Etiket: inşaat

  • Tağar Çayı’ndaki HES ve regülatör projesine ilişkin keşif ve bilirkişi incelemesi kararı verildi

    Tağar Çayı’ndaki HES ve regülatör projesine ilişkin keşif ve bilirkişi incelemesi kararı verildi

    PİRHA-Dersim’in Çemişgezek ilçesinde bulunan Tağar Çayı üzerinde ÇED raporu olmadan HES ve regülatör için inşaat çalışmasına ilişkin Erzincan İdare Mahkemesi, bölgede keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması kararı verdi.

    Dersim’in Çemişgezek ilçesinde bulunan ve birçok yaban hayvanı ile endemik türe hayat veren Tağar Çayı üzerinde ÇED raporu olmadan HES ve regülatör için inşaat çalışması başlatılmıştı.

    26 Ağustos’ta Tağar Çayı Koruma ve Yaşatma Platformu’nun çağrısıyla Tağar Köprüsü’nde bir araya gelen yüzlerce kişi, inşaat çalışmasına tepki göstermişti.

    Tağar Çayı üzerinde kaçak şekilde inşasına başlandığı belirtilen ve sonrasında “ÇED Olumlu” kararı verilen Çemişgezek Regülatörü ve HES Projesi’ne karşı açılan davada çevre savunucularının başvurusunu değerlendiren Erzincan İdare Mahkemesi, bölgede keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verdi.

    “KEŞİF VE BİLİRKİŞİ İNCELEME KARARI VERİLDİ”

    Avukat Barış Yıldırım, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, “İlimiz Çemişgezek ilçesi Tağar Çayı üzerinde kaçak şekilde inşasına başlanan ve müteakiben ÇED olumlu kararı verilen Çemişgezek Regülatörü ve HES projesine karşı açtığımız davada İdare Mahkemesi’nce keşif ve bilirkişi incelemesi kararı verildi” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • Kaya: Dersim’de her yere cami yapma politikasından vazgeçilmeli-VİDEO

    Kaya: Dersim’de her yere cami yapma politikasından vazgeçilmeli-VİDEO

    PİRHA-Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın katılımıyla Dersim’de cami temel atma töreni yapılmasına tepki gösteren PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, “Alevi inancını asimile etmeye yönelik cami yapılmasına karşıyız. Böyle devam ederse ileride her yere cami yapılacak. O yüzden devleti yönetenlerin artık bu politikalardan vazgeçmesi gerekiyor” dedi.

    Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın da katılımıyla 27 Ağustos’ta Tunceli İl Jandarma Komutanlığı’na yaptırılan caminin temel atma töreni yapıldı.

    Temel atma töreninde konuşan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, “Şehirlerin medenileşmesinde en büyük pay camilerdir. İnşallah burada bizim hocalarımız, lojmanlarda oturan kardeşlerimizin ya da bu bölgede oturan kardeşlerimizin çocuklarına ders verecekler” ifadesini kullandı.

    Dersim’in asimilasyonu çalışmalarına son yıllarda hız veren AKP-MHP iktidarı, 2022 yılı haziran ayında Munzur Üniversitesi’ne cami ve kuran kursu açmıştı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın katılımıyla Dersim’de cami temel atma töreni yapılmasına tepki gösterdi.

    “ASİMİLASYON POLİTİKASI ADIM ADIM UYGULANIYOR”

    Dersim’de Alevi inancı üzerinde uzun süredir devam eden asimilasyon politikası olduğunu belirten Ekber Kaya, “Asimilasyon politikası adım adım uygulanıyor, cami inşaatları veya kuran kursları çok sıradan gelebilir” dedi.

    Kaya şöyle devam etti:

    “Tabi ki biz herkesin inancını özgürce yaşamasını istiyoruz. Üniversitelerde ve askeri yerlerde camilerin açılması sakıncalı bir durumdur. Acaba Türkiye başka bir düzene mi hazırlanıyor? Şeriatın taşları mı döşeniyor? Dersim’e hizmet için gelen memurlar, valiler, kaymakamlar ve bir bütün olarak devlet erkânı Dersim halkına hizmet vermek gibi bir maksatları yok. Dersim’de Sünni vatandaşlarımızın da yaşadığını biliyoruz ve onların kendi inancını yaşamasıyla ilgili hiçbir sorunumuz yok. Ancak bu durum Alevi inancını asimile etmeye yönelik. Her köye, mahalleye, askeri kışlaya, üniversiteye cami yapılmasına karşıyız. Böyle devam ederse ileride her yere cami yapılacak. O yüzden devleti yönetenlerin artık bu politikalardan vazgeçmesi gerekiyor.”

    PİRHA/DERSİM

  • Yurttaşlar, inşaatı tamamlanan kaçak tarikat yurdunun yıkılmasını bekliyor

    Yurttaşlar, inşaatı tamamlanan kaçak tarikat yurdunun yıkılmasını bekliyor

    PİRHA- Tahtacı Alevi yurttaşların yoğun olarak yaşadığı Uzundere Mahallesi’nde (Uzundere Köyü) bulunan imarsız arazi üzerinde bir tarikatın kaçak inşaatı hızla devam ediyor. Belediyenin yıkacağı iddia edilen kaçak tarikat yurdunun yakın zamanda tamamlanacağını öngörülüyor.

    İzmir’in Karabağlar ilçesine bağlı Uzundere Mahallesi’nde 4028 ada 6 parselde bulunan 9 dönümlük imarsız tarla üzerinde İstanbul merkezli olduğu belirtilen bir tarikatın yaptırdığı kaçak öğrenci yurdunun inşaatı devam ediyor.

    Çok yakın zamanda başlanan ve kaba inşaatı bitmek üzere olan tarikat yurdunu kaçak ve imarsız olduğu için mühürleyen Karabağlar Belediyesi, binanın imar mevzuatına aykırı olarak zemin+ 2 kat olarak yapıldığını tespit etti.

    2 milyon ila 4 milyon TL arasında para cezası kesilen ve inşaatı neredeyse bitmek üzere olan kaçak tarikat yurdunun yıkılacağı iddiaları bir yana, görüştüğümüz kaynaklar binanın yakın zamanda tamamlanacağı bilgisini paylaştı.

    KÖYÜN 300 YILLIK TARİHİ VAR

    Büyükşehir sınırları içinde yer alan Uzundere Köyü, 2014’te Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nda yapılan değişiklikle mahalleye çevrilmiş ve köy vasfını yitirmişti. Uzundere’nin geçmişi 300 yıla kadar dayanıyor. Bölgeye ilk yerleşen Tahtacı Yörükler olmuş. Köyden şehre göçlerle birlikte 1970’li yıllarda köy yeni yüzlerle tanışmış. Uzun süre kendi halinde yaşamını sürdüren köyde son yıllarda ise ormanlık alanları yapılaşmaya açılmak istenmiş ve köylülerin çabaları ile durdurulmuştu.

    GECE GÜNDÜZ İNŞAAT DEVAM EDİYOR

    Lüks arabalarla gelen ve tarikat üyesi oldukları anlaşılan kişilerin yoğun olduğu inşaat sahasında çalışmaların gece ve gündüz durmadan ilerlediğini belirten mahalle sakinleri, belediyenin ceza kesmesine rağmen tarikat üyelerinin kendilerine, ‘Gereken yerlere para yedirdik, istediğinizi yapın’ dediklerini aktarmıştı.

    Tahtacı olduklarını ve ilk defa böyle bir şeyle karşılaştıklarını aktararak isim vermeyen mahalle sakinleri, ‘Uzundere Köyü’ olarak da bilenen mahallerinin geleneksel dokusunun bozulmak istendiğine işaret ederek inşaatın durdurularak yıkılması için çağrıda bulunmuştu.

    BELEDİYE MECLİSİ’NİN YIKIM KARARI SÜRÜMCEMEDE

    Duruma dair ulaştığımız Karabağlar Belediyesi ise önümüzdeki meclis toplantısında yıkım kararının meclise sunulacağını ve olumlu yönde karar çıkması durumunda kaçak tarikat yurdunun yıkılacağını belirtmişti. Aradan geçen 2 ay süre zarfında yıkım gerçekleşmezken, köylüler binanın yakın zamanda tamamlanacağı bilgisini paylaştı.

    PİRHA/İZMİR

    İLGİLİ HABERLER:

    Tahtacıların yaşadığı Uzundere Köyü’nde kaçak tarikat yurdu yapılıyor-VİDEO

  • Tahtacıların yaşadığı Uzundere Köyü’nde kaçak tarikat yurdu yapılıyor-VİDEO

    Tahtacıların yaşadığı Uzundere Köyü’nde kaçak tarikat yurdu yapılıyor-VİDEO

    PİRHA- Tahtacı yurttaşların yoğun olarak yaşadığı Uzundere Mahallesi’nde (Uzundere Köyü) bulunan imarsız arazi üzerinde bir tarikatın kaçak inşaatı hızla devam ediyor. Karabağlar Belediyesi’nin 2 milyon TL ceza keserek mühürlediği inşaat, mahalle sakinleri için tedirginlik oluşturuyor.

    İzmir’in Karabağlar ilçesine bağlı Uzundere Mahallesi’nde 4028 ada 6 parselde bulunan 9 dönümlük imarsız tarla üzerinde İstanbul merkezli olduğu belirtilen bir tarikatın yaptırdığı kaçak öğrenci yurdunun inşaatı devam ediyor.

    Çok yakın zamanda başlanan ve kaba inşaatı bitmek üzere olan tarikat yurdunu kaçak ve imarsız olduğu için mühürleyen Karabağlar Belediyesi, binanın imar mevzuatına aykırı olarak zemin+ 2 kat olarak yapıldığını tespit etti.

    2 milyon ila 4 milyon TL arasında para cezası kesilen ve inşaatı neredeyse bitmek üzere olan kaçak tarikat yurdunu PİRHA görüntüledi.

    KÖYÜN 300 YILLIK TARİHİ VAR

    Büyükşehir sınırları içinde yer alan Uzundere Köyü, 2014’te Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nda yapılan değişiklikle mahalleye çevrilmiş ve köy vasfını yitirmişti. Uzundere’nin geçmişi 300 yıla kadar dayanıyor. Bölgeye ilk yerleşen Tahtacı Yörükler olmuş. Köyden şehre göçlerle birlikte 1970’li yıllarda köy yeni yüzlerle tanışmış. Uzun süre kendi halinde yaşamını sürdüren köyde son yıllarda ise ormanlık alanları yapılaşmaya açılmak istenmiş ve köylülerin çabaları ile durdurulmuştu.

    GECE GÜNDÜZ İNŞAAT DEVAM EDİYOR

    Lüks arabalarla gelen ve tarikat üyesi oldukları anlaşılan kişilerin yoğun olduğu inşaat sahasında çalışmaların gece ve gündüz durmadan ilerlediğini belirten mahalle sakinleri, belediyenin ceza kesmesine rağmen tarikat üyelerinin kendilerine, ‘Gereken yerlere para yedirdik, istediğinizi yapın’ dediklerini aktardı.

    MAHALLELİ ENDİŞELİ

    Tahtacı olduklarını ve ilk defa böyle bir şeyle karşılaştıklarını aktararak isim vermeyen mahalle sakinleri ‘Uzundere Köyü’ olarak da bilenen mahallerinin geleneksel dokusunun bozulmak istendiğine işaret ederek inşaatın durdurularak yıkılması için çağrıda bulundu.

    BELEDİYE MECLİSİ’NİN YIKIM KARARI BEKLENİYOR

    Duruma dair ulaştığımız Karabağlar Belediyesi ise önümüzdeki meclis toplantısında yıkım kararının meclise sunulacağını ve olumlu yönde karar çıkması durumunda kaçak tarikat yurdunun yıkılacağını belirtti.

    KAYMAKAMLIĞIN GEREKLİ GİRİŞİMLERİ BAŞLATMASI BEKLENİYOR

    Uzundere Mahallesi sakinleri ayrıca Karabağlar Kaymakamlığı’nın kaçak yapıya ilişkin gerekli girişimleri başlatmasını bekliyor.

    Ersin ÖZGÜL/İZMİR

     

     

  • Menderes Cemevi inşaatı maddi sıkıntı nedeniyle durdu; şimdi dayanışma vakti-VİDEO

    Menderes Cemevi inşaatı maddi sıkıntı nedeniyle durdu; şimdi dayanışma vakti-VİDEO

    PİRHA- Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Menderes Şubesi tarafından yaptırılan cemevinin inşaatı, maddi sıkıntılar nedeniyle durma noktasına geldi. Şube Başkanı Sati Çelen halkın lokmaları ve bağışlarıyla yürüyen inşaatın tamamlanması için her kesimin desteğini beklediklerini söyledi.

    İzmir’in Menderes ilçesinde yapımı süren ancak maddi sıkıntılar nedeniyle inşaat çalışmalarının durma noktasına geldiği cemevi için destek bekleniyor.

    Alevi Kültür Dernekleri Menderes Şubesi tarafından destek için çağrı yapıldı.

    Alevi Kültür Dernekleri Menderes Şube Başkanı Sati Çelen, ekonomik krizin, projelerini etkilediğini ve inşaata  devam edecek maddi güçlerinin kalmadığını belirterek, cemevinin son halini alması için toplumun dayanışmasına ihtiyaç olduğunu kaydetti.

    Mevcut olan AKD Menderes Şubesi’nde morglarının bulunduğu ve Hakk’a yürüme erkanı yürütüldüğünü söyleyen Çelen, ibadethane, eğitim odaları, konferans vb. salonlardan oluşacak yeni cemevi binasının bölgede hizmet yürüteceğini ifade etti.

    22 YILDIR İNŞA EDİLMEYİ BEKLİYORDU

    22 yıldır Menderes’te bulunan AKD Şubesi’nin bir cemevi inşa etme düşüncesi olduğunu ve 2022 yılında temel atma töreniyle inşaatın başladığını dile getiren Çelen, “22 yıllık bir süreç var. Bu cemevinin inşası aslında 15 sene öncesinde düşünülmüştü. Mevcut belediye başkanları sürekli bir cemevi yapılması vaadinde bulundu ama bir türlü olmadı. Geçmiş dönem şube başkanımızın başvurusu sonucu belediye tarafından bu arsa bizlere tahsis edildi. O dönemde projesi bir mühendis canımız tarafından gönüllü olarak çizilmişti. 2022 yılının Kasım ayında yönetimi bizler devraldık ve hemen sonrasında temel atma töreni gerçekleştirdik. Canların lokmaları ve bağışlarıyla üç katlı cemevimiz bu sürece kadar geldi” dedi.

    “İNŞAATA DEVAM EDECEK GÜCÜMÜZ KALMADI”

    Halkın lokmaları, bağışları ile 3 katlı binanın kaba inşaatını tamamladıklarını, ancak şu an çalışmalarına devam edebilecek maddi güçlerinin kalmadığını belirten Çelen, şunları ifade etti:

    “Bundan sonrası da maliyetli ve bir bütçe gerekiyor. Şu an bu hali ile kalmış durumda. Bu üç katın kaba inşaatının tamamlanmasında dahi çok sıkıntılar çektik. 8 ton demiri alamadığımız için inşaat yaklaşık 2 ay boyunca durmak zorunda kaldı. Bir canımızın bağışıyla demirimizi aldık ve kaba inşaatımızı bitirdik. Borçlarımızı bir şekilde kapattık. Gitmediğimiz kapı, esnaf kalmadı. Alevi, Sünni her canın burada lokması vardır. Bundan sonraki süreci ise artık göremiyoruz. Kaba inşaatta merdiven kulemiz yapılacak ve duvarlarımız örülecek. Bunlar için hazır olan malzemelerimiz var. Elektrik ve sus tesisatının döşenip sıvanın yapılması gerekiyor. Anahtar teslim tüm ince işlerin bitirilmesi süreci var. Bizler bir yılda bu hale getirebildik. Ne yazık ki geldiğimiz noktada inşaat çalışmalarımıza devam edecek gücümüz kalmadı.”

    “HERKESİ DESTEK OLMAYA, DAYANIŞMA ÇAĞIRIYORUZ”

    Cemevinin tamamlanması için toplumun desteğini beklediklerini kaydeden Çelen, “Yolumuza dair hizmet edecek bir cemevinin tamamlanamaması bizler için büyük eksik. İbadethaneden, kurs alanlarına, çamaşırhaneden, morga kadar birçok alanın bulunacağı cemevi projemize herkesin sahip çıkmasını bekliyoruz. Bu kapsamda inşaatımızın devamı için gerekli olan desteği tüm vatandaşlarımızdan bekliyoruz. Gelsinler projemizi yerinde incelesinler, ne aşamada olduğumuzu kendileri de görsün. Destek olmak isteyenler derneğimizle iletişime geçebilir. Damlaya damlaya göl olur, az çok demeden herkesin yardımını bekliyoruz” çağrısında bulundu.

    Alevi Kültür Dernekleri Menderes Cemevi projesine bağış yapmak ve lokmalar için ulaşılabilecek telefon numarası ise şöyle: 0536 511 89 69

    Ersin ÖZGÜL/İZMİR

     

     

  • İnşaatın 6’ncı katından düşen işçi hayatını kaybetti

    İnşaatın 6’ncı katından düşen işçi hayatını kaybetti

    Elazığ’da çalıştığı inşaatın 6’ncı katından düşen işçi yaşamını yitirdi. 
    Elazığ’ın Cumhuriyet Mahallesi Malatya Caddesi’nde yapımı devam eden bir inşaatta çalışan Muhittin Bayrak (38) adlı işçinin, dengesini kaybederek 6’ncı kattan aşağı düştüğü belirtildi. Yaralanan Bayrak, olay yerine ambulansla Fırat Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Bayrak, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. (Mezopotamya Ajansı)
  • İşçilere ‘Çalışırken koronavirüs kaparsam tüm sorumluluk bana aittir’ taahhütnamesi

    İşçilere ‘Çalışırken koronavirüs kaparsam tüm sorumluluk bana aittir’ taahhütnamesi

    Türkiye’de hızlaya yayılan ve can kayıplarının sayılarının her geçen gün arttığı bir ortamda Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Çalışma Bakanı Selçuk her basın toplantısında işçi haklarını koruyacaklarını, devletin tüm iş sahalarında çalışan emekçilerin haklarını koruyacaklarını belirtmişlerdi ancak iş öyle olmadı. İstanbul’da bir inşaat şirketi çalışanlarına imzalattığı taahhütname ile sorumluluğu üzerinden attı.

    Yeni tip koronavirüs Covid-19 ‘e karşı dünyanın her yerinde devletler çalışanların sağlıklarını korumak adına önemli adımlar atarken Türkiye’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları patronların elini güçlendirmeye devam ediyor.

    “Üretim devam edecek” deyip işçilerin sağlıklarının korunması adına önlem almayan hükümet, İstanbul’un Çekmeköy’de inşaatı devam eden Koray Kasaba şantiyesinde çalışan işçilerine imzalatılan taahhütname ile ilgili ne adım atacağı merak konusu oldu. Taahhütnameyi imzalamayan işçilerin ise şirket yöneticileri tarafından istifaya zorlandıkları belirtildi.

    “KENDİMİ KÖLE GİBİ HİSSETTİM”

    Taahhütname metninde ayrıca işçilerden, şantiyede koronavirüs ile ilgili alınan tedbirleri taahhüt etmesi bekleniyor. İddia edilen bu tedbirler arasında; işçilere virüsle ilgili bilgilendirmenin yapıldığı, vardiyalı yemek ve sosyal mesafe uygulamasına geçiş yapıldığını, her noktada dezenfektan olduğu ve işçilere yeteri kadar malzeme temin edildiği yer alıyor. İşçiler, kendilerine imzalatılan belgede bahsi geçen tedbirlerin alınmadığını ve hatta işçilerin konaklayıp yemek yediği alanlarda gerekli temizliğin dahi sağlanmadığını söylüyor. 6 m2’lik konteynır odalarda 5-6 kişinin kaldığını ve yaklaşık 200 işçinin çalıştığı şantiyede sadece dört duşakabin olduğunu belirtildi. 

    BBC-Türkçe’ konuşan işçiler ise şöyle dediler:

    • “Yatakhane ve yemekhane çok pis durumda. İmzalattıkları taahhütnamede yazan hiçbir temizliği yapmıyorlar. Banyo yaptığımız yer çok kötü, birçok gün yıkanmak için sıcak su bulamıyoruz. Şu an altı kişi kaldığımız konteynırları da dört kişiye düşüreceklerini söylemişlerdi ancak henüz bir adım atılmadı. Sadece iki günde bir ateş ölçüyorlar.”
    • “Bir hafta önce öksürük, nefes darlığı, boğaz ağrısı ve grip şikayetleriyle hastaneye gittim. Hasta olduğum gece sabaha kadar öksürdüm ama o gece şantiyede araç olmadığı için ertesi sabah arkadaşımın arabasıyla, yani kendi imkanlarımla doktora gittim. Doktor, ‘Sende korona belirtileri var ama ateşin 40 olduğu zaman yeniden gel, test yapalım’ dedi. Yazdığı ilaçları kullanıyorum, şantiyede çalışmaya devam ediyorum.”    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • ODTÜ polis zoruyla boşaltıldı, ağaçlar kesildi

    ODTÜ polis zoruyla boşaltıldı, ağaçlar kesildi

    Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) kampüsünde yurt binası yapılmak istenmesine karşı bir süredir eylem yapan öğrenciler, bu sabah erken saatlerde polis tarafından ablukaya alındı. 55 gündür direnişte olan öğrenciler, polis tarafından tartaklanarak dışarı çıkartıldı. İş makinelerinin kampüse girmesinin ardından ağaç kesimi başladı.

    ODTÜ’de Kavaklık diye bilinen 40 dönümlük arazinin 49 yıllığına Kredi ve Yurtlar Kurumu’na (KYK) devredilmesinin ardından yapılması planlanan KYK yurdu projesine karşı öğrenciler tarafından başlatılan ‘nöbet’ eylemi bugün 55. gününde. Ancak bu sabah erken saatlerde polis ODTÜ’ye gelerek, direnişteki öğrencilerin etrafını sardı. Bölge ablukaya alınırken, öğrencilerin çadırların olduğu alandan çıkması istendi.

    Öğrencilere desteğe gelen hocalar, rektörün istifasını isteyen sloganlar atarken, milletvekillerinin ise içeriye girmesine izin verilmedi. Saat 09.30 sıralarında ise polis, eylemci öğrencileri tartaklayarak dışarı çıkarttı. Gözaltına alınan öğrenci ise yok…

    Bu gelişmenin ardından kampüs içerisine inşaatta kullanılacak araçların bazılarının da geldiği görüldü.

    ODTÜ’DE AĞAÇLAR KESİLMEYE BAŞLANDI

    Öğrenciler bölgedeki yüzlerce ağacın kesilmemesini, KYK yerine, mezunlar derneğinin desteğiyle yapılacak yurdun da ağaçsız bir bölgeye inşa edilmesini talep ediyordu. Ancak polis tarafından öğrencilerin alandan çıkarılmasının ardından alana gelen görevliler hızlıca ağaç kesimine başladı.

    “Verşan nerede kavaklık burada” sloganlarıyla bekleyişini sürdüren öğrenciler ODTÜ Rektörü Verşan Gök’ün alana gelmesini talep etti.

    HDP Milletvekili Murat Çepni’nin de geçişine izin vermeyen polis kalkanlarla alana gelenleri uzaklaştırmaya çalıştı.

    Rektör Verşan Kök’ün, üç gün önce, hocalar aracılığıyla ‘alanın boşaltılmasını istediğini, polisin müdahalesine engel olamayacağını’ söylediği belirtilmişti.

    Mimarlar Odası Ankara Şubesi ise ODTÜ Rektörü Verşan Kök hakkında soruşturma açılması için YÖK’e başvurmuştu.

  • Mayıs ayında en az 163 işçi yaşamını yitirdi

    Mayıs ayında en az 163 işçi yaşamını yitirdi

    PİRHA-İş Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) Mayıs ayı iş kazaları raporunu açıkladı. Raporda Nisan ayında yaşanan 153 ölümlü kazanın Mayıs’ta 163 olduğu açıklandı. Ölenler arasında 9 da çocuk bulunuyor.

    İSİG Meclisinin her ay paylaştığı iş cinayetleri raporunun bu ayki verileri bir hayli kabarık oldu. Mayıs ayında 163 iş cinayetinin yaşandığını aktaran İSİG Meclisi, kazalarda 9 çocuk, 12 kadın ve 6 da göçmenin yaşamını yitirdiğini duyurdu.

    Raporda meslek hastalığı nedeniyle gerçekleşen 5 iş cinayetinin yaşandığına da işaret edildi.

    Ocak ayında en az 159, Şubat’ta en az 127, Mart’ta en az 114 işçi, Nisan’da en az 153 işçi ve Mayıs’ta en az 163 olmak üzere; Türkiye’de 2019 yılının ilk beş ayında en az 716 işçi, iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi.

    Raporda 163 emekçinin 126’sının ücretli işçi ve memur, 37’sinin de kendi hesabına çalışan çiftçi ve esnaflardan oluştuğu aktarıldı.

     9 ÇOCUK İŞÇİ YAŞAMINI YİTİRDİ

    İSİG raporunda ölenlerin 12’sinin kadın işçi, 151’inin de erkek olduğu bilgisi paylaşıldı. Kadın işçi cinayetlerinin tarım, kimya, eğitim, sağlık ve eğlence işkollarında gerçekleştiği aktarıldı.

    Raporda çocuk işçi ölümlerindeki oran da dikkat çekti. Dördü 14 yaş ve altında olmak üzere Mayıs’ta dokuz çocuk işçi can verdi. Çocuk işçi cinayetleri tarım, kimya, ağaç, metal ve taşımacılık işkollarında gerçekleşti.

    Kaçak ve güvencesiz çalıştırılan 6 mülteci/göçmen işçi de yaşamını yitirenler arasında. Mülteci/göçmen işçilerin 3’ü Suriyeli, 2’si Afganistanlı, 1’i Kolombiyalı.

     EN ÇOK ÖLÜMLÜ KAZALAR TARIM SEKTÖRÜNDE 

    Ölümler en çok tarım, inşaat, taşımacılık, madencilik, belediye/genel işler, ticaret/büro, metal, konaklama/eğlence, kimya ve sağlık işkollarında gerçekleşti. Bu ay tarımda ölenlerin en az yüzde 36’sı ücretli.

    En fazla ölüm nedenlerinin başında ise trafik/servis kazası, ezilme/göçük, yüksekten düşme ve zehirlenme/boğulma geliyor.

    İŞ CİNAYETLERİNİN BAŞINI İSTANBUL ÇEKİYOR

    Raporda Mayıs’ta Türkiye’nin 55 şehrinde iş cinayeti gerçekleştiği belirtilirken, en çok iş cinayetinin İstanbul, Antalya, Bursa, Şanlıurfa, İzmir, Kocaeli, Sivas, Adana, Gaziantep, Kastamonu, Çorum, Erzurum, Konya, Sakarya ve Şırnak’ta yaşandığına dikkat çekildi. Raporda ölenlerin 5’inin sendikalı, 158’inin ise sendikasız işçi olduğu da aktarıldı. (HABER MERKEZİ)

  • Dev Yapı-İş Başkanı: 3. Havalimanı’nda geçmişi aratmayan görüntüler var-VİDEO

    Dev Yapı-İş Başkanı: 3. Havalimanı’nda geçmişi aratmayan görüntüler var-VİDEO

    PİRHA – Devrimci Yapı, İnşaat ve Yol İşçileri Sendikası (Dev Yapı-İş) Genel Başkanı Özgür Karabulut, Türkiye’de günde beş işçinin yaşamını yitirdiğine dikkat çekerek, “Sendikal örgütlülük sağlanmadığı sürece ölümlerin önüne geçilemeyecek” dedi.

    İnşaat işçileri, ekonomik gerileme sebebi ile krizi en derin hisseden kesim haline geldi. Maaşlarını alamayıp, kötü koşullarda çalışan işçilerin eylemleri devam ederken iş kazalarının da ardı arkası kesilmiyor.

    “EKONOMİK KRİZİN İLK VURDUĞU ALAN İNŞAAT; 700 BİN İŞÇİ İŞSİZ” 

    3. Havalimanı inşaatı direnişinde yaptığı konuşmanın ardından 2 ay tutuklu kalan Dev Yapı-İş Genel Başkanı Özgür Karabulut, son altı ayda 700 bin civarında inşaat işçisinin işsiz kaldığına dikkat çekerek şunları söyledi:

    “İnşaat işçileri normal zamanlarda da en dipte yaşadığı için belki ilk elden bu durumu hissetmedi. Birçok inşaat projesi durduruldu. İnşaat patronlarının üretim maliyetleri dolar kuruyla birlikte 2-3 katına çıktı. Bunun acısını, yükünü de işçilere çıkarmaya çalışıyorlar. Nasıl çıkartıyorlar; işçilerin üzerinde yansıyan işçi sağlığı iş güvenliği, yemek, barınma, maliyetlerinden kısarak hatta tamamını keserek işçi üzerine bu fatura edilmeye çalışılıyor.”

    “2 MİLYONA VARAN KONUT FAZLASI MEVCUT”  

    Karabulut, ekonomik krizle birlikte ücret gasplarının da çok sık karşılaşılan bir durum olduğunu söyledi. İktidara yakın firmaların da ekonomik gidişat nedeni ile güçlük yaşadığını belirten Karabulut şunları aktardı:

    “Ücret gaspları eskiden de oluyordu ama müdahale ettiğimizde çözebiliyorduk. Fakat son 6-7 aylık süreçte kolay kolay çözülmüyor. Çünkü artık para yok. Yandaş firmalar da ciddi sıkıntılar yaşamakta. Kamu ihalelerinde hak edişler verilmiyor. İşçilere ödeme yapmakta zorlanıyorlar. Bunu büyük şantiyelerin hemen hemen hepsinde yaşıyoruz. Otoyol inşaatlarında sayıları binleri bulan işçiler, işten çıkartıldı. İstanbul’da bir çok metro şantiyesi durdu. Bunu farklı nedenlerle açıkladılar ama işin özünde ekonomik kriz geliyor. Konut inşaatlarında da 2 milyona varan bir konut fazlası olduğu söyleniyor. Memleketin dört bir tarafı betona gömülmüş.”

    “BİR YILDA 1923 İŞÇİ ÖLDÜ”

    Karabulut’un altını çizdiği bir diğer konu başlığı ise iş cinayetleri oldu. Ülkede her gün en az 5 işçinin öldüğüne dikkat çeken Karabulut, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Her gün en az 5 işçi yaşamını yitiriyor. Devletin ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin tespit ettiği en az 1923 işçi arkadaşımız geçen yıl yaşamını yitirdi. Bunun da %30’u neredeyse inşaat işçisi. Büyük çoğunluğu toplum ve basından da gizleniyor. Kendi olanaklarımızla, yerel basın aracılığıyla bunları tespit etmeye çalışıyoruz. İnşaat patronları en fazla kârını düşünür. Bütün öncelikleri karlarından bir şey kaybetmemek olduğu için maliyetleri asgari düzeye indiriyorlar. Şantiyelerde Allaha emanet çalışma düzeni ile karşı karşıyız. Hal böyle olunca da kaza ve iş cinayetleri kaçınılmaz oluyor. Bu kaderi ancak örgütlü mücadele ederek sendikalaşarak değiştirebiliriz.”

    “3. HAVALİMANINDA GEÇMİŞİ ARATMAYAN GÖRÜNTÜLER VAR”

    İstanbul 3. Havalimanı’ndaki son durum hakkında da bilgi veren Karabulut, “Orada yaşananlar iş kolunun resmiydi” diyerek sözlerini şu cümlelerle sürdürdü:

    “Orada taşeronlaştırma, ücret gaspı, iş cinayetleri, kölece çalıştırma ve daha birçoğu mevcut. İnşaat işçileri ya topluca öldüğünde ya da kalabalık direndiğinde gündeme geliyor. Orada servis sıkıntısı ile başlayan bir sorun görkemli bir direnişe sebep oldu. 40 bin kişinin çalıştığı şantiyede 30 bin kişi iş durdurmuştu. Ondan sonraki süreçte devlet, kimi göstermelik düzenlemeler yaptı. İşçiler, işlerine giderken yağmur, soğuk ve güneşin altında bekleyerek servise biniyordu. Sonra 25 metre karelik bir barınma yeri yaptılar. Koğuşlar ayda bir ilaçlanırken 15 güne indirdiler. Yemeklerde ise kısmi düzenlemeler oldu. Bu talepleri sadece havalimanındaki eylemle değil, diğer şantiyelerde de yaptığımızda elde edebiliyoruz. Koşulları iyileştirmenin yolu o alanda o iş yerinde örgütlü bir güç olmaktan geçiyor. Havalimanı direnişi ardından kısmi düzenlemeler yaptılar fakat bir ay geçmeden geçmişi aratmayan görüntülerle karşılaştık. Yağmur yağdığında koğuşlarımızı su bastı, bekleme alanlarında araçlar suyun altında kaldı. Sonraki süreçte 3 – 4 ay ücretlerini alamayan işçiler şantiyeden kapı dışarı edildi. Eylül’de havalimanında 40 bine yakın kişi çalışıyordu şu an 10-15 bin arası işçi mevcut. 1 Mart’ta yapılacak açılış sebebi ile yoğun baskı vardı. 1 Mart’a yetiştiremediler. Şimdi seçim sonrası 5 Nisan’da açılış yapılacağı söyleniyor.”

    “SENDİKALI OLURSAK PATRONLARIN DEĞİL BİZİM SÖZÜMÜZ GEÇER”

    Karabulut, açıklamalarında sendikalaşmanın önemine de vurgu yaptı. “Ücretimizin artırılması, insanca, güvenli çalışma koşullarının yaratılması için örgütlü olmalıyız” diyen Karabulut şunları aktardı:

    “İşe giderken ‘bugün başıma ne gelecek’ kaygısı duymadan çalışmak için örgütlenmemiz lazım. Var olan deneyimlerimizden şunu çıkardık: Sendikanın olduğu şantiyelerde patronlar biraz daha kendilerini kontrol ediyor. İnşaat işçilerine çağrım; hayatta kalmak, insan gibi muamele görmek istiyorsanız sendikalı olun. Sendikalı olduğunuzda güçlü olursunuz. Patronların sözü değil, sizin sözünüz geçer.

    Cebrail ARSLAN – Eren GÜVEN / ANKARA

  • Peribacalarına yapılan otel inşaatı durduruldu

    Peribacalarına yapılan otel inşaatı durduruldu

    UNESCO Dünya Miras listesinde bulunan Kapadokya’daki peribacalarının bulunduğu bölgeye yapılan otel inşaatı, tepkiler üzerine Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından durduruldu.

    Nevşehir merkez ilçeye bağlı Göreme beldesinde, Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden Kapadokya bölgesinde bulunan peribacalarının bitişiğindeki otel inşaatı, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından durduruldu.

    Yılda 2 milyona yakın turistin ziyaret ettiği Kapadokya bölgesinde, Mesit mevkisindeki Müze Yolu üzerinde peribacalarının bitişiğine yaklaşık 2 ay önce otel inşaatına başlandı. İş adamı M.K. tarafından yaptırılan ve 5 ayda tamamlanması planlanan, yan yana 2 binadan oluşan otel inşaatı, görenlerin tepkisini çekti.

    “İNŞAAT DURDURULMUŞTUR”

    Kültür ve Turizm Bakanlığı, peribacaları yanında yükselen otel inşaatıyla ilgili basına yansıyan haberlerin ardından açıklama yaptı.

    Bakanlıktan yapılan açıklamada, Nevşehir ili, Göreme beldesinde otel inşaatı yapıldığına dair haberlerin basına yansıdığı hatırlatılarak şöyle denildi:

    “Konu Bakanlığımız tarafından ivedilikle incelemeye alınmış olup, Anadolu ve dünya kültürünün istisnai değerlerinden olan peri bacalarına yakın bir noktada, 2 pafta 9423 parselde başlatıldığı belirlenen inşaat durdurulmuştur.”

    (HABER MERKEZİ)   

  • Ücreti ödenmeyen Kocaeli Şehir Hastanesi inşaatı işçileri vince çıktı-VİDEO

    Ücreti ödenmeyen Kocaeli Şehir Hastanesi inşaatı işçileri vince çıktı-VİDEO

    PİRHA-Kocaeli Şehir Hastanesi inşaatında çalışan işçiler aylardır alamadıkları ücretlerinin ödenmesi ve hak gaspının sona ermesi talebi ile vinçe çıkarak seslerini duyurmaya çalıştılar.

    Gama Holding ve Türkerler Holding iş ortaklığıyla inşa edilen Kocaeli Şehir Hastanesinin inşaatında çalışan 2 işçi, 3 aydır maaşları ödenmediği gerekçesiyle vince çıktı. İşçiler, alacaklarının ödenmesini ve hak gasbının sona ermesini talep etti.

    Sağlık Bakanlığı Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü Kamu Özel Ortaklığı Daire Başkanlığı tarafından Gama Holding ve Türkerler Holding iş ortaklığıyla inşa edilen Kocaeli Şehir Hastanesi’nin temeli, 20 Mayıs 2015’te dönemin Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık’ın katılımıyla yaklaşık 5 bin kişilik bir etkinlikle atılmıştı. 2020 yılının şubat veya mart aylarında açılması planlanan şehir hastanesinin inşaatında çalışan işçiler, ücretlerinin vaktinde ödenmemesine isyan etti. 3 aydır maaşlarının ödenmediğini aktaran 2 işçi, vince çıkarak yaptıkları eylem ile seslerini duyurmaya çalışıp, hak gasbının sona ermesini istedi.

    Bu arada, işçilerin paralarını alamadıkları Türkerler Holding’in GAMA ile yürüttüğü İzmir ve Kocaeli şehir hastaneleri projeleri, EMEA Finance tarafından 2016 yılının “En İyi PPP (Kamu-Özel Sektör İşbirliği) Projeleri” seçilmiş.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Cemevlerini kendileri inşa ediyorlar-VİDEO

    Cemevlerini kendileri inşa ediyorlar-VİDEO

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) İstanbul Sancaktepe Şubesi’nce yapımı süren cemevi inşaatında şube üyeleri çalışıyor. Emek adı verilen Cemevi’nin inşaatında kalfalık yapan Yüksel Akkuş aynı zamanda cemevinin de zakiri. Sivas’ın Zara ilçesine bağlı Bağlama Köyü’nden olan Akkuş “Bizim sazımız da sözümüz de bağlama” diyor.

    Haberin Videosu

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) İstanbul Sancaktepe Şubesi’nin yeni cemevi inşaatı sürüyor. Adı gibi emeklerle yapımına devam edilen Emek Cemevi’nin inşaatında çalışanlar aynı zamanda vakfın Sancaktepe Şubesi’nin yönetim kurulu üyeleri. Bunlardan biri de inşaatta kalfalık yapan zakir Yüksel Akkuş.

    TÜM ÇALIŞANLAR KENDİ ÜYELERİ

    Yüksel Akkuş Sivas’ın Zara ilçesine bağlı Bağlama Köyü’nden gelmiş. Hem HBVAKV’nın Sancaktepe Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi hem de cemevinin zakiri olan Akkuş inşaatta kalfalık yapıyor. İnşaatın tüm çalışanlarının kendi üyeleri olduğunu söyleyen Akkuş, özveride bulunarak gönüllü çalıştıklarını kaydediyor.

    “KENDİ CEMEVİMİZİ KENDİMİZ İNŞA EDİYORUZ”

    “Kendi cemevimizi kendimiz inşa ediyoruz” diyen Akkuş, cemevlerinin ibadethane olarak tanınmaması konusunda şunları söylüyor:

    “Onların bizim cemevlerimizi ibadethane olarak görüp görmemesi fazla da umurumuzda değil. Biz kendi ibadethanemizi zaten kendimiz yapıyoruz. Hiç kimsenin bizim ibadetlerimize karışmaya hakkı yoktur.”

    “KENDİ KENDİMİZE YETİYORUZ”

    Herkesin inancını özgürce yaşayabilmesi gerektiğini belirten Akkuş, hükümetten hiçbir beklentilerinin olmadığını ifade ederek “Biz kendi kendimize yetiyoruz. Yeter ki birlik beraberliğimiz olsun” diyor.

    Akkuş, yaşanılan sıkıntıların Alevileri geliştirdiğini, aydın fikirli olmalarını sağladığını söyleyerek tüm duyarlı insanlara da cemevine yardım etmeleri için çağrıda bulunuyor.

    Akkuş konuşmasının ardından Nesimi’den bir deyiş okudu.

    İsmet SEFER/Suay ABAK
    İSTANBUL