Etiket: infazda eşitlik yaşatır

  • Kadınlardan çağrı: İnfaz yasasındaki eşitsizlik giderilsin

    Kadınlardan çağrı: İnfaz yasasındaki eşitsizlik giderilsin

    PİRHA- Aralarında aydın, yazar, gazeteci, akademisyen ve aktivistlerin yer aldığı 393 kadın, koronavirüs salgınının cezaevlerinde büyük sıkıntılara yol açacağına dikkat çekerek, infaz yasasındaki eşitsizliğin giderilmesi çağrısında bulundu.

    Aralarında aydın, yazar, gazeteci, akademisyen ve aktivistlerin de yer aldığı 393 kadın, ortak metin yayınladı.

    Açıklamada, infaz yasasındaki eşitsizliğin giderilmesi; hükümlü ve tutukluların yaşam ve sağlık hakkının korunması çağrısı yapılırken, siyasi mahpuslardan gelen haberler kaygı verici olduğuna dikkat çekilip, infaz yasasının siyasi tutuklular ve hükümlüleri kapsayacak şekilde genişletilmesi istendi.

    “KADINLAR, YAŞAM HAKKININ KORUNMASINI İSTİYOR”

    “Kadınlar, İnfaz Yasası’ndaki Eşitsizliğin Giderilmesini; Hükümlü ve Tutukluların Yaşam ve Sağlık Hakkının Korunmasını İstiyor” başlıklı metin şöyle:

    “Biz kadınlar biliyoruz ki; bu zorlu günlerde yaşamın her alanında olduğu gibi hapishanelerde de kadınlar en zorlu süreçleri yaşıyor. Hapishanelerin, koronavirüs salgını açısından en riskli yerlerden olması, dolulukları nedeniyle çıkartılan karmaşık ve son derece adaletsiz İnfaz Yasası’nda, siyasi mahpusların kapsam dışı bırakılması, toplum vicdanını yaralamıştır. Öncelikle yaşamı savunuyoruz. Cezaevlerinde hiç kimse can güvenliklerinin sağlanamadığı koşullarda tutulmamalı. Ancak herhangi bir yaralama suçlusunun, kadınlara ve çocuklara şiddet uygulayanların tahliye edilmesi, sadece düşüncesini açıklayanların, siyasetçilerin içerde tutulmasını biz kadınlara kimse meşru gösteremez. Siyasi mahpusların İnfaz Yasası’ndaki değişiklik kapsamına alınması sağlanarak eşitsizliğin giderileceğine, hukukun ve vicdanın esas alınacağına inanmak istiyoruz.

    “MAHPUSLAR KENDİ HALİNE TERK EDİLDİ”

    Şu sıralar hapishanelerle ilgili olarak yayınlanan raporlar, avukatların ve ailelerin verdiği bilgiler kaygımızı arttırmaktadır. Salgına karşı sadece çeşitli yasaklamalar getirilmiş, cezaevlerinde sağlık ve yaşama hakkıyla ilgili önlemler alınmamış, hatta mahpuslar kendi hallerine terk edilmiş görünmektedir. ‘Muhalifse ne hali varsa görsün’ denilmediğine güvenmek istiyoruz.

    Mahpusların bağışıklık sistemleri zaten güçsüzken, ayrıca kadınların daha farklı ihtiyaçları sağlanmadığı gibi, bu günlerde sıcak yemek servisi de durdurulmuş, sadece kuru gıda verilmeye başlanmıştır. Gerekçe olarak, yemeklerin açık cezaevlerinde yaptırıldığı, bu cezaevlerindeki hükümlülerin tahliyesi nedeniyle yemek verilemediği belirtilmiştir. Tutuklu ve hükümlülerin kaldıkları yerler ayda bir dezenfekte edilmekte, yeterli temizlik ve hijyen malzemesi verilmemekte, maske ve eldiven dağıtılmamaktadır. Kantinde virüse etkili alkollü dezenfektan bulunmamakta, kantin fiyatları fahiş rakamlara varmaktadır.

    Her alanda süren cinsiyet ayrımcılığının bir yansıması olarak, kadın siyasetçilerin, eş başkanların tutulduğu Kandıra gibi cezaevlerinde, paylaşmaya çalıştığımız ihlallerin daha kötü olduğu gözleniyor. Siyasette kadınlar bin bir mücadeleyle açtıkları alanlarda, kadın görünürlüğünü ve temsiliyetini sağlamak, seslerini duyurmak için çabalarken, cezaevlerinde kadın siyasetçiler görünmezleşiyor. Bu da maruz kaldıkları ihlallerin daha az gündeme gelmesi anlamına geliyor.

    “HABERLER KAYGI VERİCİ”

    Pek çok cezaevinde, revir ya da hastane sevki imkanı bulamayan, toplu görüşme olanakları kaldırılan, kargo, mektup ve kitap alamayan, günlük kantin alışverişi iki haftaya çıkarılan mahpuslar, kendi aileleriyle, avukatlarıyla görüşemezken her gün infaz koruma memurlarıyla karşılaşmaktadır. Siyasi mahpus fazlalığı nedeniyle fiziki mesafenin korunması imkanı da bulunmayan bir çok cezaevinde olduğu gibi, özelikle de Gültan Kışanak, Sebahat Tuncel, Selma Irmak, Çağlar Demirel, Figen Yüksekdağ, Aysel Tuğluk, Gülser Yıldırım, Nurhayat Altun ve Edibe Şahin gibi bir çok siyasetçi kadının da kaldığı Kandıra Cezaevi’ndeki siyasi mahpuslardan gelen haberler kaygı verici.

    Tutuksuz yargılama talepleri acilen hayata geçirilmesi mümkünken, dosyaları bilmeyen ve ‘sorumluluk’ almak istemeyen nöbetçi mahkemeler, dosyalara incelemeden ‘tutukluluk halinin devamına’ biçiminde bu üç kelimeyi sıralayarak, bu salgın günlerinde Kandıra Cezaevi’ndeki 9 siyasetçi kadın ve tüm mahpusların can güvenliklerini hiçe saymaktadırlar. Şu anda yaşanan hukuki süreci yaşam hakkının ağır ihlali ve ‘yavaşlatılmış/zamana yayılmış cinayet’ olarak değerlendirmekteyiz.”

    “İNFAZ KANUNU’NDA EŞİTLİK SAĞLANSIN, MAHPUSLAR SERBEST BIRAKILSIN”

    Kadınlar taleplerini şöyle sıraladı:

    “İnfaz düzenlemesine ilişkin yasa, Anayasa Mahkemesi tarafından şekil yönünden kabul edildi, esastan incelenecek. Yasa kısmi af niteliğinde. Anayasa uyarınca af düzenlemelerinin 3/5 çoğunlukla yasalaştırılması zorunluluğu var. Yasa, Anayasa’nın 10. Maddesindeki eşitlik ilkesine, 2. Maddesindeki hukuk devleti ilkesine, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 14. Maddesindeki ayrımcılık yasağına aykırılığın göz önüne alınmasını;

    -Ceza infaz kurumlarında yaşam hakkı korunmayan kadınlar, çocuklar ve dezavantajlı gruplar, ayrımcı İnfaz Kanunu’nda eşitlik sağlanarak derhal serbest bırakılmalarını;

     

    -Hükümlü de olsa salgında en yüksek riski taşıyan kronik hastalığı bulunanların ve yaşlıların cezalarını evlerinde çekmelerinin, tutukluların adli kontrolle tahliye edilmelerinin sağlanmasını;

    -Grip belirtisi gösteren tüm mahpusların tedavi için derhal hastaneye sevkini;

    -Mahpusların güçlü ve düzenli beslenmeleri için sıcak yemek servisinin acilen tekrar başlatılmasını;

    -Tüm kullanım alanlarının sık sık dezenfekte edilmesini, mahpuslara hijyen ve temizlik malzemelerinin, maske ve eldivenlerin ücretsiz sağlanmasını;

    -Adalet Bakanlığı’nın açıkladığı rapora göre, açık cezaevlerinde görevli onlarca infaz koruma memurunun koronavirüs testi pozitif çıkmıştır. İnfaz koruma memurlarının günlük teste tabi tutulmalarını;

    -Adalet Bakanlığı’nın tutuklu yakınlarını güncel kararlarla ilgili bilgilendirilmesini, telefon görüşmelerindeki  kısıtlamalar kalkmasını, telefon görüş süresi haftada iki kez 20’şer dakika olarak düzenleyip mahpus yakınlarının endişelerinin giderilmesini;

    -Cezaevlerinin tabip odalarınca denetlenmesini kadınlar olarak bir kez daha talep ediyoruz. ”

    İmzacılar şöyle:

    “Ada Ümmühan Köse, Adalet Kaya, Arzu Eylem Kayaoğlu, Arzu Kurt, Arzuhan Halis, Aslı Takanay, Asya Ülker, Atiye Arıkan, Ayfer Saki, Ayla Çelik, Aylin Barcın, Aylin Doğan, Aylin Yüksel, Aynur Cengiz, Aynur Dik, Aynur Hayrullahoğlu, Aynur Lale, Aynur Özoğurlu, Aysel Hoşgit, Aysel Sağır, Ayseli Saki, Ayşe Acinikli, Ayşe Berktay, Ayşe Erdem, Ayşe Erzan, Ayşe Gökkan, Ayşe Gözen, Ayşe Güney, Ayşe Hür, Ayşe Mattli, Ayşegül Başar, Ayşegül Başer, Ayşegül Devecioğlu, Ayşegül İyidoğan, Ayşegül Uygun, Ayşen Candaş, Banu Eriş, Banu Paker, Başak Salihler, Berciş Mani, Beril Eyüboğlu, Beritan Kalbişen, Berrin Uyar, Beyza Çelenligil Kutay, Beyza Üstün, Bircan Yorulmaz, Birgül Sönmez Şimşek, Burcu Acar, Buse Üçer, Canan Arın, Candan Dumrul, Candan Yıldız, Cemile Baklacı, Cemile Kuzu, Cemre Baytok, Cennet Nurdan Parlak, Cevriye Aydın, Cihan Aydın Bozkurt, Çağdaş Demet Güler, Çağdaş Demir, Çağla Akdere, Çağla Demir, Çağla Yolaşan, Çiğdem Çidamlı, Çiğdem Kozan, Çiğdem Yalçın, Damla Eroğlu, Delal Revşen Fındıkcı, Deniz Derinyol, Deniz Devrim Dede, Deniz Erdoğdu, Deniz Polattaş, Deniz Tuna, Deniz Tunç, Deniz Türkali, Derya Apaydın, Devrim Avcı Özkurt, Dilan Dirayet Taşdemir, Dilcen Kaya, Dilek Çankaya, Dilek Gökçin, Dilek Güzel, Dilek Hattatoğlu, Dilek Sevgi Ataç, Dilşa Deniz, Dilşat Aktaş, Duygu Tuna, Ebru Atakan Öztatar, Ebru Simeklioğlu, Ebru Sorgun, Ebru Yıldırım, Ecem Öztürk, Ekin Yeter, Elif Aytaç, Elif Bulut, Elif Ege, Elif Ergin, Elif Taşdöğen, Elif Yetiğin, Elvan Olkun, Emel Ataktürk, Emine Erel, Emine Tak, Emine Uşaklığil, Eren Keskin, Esma Yaşar, Esra Baş, Esra Çiftçi, Esra Erin, Esra Koç, Esra Mungan, Evin Doğu, Evin Kışanak, Evren Altınel, Evren Kocabıçak, Evrim İnan, Eylem Sarıoğlu Aslandoğan, Eylem Zengin, Ezgi Güngördü, F. Ceren Akçabay, Fatma Aytaç, Fatma Balpetek, Fatma Baş, Fatma Bayram, Fatma Gök, Fatma Koçyiğit, Fatma Tanyeri, Fatmagül Berktay, Fatoş Pütün, Feride Eralp, Feryal Saygılıgil, Fethiye Çetin, Feyha Karslı, Fiğen Ertem, Filiz Fırtına, Filiz Karakuş, Filiz Kerestecioğlu, Filiz Şahin, Firdevs Hoşer, Firdevs Yazıcı, Fulya Dağlı, Funda Ekin, Füsun Doğan, Füsun Ertuğ, Gamze Abay, Gamze Gökoğlu Şimşek, Gamze Özkök, Gaye Onurer, Gönül Dinçer, Gönül Korkmaz, Gönül Sevindir, Gulan Çağın Kaleli, Gurbet Uçar, Gül Altay, Gülay Kılıçaslan, Gülcihan Şimşek, Gülfer Akkaya, Gülfiye Aktaş, Gülistan Kılıç Koçyiğit, Güliz Kaptan, Güliz Sağlam, Gülnur Elçik, Gülnur Acar Savran, Gülnur Aksop, Gülseren Kayır, Gülseren Pusatlıoğlu, Gülsevil Erdem, Gülsüm Ağaoğlu, Gülşah Kaya, Gülşah Şahir, Gülşenay Dalveren, Gülşin Ketenci, Gültan Ergün, Gülyeter Aktepe, Güneş Yılmaz Baştuğ, Hacer Ansal, Halime Güner, Hamiyet Akkaya, Handan Koç, Hande Gülen, Hande Karahan, Hanife Yüksel, Hasbiye Günaçtı, Hasibe Rengin Güvenç, Hatice Ödemiş, Hazal Yaşacan, Heval Yıldız Karasu, Hicran Danışman, Hilal Alkan, Huri Özdoğan, Hülya Dinçer, Hülya Osmanağaoğlu, Hülya Uygun, Işıl Özgentürk, İdil Uğurlu, İlke Işık, İlknur Alcan, İnci Bilaloğlu, İnci Hekimoğlu, İncilay Erdoğan, Jale Gökoğlu, Julide Kural, Kamile Dinçsoy, Kardelen Taş, Kumru Başer, Kübra Kurtoğlu, Lale Bakırezer, Latife Demirci Kahya, Latife Fegan, Leman Yurtsever, Leyla Han Tüzel, Leyla Kaplan Kertiş, Liz Amado, Lütfiye Bozdağ, Mebuse Tekay, Mehtap Aksan, Mehtap Okuyan, Melda Erbatur, Melek Göregenli, Melek Ulugay Taylan, Melike Çınar, Meral Camcı, Meriç Eyüboğlu, Meryem Koray, Meryem Turan, Mihri İnal Çakır, Miray Demir, Mizgin Irgat, Mukaddes Erdoğdu Çelik, Mukaddes Yüksel, Munise Görgül, Mücella Yapıcı, Müge Yamanyılmaz, Müjgan Arpat, Nadire Mater, Nagehan Avcil, Nakiye Boran, Naran Özka, Nazan Üstündağ, Nazlı Andan, Nebiye Arı, Nebiye Merttürk, Necmiye Alpay, Nefise Sormageç, Nehir Kovar, Nesrin Nas, Nesrin Sungur Çakmak, Nesrin Şenol, Nesteren Davutoğlu, Neşe Özgen, Neşe Sönmez, Neşe Yaşin, Nihan Aksakallı, Nil Mutluer, Nilgün Doğançay, Nilgün Yurdalan, Nimet Demir, Nimet Tanrıkulu, Nurcan Özkaplan, Nupelda Çelik, Nur Betül Çelik, Nur İlhan, Nur Yazıcı, Nurhan Ercan, Nurten Ertuğrul, Nurten Tuc, Okşan Koçkar Erdoğan, Olcay Korkmaz, Oya Baydar, Oya Ersoy, Oya Öznur, Oya Sönmez, Öğet Öktem, Özengül Ergün, Özge Savaş, Özgül Saki, Özgür Sevgi Göral, Özlem Arıcı, Özlem Devrim Bahar, Özlem Marc, Özlem Özkan, Özlem Özkan, Özüm Vurgun, Pelin Songül Çiçek, Perihan Koca, Perihan Meşeli, Pınar Aydınlar, Pınar Dokuz, Pınar Erol Pur, Pınar Saip, Rengin Ergül, Reyda Ergün, Reyhan Yalçındağ, Rojda Yıldırım, Rozerin Seda Kip, Ruken Gülağacı, Rüya Kurtuluş, Saynur Gürçay, Seher Kalkan, Selin Çağatay, Selin Top, Selin Yılmaz, Selma Atabey, Semiha Arı, Semra Somersan, Semra Ulusoy, Serap Eroğlu, Serra Akcan, Sevda Çetinkaya, Sevgi Atay, Sevgi Binbir, Sevgi Özlem Gülmez, Sevgi Zülfükar, Sevil Aracı Bek, Sevil Öcal, Sevim Çelikcan, Sevim Erdem, Sevim Lektemur, Sevna Somuncuoğlu, Sezen Yılmaz, Sıdıka Özdemir, Sibel Perçinel, Simten Coşar, Songül Beydilli, Songül Soytürk, Sozdar Ortaç, Sultan Güner, Suzan İşbilen, Suzan Saner, Şahika Hancı, Şahika Yüksel, Şaneşin Aydın, Şaziye Önder, Şebnem Korur Fincancı, Şehbal Şenyurt, Şehide Zehra Keleş, Şehriban Parlak, Şemsa Özar, Şemse Kutsal, Şener Büyükbektaş Macit, Şengül Yüksel, Şevin Kaya, Şeyda Talu, Şiva Alizade, Şöhret Baltaş, Şule Şilan Işık, Şükran Şakir, Tebessüm Yılmaz, Tennur Koyuncuoğlu, Tuğçe Canbolat, Tuğçe Ercan, Tuğçe Özçelik, Tül Akbal, Tülin Eroğlu, Tülin Semayiş, Türkan Kaytan, Türkan Tansel, Ülker Sayın, Ümide Aysu, Ümmühan Kursun, Viki Çiprut, Viyan Kınalı, Yakın Ertürk, Yaprak Damla Yıldırım, Yaprak Zihnioğlu, Yasemin Ahi, Yasemin Bektaş, Yasemin Göksu, Yasemin Gülbol, Yasemin Özgün, Yaşere Kılıç, Yelda Kocak, Yeşim Dinçer, Yeter Tabak, Yıldız İmrek, Yonca Demir, Yonca Verdioğlu, Yüksel Selek, Z. Gizem Sayın, Zale Karademir, Zarife Akbulut, Zehra Arat, Zehra Şenoğuz, Zekiye Arikel, Zelal Yıldırım, Zeynep Çelik, Zeynep Gambetti, Zeynep Kıvılcım, Zeynep Oral, Zeynep Tanbay, Zöhre Dalkıran, Zübeyde Tüfekçi, Züleyha Gülüm.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Sanatçılardan mesaj: İnfaz adaleti, bir lütuf değil en temel haktır-VİDEO

    Sanatçılardan mesaj: İnfaz adaleti, bir lütuf değil en temel haktır-VİDEO

    PİRHA – İnfaz yasasına ilişkin açıklama yapan sanatçılar Ali Baran, Esmer Deniz ve Belgesel Yönetmeni Kerem Tekoğlu, “Adalet varsa eşitlik vardır. Düşünceyi ifade etmek suç değildir. Salgın sürecinde infaz adaleti uygulanmalıdır. Bu bir lütuf değil en temel haktır” diyerek hükümete çağrı yaptılar. 

    Sanatçı Ali Baran, Esmer Deniz ve Belgesel Yönetmeni Kerem Tekoğlu, infaz yasasına ilişkin açıklama yaptılar.

    ‘İnfazda eşitlik yaşatır’ çağrısı yapan sanatçılar, infaz yasasında eşitliğin en temek hak olduğunu belirttiler.

    Ali Baran, “Siyasi tutsaklar zindanda, onlar için af istiyoruz. Zindandan çıkarın, zindanın kapılarını açın. İnsanlar özgür olsun. Kürtler, dayanışma içerisinde olmalı. Bu virüsle mücadele edip zaferle çıkacağız” dedi.

    Esmer Deniz ise, “Adalet varsa eşitlik vardır. Muhalif olmak da düşünceyi ifade etmek de suç değildir. Ölümün dünyayı kuşattığı böylesi bir dönemde cezaevlerindeki tutsaklar için infaz adaleti uygulanmalıdır. Bu bir lütuf değildir. En temel haktır. İnfaz adaletinin uygulanmadığı bir af kamu vicdanında bir karşılık bulmayacaktır” diye konuştu.

    Kerem Tekoğlu da, “Biliyorsunuz koronavirüs salgını nedeniyle yaşam çok zor. Kürtler bu dönemde birlik olmalı. Dayanışma içerisinde olmalıyız. Bu zor dönemlerde hem cezaevlerindeki siyasi tutsaklarla hem de birbirimizle dayanışma içerisinde olmalıyız” diyerek çağrı yaptı.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Eşitlik varsa adalet vardır’-VİDEO

    ‘Eşitlik varsa adalet vardır’-VİDEO

    PİRHA- İnfaz düzenlemesinin komisyon görüşmelerine başlanırken, infazda eşitlik sağlanması gerektiğine dikkat çeken yazar, siyasetçi ve sanatçılar, infaz adaletinin uygulanmadığı bir af, kamu vicdanında da karşılık bulmayacağını belirterek, “eşitlik varsa adalet vardır” dedi.

    Haberin videosu

    İnfaz kanununda değişiklik öngören 70 maddelik “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, Meclis Adalet Komisyonu’ndan geçti. Taslakta siyasi düşüncesinden dolayı cezaevinde bulunan tutuklu ve hükümlüler kapsam dışı bırakıldı.

    Birçok kurum, insan hakları savunucusu, sanatçı, siyasetçi ve yazar koronavirüs kapsamında meclis gündemine alınan infaz yasasının cezaevindeki herkesi kapsaması gerektiğine dikkat çeken açıklamalar yapıyor.

    Sanatçı Feryal Öney, kadın katilleri uyuşturucu çeteleri gibi topluma karşı işlenmiş suçlar dışında kalan herkes için infaz eşitliği istiyoruz derken, insan hakları savunucusu avukat Eren Keskin de, “Türkiye Cumhuriyeti devletinin darbeciler tarafından yapılmış anayasasındaki 10. Maddesinde kanun karşısında herkes eşittir der. Bu nedenle infazda eşitsiz uygulama her şeyden önce anayasaya aykırıdır demektir” dedi.

    “TWİT ATMANIN ADAM ÖLDÜRMEDEN DAHA TEHLİKELİDİR DENİYOR”

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu, “eğitimde, sağlıkta, adliyede adalet diyorsak eğer, cezaevindeki tutsaklar içinde adalet diyebilmeliyiz” diyerek şunları belirtti:

    “Olağanüstü koşullar nedeniyle affın konuşulduğu şu günlerde önemli olan nokta infaz adaletini de sağlayabilmektir. Bu bir lütuf değil, evrensel hukuk kurallarının gereğidir. Twit atmanın adam öldürmeden daha tehlikeli olduğunu kabul ederek düzenleme yapmak isteyenler, bu sese kulak vermelidirler. Hayatlarının hiçbir döneminde karıncayı dahi incitmemiş olan yazarlar, gazeteciler, siyasetçiler ve birçokları içinde infaz adaleti uygulanmalıdır. İnfaz adaletinin uygulanmadığı bir af, kamu vicdanında da karşılık bulmayacaktır.”

    “ADALETTE AYRIMCILIK OLMAZ”

    Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Sevtap Yokuş da salgın hastalıklar nedeniyle devletin vatandaşları için bir takım önlemler alması zorunlu olduğunu ifade edip, “Bu kapsamda cezaevinde bulunan tutuklu ve hükümlüler içinde bir takım önlemlerin alınması gerekir. Ancak bu önlemler alınırken tutuklu ve hükümlüler arasında yapılacak ayrım anayasanın eşitlik ilkesine içeren 10. maddesine ve iç hukukta doğrudan uygulanma kabiliyetine sahip Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarına, ayrıca sözleşmenin 14 maddesindeki ayrımcılık yasağına aykırılık oluşturacaktır” vurgusunda bulundu.

    Söz yazarı Gülten Kaya, muhalif olmanın ve düşünceyi ifade etmenin suç olmayacağına vurgulayarak, “ adaleti sağlarken adalette eşitliği sağlayamazsınız toplumsal dokuyu onarılmaz biçimde bozmuş olursunuz. Adalette ayrımcılık olmaz. İnsanlık olarak çok ağır zamanlardan geçiyoruz. İki değerli kavramı yeniden hatırlamak zorundayız; vebal ve vicdan. Ben bir yurttaş olarak işin vicdani tarafı gereği infaz yasasında eşitlikten yanayım. Vebal ise sorumluların boynuna” dedi.

    “BİR KİŞİNİN SAĞLIĞI TÜM İNSANLIĞIN SAĞLIĞIDIR”

    Siyasetçi Gülseren Onanç da “eşitlik varsa adalet vardır. Bu zor süreci de eşitlik ve adaletle atlatacağımıza inanıyorum” derken, sanatçı Jülide Kural ise, koronavirüs salgını nedeniyle insanlık gerçek anlamda bir sınavdan geçtiğine dikkat çekip “çünkü bir kişinin sağlığı aslında tüm insanlığın sağlığı anlamına geliyor. Bu yanıyla baktığımızda da cezaevi koşullarını ve salgının boyutları düşünüldüğünde aslında bir infaz yasasının gündeme getirilmiş olması son derece olumludur. Ancak bu infazda mutlak surette bir eşitlik olması gereklidir. Sadece çocuk istismarcıları, kadın katilleri, uyuşturucu çetelerinin dışında kalan tüm mahpuslar için tüm tutsaklar için tahliye söz konusu olmalıdır” dedi.

    Diren KESER/MERSİN

  • HDP’li Beştaş: İnfaz yasası bir idam yasasıdır, bir cinayet yasasıdır-VİDEO

    HDP’li Beştaş: İnfaz yasası bir idam yasasıdır, bir cinayet yasasıdır-VİDEO

    PİRHA – HDP Grup Başkan Vekili Meral Danış Beştaş, infaz yasasına tepki gösterdi. Meclis’te konuşan Beştaş, “İnfaz yasası, bir idam yasasıdır, cinayet yasasıdır. İnsanları öldürmeye alenen kastetmektir. Biz bunu asla kabul etmiyoruz” dedi. 

    Halkların Demokratik Partisi Grup Başkan Vekili Meral Danış Beştaş, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada infaz yasasına tepki gösterdi.

    Beştaş, “Cinayettir bu cinayet. Siz koronavirüsle insanların ölümüne göz yummanız kaldırıldığı iddia edilen idam cezasının geri gelmesidir. Siz o insanları cezaevinde öldürmeye çalışıyorsunuz. Bu düşmanlık bile değil. Biz 288 bin candan söz ediyoruz. Aileleriyle beraber milyonlarca insandan söz ediyoruz. Bu insanlar bu ülkenin yurttaşları değil mi? Yurttaşları değilse çıkın yurttaşlıktan attık, virüsle baş başa bırakıyoruz deyin” dedi.

    Beştaş, “İnfaz yasası, bir idam yasasıdır, cinayet yasasıdır. İnsanları öldürmeye alenen kastetmektir. Biz bunu asla kabul etmiyoruz. Bize hiçbir şey danışılmadı. Hiçbir konuda ortaklaşmadık. Diğer partilerle ortaklaşıldıysa da bizim hiçbir bilgimiz yok” diyerek sözlerini tamamladı.

    (HABER MERKEZİ)