PİRHA -Gazeteci ve yazarlarla bir araya gelen Yeşil Sol Parti İstanbul adayları bu seçimin herhangi bir seçim olmadığını belirterek, “Zafer bizim olacak” dedi.
Yeşil Sol Parti gazeteci ve yazarlarla İstanbul basın buluşmasında bir araya geldi. İstanbul 2. Bölge milletvekili adayları Cengiz Çiçek, Hasan Kaya Cemal ve 3. Bölge Milletvekili Adayı İlknur Birol da basın buluşmasına katıldı.
“TÜRKİYE YENİ BİR YOLCULUĞA BAŞLAYACAK”
Yeşil Sol Parti’nin İstanbul Milletvekilli Adayı İlknur Birol konuşmasında HDP’nin kapatma davasına değinerek, “Bize seçimleri tehlikeye atmayacak şekilde bir başka seçenekle katılmanın gerekli olduğunu gösterdi. Yeşil Sol Parti ile seçimlere girme hazırlığı yaptık. Nihayetinde bu parti ile 14 Mayıs’ı karşılayacağız. Alevilerin, Kürtlerin, kadınların ve gençlerin nefes alma ihtiyacının bu kadar yüksek hissedildiği bir ortamda pazar günü ben halkımızın kahir ekseriyetinin bu değişim gücüne onay vermesi gerektiğini ve pazartesi sabahına kolay olmayacak, çok zor olacak yeni bir yolculuğa Türkiye’nin başlayacağını düşünüyorum” dedi.
“MEDENİYET SEÇİMİ DE DİYORUZ”
Gazetecilere gazete manşeti atacak olsaydım, “14 Mayıs sabahı Erdoğan’ın saray faşizmini yok etmek için gidip oy vereceğiz” diye yazardım diyen İstanbul 2. Bölge Milletvekili Adayı Hasan Kaya Cemal, seçime dair şunları söyledi:
“Herhangi bir seçim değil. Buna çok inanıyorum. 14 Mayıs’a kader seçimi, medeniyet seçimi de diyoruz. Çünkü Türkiye bu seçimle birlikte öyle bir yere geldi ki büyük bir uzlaşma havası doğdu. 14 Mayıs seçimi dolayısıyla uzlaşma ruhunu görüyorum.”
“İKTİDAR KÖŞEYE SIKIŞTI”
“Zafer gerçekten bizim olacak” diyen İstanbul 2. Bölge milletvekili adayları Cengiz Çiçek, basın buluşmasında şunları öne çıkardı:
“15 Mayıs bütün Türkiye emekçilerinin zafer sabahına uyanma günü olacak. Zafer gerçekten bizim olacak. Buna inanarak söylüyorum. Savaş, güvenlik politikaları dışında üreteceği, satacağı, pazarlayacağı başka bir şeyi kalmadı bu iktidarın. Bu da aslında iktidarın ne kadar köşeye sıkıştığını gözler önüne seriyor.”
PİRHA – Yeşil Sol Parti Kadın Seçim Bildirgesi’ni yorumlayan HDP’li kadınlar “Barışı kadınların inşa edeceği, çocuklarımızın ölmediği, doğanın talan edilmediği, eşit haklarla demokratik bir anayasanın kadın perspektifiyle inşa edileceği bir hayat öngörülüyor” ifadelerini kullandılar.
14 Mayıs’ta yapılacak seçimlere dair Yeşil Sol Parti Kadın Meclisi de hedeflerini açıkladı. 2 Nisan’da okunan Kadın Bildirgesi, cinsiyetçi iş bölümünün önüne geçilmesinden, Anayasa’da kadına yönelik şiddeti net tanımlama hedefine; her kentte Kadın Bakanlığı kurulmasından cinsiyet eşitlikçi, anadilinde, bilimsel ve demokratik eğitime kadar birçok başlığı içeriyor.
“KADINLAR OLARAK BU İKTİDARI GÖNDERECEĞİZ”
Yeşil Sol Parti Kadın Bildirgesi’nin, kadın mücadelesine nasıl katkı sağlayacağını HDP İstanbul milletvekili Dilşat Canbaz yorumladı. Canbaz, 22 yıllık AKP politikasında “kadın düşmanı” bir anlayışın mevcut olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Cinsiyet eşitliğinin olmadığı, bütün kazanımların yok sayıldığı bir iktidarla karşı karşıyaydık. Umut ediyoruz ki 14 Mayıs’ta kadınlar, bu iktidarı gönderecek. Beyannamemizi açıkladık, tüm kadın renklerimizle birlikteydik. HDP Kadın Meclisi olarak başladık ve mücadele yolumuz çok uzun erimliydi. Birçok bedeller ödeyerek; tutuklanan, gözaltına alınan, dokunulmazlıkları kaldırılan yoldaşlarımız oldu. Okunan bildirgede birçok şeye değinildi ve çok kıymetliydi. Kadın politikalarına, savaş politikalarına, mültecilere, engelli kadınlara, aslında tüm Türkiye halklarının sorunlarına değinildi. Tam da yeni depremden, enkazdan çıkmışken işte şunu bir kez daha hatırlatmak gerekiyor ki bu iktidarın enkaz altında kalacağını ve bu iktidarı da kadınlar olarak hep birlikte göndereceğimizin sözünü bir kez daha buradan vermek istiyorum.”
KADIN ÖZGÜRLÜKÇÜ ANAYASA HEDEFİ!
HDP MYK üyesi Sultan Özcan da Yeşil Sol Parti Kadın Seçim Bildirgesi’nin, kadınların değiştirme gücüne ona olan inancını ortaya koyduğunu ifade etti. Özcan şu değerlendirmeyi yaptı:
“Kadınların kararlılığına vurgu yapan güçlü bir seçim bildirgesi açıklandı. Esas olarak kadına yönelik şiddetin son bulacağı, İstanbul Sözleşmesi dahil elimizden çalınan bütün haklarımızın iadesini sağlamayı ve bunu büyütmeyi, sadece kadınları özgürleştiren ve eşitliğini sağlayan bir yaklaşımdan ziyade, hayatın bütününü değiştirme, dönüştürme iradesini sunan bir seçim bildirgesi var. Kadına yönelik şiddetten kadın emeğinin değerlendirilmesi, çalışma yaşamında güvenceli, sendikalı, sosyal haklar bütününe haiz bir çalışma yaşamının inşasını hedefliyor. Bildirge aynı zamanda çatışmacı, kutuplaştırıcı, bitmeyen savaş siyaseti ile toplumu teslim alma siyasetini devre dışı bırakmayı, barışı kadınların inşa edeceği, çocuklarımızın ölmediği, doğanın talan edilmediği, çatışmanın ortadan kaldırıldığı, eşit haklarla demokratik bir anayasanın kadın perspektifiyle inşa edileceği bir hayat öngörüyor. Bu tek adam ve hep adam rejimini değiştirmeyi, bundan kurtulmayı, takdirin erkte, erkeklikte olduğu bir sistemin dönüştürülmesinin yollarının açılacağını işaret eden bir seçim bildirgesi oldu. Dolayısıyla kadınlarla, gençlerle, emekçilerle değiştireceğiz. Takdirin erkeklikte olduğu bir düzenden takdirin büyük insanlıktan, cinsiyet eşitliğinden, demokrasiden geçtiği, bütün hayatın her aşamasında kadınların söz, yetki, karar süreçlerinde olduğu bir demokratik, kadın özgürlükçü anayasa inşasının yolunun açılacağı hedefinde olan bir seçim bildirgesiydi. Dolayısıyla engelli kadınlardan doğanın haklarına, LGBTİ+’lar için, cinsiyet kimliklerini de önceleyen demokratik bir cumhuriyetin içine yerleştiren yeni bir tahayyül kuran ve kadınların söyleyecek sözünü söylemeye de yüzünün olduğu bir kadın yüzyılının başlangıcını işaret ediyor. Hepimize hayırlı olsun diyorum birlikte değiştireceğiz.”
“KARŞIMIZDAKİ TARİHİN EN GERİCİ İTTİFAKI”
HDP İstanbul İl Eş Başkanı İlknur Birol ise “Seçim Beyannamesi, Türkiye ve Kürdistan kadın mücadelesinin de taleplerinin ve gelecek tahayyülünün süzülmüş, berrak bir metnidir” diyerek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bildirge, Türkiye’de mücadele veren bütün kadınların arzuladığı eşitlik ve özgürlük çizgisine yaklaşmamızı sağlayacak olan sözlerimizi içeriyor. Kadının her gün sokakta, evde, iş yerinde sürekli bir şiddete maruz kalabileceği politik iklimi olduğu gibi değiştiren kadın özgürlükçü bakış açımızın yansıdığı ve dolayısıyla bunları sağlayacak olan güvencelerin neler olduğunu söyleyen bir beyanname. Bütün kadınlara ulaştırılmak üzere aslında onların içinden geçen sesi ve istediklerini toparlayıp yazdığımız bir seçim beyannamesi. Biz, diğer siyasi partiler gibi vaat demiyoruz, kadınların vaatleri olamaz, kendi elleriyle değişmesi ve dönüşmesi gereken bu sistemin kadın çizgisi ile yeniden nasıl yapılabileceğine dair bütün ipuçlarını barındıran bir beyannamedir bu. 21. yüzyılın eşiğinde Cumhuriyetin 2. yüzyıla dönerken bugünkü cumhuriyetin demokratik bir cumhuriyet olabilmesi için kadın özgürlüğünün mutlak suretle sağlanması gerektiğini telkin eden bir beyannamedir. Karşımızda neredeyse tarihin en gerici ittifakı oluşturulmuş durumda. Tabiri caizse uzaktan seyrettiğimiz Taliban memleketinin Türkiye’de ve Kürdistan’da izdüşümünü yapmayı kadınlara vadeden bu gerici kadın düşmanı ittifak karşısında bütün kadınların beyannamemizin içerdiği eşitlik, özgürlük ve kuruculuk misyonunu üstleneceği bir 14 Mayıs’a doğru gidiyoruz. Mücadele bitmedi, bizim için hiç de bitmeyecek. Adım adım bu başarıya doğru giderken umudu bütün kadınlarla birlikte büyüteceğiz. Yeşil Sol Parti bütün kadınların bu açıdan umudunun sesi olacak.”
PİRHA-KAYY-DER, 2022 Gağan etkinliğini İstanbul Ümraniye’de kutladı. Program kapsamında kilamlar söylendi, tiyatro gösterisi yapıldı ve yöresel yemekler paylaşıldı.
1990 yılında kurulan ve sosyal-kültürel çalışmalarıyla dikkat çeken Kiğı, Karakoçan, Adaklı, Yayladere, Yedisu ilçeleri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (KAYY-DER) İstanbul Ümraniye’de Gağan gecesi düzenledi.
Fransa’nın Paris kentindeki Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’ne yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırıda hayatını kaybeden üç kişinin anılarak başlandığı programa Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul İl Eş Başkanları İlknur Birol, Ferhat Encü, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ümraniye İlçe Başkanı Zeynel Kızılkaya, Yeşil ve Sol Parti temsilcileri, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul Şubesi Eş Başkanı Ali Şeker, CAN TV ve PİRHA çalışanları da katıldı.
“HERKES SANDIKTA TOKADI ATACAKTIR”
Etkinlikte konuşan HDP İstanbul İl Eş Başkanı Ferhat Encü Paris’te gerçekleştirilen saldırıya değinirken, “Kürtleri hedef gösterenler Fransa’da üç canımıza mal oldu. Her gün savaş politikalarından beslenen AKP/MHP faşizminin yaratmak istediği kaosu hep beraber mücadele ederek ortadan kaldıracağız. Tokadınız ancak korkaklığınızı göstermektedir. Özgürlüğü savunan herkes sandıkta o tokadı atacaktır” ifadelerini kullandı.
“BİZ KAZANACAĞIZ”
HDP İstanbul İl Eş Başkanı İlknur Birol ise yaptığı konuşmada “Elimize de vursalar, kalbimizden de vursalar, kanımızı da akıtsalar, emin olun bunları İstanbul’a gömeceğiz. Sizler önümüzdeki günlerde karabasan gibi üstümüze çökmüş olan bu faşist zihniyeti kenara atacaksınızdır. Ve onların siyasi hayatları, mezarlıkta baş uçlarında yazacak ‘bizi Halkların Demokratik Partisi, devrimciler, Kürtler, kadınlar gömdü bu Mezara’ diyecekler. Emin olun gidecekler, biz kazanacağız” dedi.
Program, kilamların söylenmesi, tiyatro gösteriminin yapılmasıyla sona erdi.
PİRHA – Halkların Demokratik Partisi (HDP) “Çözüm Biziz, Savaşa ve Sömürüye Hayır” şiarıyla İstanbul Kartal Meydanı’nda miting düzenledi. Mitingde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, “Türkiye halkları bugün bu ülkede geçim derdi yaşarken, ülkeyi yönetenler kendi çıkarlarını sağlama alabilmek için savaş konseptini devreye sokmaktan geri durmuyorlar” dedi.
Halkların Demokratik Partisi (HDP), “Çözüm Biziz, Savaşa ve Sömürüye Hayır” şiarıyla düzenlediği mitinglerin ikincisini İstanbul Kartal Meydanı’nda gerçekleştirdi. Mitinge CHP Maltepe ve Kartal ilçe yönetimi, Halkevleri, Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), Emekçi Hareket Partisi (EHP), Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Türkiye İşçi Partisi (TİP), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği, Pir Sultan Alevi Kültür Derneği (PSAKD), Sosyalist Dayanışma Platformu (SODAP), Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP), Devrimci Parti, Mücadele Birliği ile KÖZ’ün de aralarında olduğu çok sayıda parti, kurum ve milletvekili katıldı. Ayrıca Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcıları İbrahim Karakaya ile Aydın Deniz de mitinge katılanlar arasında yer aldı.
“BİRİLERİNİN İSTANBUL’DA BAŞLAYAN HİKAYESİNİ İSTANBUL’DA BİTİRMEYE HAZIRIZ”
Demans hastalığına rağmen tahliye edilmeyen HDP eski Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk için “Aysel Tuğluk Serbest Bırakılsın” yazılı pankart da miting alanına asıldı. HDP İstanbul İl Eş Başkanı Ferhat Encü’nün Kürtçe konuşmasından sonra söz alan eş başkan İlknur Birol şunları söyledi:
“İktidarın büyük fotoğrafına baktığımızda mafyaları, tacizcileri, hırsızları, 5’li çeteyi, kadın katillerini görüyoruz. Bu alanda ise işçiler, emekçiler, kadınlar, gençler, Aleviler, Sünniler, inancına, inançsızlığına özgürlük isteyenler, Kürtler, devrimciler, sosyalistler var. Alandaki bu fotoğraf, savaşa, tecride, yalana, talana “hayır” diyor. Birilerinin İstanbul’da başlayan hikayesini İstanbul’da bitirmeye hazırız.”
“BÜTÜN KİMLİKLERE SAVAŞ AÇMIŞ BİR İKTİDAR İLE KARŞI KARŞIYAYIZ”
Birol’un ardından sahneye Halkların Demokratik Kongresi Eş Sözcüsü Cengiz Çiçek çıktı. “Selam olsun faşizme karşı boyun eğmeyenlere. Selam olsun haramilerin saltanatını sarsan İstanbul’a” diyerek konuşmasına başlayan Çiçek, şu ifadeleri kullandı:
“Yıllardır amasız, fakatsız savaşa “hayır” dedik. Kalıcı demokratik dönüşüm için binlerce bedel ödedik. Bugün birileri bizleri teröristlik ile suçluyor. AKP, MHP iktidarı yalanlar siyasetine devam ediyor. Kendi halkını açlık sınırlarında tutanlar halkçı olabilir mi? Cemal Kaşıkçı cinayetinde dosyayı kendi katillerine teslim edenlerden milli olabilir mi? Mezhepçi politikaları ile her gün Alevi toplumunu hedef tahtasına oturtmaktadırlar.
Tek talebi insanca yaşamak olan emekçilerin önüne polis barikatlarını yığanlar, söz konusu kendi çocukları olduğunda o polisleri karşılarında sıraya diziyorlar. Bunlardan dost, ülkeye fayda gelir mi? Her yere beton dikenlerden doğa dostu olur mu? AKP, MHP iktidarı bir korsan, kumpas ve savaş iktidarıdır. Sadece kendi iktidarını ayakta tutmak için coğrafyanın bütün kimliklerine savaş açmış bir iktidar ile karşı karşıyayız.
KPSS’de olduğu gibi bu iktidar her şeyimizi çalmak istiyor. Hırsızlık rejimi ile karşı karşıyayız. Saltanatınız ayakta dursun diye yoksul çocukları savaşa sürüklüyorlar. Savaşı zenginler çıkarır ama yoksullar ölür. Türkiye emekçi halkının, yoksul Kürt halkının bu savaşlarda ölmesini istemiyoruz. Biz tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Aysel Tuğluk’uz. Biz Deniz Poyraz’ız, Yılmaz Güney’iz, Ahmet Kaya’yız.”
“İLK SANDIKTA SİZLERE GEREKEN DERSİ TÜRKİYE HALKLARI VERECEKTİR”
Mitingde son olarak sahneye çıkan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ise gündemdeki birçok konuya değinirken, şöyle konuştu:
“Türkiye’nin her sorununa güçlü sözü ve çözüm gücü olan HDP bu ülkede mücadele eden bir partidir. Ülkede yaşanan bütün krizlere HDP’nin fikriyatının hayata geçmesiyle çözüm olacağını düşünüyoruz. HDP şu karanlık günlerde demokrasinin, gerçek ve onurlu barışın teminatıdır. Bizimle siyaseten baş edemeyenler, farklı kumpas davaları ve saldırılar ile yıldırmaya çalışıyorlar.
Bizler saldırılar ile başa çıkmasını biliriz. Sizin önünüzde asla diz çökmeyiz, biat etmeyiz, boyun eğmeyiz. Kumpas ve siyasi soykırım davaları devam ederken, ülke açlık ile mücadele ediyor. Önümüze koyulan ilk sandıkta sizlere gereken dersi Türkiye halkları verecektir. Türkiye halkları bugün bu ülkede geçim derdi yaşarken, ülkeyi yönetenler kendi çıkarlarını sağlama alabilmek için savaş konseptini devreye sokmaktan geri durmuyorlar. Bu ülkede savaş kararını verenler bu ülkenin geleceğini, gençliğini düşünmüyor. Çünkü artık hiç kimse geleceğine umutla bakamıyor.
“BU İKTİDAR ALEVİLER İLE DE SAVAŞ HALİNDEDİR”
Halka sabredin derken de kendileri için yapmadıkları şeyi bırakmıyorlar. Yine çalıyorlar, talan ediyorlar, sömürüyorlar. Türkiye halkının geleceğini karartmak için bunu yapıyorlar. Türkiye halkları sizin savaş konseptinize asla onay vermeyecek. Halklar savaş değil barış istiyor. Kaybedeceklerini çok iyi biliyorlar. Bu ülkenin en büyük sorunu Kürt sorunudur. Bunu kimse inkar edemez. Diyalog ile çözülecek sorunu savaş ile çözmeye çalışanlar dün olduğu gibi bundan sonra da asla başarılı olamayacaktır. Bunlar barıştan, diyalogdan korkuyorlar. Bütün sorunların önünde tecrit kilidi vardır. Kilit kırıldığı andan itibaren sorunların çözüldüğünü herkes görecektir.
Bunlar kadınlara düşmandır. Başta Aysel Tuğluk olmak üzere bütün hasta tutsaklara düşmanlar. Bu iktidar aynı zamanda Aleviler ile de savaş halindedir. Her gün bir cemevine veya cemevi başkanına bir saldırı yapılıyor. Saldırıları kınıyoruz. Camiler de olduğu gibi de cemevleri de dokunulmazdır. Herkesin inancına saygılı olmalıyız. Ülkenin gerçek ve onurlu barışa ihtiyacı var. Seçimler yaklaşınca Kürtleri hatırlayanlar biraz kendilerinden utanmalıdır. Kürtler sadece seçimlerde hatırlanacak bir halk değildir. Onurlu bir yüzleşme olmadan kimseye hakkını helal etmeyecektir.”
PİRHA – 1 Mayıs’ta partililerin olmadığı bir saatte HDP İstanbul il binasına polis gözetiminde silahlı bir kişinin girmesine ilişkin basın açıklaması yapıldı. HDP Eş Başkanları İlknur Birol ve Ferhat Encü, güvenlik kameralarına yansıyan görüntülere göre şahsın polis ile temas halinde olduğunu kaydettiler. Avukat Ferdi Yamar da, suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul il binasına, 1 Mayıs tarihinde kimse yokken polis gözetiminde silahlı bir kişinin girmesine ilişkin açıklama yapıldı. Açıklamaya HDP İstanbul İl Eş Başkanlarının yanı sıra avukat Ferdi Yamar ve pek çok partili katıldı.
HDP İl Eşbaşkanı İlknur Birol, 1 Mayıs günü tüm il örgütünün alanda olduğunu ve bu sebeple de binalarının kilitli olduğunu ancak parti çalışanlarından birinin akşamüzeri kapının açık olduğunu söylemesi ile yaşananların fark edildiğini söyledi. Birol görüntülere göre saat 18.02’de beyaz polo yaka t-shirt giyen kişinin kadraja girdiğini ve karşı kaldırımdaki polislere “Giriyorum” şeklinde işaret ettiğini aktardı. Ayrıca plakasız aracın da partilerinin binası önüne aynı anda geldiğini ve bu araçtan üniformalı bir polisin indiğini gördüklerini belirtti.
İl Eşbaşkanı Ferhat Encü ise görüntüleri izlerken, şahıs bina içerisindeyken polislerden birinin üst kata doğru el ile kamera-kadraj işareti yaptığının altını çizdi.
Konuya ilişkin suç duyurusunda bulunacaklarını söyleyen Avukat Ferdi Yamar da, “Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’ne ve İçişleri Bakanlığı’na bu kişinin kim olduğunu ve polislerle ilişkisinin ne olduğunu soruyoruz” dedi.
Basın açıklamasının ardından il binası önüne gelen polisler, kapı önündeki kameraların fotoğraflarını çektiler.
PİRHA-DİSK, KESK, TMMOB, TTB ile TDB yaptıkları ortak açıklama ile İstanbul 1 Mayıs kutlamalarının Maltepe Meydanı’nda gerçekleştirileceğini duyurdu. AKP politikalarını eleştiren DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, “20 yıldır ülkeyi yöneten AKP’nin ve uyguladıkları politikalarının sonucu olarak ortaya çıkan bu tablo artık Türkiye işçi sınıfını ve emekçileri sadece yoksullukla değil, açlıkla, hayatta kalma zorluğuyla yüz yüze bırakmıştır” dedi.
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Türk Tabipleri Birliği (TTB), Türk Diş Hekimleri Birliği (TDB) Beşiktaş’ta yaptıkları açıklama ile 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nü, İstanbul Maltepe Meydanı’nda kutlayacaklarını duyurdu.
Beşiktaş Barbaros Meydanı’nda gerçekleştirilen açıklamaya DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul İl Başkanı İlknur Birol, İstanbul Milletvekilleri Ali Kenanoğlu, Zeynel Özen ile Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Onursal Başkanı Turgut Öker de katıldı.
“1 MAYIS’I TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR YANINDA GÜÇLÜ ŞEKİLDE KUTLAYACAĞIZ”
Büyük bir krizin içerisinde olunduğunu söyleyen KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, “Yaşamış olduğumuz ekonomik kriz, antidemokratik uygulamalar, baskıcı, otoriter, tek adam rejimine karşı da hep birlikte sloganlarımızı, taleplerimizi güçlü bir şekilde ifade edeceğiz. Hem ülkemizde hem dünyada kapitalist sistemin yaratmış olduğu yoğun bir kriz ile karşı karşıyayız. Ekonomik kriz, derinleşen demokrasi krizi, ekolojik kriz ve bir yönetememe kriziyle de birlikte biz emekçiler giderek daha fazla yoksullaşıyoruz. Ücretlerimiz her geçen gün enflasyon karşısında giderek eriyor. Geçinememe, barınamama, insanca yaşayamama sorunuyla karşı karşıyayız. Bir yandan da toplumsal muhalefete dönük baskı ve gözaltı süreçleriyle de iktidar kendi krizini aşmaya çabalayarak, ömrünü uzatmaya çalışıyor. Hem İstanbul’da hem de Türkiye genelinde 1 Mayıs’ı güçlü şekilde alanlarda kutlayacağız” ifadelerini kullandı.
“BİRLİKTE DEĞİŞTİRME İRADEMİZİ ALANLARDA BÜYÜTECEĞİZ”
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ise AKP’nin uyguladığı politikaları eleştirirken, şöyle konuştu:
“Bu düzen iflas ettiğini ortaya koymuştur. Bu düzen ülkemizde ve tüm dünyada işçi sınıfına, emekçilere, kadınlara, gençlere, bütün dünya halklarına iyilikten, güzellikten yana hiçbir şey vaad edememektedir. Tüm dünyada savaşların, açlığın, yoksulluğun, işsizliğin giderek daha fazla arttığı bir sürecin içerisindeyiz. Ülkemizde bu tabloyu daha da ağır yaşıyoruz. 20 yıldır ülkeyi yöneten AKP’nin ve uyguladıkları politikalarının sonucu olarak ortaya çıkan bu tablo artık Türkiye işçi sınıfını ve emekçileri sadece yoksullukla değil, açlıkla, hayatta kalma zorluğuyla yüz yüze bırakmıştır.
Asgari ücretin derhal Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun tekrar toplanarak güncellenmesini, bütün ücretlerde gerekli iyileştirmelerin yapılmasını, en düşük emekli aylığının asgari ücret düzeyine çekilmesini, genç, kadın ve genel işsizliği önleyecek, kalıcı istihdam yaratacak üretime dayalı bir ekonomik politikayı istiyoruz. Birlikte değiştirme irademizi, gelecek güzel günlere olan inancımızı 1 Mayıs alanlarında Türkiye’nin dört bir yanında büyüteceğiz.”
Açıklamanın ardından sendika temsilcileri, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile Beşiktaş çarşıya giderek 1 Mayıs bildirisi dağıtırken, yurttaşları 1 Mayıs kutlamalarına davet ettiler.
PİRHA-Demokratik Alevi Dernekleri İstanbul Eş Başkanları, HDP İstanbul il örgütünün yeni seçilen yönetimini ziyaret ederek, başarılar diledi. Toplumun demokratikleştirilme sürecinde inanç kurumlarına önemli görevler düştüğünü vurgulayan HDP İstanbul İl Eş Başkanı İlknur Birol, “Kürtlerin ulusal birliği bu süreçte ne kadar önemliyse çeşitli inanç kesimlerinin birliği ve ortak sesi de o kadar önemlidir” dedi.
Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul il örgütünün yeni seçilen yönetimini ziyaret etti. HDP İstanbul il binasında gerçekleşen görüşmeye HDP İstanbul İl Eş Başkanı İlknur Birol, DAD Eş Başkanı Kadriye Doğan, DAD İstanbul Eş Başkanları Dilber Asla ile Ali Şeker de katıldı.
Yeni seçilen yönetimi tebrik eden Kadriye Doğan, “Türkiye’de yaşayan bütün inançların birbirini tanıma, birlikte hareket edebilme çağrısını iletmek için buradayız” dedi. Görüşme sırasında ayrıca tedavi edilebilmek için tahliye edilmeyi bekleyen hasta tutukluların durumu da konuşuldu.
“ACILAR, ZULÜMLER İNSANLARI BİRLEŞTİRİR”
HDP İstanbul İl Eş Başkanı İlknur Birol‘a, zorlu bir görev üstlendiklerini belirten Ali Şeker ise halkların beklentisi olduğunu kaydetti. Şeker şöyle konuştu:
“Alevilik kadim bir inançtır. Acılar, zulümler insanları birleştirir. Herkesin kendi anadiliyle eğitim gördüğü, anayasal eşitlik hakkı istiyoruz. Büyük bedeller ödedi bu halk. Bir araya gelerek mücadeleyi yükseltmemiz gerekiyor. Aleviler olarak kim zulme uğruyorsa onun yanında olduk, olacağız. Son günlerde DİAYDER’e yönelik de büyük bir baskı ve saldırı var. DİAYDER’in yanında olduğumuzu belirtmek isteriz.”
“TOPLUMUN DEMOKRATİKLEŞTİRİLMESİNDE ALEVİLERİN GÜÇLÜ VE BİR ARADA OLMASI ÇOK ÖNEMLİ”
“Kişisel hiçbir kurtuluş yok. Kapsayıcı dile çok ihtiyacımız var” diyen İlknur Birol, toplumun demokratikleştirilme sürecinde inanç kurumlarına önemli sorumluluklar düştüğünü söyledi.
Birol, şöyle devam etti:
“Demokratik toplumun kurulabilmesinin esaslarından biri, özgürlük alanlarının kendisinin güvencede olduğu bir toplum yapısı oluşturmaktır. Kolay bir şey değil. Bin yıllık alışkanlıkların, kaç yüzyıllık devlet geleneğinin kemikleşmiş kurumlarını, ideolojik arka planını bir anda tuzla buz etmek çok mümkün olmuyor. AKP-MHP döneminde stratejik olarak sistemde demokratik bir değişimin gerçekleşebilmesi için kuvvetli bir toplumsal ittifaka ihtiyacımız var.
Savaş siyaseti karşısında toplumsal barışın inşası için de buna uygun adımlara ihtiyacımız var. İnanç kurumlarına bu yönde çok büyük görev düşüyor. Kürtlerin ulusal birliği bu süreçte ne kadar önemliyse çeşitli inanç kesimlerinin birliği ve ortak sesi de o kadar önemlidir. Özellikle çok büyük bir demokratik dinamik olan Alevi toplumu da, toplumun demokratikleştirilmesinde güçlü ve bir arada dönüşümün aktörü olarak kendini var eden pozisyonda olması bizim için çok önemli. Ama üzülerek söylemek isterim ki; birçok kesimden daha çok tartışmanın olduğu bir yer Alevi toplumu.”
PİRHA- Cezaevlerinde üst üste gelen hasta tutukluların yaşamını yitirmesini Bakırköy Cezaevi önünde protesto etti. Yapılan açıklamada, “İnsanları kaygı içinde bırakmaya kimsenin hakkı yoktur. Hasta tutuklularımıza düşman hukuku uygulamaktan vazgeçin” denildi.
Son bir haftada, farklı cezaevlerinde 4 mahpus yaşamını yitirdi. Mahpusların şüpheli ve kasıtlı ihmale dayalı ölümleri kamuoyunda günlerdir konuşuluyor. Tutsak ve Hükümlü Aileleri ile Dayanışma Derneği (MATUHAY-DER), cezaevlerinde yaşanan ölümlere ilişkin “Politik tutsaklara özgürlük” şiarıyla Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi önünde açıklama yaptı. Eyleme, tutuklu aileleri, Barış Anneleri, HDK Eşbaşkanı Cengiz Çiçek, HDP Milletvekili Züleyha Gülüm ve HDP İl Eşbaşkanı İlknur Birol da katıldı.
“DÜŞMAN HUKUKU UYGULANIYOR”
Açıklamada ilk olarak konuşan HDP İstanbul İl Eş Başkanı İlknur Birol, yeniden cezaevlerindeki koşullar üzerine basın açıklaması yaptıkları için üzüntü duyduğunu belirtti. Demokratik bir ülkenin en önemli sicilinin cezaevlerindeki tutumu olduğunu söyleyerek, “Eğer ahlaki davranılmıyorsa bunun sonu bir fecaattir. Şuan cezaevinde bu durum yaşanıyor. Bu ölümler kabul edilebilir değildir. Binlerce tutsak şuan tedavi dahi olamamaktadır. Onun için tutuklular bir an önce tahliye edilmelidir. Talep edilen şey hak ve özgürlüklerin birinci koşuludur. Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) siyasi kararlarını geri çekip bilimsel kararlar vermesi gerekir. İnsanları kaygı içinde bırakmaya kimsenin hakkı yoktur. Hasta tutuklularımıza düşman hukuku uygulamaktan vazgeçin” dedi.
“FAŞİZAN TUTUMDAN VAZGEÇİLMELİ”
Cezaevlerinin ölüm evleri haline geldiğini dile getiren HDP Milletvekilli Züleyha Gülüm, hasta tutukluların durumuna dikkat çekti. Özgürlük ve adalet talebi olan herkesin cezaevi üzerinden tehdit edildiğine işaret eden Gülüm, “Bu şekilde toplumu sindirmeye çalışıyor. Onun için cezaevinde yaşanan her ölüm ve her hak gaspına hayır dememiz gerekir. Çünkü bütün bunlar hepimize yapılıyor. ATK de faşizan tutumundan vazgeçmelidir. Yargı üzerindeki iktidar baskısı kalkmalı ve bağımsız bir biçimde kararlar verilmelidir. Zannetmesinler ki bunun hesabını vermeyecekler. Hasta tutuklular tahliye edilene kadar sözümüzü söylemeye devam edeceğiz” diye konuştu.
“SAĞLIK HAKKI KAĞIT ÜSTÜNDE KALDI”
MATUHAY-DER Eşbaşkanı Esin Çelik de cezaevlerinde süreklileşen tecrit, baskı, işkence, çıplak arama, kelepçeli muayenelerden dolayı tedavi edilmeyen hasta tutsakların yaşamını yitirdiğini dile getirdi. Cezaevlerinde uygulanan ceza infaz sistemiyle tutuklular ve ailelerin her gün öldürüldüğüne dikkati çeken Çelik, “Sağlık ve yaşam hakkı kağıt üzerinde bile karşılık bulamamaktadır. Böyle bir süreçte pandemi de iktidar tarafından fırsata dönüştürülmüş tutsak ve tutsak ailelerine sadece acı pay edilmiştir” dedi.
“CEZAEVLERİ ÖLÜMEVLERİNE DÖNÜŞTÜ”
Bir haftada 4 tutuklunun yaşamını yitirdiğini hatırlatan Çelik, cezaevinde keyfi uygulamaların olduğunu belirtti. Çelik, disiplin cezaları, kötü muamele, kalabalık koğuşlar, hijyen olmayan yemekler, kaloriferlerin yanmaması, süngerli oda uygulaması, çıplak arama, kelepçeli muayene dayatılması gibi keyfi uygulamaların yaşandığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Garibe Gezer, Abdülrezzak Suyur, Halil Güneş, Salih Toğrul‘u uygulanan ceza infaz sistemi neticesinde kaybettik. En yakıcı olanı ise ağır hasta tutsaklara, tedavilerini engellemek, tek başına hücrede tutmak ve tahliyesini engellemek suretiyle uygulanan sistematik işkencedir. Her yıl onlarca ağır hasta tutsak tedavi edilmediği ya da tahliye edilmediği için yaşamını yitiriyor ve cezaevleri ölüm evlerine dönüşmüş durumda.”
Yaşamını yitiren tutukluların durumuna tek tek değinen Çelik, “Biz buradan iktidarın cezaevlerinde işkence ve kötü muamelenin önüne geçilmesi, keyfi yasakların durdurulması, hasta tutsakların sağlığa erişim hakkının insan onuruna yakışır bir hale getirilmesi ve ağır hasta tutsakların durumuna ilişkin çözüm sağlanması amacıyla bir an önce girişimlerde bulunmaya davet ediyor ve bu sorunların sonuna kadar takipçisi olacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz” dedi.
PİRHA-Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Örgütü 4. kongresini gerçekleştirdi. Kongrede konuşan HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, “Haramilerin, zalimlerin saltanatını yıkacağız. Biz bu zalim iktidara, bu soyguncu talancı sisteme kaybettirmeyi iyi biliriz. Tabi iki kazanmayı da. Hem iktidara kaybettireceğiz hem bu ülkeye, bu ülkenin bütün halklarına kazandıracağız” dedi.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Örgütü’nün 4. olağan kongresi Yahya Kemal Bayatlı Gösteri Merkezi’nde gerçekleşti. HDP İstanbul Eş Başkanları İlknur Birol ve Ferhat Encü seçildi.
Kongreye HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, ESP Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü, Devrimci Parti PM Üyesi Durmuş Kılıç, SYKP İstanbul İl Eş Başkanı Gülşenay Gülveren, Yeşiller ve Sol Parti Genel Eş Sözcüsü Ayşe Erdem, SODAP Eş Sözcüleri Sertap Akdağ ve Taylan Kerimli de katıldı.
Kongrenin açılışında konuşan İl Eş Başkanı Elif Bulut şunları söyledi:
“Deniz Poyraz ve Garibe Gezer şahsında bütün yitirdiklerimizi saygıyla anıyorum. Bizden korksunlar, sokakta olmaya ve değiştirmeye devam edeceğiz. Bu ülkeye özgürlük, adalet ve demokrasi getirecek ve bu makus talihi değiştirecek olanlar bizleriz, HDP’dir, ezilen bütün haklar, katledilen Kürtlerdir, Alevilerdir, yok edilmeye çalışılan LGBTİ’lerdir, yoksullaştırılan emekçilerdir, doğayı katledenlere karşı direnen ekoloji kurumlarıdır.”
“ÜLKENİN BARIŞA VE GÜÇLÜ DEMOKRASİYE İHTİYACI VAR”
HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar ülkenin barışa ve demokrasiye ihtiyacının olduğunu söyledi. Sancar, “Haramilerin, zalimlerin saltanatını yıkacağız. Bu ülkenin barışa ve güçlü demokrasiye ihtiyacı var. İşte bu coşku, bu duruş onların en büyük korkusudur. Bu ülkenin emekçilerinin işe ve refaha, ezilenlerin ise adalet ve onurlu bir yaşama ihtiyacı var. HDP özgürlük, barış, demokrasi, ekmek, iş ve onur için var bunun sözünü veriyoruz ve bunu en yakın zamanda bu ülkeye getireceğiz. Bu ülkeye yeni başlangıcı, büyük barışı, güçlü demokrasiyi, kalıcı adaleti de biz getireceğiz. Hep birlikte kazanacağız, bütün Türkiye halkları kazanacak” ifadelerini kullandı.
Sancar, tutuklu bulunan HDP’li siyasetçilere de değinirken, şöyle konuştu:
“İstediğiniz kadar oyun oynasanız, cinayetler de işleseniz, Deniz Poyraz yoldaşımızı katlettiğiniz gibi binlerce Deniz Poyraz gelecek. Deniz Poyraz’ın yüreği bulunduğumuz her yerde gümbür gümbür atıyor ve sizlere korku salmaya devam ediyor. Garibe Gezer’in öldürülmesi de Deniz Poyraz cinayetinden farklı değildir. Ölüye bile saygıları yok. Cezaevine kumpaslarla alıyorsunuz yoldaşlarımızı. Biz onlara tutuklu demiyoruz. Hepsi siyasi rehinedir. Burada, burnumuzun ucunda yoldaşlarımız cezaevinde. Selahattin Demirtaş kardeşimiz, Kandıra’da Gülten Kışanak yoldaşımız, Sebahat Tuncel, İdris Baluken isimlerini sayamadığım bütün yoldaşlarımızı siyasi rehine olarak aldınız.
Sizin korkunuzun ne olduğunu en iyi biz biliyoruz. Size İstanbul’da nasıl kaybettirdiğimizi biliyorsunuz. O ağır darbeyi unutmadınız. Size tavsiyem unutmayın. Biz bu zalim iktidara, bu soyguncu talancı sisteme kaybettirmeyi iyi biliriz. Tabi iki kazanmayı da. Hem iktidara kaybettireceğiz hem bu ülkeye, bu ülkenin bütün halklarına kazandıracağız. Bu ülkeye yeni başlangıcı, büyük barışı, güçlü demokrasiyi, kalıcı adaleti de biz getireceğiz. Hep birlikte kazanacağız, bütün Türkiye halkları kazanacak. Kaybettireceğiz size. Kaybettirirken büyük kaybettireceğiz ama aynı zamanda büyük kazanacağız büyük.”
YENİ EŞ BAŞKANLAR BELLİ OLDU
Sancar’ın konuşması ardından kongreye faaliyet raporu ve Mezopotamya Kültür Merkezi sanatçılarının ve Bajar’ın müzik dinletisiyle devam etti. HDP İstanbul Eş Başkanları İlknur Birol ve Ferhat Encü seçildi. İlknur Birol, “Kolları sıvıyoruz gençler derken, Ferhat Encü ise miting yapamıyorlar, tabanlarının mecali kalmadı diyenlere en güzel cevabı bugün verdik dedi.