Etiket: imam balsever

  • Varto Xızır Çeşmesi ziyaretinde Xızır lokmaları pay edildi- VİDEO

    Varto Xızır Çeşmesi ziyaretinde Xızır lokmaları pay edildi- VİDEO

    PİRHA- Varto Xızır Çeşmesi ziyaretinde lokmalar pay edildi. Burada konuşan Varto-Gımgım Hızır Mekanı ve Doğa Koruma Derneği Eş Başkanı İmam Balsever, Alevilerin zulme karşı birbirine Xızır olması gerektiğinin altını çizdi.

    Aleviler için kutsal kabul edilen Xızır aylarında tutulan oruçların ardından lokmalar paylaşılmaya devam ediyor. Zorlu kış günlerinin geride kalması anlamına da gelen bu ayda Alevi toplumu lokmalarını dağıtarak ve ziyaretlerini dolaşarak iyi dileklerde bulunuyor.

    Alevi Dernekler Federasyonu ile Varto-Gımgım Hızır Mekanı ve Doğa Koruma Derneği, Varto Xızır Çeşmesi ziyaretinde lokma pay etti. Yoğun kar yağışına rağmen çok sayıda kişinin bulunduğu ziyaret alanında konuşan Varto-Gımgım Hızır Mekanı ve Doğa Koruma Derneği Eş Başkanı İmam Balsever, Xızır’ın zorda ve darda olanların yanında olduğunu söyleyerek, “Bugün coğrafyamızda zor zamanlar yaşıyoruz. Aleviler dardadır, bu nedenle zorda ve darda olanların Hızır’ı olmalıyız. Aleviler bugün zalimlerin, işgalcilerin zorbalığı altındadır. Bu nedenle cümlemiz birbirimize Xızır olmalıyız” dedi.

    Konuşmanın ardından lokmalar pay edildi.

    PİRHA/ MUŞ

  • PSAKD Diyarbakır Şubesi 12. Olağan Kurulunu yaptı -VİDEO

    PSAKD Diyarbakır Şubesi 12. Olağan Kurulunu yaptı -VİDEO

    PİRHA- PSAKD Diyarbakır Şubesi 12. Olağan Kurulunu gerçekleştirdi. Tekrar aday olan PSAKD Diyarbakır Şubesi Eşit Başkanı Ayfer Artan, “Kendileri gibi olmayan, kendileri gibi düşünmeyen, kendileri gibi inanmayanları, yıllarca baskı, gözdağı ve asimilasyon politikalarıyla ötekileştirilerek yok saydılar” dedi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Diyarbakır Şubesi 12. Olağan Kurulunu gerçekleştirdi.

    Kurul, Dede Kargın Ocağı’ndan Musa Kargın Dede’nin gulbang vermesiyle başladı. Verilen gulbang’ın ardından Zeynel Abidin Ocağından Zakir İbrahim Erkul, deyiş seslendirdi.

    Başkanlığını PSAKD Genel Merkezi Hukuk Sekreteri Av. Cafer Koluman’ın yürüttüğü, dernek üyelerinden Sırdaş Adıgüzel ve Selda Kırmızıçiçek’in de katıldığı divan kurulu oluşturuldu.

    “GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE ÖRGÜTLENMEMİZ GEREKİYOR”

    46 yıl önce 19-26 Aralık tarihleri arasında, tam bir hafta devam eden süreçte Maraş’ta vahşice bir katliam gerçekleştirildiğini belirten PSAKD Genel Merkezi Hukuk Sekreteri Avukat Cafer Koluman, “Bu katliam devleti kurduğu günden beri Alevilere yönelik sistematik bir asimilasyon politikası dahilinde gerçekleştirilen bir katliamdır. Bunun arka planında yatan nedenler gerçekten de devletin tek kimlikli yapısı ve bu tek kimlikli yapıya uymayan Alevilere yönelik bir katliam gerçekleştirmek için plan yapılmıştı” dedi.

    Koluman şunları kaydetti:

    Bundan çok kısa bir süre önce Maraşlı bir avukat canımız, Genel Kurmay Başkanlığı’ndaki Maraş dosyasına erişmek için bir dizi çalışma yürüttü, dilekçeler verdi ama bir türlü o dosyayı vermediler. Çünkü o dosyada çok şeyler yazıyor. Maraş Katliamı’nın gerçek nedeni ortaya çıkarabilecek bilgi ve belgeler o dosyada mevcut. Maalesef tıpkı Sivas davası gibi, Maraş davası da aynı akıbete uğradı ve cezasızlık politikasıyla sürece mahkum kaldı. Aynı zamanda 19 Aralık 2000 yılında ‘Hayata Dönüş Operasyonu’ adı altında cezaevlerinde operasyon yapıldı. ‘Hayata Dönüş’ dediler, tam tersi onlarca canımızın hayatını söndürdüler. Bunun da hesabını henüz vermemişler. 28 Aralık 2011 tarihinde Roboski’de bizzat devletin gözetimi  ve denetimi altında bir katliam gerçekleştirildi. Bu dava da maalesef hesap verilmediği gibi cezasızlık politikasına maruz kaldı. Dolayısıyla bizlere düşen temel görev örgütlenmek. Örgütlenelim, evet örgütlüyüz ama yeterli miyiz? Değiliz. Güçlü bir şekilde örgütlenmemiz gerektiğini buradan bir kez daha ifade etmek istiyorum”

    “KENDİLERİ GİBİ OLMAYANLARI YOK SAYDILAR”

    Hak ve özgürlüklerin yok sayıldığı, her gün ortalama 4 kadının katledildiği çocuk istismarlarının ve ölümlerinin arttığı, halkın iradesiyle seçilmiş belediye başkanlarının görevden alınarak kayyumlarla darbe yapıldığı bir süreçte 12. genel kurullarını yaptıklarını ifade eden PSAKD Diyarbakır Şubesi Eşit Başkanı Ayfer Artan, “Bu kadar antidemokratik uygulamanın olduğu bu ülkede elbette biz Aleviler de kendi üzerimize düşen payı alıyoruz. Kendileri gibi olmayan, kendileri gibi düşünmeyen, kendileri gibi inanmayanları, yıllarca baskı, gözdağı ve asimilasyon politikalarıyla ötekileştirilerek yok saydılar. Terörize ederek, mahkum ederek ya da kendine göre bir Alevilik tanımlıyor şu anki hükümet. Yıllardır katliamlarla yok edemediği Alevileri kendisi tarifleyerek kendilerine göre bir inanç belirliyorlar. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na bağlayarak ibadethanemiz olan Cemevlerimizi cümbüş evi, semahımızı da folklorik gösteri olarak görüyorlar” değerlendirmesini yaptı.

    “BU TOPLUM KATLİAMLARDAN GEÇTİ AMA YOLUNU KAYBETMEDİ”

    Artan’ın konuşmasının ardından kurula konuk olarak katılan Hızır Mekanı ve Doğa Koruma Derneği Eş Başkanı İmam Balsever ise şunları söyledi:

    “Her güne bir katliamın sığdırıldığı, her günün bir anmayla geçtiği bir süreç. Bu dönem içinde Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Diyarbakır şubesinin bu kongreyi gerçekleştiriyor olması da çok kıymetli.

    O kadar çok sorunumuz var ki. Bugün biz artık Dersim’den Koçgiri’den, Sivas’tan, Maraş’tan, Gazi’den, Roboski’den, Suruç’tan, her birini söylerken bile insan yoruluyor ve unutuyor. Dolayısıyla böyle bir katliamı görmüş bir halkın, bir inancın evlatları olarak yanı başımızdaki Suriye’de yaşanan savaşı tedirginlikle ve gerçekten büyük bir korkuyla izliyoruz. Bu toplum katliamlardan geçti ama kendi yolunu kaybetmedi. İnancını, itikadını kaybetmedi, bilincini kaybetmedi.”

    Tek liste üzerinden gidilen seçimde Ayfer Artan ile Sırdaş Adıgüzel eşit başkanlığa seçildi.

    PİRHA/DİYARBAKIR

  • Kutsal mekanın bitişiğine alabalık üretim tesisi yaptılar!-VİDEO

    Kutsal mekanın bitişiğine alabalık üretim tesisi yaptılar!-VİDEO

    PİRHA – Hızır Mekanı ve Doğa Koruma Derneği Eş Başkanı İmam Balsever, Xizir Çeşmesi civarında yapılan alabalık üretme tesisinin toplum tarafından tepkiyle karşılandığını söyledi. Balsever, “Bu konuda her gün şikayet telefonları geliyor. Bu görüntüyü ortadan kaldırmak gerekir. Doğaya, inanca uygun bir düzenleme değil bu” vurgusunu yaptı.

    Çok sayıda kutsal mekanın yer aldığı Varto’daki kutsal mekanlardan biri de Xizir Çeşmesi. Varto’nun Muskan (Beşikkaya) köyündeki Xizir Çeşmesi Alevi toplumu tarafından niyaz olunan mekanlardan birisi.

    Hızır Mekanı ve Doğa Koruma Derneği Eş Başkanı İmam Balsever, Xizir Çeşmesi civarındaki yapılaşma nedeniyle şikayetlerini dile getirdi.

    Balsever, Xizir Çeşmesi’nin Alevi toplumu tarafından kutsal bir mekan olduğunu belirterek, ziyaret alanının bitişiğinde yapılan alabalık üretme tesisinin yanlış karar olduğunu söyledi.

    İmam Balsever, Xizir mekanında lokmaların dağıtılıp, ibadetlerin yapıldığını belirterek bölgenin önemine de dikkat çekti. Balsever, söz konusu alanda kimi eksiklerin olduğuna da işaret ederek “Bizlere ayrılan mekan, aslında bir hayli fazla. Burası Hıdır Çelik ozanımızın tapulu arazisi. Kendisi, Xizir Çeşmesi’nin çevresindeki belli bir alanı derneğimizin kullanımına verdi. Burayı düzenleyip, kullanabiliriz fakat birçok imkansızlıklarımız var. Burayı düzenlemek adına büyük cemevi ve dergahlarımızın yanı sıra toplumumuzun da lokmalarını bekleriz” dedi.

    “TOPLUM, BU TESİSİ İSTEMİYOR”

    Hızır Mekanı ve Doğa Koruma Derneği Eş Başkanı İmam Balsever, Xizir Çeşmesi’nin hemen yanında kurulan alabalık üretim tesisine dair görüşlerini şu sözlerle paylaştı:

    “Bu tesis kurulurken mekanın sahibi Hıdır Çelik canımız, bizim derneğin de eş başkanıydı, 2 yıl önce Hakk’a yürüdü. Hıdır Çelik’in jiyar û diyarlara karşı yaklaşımı, deyişleri, yazdıkları ile samimi duyguları vardı, inançlı bir canımızdı. Yoksulluk ve imkansızlıklardan dolayı burada küçük bir balık tesisi kurmuştu ve rızkını oradan kazanmak istedi lakin burası sonrasında büyük bir ticarethaneye dönüştü. Burada bir ibadet alanı mevcut. Günümüzde kiliselerin, camilerin yanında böyle bir tesis var mıdır yok mudur bakmak lazım. Tesisin görüntüsü bile hoş değil. Doğaya, inanca uygun bir düzenleme değil bu. Arazi sahipleri, kaç yıllığına kiraya vermiş bunu bilemiyoruz. Mevcut yasal düzenlemeler de yapılmış ve bir şirket, burayı almış. Mevcut haliyle ibadet ve inançlarımıza uygun şekilde düzenlenmiş bir ticari mantık değil bu. Ailenin rızalığını da alıp bu konuda neler yapabiliriz düşüneceğiz.

    Arazi sahipleri, itikatlı bir aile. Bizleri de anlayışla karşılayacaklardır. Bu görüntüyü nasıl ortadan kaldırabiliriz, ancak arazi sahiplerinin rızalığı ile olabilir. Tüm yöre halkı, bu tesisin olmaması için görüş belirtiyorlar. Alevi toplumu, böyle bir tesisin burada yapılmasını istemiyor. Bu konuda her gün bizlere şikayet telefonları geliyor. Bu görüntüyü ortadan kaldırıp, ailenin mağduriyetini de gidermemiz lazım. Umarım ve dilerim ki Hızır’ın gayreti ile bu görüntüyü ortadan kaldırırız. Dileğim ve temennim, ziyar û diyarlarımıza yakışmayan bu ortamı, bu kirliliği kaldırmaktır.”

    Nuray ATMACA-Eren GÜVEN/VARTO

  • Vartolular, Doğa, Kültür ve İnanç Festivalinin 3. gününde halayda buluştu-VİDEO

    Vartolular, Doğa, Kültür ve İnanç Festivalinin 3. gününde halayda buluştu-VİDEO

    PİRHA – Varto Doğa, Kültür ve İnanç Festivalinin 3. gününde çok sayıda sanatçı, yapılan konserde Kürtçe ezgiler seslendirdi.

    3. Varto Doğa, Kültür ve İnanç Festivali, üçüncü gününde konserlerle devam etti. Katılımın yoğun olduğu programı Veli Beyazgül ile Bahar Boylu sundu.

    “İnancımızla ikrarlı, doğamızla rızalı, dilimizle dirençli, irademizke güçlüyüz” mesajının verildiği festivale DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Varto Belediyesi Eş Başkanı Gıyasettin Aydemir, CHP Varto İlçe yönetimi, DBP Karlıova ilçe yönetimi de katıldı.

    Davul-zurna eşliğinde çekilen halaylarla başlayan program, Dengbej Mustafayê Taçî‘nin seslendirdiği kilamlar ile devam etti.
    Varto Kır Çadırı’nda yapılan festivalin devamında müzisyen Bahar Boylu sahne alarak ezgiler seslendirdi.

    Gecenin devamında Şair İbrahim Xaşxaş da müzik eşliğinde şiirler okudu.

    FESTİVALDE DOĞA TALANINA VURGU YAPILDI

    Katılımın yoğun olduğu gecede Gımgım Hızır Mekanı ve Doğa Koruma Derneği Yönetim kurulu, katılımcıları selamladı.
    Derneğin Eş Başkanı Ülkü Karagöl, Varto kültürünün sürmesi için mücadele yürüttükkerini ifade ederek katılımcılara teşekkürlerini sundu.

    Gımgım Hızır Mekanı ve Doğa Koruma Derneği Eş Başkanı İmam Balsever ise festival çalışmasında özellikle kadın emeğinin yoğun olduğunu vurguladı. İmam Balsever, konuşmasının devamında şunları söyledi:

    “Bu yıl 3’üncüsünü düzenlediğimiz bu festivalin bir eksikliğini de yaşıyoruz. İsterdik ki tüm farklı kültürler, sivil toplum örgütleri de burada olsun. Maalesef kendi istekleriyle aramızda olmadılar. Kültürümüzü yaşatalım. Uzun süredir Gimgim’da bir sessizlik vardı. İlk 2 yıl bizlere yoğun katılım, destek verildi. Siz bugün burada olmasaydınız bu etkinliği yapamazdık. 2 gün boyunca ziyaretlerimizi, doğamızı gezdik, yüzlerce insan katıldı. Direnen bu damar asla inancını terk etmez. Dün Kunav Mağarasına gittik. Öğrendiğimiz bilgiler nedeniyle de şaşırdık. Çevre köylerde maalesef kültürümüze dair bilgimiz yok. Birçok medeniyet buradan geçmiş. Bölgeye ait 6 dilin 4’ü bugün yaşamıyor. Kültürümüze, doğamıza sahip çıkmazsak biz de yok olacağız. Onun için bu festivalleri yapıyoruz. Zamanında çok yasaklama oldunama direnen bu halk asla teslim olmadı. Kültürümüzü gelecek kuşaklara aktaracağız. Kimse bize yasak koyamaz. Demokratik cumhuriyete hizmet etmeye devam edeceğiz. Birlikte yaşamaya devam edeceğiz ama doğamız zor durumda. Her yerde taş ocaklarının pisliği, tüm canlıyı etkiliyor. Çevre duyarlılığı göstermeye devam edeceğiz. İki kuruş için arazisini satanlara yazıklar olsun. Düne kadar yetişen bitkileri bugün göremiyoruz. Onun için herkesten çevre duyarlılığı göstermesini istiyoruz. Her köyün etrafı çöplerle dolu. Biz kendi evimizin çöpünü toplasak yeterli olur.”

    AYTEN KORDU: İNANCIMIZI VE KÜLTÜRÜMÜZÜ YAŞATACAĞIZ

    Dersim Milletvekili Ayten Kordu da gecede konuşan bir diğer isim oldu. “Biz bu coğrafyanın çok fazla acısını görmüş ama direnişini de göstermiş insanlarıyız” diyen Kordu şöyle devam etti:

    “Biz inkar edilen, yok sayılan coğrafyada yaşayan halkın çocuklarıyız. Bu inkar ve imha hala devam ediyor. Dilimiz unutturulmak isteniyor. Bu sistemin sorumlusu AKP-MHP faşizm ittifakıdır. Doğamıza ilişkin bir düşman politikası var. İnancımıza, dilimize ilişkin bir düşman politikası var. İnkar ve imha ile bizi biat ettirmeye çalışıyorlar. Biz Alişerlerin, Zariferlerin, Sakinlerin ardıllarıyız, biat etmeyeceğiz. Biz Kürt ve Alevi halkının çocukları, çok daha fazla örgütlü ve beraber olmak zorundayız. Bu bizim tarihsel sorumluluğumuzdur. Burada bulunan halkımız bu faşizme karşı çok daha fazla mücadele etmeli. Bizi kültür bakanlığının altına alıyorlar. Bizi tanımıyorlar. Hiçbir zaman sizin istediğiniz gibi yaşamadık. DEM Parti olarak özgürlük ve eşitlik mücadelemizi devam ettireceğiz. Bu ülkede bu sağlanmadan durmayacağız. Bütün yaşam alanlarımız bize dar ediliyor. Bu yüzden hakikate doğru birlikte yol alacağız. Biz tanınana kadar mücadelemize devam edeceğiz. İnancımızı da kültürümüzü de kendi istediğimiz gibi yaşamaya devam edeceğiz.”

    Festival programının devamında Sanatçı Pınar Aydınlar ve Mehmet Ekici sahne alarak Kirmanckî ve Kurmancî ezgiler seslendirdi.

    PİRHA/VARTO

  • Varto Gımgım Hızır Mekanı ve Doğa Koruma Derneği temsilcilerinden çevre temizliği

    Varto Gımgım Hızır Mekanı ve Doğa Koruma Derneği temsilcilerinden çevre temizliği

    PİRHA – Varto Gımgım Hızır Mekanı ve Doğa Koruma Derneği temsilcileri, üyeleri, Muş’un Varto ilçesinde temizlik çalışması yaptı. Dernek Başkanı İmam Balsever, “Varto’nun doğal zenginliklerini korumak ve gelecek nesillere temiz bir çevre bırakmak için bu tür etkinliklerin devam etmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi. 

    Varto Gımgım Hızır Mekanı ve Doğa Koruma Derneği, Muş’un Varto ilçesinde temizlik için kolları sıvadı.

    Alparslan Diyarı’ndan Sevda Balkaya’nın haberine göre Varto Gımgım Hızır Mekanı ve Doğa Koruma Derneği, Muş’un Varto ilçesinde temizlik etkinliği düzenledi. Etkinlikte, Varto’nun önemli doğal alanları başta olmak üzere parklar, mesire yerleri ve yol kenarları gibi sıkça kullanılan bölgeler temizlendi. Dernek üyeleri, topladıkları atıkları geri dönüşüme kazandırarak, çevreyi kirleten unsurların azaltılması için önemli bir adım attıklarını kaydetti.

    “HALKIMIZIN DUYARLI OLMASINI BEKLİYORUZ”

     Gımgım Hızır Mekanı ve Doğa Koruma Derneği Başkanı İmam Balsever, şu ifadelerde bulundu:

    “Varto’nun doğal zenginliklerini korumak ve gelecek nesillere temiz bir çevre bırakmak için bu tür etkinliklerin devam etmesi gerektiğini düşünüyoruz. Halkımızın da bu konuda daha duyarlı olmasını bekliyoruz. Doğamızı hep birlikte koruyarak, Varto’yu daha yaşanabilir bir yer haline getirebiliriz.”

    Temizlik çalışması, Varto halkı tarafından ilgiyle karşılandı. Gımgım Hızır Mekanı ve Doğa Koruma Derneği temsilcileri, doğa sevgisi ve çevre bilincinin artırılması için çalışmalarına hız kesmeden devam edeceklerini belirtti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Varto Xızır Mekanı Doğa Koruma Derneği lokmalarını Cumartesi Anneleri ile paylaştı- VİDEO

    Varto Xızır Mekanı Doğa Koruma Derneği lokmalarını Cumartesi Anneleri ile paylaştı- VİDEO

    PİRHA – Varto Xızır Mekanı Doğa Koruma Derneği yöneticileri, İHD İstanbul Şubesi’nde Hızır lokmalarını Cumartesi Anneleri ile pay etti. Xızır Mekanı Doğa Koruma Derneği Eş Başkanı Ülkü Karagül, “Annelerin önünde saygıyla eğiliyorum, acılarını yürekten paylaşıyorum. Biz az da olsa acılarını paylaşmak için buradayız” dedi. 

    Video eklenecek

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde bir araya gelen Varto Xızır Mekanı Doğa Koruma Derneği yönetim kurulu üyeleri, Cumartesi Anneleri ile Hızır lokmalarını paylaştılar.

    “BİZ HIZIR’I HAK BİLİRİZ”

    Lokmaların pay edilmesinin öncesinde söz alan Varto Xızır Mekanı Doğa Koruma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi İmam Balsever, “Cumartesi Anneleri tüm mağdur ve mazlumların mücadelesini veriyorlar. O mücadele cümlemizin mücadelesidir. Verdikleri mücadele Kürt’ün, Türk’ün, Alevi’nin, Sünni’nindir. Tüm ezilen, yok sayılan, mazlum halkların mücadelesidir. Biz verdikleri bu mücadelenin karşısında dardayız. Onların önünde saygıyla, hürmetle eğiliyoruz. Belki eksiğimiz vardır. Çok eksiğimiz vardır onlara karşı. Ama Hızır günlerindeyiz. Hızır inancı Alevilik açısından çok değerli. Çünkü biz Hızır’ı Hak biliriz, Hakk’ı insandan görürüz. Biz birbirimizin hızırı olduğumuz zaman cem oluyoruz, acılarımızı paylaşıyoruz” dedi.

    “ANNELERİN ACILARINI PAYLAŞMAK İÇİN BURADAYIZ”

    Ardından söz alan Xızır Mekanı Doğa Koruma Derneği Eş Başkanı Ülkü Karagül de “Annelerin önünde saygıyla eğiliyorum, acılarını yürekten paylaşıyorum. Biz az da olsa acılarını paylaşmak için buradayız. Anaların ellerinden öpüyorum” şeklinde konuştu.

    Konuşmaların ardından Ağuçhan Ocağı Dedelerinden İbrahim Erdoğan’ın verdiği duayla Hızır lokmaları pay edildi.

    Kayıp yakınları İkbal Eren ve Maside Ocak desteklerinden ve lokma paylaşımında ötürü teşekkürlerini dile getirdiler.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Cumhuriyetin yüzüncü yılında laik, demokratik bir anayasa, eşit yurttaşlık istiyoruz’-VİDEO

    ‘Cumhuriyetin yüzüncü yılında laik, demokratik bir anayasa, eşit yurttaşlık istiyoruz’-VİDEO

    PİRHA-DAD yöneticisi İmam Balsever 2023 yılına dair temennilerini PİRHA’ya kaydederken, “2023’te de her şey halklara fatura edilecektir. Herkesin eşit vatandaş olduğu bir cumhuriyet istiyoruz. Bunun için mücadeleye devam edeceğiz” diye konuştu.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) yöneticisi İmam Balsever, 2023 senesine dair beklentilerini PİRHA‘ya anlattı. 2023’ün de halklar için zor geçeceğini ifade eden Balsever, şunları söyledi:

    “Halklar, emekçiler, ezilenler, yoksullar, köylüler olarak 2022 yılını gerçekten büyük sıkıntılar içerisinde geçirdik. Halkın alım gücü oldukça zayıfladı. İnsanların gelirleri sıfıra indi. Dolayısıyla 2022 halklar açısından hem siyasal hem iktisadi hem de inançsal olarak büyük sıkıntı içerisinde geçti. Önceki yıllarda çok mu özgürdük, rahattık, sefa içerisindeydik? Hayır. Sistem krize düştüğü her zaman öncelikle halklara saldırıyor, baskı altına alıyor. Ekonomik sıkıntıların yaşandığı, insanların konuşamadığı, kendilerini özgürce ifade edemediği, medyaların kapandığı, siyaseten alanlara çıkamadığımız bir dönemi yaşadık.

    “LAİK, DEMOKRATİK BİR ANAYASA VE EŞİT YURTTAŞLIK İSTİYORUZ”

    2023 yılının daha iyi olabileceğini düşünmüyorum. Cumhuriyetin yüzüncü yılında talebimiz, kurucu vatandaşlık ilişkilerinin yeniden değerlendirildiği laik, demokratik bir anayasa. Herkesin eşit vatandaş olduğu bir cumhuriyet istiyoruz. Bunun için mücadeleye devam edeceğiz.

    İktidar Aleviler için yakın zamanda bir torba yasa hazırladı ve Meclis’ten geçirdi. Bunu kabul etmediğimizi, direneceğimizi ifade ettik. Hiçbirimiz hiçbir gün gidip onların önünde diz çökmeyecektir. Onların parasına, puluna, elektrik, su faturalarına muhtaç değiliz. Alevi toplumunun da bu temelde güçlü bir mücadele çizgisi ortaya çıktı. Birliktelik güçlendi. Bu birlikten korkanlar da bizi birbirimizden ayırma gayreti içerisine girdi. Değerlerimize sahip çıkacağız. Biz Seyit Rızaların, Alişerlerin ardıllarıyız.

    2023’teki seçimlerde de halklar üçüncü yolda birleşti. Önemli demokratik bir kazanım elde edinildi. İşçiler, Kürtler, Aleviler, sosyalistler, LGBTİ’ler, her kesimden insanlar üçüncü yolu savunmaya başladı. Demokratik anlayış içerisinde olmaya gayret edeceğiz. 2023’ün halklara hayırlı bir yıl olmasını temenni ediyorum.”

    PİRHA / İSTANBUL

  • ‘Tutuklu TV10 yöneticileri Alevi toplumunun sesiydi, sahip çıkın’-VİDEO

    ‘Tutuklu TV10 yöneticileri Alevi toplumunun sesiydi, sahip çıkın’-VİDEO

    PİRHA- Eski Demokratik Alevi Derneği Eyüp Şubesi Eş Başkanı İmam Balsever, TV10 yöneticileri Veli Büyükşahin’in ve Veli Haydar Güleç’in 17-18-19 Nisan’da görülecek duruşmalarına katılım çağrısı yaptı. 

    Bir yılı aşkın süredir Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin’in ve programcı Veli Haydar Güleç’in ilk duruşmaları 17-18-19 Nisan tarihlerinde Silivri Cezaevi Kampüsü’nde bulunan 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

    “BASKIYA KARŞI ORTAK HAREKET EDİLMELİ”

    Eski Demokratik Alevi Derneği Eyüp Şubesi Eş Başkanı İmam Balsever PİRHA’ya konuşarak mahkemeye katılım çağrısı yaptı.

    Alevilere yönelik ciddi bir baskı olduğunu vurgulayan Balsever, Alevi örgütlerinin Alevi toplumuna sahip çıkması gerektiğini işaret etti. Alevilerin faşizme, devletin baskısına ve zorbalığa karşı tüm toplumsal kesimlerle ortak hareket etmesi gerektiğinin altını çizen Balsever, TV10 yöneticilerinin yaklaşan duruşmalarına da katılım çağrısı yaptı.

    DURUŞMALARA ÇAĞRI

    Balsever “Ortak bir akıl geliştirilmeli burayı çok güçlü sahiplenmeliyiz. Mahkeme süreçlerini Alevi toplumu, Kürtler, emekçiler sahiplenmelidir. Birlikte hareket etmeliyiz artık.” dedi.

    TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin’in ve programcı Veli Haydar Güleç’in bir yılı aşkın süredir hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutulduklarını söyleyen Balsever, “Bu iki canımız Alevi toplumunun sesiydiler. Onların suçsuz günahsız bir şekilde cezaevinde olması vicdanlarımızı incitiyor. Tüm toplumu o gün bu davayı sahiplenmeye çağırıyorum.” diye ifade etti.

    NE OLMUŞTU?

    Barış ve Demokrasi Partisi’nin (BDP) siyaset akademilerine yönelik 2014 yılında başlatılan soruşturma kapsamında 15 kişi ‘örgüt üyeliği’ iddiasıyla 18 Ocak 2018’de tutuklanmıştı. Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin ile TV10 Yayın Kurulu Üyesi Veli Haydar Güleç de bahsi geçen soruşturma kapsamında tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderilmişti.

    Bir yılı aşkın bir tutukluluğun ardından iddianameleri hazırlanan Büyükşahin ve Güleç’in duruşmaları 17-18-19 Nisan tarihlerinde Silivri Cezaevi Kampüsü’nde bulunan 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

    Büyükşahin ve Güleç, sık sık cezaevinde inançlarını sürdürebilmek için Alevi dedesiyle görüşme talepleriyle gündeme gelmişti. Ancak cezaevi yönetimi tarafından bu talepleri sürekli reddedilmişti. Büyükşahin, Alevi dedesiyle görüşme talepleriyle ilgili Meclis İnsan Hakları Komisyonu’na da dilekçe göndermişti. Meclis İnsan Hakları Komisyonu da gönderilen dilekçeyi Adalet Bakanlığı’na ileterek inceleme yapılmasını talep etmişti. (HABER MERKEZİ)

  • Balsever’den seçim sonrası yaşananlara tepki: Osmanlı’da oyun çok-VİDEO

    Balsever’den seçim sonrası yaşananlara tepki: Osmanlı’da oyun çok-VİDEO

    PİRHA- Seçim sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan eski Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul Eyüp Şube Eş Başkanı İmam Balsever, “Toplum oyuna sahip çıktı. Ve bugün önemli ölçüde başarıldı diye düşünüyorum. Ve elbetteki kazanan insanlardan bir de sorumluluk bekliyoruz” dedi. 

    Eski Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul Eyüp Şube Eş Başkanı İmam Balsever, yerel seçimlerin sonuçlarına ve mazbataların verilmemesine ilişkin Pir Haber Ajansı’na konuştu.

    Bu seçimlerde 25 yıllık AKP iktidarına karşı yerel yönetimlerde bir karşı duruşun olduğuna dikkat çeken Balsever, “Türkiye’de devrimci, demokrat, Kürt, Alevi hareketinin iktidara geldiğinde değiştiremeyeceği bir şeyin olmayacağını gördük” dedi.

    “YÜZÜMÜZÜ AÇLIK GREVLERİNE DÖNMELİYİZ”   

    Son bir ayda açlık grevlerinde yaşamını yitirenlerin 7’ye çıktığını hatırlatan Balsever, artık seçimlerden çok açlık grevlerinin gündemleşmesi gerektiğini vurguladı.

    Balsever, “Vicdan bunu gerektiriyor, hakikat bunu gerektiriyor. Aleviler olarak bizler de insanı esas alan ve insan yaşamını önemseyen bir inancın, bir öğretinin topluluğu olarak bu seçim kargaşasından daha fazla yüzümüzü buralara çevirmeli ve önemsemeliyiz. Çünkü daha fazla ölümler olmamalıdır. Bizler buna karşı çıkabiliriz, önlem alabiliriz ve toplumun vicdanını harekete geçirebiliriz” ifadelerini kullandı.

    “MHP-AKP BLOKUNUN TOPLUM ÜZERİNDE YARATTIĞI BİR KORKU VAR”

    Seçimlerin meşru bir zeminde yapılmadığını söyleyen Balsever seçimlere ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

    “MHP-AKP faşizmi blokunun toplum üzerinde yarattığı korku var. Yüksek Seçim Kurumu’nun (YSK) 17 yıllık AKP’nin çıkması için seçimleri manipüle ettiğini, bu manipülasyonun da bugün devrede olduğunu çok açık olarak toplum gördü. Toplum da oyuna sahip çıktı. Ve bugün önemli ölçüde başardı. Buraya kadar mı? Hayır. Elbette ki kazanan insanlardan bir de sorumluluk bekliyoruz.

    Bugün hem büyükşehirlerde hem de gerçekten bu toplumun oyunu almış birçok yerde rahatlıkla şunu diyebiliriz: Kapitalizmin rantından, çıkarından medet umanlar bir daha kaybedeceklerdir. Biz buradan uyarıyoruz. Toplumla, halkla ve yerel meclisler ile birlikte bir akıl yürütmek lazım. Kenti toplumun insiyatifine, bilgisine, becerisine ve beraber yönetme pratiğine geçirmek lazım. Yoksa mevcut statüko ve mevcut yaşananlar değişmiyorsa bir dahaki seçimde topyekün kaybedecekler.”

    “DERSİM’DE BİRLİK OLMALIYIZ”

    Dersim’deki seçimlere de değinen Belsever, belediyeyi TKP’den seçimlere giren Fatih Mehmet Maçoğlu’nun kazanmasına ve HDP’nin Dersim’deki stratejisine ilişkin şunları kaydetti:

    “Seçim’de kazanmakta var, kaybetmekte. Şeytanlaştırmaya, düşmanlaştırmaya, hakaret etmeye hiç kimsenin hakkı yoktur. Çünkü ben yıllardan bu yana oyumu ve tercihimi elbette ezilenlerden mazlumlardan yana kullandım. Bugün de kullanırım. Elbette Dersim’de kazanan arkadaşa karşı sosyal medya üzerinden geliştirilen durum iki taraf için hoş değildir. Biz düşman değiliz. Biz musahip kurumlarız, biz canız, sisteme karşı birlikte olma, birlikte mücadele etmeliyiz.

    Yıllardan beri Kaypakkayalar’ın, Mahirler’in, Denizler’in ve Mazlumlar’ın vermiş olduğu bedele bir bakın. Herkes bir bedel ödedi buradan. Şimdi biz bunu yok sayamayız. Bunu iktidar hırsına kardeş, dost ve musahip kavgasına dönüştüremeyiz. Herkesin aklını başına alması gerekiyor.”

    “GASP EDİLEN YERLER SAHİPLENİLMELİDİR”  

    Balsever, diğer bölgelere bakıldığında geçmişe göre HDP’nin bu seçimde kaybetmesinin en büyük nedeninin HDP’ye yönelik iktidarın baskıcı tutumunun etkili olduğunu söyledi. Balsever, “Gasp edilen, işgal edilen yerlere bugünden sahip çıkılmazsa yarın tekrar kayyumlarla, tekrar yeni gasplarla ve tekrar yeni saldırılarla karşı karşıya kalınır. O zaman bugün gasp edilen yerleri ciddi manada HDP sahiplenmelidir” dedi.

    Kayyum atadığı yerlerde AKP’nin seçimi kazandığına ilişkin yaptığı açıklamalara da tepki gösteren Balsever, “Şırnak’ta kazanmış ama Şırnak’ta nasıl kazandığını toplum biliyor. Şırnak halkı oradadır, dimdik ayaktadır. Onuru ile şerefi ile gururu ile oradadır. Kendi kurumlarına kendi insanlarına sahip çıkacaktır. Onlar sadece boş bir binada top çevireceklerdir. Çünkü bu böyledir. Yerelde halkın desteğini almadan o koltukta durması, biz aldık, sevincine kapılması da gerçekten ayıplanacak bir şeydir” ifadelerini kullandı.

    “OSMANLI’DA OYUN ÇOK”

    Başta İstanbul olmak üzere birçok ilde kazananlara mazbataların verilmemesinin ve sürümcemede bırakılmasını eleştiren Balsever sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Osmanlı’da oyun çok. Tabi aklındakileri direk şudur dememiz doğru değildir. Ama bir oyalama bir süreci yayma olduğunu görüyoruz. Ya temelde insan haklarına dayalı, toplumun kimliklerine inançlarına saygılı demokratik laik bir yönetimi esas alacaksınız ya da faşizmle, diktatörlükle yönettiğiniz bu halk size yenilgiyi  tattıracaktır ve yaşatacaktır. Bugün de bunun bir örneğidir. Bu seçimi Alevilerden, Kürtlerden Süleyman Soylu’ya bir hediye olarak gönderiyorum.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Balsever: Yerel seçimlerde dönem strateji dönemidir-VİDEO

    Balsever: Yerel seçimlerde dönem strateji dönemidir-VİDEO

    PİRHA – Yaklaşan 31 Mart yerel seçimlerinin geçmiş seçimlere göre farklı olacağını belirten eski Demokratik Alevi Dernekleri Eyüp Şube Eş Başkanlarından İmam Balsever, “Faşizm son yıllarda Türkiye’de kurumsal olarak ciddi bir şekilde kendini göstermiş durumdadır” dedi. Balsever, AKP ve MHP faşizmine kaybettirmek için yeni bir taktik yeni bir strateji geliştirildiğine işaret etti.      

    Eski Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul Eyüp Şube Eş Başkanlarından İmam Balsever yaklaşan 31 Mart seçimlerine ilişkin Pir Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu.

    Bu seçimlerin geçmiş seçimlere göre farklı bir seçim olacağına dikkat çeken Balsever, “Türkiye’de Cumhuriyet’in kuruluşundan ve parlamenter sisteme geçişten bu yana toplum ilk defa büyük bir baskı ve şiddet ile karşı karşıya kaldı. Faşizm son yıllarda Türkiye’de kurumsal olarak ciddi bir şekilde kendini göstermiş durumdadır. Bu nedenle siyasi partiler, inanç örgütleri, sivil toplum örgütleri bu seçimlere nasıl girelim ile ilgili çokça tartıştılar, konferans düzenlediler ve yoğun bir tartışma yürütüldü. AKP – MHP blokuna kaybettirmek üzerine yeni bir strateji geliştirildi.

    “AKP -MHP FAŞİZMİ CİDDİ ANLAMDA KURUMSALLAŞTI”

    HDP’nin önemli bileşenleri ile birlikte Antalya, Mersin, Adana, Ankara, İstanbul, Bursa ve İzmir gibi 7 ilde hiçbir pazarlık yapmadan, hiçbir ittifak geliştirmeden AKP ve MHP faşizmine kaybettirmek için yeni bir taktik yeni bir strateji geliştirildiğine işaret eden Balsever şunları kaydetti:

    “Bence kazanmadıkları yerlerde AKP-MHP  blokuna kaybettirmek çok önemli bir karardır. Biz bu kararı tüm Aleviler olarak önemsediğimizi belirtmek istiyoruz. Çünkü AKP-MHP faşizmi ciddi anlamda kurumsallaştı, ciddi anlamda toplumsal anlamda baskılarını yoğunlaştırdı, akademik çevreleri, gazetecileri, emekçileri, siyasetçileri ve toplumun her kesimini tutuklayarak, tehdit ederek, baskı altına alarak, susturarak, gözdağı vererek ve korkutarak büyük bir şiddet sarmalına çevirdi. Ve ülkeyi bölme noktasına getirdi aslında. Bundan kurtulmanın yolunu da aslında bu seçim olduğunu düşünüyoruz. AKP ve MHP blokunu gerileterek faşizmi geriletmek.”

    “KAYYUMLAR ELİ İLE HALKIN SEÇTİĞİ İNSANLAR CEZAEVLERİNDE”

    Bölge illere kayyumların atandığını hatırlatan Balsever, “Kayyumlar eli ile halkın seçtikleri insanlar bugün cezaevlerinde tutsak edilmiş ve zindanlarda. Ve tüm bu olanlara karşı halkın öfkesi çok. Kendi seçtiklerinin ve seçilmişlerinin gözaltında olması, cezaevinde olması ya da görevlerinde alınması bölge halkı tarafından ciddi anlamda bir kırılganlığa yol açmış” diye konuştu.

    “AKP-MHP FAŞİZMİNE KARŞI TÜM TOPLUMLAR ANLAŞMIŞ DURUMUNDADIR”

    AKP’nin kayyumlarının, bürokratlarının, valilerinin ve kaymakamlarının bulundukları belediyelerde halka baskı yaptığını dile getiren eski DAD Eyüp Şube Eş Başkanı İmam Balsever son olarak şunları ifade etti:

    “AKP, müfettişleri ile bu belediyelere girdi ve bu belediyelerde hiçbir rüşvet, hiçbir kirli pazarlık işi göremedi. Kayyumları getirerek bunları gündemleştirdi. Ancak kendileri kirlilik yaptı. Cumhuriyet savcıları tespit ederek görevden aldığı kayyumlar var. Dolayısı ile bu dönem strateji bir dönemdir. AKP-MHP blokuna kaybettirmek üzerine tüm toplumlar anlaşmış ve uzlaşmış durumdadır.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Aleviler Pazar günü Kadıköy’de toplanıyor: Korkmuyoruz, sinmiyoruz

    Aleviler Pazar günü Kadıköy’de toplanıyor: Korkmuyoruz, sinmiyoruz

    PİRHA-ABF başta olmak üzere Alevi kurum başkanları, Pir sultan Abdal Kültür Derneği Erzincan Şube yöneticilerinin ve üyelerinin tutuklanmalarına karşı “Korkmuyoruz, sinmiyoruz! karanlığa karşı inancımıza ve kurumlarımıza sahip çıkıyoruz” şiarıyla yapılacak olan eyleme katılım çağrısı yaptı. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkan Yardımcısı ve Erzincan Şube Başkanı Erol Yeter’in de aralarından bulundu 16 PSAKD üyesinin tutuklanmasına tepkiler sürüyor.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) ve bağlı kurumlar, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Erzincan şube yöneticileri ve üyelerinin tutuklanmasına tepki göstermek için 01 Nisan Pazar günü saat 13:00’te Kadıköy Süreyya Operası önünde basın açıklaması yapacak.

    Açıklamaya katılacak olan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) İstanbul Şubeleri, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Derneği (AKD), Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE), Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği (HSAKD), Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) ve Garip Dede Dergahı başkanları eyleme çağrıda bulundu.

    “SUSMAK ONAYLAMAKTIR”

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) sosyal medyadan paylaştıkları afişle eyleme katılım çağrısı yaptı:

    “Alevi hareketine yönelik bur operasyona dur demek, önümüzdeki süreçte daha çok canımıza yönelimin önüne geçmek için sesimizi gür çıkartmak zorundayız. Sizin ve çevrenizdekilerin katılımı önemlidir. Susmak onaylamaktır.”

    SONGÜL TUNÇDEMİR: “ALEVİLERE YÖNELİK BASKIYI PROTESTO EDECEĞİZ

    PSAKD GYK Üyesi ve Kartal Şube Başkanı Songül Tunçdemir, PSAKD İstanbul şubelerinin katılacağını belirterek; eylemin, özelinde Erzincan Şube üyeleri, yöneticileri ve PSAKD Genel Başkan Yardımcısı Erol Yeter’in tutuklanmalarıyla ilgili genelinde ise Alevilere yönelik baskı, sindirme politikalarıyla ilgili olduğunu kaydetti. Tunçdemir “Tüm halkımızı desteğe bekliyoruz” diyerek eyleme katılım çağrısında bulundu.

    TUNCER BAŞ: EYLEME GÜÇLÜ KATILALIM

    HBVAKV Genel Başkanı Tuncer Baş ise Alevilere yönelik baskıların ilk olmadığını ve güçlü bir tepki gösterilmediği sürece son da olmayacağını belirterek Pazar günü yapılacak olan eyleme güçlü katılım sağlamak gerektiğini vurguladı.

    DOĞAN DEMİR: TUTUKLANAN CANLAR BİR AN ÖNCE ÖZGÜRLÜĞÜNE KAVUŞMALI

    AKD Genel Başkanı Doğan Demir, tutuklanan PSKAD üyelerinin onurları olduğunu ifade etti. Demir, bu haksızlığın en kısa sürede giderilmesini umarak tutuklanan canların özgürlüklerine kavuşmasını diledi.

    ZEYNEL ŞAHAN: TUTUKLANAN ARKADAŞLARIMIZ YALNIZ DEĞİL

    Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Zeynel Şahan da eyleme katılımın önemine vurgu yaparak şunları belirtti:

    “Erzincan’daki arkadaşlarımızın haksızca herhangi bir soruşturma yapılmadan ön yargıyla gözaltına alınmalarını kınıyoruz. Bunun olmaması gerekiyor. Bu arkadaşlarımızın yalnız olmadıklarını her zaman haksızlığın karşısında olacağımızı dile getiriyoruz ve arkadaşlarımızın bir an evvel serbest bırakılmalarını talep ediyoruz.”

    AYDIN DENİZ: ALEVİLERİ SİNDİRME POLİTİKALARINI PROTESTO EDECEĞİZ

     

    HSAKD Başkanı Aydın Deniz, Alevilere yönelik baskı ve sindirme politikalarına dur demek için gür bir şekilde ses çıkartmak gerektiğini söyleyerek eyleme katılacağını kaydetti.

    İMAM BALSEVER: ALEVİLERE YÖNELİK SALDIRILAR SİYASİDİR

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eyüp Şube Eş Başkanı İmam Balsever ise Alevilere yönelik baskıların diğer toplumsal kesimlere yapılan baskıların farklı bir versiyonu olmadığını ve AKP iktidarının bütün toplumsal kesimlere yönelik sindirme politikaları olduğunu kaydetti. Tutuklamaların Alevi örgütlülüğünü kırmak, Alevi toplumuna gözdağı vermek ve sindirmek üzerine politik bir yaklaşım olduğunu ifaden eden Balsever, “Bizler Erzincan’da Alevi canlara yönelik geliştirilen bu saldırının siyasi ve politik olduğunu düşünüyoruz. Aynı zamanda Erzincan’da köylere yönelik de çok ciddi baskılar söz konusu, köy boşaltmalar söz konusu. Oranın demografik yapısını değiştirmeye yönelik iktidarın net bir pozisyon aldığını görüyoruz. Bu manada vicdanlı olan bütün toplumsal kesimlerin bu tür saldırıların kendisine de yönelebileceğini düşünmesi ve tepkilerini vermesi gerekiyor. Dolayısıyla bu saldırgan, ırkçı ve faşizan saldırılara karşı Alevi toplumu, Alevi dostları sessiz kalmamalı ve bu manada Pazar günü yapılacak olan açıklamaya bütünlüklü olarak güçlü bir destek sunmalı.” dedi.

    CELAL FIRAT: HER BİREY BİRBİRİNİN HIZIRI OLMALI

    Garip Dede Dergahı Başkanı Celal Fırat, zor koşullardan geçildiğine vurgu yaparak bu koşulların ancak birlik ve beraberlik içerisinde atlatılabileceğine işaret etti. Fırat, “Bizim inancımızda her birey birbirinin Hızırı olmalı. Bu çerçevede eleştirmekten çok, sağda solda kelamlar dillendirmekten çok el ele tutuşmamız lazım. Herkesin gür bir şekilde tepkisini dillendirmesi lazım. Eksik noksanlık hepimizin olabilir. Ama herkesin özünü dara çekip o gün o meydana gelmesi gerekir. Oradaki can dostları sahiplenmek lazım. Nasıl ki şu an 1980’e baktığında 12 Eylül darbesini herkes lanetliyorsa şu süreci de 10 sene sonra lanetleyeceklerdir.” ifadelerini kullandı. (HABER MERKEZİ)

  • ‘Kerbelalar bir daha tekerrür etmeyecek çünkü Hüseyinlere sahip çıkacağız’-VİDEO

    ‘Kerbelalar bir daha tekerrür etmeyecek çünkü Hüseyinlere sahip çıkacağız’-VİDEO

    PİRHA- Afrin’e yönelik başlatılan saldırıya karşı Savaşa Karşı Koordinasyon’un açıklamasında konuşan Demokratik Alevi Dernekleri Eyüp Şubesi Eş Başkanı İmam Balsever, “Hüseyinlere sahip çıkacağız bir daha Kerbelalar tekerrür etmeyecek” dedi

    Haberin Videosu 

    Afrin’e yönelik başlatılan saldırıya karşı Savaşa Karşı Koordinasyon’un İstanbul Makina Mühendisleri Odası’nda yaptığı basın açıklamasına birçok sivil toplum örgütünün yanı sıra Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) MYK Üyesi Mustafa Can ve Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eyüp Şubesi Eş Başkanı İmam Balsever’de katıldı.

    Alevi Bektaşi Federasyonu MYK Üyesi Mustafa Can, “Hep kandırılan bir insan bilin ki hepimizi kandırıyordur. Savaş kötü bir şey. Bu coğrafyada yıllarca katliamlara uğrayan, ezilmiş olan ve yok sayılmış olan bir neslin temsilcisiyiz. Bu nedenle Afrin’i en iyi biz anlarız. Çünkü yüzyıllardır bu coğrafyada eşitlik, kardeşlik, barış, sevgi, laiklik dediğimiz için katledildik” dedi.

    “ARI KOVANINA ÇOMAK SOKTULAR”

    Afrin’e yapılan bu müdahale ile arı kovanına çomak soktuklarını belirten Can, “Bu ülkenin farklı insanları, farklı dilleri ve farklı kültürleri ile birlikte hep beraber bu oyunu bozmalıyız. Çok açıktır ki ben siyasetçileri artık televizyonda izlemiyorum. Ve kapatıyorum televizyonu. Çünkü bir takım insanlar televizyona çıkıp davudi sesleri ile kana ve ölüme methiyeler diziyorlar. Gün bence bunları lanetleyip sokakta barışın sesini yükseltmekte geçiyor” diye konuştu.

    “YENİ KERBELALAR YAŞATILMAYA ÇALIŞIYOR”

    Demokratik Alevi Dernekleri DAD Eyüp Şubesi Eş Başkanı Balsever de, “Bu topraklarda 1400 yıl önce Kerbela yaşatıldı ve şimdi ise yeni Kerbelalar yaşatılmaya çalışılıyor. Ancak karşılarında da Hüseyinler var ve direniyor” şeklinde konuştu.

    DAD Eyüp Şubesi Eş Başkanı İmam Balsever son olarak şunları ifade etti:

    “Artık bu halklar ne Küfe’nin ihanetini ne de o direnen çocukların annelerinin avuç açıp bizim vicdanlarımıza seslendiği ve karşısında yeni bir ihaneti görmeyeceği günleri görüyor gibiyim. Vicdan sahibi toplumlar ve halklar var. Ve Hüseyinlere sahip çıkacağız bir daha Kerbelalar tekerrür etmeyecek.” (HABER MERKEZİ)

  • Savaşa Karşı Koordinasyon: Türkiye’de ölüm sessizliği oluşturulmaya çalışılıyor-VİDEO

    Savaşa Karşı Koordinasyon: Türkiye’de ölüm sessizliği oluşturulmaya çalışılıyor-VİDEO

    PİRHA – Savaşa Karşı Koordinasyon, Ortadoğu’da vekalet savaşlarının cehenneminde “ölme/öldürme” demenin tarihsel bir sorumluluk olduğu vurgulayarak, “Ölümü değil yaşamı savunuyoruz” dedi. 

    HABERİN VİDEOSU

    Afrin’e yönelik başlatılan saldırıya karşı Savaşa Karşı Koordinasyon, İstanbul Makina Mühendisleri Odası’nda basın açıklaması düzenledi.

    Basın açıklamasına, HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, HDP 25. Dönem Milletvekili Leven Tüzel, HDK Eş Sözcüsü Onur Hamzaoğlu, Barış Bloku Eş Sözcüsü Özgür Müftüoğlu, Anti Kapitalist İhsan Eliçık, Alevi Bektaşi Federasyonu MYK Üyesi Mustafa Can, Demokratik Alevi Derneği Eyüp Şube Eş Başkanları Nergiz Güzel ve İmam Balsever, 78 Girişimi, Kaldıraç, ESP, Halk Evleri, Partizan, Diyalog Grubu, Yazar Erdoğan Aydın ve çok sayıda demokratik kitle örgütü temsilcisi katıldı.

    Afrin’e yönelik başlatılan saldırıya karşı siyasi partiler, bireyler, sivil inisiyatifler, sendikalar, Alevi örgütleri, ,kadın kurumları, gazeteciler ve yazarların katılımı ile neden ‘Savaşa Hayır’ dediklerini açıkladılar.

    “SAVAŞ BİR BİLGİSAYAR OYUNU DEĞİLDİR”

    Basın açıklamasını okuyan Demokrasi İçin Birlik Üyesi Nesteren Davutoğlu, Fransız bir yazarın “Tüm savaşlar iç savaştır, çünkü tüm insanlar kardeştir” sözünü hatırlatarak başladı.

    Davutoğlu, seçim hesaplarının, başkanlık tahkiminin payandası yapılan Afrin’e yönelik savaşın sonuçlarını bilmediklerini ancak iyi olmayacağını söyledi.

    Savaşın bir bilgisayar oyunu olmadığı vurgulanan açıklamada, “Savaş televizyonlarda ölümü kutsayanların iştahla harita üzerinde “şurdan gireriz buradan gireriz” diye anlattıkları bir oyun hiç değildir. Savaş gerçek, ürettiği düşmanlık da gerçek. Sessizlik yanıltmasın hiçbirimizi” denildi.

    Barış istemenin, çocuklar ölmesin demenin cezalandırıldığı ve aslında istenilenin bir ölüm sessizliği olduğu belirtilen açıklamada, Ortadoğu’da vekalet savaşlarının cehenneminde “ölme/öldürme” demek tarihsel bir sorumluluk olduğu vurgulandı.

    Halkları birbirine düşman kılmanın suç olduğu ifade edilen açıklamada, “İnsanlığın yarattığı değerlerin, barışı savunmayı görev kılıyor” denildi.

    “BARIŞ İSTEYENLER SUÇLU İLAN EDİLİYOR”

    Barış isteyenlerin “suçlu” ilan edildiği ve gözaltına alındığı hatta tutuklandığı hatırlatılarak, şunlar belirtildi:

    “Ülkemizde ve bölgemizde savaş değil sulh ve sükûn istiyoruz. Savaş taraftarlığının gürültüsünde gerçeklerin örtülmesine rızamız yok. Ölümleri konuşamıyoruz, gazetecilik ölüyor, çocuklara yönelik cinsel istismarlarını tartışamıyoruz, işçilerin grevlerini duyamıyoruz. Ezidîlerin yaşadığı Afrin’de kim bilir neler yanıyor? Kadın erkek, yaşlı genç, çocuk hasta yüz binlerce insanın sesi de duyulmuyor. Tıpkı Yemen gibi, tıpkı Filistin gibi. Uluslar arası sözleşmelere göre savaş yanlısı açıklama yapmak suçtur. Savaşa karşı olmak ahlaki görevdir. Savaşa karşı olmak, İsraflardan biriyle düşman diğerleriyle dost olmak değildir; onlara sorunları müzakere He halledin demektir. Bizler, düşmanlıkların toplumları tükettiğini biliyoruz.Yeni bir yaşamı var etmenin toplumları güçlendirdiğine inanıyoruz. Barışı istemek bir haktır. Ölümü değil yaşamı savunuyoruz. ”

    Açıklamanın ardından katılımcılar birer konuşma yaptı.

    “SÜREKLİ ALDATILAN BİR HÜKÜMETLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

    İlk sözü alan EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, Afrin’de yaşanan çatışmalara tanıklık ettiklerini söyledi.

    Gürkün, “Bu bölgede bu çatışmacı, rekabetli politikaların ortağı olmak demek  Ortadoğu coğrafyasındaki savaş yangınına benzin taşımak anlamına gelmektedir. AKP hükumeti de savaşçı politikalar kapsamında almış olduğu kararla başlatmış olduğu bu operasyon tamda bu politikalara kan taşımaktır. Bu savaş emperyalist karşıtı bir savaş değil tam tersine emperyalist politikaları güçlendiren bir karardır. Türkiye’nin bir beka sorunu yoktur. Türkiye’nin AKP’nin yanlış politikaları sorunu vardır. Nitekim sürekli aldatılan bir hükumetle karşı karşıyayız. En son dün Obama’nın da aldattığını öğrendik. Sürekli aldatan bir hükümletin siyasi iktidarın isabetli kararlar alacağını düşünmüyoruz” ifadelerini kullandı.

    Gürkan, hükümette seslenerek, “Bu savaş kararlarından dönmeye çağrıda bulunuyoruz. Bu operasyonlara son verin” dedi.

    “İKTİDAR PSİKOLOJİK BİR SAVAŞLA YÖNETMEYE ÇALIŞIYOR”

    Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Eş Sözcüsü Naci Sönmez, insanlığın unutturulmaya çalışıldığı, vicdanların öldürülmeye çalışıldığı bir dönemde buluşmanın önemine dikkat çekti. Sözmez, bunun bir insanlık ve demokrasi mücadelesi olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:

    “Yaşam hakkının bir süredir ayaklar altına alındığı, yaşama hakkının tamamen siyasi iktidarın hedefi olduğu ve buna karşı ses vermenin noter vazifesi gören yargı eliyle, gözaltılarla, tutuklamalarla ve ölümle sonuçlanan bir bedel ödetilerek ağır dönemden geçiyoruz. Böylesi bir dönemde ses vermek, toplumu psikolojik bir algıyla yönetmeye çalışan iktidar karşısında biz buradayız, barış istemeye devam edeceğiz demenin çok kıymetli olduğu bir eşikteyiz. Bu bir insanlık ve demokrasi mücadelesidir.”

    “SAVAŞ İNSANLIK SUÇUDUR, BU SUÇA ORTAK OLMAYIN”

    HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan, 100 yıl önce Ermenilere yapılanları hatırlatarak, “Gelin bu hatayı tekrar yapmayın” dedi.

    Paylan, konuşmasını şöyle sürdürdü.

    “Afrin’e olan savaş birçok şeyin ötesinde. Çünkü Efrin bütün bu yangının içinde kendi evini koruyabilen bu yangından uzak tutan ve her şeye rağmen çok kültürlü çok inançlı ve bir arada yaşama iradesini koruyabilen ender yerlerden birisiydi Suriye’de. Aslında bu saldırının amacı çok kültürlülüğü nasıl oluyor da koruyor noktasında bu çokluğu boğmaktır.

    Türkiye’de bir akıl tutulması vardır. Oraya saldıran tekçiliktir, orada savunulansa çoğulculuktır. Bunu Türkiye halkları bilmelidir. Orada Araplar, Türkmenler, Ermeniler, Kürtler birlikte yaşamanın yolunu bulmuşlar, bunu bulamayan bizleriz. 100 yıl önce bu hatayı çok acı bir şekilde yaptık, bunun bedelini en acı şekilde Ermeni halkı sonra Anadolu halkları ödediler. Bu hatayı bir kez daha yapmamaya çağırıyoruz. Savaş insanlık suçudur. Savaşa hayır demeyi de suç haline getiriyorlar. Hep beraber bu savaşa hayır diyelim.”

    “DİNİ SAVAŞA ALET OLMASIN”

    Anti Kapitalist Müslüman yazar İhsan Eliaçık, “Biz de Müslümanız ve İslama inanıyoruz. Dinimizin savaşa alet olmasını istemiyoruz” diyerek yaşananlara tepki gösterdi. Eliaçık, ‘Savaşa hayır’ diyenlerin yanında olacaklarını vurguladı.

    Diyalog Grubu’ndan Hüsnü Okçuoğlu, KESK, ESP, Yazar Erdoğan Aydın, Alevi Bektaşi Federasyonu MYK Üyesi Mustafa Can, Demokratik Alevi Derneği Eyüp Şube Eş Başkanı İmam Balsever, HDK Eş Sözcüsü Onur Hamzaoğlu, HDP Kadın Meclisi Gülsüm Ağaoğlu da birer konuşma yaparak, savaşa karşı durulması gerektiğine vurgu yaptılar. (HABER MERKEZİ)

  • Alevilerden gözaltılara tepki: Kemal Bülbül ve barış savunucuları serbest bırakılsın

    Alevilerden gözaltılara tepki: Kemal Bülbül ve barış savunucuları serbest bırakılsın

    PİRHA – Sosyal medyadan Afrin’e yönelik operasyona tepki gösterenler arasında dün gece gözaltına alınan PSAKD’nin Eski Genel Başkanı Kemal Bülbül’ün gözaltına alınmasına Aleviler tepki gösterdi. Aleviler, Bülbül’ün ve diğer barış savunucularının serbest bırakılmasını istediler. 

    Sosyal medyadan Afrin’e dönük hava bombardımanına tepki gösteren aralarında Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin Eski Genel Başkanı Kemal Bülbül’ün de olduğu çok sayıda sanatçı, siyasetçi ve gazetecilerin de olduğu onlarca kişinin evine yapılan baskın sonucu çok sayıda kişi gözaltına alındı.

    “KEMAL BÜLBÜL SERBEST BIRAKILMALI”

    Gözaltılara birçok Alevi kurum temsilcisi, yazar, sanatçı tepki gösterdi.

    PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan, Bülbül’ün gözaltına alınmasına tepki göstererek, “Derneğimiz önceki dönem genel başkanlarından Kemal Bülbül bu gece evinden gözaltına alındı. Kemal Bülbül serbest bırakılsın” dedi.

    HBVAKV Genel Başkanı Tuncer Baş da Kemal Bülbül’ün gözaltına alınmasına tepki göstererek serbest bırakılmasını istedi.

    Kıbrıs Pir  Sultan Abdal Kültür Derneği Eş Başkanı Selver Kaya, Bülbül’ün gözaltına alınmasını kınayarak derhal serbest bırakılmasını  istedi.

    Yazar Erdal Yıldırım da tepkisini şöyle ifade etti.

    “Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) eski genel Başkanı Kemal Bülbül gözaltına alındı. Bu iktidar kendisi gibi düşünmeyen herkese düşman… Bu nedenle hep birlikte haykırıyoruz:
    Kemal Bülbül derhal serbest bırakılsın! Kemal Bülbül yalnız değildir. Savaşa Hayır.!”

    PSAKD GYK Üyesi Gülizar Taşbilek de, Bülbülün serbest bırakılmasını istedi. Taşbilek, “Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri eski genel başkanlarından Kemel Bülbül Ankara’da gözaltına alınmıştır. Eski genel başkanımızın derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Unutmayın ki bizler ”Pir Sultanın Yoldaşlarıyız…” ifadesini kullandı.

    “BARIŞ SAVUNUCULARI SERBEST BIRAKILMALI”

    Demokratik Alevi Derneği yöneticileri Bülent Felekoğlu ve İmam Balsever de, “Hak, yol, Alevi inancına büyük hizmetleri olan yazar, siyasetçi Kemal Bülbül derhal serbest bırakılsın” çağrısında bulundular.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi Genel Örgütlenme sekreteri Fırat Argün, ise yapılan gözaltılara tepki gösterdi. Argün,” Biz Aleviler felsefemiz ve inancımız gereği savaşa hayır demeye ve barışı savunmaya devam edeceğiz. Savaşı savunmak birleşmiş milletler sözleşmesine ve insan hakları evrensel beyannamesine göre suçtur. Biz bu suça ortak olmayacağız. Eski genel başkanımız ve tüm barış savunucuları serbest bırakılmalıdır” dedi.

    DAD Ankara Eş Başkanı Murat Işık, da “Aydın, İnsan Hakları savunucusu, Alevi toplumunun eşit yurttaşlık mücadelesine inanan, önceki dönem PSAKD Genel Başkanı Kemal Bülbül suçsuzdur serbest bırakılmalıdır” çağrısında bulundu. (HABER MERKEZİ)

     

  • HDP İnanç Kurulu 17 Eylül mitingi için Gazi Mahallesi’nde mahalle çalışması yaptı

    HDP İnanç Kurulu 17 Eylül mitingi için Gazi Mahallesi’nde mahalle çalışması yaptı

    PİRHA-Halkların Demokratik Partisi (HDP) İnanç Kurulu 17 Eylül’de İstanbul Kartal’da yapılacak miting için Gazi Mahallesi’nde bildiri dağıtıp mahalle çalışması yaptı. 

    Alevi  Bektaşi Federasyonu (ABF) ve Eğitim-Sen’in öncülüğünde yeni eğitim müfredatına karşı 17 Eylül’de Kartal’da yapılacak mitingin hazırlıkları sürüyor. HDP İnanç Kurulu miting için İstanbul/Gazi Mahallesi’nde bildiri dağıtarak mahalle çalışması yaptı.

    İçinde HDP MYK Üyesi Ali Kenanoğlu, HDP milletvekili Hüda Kaya, PSAKD’nin önceki başkanlarından Kemal Bülbül, HDP il ve Sultangazi ilçe yöneticileri ile PSAKD Yürütme Kurulu Üyesi Songül Tunçdemir’in bulunduğu heyet öncelikle Gazi Cemevini ziyaret etti.

    Heyet Gazi Cemevi’nden çıktıktan sonra Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş ve DAD Eyüp Şubesi Eş Başkanı İmam Balsever’in de katılımıyla Gazi halk pazarında ve Gazi mahallesinin çeşitli sokaklarında bildiri dağıtıldı.

    Yarın yapılacak (Pazar) “Laik, demokratik, bilimsel ve anadilde eğitim mitingi”ne çağrı amacıyla yapılan çalışmaya halkın ilgisi dikkat çekti.

    (HABER MERKEZİ)

  • DAD’dan Ezidi Katliamı tepkisi: İnançlar Emevi İslam anlayışı tehdidi altında – VİDEO

    DAD’dan Ezidi Katliamı tepkisi: İnançlar Emevi İslam anlayışı tehdidi altında – VİDEO

    PİRHA – Demokratik Alevi Derneği İstanbul Şubesi, Taksim’de bulunan Dersim Araştırmalar Merkezi’nde birçok inanç kesimiyle bir araya gelerek, Şengal Katliamı’nı 3. yılında basın açıklaması yaparak lanetledi. Açıklamada, “Bugün Ezidiler ile birlikte birçok inanç grubu tehdit altındadır. Tehdidin kaynağında ise tek tipçi, Sunni, Emevi İslam anlayışı bulunmaktadır” denildi. 

    HABERİN VİDEOSU

    Aleviler, Êzidîler, Ermeniler, Süryaniler ve Çerkeslerin de içinde bulunduğu birçok inanç kesimi Şengal Katliamı’nın 3’üncü yıl dönümüne ilişkin Beyoğlu’nda bulunan Dersim Araştırmaları Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi.  Demokratik Alevi Derneği Şengal Soykırımı’nı 3.yılında kınadı.

    Açıklamaya Alevi Pirleri, Mehmet Karabulut, İbrahim Erdoğan, Aziz Güler, Alevi Anası Selda Güneş, Nor Zortong Derneği’nden Murad Mışçı, Demokratik Çerkez Kongresi Girişimi’nden Yaşar Güven, Süryani Derneği’nden Edip Aslan, Ezidi Kültür Vakfı’ndan Azad Barış, Demokratik İslam Kongresi’nden Medine Gök, HDK Yürütme Üyesi Emin Orhan, DAD İstanbul Eyüp Şubesi Eş Başkanları Nergiz Güzel ve İmam Balsever katıldı.

    Basın açıklaması açılış konuşmasını yapan İstanbul DAD Eyüp Şubesi Eş Başkanı İmam Balsever, üç yıl önce yaşanan katliamı kınamak için bir araya geldiklerini ifade ederek bu coğrafyada bir daha Alevi, Kürt, Ermeni ve Ezidi katliamı yaşanmamasını istedi.

    “ŞENGAL’DE BÜYÜK BİR ACI YAŞANDI”

    İmam Balsever’den sonra basın açıklamasına katılan inanç temsilcileri birer konuşma yaptı.

    Pir Karabulut, Şengal’de büyük bir acının yaşandığını belirterek, Alevi inancında insan canının kıymetli olduğuna vurgu yaparak herkesin bu ülkede kendi inancını özgürce yaşayabilmesi gerektiğini söyledi. Karabulut, Şengal Katliamı’nı kınayarak, Alevi inancı gereği Gülbeng okudu.

    Alevi Anası olan Selda Güneş ise üç yıl önce yaşanan Şengal Katliamı benzerini yıllar önce Dersim’de yaşadıklarını belirterek, katliamın bir insan hakikati olmadığını vurguladı. Kadın olarak canının daha çok yandığını ifade eden Güneş, “73 Ezidi fermanıyla Ezidi kadınlar İŞİD’liler tarafından pazarda satıldılar” dedi. Selda Güneş son olarak yan yana durarak bunları aşabileceklerini belirtti.

    Pir İbrahim Erdoğan ve Aziz Güler de katliamı lanetleyerek birlikte mücadele çağrısında bulundular.

    “BU İNSANLARIN ESERİDİR”

    Ezidi Kültür Vakfı’ndan Azad Barış, Şengal Katliamı’nı yapanın insanlar olduğunu belirterek “İnsan yaşadığımız kadar iyi değil gördüğümüz kadar kötüdür ve bu insanlığın eseridir” dedi.

    “Ezidi Fermanı’nda onların kestiği yerde köklerimizi toprağın en derinine dayamış suyun azizliğini alarak yavaş yavaş gün ışığına çıkıyoruz” diyen Barış, “Bizim köklerimiz güçlü kimse söküp atamaz” dedi. Barış Şengal Katliamı’nı şöyle anlattı:

    “O büyük şey  tabiat daha güneşe gebeyken oldu. Şengal’de aydınlığın şölenine hazırlanırken karanlığa çaput bağlayanlar kara kaftanlarıyla onların daha aydınlığa açılmamış olan ellerini kestiler. 100 yıl önce Erneniler’e yapılanların aynısının hazırlığı yapılıyordu. Kendilerini tanrının neferleri olarak ve cihadın askerleri olarak, Ezidileri ise tanrı tanımaz olarak tanımladıkları için tanrının sözde düşmanlarını ortadan kaldırmak için geldiler. Oysa onlar en büyük kötülüğü var ise tabi ‘Tanrı’ya yapıyorlardı” dedi.

    “HER ŞEYİ ÖLDÜREBİLİRSİNİZ AMA GÜNEŞİ ASLA ÖLDÜREMEZSİNİNİZ”

    ‘Herşeyi öldürebilirsiniz ama güneşi asla öldüremezsiniz’ diyen Ezidi Pirinin sözlerini hatırlatan Azad Barış, “Bizler o güneşe inandığımız için bu mücadeleyi veriyoruz” diye konuştu.

    Azad Barış, son olarak, Ezidilerin sabah 72 millete dua etmeden, 73 kez katliama uğradıklarını belirterek birlikte mücadele edilmesi gerektiğini vurguladı.

    “HALKLAR OLARAK BİRBİRİMİZİN ACILARINI ANLIYORUZ”

    Nor Zortong Derneği’nden Murad Mışçı ise “100 yıl önce Ermenilere yapılan katliamla yüzleşilseydi bugün başka halklara ve inançlara soykırım olmayacak” dedi. Mışçı, “Şengal’de kadınlara yapılan soykırımdır” diyerek bir dinin üremesini engellemek için yapılmıştır” ifadesini kullandı. İnsanın katledilmesine karşı birleştiklerini belirten Mışçı, “Bu masada oturuyoruz, çünkü birbirimizin acılarını anlıyoruz” diyerek konuşmasını ana dili olan Ermenice bir dua ile bitirdi.

    Demokratik İslam Kongresi’nden Medine Gök ise din adı altında yapılan katliamları kınadı. Bu katliamların hiçbir dinde ve inançta yerinin olmadığını söyleyen Gök, bu katliamda kadınların büyük acılar yaşadıklarını vurgulayarak tarihin katliamlarla dolu olduğunu hatırlattı.

    Demokratik Çerkez Kongresi Girişimi’nden Yaşar Güven de katliamı kınayarak, “Birbirimizi anlayarak halklar ve inançlar olarak savaşa karşı bir arada yaşamayı savunmalıyız” dedi.

    “ŞENGAL KATLİAMI BİRLEŞMİŞ MİLLETLER TARAFINDAN TANINSIN”

    Basın açıklamasını DAD İstanbul Eyüp Şubesi Eş Başkanı Nergiz Güzel okudu. Yapılan açıklamada katliamın amacının Ezidi toplumunu ve onların şahsında Mezopotamya’nın kadim inançlarından birini yok etmek olduğu vurgulandı.

    Güzel, “Medeniyete beşiklik etmiş bu toprakların bütün güzel renkleri, kadim inançlarının İslam adına tek tip bir dini hakim kılmak adına yüzyıllardır soykırıma tabi tutuluyor. Bugün Ezidiler ile birlikte birçok inanç grubu tehdit altındadır. Tehdidin kaynağında ise tek tipçi, Sunni, Emevi İslam anlayışı bulunmaktadır” dedi.

    Demokratik Alevi Derneği yaptığı basın açıklamasında Şengal soykırımını kınayarak, şu talepleri dile getirdi:

    “Ezidileri hedefleyen Şengal soykırımını nefretle kınıyoruz. Gerçekleşen soykırımın Birleşmiş Milletler tarafından tanınmasını ve gereklerinin yerine getirilmesini talep ediyoruz. Soykırım sırasında kaybolan Ezidilerin tespit edilmesini köle pazarlarında satılan kadın ve çocukların kurtarılmasını bir daha başlarına yeni fermanlar, fetvalar, soykırımlar gelmemesi için kendi özel yönetimlerini oluşturmalarını savunuyoruz” denildi.

    Semra ACAR – İSTANBUL