Etiket: ilyas şimşek

  • Konyaaltı’nda Newroz Cemi: Aşık Veysel anıldı, birlik ve inanç vurgusu öne çıktı-VİDEO

    Konyaaltı’nda Newroz Cemi: Aşık Veysel anıldı, birlik ve inanç vurgusu öne çıktı-VİDEO

    PİRHA-Antalya Konyaaltı’nda düzenlenen Newroz Cemi’nde Aşık Veysel’in Hakk’a yürüyüşünün 53. yılı anıldı. Cemde hem inanç ritüelleri yerine getirildi hem de Alevi kurumlarına yönelik politikalara eleştiriler dile getirildi.

    Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü ve Cemevi Derneği’nde, Aşık Veysel’in Hakk’a yürüyüşünün 53. yılı dolayısıyla Newroz Cemi yürütüldü. Uryan Hızır Ocağı’ndan Dede Kenan Akbaba’nın yürüttüğü ceme, Alevi ocaklarından temsilciler, kurum yöneticileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Cemde, Newroz’un Alevi inancındaki yeri ve anlamına vurgu yapılırken aynı zamanda Aşık Veysel’in düşünsel ve inançsal mirası anıldı. Dernek Başkanı Tahsin Akpınar, Newroz’un doğanın uyanışı ve baharın gelişi olmasının yanı sıra halkların ortak bayramı olduğunu belirtti. Programda ayrıca Ali Soğucak, Aşık Veysel için yazdığı şiiri okudu.

    Cemi yürüten Dede Kenan Akbaba ise konuşmasında, Newroz öncesinde tutulan oruç ve gerçekleştirilen ritüellerin inanç içindeki yerine dikkat çekerek Aleviliğin kadim bir yol olduğunu vurguladı. Aleviliğin özünde insan sevgisi ve birlikte yaşam anlayışı bulunduğunu ifade eden Akbaba, farklı kimliklerin bir arada yaşamına vurgu yaptı.

    Akbaba, konuşmasında ayrıca Alevi köylerine cami yapılması tartışmalarına ve Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kuruluş sürecine ilişkin eleştirilerde bulundu. Cemevlerinin ibadethane olarak tanınması gerektiğini belirten Akbaba, Alevi kurumlarının sürece dahil edilmeden alınan kararları kabul etmediklerini ifade etti.

    Hüseyin Abdal Ocağı evlatlarından Zakir İlyas Şimşek de Aşık Veysel’in sanatını besleyen temel kaynağın Alevi-Bektaşi geleneği olduğunu belirterek, ozanın dergâh kültürü içinde yetiştiğine dikkat çekti.

    Cem, rızalık alınmasının ardından 12 hizmet erkânının yürütülmesiyle devam etti. Çerağların yakılması ve zakirlerin deyişleri eşliğinde semahlar dönüldü. Gülbeng verilmesinin ardından lokmalar pay edilerek cem tamamlandı.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Muhabbet Cemi’nde Suriye’de Alevilere yönelik katliamlar kınandı!-VİDEO

    Muhabbet Cemi’nde Suriye’de Alevilere yönelik katliamlar kınandı!-VİDEO

    PİRHA – Antalya’da yürütülen Muhabbet Cemi’nde, Suriye’de Alevilere yönelik katliamlara tepki gösterildi. Cemde konuşanlar, toplumun bu katliamlara karşı duyarlı olması gerektiğini vurgularken, 10 Ocak’ta Ankara Tandoğan Meydanı’nda kadınlar tarafından gerçekleştirilecek mitinge katılım çağrısı yaptı.

    Antalya’da bulunan Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği’nde Muhabbet Cemi yürütüldü. Cem, Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Eşit Başkanı, yol yürütücüsü Baba Süleyman Demir ile Hüseyin Abdal Ocağı evlatlarından zakir İlyas Şimşek tarafından yürütüldü.

    “CEM’E BAŞLAMADAN ÖNCE GÖNÜLLER BİRLENİR”

    Cem de konuşan yol yürütücüsü Süleyman Demir, Alevilikte cem erkânının rızalık temelinde yürütüldüğünü belirterek şunları söyledi:

    “Cem’e başlamadan önce ilk önce gönüller birlenir. Birbirinden alacaklı, verecekli, küskün, dargın olan canlar varsa o zaman Cem hizmeti başlamaz. Çünkü Cem’e rızalıkla gelinir, rızalıkla gidilir. Herkesten rızalar alınarak hizmetlerin devam etmesi gerekir.”

    “ALEVİ BEKTAŞİ İNANCININ TEMELİ ÖĞRETİYE DAYANIR”

    Alevi Bektaşi inancının belli öğretiler üzerine kurulu olduğunu ifade eden Demir, şöyle devam etti:

    “Alevi Bektaşi öğretisinin yolu, yordamı ve kuralları vardır. Bu kurallar üzerine kurulduğu için kişi reşit olduktan sonra ikrar verir, yola girer. Daha sonra musahibini, yani yol kardeşini seçer. Evlendikten sonra da müsahip olurlar.”

    Alevilikte iki doğuş olduğuna dikkat çeken Demir, “Biri anadan doğma, diğeri ise yoldan doğmaktır. Yoldan doğmak, yola girmek anlamına gelir. Kişi ikrar verip yola girdikten sonra yıllık görgü-sorgusu yapılır. Bu, bir nevi halk mahkemesidir. Bu yol bugüne kadar sürdüyse bu kurallar üzerinden sürmüştür. Aleviler kendi sorunlarını, kendi müşküllerini kendi Cem ortamında çözerler” dedi.

    SURİYE’DE HER GÜN BİR KERBELA YAŞANIYOR!

    Suriye’de Alevilerin selefi HTŞ ve IŞİD çeteleri tarafından katledildiğine dikkat çeken Süleyman Demir, Alevilerin yaşadığı mahallelere girilerek insanların katledildiğini belirtti. Demir, “Aslında orada şu anda bir Kerbela yaşanıyor ve Kerbelalar hiç bitmiyor” diyerek duruma tepki gösterdi.

    Selefi çetelerin, Alevileri kendileri gibi düşünmedikleri ve inanmadıkları için hunharca katlettiğini söyleyen Demir, şu ifadeleri kullandı:

    “Biz İslam’ız, Allah için İslam’ı yayacağız diyerek Alevi mahallelerine giriyorlar. Kadın, erkek, çoluk çocuk demeden katlediyorlar. Buradan o IŞİD çetelerini lanetle kınıyoruz.”

    TANDOĞAN MİTİNGİNE ÇAĞRI

    Daha sonra söz alan Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Yönetim Kurulu üyesi Zenra Demir, 10 Ocak 2025 tarihinde Ankara Tandoğan Meydanı’nda kadınlar tarafından gerçekleştirilecek mitinge katılım çağrısında bulundu.

    Muhabbet Cem’i, gülbenglerin okunmasının ardından söylenen deyiş ve nefeslerle devam etti. Semahların dönülmesinin ardından çerağlar sırlanarak lokmalar pay edildi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • İlyas Şimşek: Devlet Alevi köylerine cami değil okul ve sağlık ocağı yapsın-VİDEO

    İlyas Şimşek: Devlet Alevi köylerine cami değil okul ve sağlık ocağı yapsın-VİDEO

    PİRHA – Dersim’in Nazımiye ilçesine bağlı Hakis (Büyükyurt) köyünde İlçe Müftülüğü tarafından cami yapılmak istenmesine Alevi yurttaşlar tepki gösterdi. Hüseyin Abdal Ocağı evlatlarından İlyas Şimşek, söz konusu girişimin Alevilere yönelik asimilasyon politikalarının bir devamı olduğunu belirtti.

    Hakis’te planlanan cami yapımına ilişkin PİRHA’ya konuşan Şimşek, devletin Alevileri tarih boyunca kılıç zoruyla yok edemeyince farklı yöntemleri devreye soktuğunu ifade ederek, “Alevileri bitiremeyeceğini anlayan iktidarlar bu kez cami projeleriyle asimilasyonu devreye sokuyor” dedi.

    Devletin Alevi köylerine cami yapma ısrarını eleştiren Şimşek, “Devlet Alevi köylerine cami yapacağına kapatılan köy okullarını açsın, sağlık ocağı olmayan köylere sağlık hizmeti götürsün” diye konuştu.

    “CAMİ-CEMEVİ PROJESİ HALKIN DİRENİŞİYLE HAYATA GEÇMEDİ”

    Devletin Alevilere istediğini kabul ettiremediğinde yeni formüller geliştirdiğini belirten Şimşek, Ankara Tuzluçayır’da gündeme gelen “Cami-Cemevi” projesini hatırlattı:

    “Tuzluçayır’da ‘Cami-Cemevi’ projesini hayata geçirmeye çalıştılar. Ancak halkın güçlü direnişiyle karşılaşınca yapamadılar. Mezbelelik bir biçimde yarım kaldı.”

    Bu tür uygulamaların tarihsel bir arka planı olduğunu vurgulayan Şimşek, Osmanlı döneminde Alevi dergâhlarına el konulduğunu hatırlatarak, “Hacıbektaş Dergâhı’na çökülüp Sersem Ali Baba atanarak dergâh ikiye bölündü, elit bir Bektaşilik yaratılmak istendi. Ama bu tutmadı. Bugün hâlâ Hacı Bektaş’ın gerçek silsilesinden gelen aileler Alevi kurumları üzerinde etkilidir” dedi.

    “ALEVİLERİ KATLEDEMEDİLER ASİMİLASYONU DEVREYE SOKTULAR”

    Alevilere yönelik politikaların sistematik olduğunu ifade eden Şimşek, cami projelerinin özellikle Alevi nüfusun yoğun olduğu köylerde denendiğini söyledi:

    “Alevileri katletmekle bitiremeyeceklerini anlayınca asimilasyon politikalarını devreye soktular. Köylerimizde cami denemeleri yapılıyor. Devlet, tek tipçi, Hanefi mezhebine dayalı bir yapı yaratmak istiyor.”

    “KÖY OKULLARI KAPATILDI KÖY YAŞAMI BİTİRİLDİ”

    Devletin Alevileri ve köy toplumunun geleceğini hiçbir zaman düşünmediğini belirten Şimşek, köy okullarının kapatılmasının köy yaşamını çökerttiğini vurguladı:

    “Köylerde okullar varken en az okumuş insan ortaokul mezunuydu. İnsanlar hem okuyordu hem tarımı öğreniyordu. Köy okulları kapatılarak köy toplumu bitirildi.”

    Tarımın da bilinçli şekilde çökertildiğini ifade eden Şimşek, “Mazot pahalı, gübre pahalı, tohum pahalı. Çiftçi ektiğinin karşılığını alamıyor. İnsanlar geçinemediği için şehirlere göç etmek zorunda kaldı” dedi.

    Zorunlu göç politikalarına dikkat çeken Şimşek, “Doğu boşaltıldı. İnsanlar bölgelerinde yaşayabilirdi ama milyonlarca insan İstanbul, Ankara gibi metropollere yığıldı. İnsanlar sadece hayat, yarın ve gelecek kaygısıyla yaşamaya zorlandı” ifadelerini kullandı.

    “İNSANLAR İBADETLERİNİ EVLERİNDE YAPABİLİR”

    Cami ihtiyacı olmadığını vurgulayan Şimşek, Alevilerin ibadetlerini kendi inançları doğrultusunda sürdürdüğünü belirtti:

    “Ben evimde sazımı aldığımda duamı da gülbenkimi de ederim. Köyümde cemimi de yapıyorum. Alevilerin ne camiye ne hocaya ne de müezzine ihtiyacı var.”

    Devletin önceliklerinin yanlış olduğunu ifade eden Şimşek, atanamayan öğretmenlere ve sağlık hizmetlerindeki eksikliğe dikkat çekti:

    “Bize öğretmen lazım, doktor lazım, hemşire lazım. Köy okullarına öğretmen atansın. Atanamayan öğretmenler intihara sürükleniyor. Beş vakit bağıran, topluma katkısı olmayan imam kadrosuna değil, eğitime ve sağlığa ihtiyaç var.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • İlyas Şimşek: Alevi katliamı durmazsa Türkiye de tehlikede!-VİDEO

    İlyas Şimşek: Alevi katliamı durmazsa Türkiye de tehlikede!-VİDEO

    PİRHA – Suriye’de Alevilere yönelik saldırıların tek tip bir inanç ve tek tip bir millet yaratma hedefiyle yürütüldüğünü belirten Hüseyin Abdal Ocağı evlatlarından İlyas Şimşek, Avrupa başta olmak üzere Türkiye’nin acilen müdahil olması gerektiğini vurgulayarak, “İktidar bugün bu katliamı durdurmazsa bu savaş Hatay’a kadar gelecek. Bu bir tahmin, bir hayal ürünü değil; komplo teorisi hiç değil” dedi.

    Hüseyin Abdal Ocağı evlatlarından İlyas Şimşek, Suriye’de Alevilere yönelik katliama dair PİRHA’ya konuştu.

    İlyas Şimşek, katliamlara karşı, Alevi kurumlarının ivedilikle bir araya gelerek güçlü ve kitlesel mitingler örgütlemesi gerektiğini belirtti.

    “ACI İŞKENCE VE ÖLÜMDEN PAYINI ALAN TÜM HALKLARDIR”

    Emperyalizmin Suriye’ye “özgürlük ve barış getirme” söylemleriyle müdahale ettiğini belirten Şimşek, “Irak’a ne kadar özgürlük getirdiyse, Libya’ya, Afganistan’a ne kadar özgürlük getirdiyse bugün Suriye’de de her şey gözümüzün önünde” dedi.

    Savaşın enerji, doğalgaz ve petrol kaynakları üzerinden yürüyen bir paylaşım savaşı olduğunu söyleyen Şimşek, emperyalizmin bölgede kendisine bağlı bir hat inşa etmeye çalıştığını vurguladı.

    Suriye’de yaşanan savaşta en büyük acıyı, sürgünü ve ölümü yine yerel halkların ve inanç toplulukların yaşadığını ifade eden Şimşek, “Araplar yaşıyor, Kürtler yaşıyor, Aleviler ve orada yaşayan bütün halklar yaşıyor” dedi.

    Geçmişte Esad yönetiminde farklı inanç ve halklardan temsilcilerin bulunduğunu hatırlatan Şimşek, “Suriye’de yaşayan tüm halkları kapsamasa da bugün yaşanan durumdan çok daha ileride bir demokrasi vardı” değerlendirmesinde bulundu.

    “ALEVİLERİN KIRIMA UĞRATILMASINDA EMPERYALİST VE İŞBİRLİKÇİ DEVLETLERİN ROLÜ VAR”

    Emperyalizmin farklı ülkelerden topladığı suçluları Türkiye üzerinden örgütleyerek IŞİD’i yarattığını söyleyen Şimşek, “Eli kanlı Colani ve kelle avcıları Suriye’de halka etmediği zulmü bırakmadı. Bugün emperyalizm Colani’ye bir kravat taktı, cumhurbaşkanı yaptırdı” diyerek tepkisini dile getirdi.

    ABD’nin selefi çetelerin baskısıyla Alevilerin elindeki silahları toplattığını söyleyen Şimşek, “Sonra da yargısız infazla sokaklarda öldürüyorlar. Bu yaşananların temel suçlusu emperyalizmdir; Aleviler orada kırıma uğruyor” dedi.

    “HATAY’DA ALEVİLER DE TEHLİKEDE”

    Suriye’de tek tip inanç ve tek tip millet yaratılmak istendiğini söyleyen Şimşek, “Hristiyanlar zulüm görüyor, Kürtler zulüm görüyor. Ama en mazlum millet bugün Aleviler. Sahil bölgelerinde oldukları için HTŞ ve IŞİD çetelerinin iştahını kabartıyor” dedi.

    Türkiye’nin acilen harekete geçmesi gerektiğini vurgulayan Şimşek, “HTŞ’nin göçerttiği insanların önemli kısmı Samandağ bölgesinde sıkışıp kaldı. Bugün Hatay’daki Aleviler de tehlikede” uyarısında bulundu.

    “KATLİAMIN DURMASI İÇİN MEYDANLARDA TOPLANMALIYIZ”

    Alevi kurumlarına çağrı yapan Şimşek sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Suriye’deki Alevi katliamı sürdükçe buradaki Aleviler de sıkıntı görecek. Türkiye’deki örgütlülüğün bir an önce birleşmesi gerekiyor. 10–15 sene önce İstanbul ve Ankara’da çok güçlü kitlesel mitingler yapılırdı. Bugün örgütlü olmamıza rağmen bunu yapamıyoruz. Sanki örgütlerin üzerinde bir ölü toprağı var, bunu atmamız gerekiyor.”

    Yeni anayasa sürecine de dikkat çeken Şimşek, “Alevi örgütleri taleplerini masaya koyamıyor, tartışamıyor. Önce kendi aralarında birlik oluşturup sonra dışarıya güçlü bir mesaj vermeliler” diye belirtti.

    Suriye’deki Alevilere yönelik saldırıların basında yeterince yer bulmadığını da belirten Şimşek, Avrupa’daki Alevilerin daha aktif rol üstlenmesi gerektiğini söyledi:

    “Bu sorunun uluslararası arenada tartışılması gerekiyor. Avrupadaki Aleviler lokomotif olmalı, buradaki örgütleri yönlendirmeli.”

    Şimşek, insanların şehirlerinden, köylerinden kaçarak dağlarda yaşam mücadelesi verdiğini hatırlatarak sözlerini şöyle tamamladı:

    “Bu katliamın durması için meydanlarda toplanmak gerekiyor. Bu insanların yaşadıkları dramın artık önüne geçilmeli.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA  

     

     

     

  • Antalya’da Muhabbet Cemi yürütüldü!- VİDEO

    Antalya’da Muhabbet Cemi yürütüldü!- VİDEO

    PİRHA- Antalya’da yürütülen Muhabbet Cemi’nde Alevi köylerine cami yapımına devam edilmesine tepki gösterilirken, asimilasyona karşı Alevi toplumunun duyarlı olması istendi.

    Antalya’da Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Eşit Başkanı Gülçin Akça, Yol yürütücüsü, Zakir Süleyman Demir, Hüseyin Abdal Ocağı evlatlarından İlyas Şimşek, Muhabbet Cemi yürüttü.

    “ALEVİLER YÜZYILLARDIR ASİMİLE EDİLMEYE ÇALIŞILIYOR

    Cemde konuşan Süleyman Demir, yaptığı konuşmasında, “Yüzyıllardır bizi asimile etmeye çalışan devlet bugün Dersim’e cami yapmaya çalışıyor. Daha öncede Hacıbektaş Dergahının yanına cami yaparak oradan Sünni İslam Emevi zihniyetini  yerleştirmek istedi” dedi.

    Dersim’in cumhuriyet döneminde de ilk cami yapılan yer olduğunu belirten Demir, 12 Eylül döneminde de her köye bir cami projesinin bunun devamı olduğunu söyledi.

    “ABDAL MUSA TEKKE KÖYÜNDE HAKKA YÜRÜYEN CANLARIMIZIN CENAZELERİ İMAM TARAFINDAN KALDIRILIYOR”

    Hüseyin Abdal Ocağı evlatlarından İlyas Şimşek ise, “Devletin Alevilere yönelik sistemli olarak yaptığı bir şey var oda asimilayon. Alevi köylerinde Dersim başta olmak üzere en yakınımızda Abdal Musa’da, Isparta’da Veli Baba’da var. Abdal Musa’daki kendi köyünde imam var. Devlet Alevi köylerine imamları atayarak ciddi bir kadrolaşma yaratıyor. Şu anda Türkiye’de 600 binin üzerinde imam var ve buda yetmiyor bir de müezzin bir de bakıcısı, bir camide üç kişi çalışıyor” diye belirtti.

    “ALEVİ KIZILBAŞ OLARAK DOĞUYOR SÜNNİ İNANCINA GÖRE SIRLANIYOR”

    İnsanların Kızılbaş Alevi olarak doğduğunu Alevi inancına göre yaşadığını ama Sünni inancına göre cenazelerinin kaldırıldığını ifade eden Şimşek, “Abdal Musa Tekke köyünde, Veli Baba’da bütün etkinlikleri dedeler, babalar yürütüyor, cenazeyi imam kaldırıyor. Niye? İşte maaşı boşa gitmesin imam bir işe yarasın diye. O kadar dedenin, babanın olduğu bir yerde bunu kabul edilemez olduğunu, Alevi Bektaşi Yol süreğine uygun olmadığını “belirtti.

    Muhabbet Cemi’nde gülbenglerin okunmasın ardından söylenen deyiş ve nefeslerin ardından semahlar dönüldü. Çerağların sırlanması ile lokmalar pay edildi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

     

     

     

  • Hüseyin Gazi Metin Dede, Hakk’a yürüyüşünün 1. yıldönümünde anıldı!-VİDEO

    Hüseyin Gazi Metin Dede, Hakk’a yürüyüşünün 1. yıldönümünde anıldı!-VİDEO

    PİRHA-Hüseyin Gazi Metin Dede Hakk’a yürüyüşünün 1. yıldönümünde Antalya’da anıldı. AKD Antalya Şubesi Zeytinköy Cemevi’nde yapılan anmada Hüseyin Gazi Metin Dede’nin bir kılavuz, Alevi yoluna gerçek anlamda ışık tutan bir dede, bir emekçi, bir devrimci, bir şair aynı zamanda bir halk ozanı olduğu vurgulandı.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şubesi Zeytinköy Cemevi’nde Hüseyin Gazi Metin Dede anıldı. Anmaya Hüseyin Gazi Metin Dede’nin ailesi, AKD Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz, Antalya’da örgütlü bulunan Alevi kurum temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Yapılan anmada Üryan Hızır Ocağı Yol Yürütücüsü Kenan Akbaba’nın okuduğu gülbeng sonrasında Hüseyin Gazi Metin Dede’nin yaşamını anlatan slayt gösterimi yapıldı.

    “HÜSEYİN GAZİ METİN DEDE ALEVİLER TOPLUMU İÇİN BİR YOL ÖNDERİ BİR REHBER.BİR KILAVUZDU”

    Sunuculuğunu Bahar Gezer’in yaptığı anmada söz alan AKD Antalya Şubesi Başkanı Kazım Uçarcan, “Hüseyin Gazi Metin Dedemizin bize miras olarak bıraktığı, Alevilerin, asimilasyona karşı nasıl mücadele edilmesi gerektiğidir. Çok sağlam ve yaşamda karşılığı olan ilkelerle hareket eden, Yol’unu sürdüren Hüseyin Gazi Metin Dede’yi geleceğimize ışık tutma anlayışıyla onu kendimize rehber edindik. Alevilerin hak mücadelesini sürdürürken biz bu dirayeti Gazi Metin Dede gibi yol önderlerimizden alıyoruz. Gazi Metin Dede’nin şairliğinden, ozanlığından, felsefesinden alıyoruz” dedi.

    “HÜSEYİN GAZİ METİN BİR DEDE, BİR EMEKÇİ, BİR DEVRİMCİ, BİR ŞAİR HER ZAMAN HALKIN YANINDA OLAN BİR HALK OZANIYDI”

    Oğlu Müslüm Metin ise konuşmasında şunları ifade etti:

    “Babam bir halk adamıydı, bir devrimciydi.  Babam bizim çocukluk dönemimizde gerek devrimci hareket içerisinde olsun gerekse de hak mücadelesinde olsun en önde giderdi. Baba oğul ilişkisinden çok biz onunla yoldaşlık yaptık. İyi bir yoldaşımızdı.

    Babam her zaman şunu derdi: örgütlenin, örgütlenin. Toplum örgütlenirse ancak bu karanlığı yıkabilir. Bu faşist düzene karşı, bu ırkçı, gerici düzene karşı örgütlenirse çözüm bulabilir. Ayrışmayı bırakın örgütlenin derdi. Devri daim olsun babam. Işığı her zaman yanımızda olacak.”

    AKD Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz’ın yaptığı kısa konuşmanın ardından, Hıdır Abdal Ocağı dedelerinden Hüsamettin Işık, Hüseyin Abdal Ocağı evlatlarından İlyas Şimşek, Mehmet Karabudak ve Ersin Genç’in söylediği deyiş ve nefeslerle semahlar dönüldü. Çerağların sırlanmasından sonra okunan lokma gülbengi ile gelen canlara lokmalar pay edildi.

    Hüseyin Gazi Metin kimdir?

    Anadolu’nun kadim geleneklerini geleceğe taşıyan Sivas Divriği Çamşıh Şahin Köyünde 1939 yılında dünyaya gelen Metin, sekiz kardeş arasında büyür. Babası Mahmut, annesi Hatice olan Metin, ailenin sadeliği, köy yaşamının ritmi onun karakterinin en sağlam taşlarını döşer. İlkokulu köyünde tamamlar. Ortaokula başlar. Ancak başındaki yara eğitim hayatını 2.sınıfta bırakmasına neden olur. Hayatın yükünü erkenden sırtlanır. Çobanlık, rençberlik, bir dönem de oğluyla birlikte İstanbul sokaklarında hamallık yapar. Emek onun yol arkadaşı olur. Askerliğinin ardından Divriği Maden İşletmelerinde çalışır. Sendika çalışmalarda etkin rol üstlenir. 25 yıl boyunca alın teri döktükten sonra 1990 yılında emekli olur ve bir yıl sonra Ankara’ya yerleşir. Yıllarını cem yürütmeye, dedelik ve zakirlik yapmaya adayan Hüseyin Gazi Metin hem köyünün hem de inancının kültürel mirasını yaşatmayı sürdürür. Yazın Çamşığın Şahin köyünde kışları Ankara’da geçen bir ömür, aynı zamanda bir dede olarak toplumun rehberliğini üstlenir.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

     

     

     

     

  • Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği’nde muhabbet cemi yürütüldü -VİDEO

    Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği’nde muhabbet cemi yürütüldü -VİDEO

    PİRHA- Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği’nde yapılan muhabbet ceminde, Aleviliğin kendi içerisinde kendi sorgusunu yapan ve 72 millete bir nazarda bakan bir inanç olduğu vurgulandı. 

    Antalya’da yapılan muhabbet cemine Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Eşit Başkanı Gülçin Akça, Yol yürütücüsü Zakir Süleyman Demir, Hüseyin Abdal ocağı  Ocağı evlatlarından İlyas Şimşek ve Ersin Genç katıldı.

    Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Eşit Başkanı Süleyman Demir, yaptığı konuşmasında, “Bugün hepimiz karşılıklı bir muhabbet edip bir muhabbet açıp bir iki kelam söyleyip dağarcığımıza bir şey alıp gidebilirsek ne mutlu” dedi.

    “ALEVİLİK 72 MİLLETE BİR NAZARDA BAKAN BİR İNANÇ BİÇİMİDİR”

    Hacı Bektaş Veli’nin “72 millete bir nazarda bakmayan bizden değildir” sözünü hatırlatan Demir, “Bizim inancımızda dini, ırkı, mezhebi ne olursa olsun insan olması bizim için önemli. Cemlerimizde sadece 12 imamın veya Muhammed’in hayatını anlatmıyoruz. Bir araya geldiğimiz muhabbetlerimiz, ülkemizde ne oluyor gelecekte neler yapabiliriz de konuştuğumuz yerdir” diye belirtti.

    “ALEVİLER KENDİ MÜŞKÜLÜNÜ KENDİ İÇLERİNDE ÇÖZERLER”

    Alevi Bektaşi öğretisinde muhabbet erkanı kurulduğunda öncelikle var olan müşkülün giderilmesi olduğunu belirten Demir konuşmasının devamında şunları belirtti:

    “Eğer burada bir küskün bir dargın bir alacak verecek davası varsa o kişiler meydana gelir, özünü meydana koyar. Hazırda bulunan canlar da hep birlikte sorun çözerler. Rızalık alınmadan müşküller giderilmeden cem hizmeti başlamaz. Herkesin piri, mürşidi, dedesi ve yolun kuralları vardır Bu yolun kuralı da meydanda yıllık görgüler sorgular yapılarak yapılır. Cezaevi yok, hâkimi yok, savcısı yok, avukatı yok, dosya parası yok.”

    “TARİH BOYUNCA EĞEMENLER ALEVİLERİ KÖTÜLEDİR”

    Hüseyin Abdal Ocağı evlatlarından İlyas Şimşek ise, Alevilerin baskın olan yönetimlerce kara propaganda haline getirildiğini söyleyerek, “Aleviler tarih boyunca her zaman egemen sistemler, siyasal sistemler tarafından kötü bir biçimde topluma lanse edilmişler. Ki bugün Osmanlı’da Aleviler ‘mum Söndü ‘yapıyorlar denildi” diye konuştu.

    Aynı sistemin dini literatürlerle, fetvalarla Yunus Emre için bile bu propagandayı yatığını ifade eden Şimşek, “Üç beş kişi toplanmışlar “Bana seni gerek seni” sözlerinden dolayı Yunus ve arkadaşlarına ‘Işık tayfası’ diyerek katli vaciptir demiş” dedi.

    “OSMANLI YUNUS EMRE HAKKINDA ŞEYHÜLİSLAM’A FETVA VERDİRMİŞTİR”

    Işık tayfasının Osmanlı’da muhalif bir kelime olduğunu belirten Şimşek, şunları ifade etti:

    “Biz de kendimizi Işık insanları olarak Işık tayfasından görürüz. Yunus Emre’de bunun piridir deyişlerimizin ilk başlaması Kaygusuz ve Yunus Emre’dir. Devlet kendi işine gelmeyene fetva verir. Bugün nasıl yeri geldiğinde Diyanet’e verdiriyorsa aynı egemen sistem Şeyhülislam’dan fetva alıp bunları katlİ vaciptir diyebiliyor. Alevilere karşı verilen ve bunun tarihte yüzlerce binlerce örneği var.”

    Muhabbet ceminde gülbenglerin okunmasın ardından söylenen deyiş ve nefeslerin ardından semahlar dönüldü. Çerağların sırlanması ile lokmalar pay edildi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Divriği Kültür Derneği’nden Antalya’da dayanışma pikniği-VİDEO

    Divriği Kültür Derneği’nden Antalya’da dayanışma pikniği-VİDEO

    PİRHA-Antalya Divriği Kültür Derneği, Konyaaltı Sarısu alanında dayanışma pikniği gerçekleştirdi. Etkinlik sonrası PİRHA’ya konuşan Divriği Kültür Derneği Antalya Şube Başkanı İlyas Şimşek, “Divriği Kültür Derneği demokratik kitle örgütü bilinci ile uzun yıllardan beri hizmetlerine devam ediyor. Türkiye’nin laik demokratik yapısına hizmet etmek ve var olmak için bu konuda çaba sarf ediyor” dedi.

    Antalya Divriği Kültür Derneği, Konyaaltı Sarısu mevkiinde dayanışma pikniği gerçekleştirdi. Şenliğe demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri, Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar  Araştırmacı Yazar Ali Aksüt, İstanbul Divriği Arıkpaşa Derneği Başkanı ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Sanatçı Efe Güldaş, Naciye Çokbilir ve İbrahim Pala’nın söylediği deyişlerin ardından, Barak havaları ve Sivas yöresine ait türküler eşliğinde halaylar çekildi.

    “DİVRİĞİ DERNEĞİ ANTALYA’DA 90’LI YILLARDAN BERİ FAALİYETLERİNİ SÜRDÜRÜYOR”

    Divriği Kültür Derneği Antalya Şube Başkanı İlyas Şimşek derneğin kısa tarihçesi ve yürütülen faaliyetlerle ilgili PİRHA’ya bilgiler verdi. Divriği Kültür Derneği’nin Antalya’da 90’lı yıllardan beri faaliyetlerinin bulunduğunu ifade ederek, şunları belirtti:

    “Zaman zaman kültürel etkinliklerle bir araya geliyoruz. Pandemiden dolayı aksaklıklar oluştu, biz buna rağmen Divriği Kültür Derneğini faaliyetlerini Antalya’da yürütmeye çalışıyoruz. Bazen kahvaltılar, bazen ise organize yemekler yapıyoruz. Her yılın ilkbahar ve sonbaharında da insanlarımızın katılımı dahilinde de piknik ve Divriği pilavı yapıyoruz” dedi.

    “DİVRİĞİ KÜLTÜR DERNEĞİ DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTÜ BİLİNCİYLE HAREKET EDİYOR”

    Divriği Kültür Derneği’nin kurulduğu illerle ilgili bilgi de aktaran Şimşek, Türkiye genelinde ilk kurulduğu yer İstanbul sonra Ankara, İzmir ve Antalya’da devam ediyor” diye ekledi.

    Divriği Kültür Derneği’nin demokratik kitle örgütü olma bilinciyle hareket ettiğini belirten Şimşek, “Uzun yıllardan beri hizmetlerine devam ediyor. Türkiye’nin laik demokratik yapısına hizmet etmek ve var olmak için bu konuda çaba sarf ediyor” şeklinde ifade etti.

    DÜĞÜNDE, BAYRAMDA, CENAZELERDE ÖZEL VE ZOR GÜNLERDE BİR ARAYA GELİYORUZ” 

    Pandemi öncesinde derneğin yerini satın aldıklarını aktaran Divriği Kültür Derneği Antalya Şube Başkanı İlyas Şimşek, şunları kaydetti:

    “Zaman zaman derneğimizde kahvaltılar, piknikler ve yemekler yaparak bir araya gelmeye çalışıyoruz. Divriği kültürünü ülkenin güney batısı olan Akdeniz’de sürdürmeye çalışıyoruz. Düğünde, bayramda, cenazelerde, özel ve zor günlerde bir araya geliyoruz” dedi. Burada gönülleri birledik. Türkülerle deyişlerle Divriğili olmayan dostlarımızla birlikte biraya geldik. Her zaman olduğu gibi bizi yalnız bırakmadığı için Pir Haber Ajansı’na teşekkür ediyorum.”

    Etkinlik kapsamında sohbet edildi, türküler eşliğinde halaylar çekildi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA