Etiket: inşaat sektörü

  • İş cinayetlerinde yükseliş: Ağustos ayında en az 174 işçi yaşamını yitirdi

    İş cinayetlerinde yükseliş: Ağustos ayında en az 174 işçi yaşamını yitirdi

    PİRHA-İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), 2021 Ağustos ayına dair iş cinayetleri raporunu açıkladı. Paylaşılan veriler doğrultusunda ağustosta en az 174, yılın ilk sekiz ayında ise en az 1494 işçinin hayatını kaybettiği bilgisi aktarıldı.

    İSİG Meclisi, 2021 Ağustos ayına ait iş cinayetleri raporunu paylaştı. Yapılan açıklamada Sosyal Güvenlik Kurumu’nun, ölümlerin yoğun olduğu tarım, inşaat başta olmak üzere kayıt dışı istihdamı görmediği ifade edildi.

    Yıllık iş cinayetleri sayısının 2000 civarında olduğuna işaret eden İSİG Meclisi, son sekiz yılda büyüme hedefli üretim zorlamaları nedeniyle binlerce işçinin ölümüne neden olunduğunu ifade etti.

    AĞUSTOS AYINDA 174 İŞ CİNAYETİ!

    İSİG Meclisi, paylaştığı raporda Ağustos ayında en az 174 işçinin, iş cinayetleri sebebiyle hayatını kaybettiği bilgisini aktardı. İSİG Meclisi iş cinayetlerinin aylara göre dağılımını da şu şekilde sıraladı:

    Ocak ayında en az 203 işçi,

    Şubat ayında en az 142 işçi,

    Mart ayında en az 144 işçi,

    Nisan ayında en az 258 işçi,

    Mayıs ayında en az 239 işçi,

    Haziran ayında en az 179 işçi,

    Temmuz ayında en az 155 işçi,

    Ağustos ayında en az 174 işçi hayatını kaybetti.

    16 YABANCI UYRUKLU İŞÇİ YAŞAMINI YİTİRDİ!

    İSİG Meclisi, 2021 yılının ilk sekiz ayında iş cinayetlerinde en az 1494 işçinin yaşamını yitirdiğine vurgu yaparak 174 emekçinin 150’sinin ücretli (işçi ve memur), 24’ünün ise kendi nam ve hesabına çalışanlardan (çiftçi ve esnaf) oluştuğuna işaret etti.

    Açıklanan raporda, ölenlerin 7’sinin kadın işçi, 167’sinin de erkek işçi olduğu belirtildi. Raporda dikkat çeken bir diğer husus ise 16 göçmen/mülteci işçinin de hayatını kaybetmesi oldu. Ölenlerden 6’sının Suriyeli, 4’ünün Rusyalı, 3’ünün Afganistanlı, 1 Gürcistanlı ve 1 de İranlı olduğu açıklandı.

    Ölümlerin en çok tarım, inşaat, taşımacılık, sağlık, metal, güvenlik, ticaret/büro, konaklama, enerji, belediye/genel işler, madencilik, tekstil, gemi/tersane, kimya ve ağaç işkollarında meydana geldiğine dikkat çekildi. Bu doğrultuda; en fazla ölüm nedenlerinin trafik kazası, covid-19, ezilme/göçük, kalp krizi, yüksekten düşme, elektrik çarpması, zehirlenme/boğulma, şiddet ve intihar olduğuna işaret edildi.

    11 ÇOCUK İŞÇİ YAŞAMINI YİTİRDİ!

    İSİG Meclisi raporunda dikkat çeken bir diğer veri de çocuk işçilerin dahil olduğu ölümlü kazalar oldu. Verilen bilgilere göre 11 çocuk, ağustos ayında çalışırken hayatını kaybetti. Aktarılanlara göre 14 yaş ve altı yaş grubunda 1 işçi, 15-17 yaş grubunda ise 10 işçinin yaşamını yitirdiği belirtildi.

    Raporda 18 ölüm ile İstanbul’un en çok iş cinayeti yaşanan il olduğuna da işaret edildi.

    PİRHA/ANKARA

  • İş cinayetleri durmuyor; Mayıs’ta en az 232 işçi öldü!

    İş cinayetleri durmuyor; Mayıs’ta en az 232 işçi öldü!

    PİRHA-İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), Mayıs’ta en az 232, yılın ilk beş ayında ise en az 972 işçinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

    İSİG, Mayıs ayı İş Cinayetleri raporunu açıkladı. İSİG Meclisi, “tam kapanma” ve “kısıtlamaların esnemesi” kararlarının alındığı Mayıs ayında 3 milyon 21 bin 778 işçinin ‘Çalışma Muafiyet İzni Belgesi’ düzenlendiğine işaret etti. İSİG Meclisi, pandemi koşullarında işçilerin, aşılanmadan çalışmaya zorlandıklarına vurgu yaptı.

    MAYIS AYINDA 232 İŞ CİNAYETİ!

    İSİG Meclisi, Mayıs ayında en az 232 işçinin iş kazaları nedeniyle hayatını kaybettiğini duyurdu. Böylelikle 2021 yılının ilk beş ayında iş cinayetlerinde en az 972 işçi yaşamını yitirmiş oldu.
    Açıklanan raporda, 232 emekçinin 193’ü ücretli (işçi ve memur), 39’u kendi nam ve hesabına çalışanlardan (çiftçi ve esnaf) oluştuğu bilgisi verildi.
    İş cinayetlerinde ölenlerin 20’si kadın işçi olurken 212’si de erkeklerden oluştu. Ayrıca üç göçmen/mülteci işçinin de hayatını kaybettiği bilgisi verildi.

    3 ÇOCUK İŞÇİ YAŞAMINI YİTİRDİ!

    Mayıs ayı iş cinayetleri raporunda üç çocuk işçinin de yaşamını yitirdiği bilgisi paylaşıldı. Bunlardan biri; mevsimlik tarım işçisi olan 7 yaşındaki bir kız çocuğuydu. Urfa’dan Antalya’ya giden Fadime, ailesine yardım ederken traktör çarpması sonucu öldü. 15 yaşındaki Fevzi de Balıkesir’de tarlalarına çalışmaya giderken traktör devrilmesi sonucu yaşamını yitirdi. 17 yaşındaki Ağrılı Muhammet ise Marmaris’te sigortasız olarak çalıştığı villa inşaatında yüksekten düşme sonucu öldü.
    İSİG Meclisi, yaş gruplarına göre ölümleri şu şekilde sıraladı:
    • 14 yaş ve altı yaş grubunda 1 işçi,
    • 15-17 yaş grubunda 2 işçi,
    • 18-27 yaş grubunda 17 işçi,
    • 28-50 yaş grubunda 122 işçi,
    • 51-64 yaş grubunda 71 işçi,
    • 65 yaş ve üstü yaş grubunda 13 işçi,
    • Ve yaşını bilmediğimiz/öğrenemediğimiz 6 işçi hayatını kaybetti.
    İSİG Meclisi, ölümlerin en çok ticaret/büro/eğitim, tarım/orman, inşaat/yol, belediye/genel işler, sağlık, taşımacılık, güvenlik, konaklama, enerji, kimya, basın ve metal işkollarında gerçekleştiği bilgisini verdi.
    En fazla ölüm nedenleri olarak Covid-19, trafik/servis kazası, ezilme/göçük, yüksekten düşme, intihar, kalp krizi, elektrik çarpması ve boğulma durumu sıralandı.
    Mayıs ayında Covid-19 nedenli ölümler yüzde 52 ile ilk sırada yer alırken en çok meydana gelen işkolları ise Ticaret/büro/eğitim, sağlık, belediye, güvenlik ve basın olarak sıralandı. Buna göre; 43 eğitim, 15 sağlık ve 14 belediye emekçisi Covid-19 nedeniyle hayatını kaybetti.

    İSTANBUL, İZMİR, MUĞLA, BURSA, DENİZLİ, MERSİN, SAMSUN…

    İş kazalarının başını yine 36 ölüm ile İstanbul çekti. 14 ölüm ile İzmir ikinci sırada olurken 10 ölüm ile Muğla, 9 ölüm ile Bursa, 8’er ölüm ile Denizli, Mersin ve Samsun illeri sıralandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • İnşaat mühendisleri asgari ücretin altında maaşla çalışıyor!

    İnşaat mühendisleri asgari ücretin altında maaşla çalışıyor!

    PİRHA-İnşaat Mühendisleri Odası, ‘Türkiye’de İnşaat Mühendisleri Gerçeği: İş, İstihdam ve İşsizlik’ raporunu açıklandı. Toplanan veriler doğrultusunda “Her üç inşaat mühendisinden biri, genç mühendislerin ise yarısı işsizdir” denildi.

    İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Yönetim Kurulu, ‘Türkiye’de İnşaat Mühendisleri Gerçeği: İş, İstihdam ve İşsizlik’ raporunu açıkladı. İnşaat mühendislerinin, mesleklerini yapamadıklarına dikkat çekilen raporda “Her üç inşaat mühendisinden biri, genç mühendislerin ise yarısı işsizdir” denildi.

    ASGARİ ÜCRETİN ALTINDA ÜCRETLE ÇALIŞMAKTALAR!

    Yazılı açıklamada “İnşaat mühendisleri işsiz ve güvencesizse yapı güvenliğimiz de tehdit altındadır” vurgusu yapıldı. Açıklamada, “İnşaat mühendisleri, tarihimizde görülmemiş bir işsizlikle karşı karşıyadır” denilerek şu ifadeler kullanıldı:

    “İşsizlik sadece işsiz kalan meslektaşlarımızı etkilemiyor. İşsizlik, mesleğimizin her alanında emeği ile geçinen meslektaşlarımızın düşük ücretlerle çalıştırılmasına ve hak kaybına uğramasına vesile olmaktadır. Özellikle genç mühendislerin çok düşük ücretlerle imzalarının istismar edilmesine de sebebiyet vermektedir.

    Hazırlanan raporda öne çıkan bazı can alıcı noktaları paylaşmak isteriz:

    Her on inşaat mühendisinden üçü işsizdir (yüzde 28,2). Bu oran kadın mühendisler ve genç mühendisler arasında çok daha vahim boyutlardadır. Kadın inşaat mühendislerinin yüzde 47,1`i, 35 yaş altındaki inşaat mühendislerinin 48,3`ü işsizdir. Kısacası iki genç inşaat mühendisinden biri ve iki kadın mühendisten biri işsizdir.
    Her iki inşaat mühendisinden biri (yüzde 47,8) 4.200,00 TL`nin altında ücret almaktadır. Daha da kötüsü çalışanların yüzde 27,5`i ise asgari ücretin altında bir ücretle çalışmaktadır.
    Özel sektörde ücretli çalışan her on mühendisten ikisi (yüzde 19,5) ek iş yapmak zorunda kalmaktadır.
    Covid-19 pandemisinin yarattığı ekonomik sorunlar da yine inşaat mühendisleri üzerinde etkisini göstermiştir. Özel sektörde çalışan mühendislerin, yüzde 37’si pandemide hak kaybı yaşamıştır. Bunlardan yüzde 33,2`si ücretsiz izne çıkarılmış, yüzde 26,6`sı ücretlerde düşüş yaşamış ve yüzde 19,6`sı ise işten çıkarılmıştır.
    İnşaat mühendisliği ara eleman statüsüne indirilemez. Projelendirmeden yapı üretimine ve denetimine kadar süreçlerin öznesi inşaat mühendisleridir.

    İstisnai durumlar dışında, her şantiye şefi sadece bir şantiyede tam zamanlı olarak görevlendirilmeli, şantiye şefliğinin üstlenilmesinde; yapım işinin konusunun, niteliğinin, büyüklüğünün ve ilgili imalatların oranı dikkate alınmalı, keyfi uygulamaların sonlandırılması için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
    Depreme hazırlık, zorunlu bir kamu görevi ve hizmetidir. Bu çerçevede yerel yönetimler dahilinde bina, altyapı izleme ve inceleme birimleri oluşturulmalı, gerek envanter çalışmaları, gerekse iskan sonrası periyodik denetimleri yapılmalı, bu işler için mühendis ve mimar istihdamı sağlanmalıdır.”

    PİRHA/ANKARA

  • Şantiye şefliği, deprem ve iş cinayetlerini nasıl önler? Mühendis Özer Akkuş cevapladı-VİDEO

    Şantiye şefliği, deprem ve iş cinayetlerini nasıl önler? Mühendis Özer Akkuş cevapladı-VİDEO

    PİRHA- İnşaat Mühendisleri Odası, şantiye şefliğinin önemine dikkat çekmek amacıyla kampanya başlattı. İMO yönetiminden Özer Akkuş, konut sektörünün %70’inin mühendislik hizmetlerinden faydalanmadığını belirterek “Yönetmelikte olan şantiye şefliği sadece kağıt üzerinde var. Bizim gibi ülkeler için yapı güvenliği asli bir sorun. Çünkü topraklarımızın %93’ü aktif deprem hattı üzerinde” uyarısında bulundu.

    İnşaat Mühendisleri Odası’nın (İMO) “Her şantiyeye bir şef, bir şantiyede bir şef” kampanyası sürüyor.

    İMO Yönetim Kurulu Sekreter Üyesi Özer Akkuş, şantiye şefliğinin önemi ile yürüttükleri kampanya hakkında bilgi verdi. Şantiye şefliğinin ‘hayat kurtarıcı’ niteliği olduğunu anlatan Özer Akkuş, “Ülkemiz bir deprem ülkesi. Hatta topraklarının %93’ü aktif deprem hattı üzerinde” diyerek şu uyarıda bulundu:

    “Neticede bizim gibi ülkeler için yapı güvenliği asli bir sorun. Yapı güvenliğinin sağlanabilmesi için de özellikle yeni yapılarda mühendislik hizmetlerinin mümkün olabildiğince üst düzey olarak uygulanması gerekir. Özellikle konut sektörü açısından Türkiye çok sorunlu bir ülke. Mühendislik hizmetlerinden neredeyse konut sektörünün %70’i faydalanmıyor diyebiliriz.”

    “ŞANTİYE ŞEFLİĞİ SADECE KAĞIT ÜZERİNDE VAR”

    Özer Akkuş, konut üretim sürecinin üç aşaması olan; proje hizmetleri, inşaat yönetimi ve denetim konuları üzerinde durarak şantiye şefliği yönetmeliğine aykırı uygulamaları aktardı. “İşler yönetmenlikte ifade edildiği gibi hayata geçmiyor” diyen Akkuş’un anlatımları şöyle:

    “Örneğin Ankara’da şantiye şefisiniz. Bir şantiyemiz Keçiören’de, bir şantiyemiz Yenimahalle‘de, bir şantiyemiz Sincan’da, bir şantiyemiz ise Çankaya’da. Bunun uygulanabilmesi mümkün değil. Mümkün olmadığı için de yönetmelikte var olan şantiye şefliği sadece kağıt üzerinde var oluyor. Bunun tek bir çözümü var oda istisnai durumlar hariç şantiye şefliğinin tam zamanlı olması. İnsanların barındıkları yerlerin gerçekten teknik ve yeterli insanlar tarafından üretiliyor yönetiliyor olmasının sağlanmasıdır.

    ŞANTİYE ŞEFLERİNİN İŞ KAZALARINDAKİ ÖNLEYİCİ ROLÜ NEDİR?

    Özer Akkuş, şantiye şeflerinin işin tekniğine uygun biçimde üretim yapıp iş sağlığı ve iş güvenliğini sağlamakla görevli olduğuna da vurgu yaptı. Akkuş, şantiye şefliğinin doğru uygulanması durumunda iş cinayetlerindeki değişime ise şu sözlerle cevap verdi:

    “İstatistik olarak Türkiye, Avrupa’da iş cinayetleri konusunda birinci sırada. Dünyada ise üçüncü sıradayız. İş kazalarındaki oranlara baktığımız zaman inşaat sektörü üçüncü sırada. Şantiye şefi şu demek: İş yerinin temsilcisi, önlemleri alması gereken, sorumlulukları olan kişi.

    Örneğin bir şantiyede şantiye şefi yoksa buradaki kuralsızlığı önlemeniz mümkün değil. İnşaat alanında bir şantiye şefi olmasının elbette ki çok ciddi etkisi olacaktır. Çünkü şantiye şeflerinin yasal sorumlulukları var. İş sağlığı ve iş güvenliği konusunda bu sorumlulukları yerine getirmekle görevli.”

    GENÇ MÜHENDİSLERİN % 40’I İŞSİZ!

    Özer Akkuş, mühendislerin ücret karşılığı diplomalarını “kiraya verme” durumuna da değinerek “Şantiye şefliği sadece kağıt üzerinde kalıyor. Bunu söylemekten hoşnut olmuyorum ama imza karşılığı yapılmış oluyor. Burada şantiye şefliğini imza karşılığı yapanları mı suçlamalı yoksa bir ahlaki tartışma mı yürütmemiz gerekiyor ya da böyle olmasını sağlayan koşulları mı eleştirmemiz gerekiyor, önemli bir tartışma” ifadelerini kullandı.

    Özer Akkuş, inşaat mühendisliğindeki genç işsizlik oranının % 40 civarında olduğunu belirterek şöyle devam etti:

    “Bu şartlar altında arkadaşları da suçlayamayız. Onları bu duruma mecbur bırakanların sorumlu olduğunu ifade edebilirim. İnsanlar neticede bu konuda eğitim almışlar.

    Yap-sat müteahhitliği diyebileceğimiz müteahhitler tarafından şantiye şefliğinin tam zamanlı olması ekstra bir artı masraf olabilir. Ama bir taraftan insan kayıplarını, şantiyenin doğru organize edilmesini, malzeme-makine kaynaklarının doğru kullanılmasını düşünürseniz aslında ülkemizdeki maliyeti şu andaki durumdan çok çok daha iyi.”

    “SORUMLULUK MEVZUATI ÇIKARAN KURUMLARDA”

    Şantiye şefliğinin önemi konusunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ilgili birimleri ile görüşmeler yaptıklarını da anlatan Özer Akkuş, konuyu Meclis gündemine de taşıyacaklarını söyledi. Akkuş, İMO olarak inşaat üretiminin sorunlarını dile getirip çözüm önerileri üretmekle mükellef olduklarını belirterek şunları kaydetti:

    “Bizler meslektaşlarımızın durumuna, işsizlik sayılarına hakimiz. Çok kötü şartlarda, güvencesiz koşullarda çalıştıklarını biliyoruz. Ama bunlara rağmen ücret karşılığı imza atma riskine girmeye gerek yok. Her şeyden önemlisi insan sağlığı ve mesleğinizi doğru bir şekilde yapabilmeniz. Ama şunu da ifade edeyim; durumun böyle olmasının sorumlusu diploması olan mühendisler, mimarlar, teknikerler değil. Bu durumu yaratan aslında yönetmelikler ve mevzuatlar. Sorumluluk aslında bu mevzuatı çıkaran kurumlarda.”

    Eren GÜVEN-Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Ağustos’ta 148 işçi yaşamını yitirdi

    Ağustos’ta 148 işçi yaşamını yitirdi

    PİRHA – İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (ISİG) Ağustos ayı iş cinayetleri raporunu paylaştı. Kayıtlara göre en az 148 işçi yaşamını yitirdi.

    İSİG, “Artık ölmek istemiyoruz” başlığı ile Ağustos ayında iş kazaları sebebiyle yaşamını yitirenlerin isimlerini paylaştı. Raporda Ağustos ayında ülke genelinde en az 148 işçinin yaşamını yitirdiği aktarıldı.

    İSİG raporuna göre yine yurdun dört bir yanından sigortasız ve mevsimlik çalışan işçilerin ölüm bilgileri geldi.

    ÖLENLERİN 14’Ü ÇOCUK, 12’Sİ KADIN VE 11’İ GÖÇMEN

    İSİG’in bu ayki raporunda meslek hastalığı nedeniyle gerçekleşen iş cinayeti yok. Yaşamını yitiren 148 emekçinin 119’u ücretli (işçi-memur), 29’u kendi nam ve hesabına çalışanlardan (çiftçi ve esnaf) oluşuyor.

    Ölenlerin 12’si kadın, 136’sı ise erkek çalışanlardan oluşuyor. Raporda kadın iş cinayetlerinin tarım, taşımacılık ve sağlık iş kollarında gerçekleştiğine dikkat çekiliyor.

    Ağustos ayındaki iş cinayetlerinde 14 çocuk işçi de bulunuyor. Çocuk işçi cinayetlerinin tarım, metal, konaklama ve belediye iş kollarında gerçekleştiği bilgisi bulunuyor.

    Ölenler arasında 11 mülteci/göçmen işçi de mevcut. Mülteci/göçmen işçilerin 9’u Suriyeli, 1’i Polonyalı ve 1’inin de Ukraynalı olduğu bilgisi var.

    EN ÇOK ÖLÜMLÜ KAZA TARIM VE İNŞAAT SEKTÖRÜNDE

    Raporda ölümlerin en çok tarım, inşaat, taşımacılık, metal, enerji, madencilik ve konaklama/eğlence iş kollarında gerçekleştiğine vurgu yapılıyor.

    Geçen aylardan farklı olarak tarım sektöründe ölümlerin arttığı bilgisi bulunuyor. Bu ay tarım mesleğinde ölenlerin en az yüzde 60’ı ücretli, yüzde 40’ı ise çiftçi.

    En fazla ölüm nedenleri ise trafik/servis kazası, ezilme/göçük, kalp krizi, elektrik çarpması, yüksekten düşme, zehirlenme/boğulma, nesne çarpması/düşmesi ve intihar olarak sıralanıyor.

    İSTANBUL İŞ CİNAYETLERİNİN MERKEZİ

    Raporda en çok iş cinayetinin İstanbul, Nevşehir, Manisa, İzmir, Mersin, Antalya, Konya, Malatya, Osmaniye, Şanlıurfa ve Sivas’ta gerçekleştiği bilgisi de bulunuyor.

    İSİG verilerinde sendikasız çalışan işçilerin iş kazalarıyla daha fazla karşı karşıya geldiklerine vurgu yapılarak şu bilgiler paylaşıldı:

    “Ölenlerin 2’si sendikalı işçi, 146 işçi ise sendikasız. Diğer yandan ölen başka sendikalı işçiler de olabilir. Ancak kağıt üzerinde olan sendikal üyeliklerinin gerçek bir örgütlülük olmaması ve birçok sendikanın ölen üyelerini sahiplenmemesi sonucu net bir bilgi verme şansımız olmadığını da belirtelim. Bu durum özellikle kamu çalışanı/memur sendikaları açısından daha da tespit edemediğimiz bir husus.

    Ocak ayında en az 159 işçi, Şubat ayında en az 127 işçi, Mart ayında en az 114 işçi, Nisan ayında en az 153 işçi, Mayıs ayında en az 164 işçi, Haziran ayında en az 131 işçi, Temmuz ayında en az 178 işçi ve Ağustos ayında en az 148 işçi olmak üzere; Türkiye’de 2019 yılının ilk sekiz ayında en az 1174 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi.”

    PİRHA / ANKARA

  • Nisan’da en az 145 işçi yaşamını yitirdi

    Nisan’da en az 145 işçi yaşamını yitirdi

    PİRHA – İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) Nisan ayı iş cinayetleri raporunu açıkladı. Ortaya çıkan tablo sonucu 145 iş cinayetinin yaşandığı bilgisi paylaşıldı.

    İSİG Meclisi, Nisan ayında yaşanan iş kazaları sonucu yaşamını yitirenlere dair raporunu açıkladı. “Çalışırken ölmemek için direniyoruz” başlığı ile paylaşılan raporda ülke genelinde en az 145 cinayetin yaşandığını aktardı. Meclis ayrıca ölenlerden 2’sinin çocuk, 7’sinin kadın ve 10 kişinin de göçmen olduğunu açıkladı.

    Raporda Türkiye’de 2019 yılının ilk dört ayında en az 545 işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğine işaret edilirken, ölenlerin 7’sinin kadın, 138’inin de erkek işçi olduğu açıklandı. İki çocuk işçinin can verdiği kazaların ise tarım işkolunda gerçekleştiği bilgisi paylaşıldı.

    Raporda dikkat çekilen bir diğer nokta da mülteci işçi ölümleri oldu. 10 Göçmen işçiden 5’inin Suriye, 2’sinin Afganistan, 1 Çek, 1 Gürcistan ve 1 de Özbekistanlı olduğu açıklandı.

    İŞ KAZALARI EN ÇOK İNŞAAT SEKTÖRÜNDE

    İSİG Meclisi, Ölümlerin en çok inşaat, tarım, taşımacılık, işkollarında gerçekleştiğini aktarırken en fazla ölüm nedeni olarak da trafik/servis kazası, ezilme/göçük, yüksekten düşme ve kalp krizi etmenleri sıralandı.

    Raporda ayrıca Nisan’da Türkiye’nin 48 şehrinde iş cinayeti gerçekleştiği tespiti de yer aldı. Buna göre en çok iş cinayeti Antalya, Bursa, İzmir, İstanbul, Gaziantep, Ankara, Manisa, Sakarya, Kocaeli, Konya, Şanlıurfa ve Tekirdağ’da yaşandı.

    ÖLENLERİN YÜZDE 98,63’Ü SENDİKASIZ

    Ölenlerin sadece 2’sinin (yüzde 1,37) sendikalı işçi olduğu açıklanırken, 143 işçinin ise (yüzde 98,63) sendikasız olduğuna da işaret edildi.

    PİRHA / ANKARA