Etiket: ilk duruşma

  • Hacı Bektaş Veli Dergâhı davasında ilk duruşma yarın: Gözler Nevşehir idare Mahkemesi’nde!

    Hacı Bektaş Veli Dergâhı davasında ilk duruşma yarın: Gözler Nevşehir idare Mahkemesi’nde!

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Kültür ve Tanıtma Vakfı’nın dergâhın iadesi ya da tahsisi talebinin reddine karşı açtığı davada ilk duruşma yarın Nevşehir İdare Mahkemesi’nde görülecek. Vakıf, ret kararının “hukuka aykırı” olduğunu vurguluyor.

    Hacı Bektaş Veli Kültür ve Tanıtma Vakfı, Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nın vakfa iadesi ya da tahsisi talebinin reddedilmesi üzerine açtığı davada yargı süreci başlıyor. Davanın ilk duruşması yarın Nevşehir İdare Mahkemesi’nde görülecek.

    Dava dilekçesinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ret kararının iptali talep edilirken, söz konusu kararın kamu yararına ve hukuka aykırı olduğu ifade edildi.

    “DERGÂHIN MEVCUT KULLANIMI VAKIF AMACINA UYGUN DEĞİL”

    Dilekçede, Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nın tarihsel olarak bir inanç ve ibadet merkezi olduğu hatırlatılarak, mevcut kullanım biçiminin vakıf amacına uygun olmadığı belirtildi.

    Tekke ve zaviyelerin kapatılmasının ardından dergâhın asli işlevinden uzaklaştığı ifade edilirken, vakfedenin iradesine uygun bir kullanımın sağlanması gerektiği vurgulandı.

    “TAHSİS KAMU YARARINA OLACAKTIR”

    Vakfın başvurusunda, dergâhın Alevi-Bektaşi toplumu açısından taşıdığı önem vurgulanarak, iade ya da tahsis kararının toplumsal barış ve inanç özgürlüğü açısından kritik olduğu ifade edildi.

    Bu doğrultuda talebin karşılanmasının kamu yararı ile uyumlu olduğu dile getirildi.

    “RET KARARI HUKUKA AYKIRI”

    Dilekçede, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ret kararının hukuki dayanağının bulunmadığı, işlemin yetki, şekil ve amaç yönünden hukuka aykırı olduğu belirtildi.

    Ayrıca benzer tarihsel ve inançsal mekânlara ilişkin alınan kararlar hatırlatılarak, eşitlik ilkesi kapsamında aynı yaklaşımın uygulanması gerektiği savunuldu.

    GÖZLER YARINKİ DURUŞMADA

    Yarın görülecek duruşmada mahkemenin nasıl bir değerlendirme yapacağı merak konusu olurken, davanın yalnızca Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nın statüsünü değil, benzer inanç mekânlarına ilişkin tartışmaları da etkileyebileceği belirtiliyor.

    HABER MERKEZİ

  • Akdeniz Belediye Eş Başkanlarının duruşması başladı

    Akdeniz Belediye Eş Başkanlarının duruşması başladı

    PİRHA- Mersin’de kayyım atanmasının ardından tutuklanan Akdeniz Belediyesi Eş Başkanları Nuriye Arslan ve Hoşyar Sarıyıldız ile birlikte yedi kişi hakkında açılan davanın ilk duruşması görülmeye başlandı. Belediye çalışmaları ve halk buluşmalarının “örgütsel faaliyet” olarak değerlendirildiği iddianameye tepki gösteren Eş Başkan Sarıyıldız, davanın siyasi olduğunu belirterek “Bu dosya, halkın iradesine ve yerel yönetimlerimize çökme girişimidir” dedi.

    13 Ocak’ta Akdeniz Belediyesi’ne kayyım atanmasının ardından görevden alınarak tutuklanan Eş Başkanlar Nuriye Arslan ve Hoşyar Sarıyıldız ile Meclis Üyesi Özgür Çağlar, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin İl Eş Başkanı Reşat Aşan, Parti Meclisi Üyesi Necmettin Başçı ve Ferhat Alkan, Hasan Uğur Çat ve Seyithan Gönen hakkında açılan davanın ilk duruşması Mersin 2’nci Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.

    Duruşmaya, DEM Parti Mersin İl Örgütü, Diyarbakır Belediye Eş Başkanı Doğan Hatun, DEM Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Rüştü Tiryaki, DEM Parti Mersin Milletvekilleri Ali Bozan ile Perihan Koca, CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) avukatları, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Mersin il yönetimi, İnsan Hakları Derneği (İHD) yöneticileri ve çok sayıda yurttaş katılım sağladı.

    Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “örgüt üyesi olmak”, “örgüte finans sağlamak”, “örgüt propagandası yapmak” ve “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet” iddialarıyla hazırlanan 216 sayfalık iddianamede, belediye çalışmaları ve basın açıklamaları suç konusu haline getirildi. Taziyeler, halk buluşmaları, düğünlerde çalınan şarkılar ve sosyal medya paylaşımları “örgütsel faaliyet” olarak değerlendirildi.

    “BU DOSYA, YEREL YÖNETİMLERİMİZE ÇÖKME AMAÇLIDIR”

    Duruşmada ilk olarak savunmayı yapan Akdeniz Belediyesi Eş Başkanı Hoşyar Sarıyıldız, yargılamanın siyasi olduğuna dikkat çekerek, “Bu dosya bizlerin şahsında, DEM Parti’nin yerel yönetim fikriyatından rahatsız olanların oluşturduğu siyasi bir dosyadır. Hukuken adli makamların delilleri toplayarak suçluyu cezalandırma amacıyla açtığı bir dava değil, doğrudan siyasetin yönlendirmesiyle oluşturulmuş bir dosyadır. Bu dava, halkın kendi iradesiyle seçtiği yöneticileri cezalandırma girişimidir. Yerel yönetimlerimize çökmelerinin dosyasısıdır. Tamamen özel bir infaz rejimi uygulanıyor. Yoksul çocuklara yapmak istediğimiz yardımlarda okul müdürleri bile cezalandırıldı. Işık hızıyla belediyeye kayyım atandı. Burada cezaevleri varken bizi uzaklara göndererek cezalandırmak istediler. Avukat arkadaşlarımız aylarca savcı ile görüşemedi. Bu dosyada muhatap alınmadılar” dedi.

    “HİZMETLERİMİZ RAHATSIZ ETTİ”

    Sarıyıldız, Akdeniz Belediyesi’nde yürütülen çalışmaların tamamının halka hizmet amacı taşıdığını belirterek, iddianamede suç olarak gösterilen faaliyetlerin belediyenin asli görevleri olduğunu söyledi. Halka yapılan hizmetlerin rahatsızlık yarattığını söyleyen Sarıyıldız, şunları dile getirdi:

    “Taziyeye gitmek, halkla buluşmak, düğünlere katılmak, kadınların ve gençlerin ihtiyaçlarına dair toplantılar yapmak bizim suçumuz değil, görevimizdir. Biz, halkın sorunlarına kulak veren, yerinden yönetimi esas alan, katılımcı bir belediyecilik anlayışıyla hareket ettik. Ancak bu anlayış, halkın değil, devletin çıkarlarını merkeze alan zihniyeti rahatsız etti. Bizim daha adaylığımız bile kesinleşmeden kentte kayyım söylentileri dolaşmaya başladı. Bu da gösteriyor ki mesele biz değiliz; mesele halkın kendi iradesiyle yönetim hakkını eline almasıdır. Kayyım zihniyeti, halk iradesine düşman, hastalıklı bir anlayıştır.”

    “BU DOSYA HEM BİZE HEM HALKA YAPILMIŞ BİR HAKARET”

    Kayseri Bünyan Cezaevi’nden SEGBİS’le duruşmaya katılan yerine kayyım atanan Akdeniz Belediye Eş Başkanı Nuriye Arslan da, dava dosyasının yalan ve iftiralarla dolu olduğunu söyleyedi. Örgüt üyelerinden talimat aldıklarına dair ifade veren gizli tanıkların beyanlarını reddeden Arslan, şu savunmayı yaptı:

    “Hem parti bünyesinde hem de belediye çalışmaları bünyesinde yaptığım bütün eylem ve faaliyetler yasal çerçeveye uygundur. Halkıma hesap veremeyeceğim hiçbir pratiğim olmamıştır. Bizim tutukluluğumuz büyük bir haksızlık ve hukuksuzluktur. Bizi tutuklamalarına rağmen hala rahat vermediler. Tarsus Cezaevi’nden Kayseri’ye sürgün edilirken 5 saat boyunca ringte bekletildim. Birçok sağlık sorunum olmasına rağmen ailemden uzak bir yere sürgün edildim. Buradan da görülüyor ki cezalandırma hukuki yürütülmüyor. 2016’dan bu yana halkımızın iradesi gasp ediliyor. Bu kayyım zihniyeti yalnızca bize değil, ana muhalefet partisine karşı da harekete geçmiş durumda. Belediyeleri kayyım eliyle talan ediyorlar. Öte yandan iddianamede önümüze suç diye konulan ‘sözde eş başkan’ ifadesi kadın düşmanı bir zihniyetin tezahürüdür. Toplum tarafından bu kadar kabul edilen eş başkanlık sisteminin illegalize edilmesini kabul etmiyorum.”

    Ayrıntılar gelecek…

    FATOŞ SARIKAYA/MERSİN 

    İLGİLİ HABERLER

    Akdeniz Belediyesi’ne kayyım atandı
    Keskin Bayındır Akdeniz Belediyesi önünden seslendi: Halk belediyesini geri alacak

     

  • Eski AKD Burhaniye Şube Başkanı Keskün’ün yargılandığı duruşma ertelendi-VİDEO

    Eski AKD Burhaniye Şube Başkanı Keskün’ün yargılandığı duruşma ertelendi-VİDEO

    PİRHA- Sosyal medya paylaşımları gerekçesiyle yargılanan Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Burhaniye Şube Başkanı Muharrem Keskün’ün ilk duruşması bugün görüldü. Keskün, “Bu benim şahsıma açılmış bir dava değildir. Bu sindirme politikasının ürünü olarak sosyal medyadan toplanarak açılan bir dava” dedi. 

    Sosyal medya paylaşımları gerekçesiyle 24 Eylül 2024 tarihinde polis baskınıyla gözaltına alınan Alevi Kültür Dernekleri (AKD) geçmiş dönem Burhaniye Şube Başkanı Muharrem Keskün, savcılık ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı.

    9 yıl önceki Deniz Gezmiş, Mahir Çayan ve Grup Yorum paylaşımlarından kaynaklı gözaltına alınan Muharrem Keskün’e Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından örgüt propagandası yapmaktan açılan soruşturma davaya dönüştü.

    Bugün Burhaniye Adliyesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına Körfez Alevi kurumları ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri katıldı. Keskün ve avukatının savunma yaptığı davanın duruşması 20 Mart tarihine ertelendi.

    PİRHA/BALIKESİR

     

  • Deniz Poyraz davası için yüzlerce kişi İzmir Adliyesi önünde buluştu-VİDEO

    Deniz Poyraz davası için yüzlerce kişi İzmir Adliyesi önünde buluştu-VİDEO

    PİRHA- Deniz Poyraz’ı katleden Onur Gencer’in yargılanacağı davanın ilk duruşması için yüzlerce kişi Bayraklı Adliyesi önünde buluştu. Deniz’in katledilmesiyle bir kaos yaratılmak istendiğinin altını çizen HDP Eş Genel Başkanı Buldan, “Deniz’in katillerinin arkasındaki güçler ortaya çıkmadığı sürece bu ülkede ne yazık ki cinayetler devam edecek” dedi.

    HDP İzmir il binasında Deniz Poyraz’ı katleden Onur Gencer’in yargılanacağı dava başlıyor. HDP İzmir İl binasına yönelik silahlı saldırı düzenleyerek Deniz Poyraz’ı katleden tetikçi Onur Gencer’in İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek duruşması için birçok kentten yüzlerce kişi İzmir Adliyesi önünde buluştu.

    “Deniz Poyraz isyanımızdır” yazılı pankart ile Deniz Poyraz’ın fotoğraflarını taşıyan yüzlerce kişi adliye önünde açıklama yaptı. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldun, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Esengül Demir, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, SODAP Eş Sözcüsü Sevtap Akdağ, Yeşiller ve Sol Parti Eş Sözcüsü Ayşe Erdem, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, SYKP Eş Genel Başkanı Cavit Uğur, EMEP, Halkevleri, DİSK, TÖP, Devrimci Parti, Alevi kurumları, Kadınlar Birlikte Güçlü ve Barış Annelerinden temsilciler, HDP, CHP ve TİP milletvekilleri, birçok kentten baro yönetimleri, demokratik kitle örgütleri, siyasi parti temsilcisi katıldı.

    BULDAN: TÜRKİYE HALKLARI KAOSA İZİN VERMEDİ

    HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, 17 Haziran’da gerçekleşen katliamın arkasındaki güçlerin, emri verenlerin, katil Onur Gencer’in tetiği çekmesi için yönlendirenlerin hala açığa çıkmadığını kaydetti. Buldan, “Deniz’i katlederken büyük kaos planladılar, bu ülkenin barışına aynı zamanda kurşun sıktılar. Deniz’e sıkılan kurşun elbette bu ülkede birlikte yaşam umuduna da sıkılan kurşundu. Deniz’e sıkılan kurşun aynı zamanda barış ve demokrasiye sıkılan kurşundu. Bu kurşunu sıkmak için katili partimize gönderenler bir kaosun peşindeydiler. Ama Türkiye halkları bu kaosun yaşanmasına izin vermedi” dedi.

    “FAİLLER ORTAYA ÇIKMADIKÇA CİNAYETLER DEVAM EDECEK”

    İktidarın dili, nefreti ve öfkesinin HDP’yi her gün hedef göstermesinin Deniz’in öldürülmesi ve katillerin yönlendirilmesine neden olduğunu kaydeden Buldan, “O günkü atmosfer, iktidarın dilinden asla bağımsız ele alınamaz. Roboski Katliamı’nın katilleri ortaya çıkmadığı sürece, Ankara Garı’nın, Suruç’un katilleri ortaya çıkmadığı sürece, Deniz’in katillerinin arkasındaki güçler ortaya çıkmadığı sürece bu ülkede ne yazık ki cinayetler devam edecek gibi görünüyor” diye belirtti.

    Bu saldırının bir benzerinin İstanbul Bahçelievler İlçe Örgütü’ne yönelik bir kez daha denendiğine dikkat çeken Buldan, “Türkiye halkları sizin faşizminize, ırkçılığınıza, sizin insanları birbirine düşürmenize asla izin vermeyecek. Bugün İzmir Adliyesinde bir katil yargılanacak. Ancak bu katilin arkasındaki güçler yargılanmadığı sürece ve onlar hesap vermediği sürece bu iş bitmeyecek. Katilin olayı gerçekleştirmeden önce Mınbiç’e gidip eğitim aldığını herkes biliyor. Orada eğitim aldıktan sonra buraya tekrar geldiğini ve bu cinayeti işlediğini hepimiz biliyoruz. Minbiç’te eğitim alıp milli ve yerli bir katil haline gelerek, bir IŞİD’li pozisyonuna bürünerek Türkiye’ye gönderilmesi onu tam bir kaos planını hayata geçirmek için uygun bir zemin haline getirdi” ifadelerini kullandı.

    “AĞABABALARININ ORTAYA ÇIKMASIYLA BU İŞ BİTER”

    Buldan‘ın konuşmasından başlıklar şöyle:

    “Bu katil İzmir Emniyet Müdürlüğünü 27 kez aramasına rağmen kiminle görüştüğünü, kimlerle görüştürüldüğünü halen açığa çıkarmayan bir zihniyetle karşı karşıyayız. Emniyet Müdürlüğünde kimlerle görüştü, bunu sorgulayacağız. Olayın üzerinden 7 ay geçti. Bu 7 ay süresince katilden başa hiç kimse tespit edilmedi. Telefon kayıtlarının incelenmesine, görgü tanıklarına rağmen bu katilden başka kimse tespit edilemedi .Bu katil sadece tetiği çeken katil değildir, bu katil arkasındaki güçlerle yani ağababalarıyla beraber tetiği çeken bir katildir. Bunun için siz sorgulamazsanız elbette biz sorgulayacağız. Bugün bu duruşma başta olmak üzere bundan sonraki bütün duruşmalarda hukukçularımız bu soruşturmayı en iyi şekilde yapacak. Bu katilin ağababalarının da ortaya çıkmasıyla bu iş biter.

    “SANA SÖZ DENİZ YOLDAŞIM, KATİLLER HESAP VERECEK”

    Sana söz veriyoruz Deniz yoldaşım, yattığın yerde gözün arkada kalmasın. Daha senin kanın kurumadan Bahçelievler’de saldırı girişiminde bulunanlara sesleniyoruz: Deniz’in katilleri hesap verecek, yönlendirenler hesap verecek, arkasındaki güçler bu ülkeye, kadınlara ve partimize hesap verecek. Biz bu ülkeye barışın, demokrasinin, adaletin gelmesi için büyük çabalar sarf ederken, bu ülkede kaos yaratmaya çalışanlar ve savaş yanlısı olanlar bilsin ki asla demokratik yönetimden, hukuktan ve adaletten vazgeçmeyeceğiz.

    TANRIKULU: TETİKÇİLERE SAHİP ÇIKIYORLAR

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da Deniz Poyraz’ın katledilmesini, öncesi ve sonrasında yaşananlarla değerlendirmek gerektiğinin altını çizdi. Sürecin katliamın organize işlendiğine kanıt olduğunu kaydeden Tanrıkulu, “Çok yakın zamanda gerçekleşen iki mahkeme kararı önümüzdeki süreç bakımından da bizlere işaret sunuyor” dedi. Umut Kitabevi’ne bomba atan sanıkların suç üstü yakalanmasına rağmen haklarında verilen beraat kararı ve Cizre JİTEM davasında sanıkların beraat ettirildiğini vurgulayan Tanrıkulu, “Bu beraat kararları bize, ‘bakın tetikçiler ne olursa olsun, dönem değişir ama biz sizlere sahip çıkarız’ mesajı veriyor” diye konuştu.

    KBG: BU DAVA ÖLDÜRÜLEN BİNLERİN DAVASIDIR

    Konuşmaların ardından Kadınlar Birlikte Güçlü (KBG) açıklama yaptı. Basın metnini okuyan Didar Gül, “Bugün burada başlayan bir cinayet davası değildir. Bugün burada memleketimizde kadın olmanın, yoksul olmanın, Kürt olmanın ve haksızlığa, adaletsizliğe, eşitsizliğe, erkek egemen düzene isyan etmenin susturuluşunun davası başlamakta. Bu yüzdendir ki bu dava Kürtlerin, kadınların, yoksulların, yok sayılanların, öldürülen binlerin davasıdır” ifadelerini kullandı.

    “Deniz Poyraz ölümsüzdür”, “Erkek adalet değil gerçek adalet” sloganlarıyla İzmir Adliyesi önünde bekleyiş sürüyor.

    Adliye önünde gün boyu kurulacak kürsüyle açıklama yapılacak.

    PİRHA/İZMİR

  • ‘Kemal Demir’e özgürlük için 3 Temmuz’da Çağlayan Adliyesi’ndeyiz’-VİDEO

    ‘Kemal Demir’e özgürlük için 3 Temmuz’da Çağlayan Adliyesi’ndeyiz’-VİDEO

    PİRHA- Gazeteciler, 7 aydır tutuklu bulunan TV10 kameramanı Kemal Demir’in 3 Temmuz’da Çağlayan Adliyesi’nde görülecek ilk duruşmasına katılım çağrısı yaptı. 

    KHK ile kapatılan TV10 kameramanı Kemal Demir, 25 Aralık 2017 gecesi evine yapılan bir baskınla gözaltına alındı. 7 aydır Silivri 5 No’lu cezaevinde tutuklu bulunan Demir’in iddianamesi hazırlandı. Gazeteciler, Demir’in 3 Temmuz’da Çağlayan Adliyesi’nde görülecek ilk duruşmasına katılım çağrısı yaptı.

    Demir’in duruşmasına çağrı için hazırlanan videoda basın özgürlüğüne ve adalete dikkat çekilirken, Demir’in tutuklanırken 5 aylık olan oğlu Roni’ye ve ailesine kavuşabilmesi için serbest bırakılması talep edildi.

    PİRHA/İSTANBUL