Etiket: inanç merkezi

  • Alevi inanç merkezine ayrımcılık; Hubyar’da çöpler toplanmıyor-VİDEO

    Alevi inanç merkezine ayrımcılık; Hubyar’da çöpler toplanmıyor-VİDEO

    PİRHA-Tokat’ın Almus ilçesine bağlı bir inanç merkezi olan Hubyar köyünde çöpler toplanmıyor. Bir video yayımlayarak soruna dikkat çeken eski HDP Milletvekili Ali Kenanoğlu, Alevi inanç merkezlerine yönelik ayrımcılık yapıldığını belirtiyor.

    Tokat il merkezine 120 kilometre mesafede bulunan, Almus ilçesine bağlı Hubyar Köyü, hem bir dergaha ev sahipliği yapıyor hem de bölgedeki Alevilerin inanç merkezi konumunda. 16. yüzyılda yaşamış Hubyar Sultan’ın türbesini de içeren Hubyar Sultan Tekkesi Dergahı, Türkiye’deki en önemli Alevi inanç merkezlerinden biridir. Hubyar köyü, Alevilerin köklü ocaklarından Hubyar Sultan Ocağı’nın da merkezidir.

    “ÇÖP KONTEYNERİ VERİLMEDİĞİ İÇİN ÇÖPLER ETRAFA ATILIYOR”

    Bu konumundan dolayı özellikle yaz aylarında ziyaretçi akınına uğrayan Hubyar Köyü’nde büyük çöp yığınları oluşuyor ve bunlar toplanmıyor. Aynı zamanda Hubyarlı olan 27. Dönem HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, bir video yayımlayarak bu soruna dikkat çekti. Mahallelerin etrafında her sene büyük çöp yığınları oluştuğunu, bu çöplerin rüzgarda uçuşarak etrafa dağıldığını, ağaçların bile çöplerle dolduğunu belirten Kenanoğlu, “İdareciler çöp konteynerleri vermediği için insanlar çöplerini buralara atıyorlar. Bu çöpler nedeniyle yaban hayvanları ve özellikle ayı hep burda oluyor, dışkısını bırakıyor, çevreyi dağıtıyor. Kesilen kurbanların derileri de buraya atılıyor. Burada çöplerle beraber bir hayat oluşuyor ve etrafa çok kötü kokular yayılıyor” dedi.

    “ALEVİ İNANÇ MERKEZLERİNE YÖNELİK AYRIMCILIK YAPILIYOR”

    Köylülerin bu durumdan şikayetçi olduğunu, herkesin şikayetçi olduğunu ama herkesin de çöp atmaya devam ettiğini vurgulayan Kenanoğlu, “Ama biz çöpü buraya atanları suçlayıp işin içinden çıkamayız. Bu işte idarenin kabahati çok büyük. Çöp sorununa çözüm bulmayan yetkililer bunun en baş sorumlusudur. Neticede burası bir Alevi inanç merkezi, buraya gerekli hassasiyet gösterilmiyor. Burayla ilgili çok müracaatta bulunduk. Muhtarlar dilekçe verdi. Milletvekiliyken defalarca görüştüğüm bütün yetkili makamlara, buranın çöp sorunun önemli olduğunu ifade ettim ama hala hiçbir şey yapılmadı” dedi.

    Kenanoğlu sözlerini şöyle sürdürdü; “Her defasında manevi değerlerden bahseden bir iktidar var ve bu iktidarın bir Alevi inanç merkezine yaklaşımını buradan görüyoruz ve sorguluyoruz. Alevi inanç merkezlerine yönelik ayrımcılık yapılıyor. Burası Sunni inanç yapısına sahip bir dergaha ait olsa her türlü ihtiyacı karşılayacak hizmetler sunulurdu ama o kadar başvuruya, dilekçeye, ısrara rağmen buraya iki tane çöp konteyneri bile gönderilmiyor”

    Eyüp Hanoğlu/TOKAT

  • Seyyid Kureyş Ocağı İstişare Meclisi’nden AKP’ye: Aldığınız kararlar yok hükmündedir

    Seyyid Kureyş Ocağı İstişare Meclisi’nden AKP’ye: Aldığınız kararlar yok hükmündedir

    PİRHA- Seyyid Kureyş Ocağı İstişare Meclisi yazılı bir açıklama yaparak, cumhurbaşkanının kararnameyle kurduğu Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı tanımadıklarını belirterek, hükümeti aldığı kararlardan ve yanlışlardan dönmeye çağırdı. Seyyid Kureyş Ocağı İstişare Meclisi ayrıca Alevi kurumlarını da uyararak, “Alevi inanç değerlerini baz alarak asla duruşunuzdan, Yolumuzdan, inancımızdan dönmeyin” dedi. 

    Seyyid Kureyş Ocağı İstişare Meclisi, “Ocaklarımız İnanç Merkezlerimiz, Cemevlerimiz İbadethanemizdir” başlığıyla yazılı bir açıklama yaptı. AKP-MHP iktidarının meclise getirdiği torba yasa tasarısına ve KHK ile Cemevleri Başkanlığı kurulmasına tepki gösteren Seyyid Kureyş Ocağı İstişare Meclisi, “Alevilerin yüzyıllardır inkar, asimilasyon, katliam ve soykırım cenderesinden geçirilerek bugünlere geldiler. Osmanlı‘dan sonra Cumhuriyet döneminde de benzer kaderi paylaştılar. Alevi inanç toplumu bir kez daha kendi inançlarından ve inanç yerlerinden uzaklaştırılarak incitiliyor” dedi.

    “İNANCIMIZI BAŞKASININ TANIMLAMAYA HAKKI YOKTUR”

    Seyyid Kureyş Ocağı İstişare Meclisi’nin açıklamasının tam metni şöyle:

    “Ocaklarımız İnanç Merkezlerimiz, Cemevlerimiz İbadethanemizdir.
    Anadolu topraklarının kadim toplumu olan Alevi İnanç toplumu yüzyıllardır inkar, asimilasyon, katliam ve soykırım cenderesinden geçirilerek bugüne geldiler.
    Maalesef Osmanlı‘dan sonra Cumhuriyet döneminde de benzer kaderi paylaştılar. Bütün yurttaşlardan alınan vergiler devlet tarafından yalnızca bir gruba, bir mezhebe tahsis edilmekte. Verdiğimiz vergiler bize inkar, asimilasyon, zorunlu din dersi, Alevi köylerine zorla cami yapma, dışlanma ve ikinci sınıf vatandaş muamelesi olarak geri dönmekte. Yüzyıllardır Aleviler üzerindeki baskıların yol açtığı yaraları iyileştirmek, gasp edilen hakları vermek yerine Alevi inanç toplumu bir kez daha kendi inançlarından ve inanç yerlerinden uzaklaştırılarak incitiliyor. KHK ile torba Yasa çıkarılırken Alevilere sorulmuyor, rızası alınmıyor oldu bittilere getirerek “torba” içinde yeni yasalar çıkarılıyor, inancımız kültür olarak tanımlanıyor. Bizim ne olduğumuzu ancak biz tanımlarız, başkasının İnancımızı tanımlanmaya hakkı yoktur. Alevilik bir inançtır, Ocaklarımız da bu inancın temsilcileridir.

    “ALEVİLER BİAT ETMEYECEKLER”

    Bindörtyüz yıldır tüm zulümlere rağmen Alevi toplumu inancı, itikati, imanı, Hakk-Muhammed-Ali aşkı ile Pir-i ile Mürşid-i ile, Ozanı, Aşığı, Ereni, Evliyası ve yolun talibi ile sır vermeden, ser vererek dimdik ayakta durmuş, geleceğin medeniyetin aydınlanması umuduyla inancından, ibadetinden ve inanç ritüellerinden asla vazgeçmemiş. Fakat 21. yüzyılda olmamıza rağmen, insanoğlunun medeniyet dediğimiz olgudan daha çok uzak olduğunu görmekteyiz.
    Bilinmelidirki Aleviler geçmişte Emevi’ye, Abbasi’ye, Selçuklu’ya, hele hele zulümkar Osmanlı’ya ve Yavuz’a biat etmediler, bugün de biat etmeyecekler. Bizlerin parayla, makamla, kirli siyasetle asla işimiz olmaz.

    “ALEVİLERİN RIZASINI ALMADAN ALINAN KARARLAR YOK HÜKMÜNDEDİR”

    İnanç hizmetkarlarımız rızalık almadan Hakk postuna oturmaz, rızalık almadan cem cemaat yapmaz. Her şey rızalıkla olur. Alevilerin rızasını almadan, rızasız alınan kararlar yok hükmündedir. Kureyşan Ocağı olarak inanç hizmetkarlarımız bu hileli sürecin parçası olmayacaklar ve bu haksız oyuna gelmeyecekler. Gelin yol yakınken yaptığınız yanlıştan dönün. Alevi İnanç toplumunun inancını, ve demokratik vatandaşlık haklarına saygı duyarak taleplerimiz konusunda tek bir söylemle en doğru nihayi karar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından verilen “Cemevleri İbadethane’dir” kararını uygulayın. Anayasal hakkımız olan din ve vicdan hürriyetimiz engellenemez. Devlet, adaleti tüm toplumlarına eşit şekilde uygulamak zorundadır. Sadece Sunni Müslüman toplumuna hizmet eden bir anlayışın adaletten bahsetme gibi bir hakı yoktur. Yapılmak istenen yasal değişiklik “Din ve Vicdan Hürriyeti“ başlıklı Anayasasının 24. Maddesi “Herkes, vicdan, dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir“ hükümlerine aykırı olmakla birlikte, insan ve vicdan hukukuna da aykırıdır. Hiç kimse, hiç bir devlet yapısı, hiç bir dini kuruluş başka bir inancın ibadetine, dinî âyin ve törenlerine katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlayamaz; dinî inanç ve kanaatlerinden dolayı kınayamaz ve suçlayamaz. Hükümet Alevilere karşı gösterdiği tutumda samimi olduğunu göstermek istiyorsa, uluslararası mahkemelerde kazanılmış olan haklarını vermekle olur. Ayrımcılığa son vererek, camilere ve diğer inanç merkezlerine tanınan hakları Cemevlerimize ve onların inanç temsilcileri Ocaklarımıza da verilmeli. ‘Cemevleri ibadethanedir’ demeli ve ibadethane kapsamında gerekli kanuni düzenleme yapılmasını sağlamalı.

    ALEVİ KURUMLARINA ÇAĞRIMIZ: ASLA YOLUMUZDAN, İNANCIMIZDAN DÖNMEYİN!

    Tarihi süreç içerisinde defalarca zulme ve asimilasyonlara maruz kalmasına rağmen, Alevi toplumu Mürşitlerin ve Pirlerinin ışığında bir beden, bir yumruk olup yılmadan yoluna devam etmiştir. O açıdan Alevi kurumlarımıza da çağrımız; Alevi inanç değerlerini baz alarak asla duruşunuzdan, yolumuzdan, inancımızdan dönmeyin, sadece medyada ön plana çıkmak düşüncesi ile kişisel amaç ve siyasi emelleri için birlik ve beraberliğinizi kurban etmeyin. Alevi toplumu içinde değerli kemalet sahibi Pirlerimiz ve Ocakzade aile büyüklerinin, akademik kimliği ile öne çıkmış insanlarımızın fikirleri ile birlikte, İmam Hüseyin’nin duruşunu baz alarak Kureyş Ocağı temsilcileri olarak Hakk ve Hakikatın yanındayız. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘İbadet yerlerimize saygı gösterin’-VİDEO

    ‘İbadet yerlerimize saygı gösterin’-VİDEO

    PİRHA-Tokat’ın Reşadiye ve Almus ilçelerine bağlı Alevi köylerinde yaşayan on binlerce yurttaşın bir araya geldiği ve cem olduğu Ağaçkesilen ziyaretgahının bulunduğu bölgeye yapılmak istenen Reşadiye-Yozgat Enerji Nakil Hattı‘na karşı Alevi kurumları ve yurttaşlar tepkili. Ziyaretgahlarının yok edilmek istendiğini belirten yurttaşlar, çalışmanın durdurulmasını, ibadet yerlerine saygı gösterilmesini istedi.

    Tokat/Reşadiye-Almus ilçelerine bağlı; Gökköy, Dereköy, Dolay, Beşdere, Durudere, Sazak gibi köylerde yaşayan onbinlerce yurttaşımızın kutsal bildiği, itikat ettiği, sonbahar aylarında bir araya gelip cem olduğu Ağaçkesilen ziyaretgahın bulunduğu 2000 rakımlı dağdan, Reşadiye-Yozgat Enerji Nakil hattı geçiriliyor.

    Konuya ilişkin geçtiğimiz hafta HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Pir Sultan Abdal, Şeyh Hasan, Hubyar Baba talipleri olarak açık havada ve 700 yaşında olduğu rivayet edilen kutsal meşe ağaçlarının altında; baba, dede ve ecdattan gördükleri usul içinde, inanç ve itikatlarını sürdürmekte, barış ve kardeşlik içinde yaşamını sürdürdüklerine işaret edip, “Bu saldırıların bir yenisi de şimdi Reşadiye- Yozgat enerji nakil hattının yapılmak istendiği, yörede yaşayanlar için kutsal sayılan, kurban tığlanıp cem olunan 2000 rakımlı dağda bulunan Ağaçkesilen Ziyaretgahına yöneliktir” diyerek Meclis’te gündeme getirdi.

    “TÜRBEMİZE YÖNELİK MÜDAHALEYİ DOĞRU BULMUYORUZ”

    Karadeniz Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Muharrem Erkan’da, yaptığı açıklamada, inanç alanında bulunan ağaçların bir kısmının kesildiğini ve beton döküldüğünü belirterek, “Kendimize hor, zor geleni,  kimseye laik görmemişiz. Gün gelmiş tokat ili Reşadiye ilçesi gök köy sınırları içerisinde “Ağaç kesilen” nazargahı, niyazgahı gibi ağaçları, ormanı Hızır bilmişiz. Bir dal odununu bile alıp götürmediğimiz bu dağımızdan, ulu pelitler kesilmiş, bazıları işaretlenmiş kesileceği günü bekliyor” dedi.

    Köy muhtarı Mehmet Sütçü, “Bizler razı değiliz, buradan yüksek gerilimin geçmesine. Yetkililere burası bizim ibadethanemiz, türbemiz dediğimizde, kitabesi yok diyerek kabul etmediler.” diyerek tepkisini belirti.

    İstanbul da kurulu olan gök köy yardımlaşma dayanışma dernek başkanı Celal Uçan da “Bizlerin haberi olmadan bilgimiz dışında bu yüksek gerilim hattı geçiriliyor. Bu olayları buraya gelince öğrendik. İstanbul’da ikamet ettiğimiz için gelişmelerden sonradan bilgimiz oldu. Bu yapılan inanca yönelik yapılmış bir eylem olarak görmekteyiz” diyerek tepkisini dile getirdi.

    Bölge köylerinden beş dere köyü derneği başkanı Ayşe Türüt ise “Yüzyıllardır bölge köylerinin ortak toplanma alanı olan, niyazgahımız, nazargahımız olan ağaç kesilen türbemize yönelik yüksek gerilim hattının buradan geçmesini doğru bulmuyoruz” ifadelerine yer verdi.

    PİRHA/TOKAT