Etiket: ilhan sami çomak

  • Şair İlhan Sami Çomak, İzmir’de sevenleriyle buluştu-VİDEO

    Şair İlhan Sami Çomak, İzmir’de sevenleriyle buluştu-VİDEO

    PİRHA- Şair İlhan Sami Çomak, 30 yıllık mahpusluktan sonra özgürlüğüne kavuşunca İzmir’de sevenleri ve dostlarıyla buluştu. Çomak ailesi İzmir Narlıdere’de bulanan Dayanışma Kafe’de 2 gün boyunca misafirlerini ağırlayacak. 

    1994 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü’nde öğrenciyken gözaltına alınan ve müebbet hapis cezası verilen Şair İlhan Sami Çomak’ın tahliyesi keyfi gerekçelerle engellenmişti.

    30 yıl süren tutukluluğunun ardından 26 Kasım’da tahliye edilen Şair İlhan Sami Çomak, İstanbul’dan sonra İzmir’de de sevenleri ve dostlarıyla bir araya geldi.

    Bir kafede gerçekleşen buluşmada İlhan Sami Çolak’ı, Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, Narlıdere Cemevi yöneticileri, Anadolu Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (ANYAKAY-DER), DEM Parti İzmir il ve ilçe yönetimleri, Barış Anneleri, HDP İzmir İl binasında katledilen Deniz Poyraz’ın annesi Fehime Poyraz’ın yanı sıra çok sayıda seveni ziyaret etti.

    Buluşmada İlhan Sami Çomak, hem duygu dolu anlar yaşadı hem de yeni hayatına dair düşüncelerini paylaştı.

    Çomak’ın ailesi İzmir Narlıdere’de bulanan Dayanışma Kafe’de 2 gün boyunca misafirlerini ağırlayacak.

    İLHAN SAMİ ÇOMAK KİMDİR?

    İlhan Sami Çomak 8 Mart 1973 tarihinde Bingöl Karlıova’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Bingöl’de tamamladıktan sonra, İstanbul Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü’ne 1992 yılında kaydını yaptırdı. 1994 yılında gözaltına alındı ve tutuklandı. Türkçe dışında anadili olan Kürtçe ile de şiirler yazdı. 2016 yılında “Gönderen: İlhan Sami Çomak” isimli belgesele konu oldu. Gitmeler Çiçek Kurusu, Açık Deniz, Günaydın Yeryüzü, Kedilerin Yazdığı İlahi, Bir Sabah Yürüdüm, Yağmur Dersleri, Dicle’nin Günlüğü, Geldim Sana, Hayattayız Nihayet, Karınca Yuvasını Dağıtmamak adlı kitapları yayımlandı. 2019 yılında Geldim Sana dosyasıyla Sennur Sezer Emek-Direniş Şiir ve Öykü Ödülü’ne layık görüldü. Hayattayız Nihayet şiir kitabıyla 2022 yılında Metin Altıok Ödülü’nü aldı. Çomak yine 2022’de Norveç Kültür Bakanlığı ve Yazarlar Birliği İfade Özgürlüğü ve Halkevleri Özel Ödülü’nü de aldı.

    PİRHA/İZMİR

     

  • İlhan Sami Çomak: Bundan sonraki süreçte hayatımın odağında şiir ve edebiyat olacak-VİDEO

    İlhan Sami Çomak: Bundan sonraki süreçte hayatımın odağında şiir ve edebiyat olacak-VİDEO

    PİRHA- 30 yıllık hapis cezasını doldurmasına rağmen tahliyesi uzun bir süre engellenen Şair İlhan Sami Çomak 26 Kasım günü özgürlüğüne kavuştu. Çomak PİRHA’ya verdiği röportajda, bundan sonraki yaşantısına dair planlamasını anlattı. Çomak, “Bundan sonraki süreçte de hayatımın odağında şiir, edebiyat olacak” dedi. 

    30 yıl hapislik sonrasında 26 Kasım’da özgürlüğüne kavuşan Şair İlhan Sami çomak, sevenleriyle bir araya geldi. Çomak için Ümraniye İlçesindeki Vartolular Derneği’nde 2 günlük karşılama töreni düzenlendi.

    Şair İlhan Sami Çomak, 30 yılın sonrasında cezaevi dışındaki ilk yaşantıya dair hissiyatını PİRHA’ya anlattı. Çomak, şunları söyledi:

    “Şu an itibarıyla açıkçası üşüyorum. Üşüten bir hava mevcut ama cezaevinin betondan kaynaklı soğukluğu ile ölçülmeyecek kadar da güzel açıkçası. Cezaevinin doymak bilmeyen bir soğukluğu var. Ama burada gerçek hayata dair bir soğukluk var. Bunun dışında elbette ki çok mutluyum. Uzun yıllardan sonra aileme, sevdiklerime kavuşabilmek büyük bir mutluluk benim açımdan. Hele 30 yıl gibi neredeyse bir ömür gibi süren haksız bir mahpusluktan sonra aileme kavuşmak büyük bir sevinç. Sanırım bu zorluklarla örülü bir sınavdı. Bana kalırsa hakkıyla bu sınava cevap verip geçtim. Artık bundan sonraki süreçte sanırım hayatı hakkıyla yaşamak için çabalamam gerekiyor. Öyle de yapacağım.”

    “CEZAEVİNDE YAŞAMIMLA ALEVİLİĞİ TEMSİL ETMEYE ÇALIŞTIM”

    Şair İlhan Sami çomak, bir bütün olarak Alevi mücadelesine ilişkin izlenimlerini de paylaştı. Çomak, Alevi kimliğini korumak adına cezaevinde verdiği mücadeleye ilişkin de şunları ifade etti:

    “Ben, Alevi bir aileden geliyorum ama doğrusu Alevi mücadele geleneğine katkıları olan biri değilim. Bana kalırsa asıl büyük yürütücüler medya ve dedeler. Annem ve babamdan öğrendiklerimi bir Alevi Kızılbaş olarak kendi yaşamımda temsil etmeye çalıştım. Ancak bunu çok iradi şekilde yaptığımı söyleyemem. Onların bana yedirdiği iyilikleri, güzellikleri az biraz hayatıma yedirerek temsil etmeye çalıştım. Bunun dışında sanırım daha bilinçli bir çaba gerekiyor. Nihayetinde Alevilik, hala ülkemizde resmi ideoloji tarafından tam anlamıyla kabul edilmemiş. Dolayısıyla bunun için yapılması gereken temel şey iradi bir çaba, iradi bir mücadele olması gerekiyor. Belki ileride daha iyi bir mücadele açısından kimi adımlar atılabilir, ben de bu açıdan kimi adımlar atabilirim. Dediğim gibi, cezaevindeyken esas olarak kendi yaşamımla Aleviliği temsil etmeye çalıştım. Annemin, babamın, bütün o toplumsal kültürün bana yedirdikleri ile ama bu sadece kendiliğinden olabilecek bir şey değil. Bir sorun varsa bilinçli, iradi bir çabayla yürütülmesi gerekiyor.”

    “HAYATIMIN ODAĞINDA ŞİİR, EDEBİYAT OLACAK”

    İlhan Sami Çomak bundan sonraki yaşantısına dair ise planlarını şu sözlerle anlattı:

    “Şair ve yazar kimliğimle biliniyorum. Elbette uzun süre mahpus olmanın getirdiği o mağduriyetin tanınmamda bir katkısı var ama esas olarak yazıp çizdiklerimle bir şair ve yazar olarak bilindim. Bundan sonraki süreçte de hayatımın odağında şiir, edebiyat olacak. Böyle devam etmeyi düşünüyorum.”

    Nuray ATMACA – Eren GÜVEN /İSTANBUL

  • Şair İlhan Sami Çomak, özgürlüğüne kavuştu-VİDEO

    Şair İlhan Sami Çomak, özgürlüğüne kavuştu-VİDEO

    PİRHA-30 yıldır hapishanede olan şair İlhan Sami Çomak, tahliye oldu. 

    Hakkında verilen cezayı tamamladığı halde tahliyesi engellenen şair İlhan Sami Çomak 30 yıl sonra tahliye edildi. İlhan Sami Çomak adına yönetilen X hesabından yapılan paylaşımda “İlhan’ı aldık” paylaşımı yapıldı.

    Çomak’ın ailesi Ümraniye’de bulanan Vartolular Derneği’nde 2 günlük karşılama töreni düzenleyecek. Ardından İzmir’e doğru yola çıkılacak.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Hayat Seni Çok Seviyorum’ oyunu yoğun ilgi gördü-VİDEO

    ‘Hayat Seni Çok Seviyorum’ oyunu yoğun ilgi gördü-VİDEO

    PİRHA-Adil yargılanmadığı AİHM kararıyla kesinleşmesine rağmen 28 yıldır cezaevinde tutulan hükümlü şair İlhan Sami Çomak tarafından yazılan “Hayat Seni Çok Seviyorum” adlı oyun seyirciyle buluştu.

    Adil yargılanmadığı AİHM kararıyla kesinleşmesine rağmen 28 yıldır cezaevinde tutulan hükümlü şair İlhan Sami Çomak‘ın yazdığı “Hayat Seni Çok Seviyorum” adlı oyun Kadıköy Moda Sahnesi’nde izleyiciyle ile buluştu.

    İlhan Sami Çomak‘ın ailesi ve pek çok oyuncu ve yazar prömiyeri izlemeye gelirken, oyunun finalinde İlhan Sami Çomak’ın kendi sesinden mesajı paylaşıldı. HDP önceki dönem Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın da mesajı okundu.

    “TÜRKİYE TİYATROSU SIFIRDAN BİR METİN KAZANDI”

    Oyuna dair PİRHA’ya değerlendirmede bulunan oyuncu Caner Cindoruk, “Metni oyundan önce okumuştum. Oynanınca bambaşka hal aldı. Seyirciyle buluştuğunda o enerji sahnede sinerji yakaladı. Türkiye tiyatrosu sıfırdan bir metin kazandı” dedi.

    Yönetmen Kemal Aydoğan da, “Oyun olması gerektiği gibi hayal ettiğimiz gibi gerçekleşti. Seyircinin ilgisi de çok hoştu. İlhan Sami’nin sözünü, gerçekliğini, anlatmak istediğini, hakikatini seyirciye ulaştırdık” diye aktarırken, oyuncular Gülseven Medar ve Ali Tekbaş ise, “Ailenin izliyor olması bizim için çok özeldi. Sahnede İlhan Sami’nin enerjisini katarak oynadık. Yanımızda o da vardı. Bu gece bir halkın gerçeğini ve acısını hep birlikte yaşadık” diye belirtti.

    BAŞAK DEMİRTAŞ: BİRÇOK DUYGUYU BERABER YAŞADIK

    Oyunu izleyenler arasında olan HDP önceki dönem Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş, “Oyun muhteşemdi. Birçok duyguyu yaşadık. Hem ağladığımız, hem güldüğümüz sahneler oldu. 28 yıldır haksızca hapiste kalan birinin yaşamını gördük, beni çok etkiledi. Hayatı çok seven ve bu kadar güzel anlatan aynı zamanda duygu ve düşünceleri ile bizden özgür olan birini izledik. Kürtçe ve Türkçe şarkıları da çok beğendim. Herkesin mutlaka izlemesinin gerektiğini düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.

    Kemal Aydoğan‘ın yönettiği oyunda Gülseven Medar ile Ali Tekbaş rolleri paylaşıyor. Sahne tasarımının Bengi Günay‘a ait olan oyunun ışık tasarımını ise İrfan Varlı üstleniyor. Animasyon ve afiş tasarımında da Saeed Ensafi’nin imzası bulunuyor.

    PİRHA/İSTANBUL

  • “Hayat Seni Çok Seviyorum” yarın Moda Sahnesi’nde

    “Hayat Seni Çok Seviyorum” yarın Moda Sahnesi’nde

    PİRHA-Adil yargılanmadığı AİHM kararıyla kesinleşmesine rağmen 28 yıldır cezaevinde tutulan hükümlü şair İlhan Sami Çomak tarafından yazılan “Hayat Seni Çok Seviyorum” adlı oyun 8 Eylül seyirci karşısına çıkıyor.

    Adil yargılanmadığı AİHM kararıyla kesinleşmesine rağmen 28 yıldır cezaevinde tutulan hükümlü şair İlhan Sami Çomak‘ın yazdığı “Hayat Seni Çok Seviyorum” adlı oyun yarın (8 Eylül) Kadıköy Moda Sahnesi’nde izleyiciyle ile buluşacak.

    Kemal Aydoğan‘ın yönettiği oyunda Gülseven Medar ile Ali Tekbaş rolleri paylaşıyor. Sahne tasarımının Bengi Günay‘a ait olan oyunun ışık tasarımını ise İrfan Varlı üstleniyor. Animasyon ve afiş tasarımında da Saeed Ensafi‘nin imzası bulunuyor.

    8-9-10 Eylül saat 20.30 ile 11 Eylül saat 16.00’da Moda Sahnesi’nde seyirciyle buluşacak olan oyun, ekim ayında da oynanmaya devam edilecek.

    PİRHA/İSTANBUL

    İLGİLİ HABER

    >‘İlhan Sami’nin adaletsiz biçimde 28 yıldır cezaevinde olması oyunu yapmaya sevk etti’

  • ‘İlhan Sami’nin adaletsiz biçimde 28 yıldır cezaevinde olması oyunu yapmaya sevk etti’-VİDEO

    ‘İlhan Sami’nin adaletsiz biçimde 28 yıldır cezaevinde olması oyunu yapmaya sevk etti’-VİDEO

    PİRHA-Adil yargılanmadığı AİHM kararıyla kesinleşmesine rağmen 28 yıldır cezaevinde bulunan hükümlü şair İlhan Sami Çomak tarafından yazılan “Hayat Seni Çok Seviyorum” adlı oyunun yönetmeni Kemal Aydoğan ile oyuncuları Gülseven Medar ve Ali Tekbaş PİRHA’ya konuştu. Aydoğan, “İlhan Sami’nin adaletsiz bir biçimde 28 yıldır cezaevinde olması beni bu oyunu yapmaya sevk eden temel unsur” dedi.

    Adil yargılanmadığı AİHM kararıyla kesinleşmesine rağmen 28 yıldır cezaevinde tutulan hükümlü şair İlhan Sami Çomak‘ın yazdığı “Hayat Seni Çok Seviyorum” adlı oyun 8 Eylül günü Kadıköy Moda Sahnesi’nde izleyicileri ile buluşacak. Kemal Aydoğan‘ın yönettiği oyunda Gülseven Medar ile Ali Tekbaş rolleri paylaşıyor. Sahne tasarımının Bengi Günay‘a ait olan oyunun ışık tasarımını ise İrfan Varlı üstleniyor. Animasyon ve afiş tasarımında da Saeed Ensafi‘nin imzası bulunuyor.

    Moda Sahnesi, oyunun tanımında ise “Umutsuzluğun ağır karanlığını tartmak, kalbe ve akla çöken sessizliğin çoraklığını dağıtmak, hayatı derli toplu tutmak için umut hep yanımda oldu veya ondan uzaklaşmadım” ifadelerine yer veriyor. “Hayat Seni Çok Seviyorum” oyununun yönetmeni ve oyuncuları ile şair İlhan Sami Çomak’a, oyuna ve provalara dair konuştuk.

    Yönetmen Kemal Aydoğan, oyunu yapmaya sevk eden motivasyonu “İlhan Sami’nin adaletsiz bir biçimde 28 yıldır cezaevinde olması beni bu oyunu yapmaya sevk eden temel unsur” şeklinde açıklarken, Çomak’a ait “Karınca Yuvasını Dağıtmamak” isimli otobiyografisine değindi. Aydoğan şunları söyledi:

    “BAŞINA GELEN FELAKETİ KENDİ BAŞIMA GELMİŞ GİBİ HİSSEDİYORUM”

    “İlhan Sami’nin adaletsiz bir biçimde 28 yıldır cezaevinde olması beni bu oyunu yapmaya sevk eden temel unsur. Çünkü bu adaletsizlik sadece İlhan Sami’nin değil aslında hepimizin başına gelmiş bir adaletsizlik. Kimsenin bu tür adaletsiz bir cezalandırmayla özgürlüğü elinden alınamaz. Bu insan haklarına aykırı bir durum. Bunu kendi adıma bir sorumluluk olarak sayıyorum ve gündeme getirmenin gündemde tutmanın gerekli olduğunu düşünüyorum. İlhan Sami’yi aslında 7-8 senedir takip ediyorum. Başına gelen felaketi bir tür kendi başıma gelmiş gibi de hissediyorum. Bu sadece İlhan Sami’ye değil aslında tüm adaletsizliğe uğramış herkes için geçerli. İlhan Sami’nin avantajı tabii şiir yazıyor ve o şiirlerden bir oyun yapma imkanı var mı diye de düşündürtüyordu.

    Fakat en son “Karınca Yuvasını Dağıtmamak” diye bir biyografisi çıktı İletişim Yayınları’ndan. Ondan sonra oyun yapma düşüncesi daha mümkün hale geldi. Çünkü şiirdense otobiyografi aslında daha sahneye taşınır bir şeydi. Çok güçlü bir otobiyografi. “Karınca Yuvasını Dağıtmamak” hem İlhan Sami’yi, hem coğrafyayı, hem yaşadığı adaletsizliği çok derinlemesine ayrıntılı bir biçimde anlatıyordu. Ben o kitaptan bazı bölümleri seçtim oyun yapmak üzere. Sonra vasisi İpek Özel’le birlikte konuşurken, “Acaba bu seçtiğim bölümlerden İlhan Sami bir oyun yapar mı? Yeniden bir oyun yazar mı?” diye bir fikir gelişti. Hem de mahpusta belki zamanı onun adına kolay geçmesini sağlarız diye. İlhan Sami de sağ olsun kabul etti bu fikri. Bir ay içinde oyun yazıldı. Sonra da Gülseren ve Ali’yle buluştuk. Bu oyunu okudular, çok sevdiler. O günden beri de işte oyunu yapmak, sahneye taşımak üzere birlikte çalışıyoruz.”

    “21 YAŞINDAN BERİ CEZAEVİNDE OLDUĞUMU DÜŞÜNEMİYORUM”

    Çomak’ın uzun tutukluluk durumunu hatırlatan Gülseven Medar ise oyunda rol aldığı için heyecanlı olduğunu belirtti. Medar, şöyle konuştu:

    “Tabii zor bir hayat. İlhan Sami de diyor ya “Bilseydim bu kadar uzun süreceğini bu tutukluluğun baştan herhalde çıldırırdım.” O biraz bize de böyle dile kolay gelen ama gerçekte o yılları düşündüğümüzde kendimi şöyle şu an 40 yaşındayım ve 21 yaşından beridir bu yaşıma kadar yani cezaevinde olduğumu düşünemiyorum aslında. Düşünmek istemiyorum. Ama şimdi biz İlhan Sami Çomak’ın o heybesinde biriktirdiği, doldurduğu o çocukluk heyecanı, yaşam sevinciyle, hapishane yıllarında o dayanma halini anlamaya, görmeye, onu okumaya çalışıyoruz. Kendi yaşantımızdaki referanslara da zaman zaman başvuruyoruz.

    Bu oyunu ilk okuduğumda bu tutukluluk halinin, eminim ki depresyonla geçmiş olabilecek bu süreci “Nasıl canlandıracağız?” ile ilgili kafamda çok soru işareti vardı. Fakat eseri elime aldığımda oradan bir ışık fışkırdığını, oradan bir yaşam hatta kendi yaşamımı, çocukluğumu, gençliğimi hayatla kurduğum ve unuttuğum o bağlantıları tekrar canlandırdığını gördüm. Eserin gücünü gördüm. Bu beni çok heyecanlandırdı. Daha önce müzikal oyunculuğu yaptım ve müzisyenim. Tiyatroyu bu şekilde biraz replik, monolog sürecinde götürebileceğimi aslında Kemal abiyle deneyimleyerek yürütmeye çalışıyorum. Bir bilinmezliğe de attım kendimi. Benim için de çok heyecanlı ve beni büyüten bir şey oldu şimdiye kadarki süreçte. Bundan sonrası için de ben de gerçekten de merak içerisinde bekliyorum. Hem seyirciler, hem Kemal abi gibi.”

    “ÇOMAK’IN HAYATINI, DUYGULARINI, İZLEYİCİ İLE PAYLAŞMAYA ÇALIŞACAĞIZ”

    Ali Tekbaş da oyunun sahnesine çağrıda bulunurken, “Bendeki heyecan ve bu projeye ya da bu oyunda olma isteğim ya da şu an burada olma nedenim biraz da hepimizin de söylediği gibi çocukluğuna dair izleri taşıyor olması. Çünkü teksti aldığımızda, kitabı okuduğumda yaşadığım şeyleri orada görebildim. Bundan dolayı duygulandığım çoğu yerde kızdığım gibi de oldu, gerildim. Yani tuhaf duygulara girdik okumalarda. Şimdi buradayız ve Eylül’ün 8’ine kadar provalarımız var. Tam olarak ortaya nasıl bir şey çıkacağını heyecan ve merakla bekliyoruz. Ama İlhan Sami Çomak’ın hayatını, çocukluğunu, gençliğini, başından geçen o yaşadığı zorlu dönemleri ve şu anki duygularını, hislerini gelecek, dinleyecek, izleyecek olan kişilerle, seyirciyle paylaşmaya çalışacağız. Bundan dolayı çok heyecanlıyız ve aynı zamanda da o günü bekliyoruz açıkçası” ifadelerini kullandı.

    “Hayat Seni Çok Seviyorum” oyunu 8-9-10-11 Eylül 2022 tarihlerinde Kadıköy’de bulunan Moda Sahnesi’nde izleyicileri ile buluşacak.

    İlhan Sami Çomak, şu an Silivri 5 Nolu Cezaevi’nde tutuluyor. Çomak’ın 2 yıl sonra tahliye olması bekleniyor.

    Barış KOP / İSTANBUL

  • İlhan Sami Çomak, oyun hakkında bilgi aldı-VİDEO

    İlhan Sami Çomak, oyun hakkında bilgi aldı-VİDEO

    PİRHA- İlhan Sami Çomak’ın “Hayat Seni Çok Seviyorum” oyununun hazırlıkları sürüyor.

    İlhan Sami Çomak’ın “Hayat Seni Çok Seviyorum” adlı oyununun hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, 8 Eylül’de gösterime girecek oyunun ilk günkü biletleri tükendi.

    28 yıldır cezaevinde olan Çomak, cezaevinden sahneye bağlandı.

    Oyunun yönetmeni Kemal Aydoğan ile konuşan Çomak, oyunun gidişatına dair bilgi aldı ve başarılar diledi.

    Gülseven Medar ve Ali Tekbaş’ın oynayacağı “Hayat Seni Çok Seviyorum” adlı oyun 8 Eylül’den itibaren Moda Sahnesi’nde. Biletleri satışa çıkan oyunun tarih ve saatleri şöyle:

    -8 Eylül saat 20.30 (yer kalmadı)

    -9 Eylül saat 20.30

    -10 Eylül saat 20.30

    -11 Eylül saat 16.00

    PİRHA/İSTANBUL

  • Tutuklu Şair İlhan Sami Çomak’ın dostları, AİHM önünde şiirlerini okuyacak -VİDEO

    Tutuklu Şair İlhan Sami Çomak’ın dostları, AİHM önünde şiirlerini okuyacak -VİDEO

    PİRHA- İlhan Sami Çomak dostlarının ‘Şair tutsak ise şiir de tutsaktır! İlhan Çomak’a özgürlük’ sloganıyla AİHM önünde gerçekleştirecekleri eyleme destek veren HDP Milletvekili Kemal Bülbül, “İlhan Çomak’ın hapishanede tutulması edebiyata, şiire, sanata ve insanlığa karşı suçtur” dedi.

    İlhan Sami Çomak dostları, uzun yıllardır tutuklu olan Şair İlhan Sami Çomak’la dayanışmak ve yaşadığı hukuksuzluğun protesto etmek için şiir okuma eylemi gerçekleştirecek.

    ‘Şair tutsak ise şiir de tutsaktır! İlhan Çomak’a özgürlük’ sloganıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde bir araya gelecek olan Çomak’ın dostları, Çomak’ın şiirlerini okuyacak.

    29 Nisan 2022 Cuma günü saat 14:00’te Fransa’nın Strasbourg ilçesinde gerçekleştirilecek olan eyleme tüm kesimlerden destek çağrıları geldi.

    “ÇOLAK SERBEST BIRAKILMALI VE ŞİİR, SANAT, EDEBİYAT ÖZGÜR OLMALIDIR”

    Halkaların Demokratik Partisi (HDP) Antalya Milletvekili Kemal Bülbül’de Çomak’ın şiirlerinden birini okuyarak yapılacak eyleme destek verdi. Bülbül, sosyal medya hesabından paylaştığı videoda okuduğu şiir sonrası şunları dile getirdi:

    “İlhan Çomak arkadaşımız bir edebiyatçı ve şair. 28 yıldır haksız, hukuksuz, adaletsiz bir şekilde hapishanede. İlhan Çomak’ın hapishanede tutulması edebiyata, şiire, sanata ve insanlığa karşı suçtur. İlhan Çomak bir an önce serbest bırakılmalı şiir de, sanat da, edebiyat da özgür olmalıdır.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Oyuncu Caner Cindoruk, tutuklu şair İlhan Sami Çomak’ın şiirini okudu-VİDEO

    Oyuncu Caner Cindoruk, tutuklu şair İlhan Sami Çomak’ın şiirini okudu-VİDEO

    PİRHA- Oyuncu Caner Cindoruk, 27 yıldır cezaevinde tutulan Şair İlhan Sami Çomak’ın şiirini okudu.

    27 yıldır cezaevinde tutulan Şair İlhan Sami Çomak üretmeye devam ediyor. Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi’nin projesiyle Çomak’ın 9’uncu şiir kitabı olan ‘Hayattayız Nihayet’inden  “Çok Susadım” isimli şiiri Oyuncu Caner Cindoruk tarafından seslendirildi. Şiir, oldukça ilgi gördü.

    Şiirde şu dizeler yer alıyor:

    “Kaybettiklerimi sıraladım denizler doldu

    Kumlar doldu

    Dağ başında yalnızlık doldu

    Ve ben çok yoğunum

    Anlatmaktan hederim

    Üşüyorum…

    Burası haziran olsun!

    Çünkü ateşleri çok var

    Çiçekler çok güzel

    Birden ormanları düşündüm

    Susadığımı ayrımsadım

    Bu şehir tutup beni öpsün!

    Kimselere demeden gizlice soluk versin bana…”

    (HABER MERKEZİ)

  • İşkenceyle alınan ifadeyle 27 yıldır tutuklu; 3 yıl sonra tahliye olacak

    İşkenceyle alınan ifadeyle 27 yıldır tutuklu; 3 yıl sonra tahliye olacak

    PİRHA-27 yıldır tutuklu şair İlhan Sami Çomak’ın Avukatı Fırat Aydınkaya, CAN TV’de katıldığı programda dosyaya ilişkin konuşurken; “İlhan’ın dosyasında yalnız Türk Hukuku değil, modern Avrupa hukuku da çürüyor. Maalesef beyaz adamın hukuku geçerli” ifadelerini kullandı.

    27 yıldır tutuklu olan şair İlhan Sami Çomak‘ın Avukatı Fırat Aydınkaya, CAN TV‘de yayınlanan ‘Can’da Bu Sabah’ programına katılarak dosyaya ilişkin bilgiler verdi. “İlhan’ın dosyasında yalnız Türk Hukuku değil, modern Avrupa hukuku da çürüyor” diyen Aydınkaya, hukuk sisteminden beklentilerinin kalmadığını söyledi.

    Üniversite öğrencisiyken ‘örgüt üyeliğine üye’ olma iddiasıyla gözaltına alınarak tutuklanan İlhan Sami Çomak, AİHM’in hak ihlali kararının ardından İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden yargılanırken; 5 Ekim 2016’da yine müebbet almıştı.

    “TÜRKİYE’DE CİDDİ ADALET VE HUKUK SORUNU VAR”

    Dosyaya ilişkin hatırlatmalarda bulunan Av. Aydınkaya, Çomak’ın tutuklandığı döneme dair bilgiler verirken, “İlhan’ın dosyası Türkiye’deki tek sıkıntılı dosya değil. Malum Türkiye’de çok ciddi hukuk ve adalet sorunu var. İlhan’ın hikayesi 27 yıl öncesine dayanıyor. Faili meçhul cinayetlerin vaka-i adiyeden olduğu, köy yakmaların her gün yaşandığı, işkencelerin normal hukuk prosedürleri içine alındığı bir süreçte tutuklandı İlhan.

    15 gün boyunca gözaltında işkenceye tabi tutuldu. Soyut iddialarımız yok. İlhan kendisine işkence yapan polisin sesini tanıyabileceğini söyledi. Gerçekten somut iddialar bunlar. 15 gün gözaltında tutulup, işkenceyle ifadesi alındığında tutukluluk hikayesi de başlamış oluyordu. O esnada kendisine okutulmadan zorla imzalatılan ifade beyanı iddianame haline geldi. Bahsedilen iddianame mahkemenin gerekçesi haline geldi” diye konuştu.

    “MAALESEF BEYAZ ADAMIN HUKUKU GEÇERLİ”

    “İşkenceyle alınan bu ifadeyle 27 yıldır İlhan’ın hayatı çalınmış durumda” diyen Aydınkaya, “O dönem Devlet Güvenlik Mahkemeleri vardı. Askeri hakim yargılamaları tayin ediyordu. İlhan’ın hukuk hikayesi normal hukuk devletindeki bir hikaye değil. Darbe geleneğiyle bağlantılı bir hukuk yargılamasından geçti. İlhan’ın dosyasını normal ulus devlet hukukuna dahi riayet edecek noktaya getiremedik. Burada normal bir hukuk prosedürü yok. Açık konuşalım. Normal bir ulus devlet hukuku da cari değil. Maalesef beyaz adamın hukuku geçerli” ifadelerini kullandı.

    “AİHM’DE KAZANDIĞIMIZ DAVALAR TÜRKİYE’DEKİ ADALET MEKANİZMALARININ İÇİNDE KAYBOLUYOR”

    Aydınkaya, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına da değindi. AİHM’de kazanılan davaların Türkiye’deki adalet mekanizmaları içinde kaybolduğunu belirten Aydınkaya, şunları söyledi:

    “İlhan’ın dosyasında yalnız Türk Hukuku değil, modern Avrupa hukuku da çürüyor. AİHM eğer 2007’de verdiği kararın arkasında gerçek anlamda dursaydı; Öcalan veya Demirtaş kararlarında verdiği içtihatların arkasında gerçek anlamda dursaydı inanın bu tarz hukuka aykırılıklar yaşanmazdı. AİHM’in verdiği kararlar caydırıcı etkisi noktasında ciddi problemler yaşandığı için Avrupa Konseyi de bu konuda etkin bir organ olma hüviyetini kazanmış değil.

    O yüzden Strazburg’da kazandığımız davalar maalesef Türkiye’deki adalet mekanizmalarının içinde kaybolup gidiyor. 2007’deki AİHM kararından sonra yeniden yargılanma için başvuru yaptık. Yeniden yargılamada beklentilerimizin hiçbiri karşılanmadı. Dosyada, doğrulanmış, kanıtlanmış tek bir delil dahi yok. İnanın hiçbir yerde gerçek anlamda bir hakim bulabilmiş değiliz. Dosya hakimler arasında gidip geliyor. Bu gidişle İlhan büyük ihtimal infazı bittiğinde çıkacak. Hakimler inisiyatif kullanmadan, mahkemeler adil bir karar vermeden kendi infaz sistemi bitince çıkacak gibi görünüyor.

    “ÇOMAK, BÜYÜK İHTİMAL İNFAZI BİTİNCE TAHLİYE OLACAK”

    Bir aksilik olmazsa iki buçuk üç yıla yakın bir süresi var. İlhan üniversite öğrencisiyken gözaltına alındı. Genç bir çocuk olarak alıyorsunuz içeriye ve yaşlı bir insan olarak dışarı salıyorsunuz. Bu yalnız İlhan’ın trajik hikayesi değil. Hepimizin trajik hikayesi. İlhan’a yapılan şey aslında bize yapılan şeydir. Bu konuda duyarlı olmak gerekiyor. İnsanların hayatının dört duvar arasında çürütülmesi normal ve kabul edilebilir bir durum olmamalı.”

    “İLHAN İÇERİDE BİZ DE ADLİYELERDE DİRENMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Çomak‘ın sağlık durumuna dair de bilgiler veren Aydınkaya son olarak şöyle konuştu:

    “İlhan şair duyarlılığına sahip birisi olduğu için kendisini edebiyat veya başka aktivitelerle meşgul ettiği için ayakta kalıyor. Direniyor daha doğrusu. Hepimiz bir şekilde direniyoruz. Türkiye’deki iç hukuktan bir beklentimiz yok şu an. Anayasa Mahkemesi de ihlal başvurularımızı reddetti. Hukuk sisteminden çok bir beklentimiz kalmadı. İlhan içeride biz de adliyelerde direnmeye devam edeceğiz.”

    NE OLMUŞTU?

    1973 Bingöl-Karlıova doğumlu İlhan Sami Çomak 1994 yılında İstanbul Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi, Coğrafya Bölümü’nde öğrenciyken 22 yaşında ”örgüt üyeliği” suçlamasıyla tutuklandı. Gözaltında ve daha sonra da tutukluluk sürecinde büyük işkenceler gördüğünü ve işkence altında hazırlanmış olan tutanaklarla yargılandığını belirttiği dava sonucunda 2000 yılında  DGM (Devlet Güvenlik Mahkemeleri) Çomak’a idam cezası verdi. Ancak idam cezasının kalkması sebebiyle cezası müebbet hapse çevrildi.

    Yargıtay’daki onama kararının ardından tüm iç hukuk yolları tükenmiş olduğu için AİHM ‘e (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) başvuru yapan Çomak hakkında AİHM, 2007 yılında Çomak için ”adil yargılama yapılmamıştır” kararı verdi. Defalarca tutuksuz yargılanmak için başvuruda bulundu ancak başvuru talepleri kabul edilmedi. AİHM’in yeniden yargılama kararından 6 yıl sonra 2013’te ikinci kez yargılanmaya başladı. Ancak, Çomak’ın cezası 2016’da Yargıtay tarafından somut hiçbir delil bulunamamasına rağmen bir kez daha onandı. İlhan Sami Çomak bugün itibariyle aralıksız 27 yıldır cezaevinde ve 27 yıldır düzyazı ve şiirlerini yazmaya devam ediyor.

    PİRHA / İSTANBUL

  • İlhan Sami Çomak’ın, ‘Karınca Yuvasını Dağıtmamak’ isimli otobiyografisi 7 Mayıs’ta çıkıyor

    İlhan Sami Çomak’ın, ‘Karınca Yuvasını Dağıtmamak’ isimli otobiyografisi 7 Mayıs’ta çıkıyor

    PİRHA-27 yıldır cezaevinde olan İlhan Sami Çomak’ın “Çocukluğunu, tutuklanma hikâyesini, şiirinin arkasında yatanları, hayata bakışını ve adalet arayışını anlattığı ‘Karınca Yuvasını Dağıtmamak’ isimli otobiyografisi 7 Mayıs’ta çıkıyor.

    1994 yılında İstanbul Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi öğrencisiyken “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklanan, 2000 yılında Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde idama mahkûm edilen ve cezası müebbet hapse çevrilmişti.

    27 yıldır cezaevinde olan İlhan Sami Çomak’ın “Çocukluğunu, tutuklanma hikâyesini, şiirinin arkasında yatanları, hayata bakışını ve adalet arayışını anlattığı ‘Karınca Yuvasını Dağıtmamak’ isimli otobiyografisi 7 Mayıs’ta çıkıyor.

    İLHAN SAMİ ÇOMAK KİMDİR?

    Şair İlhan Sami Çomak 1994 yılında henüz 21 yaşında İstanbul Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü öğrencisiyken, çok işkenceli on altı günlük gözaltı süresinden sonra tutuklandı. AIHM’in 2007’de adil yargılanmadığına dair hükmüne rağmen, son 27 yıldır tutuklu yargılanan Çomak’ın cezaevinde iken çıkardığı 8 şiir kitabı var. Çomak’ın son şiir kitabı “Geldim Sana” geçtiğimiz yıl Sennur Sezer birincilik ödülüne layık görüldü.

    (HABER MERKEZİ)

  • Galler PEN, 27 yıldır tutuklu şair İlhan Sami Çomak’a onursal üyelik verdi

    Galler PEN, 27 yıldır tutuklu şair İlhan Sami Çomak’a onursal üyelik verdi

    Galler PEN, 27 yıldır tutuklu şair İlhan Sami Çomak’a onursal üyelik verdi. Galler PEN Başkanı Menna Elfyn tarafından kaleme alınan mektupta, ‘’Büyük bir memnuniyetle, Galler PEN’in, sizi Galler PEN Uluslararası Onursal Üyesi olmaya davet ederek, çalışmalarınızı tanımayı oybirliğiyle kabul ettiğini tarafınıza bildirmek için yazıyorum’’ ifadeleri kullanıldı.

    Gazete Duvar’da yer alan habere göre; PEN Norveç ve PEN Galler işbirliği ile, şair İlhan Sami Çomak’ın ve Galler PEN tarafından kendisine layık görülen Galler PEN Uluslararası Onursal Üyeliği’nin verilmesi ve doğum gününü kutlamak amacıyla 8 Mart tarihinde online bir müzik ve şiir etkinliği düzenlenecek. Etkinlik, GMT saati ile 17.00’da ve Türkiye saati ile 20.00’de gerçekleşecek.

    ÇEVRİMİÇİ MÜZİK VE ŞİİR ETKİNLİĞİ

    Şarkıcı Suna Alan’ın Nûdem Durak ve tüm politik tutsaklar için bestelediği Dargerînok (Sarmaşık) isimli şarkısı ile başlayacak olan etkinlik, PEN Norveç Türkiye Danışmanı Caroline Stockford’ın konuşması ile açılacak. Şair Çomak’ın annesinin de katılacağı etkinlikte, Çomak’ın vasisi İpek Özel de mesajlarını iletecek.

    İki bölüm şeklinde gerçekleşecek etkinliğin ilk programına, şair Çomak’a doğum günü mesajlarının da bırakılabileceği online etkinliğe kaydolmak için caroline@norskpen.no adresine e-posta gönderilebilir.

    “DOĞANIZI SARAN UMUT VE ÖZGÜRLÜK DUYGUSU, ŞİİR, HEDEFİMİZE İYİ OTURUYOR”

    Galler PEN’den tutuklu şair Çomak’a Uluslararası Onursal Üyeliği mektubu şöyle:

    “Sevgili İlhan,

    Büyük bir memnuniyetle, Galler PEN’in, sizi Galler PEN Uluslararası Onursal Üyesi olmaya davet ederek, çalışmalarınızı tanımayı oybirliğiyle kabul ettiğini tarafınıza bildirmek için yazıyorum. Bu, ülkenizin edebiyatına Türkçe yazan bir Kürt şair olarak olağanüstü katkınızı takdir etmek ve aynı zamanda merkezimizin de yer aldığı PEN Norveç tarafından başlatılan projeyi takiben dünya çapında okuyucusu olan bir şair olarak artan tanınırlığınızı tanımak içindir.

    Sadece bir şair ve edebi şahsiyet olarak çalışmalarınızı değil, tüm engellere rağmen dünya şiirini bu güzellikle zenginleştirme biçiminizi de takdir ediyoruz. Bizler, hapiste geçirdiğiniz yıllar boyunca, şair Haydar Ergülen’in deyimiyle, “Her şeyi şiire dönüştürmeyi” başardığınız gerçeğini takdir ediyoruz. Doğanızı saran umut ve özgürlük duygusu, şiir, özgür ifadeyi savunmak ve Galce ve İngilizce’de geniş kitlelere edebi ifadeyi büyütmek ve teşvik etmek olan Galler PEN’de ulaşmak istediğimiz hedefe iyi oturuyor.

    Bu nedenle, Galler PEN’in ilk, açılış törenindeki Uluslararası üyesi olma davetimizi kabul edeceğinizi umuyoruz. Aslında size verdiğimiz onur üyeliğinin, sizi şiirde kardeşimiz ve merkezimizin gururlu bir üyesi olarak kabul etmenin bizim için daha büyük bir onur olduğuna inanıyoruz. Çalışmanızı daha da fazla tanıtmanın ve vizyonunuzu ve sözlerinizi Galler halkıyla, kendi dilimizde ve ait olduğunuz küresel şiirsel toplulukla paylaşmanın bir ayrıcalık olduğunu düşünüyoruz.”

     (HABER MERKEZİ)

  • Sennur Sezer şiir ödülü İlhan Çomak’a verildi-VİDEO

    Sennur Sezer şiir ödülü İlhan Çomak’a verildi-VİDEO

    PİRHA – Şair Sennur Sezer adına doğum gününde verilen “Sennur Sezer Emek-Direniş Şiir ve Öykü Ödülleri” dördüncü kez sahiplerini buldu. Şiir dalında İlhan Sami Çomak, öykü dalında ise Hüseyin Peker birincilik ödülüne layık görüldü.

    7 Ekim 2015’te aramızdan ayrılan Sennur Sezer’in anısı ve mücadelesini yaşatmak için Gıda-İş Sendikası ve Manos Kitap tarafından düzenlenen ‘Sennur Sezer Emek-Direniş Şiir ve Öykü Ödülleri’ni kazananlar 4 Mayıs 2019’da açıklandı.

    Şiir dalında birincilik ödülü uzun yıllardır cezaevinde tutulan İlhan Sami Çomak’ın olurken, Jüri Özel Ödülü’ne Ayşe Nalan layık görüldü. Öykü dosyalarında birincilik ödülü Hüseyin Peker’in olurken, Özlem Keskin’in dosyası da Jüri Özel Ödülü’ne layık görüldü.

    Cezaevinde bulunan İlhan Sami Çolak’ın ödülünü kardeşi Suna Çomak ve Annesi Zeytun Çomak aldı. Ödülü Yazar Eray Canberk verdi.

    Öykü dalında birincilik ödülüne layık görülen Hüseyin Peker ise ödülünü Pen Uluslararası Sendikacılar Başkanı Burhan Sönmez’in elinden aldı.

    Şiir dalında Jüri Özel Ödülünü kazanan Ayşe Nalan ise ödülünü KHK ile ihraç edilen Akademisyen Süreyye Karacabey’den aldı.

    Öykü dalında Jüri Özel ödülünü kazanan Özlem Keskin ise ödülünü Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı adına Nida Demirsoy’dan aldı.

    Ödül törenine Sennur Sezer’in dostları ve okurlarının yanı sıra EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, İletişim-İş Genel Başkanı Ünal Doğan, Cam Keramik-İş Genel Başkanı Birol Sarıkaş, Gıda-İş Genel Başkanı Seyit Aslan ve Gıda-İş Genel Sekreteri Levent Gökçek katıldı.

    Etkinlik Sanatçı Sadık Gürbüz’ün ezgilerini seslendirmesiyle başladı.

    Akademisyen Nilay Özer, gecede bir konuşma yaparak “Sennur Sezer’in yaşamın temel kurucu unsuru olarak gördüğü insan emeği günümüzde eksikliğini duyduğumuz hakikat, dürüstlük gibi kavramlarla doğrudan ilgili. Emeğin hor görüldüğü dürüstlüğün kasıtlı bir biçimde yitirildiği ve hakikatin dünya çapında kasıtlı bir biçimde önemsizleştirildiği siyasetlere karşı sanatın ve özelde şiirin etkisi direnişle pekişiyor” dedi.

    “HALKIN GEÇEK KÜLTÜRÜNÜ İŞÇİ SINIFINA ULAŞTIRMANIN YOLLARINI BULMALIYIZ”

    Etkinliğin düzenleyicilerinden olan Gıda-İş’in Genel Başkanı Seyit Aslan da edebiyatçıların şiirlerini, öykülerini diledikleri gibi yazabildikleri ve gazetecilerin cezaevinde olmadığı bir ülkeyi emekçilerin birlikte kuracağını söyleyerek “Türkiye’de kültür ve sanat denilince mevcut iktidarların kendi egemenlikleri ve siyasal düşünceleri açısından Türkiye işçi sınıfı ve emekçilerini kendilerine yedeklemenin aracı olarak kullandılar. Bugün de gerici bir anlayışla bunu sürdürüyorlar. Dolayısıyla egemenlerin işçi sınıfını ve emekçileri yozlaştırma kültürüne karşı biz de işçi sınıfının, emekçilerin, halkın, sanatçıların gerçek kültürünü işçi sınıfına ulaştırmanın yol ve yöntemlerini bulmamız, bunları hayata geçirmemiz gerekiyor. İşçilerimiz, sanatçılarımız, hepimiz örgütlü olduğu zaman her şeyi çok güzel hale getirebiliriz” diye konuştu.

    “YAŞADIKLARIMIZIN ŞİİRİ”

    Sennur Sezer’in eşi ve Öykü Yazarı Adnan Özyalçıner ise, “Sennur Sezer’in edebiyatımızdaki yeri, onun şiiriyle toplumsal tarihimizle at başı gitmesindedir. Toplumsal yaşamımızdaki insan manzaraları, Sennur Sezer’in şiirinde açıklıkla yer almıştır. Onun şiiri direnen bir şiirdir. Bir kadının doğum sancılarına direnişinde, aynı kadının işkence altındaki, baskı altındaki, şiddet gören kadının direnişine vurgu yapar. Yaşanan gerçekliği açıklar. Kısaca belirtmek gerekirse Sennur’un şiiri yaşadıklarımızın şiiridir. Dün olduğu gibi, bugün de süren bir şiir onun şiiri. Tıpkı yaşamımız gibi” ifadelerini kullandı.

    Şair Mustafa Köz ise “Sanat kimin için, sorusuna Sennur Sezer ‘Gecekondu’ kitabıyla cevabını vermiştir. Sonraki kitapları da bu cevabı içerir” dedi.

    Konuşmaların ardından DİSK Emek Korosu sahne alarak ezgilerini seslendirdi.

    Etkinlik Sennur Sezer’in doğum günü için pasta kesilmesiyle sona erdi.

    PİRHA/İSTANBUL