcut mudur?

    5. Mevcut değilse bu tür ayrımcı ve nefret içeren irade ortaya koyan yetkililere karşı ne gibi yaptırımlar uygulanmıştır ve uygulanacaktır.

    6. Bakanlık olarak, benzer olayların yaşanmaması adına ve giderek yaygınlaşan kutuplaştırıcı uygulamaların ortadan kaldırılması için ne tür tedbirler almaktasınız?”

    NE OLMUŞTU?

    Uzuntarla (Erzürük) Köyü’nde bulunan ve 1957’de eğitim faaliyetine başlayan köy okulu, Elazığ’da yaşanan depremin ardından ağır hasar aldığı belirtilerek yıkılmış ve yeniden yapılması için 2020 yılında yatırım programına girmişti. Okul için TOKİ tarafından ihale yapıldığı da belirtilmişti.

    Elazığ merkeze bağlı Uzuntarla Köyü’nde İl Milli Eğitim Müdürü ve Emlak Şube Müdürü’nün “Alevi köyüne okul yaptırmam” diyerek yapımına engel olduğu iddia edilmişti.

    (HABER MERKEZİ)

    İlgili Link:

    https://cp-test.pirhaberajansi.com/elazig-il-milli-egitim-muduru-230-ogrencisi-olan-alevi-koyune-okul-yaptirmiyor-hüda kaya hdp 268125.html/13/05/2021/

  • Din dersi dayatmasına tepki: Seçmeli derslerde zorlama kabul edilemez!-VİDEO

    Din dersi dayatmasına tepki: Seçmeli derslerde zorlama kabul edilemez!-VİDEO

    PİRHA- Tarsus Emek ve Demokrasi Güçleri adına açıklama yapan, Eğitim-Sen Tarsus Şube Başkanı Yasemin Yücel, öğrencilerin din dersini zorunlu seçmesini isteyen MEB ve milli eğitim müdürlüğüne tepki gösterdi. Yüsel, “Farklı inanç gruplarını, farklı dil ve kimlikleri, kültürleri reddeden, tek tip insan yetiştirmenin fırsatına dönüştürülen, adı seçmeli ama aslında zorunlu olan ders uygulaması kabul edilemez” diye konuştu.

    Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve il Milli Eğitim Müdürlükleri seçmeli derslerin eşit koşullarda tanıtması gerekirken, dini içerikli derslerin seçilmesi için çalışma yürütüp, velileri teşvik ediyor.

    Alevilerin zorunlu din dersinin kaldırılması için verdiği hukuksal mücadele sonucu Alevi öğrencilere verilemeyeceği yönünde karar olmasına karşın uygulanmazken, aynı zamanda din derslerinin sayısı arttırılıyor.

    2021-2022 Eğitim-Öğretim yılı için seçmeli ders tercihi dönemi 04 Ocak Pazartesi günü başladı, 22 Ocak Cuma gününe kadar devam edecek.

    MEB, İl Milli Eğitim Müdürlükleri üzerinden, uzaktan eğitimin sürdüğü dönemde boş durmayarak, internet üzerinden çalışmalar yürütüp, tüm dersler yerine din derslerini seçmeleri için yönlendirme yapıyor.

    Tarsus Emek ve Demokrasi Güçleri de konuya dair basın açıklaması yaptı.

    Eğitim-Sen Tarsus Şube Başkanı yine Yasemin Yücel, MEB’in okullara gönderdiği yazıda öğrencilerin seçmeli ders seçmediği hallerde ders seçimini okul yönetiminin yapacağı belirterek, “Pandemi koşullarında bu kararın nasıl sonuçlar ortaya çıkaracağını tahmin etmek zor değildir” dedi.

    “ADI SEÇMELİ AMA ASLINDA ZORUNLU OLAN DERS UYGULAMASI KABUL EDİLEMEZ”

    Yücel, bazı gerekçeler öne sürülerek seçmeli derslerin ‘zorunlu seçmeli’ hale getirilmek istendiğine dikkat çekerek, “Farklı inanç gruplarını, farklı dil ve kimlikleri, kültürleri reddeden, tek tip insan yetiştirmenin fırsatına dönüştürülen, adı seçmeli ama aslında zorunlu olan ders uygulaması kabul edilemez” diye konuştu.

    “DAYATMACI ZORUNLU SEÇMELİ DİN DERSLERİ UYGULAMASI İÇİN MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    İzmir, İstanbul, Ankara başta olmak üzere diğer illerde Milli Eğitim ve okul müdürlükleri vasıtasıyla öğrencilerin seçmeli derslerde dini nitelikli dersleri seçmeleri konusunda, okul idarelerinin iletişim kurularak öğrenciler ve veliler üzerinde baskı oluşturmalarına Tarsus’ta da yaşandığını ifade eden Yücel, şöyle devam etti.

    “Öğrencinin ilgi, beceri, istekleri göz ardı edilerek tek tip insan, tek tip inanç dayatmasının somutlaşmış bir göstergesidir. Var olan imam hatip okullarını veli ve öğrencilerin tercih etmediği, kontenjanların boş kaldığı gerçeği ortada iken, zorunlu seçmeli din dersleri ile her okul imam hatipleştirilmek istenmektedir. Dayatmacı zorunlu seçmeli din dersleri uygulaması için meşru-hukuki her platformda mücadele etmeye devam edeceğiz.”

    “ÖĞRENCİDEN HABERSİZ YAPILAN DERS SEÇİM TERCİHLERİ KABUL EDİLEMEZ”

    Camilerde hutbe okutarak ders seçme zorlaması, seçenekleri okul idarelerince önceden doldurulmuş dilekçeler, öğrenciden habersiz yapılan ders seçim tercihlerinin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Yücel, şunları kaydetti:

    “Laik, bilimsel, demokratik, kamusal, cinsiyet ayrımsız, eşit, ana dilinde eğitim anlayışının tezahürü olarak bu dayatmacı uygulamaları reddediyoruz. Geçmişte defalarca yapıldığı gibi veli ve öğrenciler adına ders seçen okul yöneticileri suç işlediklerini bilmeli ve ona göre hareket etmelidir. Seçmeli derslerin belirlenmesi sürecinde hangi nedenle olursa olsun mağdur edilen veli ve öğrencilerimizin yanında olduğumuzu bir kez daha belirtiyor, eğitim politikalarına ilişkin her konuda olduğu gibi, bu konuda da her türlü siyasal ve ideolojik yönlendirmenin  karşısında duracağımızın, seçmeli ders seçimi sürecini yakından takip edeceğimizin bilinmesini istiyoruz. Velilerimizi ve öğrencilerimizi de bu tür dayatmalara karşı durmaya çağırıyoruz.”

    PİRHA/TARSUS