Etiket: inkar

  • Askerlerden, Alevi dergahındaki ‘Dergehê Xızır’ yazısına boya ile müdahale

    Askerlerden, Alevi dergahındaki ‘Dergehê Xızır’ yazısına boya ile müdahale

    PİRHA-Dersim-Erzincan sınırı Mutu Köprüsü yakınlarında bulunan Hızır Dergahı’nda askerler tarafından ‘Dergehê Xızır’ yazısında Türkçe olmayan harf olduğu için boyayla bazı harfleri silindi.

    Dersim’in doğasına, kültürüne, diline, inancına yönelik saldırılar hız kesmeden devam ediyor. Dersim’de kimliğin ve inancın inkârı Hızır Dergahı’ndaki yazıya müdahaleyle  devam etti.

    Yerel kaynaklardan edinilen bilgilere göre; Dersim-Erzincan sınırı Mutu Köprüsü yakınlarında bulunan Hızır Dergahı’nda askerler Hızır Dergahı’nın Kürtçesi olan ‘Dergehê Xızır’ yazısında Türkçe olmayan harf olduğu için boyayla bazı harfleri sildi.

    Askerlerin inanca ve dile saygısızlığı tepki çekti.

    PİRHA/DERSİM

  • DAD İstanbul Şube: Maraş Katliamı inkâr ve imha politikalarının devamıdır-VİDEO

    DAD İstanbul Şube: Maraş Katliamı inkâr ve imha politikalarının devamıdır-VİDEO

    PİRHA-Maraş Katliamı’nın 44. yılı nedeniyle bir basın açıklaması yapan DAD İstanbul Şubesi, “Kürt Alevi coğrafyasını demografik dönüşüme uğratmak isteyen devlet, sistematik politikalar kapsamında Maraş Katliamı’nı özel savaş yöntemleri ve paramiliter güçler eli ile gerçekleştirmiştir. Maraş Katliamı asimilasyon, inkar ve imha politikalarının devamı olarak uygulanmıştır” dedi. 

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul Şubesi, Maraş Katliamı’nın 44. yılı dolayısıyla bir açıklama yaptı. İstanbul Gazi Mahallesi’nde bulunan dernek binasında gerçekleştirilen basın açıklamasını DAD İstanbul Şubesi Eş Başkanı Dilber Aslan okudu. “44 yıldır kanayan yaramız Maraş” başlıklı açıklamada, “Kürt Alevi coğrafyasını fiziksel ve kültürel soykırım politikaları akabinde demografik dönüşüme uğratmak isteyen devlet, sistematik politikalar kapsamında Maraş Katliamı’nı özel savaş yöntemleri ve paramiliter güçler eli ile gerçekleştirmiştir. Tarihi tanıklıklar bu durumu açıkça ortaya koymaktadır. Yine tarihsel sürecin seyri göstermektedir ki, Maraş Katliamı Şark Islahat Planı dahilinde yürürlüğe konan asimilasyon, inkar ve imha politikalarının devamı olarak uygulanmıştır” denildi.

    Maraş’ta yapılan katliamın sadece Maraş’la sınırlı olmadığı belitilen açıklamada, Maraş Katliamı öncesi Hatay Kırıkhan’ın Hedef alınması ardında Elazığ ve Malatya adliye girişimleri ile devam eden süreç hatırlatılarak, “1978 yılında Maraş’ta gerçekleştirilen katliamın özellikle Kürt Alevilerin yaşamış olduğu coğrafya hedef alındığı görülmektedir. Bu katliamın amaçlarında birisi Kürt Alevi coğrafyasının demografik yapının değiştirilmesi. Maraş’ın Pazarcık ilçesine bağlı Aşağı Terolar köyünde 27.000 Suriyelinin yerleştirilmesi ile bir kez daha teyit edilmiştir. Elbette ki katliamın bununla sınırlı olmadığı, Maraş Katliamı’nın ardından Çorum’da gerçekleştirilen katliam ile 12 Eylül darbeye giden yolun altyapısının da oluşturulduğu göz ardı edilmemelidir. 12 Eylül darbenin ardından kendisine muhalif olan tüm kesimlere karşı nasıl bir tutum içerisine girdiği de birçok çevre tarafından bilinmektedir. Bir diğer husus ise özellikle Alevilerin ve Kürtlerin yaşamış olduğu coğrafyada birçok köyün ve dağların, taşların isimleri de değiştirilerek asimilasyona tabi tutuldu” ifadeleri yer aldı.

    “TÜRKİYE HALKLARI İÇİN BİR YÜZLEŞME SORUNUDUR”

    Açıklamaya şöyle devam edildi:

    “Devşirme devlet sisteminin nüfus, kültür ve yerleşim politikası sürgüne geleni katliamına ortak ederek mahkum etme, mecbur etme, kan bedeli isteme pratiği olmuştur. Kırım, Kafkas sürgünlerinde tehcir edilen nüfusun ikamesinde işleyiş yakından izlenebilir. Ermeni, Rum katliam ve tehcirlerinde, Kürt ve Alevi katliamlarında özel savaş yöntemleri katliamda kullanılan nüfusun yapısına bakılarak demografik suçlarında, suça ortak edilme yöntemleri açık edilebilir. Demografik suç üretme yurtsuz kalanın, yurt edinmek için kan bedeli ödemesi ve bu bedelin sonrasında şekillenen suçluluk travması ile kendini mahkum hissetmesi olarak algılanabilir. Bu politik düşürme yöntemi devşirme sisteminin temel argümanıdır. Toplumsal var oluşun ahlaki politik değerleri bu şekilde imha edilir. Aynı şekilde devlet bu şekilde sürekli tehdit altında hissedecek ve sürekli tehdit altında olma motivasyonu ile ayakta kalmaya çalışacaktır. Suça ortak olan mahkum nüfus ise köle koşullarında yaşamak zorunda kalacaktır. Çünkü kan bedeli politikası sürekli mahkumiyet ve korku iklimi ile diri tutulacaktır.

    Bugün Türkiye nüfus yapısına bakıldığında politik yansımaları ile kıpırdayamayacak kadar suça bulaşmış bir sistemle yaşamak zorunda kalmış ve demokratik olgunlaşmasını yüzleşmeler gerçekleşmediği için tamamlayamamaktadır. Maraş Katliamı da 44 yıldır bizlerin içinde yarayken, Türkiye halkları için de bir yüzleşme sorunudur. Bu yüzleşme gerçekleşmedikçe sağlıklı bir gelecek de inşa edilemeyecektir.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Didim Cemevi Başkanı İlhan’dan CHP’li yerel yöneticilere: Tüm inançlara eşit mesafede olun

    Didim Cemevi Başkanı İlhan’dan CHP’li yerel yöneticilere: Tüm inançlara eşit mesafede olun

    PİRHA- Hızır ayı nedeniyle bir yazı kaleme alan Didim Cemevi Başkanı Hüseyin İlhan, CHP’ye seslenerek “Ya bu ülkede yaşayan bütün inançlara eşit mesafede olun, ya da bir inancı kutsuyorsanız diğer inançları da kutsayın, sosyal mesajınızı eşit olarak paylaşın, insanları incitmeyin lütfen” dedi. İlhan, CHP’nin yerel yöneticilerinin devletin asimilasyon politikalarına su taşıdığı eleştirisinde de bulundu.  

    Didim Alevi Bektaşi Kültür Merkezi ve Cemevi Başkanı Hüseyin İlhan, sosyal medya hesabından yayınladığı yazısında bir dönem kendisinin de yöneticilik yaptığı CHP’nin Türkiye ve Aydın yerelindeki yöneticilerinin devletin Aleviler üzerindeki asimilasyon ve inkar politikalarına su taşıdıkları eleştirisinde bulundu.

    “Tek yaptıkları Alevi inancında ortak paylaşım olan aşure etkinliğini yapıp kitlesel şova döndürmeleri” diyen İlhan, yıllardır inanç özgürlüğü için mücadele veren Alevilerin değerlerinin siyasete kurban edildiğini vurguladı.

    CHP’nin yerel örgütlerinin inançlara eşit mesafede yaklaşmadığını dile getiren İlhan, yereldeki örgütleri devletin asimilasyon ve inkar politikalarına su taşımama çağrısında bulundu.

    “TEK YAPTIKLARI AŞURE ETKİNLİĞİNİ KİTLESEL ŞOVA DÖNÜŞTÜRMERİ”

    İlhan’ın kaleme aldığı yazı şöyle:

    “Yıllardır Alevi taleplerini her platformda dile getiren cemevlerimiz hak arama mücadelesine devam ediyor. Bütün inançlara saygılı olan, eşit mesafede yaklaşan Aleviler, kendi inançları içinde aynı tutumu beklemektedir. Bugün Regaip Kandil ve üç aylar başlangıcı olması sebebiyle bizler de bu inançlara mensup insanların bu kutsal gününü kutlarız.

    Velakin Türkiye siyasetinde seçim zamanı cemevlerimizin kapılarından ayrılmayan, cemevimizin canlarının oylarını garanti gören ve benim de üyesi olduğum geçmiş dönemlerde ilçe yönetiminde görev yaptığım CHP Türkiye ve Aydın’daki genel ve yerel yöneticilerinin bütün kurulları konu Alevi inancı olduğunda, Alevilerin inanç günlerini paylaşmakta çekinir oluyorlar.

    Tek yaptıkları Alevi inancında ortak paylaşım olan AŞURE etkinliğini yapıp kitlesel şova döndürmeleri. Bizler halkların kültürüne yaşam tarzlarına ve inançlarına eşit mesafede saygılıyız. Lütfen insanların inançlarını, değerlerini kendi siyasetinize göre kullanmayın.

    “DEVLETİN İNANÇ İNKARINA SU TAŞIMAYIN”

    Şu anda mevcut sosyal medya paylaşımını yapanlar, muhalifi olduğunuz diğer siyasi partilerden bir farkınız olmalı. Bizler de biliyoruz ki muhalifi olduğunuz partilerin ideolojisi belli, hangi inançları kabul ettikleri, hangi inançları inkâr etmeye ötekileştirmeye, asimile etmeye devam ettikleri belli. Destek aldığı ve destek verdiği kitle belli ve o kitleyi onore etmek, o kitlelerin duygularına göre hitap ediyorlar.

    Alanlarda safları sıklaştıralım söylemlerinizdeki saflar kim? Kimler?

    Sizler neden kimden korkup çekiniyorsunuz ki! Bizlerin inançlarını buralardan dile getirip yıllardır inanç özgürlük mücadelesi veren Alevilerin gururunu okşamıyorsunuz, yalnızlık hissiyatı veriyorsunuz.

    Tekrarlıyoruz. Ya bu ülkede yaşayan bütün inançlara eşit mesafede olun, ya da bir inancı kutsuyorsanız diğer inançları da kutsayın, sosyal mesajınızı eşit olarak paylaşın, insanları incitmeyin lütfen.

    Zaten yıllardır devlet Alevilerin inanç özgürlüğünü, inançsal kimliklerini, ibadethanelerini yok sayıyor ötekileştiriyor. Sizler de bu kaba su taşımayın.

    Alevilik Haktır, Alevilik vardır. Hızır Orucu tutan tüm canlarımızın niyetlerini Hakk kabul eyleye. Aşk ile..”

    PİRHA/İSTANBUL