Etiket: imam hatip lisesi

  • Erkek öğretmen ‘harem selamlık perdesi’ açık kaldı bahanesiyle kadın öğretmene saldırdı

    Erkek öğretmen ‘harem selamlık perdesi’ açık kaldı bahanesiyle kadın öğretmene saldırdı

    PİRHA- Kırklareli’nde imam hatip lisesi yemekhanesinde ‘harem selamlık perdesi’nin açık kaldığı gerekçesiyle müdür yardımcısı Engin Yıldırım tarafından darp edilen Aylin Gabralı meslektaşından şikayetçi oldu.

    Birgün’den Gökay Başcan’ın haberine göre ‘haremlik selamlık perdesiyle ayrılan yemekhaneye taşımalı okuyan öğrencileri getiren sorumlu öğretmen Aylin Gabralı kız öğrencilerin olduğu taraftan perdeyi açarak yemek alınan kısma geçti. Ardından Lüleburgaz İmam Hatip Anadolu Lisesi’nin pansiyonunda sorumlu müdür yardımcısı Engin Yıldırım ayağa kalkarak perdeyi kapattı. Perde kapandığında öğrencilerinin göremediğini ifade eden öğretmen Gabralı’nın üzerine yürüyen müdür yardımcısı Yıldırım, meslektaşına saldırdı. Yaşanan saldırının ardından  polisi arayarak, müdür yardımcısından şikayetçi olan ve. Kollarında, bacaklarında ve başında darbeye bağlı morluklar oluşan öğretmen Gabralı ayrıca darp raporu aldı.

    6 AYDIR KAMERALAR ÇALIŞMIYORMUŞ

    Biyoloji öğretmeni Gabralı, “Perdeyi niçin kapattığını, öğrencileri görmemiz gerektiğini söyledim. Sonra üzerime yürüyüp bana bağırmaya başladı. Buranın işleyişinin böyle olduğunu, benim kendi işime bakmam gerektiğini söyledi. Bağırmasına gerek olmadığını nazik bir dille ilettiğimde bu kez daha da şiddetli bağırdı ve bana fiziksel olarak bir hayli yaklaştı. O anki telaşlı ortamda elimdeki tabldot istemeden düştü ve onun üzerine geldi. Bundan sonra birden canavarlaşıp üzerime geldi ve tekme tokat dalmaya başladı” dedi.

    Sol bacağında morluklar bulunduğu belirten Gabralı, “İşin en ilginç kısmı ise şuydu. Her tarafta kameralar olmasına rağmen kameralar kayıtta değilmiş. 6 aydır kameralar çalışmıyormuş. Öğrencilerin kaldığı bir yurtta böyle bir şey mümkün olabilir mi? Kameraların çalışmaması çok vahim bir durum” ifadelerini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • AKP, 10 yılda imam hatip lisesi inşaatları için 128 milyon TL harcadı

    AKP, 10 yılda imam hatip lisesi inşaatları için 128 milyon TL harcadı

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın, dini eğitim ağırlıklı okullaşma politikası artarak sürüyor. Bakanlık, 2012-2022 yılları arasında imam hatip lisesi inşaatları için 128 milyon TL harcadı. Anadolu ve fen lisesi inşaatları ise geride kaldı.

    BirGün’den Mustafa Bildircin’in haberine göre, Orta Vadeli Program ve 2023 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’na göre hazırlanan 2023 Yılı Yatırım Programı, Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullaşma politikasının velilerin ve öğrencilerin talepleri yok sayılarak şekillendirildiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Programın okul inşaatlarına yönelik yatırımları içeren bölümünde, dini eğitimin ağırlığı dikkati çekti.

    Programa göre, Anadolu lisesi inşaatları kapsamında 2012-2025 dönemi için 7 milyar 13 milyon 800 bin TL’lik harcama öngörüldü. Aynı dönemde imam hatip lisesi ve uygulama atölyesi inşaatları için öngörülen harcama ise 3 milyar 598 milyon 50 bin TL oldu. Bakanlık, 2016-2025 dönemine yönelik fen lisesi inşaatları için ise 826 milyon 200 bin TL kaynak ayırdı.

    İMAM HATİPLER LİSTE BAŞINDA

    Programda, okul inşaatlarına yönelik 2022 yılı sonu itibarıyla gerçekleşen kümülatif harcamalara da yer verildi. Harcamalar, MEB’in okullaşma politikasının velilere ve öğrencilere rağmen hazırlandığını ortaya koydu. Buna göre, imam hatip liseleri için yapılan harcama, öğrencilerin ve velilerin daha çok tercih ettiği Anadolu liseleri ile fen liseleri için yapılan harcamayı ikiye katladı.

    2014 yılında Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’ne getirilen, 2023 yılı itibarıyla ise MEB’de Bakan Yardımcısı olan Nazif Yılmaz ile birlikte dini eğitime yönelik harcamalarda dikkati çeken artış yaşandı. 2014 yılında 2,7 milyar TL harcayan Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’nün 2020 yılında yaptığı harcamaların toplamı 9,9 milyar TL’ye ulaştı. Müdürlüğün 2020 yılı harcamasında 2014 yılına göre yaşanan artış kayıtlara, yüzde 262 olarak geçti. Yılmaz’ın göreve getirildiği 2014 yılında 52 bin personelin bağlı olduğu genel müdürlüğün kadrosu 2021 itibarıyla 102 bin 155’e fırladı. İmam hatip liselerinin sayısı 2014’ten 2022’nin sonuna kadar 854’ten bin 673’e yükseldi.

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın anadolu, fen ve imam hatip liseleri için 2022 yılı sonu itibarıyla yaptığı toplam harcama şöyle:

    imam-hatip-lisesi-insaatlari-tam-gaz-1114547-1.

    (HABER MERKEZİ)

  • LGS’yle öğrenci alacak imam hatip sayısı yüzde 49 arttı

    LGS’yle öğrenci alacak imam hatip sayısı yüzde 49 arttı

    PİRHA- Sınavla öğrenci alacak liselerde de imam hatip liseleri sayısı yüzde 48,9 artarken anadolu liseleri yüzde 27,4, fen liseleri yüzde 1,9, sosyal bilimler liseleri yüzde 2,2 arttı.

    Uzmanların uyarılarına rağmen pandemi koşullarında yapılan Liselere Geçiş Sınavı (LGS) sonuçlarının açıklanmasının ardından öğrencileri tercih dönemi bekliyor. Geçen seneye göre sınava giren öğrenci sayısındaki artış nedeniyle LGS’yle girilen okulların sayısı da arttı. Okullardaki en yüksek artış ise imam hatiplerde oldu.

    2019’da hafızlık projesi yapanlarla birlikte 339 olan sınavla öğrenci alan imam hatip lisesi sayısı bu yıl yüzde 505’e yükseldi. Bu okulların 8’ini hafızlık projesi yapan imam hatip liseleri oluşturdu. Anadolu liselerinin sayısı ise 266’dan 339’a yükseldi. Meslek liselerinin sayısı 516’dan 596’ya yükselirken 2019’da sayıları 310 olan fen liseleri ise yalnızca 6 artarak 316 oldu. Sosyal bilimler lisesi sayısı sadece iki artışla 92’ye yükseldi.

    İMAM HATİPLERDE YÜZDE 49’LUK ARTIŞ

    Birgün’den Mustafa Kömüş’ün haberine göre, velilerin bütün taleplerine rağmen yine en çok imam hatip liselerinin sayısında yaşandı. İmam hatip liselerinin sayısı 2019’a göre 166 artarak 339’dan 505’e çıktı. Geçen yıla oranla toplam yüzde 48,9’luk bir artış gerçekleşti. Bu okulların 8’ini hafızlık projesi yapan imam hatipler oluştururken geçen yıl bu sayı 5’ti. İmam hatip liselerindeki kontenjan artışı ise okul sayısıyla orantılı olmadı. Geçen sene 28 bin 830 olan imam hatip liselerinin kontenjanı bu yıl 13 bin 148 artarak 41 bin 978 oldu. Bütün kontenjanlar dolarsa okul başına ortalama 83 öğrenci eğitim görecek.

    İmam hatiplerle birlikte veliler tarafından en az tercih edilen okul türü olan meslek liseleri sayısı ise 516’dan 596’ya yükseldi. Artış yüzde 13,4 olarak gerçekleşti. Öğrenci kontenjanı ise yüzde 40,2 artarak 24 bin 30’dan 40 bin 202’ye çıktı. Kontenjanlar dolarsa okul başına 67,4 öğrenci düşecek.

    ANADOLU LİSELERİ KALABALIK

    2019 yılında sayıları 266 olan Anadolu liseleri ise 339’a yükseldi. Anadolu liseleri sayısı sadece yüzde 27,4 arttı. Kontenjanlar ise 42 bin 100’den 71 bin 916’ya yükseldi. Toplam kontenjan artışı yüzde 70,8’i buldu. Bütün kontenjanlar dolarsa okul başına 212 öğrenci düşecek. Geçen yıl bile talebi karşılayamadıkları için Ankara ve İstanbul’da birçok okulun ikili eğitime geçmesi gündemde yerini koruyorken pandemi sürecinde bu kadar kalabalıkla ne yapılacağı merak konusu.

  • İstanbul’da bir Alevi çocuğun daha kaydı imam hatipten alındı

    İstanbul’da bir Alevi çocuğun daha kaydı imam hatipten alındı

    PİRHA- Tercih etmediği imam hatip lisesine kaydı yaptırılan lise öğrencisi Alevi çocuğun kaydı, Arnavutköy Cemevi yöneticilerinin araya girmesiyle tercih yaptığı İbrahim Özaydın Lisesi’ne alındı.  

    İstanbul Arnavutköy’e bağlı Hadımköy’de yaşayan lise öğrencisi A. A tercih yaptığı İbrahim Özaydın Lisesi yerine Hadımköy TOKİ Anadolu İmam Hatip Lisesi’ne kaydı yaptırıldı.

    A.A’nın velisi Musa A., Arnavutköy İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne dilekçe yazarak çocuğunun kaydının tercih yaptığı okula alınmasını istedi. Dilekçede A.A’nın bugüne kadar Alevi Bektaşi öğretisiyle yetiştirildiği, bu yüzden imam hatip lisesinde eğitim görmek istemediği vurgulandı.

    Arnavutköy Cemevi Başkanı Yüksel Yılmaz’ın müdahale etmesiyle A.A’nın kaydı tercih yaptığı İbrahim Özaydın Lisesi’ne alındı.

    AİLELERE VE KURUMLARA DUYARLILIK ÇAĞRISI

    Aileleri çocuklarının eğitim gördüğü yerleri takip etmeleri konusunda uyaran Arnavutköy Cemevi Başkanı Yüksel Yılmaz, cemevi yönetici ve dedelerine de Alevi toplumuna sahip çıkmaları gerektiğini vurguladı.

    PİRHA/İSTANBUL

     

     

     

     

  • İmam hatip dayatmasına direnen velilerin talebi karşılık buldu

    İmam hatip dayatmasına direnen velilerin talebi karşılık buldu

    Bolu’da çocukları herhangi bir liseye yerleşemeyen velilerin talepleri karşılık buldu. İmam hatip dayatmasına karşı direnen velilerin mücadelesi sonucunda şehre yeni bir Anadolu lisesi kazandırıldı.

    Bolu’da Liseye Geçiş Sınavı (LGS) sonrası herhangi bir liseye yerleşemeyen öğrencilerin velileri kazandı. Çocuklarını Anadolu lisesine yerleştirmek isteyen ilde kontenjan bulunmaması sebebiyle uzun bir mücadele yürüttü. Velilerin mücadelesi sonucunda Akşemseddin Hafız İmam Hatip Ortaokulu binasına yeni bir Anadolu lisesi açıldı. 2019-2020 eğitim öğretim yılında okul içinde 5 şube açılacak. Turgut Özal Anadolu Lisesi adı verilen okulla ilgili yapılan mücadeleyi ve kararı Bolu Eğitim Sen Şube Başkanı Zehra Kulalı Gezici ile velilerden İsmet Erdem değerlendirdi.

    BirGün’den Mustafa Kömüş’ün haberine göre; Gezici şunları söyledi:

    “Bizim LGS’nin ilk yerleştirmelerinde 407 çocuğumuz açıkta kaldı. Bu çocukların tamamı Anadolu lisesine yerleşmek istiyordu. Anadolu lisesi kontenjanları birinci yerleştirmede doldu, meslek liselerinin ve imam hatip liselerinin kontenjanları boş kaldı. Dolayısıyla ikinci ve üçüncü tercih döneminde öğrenciler kontenjanı olmamasına rağmen tercihlerini değiştirmediler. Anadolu lisesi tercih etmeye devam ettiler. Bu süreçte açıkta kalan öğrencilerin velileriyle birlikte yöntem belirledik. Üçüncü yerleşme 300 öğrencimiz açıkta kaldı.”

    DAYANIŞMA İLE ELDE ETTİK

    Üçüncü yerleştirme sonucunda velilerin il tercih komisyonuna 29 dilekçe verdiğini aktaran Gezici şu ifadeleri kullandı: “Dilekçelerimizi verdik bütün veliler de cumaya kadar bunun sonucunu bildirmek zorundasınız diyerek milli eğitime gittiler. Milli eğitim müdürümüz de dilekçeyi onayladığını belirtti. Akşemsettin Hafızlık İlkokulu’nu Anadolu lisesine dönüştüreceklerini söyledi. Bugün (dün) sabah itibariyle bu karara bakanlık onayının geldiğini öğrendik. 2 yıldır bu sınav sistemi uygulanıyor her yıl 450-500 çocuk aynı mağduriyeti yaşadı. Önümüzdeki yıl için yeni bir Anadolu lisesi kazandırmış olduk. 16 derslik bir okulmuş burası bu sene 5 şubesini dolduracağız. Bu kazanım önümüzdeki yılın da ciddi bir kazanımıdır. Çocuklarımızın geleceğine eğitim hakkına sahip çıkan bütün velilerimizi yürekten kutluyorum. Mücadele ve dayanışma ile bu kazanımı elde ettik.”

    Velilerden İsmet Erdem ise karardan sevinç duyduklarını ifade etti. Erdem “Tabii ki sevinçliyiz. Çok mutluyuz hem çocuklarımız için hem de kendimiz için” diye konuştu.

  • Alevi çocuk, zorla kaydedildiği imam hatip lisesinden alındı-VİDEO

    Alevi çocuk, zorla kaydedildiği imam hatip lisesinden alındı-VİDEO

    PİRHA- İstanbul Arnavutköy’de ailesinin ve kendi istemi dışında imam hatip lisesine kaydedilen 9. sınıf öğrencisi B.U’nun, uzun mücadele süreci sonrası istedikleri meslek lisesine kaydı yapıldı. Baba Ahmet U., oğlunun kaydını, uzun uğraşlar sonucu ikamet ettikleri mahalledeki meslek lisesine aldırmayı başardı.

    Haberin videosu

    İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde istemi dışında bir Alevi öğrencinin imam hatip okuluna kaydedilmesi tepki yarattı.

    Baba Ahmet U’nun oğlunun tercih ettiği liseye değilde imam hatip lisesine kaydedilmesine karşı Arnavutköy Cemevi yöneticileriyle birlikte verdiği mücadele sonuca ulaştı. Oğlunu ikamet ettikleri mahalledeki okula kaydını aldıran Ahmet Uyanık, verdiği mücadeleyi Pir Haber Ajansına anlattı.

    İstanbul Arnavutköy’ün Hadımköy Mahallesi’nde yaşayan Ahmet U., oğlunun tercihleri dışında imam hatip lisesine yerleştirildiğini söyledi. Çocuğunun kaydını meslek lisesine almak isteyen Uyanık, büyük uğraşlar sonucunda çocuğunun kaydını tercih ettiği meslek lisesine aldırmayı başardı.

    “ÇOCUĞUMUN PUANI DÜŞÜK DİYE İMAM HATİP LİSESİNE KAYDETTİLER”

    Baba, oğlunun 9. sınıfa geçtiğini ve 3 defa lise tercihi verdiğini ancak tercih ettiği okulların tutmadığını bunun üzerine eski okuluna giderek ne yapmaları gerektiğini soran Kural ve oğluna görevliler, ‘Milli Eğitim’e gitmeleri gerektiğini, orada komisyon kurulacağını ve bu komisyonun çocuğunu yerleştireceğini’ söylediklerini bu bilgi üzerine Milli Eğitim Müdürlüğüne dilekçe verdiklerini kaydetti.

    Ahmet U. olayı şöyle anlattı:

    “Çocuğumun puanı düşük diye imam hatip lisesine yerleştirdiler. İmam hatipe yerleştirildiğini duyunca kafam karıştı ve imam hatip lisesine gittim. İbrahim Özaydın Meslek Lisesi’ne nakili için okula dilekçemi verdim. İbrahim Özaydın Meslek Lisesi’nde kontenjan boşluğu olmadığını öğrendim. Farklı bir meslek lisesine gittim orada da kontenjan boşluğu olmadığını söylediler. Bu yüzden tekrar Milli Eğitim Müdürlüğüne geldim, çocuğumun durumunu anlattığımda ise evime uzak, ulaşımı zor olacak bir okulu söylediler. Çocuğumu oraya göndermemin imkanı yok ve kendi mahallemizde okul varken ulaşımı zor bir yere çocuğumu göndermeyeceğimi söyledim.”

    “OĞLUM ALEVİ DİYE DİN DERSİNDE DIŞARI ATILDI”

    Çocuğunun imam hatip lisesinde ders görmesini istemediğini ve bu konuda tavrının çok net olduğunu belirten baba, daha önceden de din dersi öğretmenin derste oğlunun Alevi olduğu için üstüne yürüdüğünü söyledi. Baba Ahmet U., “Din kültürü ve ahlak bilgisi hocası dersteyken çocuğumun üzerine gelmiş, ama bizim haberimiz yok. Çocuğumun okula gitmek istemeyişinin sebebini sorduğumda ise din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeninin çocuğumu dersten attığını ve baskı uyguladığını öğrendim.  Çocuğum okulda zorlandığı için de puanları düşük geldi ve yerleşemedi” diye konuştu.

    GÖREVLİ: NE GÜZEL İŞTE İMAM HATİPE YAZILMIŞ

    Gitmediği ve başvurmadığı yerin kalmadığını aktaran baba, “Kaymakamlığa gittim, Arnavutköy Cemevine geldim. Cemevi Başkanı (Yüksel Yılmaz) bize destek oldu. Milli Eğitime tekrar gittiğimde ise oradaki sekreter bana, “Ne güzel işte imam hatipe yerleşmiş, daha ne olsun” diyor. Benim istemediğim yemeği bu devlet neden bana yedirmeye çalışıyor, yemek zorunda mıyım? Eğer burası özgür bir ülkeyse bana istemediğim şeyi dayatamazlar. Sadece bana değil bu ülkedeki kimseye istemediği şeyler dayatılmasın” şeklinde konuştu.

    “TÜRKİYE’DE EĞİTİM SİSTEMİ YOK”

    “Türkiye’de eğitim sistemi yok” diyen Baba Ahmet U., “Bu ülkede tek bir insanın sözü geçer, o ne derse o uygulanır. İmam hatiplerde okuyan Alevi çocukları vardır. Onlar da mecbur kalmışlardır.  Ortaya çıkamıyorlar, korkuyorlar hakkını arayamıyorlar, çekiniyorlar. İnsanlar Alevi oldukları için korkuyorlar ama ben korkmuyorum” dedi.

    “CHP HİÇBİR KONUDA BİZİ GÖRMÜYOR”

    CHP Milletvekili Özgür Karabat’ı ve Gürsel Tekin’i de arayıp yardım istediğini ancak yardım çağrısının karşılık almadığını söyleyen baba, aynı zamanda Kılıçdaroğlu’na da seslendi:

    “Siz bugün bana sahip çıkmazsanız yarın seçim geldiğinde de ben size sahip çıkmam. Ben İstanbul İl Başkanlığını da aradım, milletvekillerini de aradım fakat benim sorunuma eğilmediler. CHP hiçbir konuda bizi görmüyor.”

    “CEMEVLERİMİZ YOK SAYILMASIN”

    Son olarak devlet yetkililerine ve CHP’ye çağrıda bulunan Ahmet U. şunları dile getirdi:

    “Önce devletime şunları söylemek istiyorum: Devletim devletliğini bilsin, devletliğini yapsın her şey devletin elinden geçer. Biz devletten bir şey istemiyoruz sadece eğitimimizi istiyoruz, Cemevlerimiz yok sayılmasın, bizim benliğimizi versinler. Biz rahat rahat Aleviyim diyebilelim herhangi bir devlet kurumunda kendimizi saklamayalım.”

    Dilan MORSÜNBÜL/İSMET SEFER
    İSTANBUL

  • ‘Okulda cuma namazına gitmediğim için dışlandım’-VİDEO

    ‘Okulda cuma namazına gitmediğim için dışlandım’-VİDEO

    PİRHA – Yeni eğitim sistemine ve zorunlu din derslerine tepki gösteren üniversite öğrencisi Alican Demirci, “Ben şu anki eğitim sistemini gerçekten beğenmiyorum. Çünkü teknoloji adına hiçbir şey yapmıyoruz, sadece din adına koşturuyoruz. İnsanlar uzaya giderken biz geriye gidiyoruz” dedi.

    Üniversite öğrencisi Alican Demirci, Alevi çocukların oldukça zorluk çektiği zorunlu din dersine ve mevcut gerici eğitim sistemine ilişkin Pir Haber Ajansı’na konuştu.

    “GİYDİĞİMİZ ELBİSEYİ BİLE KISITLAYACAKLAR”

    Mevcut eğitim sistemini beğenmediğini belirten Demirci, “Teknoloji adına hiçbir şey yapmıyoruz, sadece din adına koşturuyoruz. İnsanlar uzaya giderken biz geriye düşüyoruz. Bugün giydiğimiz elbiseyi bile kısıtlayacaklar ve diyecekler takke ile gezeceksin. Eskiye, Osmanlı’ya neredeyse dönülecek. Her şeye kısıtlamalar geliyor ilerleyemiyoruz. İnsanlar çok geri düşünüyorlar. Sabit fikirliler. Bir gözlük takmışlar ve o gözlüğün gördüğü derecede görüyorlar. Hiç etraflarına bakmıyorlar” diye konuştu.

    “ZORUNLU DİN DERSİNİ DAYATTILAR”

    Alevi çocuklarının okullarda dışlandığını ve zorlandığını kaydeden Demirci, zorla dayatılan zorunlu din derslerine tepki göstererek şunları ifade etti:

    “Zorunlu din dersi var. Ben zorunlu din dersi almak istemedim ama dayattılar. Bizim okul yeni yapılırken bizi İmam Hatip lisesine gönderdiler ve orada zorunlu olarak dersler aldık. Okulumuz açılınca nefes aldık. Bunun dışında artık lisede bir ayrışım var. İnsanları ayırıyorlar birbirlerinden. Yani oturup ‘kardeşim nasılsın’ diyemiyorsun. ‘Kardeşim sen Alevisin biraz uzak otur benden diyorlar’. Ben ne yaptım sana. Gelip hiç bana sordun mu, nasılsın kardeşim sizin kültür böyle, bizim kültür de böyle. Sen bilir misin bunları? Ya da ‘Ben bir şeyler öğrenmek istiyorum’ diyerek gelip bana danışabilir. Ben ona bildiğim kadarı ile anlatabilirim. İnsanlar o kadar yozlaşmışlar ki hiçbir soruyu böyle sormuyorlar. Diyorlar bu Alevi, buna bir şey sormaya gerek yok zaten, biliyoruz.”

    “KAPILARIN İŞARETLENMESİYLE DALGA GEÇTİLER”

    Alevilerin kapılarına çarpı işareti konulmasına değinerek bunun dalga konusu yapıldığını belirten Alican Demirci, şöyle devam etti:

    “Bir kültür ile dalga geçilecek bir şey yok. Biz Aleviler olarak televizyona çıkıp bir türban hakkında dalga geçmiş olsak bizi linç etmeye kalkarlar. Sonra Aleviler böyle, Aleviler şöyle olur. Ama onlar bizim hakkımızda dalga geçebiliyorlar. Biz bir şey diyor muyuz? Diyemiyoruz. Ama aslında dememiz lazım. Neden diyemiyoruz ki? Onlar diyorsa biz de deriz. Ama kötü dille değil, insan gibi konuşarak. İşte sizin kültür böyle, bizim kültür böyle diyerek. Aslında siz biz de yok. Hepimiz biriz. Ancak dinsel sorunlar, devletin yaptığı baskılar, insanları bu hale getiriyor. Özellikle yaşadığımız şu ekonomik sıkıntı durumlarında intihar edenleri, kendini öldürenleri, kesenleri haberlerde de görüyoruz.”

    “ARTIK HERKES İMAM HATİP OKUYOR”

    Demirci, Alevi inancına mensup bir genç olarak okulda zorunlu din derslerine ilişkin yaşadığı zorlukları ise şöyle aktardı:

    “İmam hatipte bir seneye yakın okudum. Lise 1’de geldim sonra kendi okulum yapılınca lise 2’de oraya geçtim. Ondan sonra rahatladım. Ama yine dışlamalar vardı. Arkadaşlarım tarafından bana karşı dışlamalar, dalga geçmeler, sıkıştırmalar oluyordu. Ama yine de muhatap olmuyordum. Arkadaşlara sakin kafa ile oturup durumu anlatıyordum. Bir araştıralım bir bakalım aslında siz biz yok hepimiz biriz araştırıp ona göre konuşalım. Siz de çocuk değilsiniz. Konuşalım anlaşalım gibi olayları bayağı bir yaşadım. Kız arkadaşım hiç olmadı bayağı bir kapalıydılar. Başı açık öğrenciler imam hatip okullarına giremiyordu. Ama artık herkes imam hatip okuyor. Ancak imam hatip okuyan ne oluyor onu da bilmiyorum. İmam hatiplerin olmaması gerektiğini düşünüyorum. Bir insan imam hatip okuyup nereye gelebilir. Onu da düşünüyorum. İmam hatip okusanız ne yapabilirsiniz, nerede para kazanabilirsiniz. Gidip Kur’an mı vereceksiniz anlaşmalı. Herkes kendi inancını kendine yaşamalı.”

    “OKULDA CUMA NAMAZINA GİTMEDİĞİM İÇİN DIŞLANDIM”  

    Cuma namazlarına gitmediği için dışlandığını belirten Demirci, “Arkadaşlarım beni ‘Sen Alevisin cumaya gitmezsin’ diye dışlıyorlardı ve cumaya gitmek için zorluyorlardı. ‘Kaç haftadır cumaya gitmiyorsun kafirsin falan’ diyorlardı bana. Her şeyin Allah ile bizim aramızda olduğu için ben takmadım onları. Bu şekilde beni dışladılar. Çok kavga ettim” diye konuştu.

    Alican Demirci, şunları ekledi:

    “Zorunlu Arapça dersi vardı. Bilmiyordum ve hayatımda ilk defa görüyordum bu dersi. İlk sınavım kötü idi ikinci sınav da böyle. Kopye çekerek toplamaya çalıştım. Hoca Kur’-an’ı kerim getirtiyordu. Hatta ilköğretimde din hocamız bize herkes burada sınıfın önünde şematik olarak namaz kılacak demişti. Öğretmenin masasını çektik arkadaş takke takıp şöyle abdest alınır, kıble bu taraf diyerek namaz kılmıştı. Ben kılmadım. Zaman bana gelmemişti. Gelseydi kılar mıydım? Herhalde kılmazdım. İstemediğim bir şeyi kılmak zorunda değilim madem dinde zorlama yoksa. Zorunlu din dersi olmasın.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Eğitim, meslek lisesine ve imam hatipe sıkıştı

    Eğitim, meslek lisesine ve imam hatipe sıkıştı

    Lise çağındaki her 10 öğrenciden dördü mesleki eğitim alıyor. Türkiye’deki bin 452 imam hatip lisesi ve 3 bin 792 meslek lisesine karşın yalnızca 307 fen lisesi bulunuyor.

    Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), “Mesleki Eğitim Görünüm Raporu”nu yayımladı. Rapora göre, ortaöğretim çağına gelen tüm öğrenciler içinde mesleki ve teknik eğitim alan öğrencilerin oranı yüzde 35’e çıktı. Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü’ne (MTEM) bağlı liselerdeki öğrenci sayısının 1 milyon 642 bin 635 olduğu açıklandı. Büyük bölümü mesleki ve teknik Anadolu liselerinde öğrenim gören öğrencilerin 101 bin 36’sının ise mesleki eğitim merkezlerinde eğitim aldığı bildirildi.

    İMAM HATİP LİSESİ FEN LİSESİNDEN 10 KAT DAHA FAZLA

    Ortaöğretimdeki 5 milyon 689 öğrenciden 1 milyon 947 bininin mesleki ve teknik liselerde olduğu belirtildi. Organize sanayi bölgelerinde açılan 33 meslek lisesi ile 762 özel meslek lisesi bulunduğu kaydedildi. Türkiye’deki toplam 307 fen lisesine karşılık meslek liselerinin toplam sayısı 3 bin 792, imam hatip lisesi sayısı ise bin 452’ye ulaştı. Mesleki eğitim bütçesi 2013 yılından bugüne iki kat artırıldı. 2013’de 6,32 milyar lira olan bütçe 2018’de 12,5 milyar lira oldu. Çoğu okul türündeki kalabalık sınıflar sorununa karşın meslek liselerinde öğretmen başına düşen öğrenci sayısı 2018-2019 eğitim öğretim yılında 11’e kadar düştü.

    MESLEK LİSESİ SAYISI DÜŞTÜ

    Yalnızca 2008’den 2013 yılına kadar bin 552 meslek lisesi inşa edildi. Meslek liseleri, ortaöğretime geçişte 2013 yılında son kez düzenlenen SBS’nin ardından, tercih edilmediği için Anadolu liselerine dönüştürüldü. Okullaşmadaki plansızlığı ortaya koyan verilere göre, 2013’te zirveye ulaşarak 5 bin 592 olan meslek lisesi sayısı bu yıl 3 bin 795’e geriledi.
    Tüm teşviklere karşın 2014’te 1 milyon 811 bine ulaşan mesleki eğitimdeki öğrenci sayısı 2018’de 1 milyon 532 bine indi. Öğrenci sayısının 2013’ten 2018’e 300 bin azaldığı meslek liselerine aynı dönemde 8 bin öğretmen atandı.

    İŞSİZLİK YÜKSEK

    2017 tarihli rapora göre, meslek lisesi mezunlarının büyük bölümü “tanıdık vasıtasıyla” iş bulurken İŞKUR ve KPSS aracılığıyla iş bulanların oranı yüzde 11,07’de kaldı. Meslek liselerinden mezun 32 bin kişiden 20 bine yakınının işsiz olduğu belirtilirken işsizliğe gerekçe olarak sektörde mesleki eğitim almış kişilere ihtiyaç duyulmaması gösterildi.
    YKS’ye giren ticaret meslek liseli 88 bin adaydan 29 bini üniversitelere yerleşebildi. Sınava endüstri meslek lisesi mezunu olarak giren 144 bin 818 adaydan dört yıllık bölümlere yerleşebilenlerin sayısı ise 4 binde kaldı.

     (BirGün/Mustafa Mert BİLDİRCİN)

     

  • Öğrencilere, tercihte İmam Hatip zorunluluğuna Eğitim-Sen’den tepki-VİDEO

    Öğrencilere, tercihte İmam Hatip zorunluluğuna Eğitim-Sen’den tepki-VİDEO

    PİRHA- Yerel yerleştirme tercihi yapan bir öğrenci en fazla 3 tane Anadolu Lisesi tercihi yapabilecek, diğer 2 tercihini ya Meslek Lisesi ya da İmam Hatip Lisesi noktasında kullanmak zorunda. Bu duruma tepki gösteren Eğitim- Sen Genel Örgütlenme Sekreteri Sağdıç, öğrencilerin velilerinin istekleri dışında istemedikleri okullara da yerleşebileceklerini söyledi. Sağdıç, bakanlığa, akademik eğitim alan okulların kontenjanlarını artırması çağrısında bulundu. 

    Tercihlerde İmam Hatip Lisesi’nin zorunlu olmasına ve LGS’de derecelik alan ilk 120 bine giren öğrencilerin de İmam Hatip Lisesi ve Meslek Lisesi tercihi yapmalarının zorunlu olduğuna değinen Eğitim Sen Genel Örgütlenme Sekreteri İsmail Sağdıç, İmam Hatip Lisesi tercihi yapmayan öğrencilerin durumu ile ilgili gelişmeleri PİRHA’ya değerlendirdi.

    Sağdıç, “Geçtiğimiz günlerde M.E.B, orta öğretime geçiş ve yerleştirme kılavuzunu açıkladı. Bu kılavuzun açıklanması ile birlikte aslında bu yeni sistemin ne kadar karışık, veliler ve öğrenciler tarafından ne kadar anlaşılmaz ve öğrencilerin ilgilerine, yeteneklerine göre onları orta öğretim kurumlarına yönlendirmediği de ortaya çıktı.

    Aslında bu sistem tartışılmaya başladığı andan itibaren bu sistemin sadece özel okullara ve özellikle AKP’nin kendi siyasal ve ideolojik hedefleri doğrultusunda açtığı çoğalttığı, imam hatiplere öğrenci yönlendirmeye dayalı olduğunu söylemiştik. Bunu M.E.B’nin çeşitli açıklamalarından ve bu konuyla ilgili ortaya koyduğu dokümanlar üzerinden de ifade etmiştik.

    “SAĞLIKLI TERCİH NASIL YAPILACAK?”

    Tabii velilerin kafasını karıştıran sorular var. Bizde incelediğimizde gerçekten bir eğitimci değilseniz eğer sistemle ilgili değilseniz, baştan beri fark etmemişseniz karma karışık bir sistem ve karma karışık bir sistem üzerinden veliler sağlıklı, öğrenciler sağlıklı tercih nasıl yapabilecek bu önemli bir soru olarak önümüzde duruyor.
    Şimdi bu sisteme göre Milli Eğitim Bakanlığı’nın açıkladığı bu yerleştirme kılavuzu ve tercih kılavuzuna göre öğrenciler en fazla 5 tercih yapabilecekler. Biliyorsunuz M.E.B okulları nitelikli ve niteliksiz diye ayırmıştı. Toplamda Türkiye genelinde 1367 okul belirlemişlerdi, bunlara nitelikli okul demişlerdi. Bunlara sınavla öğrenci alacaklardı. Sınavla öğrenci alınan okullara gidecek öğrenci sayısı da toplam sınava giren öğrenci sayısının %10’u kadar olacaktı.

    1 milyon 200 bin öğrenciden 120 bine yakın öğrenci bu sınavla okullara yerleşecekti. Bu okulların da niteliğine baktığımızda 620 tanesi fen lisesi, Anadolu ve Sosyal Bilimler Lisesi, 747 tanesi Meslek Lisesi ve İmam Hatip Lisesi.

    Bu okulların kontenjanlarına baktığımızda 78 bin 480 öğrenci fen lisesi, sosyal bilimler lisesi ve Anadolu lisesine sınavla girebilecek. 48 bin 056 öğrenci de Meslek Lisesine ya da İmam Hatip Lisesi’ne sınavla girebilecek.

    VELİLERİN KAFASI KARIŞIK

    Tabi sınav puanları yüzdelik dilimleri açıklanmaya başlandı. Velilerin kafasını karıştıran sorularda bu kılavuzla beraberde çoğaldı.

    Şimdi bu yeni yerleştirme nasıl olacak? Önce her öğrenci için mutlaka yerel yerleştirme tercihi yapılabilecek. Bu yerel yerleştirme tercihleri yapılmazsa eğer sınavla öğrenci alan okullar, okul tercihi ve pansiyonlu okul tercihini öğrenciler yapamayacaklar.

    YEREL YERLEŞTİRME NASIL OLACAK?

    Yerel yerleştirmede en fazla 5 tercihte bulunabilecekler. Bir okul türünden en fazla 3 tercihte bulunabilecekler. Kayıt alanında en fazla 3 tercihte bulunabilecekler. Diğer tercihlerini komşu kayıt alanı ve öteki kayıt alanı dedikleri okullardan yapabilecek.

    PANSİYONLU OKULLARIN ÇOĞUNLUĞU İMAM HATİP LİSELERİ

    Yerel yerleştirme tercihi yapan bir öğrenci en fazla 3 tane Anadolu Lisesi tercihi yapabilecek, diğer 2 tercihini ya Meslek Lisesi ya da İmam Hatip Lisesi noktasında kullanmak zorunda. Bu yapıldıktan sonra ancak merkezi sınavla öğrenci alan okulları tercihte bulunabilecekler.
    Burada en fazla 5 tercih yapabilecek. Ayrıca isterse pansiyonlu okulları tercih etmesi durumunda 5 tercih daha yapabilecek. Pansiyonlu okulların ezici bir çoğunluğu İmam Hatip Lisesi bunu belirtmekte yarar var. Burada bile imam hatip liselerine bir yönlendirme söz konusu.”

    “ÖĞRENCİLERİ VELİLERİN İSTEĞİ DIŞINDA OKULLARA YERLEŞTİRİLECEKLER”

    1 milyon 200 bin öğrenciden 120 bin öğrencinin sınavla öğrenci alan okullara yerleşeceğini söyleyen Eğitim Sen Genel Örgütlenme Sekreteri İsmail Sağdıç, sistemi anlatmaya şöyle devam etti:

    “Geriye kalan 1 milyon fazla öğrenci yerel yerleştirme ile okullara yerleşecekler. Süreçle 4 tane tercih ve nakil görevi belirlemişler. Bu süreç zarfında da hiçbir okula yerleşemeyenler öğrencilerin 14-18 tarihlerinde il ve ilçe Milli Eğitim Müdürlüklerinde bu alana yönelik olarak oluşacak komisyonlar öğrencilerin tercihlerini almadan kendileri boş kontenjanlara yerleştirilecek. Yani o 4 tercih ve nakil görevinde yerleşemeyen öğrenciyi bir İmam Hatip Lisesi’ne gönderilebilecek, Meslek Lisesi’ne gönderilebilecek. Burada olan şu: Öğrencilerin velilerinin istekleri dışında öğrenciler istemedikleri okullara da yerleşebilecekler.

    EĞER VELİLER VE ÖĞRENCİLER İSTEMEZSE NE OLUR?

    Özel okullara tercih etmek durumunda kalacaklar. M.E.B getirdiği sistemle özel okulların öğrenci sayısını artırmıştır. Özel okullara giden öğrenci sayısında mutlak bir artış olacaktır. Tabii bu velilerin cebini yakacaktır. Özel okullara buradan bir kaynak aktarımı söz konusudur.

    İkincisi, imam hatiplere de üniversite sınavlarında 12.8 olan başarıyla biraz daha zeki olan öğrencilerin, biraz başarılı öğrencilerin gitmesini teşvik ederek, zorunlu kılarak İmam Hatip Liseleri’nin durumunu yükseltmek gibi bir durum söz konusudur. Bir de şu var: İmam hatiplerde önemli oranda bir boşluk söz konusu normal Anadolu Liseleri’nde, Fen Liseleri’nde ve Sosyal Bilimler Liseleri’nde % 100’e yakın bir doluluk söz konusu iken, imam hatiplerde %65’lik gibi bir boşluk söz konuydu. Bu boşluğu da bu sistemle doldurma hedefi var Milli Eğitim Bakanlığı’nın.”

    Eğitim Sen Genel Örgütlenme Sekreteri İsmail Sağdıç, Eğitim- Sen olarak özellikle velilere hiçbir koşulda kendi öğrencilerini istemedikleri okullara göndermemeleri çağrısında bulundu.

    MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI’NA ÇAĞRI

    Sağdıç, Milli Eğitim Bakanlığı’na şu çağrıda bulundu:

    “Sizin ortaya koyduğunuz bu sistemle öğrenciler kendi ilgi ve yeteneklerine göre yerleşmeyecek, zorunluluklar üzerinden yerleşecek. Bundan vazgeçin daha çok tercihte bulunan Anadolu Liseleri, Fen Liseleri ve Sosyal Bilimler Liseleri’nin kontenjanlarını artırın. Her öğrenci kendi istediği okula gidebilsin, her veli öğrencisini istediği okula gönderebilsin. Sizin bu ortaya koyduğunuz sistem velileri ve öğrencileri zorunlu kılıyor bazı şeylere. Eğitimde de zorunluluğun yeri yoktur. O açıdan bir an önce yeni bir tartışma başlatmalı ve bu akademik eğitim alan okulların kontenjanlarını bütün olanaklar zorlanarak artırılmalı ve öğrenciler akademik eğitime yönlendirilmelidir.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Liseye geçiş sınavında tercih aldatmacası! – VİDEO

    Liseye geçiş sınavında tercih aldatmacası! – VİDEO

    Eğitimciler ve veliler liselere giriş sınavında öğrencilerin yerleşeceği okulların yarısından fazlasının imam hatip ve meslek olmasına tepki gösterdi.

    MEB tarafından sınavla öğrenci alacak liseleri açıkladı. 1367 okulun 747 tanesi imam hatip ve meslek lisesi. İstanbul’un en fazla nüfus yoğunluğu olan ilçelerinden Esenler’de sadece 1 nitelikli okul belirlendi. O okul da kız imam hatip lisesi oldu. Ankara’da 50 meslek ve imam hatip lisesi belirlenirken, fen, sosyal bilimler ve Anadolu lisesi toplam sayısı 32’de kaldı. Isparta, Çorum, Edirne gibi en az 31 ilde ise yüzde 10’luk dilime giren bir tane Anadolu lisesi dahi yok. Eğitimciler ve veliler yeni sisteme itirazlarını paylaşarak, MEB’in yayımladığı yönetmelik ve yönergeye dava açacaklarını belirtti.

    TEOG yerine getirilen yeni ortaöğretim geçiş sisteminde ‘nitelikli okul’ olarak adlandırılan ve öğrencilerin yüzde 10’unun sınavla yerleşeceği liseler arasında 309 fen lisesi,  89 sosyal bilimler lisesi, 222 Anadolu Lisesi, 298 imam hatip ve 449 meslek lisesi nitelikli okul olarak belirlendi.

    İMAM HATİPLEŞTİRME PROJESİ

    Kılavuzun yayımlanmasının hemen ardından eğitimcilerin ve velilerin tepkisi geldi. Eğitim Sen ve veli dernekleri, yönetmelik ve yönergeye dava açacaklarını açıkladı. Mülkiyeliler Birliğinde yapılan açıklamada konuşan Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, Türkiye’nin en büyük sınav kaosu haline gelen ortaöğretim geçiş sisteminin bu haliyle uygulanması halinde telafisi olmayan olumsuzluklar yaşanacağını belirtti. MEB tarafından yayınlanan kılavuzda hem adrese dayalı kayıt sistemi hem de merkezi sınavla çocukları zorunlu olarak imam hatipleştirme ve meslek liselileştirme projesi olduğuna vurgu yapan Aydoğan, yapılan bu uygulama ve dayatmanın eğitim hakkı ihlali olduğunu söyledi. Belirlenen 1367 okuldan 747’sinin imam hatip ve meslek lisesi olduğuna dikkat çeken Aydoğan, “Bu AKP’nin eğitimde dinselleştirme ve işçileştirme politikasında ısrarını gösteriyor” dedi.

    SİSTEMDEN ÇIKIŞ YOLU ÖZEL OKULLAR

    Sınava girmeyip adrese dayalı kayıt sistemiyle yerleşecek öğrencilerin yapmak zorunda olduğu 5 tercihle istemedikleri okullara yerleşmek zorunda kalacaklarına dikkat çeken Aydoğan, “İlk 3 tercihine Anadolu lisesi yazan bir öğrenci 4. ve 5. tercihleri imam hatip ve meslek lisesinden birini ya da ikisini tercih etmek zorunda bırakıldığından bu dayatmanın adı ‘Öğrenci istemediği okula gitmiyor’ olarak kamuoyuna lanse edilecektir” dedi.  Bakan Yılmaz’ın ‘Hiçbir öğrencimizi, velimizi istemediği bir liseye yönlendirme yok’ açıklamasının fiili zorlamayla anlamını yitirdiğini belirten Aydoğan, yayımlanan yönetmelikte yerleştirme kriterlerinin de açıkça belirtilmediğini söyledi. Aydoğan, öğrencilerin tercih etmek istemedikleri imam hatip ve meslek liselerine gitmek zorunda bırakıldığını, sistemden çıkış yolu olarak da özel liselerin işaret edildiğini kaydetti.  MEB’in yönetmelik ve yönergesini ayrı ayrı yargıya taşıyacaklarını belirten Aydoğan, velilerle birlikte dava açacaklarını söyledi.

    VELİLER TEPKİLİ

    Veli-Der adına konuşan Ayşe Acar da çocukların piyasacı ve gerici kuşatmanın nesneleri haline getirilmeye çalışıldığını belirterek, “Aileler çocuklarını tarikat ve cemaatlerin cirit attığı imam hatiplerin kucağına atmamak için kredi çekmeye, borç batağına mahkum edilecek. ÖVDER adına konuşan Enver Önder, son 15 yılda MEB’in en kararlı izlediği yolun eğitim alanını bozacak düzenlemeler olduğunu belirtti. Son düzenlemenin çocukların geleceği üzerine ipotek koymak anlamına geldiğini anlatan Önder, bu toplumu teslim alma çabasıdır diye konuştu.

    ESENLER’DE TEK OKUL KIZ İMAM HATİP

    Daha önce okul sayısının 600 olarak belirlendiğini ama kılavuzda 1367 okulun yer aldığını belirten Aydoğan, bu artışın nedenini sordu. Proje okullarının plansız artışıyla yeni öğretmen sürgünleri yaşanacağını söyleyen Aydoğan, “İstanbul’un büyük ilçelerinden Esenler’de sadece bir okul listede yer alıyor. Bu da kız imam hatip lisesi. Ankara’da 50 meslek lisesi ve imam hatip lisesi belirlenirken, fen, sosyal bilimler ve Anadolu lisesi sayısı 32’de kalmış.  İzmir’de de imam hatip ve meslek lisesi sayısı 37 iken, fen, sosyal bilimler ve Anadolu lisesi sayısı 25’te kalmış” diye konuştu.

    31 İLDE ANADOLU LİSESİ BELİRLENMEMİŞ

    Isparta, Çorum, Gümüşhane, Edirne gibi en az 31 ilde yüzde 10’luk dilime giren öğrenciler için bir tane dahi Anadolu lisesi belirlenmediğini ifade eden Aydoğan “Çorum’da 2 meslek ve 2 imam hatip lisesi belirlenirken, Aksaray’da akademik başarısı yüksek 7 tane Anadolu lisesi varken sadece Aksaray İmam Hatip Lisesi, Uşak’ta Eşme Ahmet Avcı Anadolu Lisesinin akademik başarısı yüksekken bu lise değil, meslek lisesi belirlenmiştir. Adana’da ise belirlenen okullara ulaşım sorunu vardır” dedi. (HABER MERKEZİ)

  • Proje okullarının tamamı imam hatip lisesi olma yolunda

    Proje okullarının tamamı imam hatip lisesi olma yolunda

    PİRHA- Bazı kentlerde TEOG’un yerine getirilecek sisteme göre sınavla öğrenci alacak proje okulların tamamının imam hatip lisesi olması dikkat çekti. 

    Cumhuriyet’tin haberine göre Ankara’da 23 proje okulun 16’sı anadolu imam hatip lisesi. Adıyaman’daki üç proje okul da imam hatipten seçilirken, Mardin’de bir fen lisesi, bir sosyal bilimler lisesi, dört de anadolu imam hatip lisesi proje okul seçildi.

    Karabük’teki tek proje okul imam hatip lisesi olurken, İstanbul’un Fatih ilçesinde dört anadolu lisesi, üç imam hatip, bir de fen lisesi proje okul. İzmir’in Bergama ve Menemen ilçelerindeki birer proje okul da imam hatip lisesi.

    Ordu il merkezinde iki lise proje okul olarak belirlenmiş. Bunlardan biri fen lisesi, diğeri de imam hatip.

    “MEB ÖĞRENCİLERE SEÇECEK OKUL BIRAKMIYOR”

    Eğitim-Sen Genel Yüksek Öğretim ve Eğitim Sekreteri Özgür Bozdoğan, durumun hemen her ilde aynı olduğunu belirterek, “MEB öğrencilere seçecek okul bırakmayarak zorunlu adres olarak imam hatip okullarını göstermektedir dedi.

    Yeni sistemle 1 milyon 200 bin öğrencinin yerleşeceği bilgisini veren Bozdoğan, yüzde 10’luk kesimi imam hatibe yönlendirilip bu okulların akademik başarısının artırılmak istendiğini savundu.

    (HABER MERKEZİ)

  • İmam hatip kontenjanlarının yüzde 69’u boş kaldı

    İmam hatip kontenjanlarının yüzde 69’u boş kaldı

    PİRHA- Meclis’te 2018 yılı bütçesinden imam hatiplere ayrılan pay yüzde 68 artırılırken, İmam hatip kontenjanlarının yüzde 69’u boş kaldı.

    Milli Eğitim Bakanlığı, Meclis Eğitim Komisyonu üyesi CHP Bursa milletvekili Ceyhun İrgil’in soru önergesini yanıtladı.

    2017 TEOG kapsamında okul türlerine göre yerleştirilen öğrenci sayılarını açıklayan bakanlık, Fen liselerinin tamamı dolduğu açıklanırken, Anadolu liselerinin kontenjanında yüzde 1.7, mesleki ve teknik anadolu liselerinin kontenjanında yüzde 45, anadolu imam hatip liselerinin kontenjanında ise yüzde 69’u boş kaldı.

    MEB’in yanıtında TEOG’da toplamda 1 milyon 125 bin 60 öğrencinin 84 bin 326’sının Açıköğretim kurumlarına yerleştiği ifade edilirken, diğer programlara yerleşen öğrenci sayıları ise şöyle:

    İmam Hatip Lisesi: 98 bin 629

    Yabancı uyruklular için Anadolu İmam Hatip Lisesi: 854

    Özel Okullara yapılan kayıt: 69 bin 270

    Çok Programlı Anadolu Lisesi: 39 bin 981

    Mesleki ve Teknik Eğitim Merkezi: bin 505

    Mesleki Eğitim Merkezi: 17 bin 525

    Sosyal Bilimler Lisesi: 9 bin 083

    Endüstri Meslek Lisesi: 102

    Çok Programlı Lise: 37

    (HABER MERKEZİ)

  • Eğitimci Kaya: Eğitim kalitesizleşti, artık derslerin önemli bir kısmı camilerde yapılacak-VİDEO

    Eğitimci Kaya: Eğitim kalitesizleşti, artık derslerin önemli bir kısmı camilerde yapılacak-VİDEO

    PİRHA-“TEOG’un yerine gelecek sistem konusunda da söyleyeceğimiz sözümüz olmalı” diyen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Mali Sekreteri, eğitimci  Onur Kaya, yeni sistemin irdelenmesi gerektiğini kaydetti. Kaya, tüm nitelikli okulların imam hatip liselerine çevrilmeye çalışıldığına dikkat çekerek, “Eğitimi kalitesiz getiriyorlar. Eğitimin ruhuna Fatiha mı okuyorlar artık ne okuyorlar bilemem” dedi. 

    Haberin Videosu

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Mali Sekreteri, Eğitimci, Eski İl Milli Eğitim Müdürü Onur Kaya, TEOG’un kaldırılmasını ve yerine gelecek sistemi PİRHA’ya değerlendirdi.

    İktidarın planlarını sinsice yaptığını söyleyen Onur Kaya, yeni çıkarılan yönetmelik ile nüfusu 10 bin olan ilçelerin tamamında imam hatip lisesi açılmasının doğru olmadığını söyledi.

    Kaya, “Yönetmelik şöyle diyor; nüfusu 10 binin üzerinde olan yerlerde Anadolu Lisesi açılır. 50 binden daha yukarı yerlerde fen lisesi ve güzel sanatlar lisesi açılır. Bu yönetmelikte ilk çıkışta 5 bin ve üstü olan yerlerde, 10 bin olan yerlerde imam hatip lisesi açılır. Şimdi bu 5 bini de kaldırdılar. Demek ki nüfusu 10 bine kadar olan ilçelerimizin tamamında imam hatip lisesi açılır.”

    “OKULLAR İMAM HATİP LİSELERİNE DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR”

    Yönetmeliğin önümüzdeki Eğitim-Öğretim yılında yürürlüğe geçeceğine dikkat çeken Kaya sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Coğrafyamıza bakıyoruz. Şimdi Alevi nüfusunun yoğun olduğu yerlerden bir tanesi İmranlı nüfusu 2.300, biri Serçeşme’nin olduğu yer Hacı Bektaş nüfusu 5.300. Dersim’in bütün ilçelerinin tamamı 10 binin altında. Diyecekler ki sizin nüfusunuz 10 binin altında mevcut liseler, Anadolu statüsündeki liseler imam hatip lisesi olacak. Yönetmeliğin hakim hükmü gereği diyecekler ve hızla okullarımızı imam hatip lisesine dönüştürecekler. Bu durumda bizim Muş’tan bir çocuğumuz TEOG birincisi olabiliyordu, Dersim’den bir çocuğumuz 1. olabiliyordu. Bu çocuklarımıza daha nitelikli daha kaliteli eğitimin yapıldığı okullara kayıt olabiliyordu.”

    “EĞİTİMİN RUHUNA FATİHA MI OKUYORLAR?”

    81 ilde nitelikli eğitim yaptığı düşünülen okullara ilişkin yeni bir proje başlatıldığını dile getiren Kaya, “Projenin uygulanabilmesi için de ilk şart okuldaki bütün öğretmenler alındı. Örneğin Kadıköy Anadolu Lisesi’nde 75 öğretmen alındı. Yani alt yapısı boşaltıldı. Okullardaki nitelik düşürüldü. İmam hatipler yerlerde sürünüyor. Peki bunu daha yukarı çıkarmanın yolu ne? TEOG’u kaldıracaksın, okulları imam hatibe çevireceksiniz ve imam hatip olan okullarda öğrencilerden kendine yakınlarını nitelikli kaliteli gördüğün okullara yerleştireceksin. Oraları da kalitesiz hale getireceksin. Eğitimin ruhuna Fatiha mı okuyorlar artık ne okuyorlar bilemem’’ dedi.

    “ARTIK DERSLERİN CAMİLERDE YAPILACAĞI UNUTULMAMALI”

    15 yıllık süreçte okulların hızla kadrolarının değiştirildiği, kendilerine yakın müdürlerin, müdür yardımcılarının hatta hizmetlilerin atandığı ve bütün çalışmaların bunların tekelinde olduğunu söyleyen Kaya, ayrıca eğitimin vakıflara ve diğer inançsal yapılara devredildiğinin unutulmaması gerektiğini kaydetti.

    Kaya sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Okullarda artık derslerin önemli bir kısmının camilerde yapılacağı unutulmamalı ve bu Ensar türü vakıflara çocuklarımızın götürüleceği unutulmamalı. Bütün bunlara karşı çıkarak önümüze yeniden hedefler programlar koymalıyız ve TEOG’un yerine gelecek sistemi iyice irdelememiz gerekiyor.”

    Cebrail ARSLAN/ ANKARA

     

     

  • CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker: Herkes zorunlu olarak çocuklarını İmam Hatibe gönderiyor

    CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker: Herkes zorunlu olarak çocuklarını İmam Hatibe gönderiyor

    PİRHA – Yeni eğitim müfredatında yaşanan gericiliğe ilişkin tepkiler devam ediyor. CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker, “Çocuklarımıza okul göstermiyorlar, okul göstermedikleri gibi okumayacaksanız açık liseler gibi açıkta kalacaksınız. Ya da mecburen imam hatip liselerine gideceksiniz gibi bir zorlama ile karşı karşıyalar” dedi.

    HABERİN VİDEOSU

    Birçok lisenin İmam Hatip Lisesine çevrilmesi, din derslerine cihat kavramının eklenmesi, zorunlu din derslerinin bir saatten iki saate çıkarılmasına yönelik CHP Milletvekili Ali Şeker Pir Haber Ajansına konuştu.

    “DİŞ MACUNU İNSANLARI KOYUNLAŞTIRIYOR”

    Geçtiğimiz günler Batılıların Müslümanlar’ı sindirmek için diş macununun içindeki florürün, insan beynini etkilediğini ve insanları “koyun gibi yaptığını” ileri süren AKP Sakarya Milletvekili Ali İhsan Yavuz’un sözlerine değinen CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker şunları ifade etti:

    “Matematik bilse ne olur cihat bilmedikten sonra veya diş macunu insanı koyunlaştırıyor gibi yanlış teşhisler üzerinden giderek yanlış tedaviler uygulandığında başarıya ulaşılamaz.  Sorgulamayan bireyler yetiştirmek için bir yerlerde eğitim verdikleri için insanlar düşünmüyor ve sorgulamıyor. Tüm bunlar diş macunundan olmuyor. Bir milletvekili bunları düşünerek milletvekili oluyorsa AKP’den bize de söyleyecek çok fazla söz kalmıyor.”

    “ÇOCUKLARIMIZA OKUL GÖSTERMİYORLAR”

    Şeker, “Okullar açıldı ve çocuklarımızı açık liselere yönlendiriyorlar. Bu ne demek? Çocuklarımıza okul göstermiyorlar. Çocuklarımıza okul göstermedikleri gibi okumayacaksanız açık liseler gibi açıkta kalacaksınız. Ya da mecburen imam hatip liselerine gideceksiniz gibi bir zorlama ile karşı karşıyalar. Bu zorlamanın sonunda normal liseler ve meslek liselerinde yeteri kadar yer olmadığı için herkes çocuklarını zorunlu olarak imam hatip liselerine gönderiyor. Diğer meslek liseleri ve Anadolu liseleri de imam hatip müfredatına doğru hızla müfredat değiştiriyorlar. Bunları kabul etmek mümkün değil” şeklinde konuştu.

    “SORGULAYAN BEYİNLERİN OLMADIĞI YERDE KİMSEYE MUTLULUK YOK”

    Sorgulayan beyinler olmadıkça bu iktidar kendini devam ettireceğini zannediyor diyen CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker şöyle devam etti:

    Sorgulayan beyinlerin olmadığı bir ülkede de hiç kimseye refah, huzur ve mutluluk yok. Türkiye’nin mutlu olması için yeni müfredatın bilimsel, sorgulayan gençler yetiştirecek bir şekle dönüşmesi gerekiyor. İçinde laikliğin olduğu ve Cumhuriyetin değerlerinin çocuklara öğretildiği bir eğitim müfredatı gerekiyor. Yoksa Cumhuriyetin yok sayılıp Osmanlı’nın o çökmüş, çürümüş yapısını çocukların kafalarında çok büyük bir iş yapılmış gibi anlatılması, çocuklarımız açısından da çok büyük bir kayıp olur.

    (HABER MERKEZİ)