PİRHA-DEM Parti Dersim İl Örgütü, ‘Barış istiyoruz’ şiarıyla Seyit Rıza Meydanı’nda imza standı kurdu. Örgütlü oldukları tüm illerde barışa yönelik taleplerini dile getirmek için imza kampanyası başlattıklarını belirten DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Hümeyra Tusun Yeğin, “Tüm halkımızı buraya davet ediyoruz, barışa ses verelim” dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim İl Örgütü, ‘Barış istiyoruz’ şiarıyla Seyit Rıza Meydanı’nda imza standı kurdu. Eylül ayının sonuna kadar sürecek imza kampanyası saat 13.00-18.00 saatleri arasında olacak. Toplanan imzalar daha sonra Meclis’e sunulacak.
“BARIŞA SES VERELİM”
Örgütlü oldukları tüm illerde barışa yönelik taleplerini dile getirmek için imza kampanyası başlattıklarını belirten DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Hümeyra Tusun Yeğin, “Bu kampanya kapsamında Dersim’de de imza kampanyamız bugünden itibaren ay sonuna kadar her gün 13.00-18.00 saatleri arasında Seyit Rıza Meydanı’nda olacak. Tüm halkımızı buraya davet ediyoruz, barışa ses verelim. Topladığımız imzalar komisyona aktarılacak. Sürecin hızlanması, daha somut adımların atılması ve taleplerimizin daha görünür olması açısından atılan imzalar çok önemli” diye konuştu.
PİRHA- Trabzon’da CHP’nin standına bıçaklı saldırı düzenlendi 1 kişi yaralandı.
CHP Trabzon Gençlik Kolları’nın Trabzon’daki Kahramanmaraş Caddesi’nde açtığı standa G.B. (51) adlı şahıs ile stant görevlileri arasında tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede büyüyerek fiziksel müdahaleye dönüştü. Tartışma sırasında CHP Trabzon Gençlik Kolları Üniversite Komisyon Başkanı Fikret Ayartepe bıçakla yaralandı. Ayartepe, Fatih Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.
CHP Trabzon Gençlik Kolları tarafından açılan stantta, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun serbest bırakılması ve erken seçim talebiyle imza toplanıyordu.
PİRHA-HDK Kadın Meclisi “Barış için 1 milyon imza” kampanyası kapsamında kadın buluşması gerçekleştirdi. Özgür bir yaşam için kadınlar olarak mücadele edeceklerini vurgulayan HDK Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş, barışın, kadın katliamlarının sona ermesi, kadın düşmanı politikaların terk edilmesi olduğunu ve kadınların barış için iradelerini ortaya koymaktan geri durmayacaklarının altını çizdi. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ise, “Dünyada her kesimin üzerine düşen görev ve sorumluluğun ne kadar büyük olduğunu buradan bakarak bilince çıkarmak ve ona göre adımlar atmaya ihtiyacımız var” diye konuştu.
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Kadın Meclisi, HDK’nin barışın toplumsallaşması amacıyla başlattığı “Barış için 1 milyon imza” kampanyası kapsamında kadınlar bileşenleriyle bir araya geldi. Kadın Meclisi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’nın katılımıyla, Beyoğlu’nda bulunan HDK Genel Merkezi’nde bir araya geldi.
Özgür bir yaşam için kadınlar olarak mücadele edeceklerini vurgulayan HDK Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş, “Barış, kadın özgürlükçü bir toplumdur. Barış, kadın katliamlarının sona ermesi, kadın düşmanı politikaların terk edilmesidir. Kadınlar barışı yalnızca istemekle kalmadılar, kalmayacaklar. Kadınlar adil, özgür ve çoğulcu bir toplumun inşası için mücadele eden en kıymetli öznelerdir. Kadınlar Türkiye’de barış için iradelerini ortaya koymaktan geri durmayacaklar. Kadın olmak bu ülkede başlı başına mücadele sebebiyken; bir de mülteci kadın olmak, işçi kadın olmak, Kürt kadın olmak, sosyalist bir kadın olmak, barış annesi olmak, hapishanede bir kadın olmak yani özcesi muhalif bir kadın olmak bizleri acı ve mücadele içinde pişirdi. Barış ve uzlaşma süreçlerine kadınların anlamlı katılımını teşvik etme ve toplumsal cinsiyet perspektifini müzakerelere dahil etme çabalarının çok şeyi değiştireceği şüphesizdir. Bizler yeni bir hikaye yazabilir ve dünyanın gidişatını barış üzerinden şekillendirebiliriz” dedi.
“BARIŞ, KADINLARIN ELLERİNDE GELECEKTİR”
Bütün dünyanın bir savaş eşiğinde olduğunu belirten DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Bu coğrafyada ve dünyada barışa her zamankinden daha çok ihtiyaç olan bir dönemden geçiyoruz. Barış biz kadınların elleriyle gelecektir. Hakiki tarihsel bir yüzleşme sağlayabilenler barışabilir. Biz kadınlar barışa olan inancımızla gerçeklerle yüzleşmek, barışı bu coğrafyada tesis etmek için elimizden gelen her türlü çabayı ve çalışmayı sürdüreceğiz. Bu anlamıyla HDK’nin başlattığı imza kampanyası çok önemli ve değerlidir. Buradan bütün Türkiyeli kadınlara seslenmek istiyorum; sevgili kadınlar demokratik bir ülkede yaşayabilmek için, kanın akmasını engellemek için, barışa huzura ve adalete kapıların açılması için lütfen hiç üşenmeyin ve barış için sizler de bir imza atın” diye konuştu.
“MÜCADELE DE ORTAKLAŞMAK ÇOK ÖNEMLİ”
“Çok uzun süredir baskı politikalarının Türkiye’de işçilerin ve emekçilerin hayatını çok derinden etkilediğini belirten Emek Partisi’nden Hazal İlik ise, “Bütün bu politikalar Kürt halkının üzerindeki baskılara karşı çıkmak, savaşa karşı çıkmak halkların hayatlarından çaldıkları yaşamlarına karşı çıkmaktır. Türkiye’de bütçenin yarısı savaşa ayrılıyor. Savaş politikaları en çok kadınların yaşamlarından çalıyor. Baskıya, sömürüye karşı hep birlikte çıkmak ve mücadelenin bir parçası olmak, birleşik bir mücadele de ortaklaşmak bu yüzden çok önemli. Biz de burada Emek Partisi olarak bu mücadelenin sözünü veriyoruz” dedi.
“SAVAŞIN KARŞISINDA, BARIŞIN YANINDAYIZ”
Barış için bir arada olduklarını söyleyen Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Sekreteri Fidan Ataselim, “Savaş ortamları en çok kadınları, çocukları LGBT’lileri etkiliyor. Tüm dünya halklarının eşit ve özgür bir şekilde yaşaması için barışın şart olduğunu söylemek istiyoruz. Hala halkın seçmiş olduğu belediye başkanları görevden alınıyor ve hala kayyım atanıyor. Bütün coğrafyalarda olduğu gibi bu gün daha çok ölüyorsak daha çok sömürülüyorsak bundan dolayı barış şart. Kadınlar olarak, hepimizin hayatını etkiliyor. Savaşın karşısında barışın yanındayız. Eşit yurttaşlık ve tam kardeşlik için birlikte güçlü bir mücadelede etmek için buradayız. Buradan da imza atarak bu mücadeleye ortak oluyoruz” diye ifade etti.
“KADINLAR OLARAK BARIŞI GELİŞTİRECEK GÜCÜMÜZ VAR”
Türkiye’nin iki basın emekçisini katlettiğini söyleyerek sözlerine başlayan siyasetçi Sebahat Tuncel ise şunları dile getirdi:
“Onların cenazesi bile verilmedi ailelere. Bugün hala gözaltında tutulan özgür basın emekçileri var. Bu saldırılara karşı ses çıkarttıkları için bugün basın emekçileri gözaltında ve tutuklanarak cezaevine gönderiyorlar. Tişrîn Barajı’na karşı saldırılar devam ediyor. Oradaki halklar canlı kalkan oldular. İnsanlar direniyor. Buna karşı da direniyorlar. Bizler bu yaşam hakkına karşı yapılan saldırıları kabul edemeyiz. Böylesi bir durumda bir barıştan bahsedemeyiz. Türkiye halklarının barışa ihtiyacı var. Barışı toplumsallaştırmak bizim açımızdan da bir fırsat. Kadınlar olarak ta savaşı durduracak ve barışı geliştirecek gücümüz var.”
“ONURLU BARIŞIN OLMASI İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ”
Kürt halkının kolektif haklarının tanınması sadece yapılacak mücadele ile mümkün olabileceğini ifade eden Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM) Sözcüsü Tanya Kara da, “AKP-MHP iktidarının saldırılarıyla karşı karşıyayız. Bizi seçeneksiz bırakmaya çalışıyorlar ama biz bunu biliyoruz başka bir çare var. Saldırılar karşısında mücadelemiz ve direnişimiz var. Biz kadınlar olarak adil onurlu bir mücadelenin öncüleri olarak onurlu bir barışın olması için mücadele edeceğiz” dedi.
PİRHA-HDK Emek Meclisi’nin kayyımlara karşı başlattığı imza kampanyasının deklarasyonu Taksim Hill Otel’de yapılan basın toplantısıyla açıklandı. 377 imzacının yer aldığı kampanyada “Seçilmişlerin görevlerine geri iade edilerek halkın iradesinin sahibine, yani halka geri verilmesini istiyoruz” denildi.
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Emek Meclisi, kayyım darbesine karşı başlattıkları “Halkın iradesi tanınsın, seçilmiş başkanlar göreve dönsün” imza kampanyasının deklarasyonunu kamuoyuna açıkladı.
Basın toplantısına HDK Eş Sözcüleri Ali Kenanoğlu, Meral Danış Beştaş, DEM Parti Milletvekilleri Celal Fırat, Cengiz Çiçek, Özgül Saki, DEM Parti İstanbul İl Eş Başkanı Murat Kalmaz ve Kürt Siyasetçi Sebahat Tuncel’in yanı sıra çok sayıda yazar, aydın ve sanatçı katılım sağladı.
Taksim Hill Otel’de yapılan basın açıklamasını İnşaat İş Sendikası’ndan Deniz Gider okudu.
“BU UYGULAMA EKONOMİK, SİYASAL VE TOPLUMSAL KRİZLERİ DERİNLEŞTİRİR”
HDK Emek Meclisi’nin kampanya çağrısının tam metni ve imzası olanlar şöyle:
“Kayyım uygulaması halk iradesinin gasp edilmesi, emeğin yok sayılması, halkların ve tüm ezilenlerin seçme ve seçilme hakkına yönelik darbedir. Tüm demokrasi, emek ve özgürlük güçlerini HDK Emek Meclisimiz ve emek örgütlerinin başlattığı kampanyaya katılmaya, ortak tutum metnini imzalayarak ‘Halkın İradesi Tanınsın, seçilmiş başkanlar görevine dönsün’ sesini yükseltmeye çağırıyoruz!
Halkın iradesi tanınsın, seçilmiş başkanlar görevine dönsün! Bu coğrafyanın emeğiyle geçinen insanları olarak her gün yeni bir soruna uyanıyoruz. Ekonomik kriz patronlar için fırsata dönüşürken bizim kamburumuz oldu. Gittikçe uzayan iş saatleri, enflasyon karşısında eriyen ücretler, güvencesizlik, İSİG önlemlerinin maliyet olarak görülmesi nedeniyle yaşam riski ve bunlara ekleyebileceğimiz daha onlarca sorun hayatımızı cehenneme çeviriyor.
Bu ülkenin emekçileri olarak umut etmek istiyoruz. Hakkımız olanı alabileceğimiz, kadınların özgür, çocukların güven içinde, halkların ve inançların eşit olduğu, doğanın talan edilmediği, canlıların yaşam hakkının tanındığı, tüm “ötekilerin” birbirleriyle huzur içinde yaşadığı bir geleceği umut etmek istiyoruz.
Ne var ki, yaşadığımız ekonomik sorunlar ve sömürü yetmiyor gibi her gün yeni bir krize açıyoruz gözlerimizi. Hakkari’de başlayan İstanbul, Esenyurt ve Mardin, Batman ve Halfeti belediyelerine uzanan kayyım atamaları, zaten bıçak sırtı işleyen en basit seçme-seçilme hakkının bile işlemez hale geldiği bir ortam yaratıyor. Halk iradesine, hiçbir hukuki gerekçeye dayanmadan ve sadece iddialar üzerinden müdahale edilmesi, darbe rejimlerine özgü anti-demokratik bir uygulamadır.
Seçme ve seçilme hakkının altını boşaltan, halk iradesini yok sayan bu uygulama, ekonomik krizin yanı sıra, siyasi ve toplumsal krizi de derinleştirmekten başka bir sonuç veremez. Bizler aşağıda imzası bulunan emek örgütleri, temsilcileri ve gönüllüleri olarak, bu uygulamaya bir an önce son verilmesini, seçilmişlerin görevlerine geri iade edilerek halkın iradesinin sahibine, yani halka geri verilmesini istiyoruz.”
İMZACI KURUMLAR
* HDK Emek Meclisi
* Halkların Köprüsü Derneği
* Demokratik Alevi Dernekleri
* Dostluk ve Kültür Derneği
* Polen Ekoloji Kolektifi
* Grup Bajar
* Grup Babetna
* Grup Munzur
* Gölgedekiler
* Grup Vardiya
* Partizan
* Sosyalistler Partisi
* Sosyalist Meclisler Federasyonu
* Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu (BDSP)
* SYKP
* SODAP
* BEKSAV
* TEHİS
* DSİP Eş Sözcüsü Şenol Karakaş
* DSİP
* Özgür Baretliler
* TİHV YK Üyesi Şebnem Korur Fincancı
* Komün Dergi
* Mezopotamya Kültür Merkezi
* Yeni Yaşam Derneği
* Jîn Art Kültür Kurumu
* Mayıs’ta Yaşam Kooperatifi
* Yüz Çiçek Kültür Merkezi
* DAD Adıyaman
* Yurtsever Devrimci Çerkez Hareketi
* Yurttaş Girişimi
* Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi
* Süryani Dernekler Federasyonu
* Süryani Gazetesi Sabro
* Devrimci Demokratik Sendikal Birlik (DDSB)
* 10 Ekim Barış Derneği
* Karşı Sanat Çalışmaları
* Redfotoğraf İnsiyatifi
* KAYY-DER Kültür Derneği
* Irkçılığa ve Milliyetçiliğe Dur De Platformu
* Hepimiz Göçmeniz Irkçılığa Hayır Platformu
* İzmir Din Âlimleri Yardımlaşma Derneği (İDAYDER)
* Özgür Sanat meclisi
* Demokrasi İçin Birlik
* Özgürlük İçin Sanat İnisiyatifi
* Çevre Gönüllüleri Derneği
* Bırca Belek Dil Ve Kültür Derneği
* Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası Genel Merkezi
* Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası Malatya Şubesi
* Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası Amed Şubesi
* Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası İstanbul 1 Nolu Şubesi
* Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası İzmir Şubesi
* Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası Adana
* Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası Havacılık
* DİSK/Dev-Yapı İş Sendikası
* DİSK/Limter-İş Sendikası
* DİSK Sosyal İş Sendikası
* DİSK/Dev-Turizm İş TİS Daire Başkanı Aziz Işık
* DİSK Genel-İş Sendikası İstanbul Anadolu 1 No’lu Şube
* DİSK Genel-İş Şırnak Şubesi
* DİSK Genel-İş Muş Şubesi
* DİSK Genel-İş Diyarbakır 1 Nolu Şube
* DİSK Genel-İş Diyarbakır 2 Nolu Şube
* DİSK Genel-İş Van Şubesi
* DİSK Genel-İş Hakkari Şubesi
* DİSK Ağrı Temsilciliği
* DİSK Genel-İş Siirt Şube
* DİSK Sine-Sen
* DİSK genel-İş izmir 2 Nolu Şube Sekreteri Serkan Yıldırım
* DİSK Emekli-Sen Buca Şubesi
* DİSK/Çukurova Bölge Temsilciliği
* DİSK Genel -İş Mersin Şube
* Eğitim-Sen Amed 1 Nolu Şube
* Eğitim-Sen Amed 2Nolu Şube
* Eğitim-Sen Amed 3 Nolu Şube
* Eğitim-Sen Elazığ Şubesi
* Eğitim-Sen Şırnak Şubesi
* Eğitim-Sen Cizre Temsilciliği
* Eğitim-Sen Silopi Temsilciliği
* Eğitim-Sen İdil Temsilciliği
* Eğitim-Sen Ağrı Şubesi
* Eğitim-Sen Dersim Şubesi
* Eğitim-Sen Batman Şubesi
* Eğitim-Sen Urfa Şubesi
* Eğitim-Sen İstanbul 8 No’lu Şube
* Eğitim-Sen Adıyaman
* Eğitim Sen Bitlis Şubesi
* Eğitim Sen Ankara 5 No’lu Şube
* Eğitim Sen İzmir 6 No’lu Şube
* Eğitim Sen İzmir 1 No’lu Şube
* Eğitim Sen İzmir 2 No’lu Şube
* Eğitim-Sen İzmir 4 No’lu Şube Başkanı İsmail Akyol
* Eğitim-Sen İstanbul 9 No’lu Şube
* Tüm-Bel Sen Diyarbakır Şubesi
* Tüm-Bel Sen Şırnak Temsilciliği
* Tüm-Bel Sen Dersim Şubesi
* Tüm Bel Sen İstanbul 3 No’lu Şube
* Tüm-Bel-Sen Batman Temsilciliği
* SES İstanbul Şubeleri
* SES Dersim Şubesi
* SES Amed Şubesi
* SES Elazığ Şubesi
* SES Ağrı Şubesi
* SES Batman Şubesi
* SES Adıyaman Şubesi
* 78’liler Hareketi (Dernekleri) Genel Sözcüsü Celalettin Can
* 78’liler Hareketi İzmir (Ege 78’liler Dayanışma ve Demokrasi Derneği)
* 78’liler Hareketi Aydın
* 78’liler Hareketi Denizli
* 78’liler Hareketi İstanbul
* 78’liler Hareketi Çanakkale
* 78’liler Hareketi Artvin
* 78’liler Hareketi Ankara
* 78’liler Hareketi Nevşehir
* 78’liler Hareketi Mersin (Mersin 78’liler Girişimi Derneği)
* 78’liler Hareketi Osmaniye
* 78’liler Hareketi Gaziantep
* 78’liler Hareketi Urfa (Şanlıurfa 78’liler Araştırma ve Dayanışma Derneği)
* 78’liler Hareketi Diyarbakır (Diyarbakır 78’liler Araştırma ve Dayanışma Derneği)
* 78’liler Hareketi Batman
* 78’liler Hareketi Mardin (Kızıltepe 78’liler Araştırma ve dayanışma Derneği)
* 78’liler Hareketi Siirt
* 78’liler Hareketi Hakkari
* 78’liler Hareketi Van
* 78’liler Derneği Tariş
* TMMOB Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu
* TMMOB Batman İl Koordinasyon Kurulu
* TMMOB Diyarbakır Şubesi
* TMMOB Mardin İl Koordinasyon Kurulu
* TMMOB Şanlıurfa İl Koordinasyon Kurulu
* TMMOB Siirt il Koordinasyon Kurulu
* İHD Şırnak Şubesi
* İHD İzmir Şubesi
* İHD Batman Şubesi
* İHD Ağrı Şubesi
* İHD Adıyaman Şubesi
* İHD Ankara Şubesi
* İHD Mersin Şubesi
* Yapı-Yol Sen Dersim Şubesi
* Yapı-Yol Sen Elazığ Şubesi
* KESK/Haber-Sen 4 Nolu Şube
* KESK Siirt Şubeler Platformu
* KESK Adıyaman Şubeler Platformu
* KESK Haber Sen 8 Nolu Şube
* Haber-Sen Genel Merkez Kadın Sekreteri Gülseren Güngördü
* Haber-Sen Batman Temsilciliği
* Haber-Sen Adıyaman
* Haber Sen Amed Şube
* Haber Sen Genel Başkanı Mesut Balcan
* Haber Sen Genel Tis Hukuk Sekreteri İbrahim Halil Doğan
* Haber Sen Genel Mali Sekreteri İzzettin Ekin
* Haber Sen Urfa İl Temsilciliği
* Haber Sen Antep İl Temsilciliği
* BES Dersim Şube
* BES Diyarbakır Şube
* BES Batman Şube
* BES İzmir Şube
* ÖHD Batman Şubesi
* ÖHD Mersin Şubesi
* İnşaat-İş Sendikası
* İşçi-Sen
* ESM Dersim Şubesi
* ESM Batman Temsilciliği
* Tarım Orkam Sen Dersim Şubesi
* Petrol-İş Sendikası Gebze Şube Başkanı Şivan Kırmızıçiçek
* Türkiye Mali Müşavirler Meclisi
* Dev-Tekstil Sendikası
* Tüm Emeklilerin Sendikası Bornova Şubesi
* Emekliler Sendikası
* Emekli Meclisleri Sendikası
* Emekli Meclisleri Sendikası İzmir Meclisi
* Ankara İşçi Meclisi
* Makina Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi
* Diyarbakır Tabip Odası
* Şanlıurfa Barosu
* İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği
* Doğu ve Güneydoğu Dernekleri Konfederasyonu
* Şırnak Tabip Odası
* Elektrik Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi
* Kültür-Sanat-Sen Batman Temsilciliği
* Tarım Orkam Sen Batman Temsilciliği
* Yapı-Yol Sen Batman Temsilciliği
* Dives Batman Temsilciliği
* Petrol-İş Batman Şubesi
* Ari-Der Batman Şubesi
* Genel-İş Batman Şubesi
* Teksif Batman Şubesi
* Mimarlar Odası Batman şubesi
* İnşaat Mühendisleri Odası Batman Temsilciliği
* Elektrik Mühendisleri Odası Batman Temsilciliği
* Makina Mühendisleri Odası Batman Temsilciliği
* Jeofizik Mühendisleri Odası Batman Temsilciliği
* Jeoloji Mühendisleri Odası Batman Temsilciliği
* Peyzaj Mimarları Odası Batman Temsilciliği
* Şehir Plancılar Odası Batman Temsilciliği
* Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Batman Temsilciliği
* Ziraat Mühendisleri Odası Batman Temsilciliği
* Çevre Mühendisleri Odası Batman Temsilciliği
* Diş Hekimleri Derneği Batman Şubesi
* İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi
* Maden Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi
* Tarım Orkam Sen Diyarbakır Şubesi
* Çevre Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi
* Mimarlar Odası Mardin Temsilciliği
* Maden Mühendisleri Odası Mardin Temsilciliği
* Şehir Plancıları Odası Mardin Temsilciliği
* İnşaat Mühendisleri Odası Mardin Temsilciliği
* Jeoloji Mühendisleri Odası Mardin Temsilciliği
* Ziraat Mühendisleri Odası Mardin Şubesi
* Diyarbakır Veteriner Hekimleri Odası
* Makine Mühendisleri Odası Mardin Temsilciliği
* Şanlıurfa Tabip Odaları
* Şırnak Tabip Odaları
* Diyarbakır Tabip Odaları
* Bitlis Tabip Odaları
* Adıyaman Tabip Odaları
* Elektrik Mühendisleri Odası Mardin Temsilciliği
* Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Mardin Temsilciliği
* Mardin Ekoloji Derneği
* Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Siirt Temsilciliği
* Batman Tabip Odası
* Makine Mühendisleri Odası Siirt Temsilciliği
* Tarım Orkam Sen Adıyaman
* Mardin Ömerli Fıstıklı Mahalleri Kültür Yardımlaşma Ve Dayanışma Derneği
* Mardin Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası
* Şırnak Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası
* İzmir Müzisyenler Derneği
* Yeşil Sol Parti İstanbul Örgütü
* Türkiye Esnaf Platformu
* BTS İstanbul 1 No.lu Şube
* BTS Sivas Şubesi
* Tüm Emeklilerin Sendikası Beykoz Şube Başkanı Rukiye Demirkol
* Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube
* İstanbul Suruçlular Derneği
* İzmir Dayanışma Akademisi
* İzmir Haber Sen 6. No’lu Şube
* Mardin BES Şubesi
* Mardin Eğitim Sen Şubesi
* Mardin SES Şubesi
* Mardin Tüm-Bel Sen Şubesi
* Mardin Tarım Orkam Sen Temsilciliği
* Mardin Derik Eğitim Sen Temsilciliği
* Mardin Dargeçit Eğitim Sen Temsilciliği
* Mardin Nusaybin Eğitim Sen Temsilciliği
* Mardin Mazıdağı Eğitim Sen Temsilciliği
* Mardin Kızıltepe Eğitim Sen Temsilciliği
* Mardin Midyat Eğitim Sen Temsilciliği
* Mardin Tabip Odası
* Gaziantep SES Şube
* Gaziantep Eğitim Sen Şube
* Doğu Güneydoğu Dernekler (DGD) Platformu
* İstanbul Doğu ve Güneydoğu Dernekleri Konfederasyonu (DGDKON)
* Bitlis Konfederasyonu (BİTLİSKON)
* İstanbul Amed Dernekler Fedetasyonu (AMEDFED)
* Elih (Batman) Dernekleri Federasyonu
* Van Dernekler federasyonu (VANFED)
* İğdır Dernekler Federasyonu (IĞDIR FED)
* Karakoçan Dernekler Federasyonu (KARDEF)
* Muş Dernekler Federasyonu (MUŞDERFED)
* Şiirt Şirvan Dernekler Federasyonu
* Patnos Dernekler Federasyonu (PADEF)
* Mardin Dernekler Federasyonu (MARDİNFED)
* Ardahan Hoçvan Dernekler Federasyonu
* Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF)
* Muş Bulanık Mella Mustafa Köy Derneği
* Silvanlılar Derneği
* İstanbul Patnos Kültür Derneği
* Doğu Beyazıt Derneği
* İstanbul Suruçlular Derneği
* Koçgiri Kültür Derneği
* İstanbul Patnoslular Derneği
* Kozluklular Derneği
* Silvanlılar Derneği
* Diyarbakırlılar Derneği
* Bakırtepe Çevre Platformu
* Maltepe forum
* Jineps
* Ekoloji Politik
* Garip Dede Dergahı
* Türkiye Alevi Federasyonu
* Alevi Bektaşi Federasyonu
* DAD Eş Başkanı Kadriye Doğan
* Demokratik Alevi Derneği Mersin Şubesi
* Wissenschaftler_innen für den Frieden- Deutschland /Academics for Peace – Germany / Barış için Adademisyenler – Almanya
* Mukaddes Erdoğdu Çelik
* Ercüment Akdeniz
* Nihat Eraslan
* Beyza Üstün
* Akın Birdal
* Mustafa Peköz
* Akademisyen Zerrin Kurtoğlu
* Menderes Samancılar
* Akademisyen Mehmet Zencir
* Akademisyen Mustafa Kemal Coşkun
* Akademisyen Ali Çeliksöz
* Akademisyen Osman İşçi
* Akademisyen Mustafa Şener
* Yazar Eşber Yağmurdereli
* Yazar Zeki Gül
* Abdal Halûk Tolga İlhan
* Hatice Özbay
* Cezmi Ersöz
* Mazlum Çetinkaya
* Ahmet Aksel
* Osman Bozkurt
* M. Azad Bozan
* Mehmet Acaruk
* Ömer Özgeç
* Şahabettin Demir
* İbrahim Ateş
* Hasan Sağlam
* Korkut Akın
* Pınar Aydınlar
* Yasemin Göksu
* Hasan Ali
* Hüseyin Bul
* Mahmut Balpetek
* Taner Güven
* Yunus Bircan
* Zafer Köse
* Fulya Çağlar
* Mir Tayf
* Armanc
* Oktay Çaparoğlu
* Adil Okay
* Adîle Wane
* Murat Akbaş (Önceki Dönem Chp İstanbul İl Başkan Yardımcısı)
PİRHA- Ayten Öztürk’e verilen 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının kaldırılmasını isteyen; aydınlar, gazeteciler, siyasetçiler ve sanatçılar yapılan imza kampanyasına destek oldu.
Ayten Öztürk, 8 Mart 2018’de Lübnan’da Beyrut Refik Hariri Havalimanı’nda gözaltına alındı ve özel bir uçakla Türkiye’ye getirildi. Bu tarihten, 28 Ağustos 2018’e kadar Ankara’da gizli bir işkence merkezinde 6 ay boyunca işkence gördü, insanlar üzerine yalan ifade vermeye zorlandı. Elektrik verme, falaka, Filistin askısı, tabutluk, taciz ve tecavüz tehditleri gibi birçok işkence yöntemine maruz kaldı, vücudunda sigara söndürüldü.
28 Ağustos 2018’de, Ankara’da, gözleri bağlı bir şekilde Siyasi Şube polislerine teslim edildi. Resmi kayıtlarda gözaltına alındığı tarih, 28 Ağustos 2018 olarak geçti. Gözaltına alındıktan sonra avukatları, Ayten Öztürk’ün maruz kaldığı işkenceler nedeniyle vücudunun değişik yerlerinde 898 adet işkence izi olduğunu tespit etti.
Ayten Öztürk, 1 Eylül 2018’de çıkarıldığı Sulh Ceza Mahkemesi’nde tutuklandı. Tutuklama kararında, Ayten Öztürk’ün üzerinden sahte pasaport çıktığı iddiası dışında somut bir delil yoktu.
Ayten Öztürk, bu dava devam ederken, Türkiye’de bulunduğu dönemde tutuksuz yargılandığı, 2008 yılında İstanbul Okmeydanı’nda bir çocuk istismarcısının mahalle halkı tarafından linç edilmesi sonrasında kaldırıldığı hastanede yağ embolisinden ölmesi olayı ile ilgili, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden dava dosyasından da yargılanmaya devam etti. İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi, bu dava ile hakkında hiçbir somut suçlama ve delil bulunmayan Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesi’deki yeni davanın birleştirilmesine karar verdi.
Ayten Öztürk hakkında, 3 yıl tutuklu kaldığı bu davanın 10 Haziran 2021’de görülen duruşmasında, bir itirafçı sanığın soruşturma aşamasında verdiği “linç olayını kaldırımdan izliyordu” şeklindeki beyanıyla, aleyhinde başka hiçbir delil olmadan ‘’insan öldürmeye azmettirme’’ ve ‘’anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs’’ suçlamasıyla 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi ve ev hapsi tedbiri uygulanarak tahliye edildi. 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası; önce istinaf mahkemesince, ardından Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nce onaylandı ve kesinleşti. Bu ceza bozulmazsa, Ayten, ömrünün sonuna kadar hapishanede ağır tecrit hücrelerinde tutulacak.
“SİYASİ BİR KARARLA VERİLEN HUKUKA AYKIRI HAPİS CEZASI KALDIRILSIN”
Ayten Öztürk’e yönelik hukuksuzluğun bir an önce sona erdirilmesini isteyen; aydınlar, gazeteciler, siyasetçiler ve sanatçılar yapılan imza kampanyasına destek oldu. İmza kampanyası ile Öztürk’ün , siyasi bir kararla verilen hukuka aykırı hapis cezasının kaldırılması talep edildi.
İMZACI LİSTESİ
1- Kerim Eren – Gazeteci
2- Dilşad Canbaz Kaya – 27. Dönem HDP İstanbul Milletvekili
3- Esra Soybir – direnişteyiz.org
4- Sevim Eren – Sanatçı
5- Mürüvet Küçük – Gazeteci
6- Avni Sağlam – Sanatçı
7- Cihan Çelik – Sanatçı
8- Dogan presse Agence Fransa
9-Nihat Behram – Şair
10 – Emin Alper – Yönetmen
11 – Akın Birdal -23. Dönem BDP Diyarbakır Milletvekili/İHD Eski Genel Başkanı
12- Erdal Bayrakoğlu – Sanatçı
13- Ayşe Hür – Akademisyen
14- Ataol Behramoğlu – Şair
15- Haluk Tolga İlhan – Sanatçı
16- Mehmet Esatoğlu – Tiyatrocu
17- Menderes Samancılar – Sanatçı
18- Muzaffer Gezer – Sanatçı
19- Nalan Çelik – Şair
20- Pınar Aydınlar – Sanatçı
21- Sibel Özbudun – Akademizyen/Antropolog
22- Temel Demirer – Yazar
23- Suat Kaya – Sanatçı
24- Songül Bulur – Sanatçı
25- Yalçın Dönmez – Sanatçı
26- Nurettin Güleç Sanatçı
27- Tülay Yıldırım Ede – Sanatçı
28- Yaşar Gündem – Sanatçı
29- Ercan Aydın – Sanatçı
30- İbrahim Karaca Şair
31- Cenk Dost Verdi – Tiyatrocu
32- Ali Papur – Sanatçı
33- Hüsnü Yıldız – Sanatçı
34- Erdinç Duman – Sanatçı
35- Burhan Karacan – Sanatçı
36- Serhad Raşa – Sanatçı
37- Ayla Yılmaz – Sanatçı
38- Ali Geygeloğlu – Sanatçı
39- Mikail Değirmenci – Sanatçı
40- Yakup Akdemir – Sanatçı
41- Kadir Demir – Sanatçı
42- Şükrü Erbaş – Şair
43- Yeşim Tükel – Gazeteci
44- Emre Orman – Gazeteci
45- Sabri Ejder Öziç – Sanatçı
46- Ercan Geçmez – Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı
47- R.İhsan Eliaçık – İlahiyatçı Yazar
48- Taner Güven – Ressam
49- Mazlum Çimen – Sanatçı
50- Vural Arlıer – Yazar
51- İbrahim Ateş- DEM Parti İstanbul İl Yöneticisi
52- Musa Özuğurlu – Gazeteci
53- Hasan Balcı – Gazeteci
54- Özcan Yaman – Gazeteci
55- Hayri Tunç – Gazeteci
56- Ali Kenanoğlu – 27. Dönem HDP İstanbul Milletvekili
57- Furkan Karabay – Gazeteci
58 – Hasan Subaşı-Alevi Haber Ağı Yayın Kurulu Başkanı
59 – Cevahir Canpolat – Sanatçı
60 – Umut Taştan – Gazeteci
61 – Nilgün Mete – Gazeteci
62 – Ali Isıyel – Basın
63 – Cihan Berk – Gazeteci
64 – Şebnem Korur Fincancı – TTB Eski Genel Başkanı
65 – Hasan Harmancı – Yazar
66 – Deniz Deman – Sanatçı
67 – Musa Ağacık – Gazeteci
68 – Bora Balcı – Gazeteci/ Belgesel Sinemacı
69 – Ali Bozan – DEM Parti Mersin Milletvekili
70 – Eren Keskin – Avukat
71 – Dicle Anter
72 – Hakan Zat – Basın Emekçisi
73 – Nevin Kamilağaoğlu
74 – Buse Özbey – Gazeteci
75 – Pınar Gayip – Gazeteci
76 – Ayten Kordu – DEM Parti Dersim Milletvekili
77 – Mustafa Aslan – Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı
78 – Nadiye Gürbüz – Gazeteci
79 – Faruk Eren – Gazeteci
80 – Ali Balkız – Yazar
81 – Sevda Karaca – EMEP Antep Milletvekili
82 – Grup Yorum
83 – Zeynep Kuray – Gazeteci
84 – Nuray Çevirmen – İnsan Hakları Savunucusu
85 – Ayhan Aydın – Yazar
86 – Ali Rıza Bilir – Dersim Dernekler Federasyonu Başkanı
87 – Erk Acarer – Gazeteci
88 – Barış Arat – Yazar
89 – Defne Halman – Sanatçı
90 – Ahmet Telli – Şair
91 – Mehmet Özer – Şair
92 – Mehmet Ali Çelebi – Gazeteci
93 – Berfin Emekçi – Gazeteci
94 – Turgut Öker – Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Onursal Başkanı
95 – Reyhan Hacıoğlu – Gazeteci
96 – Şenel Gökçe – Şair/Yazar
97 – Medine Mamedoğlu – Gazeteci
98 – Murat Çepni – ESP PM Üyesi
99 – Turgut Dedeoğlu – Gazeteci
100 – Mikail Aslan – Sanatçı
101 – Hüseyin Mat – Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Eşit Başkanı
102 – Orhan Aydın – Sanatçı
103 – Musa Piroğlu – 27. Dönem HDP İstanbul Milletvekili
104 – Kadının Sesi Platformu
105 – Sultan Eylem Keleş – Gazeteci
106 – Ali Ekber Eren – Sanatçı
107 – Halil Ergün – Oyuncu
108 – Hüda Kaya – 27. Dönem HDP İstanbul Milletvekili
109 – Osman Genç – Sanatçı
110 – İsmail Hakkı Demircioğlu – Sanatçı
111 – Süreyya Karacabey – Akademisyen
112 – Yasemin Göksu – Sanatçı
113 – Erdoğan Aydın – Tarihçi/Yazar
114 – Onur Düşünmez – DEM Parti Hakkari Milletvekili
115 – Kemal Bülbül – 27. Dönem HDP Antalya Milletvekili/PSAKD 12. Dönem Genel Başkanı
116 – Yıldırım Kaya – 27. Dönem CHP Ankara Milletvekili/Eğitim-Sen Kurucu Genel Başkanı
117 – Zeynel Aba – Sanatçı
118 – Cezmi Ersöz – Yazar
119 – Gülistan Kılıç Koçyiğit – DEM Parti Kars Milletvekili
120 – Celal Fırat – DEM Parti İstanbul Milletvekili/Garip Dede Dergahı YK Başkanı
121 – Burhan Berken – Sanatçı
122 – Ömer Faruk Gergerlioğlu – DEM Parti Kocaeli Milletvekili
123 – Burcugül Çubuk – DEM Parti İzmir Milletvekil
124 – Ferhat Tunç – Sanatçı
125 – Levent Üzümcü – Oyuncu
126 – Metin Coşkun – Oyuncu/Yönetmen
127 – Adnan Özyalçıner – Yazar
128 – Nur Sürer – Oyuncu
129 – Tolga Sağ – Sanatçı
130 – Sezai Temelli – DEM Parti Muş Milletvekili
131 – Haydar Koçak – Gazeteci
132 – Yadigar Aygün – Gazeteci
133 – Ruhan Mavruk – Şair
134 – Hamit Demir – Oyuncu
135 – Grup Vardiya
136 – Fatoş Güney
137 – Erdal Erzincan – Sanatçı
138 – Şanar Yurdatapan – Besteci/İnsan Hakları Savunucusu
139 – Zülfü Livaneli – Sanatçı
140 – Orhan Alkaya – Oyuncu
141 – Işıl Özgentürk – Yazar
142 – Kutsal Evcimen – Sanatçı
143 – Cengiz Özkan – Sanatçı
144 – Suavi – Sanatçı
145 – Serpil Kemalbay – 27. Dönem HDP İzmir Milletvekili/HDP Eski Eş Genel Başkanı
146 – Nazım Alpman – Yazar
147 – Emin Koramaz – TMMOB Genel Başkanı
PİRHA-Malatya’nın Akçadağ ilçesinde 24 Temmuz’da 11 yaşındaki K.A. adlı çocuğun yolda yürüyen 5 çocuğun üzerine traktör sürmesi sonucu meydana gelen kazada yaşamını yitiren Ada Yıldırım ve Zelal Yıldırım kardeşler için ailenin adalet arayışı sürüyor. Yıldırım ailesi, K.A.’nın trafik polisi babası Basri Ayaz’ın mahalleden çıkarılması için imza topluyor.
Malatya’nın Akçadağ ilçesinin Ören-Çat mevkiinde 11 yaşında bir çocuğun kontrolündeki traktörün altında kalarak yaşamını yitiren 11 yaşındaki Zelal Yıldırım ve 7 yaşındaki Ada Yıldırım’ın ailesinin adalet mücadelesi sürüyor. Yılıdırım ailesi, çocuklarının ölümüne neden olan 11 yaşındaki K.K.’nın trafik polisi babasının Basri Ayaz’ın mahalleden çıkarılması için imza toplamaya başladı.
Basri Ayaz’ın daha önce mahalle sakinleri tarafından uyarılmasına rağmen oğlu K.A.’yı traktör kullanması için teşvik ettiği, aynı zamanda cesaretlendirdiği ifade edilmişti.
Basri Ayaz, jandarma komutanı ve bekçileri kandırarak 31 Temmuz 2024 gecesi olay yerine izinsiz olarak girip, getirdiği kamyonet ve 8 işçiyle eşyalarını kaçırmaya teşebbüs etmiş, bu girişim Yıldırım ailesi ve mahalle sakinleri tarafından durdurulmuştu.
“HAK ETTİĞİ CEZAYI ALMASINI İSTİYORUZ”
Ada ve Zelal Yıldırım kardeşlerin teyzesi, İsveç Götenborg Alevi Derneği Eş Başkanı Melek Şakar, olayın duyulmasıyla birlikte ilk günden beri olayı takip ettiklerini ifade etti.
Şakar, “Tüm kamuoyunun hukuki süreçte yanımızda yer almasını, Ada ve Zelal’in sesi olmasını rica ediyoruz. Acımız büyük ve yolumuz uzun ama davamızın takipçiyiz. Bu katliamın sorumlusu olan aile, hak ettiği cezayı alana kadar mücadelemize devam edeceğiz” dedi.
Yıldırım Ailesi’nin İmza Topladığı Dilekçede şu ifadeler yer alıyor:
“Ören Muhtarlığına, Akçadağ Kaymakamlığı’na, Malatya Valiliği’ne, Ören Mahallesi sakinlerinin talebidir.
24.07.2024 tarihinde İlimizin Akçadağ İlçesi’nin Ören Mahallesi Çat mevkisinde ihmal sonucu dört çocuk traktörün altında kalmıştır. 11 yaşındaki Zelal Yıldırım ve 7 yaşındaki Ada Yıldırım kardeşler traktörün altında kalarak feci şekilde can vermiştir. Gülce Şakar ve Asya Kaya kazada ağır yaralanmıştır. Asya Kaya’nın hayati tehlikesi devam etmekte olup, yaralanan çocukların yaşamları boyunca vücutlarında kalıcı zarar meydana gelmiştir.
Kazaya sebep olan kişi ise; 11 yaşında, babasının cesaretlendirmesi ve yetkilendirmesiyle sıklıkla traktör kullanan bir çocuktur. İlimizde kayısı mevsiminde çok fazla mevsimlik çalışan gelmekte olup çocuk sayısı artmaktadır. Daha önce defalarca traktörü çocuğun kullandığını gören gerek Çat Mevkisinde yaşayan farklı kişiler, gerekse mevsimlik işçiler aileyi uyarmak için evlerine gitmiş ancak baba Basri Ayaz’ın umursamaz ve geçiştirici ifadelerine tanıklık etmiştir. Çat mevkisinde yaşayanlar, kazaya sebep olan 11 yaşındaki çocuğun polis memuru olan babası Basri Ayaz’ı sürekli olarak ikaz etmelerine rağmen yine de “benim oğlum yapar, benim oğlum öğrenmek zorunda” gibi beyanlarla çocuğunu cesaretlendirmeye devam etmiştir.
Polis memuru Basri Ayaz ve ailesi aslen Adıyamanlı olup Çat Mevkii’ne yeni yerleşmiştir. Vefat eden çocukların ve yaralanan çocukların aileleri, Basri Ayaz ile arazi komşusu olup, evlerine giderken mutlak suretle kazaya sebep olan kişinin evinin önünden geçmesi gerekmektedir. Basri Ayaz ve ailesinin benzer olaylara sebebiyet vereceği ve kazadan zarar gören aileleri tahrik edecek davranışlarda bulunacağı ve daha büyük adli vakaların yaşanacağı tarafımızca öngörülmektedir.
Çat mevkisinde ikamet edenler soydaş olup kazada zarar görenlerin yakın derece akrabalarıdır. Halkın huzurunun ve barışçıl ortamın zarar gördüğü açıktır. Açıklanan ve resen gözetilmesi gereken nedenlerle; Basri Ayaz ve ailesinin mahallemizde yaşamasından rahatsızlık duymaktayız. İlgili makamlarca önlem alınmak suretiyle Basri Ayaz ve ailesinin mahallemizden çıkarılması hususunda gerekli ve ilgili işlemlerin yapılmasını saygılarımızla talep ederiz.”
PİRHA – Alevi kurumları, korsan Hacıbektaş anma programını iptal etmesi için hükümete çağrıda bulundu. Garip Dede Dergahı’nda bir araya gelen Aleviler, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın derhal kapatılması ve hükümetin öncülüğünde yapılacak korsan anmadan vazgeçilmesi için yüzlerce kişinin imza verdiğini açıkladı. Açıklamada, Hünkâr Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nın Cemevi Başkanlığı tarafından mafyatik ve işgalci bir anlayış ile gasp edilmeye çalışıldığı vurgulandı.
Alevi kurumları, Hacıbektaş’ta 60 yıldır süregelen Hacı Bektaş Veli Anma, Kültür ve Sanat Etkinlikleri’nin AKP hükümeti/devlet eliyle korsan bir şekilde gasp edilmek istenmesine ilişkin Küçükçekmece’de bulunan Garip Dede Dergahı’nda basın açıklaması yaptı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevleri Başkanlığı’nın kapatılması, bu kurum tarafından organize edilen 15-16-17 Ağustos’taki alternatif Hacı Bektaş Veli anma etkinliklerinin iptal edilmesi için basın açıklaması yapıldı.
Yüzlerce kurum ve kişi Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevleri Başkanlığı’nın Hacıbektaş’ta Alevi kurumlarına karşı yapacağı etkinliğin iptal edilmesi ve başkanlığın kapatılması için imza verdi.
Açıklamaya, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi(DEM Parti) İstanbul Milletvekili ve Garip Dede Dergahı Cemevi Başkanı Celal Fırat, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği(PSAKD)Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Genel Sekreteri Yeşim Kantekin, Türkiye Alevi Federasyonu(ADFE) Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç, Türkiye Alevi Federasyonu Genel Sekreteri Ufuk Emre Bektaş, Ağuçan Ocağı pirlerinden İbrahim Erdoğan, DEM Parti İstanbul Milletvekili Çiçek Otlu, CAN TV Yönetim Kurulu’ndan Sabri Meral ve PİRHA’dan Veli Haydar Güleç’in yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.
“Devletin inançlara müdahalesi suçtur” pankartı açılırken, basın açıklaması öncesinde Garip Dede Dergahı Cemevi Başkanı Celal Fırat, Alevi Bektaşi Federasyonu adına İbrahim Karakaya ve Türkiye Alevi Federasyonu adına Zeynel Abidin Koç birer konuşma yaptılar.
DEM Parti İstanbul Milletvekili ve Garip Dede Dergahı Cemevi Başkanı Celal Fırat, “Cumhuriyetin yüzüncü yılında Alevi toplumu eşit yurttaşlık istedi. Herkesle beraber yaşamak gibi bir derdimiz var. Şu an da Alevi toplumunu birbirine düşman etmeye çalışan bir akıl var. Gelin beraber oturup konuşalım. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı bünyesine giren dedelere de söylüyorum el ele verelim Pirin huzurunda hepimiz özümüzü dara çekelim. Yezid zihniyetinden daha tehlikeli bir süreç yaşıyoruz. Biz Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kesinlikle tanımıyoruz. AKP-MHP’ye oy verenler bu asimilasyon uygulamaları size yapılsa ne yapardınız? Birbirimizin Hızır’ı olalım” dedi.
KARAKAYA: DERGAHLARIMIZDAN ELİNİZİ ÇEKİN
Alevi Bektaşi Federasyonu adına söz alan İbrahim Karakaya ise “61 yıldır bu etkinlikler sürekli olarak yapıldı. Devlet 2 senedir dergah üzerine müdahale etmeye çalışıyor. Bizim amacımız devletin bu çalışmaya girmemesidir. Anayasa’nın 10. Maddesi eşitlik maddesini, 24. Maddesi din ve vicdan özgürlüğünü belirler. Biz Alevi kurumları kurulduğu günden bu yana laik devleti benimsedik. Cumhuriyetin kurulduğu bugüne kadar yasaklı bir inancı savunuyoruz. Ama şimdi farklı bir uygulamayla karşı karşıyayız. Bugün devlet Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kurarak Alevilere kayyum atadı. Bir insanın bir inancı yaşaması asla devlet eliyle olamaz. 1964 yılından bugüne kadar Hacıbektaş’taki anma törenleri belediye tarafından yapılıyor. 1994 yılından bu yana da Alevi örgütleriyle belediye ortaklaşa yapıyor. Kudüs’te Müslümanların Mescidi Aksa ile karşı karşıya kalma durumundayız. Dergahlarımızdan elinizi çekin” diye konuştu.
KOÇ: KESİNLİKLE KABUL ETMİYORUZ
Türkiye Alevi Federasyonu(ADFE) Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç da “Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kesinlikle kabul etmiyoruz. Etkinliğinizden vazgeçin. Nerede bir Alevi etkinliği varsa cemevi başkanlığı orada etkinlik yapmaya çalışıyor. Hacıbektaş etkinliklerinden bugün biran önce çekildiklerini bildirmelerini talep ediyoruz” diye konuştu.
Açıklamayı Alevi kurumları adına Türkiye Alevi Federasyonu Genel Sekreteri Ufuk Emre Bektaş okudu.
“ALEVİLER TARİH BOYUNCA BEDEL ÖDEDİLER”
Aleviliğin kadim ve özgün bir inanç olduğunu söyleyen Bektaş, bu inanca, bu kültüre, bu felsefeye sahip milyonlarca insanın, yüzyıllardır bu topraklarda var olma mücadelesi verdiğine vurgu yaptı.
Alevilerin hem kendilerini hem de inançlarını korumak için tarih boyunca bedel ödediklerini ve ödemeye devam ettiklerini de kaydeden Bektaş, “Ödenen bedellere rağmen inançları ve ibadethaneleri yasal güvence altına alınmamıştır. Tarih boyunca ibadetleri yasaklanmış ve dergâhları, ziyaretgâhları ya talan edilmiş, ya el konulmuş ya da başka inançların ibadethanesine dönüştürülmüştür. Alevi köylerine zorla camiler inşa edilmiş, Alevi çocukları zorunlu din derslerine tabi tutulmuşlardır” dedi.
“ALEVİLERİN TALEPLERİ HER SEFERİNDE YENİ BİR KATLİAMLA YANIT BULDU”
Alevilerin, çağdaş, laik, demokratik, eşitlik, barış, kardeşlik çağrıları ve taleplerinin her seferinde yeni bir katliamla yanıt bulduğunu dile getiren Bektaş, “Ancak; Aleviler, sadece kendileri için değil, bütün inançlar, cinsiyetler, renkler, milliyetler, topluluklar ve halklar için, “Eşit Yurttaşlık, İnsanca Yaşam, Barış, Kardeşlik, Adalet, Laik ve Demokratik, Cumhuriyet” talepleri için mücadele etmekten geri durmamışlardır” diye belirtti.
“ALEVİLER ORGANİZE BİR ASİMİLASYON, İNKAR, İMHA POLİTİKASIYLA KARŞI KARŞIYA”
22 yıldır ülkeyi yöneten AKP iktidarı ve bu iktidarın ortaklarının dezavantajlı kesimlerin, ayrımcılığa maruz kalanların, azınlıkların hiçbir demokratik ve insani talebine olumlu karşılık vermediği belirtilerek, açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:
“Bu kesimlerin başında yer alan Aleviler, organize bir asimilasyon, inkâr ve imha politikası ile karşı karşıyadır. Devlet, devşirme kadrolar yanında ırkçı, şoven, gerici, kinci bir ekip ile Aleviliği katletmeye ve tümden ortadan kaldırmaya çalışmaktadır. Bu durum, tarihin en büyük operasyon hamlesidir. Bu operasyonu, Alevilerin bütün itirazlarına rağmen inatla kurdukları “Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı” eli ile yürütmektedirler. Bu başkanlık kurulduğu günden bu yana asimilasyon politikalarının üssü durumundadır. Bu merkezde Alevi inancı özünden uzaklaştırılarak, yeni bir elbise biçilmeye çalışılmakta ve daha da kötüsü rüşvet ve maaş karşılığı tahsis edilen devşirme kadrolar eli ile Aleviler kendi içinde ayrıştırılmak ve çatıştırılmak istenmektedir.
“MAFYATİK VE İŞGALCİ BİR ANLAYIŞLA GASP EDİLMEYE ÇALIŞILIYOR”
Hacıbektaş ilçesinde bulunan Hünkâr Hacı Bektaş Veli Dergâhı bir kez daha işgal edilmek istenmekte ve 60 yıldır devam eden Hacı Bektaş Veli Anma, Kültür ve Sanat Etkinlikleri, Alevi Diyaneti olmaya soyunan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından mafyatik ve işgalci bir anlayış ile gasp edilmeye çalışılmaktadır. Bu anma etkinlikleri Alevilerin inançsal bir etkinliğidir. Hacı Bektaş Veli Dergâhı, Alevilerin en önemli inanç merkezlerinden biridir. Alevilerin Serçeşmesidir. 60 yıldır Alevi Kurumları ve Hacıbektaş Belediyesi organizasyonunda gerçekleşen ve Alevilerin inançsal ritüeli haline dönüşen bu etkinlikten, devlet ve birimleri elini çekmelidir. Bu vicdanen kabul edilebilir bir durum değildir.
“UYARIYORUZ, BU BİR TURİSTİK FAALİYET DEĞİL, BU TUTUMDAN VAZGEÇİN”
Siyasi iktidarı uyarıyoruz; bu anma etkinliğini kültürel festivallerle karıştırmayın. Bu bir turistik faaliyet ya da tek başına kültürel bir festival değildir. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ve AKP/MHP ortaklığı bu tutumundan derhal vazgeçmelidir. Yapılmak istenen şey üzülerek ifade etmeliyiz ki; Filistinli Müslümanların Mescidi Aksa’ya girmesinin ve ibadetlerini yapmak istemelerinin İsrail devleti tarafından yasaklanması ile eşdeğer bir durumdur. Alevilerin ibadethanesi olan cemevlerini tanımayan, ibadeti olan Cemi kabul etmeyen, insanlığa karşı işlenmiş bir suç olan Madımak Katliamı davasını zaman aşımına uğratan, katillerini serbest bırakan bir anlayışın Hacıbektaş’ta bunları yapması anlaşılır bir tutumdur ama kabul edilemez.
“ALEVİ BEKTAŞİ KÜLTÜR VE CEMEVİ BAŞKANLIĞI HEPİMİZ İÇİN YOK HÜKMÜNDEDİR”
Her yıl 16/17/18 Ağustos’ta yapılan Anma Etkinliklerine bu başkanlık tarafından alternatif etkinlik konması ve halkımızı 15/16/17 Ağustos’a çağırması, kötü niyeti açığa çıkarmakta ve iddialarımızı doğrulamaktadır. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı başta Aleviler ve Alevi kurumları nezdinde olmak kaydı ile hepimiz için yok hükmündedir. Böyle bir başkanlık Alevilerin talebi değildir. Bu başkanlıkla birlikte hareket eden herkes ve her kurum Alevileri ve Alevi dostlarını karşısına alacaktır.
TALEPLER SIRALANDI
Biz aşağıda imzası olan kişiler, kurumlar, aydın ve sanatçılar olarak uyarıyor ve talep ediyoruz.
1- Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı derhal kapatılmalıdır. Alevilerin inançsal faaliyet ve ritüellerinden elini çekmelidir. Aynı şekilde siyasal iktidar, Alevilerin taleplerini kabul etmek yerine böyle oluşumlar eliyle Aleviliği katletme girişiminden vazgeçmeli ve Hacıbektaş programını derhal iptal etmelidir.
2- Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi başkanlığı ile birlikte hareket eden kişi, kurum, sanatçı kim varsa bu başkanlığın işlediği aleni suça ortaktır ve bu ortaklığı bir an önce sonlandırmalıdır.
3- Hacı Bektaş Veli Dergâhı başta olmak üzere Diyanet İşleri Başkanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve benzeri kurumlar eli ile gasp edilmiş, el konulmuş bütün Alevi dergâh, türbe ve ziyaret yerleri, ibadethaneleri bir an önce gerçek sahibi olan Alevilere teslim edilmelidir.
4- Alevilik, Aleviliktir. Aleviler nasıl inanıyorsa o şekilde kabul edilmeli ve hiçbir inanca müdahale edilmemelidir.
5- Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinliklerinin 61.Ulusal, 35.Uluslararası programı Hacıbektaş Belediyesi ve Alevi Kurumlarının ortaklaşa organize ettiği 16-17-18 Ağustos’tadır. Bunun dışındaki programları korsan programlar olarak tanımlıyor ve kabul etmiyoruz.”
PİRHA- Alevi kurumları 5 maddelik taleplerinin yerine getirilmesi için imza kampanyası başlattı. Kurumlar, Hacı Bektaş Anma Etkinliklerinin 16-17-18 Ağustos’ta olduğunu, bunun dışında düzenlenen etkinliklerin ise korsan olarak tanımlanacağını ilan etti. Alevi kurumları imza metninde Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı derhal kapatılması, Cemevi Başkanlığı ile birlikte hareket eden kişi, kurum, sanatçının bu başkanlığın işlediği aleni suça ortak olacağı, bu ortaklığı bir an önce sonlandırması gerektiği talepler arasında yer alıyor.
Alevi kurumları 5 maddelik taleplerin de yer aldığı bir yazılı metin yayınlayarak imza kampanyası başlattı.
Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın alternatif Hacı Bektaş Veli Anma Etkinliği düzenlemesine sert tepki verilen metinde, Alevilerin organize bir saldırıyla karşı karşıya kaldığı, devşirme, ırkçı, gerici, kinci bir ekibin Aleviliği ortadan kaldırmaya çalıştığı vurgulandı.
Alevilerin inançsal bir etkinliği olan Hacı Bektaş Veli Anma, Kültür ve Sanat Etkinlikleri’nin, Alevi Diyaneti olmaya soyunan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından mafyatik ve işgalci bir anlayış ile gasp edilmeye çalışıldığı kaydedildi.
AKP hükümetini uyaran Alevi kurumları, “Hacı Bektaş Veli Anma Etkinliği’ni kültürel festivallerle karıştırmayın” dedi.
Alevi kurumlarının imzaya açtığı metin şöyle:
“Alevilik; kadim ve özgün bir inançtır. Bu inanca, bu kültüre, bu felsefeye sahip milyonlarca insan, yüzyıllardır bu topraklarda var olma mücadelesi vermektedir. Aleviler; hem kendilerini hem de inançlarını korumak için tarih boyunca bedel ödediler ve hala ödemektedirler. Ödenen bedellere rağmen inançları ve ibadethaneleri yasal güvence altına alınmamıştır. Tarih boyunca ibadetleri yasaklanmış ve dergâhları, ziyaretgâhları ya talan edilmiş, ya el konulmuş ya da başka inançların ibadethanesine dönüştürülmüştür.
Alevi köylerine zorla camiler inşa edilmiş, Alevi çocukları zorunlu din derslerine tabi tutulmuşlardır. Alevilerin, çağdaş, laik, demokratik, eşitlik, barış, kardeşlik çağrıları ve talepleri her seferinde yeni bir katliamla yanıt bulmuştur. Ancak; Aleviler, sadece kendileri için değil, bütün inançlar, cinsiyetler, renkler, milliyetler, topluluklar ve halklar için, “Eşit Yurttaşlık, İnsanca Yaşam, Barış, Kardeşlik, Adalet, Laik ve Demokratik Cumhuriyet” talepleri için mücadele etmekten geri durmamışlardır.
“ALEVİLER ORGANİZE BİR ASİMİLASYON, İNKAR VE İMHA POLİTİKASIYLA KARŞI KARŞIYADIR”
22 yıldır ülkeyi yöneten AKP iktidarı ve bu iktidarın ortakları, dezavantajlı kesimlerin, ayrımcılığa maruz kalanların, azınlıkların hiçbir demokratik ve insani talebine olumlu karşılık vermemiştir. Bu kesimlerin başında yer alan Aleviler, organize bir asimilasyon, inkâr ve imha politikası ile karşı karşıyadır.
“DEVLET, DEVŞİRME KADROLAR VE IRKÇI, GERİCİ, KİNCİ EKİPLE ALEVİLİĞİ ORTADAN KALDIRMAYA ÇALIŞIYOR”
Devlet, devşirme kadrolar yanında ırkçı, şoven, gerici, kinci bir ekip ile Aleviliği katletmeye ve tümden ortadan kaldırmaya çalışmaktadır. Bu durum, tarihin en büyük operasyon hamlesidir. Bu operasyonu, Alevilerin bütün itirazlarına rağmen inatla kurdukları “Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı” eli ile yürütmektedirler. Bu başkanlık kurulduğu günden bu yana asimilasyon politikalarının üssü durumundadır. Bu merkezde Alevi inancı özünden uzaklaştırılarak, yeni bir elbise biçilmeye çalışılmakta ve daha da kötüsü rüşvet ve maaş karşılığı tahsis edilen devşirme kadrolar eli ile Aleviler kendi içinde ayrıştırılmak ve çatıştırılmak istenmektedir.
Hacıbektaş ilçesinde bulunan Hünkâr Hacı Bektaş Veli Dergâhı bir kez daha işgal edilmek istenmekte ve 60 yıldır devam eden Hacı Bektaş Veli Anma, Kültür ve Sanat Etkinlikleri, Alevi Diyaneti olmaya soyunan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından mafyatik ve işgalci bir anlayış ile gasp edilmeye çalışılmaktadır. Bu Anma etkinlikleri Alevilerin inançsal bir etkinliğidir.
“DEVLET VE BİRİMLERİ ANMA ETKİNLİĞİNDEN ELİNİ ÇEKMELİDİR”
Hacı Bektaş Veli Dergâhı, Alevilerin en önemli inanç merkezlerinden biridir. Alevilerin Serçeşmesidir. 60 yıldır Alevi Kurumları ve Hacıbektaş Belediyesi organizasyonunda gerçekleşen ve Alevilerin inançsal ritüeli haline dönüşen bu etkinlikten, devlet ve birimleri elini çekmelidir. Bu vicdanen kabul edilebilir bir durum değildir.
SİYASİ İKTİDARI UYARIYORUZ: BU ANMAYI FESTİVALLERLE KARIŞTIRMAYIN!
Siyasi İktidarı uyarıyoruz; Bu anma etkinliğini kültürel festivallerle karıştırmayın. Bu bir turistik faaliyet ya da tek başına kültürel bir festival değildir. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ve AKP/MHP ortaklığı bu tutumundan derhal vazgeçmelidir. Yapılmak istenen şey üzülerek ifade etmeliyiz ki; Filistinli Müslümanların Mescidi Aksa’ya girmesinin ve ibadetlerini yapmak istemelerinin İsrail devleti tarafından yasaklanması ile eşdeğer bir durumdur. Alevilerin ibadethanesi olan cemevlerini tanımayan, ibadeti olan Cemi kabul etmeyen, İnsanlığa karşı işlenmiş bir suç olan Madımak Katliamı davasını zaman aşımına uğratan, katillerini serbest bırakan bir anlayışın Hacıbektaş’ta bunları yapması anlaşılır bir tutumdur ama kabul edilemez.
“CEMEVİ BAŞKANLIĞI YOK HÜKMÜNDEDİR; İŞBİRLİĞİ YAPANLAR ALEVİLERİ VE DOSTLARINI KARŞISINA ALACAKTIR”
Her yıl 16/17/18 Ağustos’ta yapılan Anma Etkinliklerine bu başkanlık tarafından alternatif etkinlik konması ve halkımızı 15/16/17 Ağustos’a çağırması, kötü niyeti açığa çıkarmakta ve iddialarımızı doğrulamaktadır. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı başta Aleviler ve Alevi kurumları nezdinde olmak kaydı ile hepimiz için yok hükmündedir. Böyle bir başkanlık Alevilerin talebi değildir. Bu başkanlıkla birlikte hareket eden herkes ve her kurum Alevileri ve Alevi dostlarını karşısına alacaktır.”
İMZA KAMPANYASI BAŞLATILDI
Alevi kurumları, aşağıdaki 5 maddelik talebin kabul edilmesi için imza kampanyası başlattı.
1- Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı derhal kapatılmalıdır. Alevilerin inançsal faaliyet ve ritüellerinden elini çekmelidir. Aynı şekilde siyasal iktidar, Alevilerin taleplerini kabul etmek yerine böyle oluşumlar eliyle Aleviliği katletme girişiminden vazgeçmeli ve Hacıbektaş programını derhal iptal etmelidir.
2- Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi başkanlığı ile birlikte hareket eden kişi, kurum, sanatçı kim varsa bu başkanlığın işlediği aleni suça ortaktır ve bu ortaklığı bir an önce sonlandırmalıdır.
3- Hacı Bektaş Veli Dergâhı başta olmak üzere Diyanet İşleri Başkanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve benzeri kurumlar eli ile gasp edilmiş, el konulmuş bütün Alevi dergâh, türbe ve ziyaret yerleri, ibadethaneleri bir an önce gerçek sahibi olan Alevilere teslim edilmelidir.
4- Alevilik, Aleviliktir. Aleviler nasıl inanıyorsa o şekilde kabul edilmeli ve hiçbir inanca müdahale edilmemelidir.
5- Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinliklerinin 61.Ulusal, 35.Uluslararası programı Hacıbektaş Belediyesi ve Alevi kurumlarının ortaklaşa organize ettiği 16-17-18 Ağustos’tadır. Bunun dışındaki programları korsan programlar olarak tanımlıyor ve kabul etmiyoruz.
NASIL İMZACI OLUNACAK?
Bu arada, kurumsal veya bireysel imzacı olmak isteyenlerin en geç 12.08.2024 saat 12:00 a kadar abf@alevifederasyonu.org.tr mail atarak veya 05439075904 numaraya bildirim yapmaları gerekiyor.
PİRHA-TAYAD’lı Aileler, Y ve S tipi hapishanelerin kapatılması için imza kampanyası başlattı. Yapılan açıklamada, “Kuyu tipi hapishanelerin artık siyasi bir tercih olduğunu imza metnimizde ilan ediyoruz. Vicdan sahibi sol, sosyalist ve kendine anti-emperyalist diyen herkesi, siyasi sorumluluğunun gereğini yapmasını bekliyoruz” denildi.
Y ve S tipi olarak adlandırılan yüksek güvenlikli hapishanelerde birçok ihlâl yaşanıyor. Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TAYAD), Y ve S tipi hapishanelerin kapatılması için imza kampanyası başlattı.
TAYAD’lı Ailelerden Doğan Karataştan, başlattıkları imza kampanyasına dair PİRHA‘ya konuştu.
“S, R, Y TİPİ HAPİSHANELER YASA DIŞI BİR ŞEKİLDE FAALİYETE GEÇİRİLDİ”
S, R, Y Tipi Hapishaneler’in 5 yıl önce yasadışı bir şekilde faaliyete geçirildiğini söyleyen Doğan Karataştan, “Bizler TAYAD’lı Aileler olarak, bu hapishaneleri 2020 yılında, ilk sürgün sevk edilen Şerif Turunç’la duyduk. Şerif Tunç, 47 günlük açlık grevi yaptıktan sonra talebi doğrultusunda yeri değiştirildi ancak S ve Y Tipi Hapishaneler kamuoyuna duyurulmadan kaldı. Daha sonra Mayıs 2022 tarihinde, toplu sürgün sevklerle birlikte süresiz açlık grevleri ve ölüm oruçları başladı. Nedim Öztürk, Hüseyin Karaoğlan, Nurettin Kaya, Cemil Kurt ve Alişan Gül derken direnişçiler çoğaldı ve direniş Cem Dursun, Oktay Kelebek, Rezzan Şengül, Vedat Doğan, Halil Yakut ve Muammer Kaya ile direniş büyüdü” diye belirtti.
“TOPLADIĞIMIZ İMZALARI TBMM’YE VE ADALET BAKANLIĞI’NA İLETECEĞİZ”
TAYAD’lı Aileler olarak hapishanedeki tutukluların sesi olmak için seferber olduklarını belirten Karataştan, “Her hafta çarşamba günü saat 12.00’de Çağlayan Adliyesi önünde işkenceyle gözaltına alınıyoruz. TBMM’de milletvekilleriyle görüşmeler yapıldı. Adalet Bakanlığı önünde gözaltılar yaşandı. Direnişte olan özgür tutsakların taleplerini içeren dilekçeler verildi. İstanbul’da Taksim Anıtı, Ankara’da Yüksel Caddesi ve İzmir Meydanı’nda düzenli eylemler örgütlendi. Basınla, demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler ve TBMM’de kuyu tipi hapishanelerle ilgili görüşmeler yapıldı, dosyalar sunuldu ve bugün kuyu tipi hapishanelerin yeterince duyurulduğunu düşünüyoruz. Kuyu tipi hapishanelerin artık siyasi bir tercih olduğunu imza metnimizde ilan ediyoruz. Vicdan sahibi, sol, sosyalist, kendine anti-emperyalist diyen herkesin siyasi sorumluluğunun gereğini yapmasını bekliyoruz. Başlatmış olduğumuz imza kampanyası onlarca faaliyetimizden bir tanesidir ve topladığımız imzalar TBMM’ye, Adalet Bakanlığı’na iletilecek” diye konuştu.
PİRHA – Alevi Bektaşi Federasyonu Kadın Meclisi’nin, okullarda uygulanan ÇEDES projesinin sonlandırılması için başlattığı imza kampanyası devam ediyor. Kampanyanın 10 bin imzaya yaklaştığı bilgisini veren ABF Kadından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Elif Keleşo, toplumun tüm kesimlerini bu kampanyaya katılmaya ve imza vermeye davet etti.
Toplumun tepkiyle karşıladığı Çevreme Duyarlıyım Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES) projesine yönelik Alevi toplumunun itirazı sürüyor. ÇEDES uygulamanın iptali için Alevi Bektaşi Federasyonu Kadın Meclisi de harekete geçmiş ve imza kampanyası başlatmıştı.
“ÇEDES projesi iptal edilsin!” başlığı ile change.orgüzerinden 22 Haziran tarihinde imza kampanyası başlatan Alevi Bektaşi Federasyonu Kadın Meclisi’nin çağrısı ile imza verenlerin sayısı 10 bine yaklaştı.
“BU PROJEYE KARŞI ÇIKMAK ADINA ATILAN ÖNEMLİ BİR ADIM”
Alevi Bektaşi Federasyonu Kadından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Elif Keleşo, ÇEDES Projesi’nin iptal edilmesi amacıyla başlattıkları geniş kapsamlı imza kampanyasının devam ettiğini belirterek, “ÇEDES Projesi’nin, toplum üzerinde olumsuz etkiler yaratacağına inanan Kadın Meclisimiz, bu girişimiyle kamuoyunun dikkatini çekmeyi hedefliyor. ÇEDES Projesi’nin uygulanması durumunda Alevi toplumunun inançsal değerlerinin zarar göreceği endişesi taşımaktayız. Bu projeye karşı çıkmak, geleceğimizi korumak adına atılması gereken önemli bir adımdır” dedi.
“TOPLUMUN TÜM KESİMLERİNİ BU KAMPANYAYA KATILMAYA DAVET EDİYORUZ”
Keleşo, daha fazla imza toplanması için kamuoyunun desteğine ihtiyaç olduğunu ifade ederek, “Kampanyaya destek hızla büyüyor, ancak daha fazla imza toplanması için kamuoyunun desteğine ihtiyaç duyuluyor. Alevi Bektaşi Federasyonu Kadın Meclisi olarak toplumun tüm kesimlerini bu kampanyaya katılmaya ve imza vermeye davet ediyoruz. İmzanızla siz de bu haklı mücadeleye destek olun ve geleceğimize sahip çıkın” çağrısında bulundu.
İMZA KAMPANYASININ LİNKİ
Kampanyaya destek vermek için change.org adresini ziyaret edebilirsiniz.
PİRHA- Açık Radyo’nun lisansının RTÜK tarafından iptal edilmesine karşı aralarında aydın, yazar ve gazetecilerin de olduğu çok sayıda kişinin katılımıyla imza kampanyası başlatıldı.
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK), “Ermeni soykırımı” ifadesi nedeniyle daha önce idari para cezası ve 5 kez yayın durdurma cezası verdiği Açık Radyo’nun lisansını iptal etti.
Aydın, yazar, gazeteci, siyasetçi ve sanatçıların da aralarında olduğu çok sayıda kişi Açık Radyo’nun yayın lisansının iptal edilmesine tepki amacıyla imza kampanyası başlattı.
İmza metninde, “Açık Radyo her türlü düşünceyi ifade etmeye ‘açık’ olduğunu belirten, kendilerini ‘Kâinatın tüm renklerine ve seslerine açık radyo’ ibaresiyle tanıtan ve yıllardır yüksek kalitede yayın yapan bir radyo kanalıdır. RTÜK’ün bu Radyo’nun yayınına son verme kararı kabul edilebilir türden değildir ve Anayasa’da garanti altına alınmış ifade özgürlüğüne açıkça aykırıdır. Bu kararın derhal kaldırılmasını, ifade özgürlüğüne daha fazla zarar verilmemesini talep ediyoruz”denildi.
Kampanyaya imza veren isimler şöyle:
“Abdullah Çiftçi, Abdullah Demirbaş, Abdülkadir Polat, Adnan Ekşigil, Ahmet Akşit, Ahmet Aykaç, Ahmet Çoker, Ahmet Dindar, Ahmet Doğan, Ahmet Muhtar Çakmak, Akın Atalay, Akın Birdal, Akif Burak Atlar, Alaattin Kılıç, Alev Çağlar, Alev Er, Alex Dekesoğlu, Ali Boratav, Ali Haydar Konca, Ali Kanıbelli, Ali Oruç, Ali Yüce, Alper Görmüş, Altan Seymen, Alya Kanibelli, Anlam Decoster, Antoni Muntadas, Arda Ekşigil, Arif Ali Cangı, Arif Belgin, Arif Mardin, Armağan Özel, Arzu Güvenç Demirci, Asena Yılmaz, Aslı Kıyak İngin, Asuman Bayrak, Asuman Boyacıgiller, Atıf Akın, Atilla Ansal, Atilla Dirim, Atilla Kart, Aycan Özkan, Ayça Güçlüten, Ayfer Bartu Candan, Ayhan Alkış, Ayla Tokmak, Aysuda Kölemen, Ayşe Erzan, Ayşe Feryal Baran, Ayşe Fidan Türkent, Ayşe Gül Altınay, Ayşe Güven, Ayşe Haseki, Ayşe Öncü, Ayşe Semiha Baban, Ayşe Sözeri Cemal, Ayşe Şehnaz Kart , Ayşe Yetmen, Ayşegül Devecioğlu, Ayşegül Kaya, Ayşen Anadol, Ayşen Şahin, Aytuğ Atıcı, Azmi Özkardeş, Bahadır Özgür, Banu Kanıbelli, Banu Tesal, Baskın Oran, Bekir Ağırdır, Belgin Aral, Bengül ateş, Beral Madra, Beril Eyüboğlu, Betül Akan, Betül Yıldız, Beyza Özgören, Beyzanur Alıcı, Binnaz Toprak, Bircan Yorulmaz, Birgül Asena Güven, Burhan Şenatalar, Bülend Tuna, Bülent Atamer, Bülent Bilmez, Bülent Felekoğlu, Bülent Müftüoğlu, Bülent Tekin, Cafer Solgun, Cahit Mete, Can Candan, Can Çırnaz, Candan Çırnaz, Celal Yıldırım, Cem Mansur, Cem Tüzün, Cemal Polat, Cengiz Arın, Cengiz Bayıldıran, Cengiz Şanlı, Cihan Şenoğuz, Cihan Uzunçarşılı Baysal, Coşkun Özdemir, Cumali Kaya, Çağatay Anadol , Çağla Ormanlar Ok, Çiğdem Yalçın, Defne Tesal, Demet Hakman, Deniz Doğan İbrişim, Deniz Erdoğdu, Deniz Kavuk, Deniz Türkali, Deniz Yıldız, Derya Muşkara, Derya Şimşek Aksakal, Dilek Başargan, Dilek Dizdar, Dilek Gökçin, Dilek Necioğlu Örken, Doğan Bermek, Doğan Özgüden, Doğan Özkan, Dursun Bulut, Eda Yiğit, Elif Yıldız, Elisabeth Edwards, Emin Ekinci, Emine Nur Çakır Diler, Emine Uşaklıgil, Emiş Küçükarslan, Enes Atila Pay, Enver Laçin, Enver Tutucu, Erbil Cihangir, Ercan İpekçi, Erdal Doğan, Erdir Zat, Erdoğan Aydın, Erdoğan Kahyaoğlu, Erdoğan Soysal , Erdoğan Yılmaz, Erdost Ansal, Ergin Cinmen , Ergun Babahan, Ergün Eşsizoğlu, Erinç Yeldan, Erkan Selvi, Erol Önderoğlu, Ersin Tek, Ertuğrul Balıkçıoğlu, Erzade Ertem, Esen Mutluay Ülgenerk, Esin Türken, Esra Koç, Evren Altınel, Evrim Kepenek, Ezgi Kocahan Çevik, Fahir Macit, Fahri Aral, Faruk Loğoğlu, Fatin Kanat, Fatma Akdokur, Fatma Aytaç, Fatma Bostan Ünsal, Fatma Cevza Sevgen, Fatma Dikmen, Fatma Gülten Gülay, Fatma İnci Bilaloğlu, Fatoş Negiş, Fazıl Alp Akış, Ferda Önen, Ferhat Tunç, Fethiye Çetin, Feyha Karslı, Feyzi Baban, Fırat Sayıl, Figen Çalıkuşu, Figen Kumru, Filiz Kemaloğlu, Filiz Ufuk Çilek, Firdevs Güremen, Firdevs Tatılı, Fulya Önay, Funda Oral, Füsun Eczacıbaşı, Füsun Ertuğ, Gamze Elvan, Gençay Gürsoy, Gila Benmayor, Gonca Gedikoğlu, Gökay Erol, Gül Ergül, Gül Yılmaz, Gülayşe Koçak, Gülberk Özbaşaran, Gülnur Acar Savran, Gülnur Aksop, Gülnur Savran, Gülnur Yılmaz, Gülseren Yoleri, Gülsün Gökalp, Gün Zileli, Güner Yüksel, Güngör Şenkal, Güngör Tekgümüş, Gürel Tüzün, Gürhan Ertür, Güven Güzeldere, Güzin Eryılmaz, Hacer Ansal, Hakan Gürvit, Hakan Örmen, Hakan Tahmaz, Halil Ergün, Halil Savda, Halim Bulutoğlu, Harun Toptan, Harun Turgan, Hasan Cemal, Hasan Sezay Seymenli , Hasip Kaplan, Hasret Özkorkmaz, Hatice Akuğur, Hicri İzgören, Hovhannes Gafur Ohanyan, Hovsep Hayreni, Hulusi Zeybel, Hunberk Kanıbelli, Huri Özdoğan, Hülya Ekşigil, Hülya Key, Hülya Tutucu, Hüseyin Alkan, Hüseyin Eroğlu, Hüseyin Öztürk, Hüseyin Saygılı, Işık Demirtaş, Işıl Akyol, Işıl Ertüzün, İbrahim Betil, İbrahim Orhan Gözel, İbrahim Yener, İlkay Alptekin Demir, İlkut Uluğtuğ, İlter Sayın, İmre Azem, İnci Hekimoğlu, İnci Tuğsavul, İpek Akpınar, İpek Çalışlar, İrfan Eroğlu, İrfan Özdabak, İrfan Yalçın, İslam Özkan, İsmail Beşikci, İsmail Cem Özkan, İsmihan Okyay Çoban, İz Öztat, Jülide Aral, Kadir Akın, Kamile Batur, Kerem Akalın, Koray Atay, Korhan Atay, Kostas Eftimiyadis, Kuban Altınel, Kuvvet Lordoğlu, Lale Fatoş Tunçman, Lale Mansur, Lale Tayla, Lalezar Nergiz, Latif Şimşek, Latife Daimgüler, Levent Akcasu, Levent Tayla, Ludmila Denisenko, M. Ararat, M. Koray Atay, M. Remzi Çelik, Macit Çopur, Mahmut Karabulut, Mahmut Özdemir, Mebuse Tekay, Mehmet A. Oturan, Mehmet Betil, Mehmet Güç, Mehmet Şerafettinoğlu, Mehmet Yalçın, Mehmet Zaman Saçlıoğlu, Meltem Aslan, Meltem Evrensel, Meral Tamer, Meral Üstün, Merih Pınar, Mert Büyükkarabacak, Merthan Çağdaş Kaya, Meryem Bars, Meryem Kayan, Meryem Turan, Mesut Varlık, Mesut Yalazan, Metin Irmak, Metin Kaya, Metin Kaya Çilek, Mıgır Dekesoğlu, Mihail Vasiliadis, Mihriban Özbaşaran, Mine Aksu, Mukadder Çelik, Murat Çelikkan, Mustafa Alper Ülgen, Mustafa Moroğlu, Mustafa O. Sinemillioğlu, Mustafa Paçal, Mustafa Peköz, Muzaffer Asma, Müge Boztepe, Müge Karalom, Müge Sökmen, Müjdat Türken, Münir Korkmaz, Müslüm Demirbilek, Nadire Mater, Najla Osseiran, Nakiye Boran, Namık Tan, Nazan Özcan, Nazik Işık, Nazlı Deniz Kuruoğlu, Nazlı Elvan Demirbilek, Nazlı Nacar, Nebahat Akkoç, Necibe İnci Serdar, Necla Türemen, Necmi Demir, Necmiye Alpay, Nedim Arul, Nergis Perçinel, Nergiz Savran Ovacık, Nerma Polat, Nermin Kaplan, Nesim Ovadya İzrail, Nesrin Nas, Nesrin Sungur Çakmak, Nesteren Davutoğlu, Neşe Erdilek, Nevin Sungur, Nevzat Onaran, Neyir Kalaycıoğlu, Nil Mutluer, Nilgün Doğançay, Nur Bekata, Nuran Terzioğlu, Nuran Yazıcıoğlu, Nuran Yüce, Nuray Kara, Nurcan Baysal, Nurcan Özkaplan, Nuri Ödemiş, Nuriye Yıldız, Nursel Demir, Nursel Doğan, Nursel Uyandor, Nursu Özsavaş, Nurten Ertuğrul, Nükhet Karadeniz, Ohannes Conkar, Oktay Özel, Onur Cingil, Onur Korkmaz, Orhan Doğançay, Orhan Silier, Osman Okkan, Oya Baydar, Oya Berk, Oya Ersoy, Öget Tanör, Ömer Ceylan, Ömer Güven, Özcan Yurdalan, Özge Açıkkol, Özge Doruk, Özgür Başkaya, Özgür Beslen, Özkan Yurdakul, Özlem Şekercioğlu, Pelin Akmoren, Perihan Balcı, Pınar Sayıt, Piraye Antika, R. Filiz Kardam, Rahime Topçu, Raşit Tükel, Ravil Mansur, Renan Bilek, Reyan Tuvi, Rıza Türmen, Rüstem Avcı, Rüştü Tezcan, S. Ayda Erenen, Saime Tuğrul, Sait Çetinoğlu, Salih Zeki Tombak, Seçil Sinanoğlu, Sedef Küçük, Selahattin Nesipoğlu, Selçuk Erdoğmuş, Selime Avcı, Selin Dilmener, Sema Bayraktar, Sema Gülez , Sema Kılıçer, Sema Moral, Sena Kaleli, Serap Güre, Serpil Arısoy, Serra Yılmaz, Sevcan Çamlıdağ, Sevda Karagedik, Sevgi Yılmaz, Sevilay Çelenk, Sevilay Refika Kadıoğlu, Sevin Okyay, Sezgin Tanrıkulu, Sibel Asna, Sibel Çetingöz, Sibel Kilimci, Sibel Özbudun, Sibel Yazgan Gür, Sinan Tutal, Siren İdemen, Suay Aksoy, Sumru Özsoy, Suna Kafadar, Süha Atatüre, Süleyman Çelebi, Süleyman Eryılmaz, Süleyman Yılmaz, Şaban İba, Şahika Yüksel, Şebnem Yamanoğlu, Şefika Mısırlı, Şenay Çöte, Şenay Gürler, Şengün Kılıç, Şenol Karakaş, Şirin Payzın, Şule Yücel, Şükrü Hamarat, Tahsin Yeşildere, Talat Kırış, Taner Akçam, Tarık Günersel, Tatyos Bebek, Temel Demirer, Temel İskit, Tenziye Acar, Toprak Erduvan, Tuğrul Eryılmaz, Tumay Algan, Tuna Altınel, Tuna Emren, Turan Yüksel, Turgut Çimen, Turhan Turgut, Tülay Çakır, Tülin Çelik, Tülin Özen, Tümay Algan, Tüten Ateş Cinol, Ufuk Uras, Ugur Tunçay , Uğur Aker, Uğur Çıkrıkçılı, Uğur Işık, Umut Güney Yüce, Ülkü Karaaslan, Ülkü Özer, Ümide Aysu, Ümit Aktaş, Ümit Erkol, Ümit Kardaş , Ümit Kıvanç, Üstün Ergüder, Üzeyir Uludağ, Viki Çiprut, Volkan Akyıldırım, Yahya Doğan, Yalçın Doğan, Yalçın Ergündoğan, Yalçın Tütüncü, Yaprak Zihnioğlu, Yasemin Bektaş, Yasemin Oral Saribaş, Yaşar Güven, Yavuz Okçuoğlu, Yeşim Paktin, Yıldız Önen, Yusuf Alataş, Yusuf Doğan Tarkan, Yücel Demirer, Yücel Göktürk, Yücel Tunca, Zafer Aydın, Zafer Yıldırım, Zehra Kabasakal Arat, Zehra Şenoğuz, Zeynep Göğüş, Zeynep Mete, Zeynep Selimoğlu Akıncı, Zeynep Tanbay, Zeynep Taymas, Ziya Halis, Zülfü Livaneli.”
PİRHA- 158 yazar ve sanatçı, AKP’nin sokak hayvanlarının sahiplendirilmezlerse uyutulmasını öngören yasa taslağına karşı imza kampanyası başlattı. Yayınlanan bildiride, “Sokak hayvanlarının yanındayız. Onlar yoksa eksiğiz” dedi.
Yaşam savunucusu aydınlar, sokaktaki canlıların yanlarında olduklarını belirerek, “Toplayamazsın hapsedemezsin, öldüremezsin” dedi.
Sanatçı ve yazarların açıklaması şöyle:
“Sokak hayvanlarının yanındayız. Onlar yoksa eksiğiz.
Diğer canlılara yönelik şiddetin aldığı son biçim, sahiplenilmeyen sokak hayvanlarını katletmek için çıkartılması düşünülen yasa. Bu katliam girişimi, toplumun içinde kavrulduğu şiddet sarmalından ayrı düşünülmemeli. Devletin görevi, kentlerin, mahallelerin bizimle aynı haklara sahip sakinleri olan sokak hayvanlarını öldürmek ya da zulüm görecekleri barınaklara hapsetmek değil, özgür biçimde şiddetten korunarak yaşamalarını sağlamak olmalı. Sanatçılar ve yazarlar olarak “toplayamazsın hapsedemezsin, öldüremezsin” diyen sese sesimizi katıyoruz, Sokak hayvanlarının yaşam haklarını korumak; sağlıklı, mutlu, özgür yaşamalarını sağlamak için yaratılacak her türlü kamusal çözümün parçası olmaya hazır olduğumuzu belirtiyoruz. Dünyada birbirimizi tamamlıyoruz. Onlar yoksa eksiğiz.”
İmzalar:
Abidin Parıltı, Adnan Özyalçıner, Afşin Kum, Ahmet Erkam Saraç, Ahmet Ümit, Algan Sezgintüredi, Ali Erkan Güneri, Alper Canıgüz, Altay Öktem, Arlin Çiçekçi, Aslı Ilgın Kopuz, Aslı Tohumcu, Aybike Ertürk, Ayfer Tunç, Aylin Balboa, Ayşe Kaygusuz Şimşek, Ayşe Kulin, Ayşe Övür, Ayşe Sarısayın, Ayşegül Devecioğlu, Ayşen Şahin, Baran Güzel, Başak Canda, Başak Saçlıoğlu, Başar Başarır, Başar Yılmaz, Bedia Ceylan Güzelce, Belgin Bıyıkoğlu, Bilal Acarözmen, Bilal Kayabay, Birgül Oğuz, Birhan Keskin, Buket Uzuner, Burcu Aktaş, Burhan Sönmez, Bülent Ayyıldız, Bülent Güldal, Bülent Tekin, Celal Polat, Cemile Çakır, Cihan Oğuz, Defne Suman, Demet Duyuler Doğan, Deniz Durukan, Deniz Yüce Başarır, Derya Sönmez, Dilruba Nuray Erenler, Doğu Yücel, Elçin Poyrazlar, Elif Burcu Özkan, Elif Sofya, Erkut Erdoğan, Ertan Meyan, Fatih Gezer, Fatma Işık, Fatma Nur Kaplanoğlu, Feride Çiçekoğlu, Figen Alkaç, Figen Şakacı, Fuat Sevimay, Gaye Boralıoğlu, Gonca Özmen, Göksel Bekmezci, Gülser Han Akkaş, Gün Zileli, Gündüz Vassaf, Gürsel Korat, Haden Öz, Hakan Akdoğan, Hakan Bıçakçı, Hakan Kizir, Hakan Kökçü, Hakan Yaman, Handan Tan, Hande Baba, Hande Ortaç, Harun Yiğit, Hasan Aydın, Hatice Saniye Örtlek, Haydar Ergülen, Hicri İzgören, İkbal Kaynar, İnci Aral, İnci Ponat, İrem Uzunhasanoğlu, İsmail Güzelsoy, Işın Güner Tuzcular, Jaklin Çelik, Kamil Tekin Sürek, Latife Tekin, M. Mahzun Doğan, Mahir Ünsal Eriş, Mazhar Alpman, Mehmet Ali Güner, Mehmet Bilal Dede, Mehmet Dağ, Mehmet Özceylan, Mehmet Rayman, Mehmet Said Aydın, Mehmet Zaman Saçlıoğlu, Melike İlgün, Melike Koçak, Menekşe Toprak, Metin Fındıkçı, Mevsim Yenice, Mihrap Aydın, Mine Soysal, Murat Türkeş, Murat Gülsoy, Murat Özyaşar, Murat Uyurkulak, Murat Yalçın, Mustafa Köz, Murathan Mungan, Müesser Yeniay, Müge İplikçi, Müren Beykan, Nalan Çelik, Neslihan Önderoğlu, Nurhan Suerdem, Orhan Pamuk, Oya Baydar, Oya Uysal, Oylum Yılmaz Eriş, Ömer Faruk, Özer Akdemir, Özge Doğar, Özgün Enver Bulut , Özlem Akıncı, Rahmi Emeç, Rıdvan Hatun, Salih Öztürk, Selcan Peksan, Sema Kaygusuz, Seray Şahiner, Sevim Erdoğan, Sezer Ayvaz Ateş, Sibel Oral, Sinem Sal, Suzan Kuyumcu, Şebnem İşigüzel, Şerif Temurtaş, Tomris Özden, Tuğçe Yerdelen, Turgay Kantürk, Turgut Üzüm, Tülin Dursun, Uğur Olgar, Ulviye Alpay, Ümit Kıvanç, Vahit Uysal, Vecdi Sayar, Yasemin Göksu, Yasemin Özek, Yavuz Ekinci, Yusuf Aksoy, Zeynep Ezmen, Zeynep Göğüş, Zeynep Kaçar, Zeynep Oral, Zülfü Livaneli.
PİRHA- ‘Kanun Hükmü’ belgeseli üzerindeki baskı ve yasaklara karşı yapılan açıklamada, “Biz imzacı kurumlar ve bireyler olarak yasakçı zihniyeti, hukuksuz bütün uygulamaları reddederken ‘Kanun Hükmü’ belgeseline yönelik bu uygulamaların sansür olarak değerlendirilmesinden çok daha öte KHK’lıların yaşadıklarının sanat yoluyla halka ulaşmasını engelleme yöntemi olarak görmekteyiz” denildi.
Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kamu görevinden ihraç edilen doktor Yasemin Demirci ve öğretmen Engin Karataş’ın adalet mücadelesini anlatan Nejla Demirci imzalı “Kanun Hükmü” belgeselinin 19. İşçi Filmleri Festivali kapsamındaki Ankara gösterimi 2 Mayıs’ta Çankaya Kaymakamlığı tarafından yasaklanırken, İstanbul’daki gösterimi 3 Mayıs’ta Beyoğlu Kaymakamlığı tarafından yasaklandı.
Altın Portakal Film Festivali’nde de “Ulusal Belgesel Yarışma” kategorisinde yer alan, “Kanun Hükmü” belgeselinin festivalden çıkartılmasıyla başlayan süreç sonucunda, Altın Portakal Film festivali iptal edilmişti.
Belgesel filmin yasaklanmasına siyasi partiler, sivil toplum örgütleri, KHK’lı Platformları ve birçok kişi konuya tepki gösterdi.
“TÜRKİYE’DEKİ TÜM MUHALİFLERİN İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE YÖNELİK BİR TEHDİTTİR”
Birçok kurumun ve kişinin imzacısı olduğu açıklamada, herkes “Kanun Hükmü” belgeseline sahip çıkmaya davet edilirken, şu ifadelere yer verildi:
“‘Kanun Hükmü’ belgeseli, çekimleri başladığı günden itibaren baskılara maruz kalmış, her şeye rağmen büyük emek verilerek tamamlanabilmiştir. Belgesel, KHK’lıların 8 yılda yaşadıklarını, KHK’ların bireylerde ve toplumda yarattığı görünür görünmez etkilerini gözler önüne sermesi bakımından önemli bir belge niteliği taşımaktadır.
Belgesel, önce 60. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde seçkiden çıkarılmış sonra seçkiye dahil edilmiş ancak yaşanan baskılar nedeniyle festivalin iptal edilmesine kadar gitmiştir. Son olarak da 19. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali kapsamında Ankara ve İstanbul’da eş zamanlı olarak hukuki dayanaktan yoksun ve keyfi şekilde yasaklanmıştır. Tüm bunlar sadece KHK’lıların yaşadıklarının topluma gösterilmesinin engellenmesi değil Türkiye’deki tüm muhaliflerin ifade özgürlüğüne yönelik bir tehdittir.
Biz imzacı kurumlar ve bireyler olarak yasakçı zihniyeti, hukuksuz bütün uygulamaları reddederken ‘Kanun Hükmü’ belgeseline yönelik bu uygulamaların sansür olarak değerlendirilmesinden çok daha öte KHK’lıların yaşadıklarının sanat yoluyla halka ulaşmasını engelleme yöntemi olarak görmekteyiz. Demokrasi, insan hakları, evrensel hukuk ve düşüncenin özgürce ifade edilmesinden yana olan bütün kesimleri, kurumları ve bireyleri ‘Kanun Hükmü’ belgeseline sahip çıkmaya davet ediyoruz.”
NE OLMUŞTU?
Yönetmen Nejla Demirci’nin filmi geçen yıl Antalya Uluslararası Film Festivali’nin “Ulusal Belgesel Yarışma” kategorisinde yer almış ancak daha sonrasında çıkartılmıştı. Film tepkiler üzerine geri yarışma seçkisine dahil edilmiş ancak bu sefer de Kültür ve Turizm Bakanlığı festivalden çekildiğini duyurmuştu. Aynı gün festival yönetimi bir geri adım daha atmış ve belgeseli festival programından çıkarmıştı. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek yaptığı açıklamayla festivalin iptal olduğunu duyurmuştu.
PİRHA- Feminist kadınlar, Ankara Büyükşehir Belediye Eş Başkan Adayı Gültan Kışanak’a destek açıklamasında bulundu. Kışanak için imza kampanyası başlattıklarını duyuran kadınlar, “Gültan Kışanak’ın kadın kurtuluş mücadelesinin sesi olduğuna tanığız” vurgusunu da yaptı.
Kadınlar Ankara’da Gültan’la grubu, Ankara Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan Adayı Gültan Kışanak için çalışmalarını sürdürüyor.
Kadın seçim bürosunda yapılan basın açıklamasında, Gültan Kışanak’a yönelik yeni destek grupları da kamuoyuna duyuruldu.
Açıklamanın yapıldığı salona “Siyasetin Mor DEM’i Jîn, Jiyan, Azadî” pankartı asıldı.
“KIŞANAK BİZİM DE ADAYIMIZ”
Grup adına basın metnini Fatma Nevin Vargün okudu. Çağrıcı olarak 636 imzacının bulunduğu metinde şu ifadelere yer verildi:
“Gültan’la Ankara’ya, Kadınlar Dayanışmaya,” Kampanya Grubu olarak Gültan Kışanak’ın Ankara Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanlığı adaylığını desteklemek için bir imza kampanyası başlatıyoruz.
İmza kampanyamız, erkek devlet egemenliğine karşı, bir kez daha hepimizin kolektif emeği ile yürütülecek bir mücadeledir.
Gültan Kışanak Feministlerin de Adayı!
Biz aşağıda imzası bulunan feministler, Ankara Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanlığı adaylığını destekliyor ve Gültan Kışanak bizim de adayımız diyoruz!
Çünkü Gültan Kışanak ile uzun yıllardır kadın kurtuluş mücadelesinde feminist yol arkadaşlığı yapıyoruz.
Onun milletvekilliği süresince TBMM’de hem kadın kurtuluş mücadelesinin hem de barış, demokrasi ve emek mücadelelerinin sesi olduğuna tanığız.
Gültan Kışanak’ın kayyumla gasp edilene kadar Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı olarak bir yandan yerelde demokrasi mücadelesini güçlendirmeye çalışırken diğer yandan kadınların kent yönetiminin parçası olmasını sağlayacak cinsiyet eşitliği politikalarını hayata geçirmeye çalıştığına bizzat şahidiz.
Yerel yönetimleri bir rant alanı ve salt imar, yol, altyapı politikası olarak gören erkek egemen anlayışa karşı kadın danışma merkezleriyle, sığınaklarla, cinsiyet eşitlikçi istihdam politikalarıyla, kente katılma araçlarını geliştirerek kadınların hayatını nasıl dönüştürmeye çalıştığını yakından biliyoruz.
Biz yıllardır Gültan Kışanak’ın da parçası olduğu Kürt kadın hareketi ile birlikte kadın kurtuluş mücadelesi veren feministler olarak, Gültan Kışanak bizim de adayımız diyoruz.”
“BÜYÜK KAZANACAĞIZ”
Açıklamanın ardından Milletvekili Ebru Günay, Kışanak’ın gönderdiği şu mesajı paylaştı:
“Sevgili feminist yol arkadaşlarım,
Ankara adaylığımı destekleyen bir imza kampanyası düzenlediğinizi öğrendim. Elinize, emeğinize, yüreğinize sağlık. Çok teşekkür ediyorum. Sizlerle mücadele arkadaşı olduğum için çok mutluyum. “Dayanışma yaşatır” sözünün gücünü, kadın dayanışmasının sıcaklığını hep yüreğimde hissettim. İyi ki varsınız, iyi ki birlikte, özgür ve eşit bir gelecek için mücadele ediyoruz.
Sindirmeyi, baskıyı ve sansürü yenmenin tek yolu bunları reddetmektir. Misilleme yapmak değil hem araçlarını hem hedeflerini reddetmektir” diyor Ursula… Ne güzel söylemiş. Biz feministler, eril zihniyetin siyaset yapma biçimini yöntemini araçlarını ve hedefini reddediyoruz.
Biz kadınlar, iktidar olmak için değil; yönetim biçimini değiştirmek, yerel demokrasiyi kadın bakış açısıyla, kadınlarla ve tüm ötekilerle birlikte inşa etmek için siyaset yapıyoruz.
Biz feministler, kutuplaştırma, ayrıştırma, düşmanlaştırma siyasetini reddediyor, toplumsal barışı kurmak için siyaset yapıyoruz.
Onlar bir koltuk kazanmak için, biz kadın özgürlüğünü ve barışı kazanmak için mücadele ediyoruz.
Onlar, kadını hayatın her alanında olduğu gibi siyasetten ve yönetimden dışlamak için uğraşıyor, biz kadınlar “buradayız, varız, var olacağız” diyoruz.
Eril zihniyet küçük iktidar hesapları yapadursun; biz kadınlar, yarınlarımızı kazanmak için mücadele ediyoruz.
Kadın örgütünü, kadın dayanışmasını ve kadın mücadelesini yükseltecek, büyük kazanacağız.
Bugün ve yarın seçimde ve seçimden sonra; birlikte mücadele edecek, birlikte kazanacağız.
Yaşasın feminist dayanışma,
Yaşasın kadın kurtuluş mücadelesi!
Jin Jiyan Azadi!
Gültan”
PİRHA-Grup Yorum üyesi Ali Aracı’nın, duruşması 10 Ocak’ta saat 12.00’de Çağlayan Adliyesi 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek. Grup Yorum tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Ülkemizde sanata yönelik baskıları püskürtmek için Grup yorum’u sahiplenmek bir zorunluluktur. Ali Aracı’nın mahkemesine katılalım, Grup Yorum’u sahiplenelim” denildi.
16 Ekim 2023’ten bu yana Marmara Cezaevi’nde (Silivri) tutuklu bulunan Grup Yorum üyesi Ali Aracı‘nın duruşması 10 Ocak’ta saat 12.00’de Çağlayan Adliyesi 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek. Ali Aracı’nın serbest bırakılması için aralarında sanatçılar ve milletvekillerinin de olduğu 85 kişi imza verdi.
“GRUP YORUM’U SAHİPLENELİM”
Grup Yorum, tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Tüm sanatçı dostlarımıza, basın emekçilerine, halkımıza çağrımızdır. Ülkemizde sanata yönelik baskıları püskürtmek için Grup yorum’u sahiplenmek bir zorunluluktur. Ali Aracı’nın mahkemesine katılalım, Grup Yorum’u sahiplenelim. Sanatçıların ve halkın dayanışmasının gücünü gösterelim. Faşizmin değil, halkın sanatçılarının güçlü olduğunu gösterelim. Yorum emekçilerinin tutsak edilmesini kanıksamayalım” denildi.
Ali Aracı’nın serbest bırakılması için imza veren 85 isim şöyle:
1- Suat Kaya (Müzisyen)
2- Pınar Aydınlar (Müzisyen)
4- Erdal Bayrakoğlu (Müzisyen)
3- Halil Yıldız Sanat Merkezi (HYSM Production)
5- Tülay Yıldırım Ede (Tiyatrocu)
6- Erdinç Duman (Müzisyen)
7-Ercan Aydın (Müzisyen)
8- Serhad Raşa (Müzisyen)
9- Avni Sağlam (Müzisyen)
10- Yaşar Gündem (Tiyatrocu)
11-Hüsnü Yıldız (Yazar)
12- Yalçın Dönmez (Müzisyen)
13-Can Tazebaş (Tiyatrocu)
14- Muzaffer Gezer (Şair)
15- Ahmet Can Akyol (Müzisyen)
16- Erdal Sarıboğa (Müzisyen)
17- Ali Papur (Müzisyen)
18- Yakup Akdemir (Yazar)
19- Songül Bulur (Müzisyen)
20- Cezmi Ersöz (Yazar)
21- Mikail Değirmenci (Müzisyen)
22- Nurettin Güleç (Müzisyen)
23- Adnan Tataroğlu (Foroğraf Sanatçısı)
24- Sevim Eren (Müzisyen)
25- İbrahim Karaca (Şair)
26- Özgür Başkaya (Tiyatrocu)
27- Zeynep Karababa (Müzisyen)
28- Ali Geygeloğlu (Tiyatrocu)
29- Fatih Gezer (Müzisyen)
30- Mehmet Esatoğlu (Tiyatrocu)
31- Cenk Dost Verdi (Tiyatrocu)
32- Kadir Demir (Müzisyen)
33- Burhan Karacan (Şair)
34- Metin Coşkun (Tiyatrocu)
35- Ahmet Telli (Şair)
36- Menderes Samancılar (Oyuncu)
37- Mehmet Özer (Şair)
38- Metin Avdaç (Görüntü Yönetmeni)
39- Mazlum Çimen (Müzisyen)
40- Mehmet Özcan Varaylı (Sinema Oyuncusu)
41- Dilşat Canbaz Kaya (Milletvekili)
42- Zeynel Aba (Müzisyen)
43- İhsan Eliaçık (Yazar)
44- Vedat Baran (Müzisyen)
45-ibrahim Rojhilat (Müzisyen)
46- Şanar Yurdatapan (Besteci ve Söz Yazarı)
47- BEKSAV
48- Grup Vardiya (Müzisyen)
49- Haluk Tolga İlhan (Müzisyen)
50- Suavi (Müzisyen)
51- Ali Ekber Eren (Müzisyen)
52- İsmail Hakkı Demircioğlu (Müzisyen)
53-Şükrü Erbaş (Şair)
54- Ömer Faruk Gergerlioğlu (Milletvekili)
55- Şenol Akdağ (Müzisyen)
56- Erdal Erzincan (Müzisyen)
57- Eylem Nazlıer (Gazeteci)
58- Kento (İtalya)
59- Ben Lunn (iskoçya)
60- Giorgos Kalogirou (Kıbrıs)
61- Mihalis Gdontelis (Yunanistan)
62- Umuda Haykırış (Almanya)
63- Barış Güney (İngiltere)
64- Anti-Logikhs (Yunanistan)
65-Banda Basotti (İtalya)
66- Süreyya Karacabey (Yazar)
67- Ayşe Hür (Gazeteci)
68- Halil Ergün (Oyuncu)
69- Levent Üzümcü (Tiyatrocu)
70- Cihan Çelik (Müzisyen)
71-Sibel Özbudun (Yazar)
72- Temel Demirer (Yazar)
73- Fuat Saka (Müzisyen)
74- Bülent Emrah Parlak (Oyuncu)
75- Yasemin Göksu (Müzisyen)
76- Cevdet Bağca (Müzisyen)
77- Hüseyin Yıldız (Milletvekili)
78- Adnan Özyalçıner (Yazar)
79- Ekrem Ataer (Müzisyen)
80- Ataol Behramoğlu (Şair)
81- PSAKD Gazi Şehitleri Cemevi
82- PSAKD Karayolları Şubesi
83-Tolga Sağ (Müzisyen)
84-Onur Akın (Müzisyen)
85- Ali Şeker (Eski Milletvekili)
PİRHA – 21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nde Grup İsyan Ateşi, Grup Yorum ve Veradardz Folk Grubu’nun (Ermeni dans grubu) yer alması valilik tarafından yasaklanmıştı. Ardından Grup İsyan Ateşi üyeleri Dersim merkezde işkenceyle gözaltına alınmış ve Dersim’den çıkarılmıştı. Yasakçı zihniyete karşı Grup İsyan Ateşi, “Yasaklara karşı dayanışmayı büyütüyoruz!” adıyla bir imza kampanyası başlattı.
Aralarında müzisyen, aydın, yazar ve gazetecilerin de olduğu 90 kişi ve kurum, “Yasaklara karşı dayanışmayı büyütüyoruz!” şiarıyla bir metin yayınladı.
Yayınlanan metinde geçen yıl olduğu gibi bu yıl da 21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin yasaklara sahne olduğu vurgulandı. Grup İsyan Ateşi, Grup Yorum ve Veradardz Folk Grubu’nun (Ermeni dans grubu) etkinlikte yer almasının Tunceli Valiliği tarafından yasaklandığı belirtildi.
“KONSERLER KEYFİ GEREKÇELERLE YASAKLANMAKTADIR”
Halkın acılarını, yaşadığı zorlukları dile getirmekten korkmayan ve düzene karşı duran her özne ve grubun bu yasaklarla karşı karşıya kaldıkları belirtilen metinde, “Yirmi yılı aşkın süredir Dersim’in doğasına ve kültürüne sahip çıkmanın, direnişin ve mücadelenin adı olan Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin özü bu yasaklarla karartılmaya çalışılmaktadır. Şüphesiz bu daha önceden de uygulanan yasakçı bir zihniyetin ürünüdür. Birçok alanda sanatçılar, etkinlikler ve konserler keyfi gerekçelerle yasaklanmaktadır. Halkın acılarını, yaşadığı zorlukları dile getirmekten korkmayan ve düzene karşı duran her özne ve grup bu yasaklarla karşılaşmaktadır” denildi.
“DÜZENE MUHALİF BÜTÜN KESİMLERİ HEDEF ALAN BİR SALDIRIDIR”
Yayınlanan imza metninde Grup İsyan Ateşi, Grup Yorum ve Veradardz Folk Grubu’nun etkinlikte yer almasının yasaklanması, Grup İsyan Ateşi üyelerinin işkenceyle gözaltına alınıp Dersim sınırlarının dışına çıkarılması, Grup Yorum üyelerinin Dersim’e girişinin yasaklanmasının özelde devrimci demokrat sanatçılara dönük bir saldırı olsa da düzene muhalif bütün kesimleri hedef alan bir saldırı olduğu dile getirildi.
Sanatın gücünün egemenlerce engellenmeye çalışıldığına dikkat çekilen metinde şunlar kaydedildi:
“Yasakçı zihniyetin sanatın sesini boğmasına dönük sistematik bir saldırısının ürünüdür. Bu saldırılardan coğrafyamızdaki tüm sanatçılar bir biçimde etkilenmekte, sansürlerle sanatın gücü egemenlerce engellenmeye çalışılmaktadır. Bu saldırılar işçilerin, Kürt halkının, Ermeni kültürünün, Alevilerin, gençlerin, LGBTİ+’lerin ve kadınların sesi olan tüm sanat çalışmaları için geçerlidir.”
“YASAKLARA KARŞI SES YÜKSELTMEYE ÇAĞIRIYORUZ”
Müzisyen, sanat kurumları, yazar ve aydınlar, yasaklara karşı çağrıda bulunarak, “Biz aşağıda imzası olan müzisyen, sanat kurumları, yazar ve aydınlar olarak halkımıza, doğamıza, kültürümüze yönelik bu topyekûn saldırılardan hiçbirimizin azade olmadığı bilinciyle bütün sanatçı dostlarımızı yasakçı, faşist zihniyetin saldırılarına karşı sanatımızın toplumsal gücüyle mücadeleyi büyütmeye ve yasaklara karşı ses yükseltmeye çağırıyoruz” dedi.
İmza listesi ise şöyle:
Adalılar – Müzisyen
Adem Aslandoğan – Müzisyen
Adil Arslan – Müzisyen
Ahmet Fazıl Taner – Hukukçu
Ahmet Telli – Şair
Ali Asker – Müzisyen
Ali Ergül – Yönetmen
Ali Jiyan – Müzisyen
Avni Sağlam – Müzisyen
Aygül Erce – Müzisyen
Ayşe Hür – Yazar/Tarihçi
Bajar – Müzisyen
Baran Bozyel – Müzisyen
Barış Atay – Oyuncu
Barış Yıldırım – Müzisyen
BEKSAV
Bektaş Sarıataş – Sanatçı
Burhan Karacan – Şair
Cenk Dost Verdi – Oyuncu
Cevahir Canpolat – Müzisyen
Cezmi Ersöz – Şair
Cihan Berk – Gazeteci
Doğan Özgüden – Gazeteci
Emrah Cilasun Yazar-Çevirmen
Enver Toksoy – Yazar
Eren Grafik Sanatçısı
Eren Keskin – İnsan Hakları Savunucusu
Ferhat Tunç – Müzisyen
Geniş Merdiven – Müzisyen
Gölgedekiler – Müzisyen
Grup Munzur – Müzisyen
Grup Vardiya – Müzisyen
Grup Yeldeğirmeni – Müzisyen
Haluk Tolga İlhan – Müzisyen
Hasan Aksu – Yazar
Hayri Tunç – Gazeteci
Hovsep Hayreni – Ermeni Yazar
Hüseyin Şenol – Gazeteci
Hüsnü Yıldız – Yazar
İ. Me)n Ayçiçek Yazar-Pedagog
İbrahim Ekinci Gazeteci/Yazar
İbrahim Karaca – Şair
İnci Tuğsavul – Gazeteci
İsmail Güney Yılmaz Şair/Yazar
Kadir Çat – Müzisyen
Kadir Demir – Müzisyen
Kazım Öz – Yönetmen
Kerem Fırtına – Oyuncu
Leman Stehen – Müzisyen
Metin Kayaoğlu – Yazar
Metin Yoksu – Gazeteci
Mezopotamya Kültür Merkezi
Mikail Aslan – Müzisyen
Mikail Değirmenci – Müzisyen
Murat Bilgiç – Yazar
Murat Mengirkaon – Müzisyen
Mustafa Demir – Yazar
Nesimi Ataş – Müzisyen
Nihat Behram Yazar-Şair
Nurettin Güleç – Müzisyen
Nurhak Kılagöz – Müzisyen
Orhan Aydın – Oyuncu
Ozan Çoban – Müzisyen
Özgür Başkaya – Tiyatro Sanatçısı
Özgür Cihan Uçar – Belgesel Film Yönetmeni
Pınar Aydınlar – Müzisyen
Pınar Gayıp – Gazeteci
Prof. Mustafa Şener
Rapzan Belâgat Müzisyen
Reza Algül Yazar-Sanatçı
Ruken Yılmaz – Müzisyen
Sancı Kültür, Edebiyat ve Sanat Dergisi
Selçuk Delibaş – İnsan Hakları Savunucusu
Serhad Raşa – Müzisyen
Serkan Tosun – Müzisyen
Sevinç Ayçiçek – Araştırmacı
Sevinç Öztürk – Müzisyen
Sibel Özbudun – Akademisyen
Sol Müzik Arşiv
Songül Bulur – Müzisyen
Suat Kaya – Müzisyen
Şebnem Korur Fincancı Hekim-İnsan Hakları Savunucusu
Şenol Akdağ – Müzisyen
Temel Demirer – Yazar
Tülay Yıldırım Ede Tiyatro Sanatçısı-Gazeteci
Volkan Şahin – Müzisyen
Yalçın Dönmez – Müzisyen
Yasin Serindere – Belgesel Film Yönetmeni
Yaşar Gündem – Tiyatro Sanatçısı
Yüz Çiçek Açsın Kültür Merkezi
PİRHA-Adil yargılanma talebiyle 255 gün ölüm orucu eyleminin sonucunda 6 ay süreyle infaz ertelemesi ile tahliye edilen Gökhan Yıldırım, hakkında infaz erteleme kararı kaldırılarak, 22 Kasım’da Silivri Cezaevine götürülmüştü. TAYAD’lı Aileler, Gökhan Yıldırım için imza kampanyası başlattı.
Adil yargılanma talebiyle 255 gün ölüm orucu direnişinin sonucunda 6 ay süreyle infaz ertelemesi ile tahliye edilen Gökhan Yıldırım, hakkında Tekirdağ Savcılığı tarafından infaz erteleme kararı kaldırılıp, 22 Kasım’da Silivri Cezaevine götürülmüştü.
TAYAD’lı Aileler, Gökhan Yıldırım için imza kampanyası başlattı. İmza kampanyasına aralarında milletvekilleri, avukatlar, gazeteciler, müzisyenler, şairler, oyuncular, yazarlar ve hekimlerin olduğu 111 kişi destek verdi.
TAYAD’lı Aileler tarafından açıklamada, “256 gün hücre hücre eridiği ölüm orucu eylemi sonrası tahliye edilen Gökhan Yıldırım, 22 Kasım 2022 günü hakkında verilen ve hala devam eden infaz erteleme kararına rağmen sokaktan kaçırılarak tutuklandı. Daha önce verilen ve hem tıbbi açıdan hem de hukuki açıdan geçerliliğini koruyan ATK kararı hiçe sayılarak infaz erteleme kararı kaldırıldı. Gökhan Yıldırım’ın tutuklanması adil yargılanma talebiyle sürdürülen mücadelenin haklılığını, zorunluluğunu ve aciliyetini bir kez daha göstermiştir” denildi.
PİRHA-Yurt ücretini ödemeyi bir ay geciktirdiği için Kredi Yurtlar Kurumu (KYK) Esenyurt Erkek Öğrenci Yurdu’ndan atılan İstanbul Üniversitesi öğrencisi Burak Başer, yurda geri dönebilmek için imza kampanyası başlattı.
Yurt ücretini ödemeyi bir ay geciktirdiği için Kredi Yurtlar Kurumu (KYK) Esenyurt Erkek Öğrenci Yurdu’ndan atılan İstanbul Üniversitesi öğrencisi Burak Başer yurda geri dönebilmek için imza kampanyası başlattı.
Geçtiğimiz ay yurt parasını bir ay ödeyemediği gerekçesiyle yurttan atılan üniversite öğrencisi Burak Başer, her pazartesi ve perşembe günleri, atıldığı İstanbul Esenyurt KYK Yurdu önünde 7 Kasım’dan beri oturma eylemi yapıyor.
Başer’in aylık yurt ücretini ödeyememesinin ardından yurtta 10 gün daha misafir öğrenci olarak kalmasına müsaade edildi. Fakat durumunu sosyal medyada paylaştığı için yurtta geçici olarak kalma hakkı da elinden alındı.
Başer kamuoyuyla paylaştığı açıklamada şunları ifade etti:
“Kalacak yerim olmadığı için 10 gün daha misafir öğrenci olarak kalacaktım. Ben bu yaşadığım adaletsizliği kabul etmedim, sosyal medyada yaşadıklarımı anlatan bir video paylaştım ve basına yaşadığım adaletsizliği anlattım. Misafirliğimin 3. gününde yurt müdürü tarafından “tweet atmışsın” denilerek 2. kez yurttan atıldım. Bugün benim barınma hakkım gasp edildi. Ancak sadece ben değilim, milyonlarca öğrenci bugün geçinemiyor, yurt çıkmadığı için okumaya gelemiyor, eğitim hakkı gasp ediliyor. Ben bu yaşadıklarımızı kabul etmiyorum. Bize dayatılan paralı eğitim yüzünden aldığımız burs/kredi yetmiyor, yemek, ulaşım, kırtasiye vb. fiyatları pahalı. Gün geçtikçe daha da pahalılaşıyor. Biz her gün bunu düşünüyor, bunu konuşuyoruz. Paralı eğitim yüzünden okumak için çalışmak zorunda kalıyoruz. Ben tüm bu yaşadıklarımızın sesi olmak ve haklarımızı almak için 7 Kasım günü Esenyurt KYK Erkek Öğrenci Yurdu önünde bir oturma eylemi başlattım. Ve o günden bugüne her Pazartesi ve Perşembe 16.00-18.00 arasında oturma eylemi yapıyorum.”
Başer, imza kampanyasındaki taleplerini ise şöyle sıraladı:
-Yurda geri alınmak istiyorum.
-Benim atılmama gerekçe sayılan Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın Yurt Hizmetleri Yönetmeliği parasız eğitim ilkesiyle öğrencilere uygun olarak yeniden düzenlensin.
-Parasız eğitim istiyorum.
Başer’in imza kampanyasına destek vermek için buraya tıklayın.
PİRHA- Okullarda bir öğün ücretsiz yemek verilmesi talebiyle başlattıkları kampanya kapsamında 100 bin imzaya ulaştıklarını belirten ÖVDER İzmir Şubesi Başkanı Behram Kaya, dengeli beslenmenin eğitim hakkı olduğunu vurguladı.
Tüm Öğrenci Velileri Dayanışma Derneği (ÖVDER) İzmir Şubesi, Bornova Kadın Derneği (BORKAD) ve Buca Evka-1 Kadın Kültür ve Dayanışma Evi Derneği (BEKEV), okullarda bir öğün ücretsiz yemek verilmesi talebiyle sürdürdükleri imza kampanyası ile ilgili Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) 1 Nolu Şube’de basın toplantısı düzenledi.
Toplantıda konuşan ÖVDER İzmir Şubesi Başkanı Behram Kaya, 3 aydır süren kampanya kapsamında yaklaşık 100 bin imza topladıklarını dile getirerek, okullarda çocuklara ücretsiz öğün verilmesine ilişkin Meclis’e sunulan önergenin AKP ve MHP oylarıyla reddedilmesine tepki gösterdi.
“DEVLET ÇOCUKLARI AÇ BIRAKIYOR”
Kaya, okullarda çocuklara ücretsiz öğün verilmesine ilişkin Meclis’e sunulan önergenin AKP ve MHP oylarıyla reddedilmesini eleştirerek, “Bir devlet geleceğini aç ve yoksul bırakabilir mi? Çocuklarının derslere aç girmesine göz yuman milletvekilleri kimleri temsil ediyor? Çocuklarımızın hakları bir kez daha siyasete alet edildi. İmza masaları ve diğer çalışmalarımızın hiçbirinde, ‘Ben bu talebe karşıyım’ diyen çıkmadı. Önergeye ‘hayır’ diyen vekiller acaba kimler adına bu oyu kullandılar?” diye sordu.
“BESLENME EĞİTİM HAKKIDIR”
Dengeli beslenmenin bir eğitim hakkı olduğunu dile getiren BehramKaya, Milli Eğitim Bakanlığı’nın talebe karşı sessizliğini sordu. Çeşitli kurumlarla ortak yürütülen kampanyanın okullarda ücretsiz öğün verilene kadar süreceğini ifade eden Kaya, “Bu ve bu gibi soruların cevabı olan imzalarla birlikte; milletvekillerinden önergeyi kabul edip, ek ödenek çıkartılmasını ve Milli Eğitim Bakanlığı’ndan çocuklarımıza bir öğün sağlıklı ve ücretsiz yemeğin hemen verilmesini talep ediyoruz” şeklinde konuştu.
Toplanan 100 bini aşkın imzayı MEB’e dilekçe olarak teslim edeceklerini açıklayan Kaya, “Bu konunun sonuna kadar takipçisi olacağız. İlerleyen süreçte Ankara’ya da gidebiliriz, bu konuda çalışma yürüten diğer kurumlarla ortak etkinlikler de yapabiliriz. Bunun hayata geçmesi için çalışmalarımız sürecek” dedi.
PİRHA- 2015 yılından bu yana faaliyet yürüten Uluslararası Anadolu Kütüphaneciler Derneği, ‘Kumarhaneciler kralı’ olarak bilinen mafya lideri Ömer Lütfü Topal’ın ailesinin şikayeti üzerine açılan davayı kazanmalarının ardından bulundukların yerin çocuk kütüphanesi yapılması için imza kampanyası başlatmıştı. Dernek, topladıkları bin imzayı Topal ailesine gönderdi.
Ankara’nın Mithatpaşa Caddesi’nde 2015 yılından bu yana faaliyet yürüten Uluslararası Anadolu Kütüphaneciler Derneği, ‘Kumarhaneciler kralı’ olarak bilinen mafya lideri Ömer Lütfü Topal’ın ailesiyle davalık olmuştu.
Ömer Lütfü Topal’ın çocuklarının; derneğin, mülklerini gasp ettiğini öne sürerek savcılığa ve kaymakamlığa şikayette bulunduğu davada, Çankaya Kaymakamlığı ikinci kez Uluslararası Anadolu Kütüphaneciler Derneği lehine karar vermişti.
Uluslararası Anadolu Kütüphaneciler Derneği Başkanı Hüseyin Karababa, bu kararla kanunen buranın kiracısı olduklarının ve kullanım haklarının kendilerinde olduğunun bir kez daha teyit edildiğini belirtti. Kararın ardından dernek, söz konusu yerde Ankara’nın en büyük çocuk kütüphanesini inşa etmek için imza kampanyası başlattı.
“TOPLADIĞIMIZ HER BİN İMZAYI TOPAL AİLESİNE GÖNDERMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
Hüseyin Karababa, dün itibariyle bin imzaya ulaştıklarını belirterek, toplanan imzaları Topal ailesine gönderdi.
Her topladıkları bin imzayı peyderpey Topal ailesine göndermeye devam edeceklerini söyleyen Karababa, “Ağustos ayının 16’sı itibariyle bir imza kampanyası başlattık. Ömer Lütfü Topal’ın mirasçılarına yönelik başlattık bu imza kampanyasını. Mithatpaşa Caddesi’ndeki bu mülklerinin ‘Mithatpaşa Çocuk Kütüphanesi’ yapılmak üzere Uluslararası Anadolu Kütüphaneciler Derneği’ne hibe edilmesi noktasında bir imza kampanyası yürütüyoruz. Kampanyamızda bin imzaya ulaştık. Amacımıza ulaşana kadar kampanyamızı devam ettireceğiz. Her bin imza olduğunda Topal ailesine göndereceğiz. Bu mülkün çocuk kütüphanesine dönüştürülmesi bir ilk olacak. Mithatpaşa’ya yakışır bir kütüphane oluşturacağız. Duyarlı herkesten desteklerini bekliyoruz” dedi.
Karababa, topladıkları imzaları Yenişehir Postanesi’ne giderek Topal ailesinin İstanbul’daki adresine gönderdi.