Etiket: ince

  • İnce’den Erdoğan’a: Lafa bak lafa! Hasta müşteri midir?

    İnce’den Erdoğan’a: Lafa bak lafa! Hasta müşteri midir?

    CHP’nin cumhurbaşkanı Muharrem İnce, Karabük mitinginde konuştu

    İnce’nin açıklamalarından satır başları şöyle:

    • Türkiye daha toplu iğne bile yapamazken Atatürk Karabük’e fabrika planlıyor, 38’de de yapıyorlar. Bu ülkeyi 16 senedir yönetenler ise “Çivi mi çaktı CHP” diyor. O sattıklarını kim yaptı!
    • Ben çocuklara iş diyorum, o bedava kek verecekmiş. Yani sizi kekleyeceğim diyor. İnanılır gibi değil. Kıraathane açacakmış, oturacakmışız, kekler, çaylar bedavaymış. İnternetten haberin yok mu senin? Wikipedia açılacak mı peki? Bedava kek yemek istiyorsanız Erdoğan’a oy verin, fabrikada çalışıp ekmeğinizi kazanmak istiyorsanız bana oy verin.
    • Şehir hastanelerinin müşterisi çok olacak diyor. Lafa bak lafa! Hasta müşteri midir? Şirazeden çıktı bu ara. “Bakanlar dışarıdan eleman olacak” diyor.
    • Dün akşam oturmuş yandaş iki gazeteciyle, diyorlar ki şair ölmüş. Hemen çıkarıyor cebinden şiirini, tesadüfe bak. Sorular ayarlanmış sorular.
    • Bu mübarek Ramazan ayında bile emeklilere yalan söylediler.
    • Çocuklar bugün karne aldı. Ben de bir öğretmen olarak Erdoğan’a bir iki not vereyim. Ekonomi sıfır, tarım sıfır, Türkçe yüzde 100 sıfır. Çünkü Ce-Ha-Pe diyor. Ama 10 aldığı dersler de var. Mesela kandırılma 10, FETÖ’ye destek 10.
    • Kandırılmış mı kandırılmamış mı onu da izleyelim. Bir gün kandırıldım, bir gün kandırılmadım diyor. FETÖ, Apo, Barzani, Obama kandırdı; sonra çıkıp diyor ki “Rabbim beni affetsin”. Ben de rabbim onu affetme diye dua ediyorum.
    • Bir de apolet sökersin sökmezsin tartışması var. Birincisi, iftar yemeğinepaşa katılabilir. İkincisi, üniformayla katılıp Erdoğan beni eleştirirken paşa alkışlayamaz. Onu emekli ederim hiç şansı yok. Paşaymış, arkadaş kanti asteğmenliğinden paşalığa terfi etti. Dediğimin arkasındayım TSK mensubu siyasetin içinde olamaz, rakiplerin eleştirildiği sofralarda alkış yapamaz. Yaparsan gönderirim, hiç şansın yok. Başarılı bir paşaymış, olabilir. Başarılı olduğunda ödülünü veririm, yanlış yaptığında cezasını. Türkiye kimsenin çiftliği değil!
    • Aydın’da harmandalı oynadım. Fena da oynamıyorum değil mi? Cumhurbaşkanı gülecek gülecek. Sürekli eyy diye bağırmayacak.
    • Saray meraklısı bir cumhurbaşkanı. Ankara’da İstanbul’da var, şimdi de Marmaris’e yaptırıyor. Size sözüm olsun, onu engelli çocuklara vereceğim.
    • Sizi yurtdışına göndereceğiz, öyle kıraathane falan, modası geçmiş şeyler değil. Dil öğreneceksiniz, dünya vatandaşı olacaksınız.
    • Bir şeye çok güldüm. Arkadaşlar deme dedi ama tutamayacağım. Aramızda kalsın. Malvarlığımı açıkladım, gazeteciler de anama gitmişler. Anam haberi okumuş, demiş ki, “Yanlış bilgi vermiş, 4 de koyunu var, onu yazmamış”. Vallaha aklıma gelmedi, gelse yazardım; üç de arı kovanım var, şimdiden söyleyeyim
    • Sabah akşam bağıyor adam ya. Ne zaman televizyonu açsam bağıran biri var.
    • Hafızası da kaybolmuş. Anlattıkları tutmuyor. ‘İstanbul’da okudum, 75 kişilik sınıflar vardı, tek parti döneminde okudum’ diyor. 1950’de çok partili yaşama geçtik, Erdoğan 54 doğumlu. 1950’de tek parti bitmiş, 54’te Erdoğan doğmuş, tek parti döneminde okumuş, 75 kişi varmış. Doğmadan 4 sene önce ilkokulda okumuş. Yalancı mı, yoksa ‘ince’ hastalığa tutulunca karıştırdı mı?
    • Bay Muharrem diyor. Sözde beni elitist, seçkinci noktasına koymaya çalışıyor. Sıradan bir köylü ailenin çocuğuyum ben, halk çocuğuyum. Sen de benim gibiydin ama haram helal ver allahım, garip kulun yer allahım deyip harama bulaştın. Sana söz veriyorum, emeklilik günlerin için bir kıraathane kuracağım, orada oturursun. Özet yerine kitabı okursun, hem de kek yersin.
  • İnce’den Erdoğan’a: Aş, iş dedikçe benimle kavga ediyor

    İnce’den Erdoğan’a: Aş, iş dedikçe benimle kavga ediyor

    CHP Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce Kütahya’da konuştu. Hedefine Erdoğan’ı alan İnce, “Ben meydanlarda aş, iş dedikçe benimle kavga ediyor. Ya ben kavga etmeyeceğim ama makaramı yaparım.” dedi ve miting alanına yerleştirilen dev ekrandan Erdoğan’la ilgili kısa filmler gösterdi.

    “Ben Sarayı yıkacağım dedim, kast ettiğim şatafat şatafat. Benim derdim o saraya 2 milyar dolar harcamışsın, sarayı neden yıkayım saraydaki zihniyeti saraydaki şatafatı yıkacağım.

    Caminin içinde bisiklete biniyormuşum. Bunlar mı Müslüman? Bak bak, camide oynuyormuşum… Türkiye’de 81 milyon müslümandan herhangi birisi camide zeybek oynar mı? Zavallı bunlar zavallı. Engin Alan korgeneraldi ayağa kalkmadı, hapse attılar. Geçtiğimiz gün bir paşa Erdoğan konuşurken beni eleştiren Erdoğan’ı alkışladı. Ben de dedim ki; senin apoletlerini sömeceğim. Erdoğan meğer paşaymış, kantin paşası.

    “BEN KAVGA ETMEYECEĞİM AMA MAKARAMI YAPARIM”

    Ben meydanlarda aş iş dedikçe benimle kavga ediyor. Ya ben kavga etmeyeceğim ama makaramı yaparım. Geçen herkesin evinde buzdolabı var, daha ne istiyorsunuz dedi. Sanki Erdoğan’dan önce ağaç kovuklarında yiyecek saklıyorduk.

    Daha gençlik yıllarında başımıza bir şey geldiği zaman dış güçler derler buna inanmayın derdi, şimdi dış güçler diyor. Aday olunca 4 adayı ziyaret ettim ve gittim onların hesaplarına da 5’er yüz lira yatırdım. Erdoğan benim konuşmamı almış ‘Demirtaş’ı ziyaret ettim’ o kısmını gösteriyor sadece.”

    “FAKİRLEŞİYORSUN KÜTAHYA”

    Kütahya fakirleşiyorsun, Azot fabrikasında 4 bir kişiden 3 bin kişiye. Milletvekili sayısı kaç oldu? 600. 550 idi sayı, referandumda Kütahya’nın sayesinde 600 oldu. Verdiniz oyları 50 milletvekiline daha bakacaksınız. Yüzde 70 evet oyu verirken 600 milletvekiline çıkacağını biliyor muydunuz? Türkiye’nin milletvekili sayısı arttı Kütahya’nın kaç oldu? Önce dörde düştü sonra beşe çıktı. Fakirleşiyorsun Kütahya, gelin bu sefer bu kardeşinizi başa getirin.

    Kütahya Şeker ne oldu? Gitti mi? Bir fabrikayı mı yönetmek daha kolaydır Türkiye’yi yönetmek mi? Bir fabrikayı kara geçiremeyen birisi memleketi kara geçiremez. Bir saray yaptırdı 2 milyar dolar harcadı. Sarayı değil o kültürü o zihniyeti yıkacağım. Beş saray da İstanbul’da yaptırıyor. Bir tane yazlık saray da Marmaris’te yaptırıyor. Size söz veriyorum Marmaris’teki Sarayı engellilere vereceğim.

    “BÜYÜK SORUNLARI BU YORGUN ADAM ÇÖZEMEZ”

    Erdoğan’la benim farkım, ben sen o yok biz var. Siz bor madeni üzerinde yaşıyorsunuz ama biz madenlerimizi ne yazık ki işlemeden satıyoruz. Bor olarak satarsan ucuza satarsın. Sen harama bulaştın ben harama bulaşmadım. Aramızdaki fark bu. Senin neren yerli. Söz veriyorum benim cumhurbaşkanlığımda devlet kemer sıkacak devlet.

    Türkiye’nin en önemli sorunlarından birisi çiftçinin mazotu. Cumhurbaşkanı seçildiğimde çiftçiye mazotu 3 liraya vereceğim. Senin mazotunun yarı fiyatına Amerikan çiftçisi mazot alıyor. Rusya Türkiye’den iki kat büyük bir ülke 450 milletvekili Türkiye’den büyük bir ülke, bizim milletvekili sayımız 600. Kimin sayesinde senin sayende sen yaptın. Erdoğan bir daha şeçilirse korku, dolar 10 lira olur.Dünya lideriymiş ne dünya lideri. Gidin bir yurt dışına görün. Bu büyük sorunları bu yorgun adam çözemez.

    “İKİ OLAY İÇİMİ ACITIYOR”

    Bunu Türkiye’nin her yerinde anlatacağım iki olay içimi acıtıyor. Adıyaman’da tütün ekersen hapse atıyor devlet. Erdoğan meydana gelmiş tütün zararlıdır demiş. Ama Amerikan tütünü içiyor herkes. Türk tütününde zehir var da Amerikan tütününde vitamin mi var. Ben Türkiye’yi Ankara’dan yöneteceğim Ankara’dan.

    Bayramda İstanbul’a gidecek olan var mı? Demirel’in yaptığı köprüden bedava Erdoğan’ın köprüsünden parayla geçeceksiniz. Demirel’in köprüsünden gidiş geliş 11 lira, Erdoğan’ın yaptığı köprüden 114 lira. o da sadece gidiş. Ey Kütühyalı hemşehrim soyuluyorsun.”

  • İnce: Benim rakibim prompter

    İnce: Benim rakibim prompter

    CHP Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce, “Rakibim çok güçlü. Benim rakibim kim biliyor musunuz, rakibim prompter, prompter. Millet de sanıyor ki Türkiye’nin en büyük hatibi ama camdan okuyor camdan. Diyarbakır’da Kürt sorununu çözmek için candan konuşan biri lazım camdan konuşan değil” dedi.

    CHP Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce, Ankara Sincan’da konuştu.

    İnce, “24 Haziran’da yapacağımız seçimin son Ankara mitinginin provalarını yapıyoruz. 1 milyon kişi toplamalıyız. Rakibim çok güçlü. Benim rakibim kim biliyor musunuz, rakibim promter, promter. Millet de sanıyor ki Türkiye’nin en büyük hatibi ama camdan okuyor camdan. Diyarbakır’da Kürt sorununu çözmek için candan konuşan biri lazım camdan konuşan değil.” diye konuştu.

    İşte İnce’nin konuşmasından önemli satır başları:

    “24 Haziran’da yapacağımız seçimin son Ankara mitinginin provalarını yapıyoruz. 1 milyon kişi toplamalıyız. Rakibim çok güçlü. Benim rakibim kim biliyor musunuz, rakibim promter, promter. Millet de sanıyor ki Türkiye’nin en büyük hatibi ama camdan okuyor camdan. Diyarbakır’da Kürt sorununu çözmek için candan konuşan biri lazım camdan konuşan değil.

    Uçağı yerli değil, gözlüğü yerli değil. Milli olsaydı bunlar Süleyman Şah’ı oradan oraya gezdirirler miydi? Sağlığında bile o kadar gezmedi.

    2017’de 901 milyon kira ödemiş devlet. Araç kirası olarak 549 milyon kira ödemişler. 16 yılda borcumuzu 451 milyona çıkardılar. Bir yanda eski var, öteki yanda umut var, gelecek var. Bunu 16 yıldır denedik, iktidara geldiklerinde dolar 1.30’du şimdi 5 lira oldu.

    İMAM HATİPLERİ NEDEN KAPATAYIM

    Cumhurbaşkanı seçildiğimizde dayatma yok, akıllı liyakat sahibi insanlarla çalışacağız. Ben imam hatip liselerinde 3 sene öğretmenlik yaptım neden kapatayım?

    Bir muhafazakar aile derse ki benim çocuğuma bir saat hadis, bir saat kelam istiyorum koyarız o dersi, sorun değil. Öbürü de diyor ki ben istemiyorum. İstemiyorsan zorla bir şey yok ama sizin çocuklarınıza yurt bulmak devletin görevi. Bu bölgede AK Partili kardeşlerimin olduğunu biliyorum. O kardeşlerimin vicdanlarına sesleniyorum. Adıyaman’da bana şunu söylüyorlar: Artık bize tütün ektirmiyorlar. Amerikan tütünü sattırıyorlar. Erdoğan Adıyaman’a gelmiş demiş ki ‘tütün zararlı’ Adıyaman tütününde zehir var da Amerikan tütününde vitamin mi var. Erdoğan hepimize zararlı. Bunlar emperyalizmin uşağı olmuş. Ben Türkiye’yi Ankara’dan yöneteceğim, Ankara’dan.

    “BÜTÜN İNSANLARI SEVİYORUM” 

    Şehir hastaneleri yaptılar yüzde 70 doluluk garantisi verdiler. 25 yıl kira ödemeye söz verdi devlet. Bayramda İstanbul’a gidecek var mı? Bayramda İstanbul’a gittiğinizde Demirel’in yaptığı köprüden bedava Erdoğan’ın köprüsünden 114 liraya geçeceksiniz. Şu anda hepimiz köprüye geçmesek de para ödüyoruz. Uçma garantisi verilmiş, geçme garantisi verilmiş, hastanede yatma garantisi verilmiş.

    Şimdi bizim hep birlikte olmamız lazım. Bana gariban cumhurbaşkanı diyor ya, yani ben Erdoğan’dan 5 ay önce milletvekili oldum. Peki 16 senede aynı maaşı aldık o nasıl zengin oldu ben nasıl fakir kaldım ben bunu anlayamadım. Ama ben ondan zenginim ben bütün insanları seviyorum.

    EVİNİZDE KOLTUKLARI 16 SENE AYNI YERDE TUTAR MISINIZ

    Metalde yorgunluk olursa tepeye kadar gider. Belediye başkanından başladıysa cumhurbaşkanına kadar gider. Bir bahar temizliği işte 24 Haziran böyle olacak. Yenilik olacak değişim. Evde koltukları 16 sene aynı yerde tutar mısınız? İşte şimdi değiştirme sırası. Tamam mı? (Tamam) sesleri. Dışarıdakiler kararsız gibisiniz, ya Allah’ın güneşi varken Ampül’e gerek yok. Siz de yardımcı olacaksınız. Komşuyu teyze kızını ikna etmek size ait.

    “50 BİN AVUKATLA BEKLEYECEĞİM” 

    YSK var ya YSK Pazar günü oyumu kullanıp Ankara’ya geleceğim. 50 bin avukatla bekleyeceğim, merak etmeyin kimse sizin oyunuzu çalamaz.”

    “Korkmayın, cumhurbaşkanı ali kıran baş kesen değil, Cummhurbaşkanı abi olacak. Beni eleştiren bir tweet attı diye sabahın beşinde o çocukları gözaltına aldırmayacağım. Size sözüm Pasolig’i hemen kaldıracağım. Son günlerde iftiralara başladılar. Neymiş TİKA’yı kapatacakmışım. Hiç bir yerde TİKA’dan bahsetmedim. Fabrikaları kapatacak mışım. Yalandan kim ölmüş. Erdoğan 16 yılda 500 kişinin çalıştığı bir tane fabrika yaptı mı? Köprüleri yıkacakmışım? Bunlar kafayı yemiş. İmam hatipleri kapatacakmışım. Bir baba çocukları arasında ayrım yapar mı? Öğretmenler de çocukları ayırmaz.

    Erdoğan sen Kürtleri sevmiyorsun ama ben seviyorum. İmam hatipleri neden kapatayım? 1.5 milyon çocuk var şimdi işsiz. Onlar için çalışma yapıyorum.

    Oğlumun düğününde zeybek oynadım. Fena da oynamam. Oğlumun düğünündeki fotoğrafı almışlar caminin içine monte etmişler. Bu montaj işini FETÖ’den mi öğrenmişler.

    Büyük sorunlar yorgun adamlarla çözülmez. Büyük sorunlar umutları yeşerterek çözülür.

  • İnce Kağıthane’de konuştu: Elimde anketler var; Erdoğan’ın uykuları kaçıyor

    İnce Kağıthane’de konuştu: Elimde anketler var; Erdoğan’ın uykuları kaçıyor

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, seçim çalışmaları kapsamında İstanbul Kağıthane’de miting yaptı.

    Burada halkı selamlayan İnce, kürsüden yakın koruması dahil herkesin inmesini istedi. İnce, “Apoletlerini sökeceğim” sözlerini de tekrarladı.

    Kağıthane’nin Nurtepe Mahallesi’nde seçmenlerle buluşan CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, “İftar yemeğinde beni eleştiriyor. Beni eleştirirken general de alkışlıyor. TSK’nın disiplin kanunun 20. maddesi belli. Siyasi parti faaliyetlerine katılmaz diyor. Sayın Erdoğan, sen İlker Başbuğ’a ‘terörist’ demiş adamsın. Sen Türk ordusuna kurulan kumpasın savcısısın. Türk ordusunu da düzelteceğiz. Yaparsa, ihraç sebebidir. Sayın Genel Başkan Kılıçdaroğlu Bandırma’ya gittiğinde onu karşılayan subaylara ceza verdiler. Çanakkale’de Engin Alan ayağa kalkmadı diye Engin Alan’ı hapse attırdı. Benim hapse attırmak gibi bir niyetim yok. Ama o generalin apoletlerini sökeceğim” dedi. İnce, “Sen milletin generalisin, Erdoğan’ın generali değilsin. Eğer Erdoğan’ı çok seviyorsan, Erdoğan 24 Haziran’da emekli olacak. Ben de apoletlerini sökeceğim için yanına gidersin, onun emir eri olursun” diye konuştu.

    İnce, kürsüde konuşmasını yapmaya başlamadan önce yakın koruması dahil kimseyi istemedi. Herkes indikten sonra konuşmasına başlayan İnce’yi çatılardan izleyenler de oldu. İnce, öz çekim yaparak mitingi sonlandırdı ve Eyüpsultan’daki mitinge hareket etti.

    İnce “Elimde anketler var. Şu kadarını söyleyeyim. Erdoğan’ın uykuları kaçıyor” dedi.

  • Muharrem İnce’den Erdoğan’a, ‘İspatlamazsam namerdim’ yanıtı

    Muharrem İnce’den Erdoğan’a, ‘İspatlamazsam namerdim’ yanıtı

    CHP Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce Trabzon’dan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenerek, “Ben dedim ki partiyi kurmadan önce Fethullah Gülen’e gidip icazet aldın mı? Bana diyor ki ‘ispatlamazsan namertsin.’ Ben de diyorum ki ispatlamazsam namerdim” diye konuştu.

    İnce’nin konuşmasından önemli satır başları;

    “Ben dedim ki partiyi kurmadan önce Fethullah Gülen’e gidip icazet aldın mı? O da bana dedi ki ‘ispatlamazsan namertsin’. Ben de diyorum ki; ‘ispatlamazsam namerdim’. Şimdi ben de şu soruyu soruyorum önce; Bir kiminle gittiğini biliyorum. İki, bana bunu söyleyen kişi seninle birlikte giden kişi zaten, beraber gittiğiniz kişi ama ona zarar verirsin biliyorum. Şimdi aranız bozuk zaten. Yanında kim kaldı ki yola çıktığın? Bülent Arınç yok, Abdullah Gül yok. Ertuğrul Yalçınbayır yok. Yok da yok kim kaldı ki zaten? O günlerde beraber yanından ayrılmayan kişi bana dedi ki biz beraber gittik. Şimdi ben onu korumak pahasına söylemiyorum. Ha derse ki bana söyle derse ismini de veririm. Ayrıntılarda saklı  ama 24 Haziran’dan sonra tümünü anlatacağım zaten. Merak etme acele etme.

    Ne dersem cevap veriyor bir tek diploma konusunda konuşmuyor. 570 bin öğrenci oy kullanacak. Türkiye’de 57 milyon seçmen var bunun sadece yüzde 7’si köylerde yaşıyor. Köylerde insan kalmamış. Nüfusun yarısı 11 büyük şehirde yaşıyor. Bizim insanları yeniden köyüne döndürmemiz lazım. Kadınlarla gençlerle başaracağız bu seçimi. Çalışan 100 kişiden 32’si kadın. Bunu 50’ye çıkaracağız. Kadının çalışması için her mahalleye bir kreş  açacağız. Çocuk kreşe, kadın işe.

    Doviz yükseliyor, durmuyor. Ekonomi bakanı kurlardan bana ne, başbakan dolsa ne olur dolmasa ne olur diyor. Bir zaman dolarınızı bozdurun dedi. İki sorum var bir sen kendinkileri bozdurdun mu? İki vatandaş seni dinledi bozdurdu. zarar etti bu zararı kim karşılayacak?

    Köprülerde dolar üzerinden anlaşmayı niye yaptın? Kim yaptı? Ben mi verdim sen mi verdin? Benim bir sözüme cevap veriyor. Senin haddine mi dedi köprü yapmak dedi. Gel bir TV kanalına ben yalnız geleceğim yüreğin varsa gel karşıma, beş konu seç ben tek başıma geleceğim. Sorum şu Demirel’in yaptığı köprüden neden 10 liradan geçiyoruz da senin yaptığından neden 100 liraya geçiyoruz? O müteahitler babalarının ruhuna yapmışlar o projeleri de benim haberim yokmuş. Hazine arazi garantisi verince herkes yapar.

    Bugüne kadar 6 vilayete söz verdiler sizde otomobil yapacağız diye. Erdoğan kapartoya  lastiğe talip, ben otomobilin beynine talibim beynine. Dünyada ilk yüz marka arasında bir tane Türk markası lazım.

    İlk kez size bir yemek tarifi yapacağım; kuru fasulye pilav tarifi yapacağım, 2 su bardağı Çin kuru fasulyesi alacaksanız. Bu kuru fasülyenin içine 300 gram Sırbistan eti katacaksanız. Bunları Rus doğal gazında ısıtacaksınız ayrıca bunları Fransız düdüklüsünde pişireceksiniz. Her gittiği yerde yerliyim, milliyim diyor. Saray’daki mermerleri Hindistan’dan mı getirdin yoksa Afyonkarahisar’dan mı kullanıyorsunuz?

    “FETÖ’DEN Mİ ÖĞRENDİNİZ MONTAJLAMAYI”

    Ne zaman Filistin’de bir karışıklık olsa bunlar miting derdinde. Diyoruz ki “İsrail’i boykot et.” Bir İsrailli Türkiye’ye gelmek istese İsrailliye vize yok. Böyle bir durumda yaptığı tek şey Filistin mitingi. Cumhurbaşkanı olduğumda Gazze’ye gideceğim söz.

    Geçenlerde Samsun’da gençler bir bisiklet getirdiler. ‘Sen diyor bisiklete’ bin÷. Sen de ata bin ödeşelim. Ama bu ülkede baya bir namussuz ahlaksız var. Benim bisiklet fotoğrafımı caminin içine yerleştirmiş sanki caminin içinde geziyorum. Bunlar namussuz ahlaksız insanlar. FETÖ’den mi öğrendiniz bu montajlamayı?

    “SÖMÜRÜ YAPMA”

    ‘Beni Menderes gibi idam ederler’ diyor. Korkma sen korkma. CHP var engel oluruz. Menderes kim sen kim? Rahmetli Menderes oğluna ‘Ben başbakan iken sen ticaret yapamazsın’ diyen adam. Senin onunla ne ilgin var. Merak etme böyle bir şey yapmak isteyen olursa karşısına çıkarız, dikiliriz sana destek çıkarız, kimse sana dokunamaz ama böyle bir şey ortada yokken de sömürü yapma.”

     

  • İnce: Kaybedeceklerini düşüyorlar, yoksa damadı vekil yapar mıydı?

    İnce: Kaybedeceklerini düşüyorlar, yoksa damadı vekil yapar mıydı?

    CHP’nin cumhurbaşkanı Muharrem İnce, seçim otobüsünde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Düzce’deki mitingini tamamlayan Muharrem İnce, bir sonraki durağı olan Bolu’ya doğru hareket ederken, seçim otobüsünde çok çarpıcı açıklamalar yaptı. İşte o açıklamalardan satır başları…

    – Tayyip Erdoğan’a sorabildiğiniz soruları bana sorun… Ona soramıyorsanız bana da sormayın.

    – Damat (Berat Albayrak) milletvekili listesindeyse, kesinlikle kaybedeceklerini düşünüyorlar. Kalacaklarından emin olsalar, damadı milletvekili adayı yapar mıydı? Bakan yapabilmek için milletvekili listesine sokmazdı…

    – Şu an benim derdim, 24 Haziran’dan sonra enkaz devralacağım. Onu nasıl toparlarım diye çalışmaya başladım.

    – Farkımız şu olacak. Şu anda tek adam var ve çevresinde ehliyetsiz kişiler var. Yeni dönemde Türkiye’de güçlü lider ve liyakatlı bir ekip yer alacak.

    – Ben seçimi kazanayım, (Erdoğan) gitmesin de göreyim.

    – Cumhurbaşkanı olduğum an Suriye’ye büyükelçimizi göndereceğim.

    (Cumhuriyet)

  • Demirtaş, kendisini ziyaret eden İnce’ye teşekkür etti

    Demirtaş, kendisini ziyaret eden İnce’ye teşekkür etti

    HDP’nin tutuklu Cumhurbaşkanı Adayı Selahattin Demirtaş, kendisini cezaevinde ziyaret eden Muharrem İnce’ye teşekkürlerini iletti.

    Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunan HDP Cumhurbaşkanı Adayı Selahattin Demirtaş, CHP Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce’nin ziyareti sonrası mesaj yayımladı.

    İnce’nin yapmış olduğu ziyarete ilişkin teşekkürlerini ileten Demirtaş, ‘Bütün engellere, baskılara ve zorluklara rağmen ezilenlerin onurlu temsiliyeti için ben ve partim HDP, seçim kampanyamızı anlayışla yürüteceğiz’ dedi.

    Selahattin Demirtaş’ın yayımlamış olduğu mesaj:

    “Öncelikle Sayın Muharrem İnce’ye, ziyaretinden dolayı teşekkürlerimi sunuyorum.

    Ülkemizde uzun süredir, her alanda yaşanan adaletsizlikler seçim sürecinde de devam ediyor. Sayın İnce’nin bu ziyaretini hem bu adaletsizliklere benim şahsımda dikkat çekilmesi hem de siyasi nezaket açısından önemli ve anlamlı buluyorum.

    Ben ve arkadaşlarım, cezaevinde siyasi rehine olarak tutuluyoruz. Ama maalesef ki, dışarısı da yarı açık bir cezaevinden çok farklı değil. OHAL koşulları, tek sesli medya, işten atılma ve tutuklanma tehdidi, devletin bütün imkânlarının tek bir Cumhurbaşkanı adayı için seferber edilmesi, muhaliflerin fişlenmesi gibi adaletsizlikler seçim yarışının eşitlik çerçevesinde yapılmasını imkânsız kılmıştır. Umuyor ve diliyorum ki, bu adaletsiz yarışa rağmen seçimler demokrasinin, özgürlüklerin ve barışın önünü açacaktır.