Etiket: ilyas salman

  • Yönetmen Kazım Öz’den sinema sektörüne ‘Bana destek olun demiyorum, tavrınızı koyun’ eleştirisi!

    Yönetmen Kazım Öz’den sinema sektörüne ‘Bana destek olun demiyorum, tavrınızı koyun’ eleştirisi!

    PİRHA – “Oy’una Geldik” filminin yönetmeni Kazım Öz, Kültür Bakanlığı’nın yasaklama kararına dair konuştu. Yönetmen Öz, “Bize yönelik ekonomik bir yaptırım var. Belki de asıl hedef bu. Belki de film çekmeyelim, gişede para kazanmayalım diye bunu yapıyorlardır” dedi. Kazım Öz, yasaklama kararına yönelik sinema örgütlerinin duyarsızlığını da eleştirdi.

    Yönetmen Kazım Öz‘ün “Oy’una Geldik” filmi, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yasaklandı. Telif Hakları Genel Müdürlüğü İstanbul Telif Hakları ve Sinema Müdürlüğü tarafından iletilen kararda, filmin gösterime uygun bulunmadığı açıklandı.

    Yönetmen Öz, söz konusu yasağa karşı hukuki yollara başvuracaklarını belirtti. PİRHA’ya konuşan Kazım Öz, itiraz konusunda avukatların hazırlık yaptıklarını, 3 Mart’ta ise yürütmeyi durdurma kararı için mahkemeye başvuracakları bilgisini paylaştı.

    GİZLİ SANSÜR VE AKABİNDEKİ İTİRAZ!

    Oy’una Geldik filminde olduğu gibi benzer yasaklamaların, başka yönetmenlerin belgesellerine de yapıldığını söyleyen Kazım Öz, şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Belgesellerde bu yasaklama çokça yapıldı. 2019 yılında bir yasa değişikliği olmuş. Orada aslında filmin de deyimiyle oyuna gelme durumu olmuş. Daha önceki yasada kurul, filmi izleyip bazı sahneleri çıkarmak koşuluyla vizyona koyma ‘olanağı’ veriyor. Dolayısıyla yapımcı ve yönetmen de o sahneler çıkınca bakıyorlar filme zarar veriyor mu vermiyor mu, ekonomik koşullar açısından değerlendiriyorlar. Bu bir tür sansürdür. ‘Filme sansür uygulamayın’ talebi sonrasında o zaman şöyle olsun; herhangi bir sahne çıkarma zorunluluğu gelmesin kurul, ya filme reddetsin ya da kabul etsin. Ama bu ret durumu da yoruma açık. Yasaya baktığınızda aslında ret çok da görünmüyor. En fazla +18 yaş verilebilirmiş gibi görünüyor. Hatta özel gösterimlerde gösterilebilir gibi görünüyor ama pratikte bu şöyle işledi; kurul, filmi izliyor, yönetmen ve yapımcıya resmi olmayan yollarla ‘biz şuralardan rahatsız olduk, isterseniz başvurunuzu çıkarıp yeniden yapın’ deniliyor. Dolayısıyla aslında bu yasa çıktığından bu yana sansürü gizli yollarla yönetmen ve yapımcılara yaptırtıyor. Ben bunu Zer filminde deşifre ettim ama bu kişisel algıladığı için çok konuşulmadı. Zer filminde bana öyle söylenince ben de sahneleri çıkartıp o anlara dair siyah bant koydum. Mecburen o sahneleri çıkarmak zorunda kaldım ama bunu da deşifre ediyorum dedim. Uzun yıllardır böyle işliyor. Sinemada bir hakikat komisyonu kurulursa son 10 yılda nasıl gizli sansür uygulandığı konusunda acayip örneklerle karşı karşıya kalacağız. Hiç duyurusu yapılmamış filmler, yönetmenler, yapımcıların kendi kendilerine sansür uygulamak zorunda kaldıkları ortaya çıkmış olacak. Ancak benim Zer filmindeki tavrımı bildikleri için, sahneleri çıkarmayacağımı bildikleri için ‘komple yasaklayalım’ durumuna geldiler.”

    “DESTEK OLMAYIN, TAVRINIZI KOYUN!”

    Kazım Öz sinema sektörüne ilişkin yasaklamalar konusunda meslek örgütlerinin duyarsızlığını da eleştirdi. Yönetmen Öz, şunları söyledi:

    “Kişisel olarak arayıp destek olanlar var ama meslek örgütlerinin henüz bir itirazı olmadı. Zaten asıl ürkütücü olan bu. Önemli bir detay da şu; filmle ilgili kurul, oy birliği ile karar almış. Yani bu ne demek? Kurulda farklı düşünen kimse yok! Bu çok olağanüstü bir şey. Bundan dolayı çok şaşkınım. Nasıl olabilir? Orada sektörün temsilcileri var, bunlar acaba hiç itiraz etmediler mi? Gerçekten bu karara katılıyorlar mı? O yüzden onlara da çağrıda bulunmak istedim. Siz doğru buluyorsanız eğer gizli, illegal bir iş yapmıyorsanız basına konuşun ve deyin ki ‘bu film şundan dolayı Türkiye’de yasaklanmalıdır’. Çünkü sektör adına şu an o kurulda olan insanlar var.

    İkinci ürkütücü yanı ise şu; mesela üyesi olduğum Film Yönetmenleri Derneğinden de bir açıklama yok. Sivil toplum kuruluşları ne için var? Acaba sektör değil de iktidar mı bu örgütleri kurmuş! Bana destek olun demek istemiyorum, tavrınızı koyun.”

    “FİLM ÇEKMEYELİM DİYE BUNU YAPIYORLAR”

    Kazım Öz, yaşananlardan ötürü ekonomik zorlukla karşı karşıya olduklarını da söyledi. “Bize yönelik ekonomik bir yaptırım da var. Belki de asıl hedef bu” diyen Yönetmen Kazım Öz, şöyle devam etti:

    “Belki de film çekmeyelim, gişede para kazanmayalım diye bunu yapıyorlardır. Çünkü bahsedilen 4. maddeye baktım. Bizim filme denk gelen bir şey bulamıyorum. Yasal yollarla bu durumu çözmek istiyoruz. Mahkeme yeni bir bilirkişi heyeti oluşturup filmi izlesin, yani mahkemenin alacağı kararı beklemek istiyoruz. Bir yandan da Avrupa’da filmi vizyona koymaya çabalıyoruz. En azından orada belli bir ekonomik gelir elde etmek istiyoruz. Çünkü çok borçluyuz. Film çekmek çok büyük bir maliyet gerektiriyor. Bankalardan çekilen krediler nedeniyle şu anda borçlanmış durumdayız.”

    FİLMİN KONUSU!

    Oy’una Geldik isimli filmin kadrosunda Zeynep Elçin, İlyas Salman, Kanbolat Görkem Aslan, Ömür Arpacı ve Volga Sorgu gibi isimler yer alıyor. Film, Ovacık ilçesinde yaşanan bir yerel seçim mücadelesi ardından yaşananları konu ediniyor. Çoğu sol görüşlü olan ilçenin yurttaşlarının uzlaşamaması ve bunun akabinde sağ görüşlü bir belediye başkanının seçilmesi üzerine ilerliyor.

    Eren GÜVEN/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER: Kazım Öz’ün ‘Oy’una Geldik’ filmine bakanlıktan yasak

  • İlyas Salman: Kardeşliği, barışı, eşitliği ve özgürlüğü Anadolu Aleviliğinden öğrendim-VİDEO

    İlyas Salman: Kardeşliği, barışı, eşitliği ve özgürlüğü Anadolu Aleviliğinden öğrendim-VİDEO

    PİRHA-Ovacık’ta, eski belediye başkanlarını ve belediyeciliği konu edinen ‘Oyuna geldik’ filminin etkinliği yapıldı. Türkmen Alevi olarak dünyaya geldiğini söyleyen İlyas Salman, “Kardeşliği, barışı, aydınlığı, eşitliği, özgürlüğü, demokrasiyi, devrimi, sevmeyi ve sevilmeyi Anadolu Aleviliğinden öğrendim” dedi.

    Ovacık’ta, eski belediye başkanları ve belediyeciliği konu edinen ‘Oyuna geldik’ filminin etkinliği yapıldı. Etkinlikte Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, filmin yönetmeni Kazım Öz ve oyuncu İlyas Salman konuşma yaptı.

    “BİR COĞRAFYAYI EN İYİ KORUYACAK OLAN SANATTIR”

    Yaşadıkları coğrafyanın kıymetli bir yer olduğunu söyleyen Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, “Bir coğrafyayı en iyi koruyacak ve kurtaracak olan sanattır. Gelirinin önemli bir kısmının belediyemize aktarılacağı ve gelen paranın kültür-sanat ve Munzur’un korunmasında kullanılacağı bir film projesi şuanda çekiliyor. Herkesin de bu projeyi kendi projesi gibi sahiplenmesini istiyoruz” diye belirtti.

    “UMARIM HERKES İYİ Kİ DESTEK VERDİK DİYECEK”

    Zor bir iş yaptıklarını belirten yönetmen Kazım Öz, “İnsanları güldürmeyi amaçlıyoruz. Umarım bu filmin galasını bir yaz günü açık havada burada izlediğimizde herkes iyi ki destek verdik diyeceksiniz” dedi.

    “ANADOLU ALEVİLİĞİNDEN ÇOK ŞEY KAZANDIM”

    Türkmen Alevi olarak dünyaya geldiğini vurgulayan İlyas Salman, “Anadolu Aleviliğinden çok şey kazandım. Kardeşliği, barışı, aydınlığı, eşitliği, özgürlüğü, demokrasiyi, devrimi, sevmeyi ve sevilmeyi Anadolu Aleviliğinden öğrendim. Artık dünyamızda Alevi, Sünni, Kürt, Türk, Ermeni ve Laz yok iki türlü insan var bir çalışan insan var bir de çalan insan var sen hangisindensin buna karar ver” diye konuştu.

    Etkinlik yapılan konuşmaların ardından müzik ve şiir dinletisinin gerçekleşmesiyle sona erdi.

    PİRHA/DERSİM

  • İlyas Salman’dan açlık grevi açıklaması: Seçimden çok daha önemli, 7 bin insanın hayatı

    İlyas Salman’dan açlık grevi açıklaması: Seçimden çok daha önemli, 7 bin insanın hayatı

    Sanatçı İlyas Salman gündeme dair eleştirilerde bulundu. Açlık grevleriyle ilgili konuşan Salman, “Seçimden çok daha önemli, 7 bin insanın hayatı” dedi.

    Sinema sanatçısı İlyas Salman, gündeme dair açıklamalar yaptı. Salman, çocukları ölüm orucunda ve açlık grevinde olan annelerle ilgili olarak, “İslam’da ‘cennet annelerin ayaklarının altındadır’ deniliyor. Son ve keskin bir cümle ile yineleyeceğim; cennet anaların ayakları altındadır ama bu ülkede analar da erkeklerin ayakları altındadır. Bu baskılar, bu şiddet, bütün bunların hepsi korkunun ürünü, başka bir şey değildir. Ben 7 bin insana acımıyorum. O kahramanların ellerinden, gözlerinden öpüyorum. Umarım başaracaklar” dedi.

    ANF’den Rojda Oğuz’a konuşan sanatçı İlyas Salman, seçimlerin yenilenmesiyle ilgili olarak, “Ankara, Türkiye’nin başkenti ama ekonomik, siyasi ve kültürel anlamda asıl başkent İstanbul. Burada rant ve para var. Türkiye’nin parasının yüzde 80’inin elinde bulunduruyor. Onun için İstanbul’u kaybetmek, iktidarı kaybetmek demekti. 13-15 bin oyla kaybetti. Kendisi iki ay önce, ‘bir oyla bile kaybetsek, sandığa saygı duyacağız’ dedi fakat 13-15 binlik bir farkla kaybettiği seçimi iptal etti. Bu diktatörlüktür, başka hiçbir şey değildir. Belki 23 Haziran seçimlerini de tekrar iptal etmek adına yeni bir manevra yapabilir” dedi.

    “SAKLANAN DÜŞÜNCENİN KİMSEYE BİR FAYDASI YOK”

    Ekrem İmamoğlu’nun ‘sanatçı susmayacak’ sözlerine ilişkin konuşan Salman, “Avaz avaz ses çıkarmanın; haykırmanın zamanıdır. Kavganın zamanıdır. Kavga derken, yumruklu, silahlı kavgadan söz etmiyorum. Düşüncelerin açıkla ilan edildiği, muhalefetin özgürce ayağa kalktığı, gürlediği zaman olmalı. Dünyada hiçbir şey saklanan düşünce kadar pis kokamaz. Para bile saklandığında pis kokar ama düşünce kadar kötü değildir kokusu. Saklanan düşüncenin kimseye bir faydası yoktur. Mezara götürülen düşüncenin ya da bilginin kimseye bir faydası yoktur. Her zaman açık ve net olmak zorundayız. Düşüncemizi ensemizin arkasına değil, masanın ortasına koymalıyız. Seçimler için de yardımcı olacağız” diyerek desteğini açıkladı.

    Açlık grevinde olan tutuklularla ilgili olarak, “Haklı olarak bedenlerini açlığa yatırdılar, ben sonuna kadar destekliyorum. İlk fırsatta da gidip onları ziyaret edeceğim. Umut aşılamak adına göreceğim onları. Umarım sağlıklarına bir şey olmadan kazanımlarını sağlarlar. Çünkü hak verilmez, alınır. Bugün AKP iktidarı Kürtlere ‘gelin uzlaşalım’ diyebilir. Hayır, hesaplaşmadan uzlaşma olmaz. Sen hangi istemle açlık grevine girdiyse onu karşılayacaksın ondan sonra ‘gelin uzlaşalım’ diyeceksin” diyerek tepki gösterdi.

    “UMARIM BAŞARACAKLAR”

    Açlık grevindeki ve ölüm orucundaki tutukluların annelerinin polis tarafından şiddet maruz kalmasını da eleştiren İlyas Salman görüntülerini izlediğini belirterek şunları söyledi:

    “İslam’da ‘cennet annelerin ayaklarının altındadır’ deniliyor. Son ve keskin bir cümle ile yineleyeceğim; cennet anaların ayakları altındadır ama bu ülkede analar da erkeklerin ayakları altındadır. Bu baskılar, bu şiddet, bütün bunların hepsi korkunun ürünü, başka bir şey değildir. Ben 7 bin insana acımıyorum. O kahramanların ellerinden, gözlerinden öpüyorum. Umarım başaracaklar.”

    “DUYARLI DEĞİLİZ”

    “Çok zayıfız bu konuda. Duyarlı değiliz. Kars’ta bir kedinin öldüğünü duyup da İstanbul’da yas tutmayan insan bu ülkenin insanı değildir. Açlık grevine yatan 7 bin insan, önemli, hatta devasa görülecek bir eylem içerisine girdi. Sonu, iyi olacak diye görüyorum” ifadeleriyle muhalafetin açlık grevlerine karşı tutumunu eleştiren Salman sözlerini, “Onlar kazanacaklar. Hiç yılmasınlar. ‘Senin karnın tok, tabiki rahat olacaksın’ diyebilirsiniz. Hayır benim karnım tok değil. Ben doyasıya yemiyorum, yiyemiyorum, o insan aç, eylem içerisindeyken. İnsan denen varlık, tepesine çıkamayacağın kadar yüksek, dibine inemeyeceğin kadar da alçaktır. Önemli olan tepesine çıkıp taç olmak ya da ayağının dibinde kurak toprak olmak değildir; onunla lisan-ı hal ile bir yerde buluşabilmektir. 7 bin insan açlıkla, ölümle pençeleşiyor ve sen Suriye meselesini, seçim sorunlarını gündeme getiriyorsun. Seçimden çok daha önemli, 7 bin insanın hayatı” diyerek bitirdi. (HABER MERKEZİ)