Etiket: insan hakları anıtı

  • Dersim’de anma: Deprem sonrası milyonlarca insan kaderine terk edildi -VİDEO

    Dersim’de anma: Deprem sonrası milyonlarca insan kaderine terk edildi -VİDEO

    PİRHA- Dersim’de 6 Şubat depremlerinin birinci yıl dönümünde Dersim Kent Koruma Kurulu, İnsan Hakları Anıtı önünde depremde yaşamını yitirenleri andı. Kurul adına konuşan Uğur Beycan, “Aradan geçen bir yıla rağmen deprem bölgesinde hala tek bir çivinin çakılmadığı, molozların dahi kaldırılmadığı yerler var. Milyonlarca insan çadır kente dönüşmüş şehirlerde kaderine terk edilmiş durumda” dedi.

    6 Şubat’ta Maraş’ın Pazarcık ilçesinde saat 04.17’de 7,7 büyüklüğünde, Elbistan ilçesinde ise saat 13.24’te 7,6 büyüklüğünde meydana gelen ve büyük yıkıma neden olan depremin birinci yılı. Resmi açıklamalara göre iki büyük depremde 53 binden fazla can kaybı yaşandı.

    Dersim Kent Koruma Kurulu’nun çağrısıyla anma düzenlendi. Kent merkezindeki İnsan Hakları Anıtı önünde bir araya gelen sivil toplum örgütü ve siyasi parti üyeleri depremlerde hayatını kaybedenler için mum yaktı ve anıta karanfil bıraktı.

    Dersim Kent Koruma Kurulu adına basın açıklamasını Uğur Beycan okudu.

    “ÖNLENEBİLİR ÖLÜM VE YARALANMALARIN ÖNÜNE GEÇİLEMEMİŞTİR”

    11 ili doğrudan etkileyen, milyonlarca insanın yerinden olmasına neden olan depremde asrın ihmalinin sorumlularını bildiklerini vurgulayan Beycan, “Merkezi iktidarın rantçı şehirleşme anlayışı, imara açılmaması gereken alanların seçim yatırımı adına imara açılması, hiçbir mühendislik hizmeti almamış milyonlarca yapıyı imar barışıyla kamunun hizmetine sunması, depremin ilk anından itibaren büyük dayanışmanın sahibi olan Türkiye halklarının dayanışma pratiğinin engellenmesi gibi nedenler zaten çok şiddetli olan depremin yıkım gücünü daha da arttırmış ve neticesinde birçok önlenebilir ölüm ve yaralanmaların önüne geçilememiştir” dedi.

    “MİLYONLARCA İNSAN KADERİNE TERK EDİLMİŞ DURUMDA”

    Kızılay’ın çadır satmasından, yardımları zimmetine geçiren yetkililere kadar uzanan rezaletler zincirini unutmadıklarını belirten Beycan şunları kaydetti:

    “Aradan geçen bir yıla rağmen deprem bölgesinde hala tek bir çivinin çakılmadığı, molozların dahi kaldırılmadığı yerlerin olduğunu vurgulayan Beycan, “İktidara sesleniyoruz. Depremden sonra Milli Dayanışma Paketi çıkardınız. Halktan alınan KDV, ÖTV, Motorlu Taşıtlar Vergisi gibi vergileri fahiş oranda artırdınız. 2023 Temmuz’unda 762 milyar lirası depremle ilgili harcamalara ayrılmak üzere 1 trilyon 120 milyar TL’lik ek bütçe yaptınız. 2024 bütçesinde yine halktan, çalışanlardan alınan vergiler bir yıl öncesine göre ikiye katladınız. Ama aradan geçen bir yıla rağmen deprem bölgesinde hala tek bir çivinin çakılmadığı, molozların dahi kaldırılmadığı yerler var. Milyonlarca insan çadır kente dönüşmüş şehirlerde kaderine terk edilmiş durumda.”

    PİRHA/DERSİM

  • İnsan Hakları Anıtı önünde açıklama yapmak isteyen 7 kişi gözaltında

    İnsan Hakları Anıtı önünde açıklama yapmak isteyen 7 kişi gözaltında

     10 Aralık İnsan Hakları Haftası’nın ilk gününde Ankara’da barikatla çevrili İnsan Hakları Anıtı önünde açıklama yapmak isteyen 7 kişi gözaltına alındı.

    Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile ihraç edilen Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın açlık grevi eylemi 277’nci, kamu emekçilerinin, “İşimizi geri istiyoruz” eylemi de 397’nci gününde devam ediyor.

    10-17 Aralık İnsan Hakları Haftası’nın ilk gününde barikatla kapatılmış olan İnsan Hakları Anıtı önünde yapılmak istenen basın açıklaması engellendi.

    Konur Sokak’ta bir araya gelenler, aylardır barikatla kapatılmış olan İnsan Hakları Anıtı önünde basın açıklaması yapmak istedi. Ancak kalkanlarla eylem yapanların önünü kesen polisler, açıklama yapılmasına izin vermedi.

    Eylem yapanlar, “Açlık grevinin 277.gününde Nuriye Semih işe geri alınsın” yazılı pankartı açarak “Nuriye Semih işe geri alınsın” sloganı attı.

    Pankartı yırtan polisler, 7 kişiyi darp ederek gözaltına aldı.

  • Açlık grevinde 107. gün: Gülmen ayağa kalkamıyor, Özakça yürüyemiyor

    Açlık grevinde 107. gün: Gülmen ayağa kalkamıyor, Özakça yürüyemiyor

    Akademisyen Nuriye Gülmen ve Semih Özakça  KHK ile ihraç edilmelerinin ardından  işlerini geri almak için başlattıkları açlık grevi 107. gününe girdi. Gülmen ve Özakça bitkin ve konuşmakta zorluk çekiyor. 

    Ankara Barosu, açlık grevlerinin 106. gününde dün cezaevinde ziyaret ettiği akademisyen Nuriye Gülmen ile öğretmen Semih Özakça’nın sağlık durumlarının daha da kritikleştiğini açıkladı. Gülmen’in kalkıp görüşe gelemediği, Özakça’nın ise tekerlekli sandalye ile görüşe geldiği, son derece bitkin olduğu ve konuşmakta zorlandığı kaydedildi.

    GÜLMEN VE ÖZAKÇA’YA İLETİŞİM CEZASI VERİLDİ  

    Eğitimci Gülmen ile Özakça açlık grevinin 107. gününde. Tutuklu Gülmen’e ‘slogan attığı’ gerekçesiyle mektup – faks yazışmasını ve telefon görüşmesini yasaklamayı içeren “iletişim cezası” verildiği iddia edilirken; Ankara Barosu’ndan yapılan açıklamada, Özakça’nın durumunun kritik olduğu, Gülmen’in ise görüş yerine bile gelemediği belirtildi. Direnişçilerden sosyolog Veli Saçılık’a da Twitter üzerinden İsrail askerlerinin Filistin’de ev baskını fotoğrafını paylaşımı delil gösterilerek “terör örgütü üyeliği”nden soruşturma açıldı.

    GÜLMEN VE ÖZAKAÇ’NIN BAŞLATIKLARI DİRENİŞ 226. GÜNÜNDE

    Akademisyen Nuriye Gülmen, öğretmen Semih Özakça ile Acun Karadağ’ın “İşimizi geri istiyoruz” diyerek başlattıkları direnişin 226. gününde İnsan Hakları Anıtı boş kalmadı. 107. gündür açlığa direnen tutuklu Gülmen ile Özakça için destek açlık grevine giren yurttaşlar, İnsan Hakları Anıtı önüne buluştu. “Gülmen ile Özakça her geçen gün sağlıklarından oluyor” açıklaması yapan yurttaşlara, polisin müdahalesi gecikmedi.

    “ANKARA EMNİYETİ SUÇ İŞLİYOR”

    “Dağılın” anonsunun ardından “Nuriye Semih işe geri alınsın” yazan dövizleri yırtan polis ekipleri, açıklama yapan yurttaşları sert şekilde iterek uzaklaştırdı. “En demokratik hakkımız olan basın açıklamasına bile en ufak tahammülleri yok. Ankara Emniyeti suç işliyor. Biz Nuriye Gülmen ile Semih Özakça’yı yaşatacağız. Onları faşizmin zindanından alana kadar direnişin olduğu hiçbir alanı terk etmeyeceğiz. Haklı olan, meşru olan biziz” açıklaması yapıldı.

    “GÜLMEN VE ÖZAKÇA İLE İLGİLİ BİLGİ VERİLMİYOR”

    SES Genel Merkezi’nden yapılan açıklamada da, Gülmen ile Özakça’nın durumu hakkında bilgi almak için cezaevi müdürleri ile görüşme talebinde bulundukları, ancak memurlar aracılığıyla “Adalet Bakanlığı’nın izni olmadan görüşme yapamayacakları ve bilgi veremeyecekleri” yanıtı aldıkları belirtildi.