Etiket: insan hakları derneği hapishane komisyonu

  • Hasta mahpus Güngör’ün serbest bırakılması istendi-VİDEO

    Hasta mahpus Güngör’ün serbest bırakılması istendi-VİDEO

    PİRHA- “F Oturması”nın 375’inci haftasında yüzde 78 engelli hasta tutuklu İbrahim Halil Güngör’ün (74) durumuna dikkat çekilerek, derhal serbest bırakılması istendi. 

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu’nun hasta tutukluların serbest bırakılması talebiyle Galatasaray Meydanı’nda yapmak istediği “F Oturması”nın 375’inci haftası da polis tarafından engellendi. Bunun üzerine açıklama İHD’nin Taksim’de bulunan binası önünde yapıldı. Hasta tutukluların fotoğraflarının taşındığı açıklamada, “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın” ve “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır” pankartları açıldı. Bu hafta hasta tutuklu olan ve hastaneye sevki yapılmayan yüzde 78 engelli İbrahim Halil Güngör’ün (74) durumuna dikkat çekildi.

    Açıklamayı İHD Hapishane Komisyonu üyesi Hatice Onaran yaptı. Açlık grevi sonrası cezaevi idareleri tarafından tedavileri yapılmayan tutukluların durumuna dikkat çekerek sözlerine başlayan Onaran, tabipler tarafından belirlenmiş olan diyet programının mutlaka uygulanması gerektiğini söyledi.

    YÜZDE 78 ENGELLİ 

    Güngör’ün sağlık durumuna dikkat çekerek konuşmasına devam eden Onaran, Güngör’ün tutuklanmadan önce pankreas ameliyatı olduğunu, bu ameliyatın oldukça ağır geçtiğini ancak sağlığına kavuşamadan 2009 yılında Bingöl’de tutuklanarak, hapse konulduğunu aktardı. Hasta tutuklu Güngör’ün 3 defa anjiyo ve bir kez de açık kalp ameliyatı olduğunu belirten Onaran, Güngör’ün yüzde 78 engelli raporu olduğunu aktardı. Onaran, raporda yer alan hastalıkları şöyle sıraladı: “Kalp, kronik astım, mide ve bağırsakta iltihaplanmaya bağlı olarak abdominal pelvik ağrı, vücutta kronikleşmiş sinir iltihabı, kulağının birinde tam işitme kaybı, prostat, nöbet şeklinde öksürük ve henüz kesin tanısı konmayan akciğerde kist oluşumu mevcuttur.”

    HAPİSHANEDE KALABİLİR RAPORU

    Güngör’ün ziyaret ve telefon görüşmesine çıkarken yürümekte zorlandığını, temel ihtiyaçlarını karşılayacak gücünün olmadığını vurgulayan Onaran, buna rağmen 6 kez başvurduğu Adli Tıp Kurumu’nun (ATK), “Hastalıkları sürekli ve kroniktir ancak kocama hali olmadığı için hapishanede yaşamını idame ettirebilir” şeklinde rapor verdiğini kaydetti.

    “GÜNGÖR SERBEST BIRAKILSIN”

    Güngör’ün serbest bırakılarak tedavilerinin yapılması için çağrı yapan Onaran, sözlerini şöyle tamamladı: “Hapishane koşulları, ilerleyen yaşı, hastalıkları nedeniyle ciddi denge problemi yaşayan, sinir iltihabı nedeniyle ağrıları dinmeyen ve yaşamını tek başına idame ettiremeyecek durumda olan İbrahim Halil Güngör’ün hapishane idaresinin keyfi tutumları ile hastaneye sevki bile yapılmıyor. Hasta mahpusların sesi olarak bizler, hasta tutuklunun serbest bırakılmasını ve tedavilerinin yapılmasını istiyoruz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Hasta mahpus Mesude Pehlivan serbest bırakılsın’ -VİDEO

    ‘Hasta mahpus Mesude Pehlivan serbest bırakılsın’ -VİDEO

    PİRHA- İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu üyeleri, “F Oturması’nın” 373’üncü haftasında cezaevinde kansere yakalanan ve tedavisi düzenli yapılmayan Mesude Pehlivan’ın durumuna dikkat çekerek serbest bırakılmasını istedi.   

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu üyeleri tarafından hasta tutukluların serbest bırakılması talebiyle Galatasaray Meydanı’nda yapılmak istenen “F Oturumu”nun 373’üncü haftası da polis tarafından engellendi. Bunun üzerine açıklama İHD’nin Taksim’de bulunan binası önünde yapıldı. Hasta tutukluların fotoğraflarının taşındığı açıklamada, “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın” ve “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır” pankartları açıldı. İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri tarafından yapılan açıklamada hasta tutuklu Mesude Pehlivan’ın durumuna dikkat çekildi.

    MATERYALLERE EL KONULDU

    Cezaevlerinde devam eden süresiz dönüşümsüz açlık grevleri ve 30 tutuklunun başlattığı ölüm orucunun kritik aşamayı çoktan geçtiğini belirten Yoleri, başka ölümlerin yaşanmasından korktuklarını belirtti. Devletin tutukluların yaşam hakkını korumakla yükümlü olduğunu ifade eden Yoleri, tutukluların taleplerinin haklı talepler olduğunu ve devletin bunu yerine getirmekle yükümlü olduğunu vurguladı. İçişleri Bakanlığı talimatı doğrultusunda grevde olan tutukluların koğuşlarına gardiyanlar tarafından baskın yapıldığını dile getiren Yoleri, tutukluların iletişim amaçlı kullandıkları bütün materyallere el konulduğunu hatırlattı.

    KULLANILAN KİMYASALLAR SONUCU HASTALANDI

    Hasta mahpus Mesude Pehlivan’ın durumunu da aktaran Yoleri, Pehlivan’ın her türlü tedavisinin engellendiğini ve  tek kişilik hücrede tutulduğunu belirterek, “19 Aralık Katliamı sırasında kadın mahpusların yakıldığı koğuşta bulunan Mesude Pehlivan, bu katliam sırasında kullanılan kimyasal gazların da tetiklemesi ile kanser hastalığına yakalanmıştı. Mide kanseri tedavisi için Çapa Onkoloji Bölümünde takipli bir hastaydı. 16 yıl boyunca, Bayrampaşa, Bakırköy ve Silivri ve Gebze hapishanelerinde tutulan ve tedavisi gerektiği gibi yapılmayan Mesude Pehlivan, çeşitli girişimler sonucunda, tedavisinin yapılabilmesi için cezasının infazı 6 ay ertelenerek tahliye edilmişti. Mesude Pehlivan, infaz erteleme süresinin bitmesi sonrasında, tedavisi tamamlanmadığı hatta hastalıkları daha da ilerlemiş ve çeşitlenmiş olmasına rağmen yeniden tutuklanarak cezaevine konuldu. Halen Gebze Kadın Kapalı hapishanesinde tutulmakta olan Mesude Pehlivan, Mide Kanseri, Lenf Tüberkülozu ve Solunum Yolu Kanseri hastalıklarıyla yaşamını sürdürmeye çalışmaktadır” dedi.

    TEDAVİSİ GECİKTİRİLİYOR

    Yoleri, Gebze Kadın Kapalı Cezaevi’nde kalan Pehlivan’ın kendilerine 10 Nisan 2019 tarihinde gönderdiği mektubu şu şekilde paylaştı; “Gebze’ye geleli hastalıklarımın tedavisi ile ilgili atılmış yeni bir adım yoktur. Gebze Kadın hapishanesinde; ortamıyla, yaşamıyla, beslenme yanıyla hastalıklara uygun bir zemin var. Hastane, revir, doktor, kontroller, sevk vs. koşulları yanıyla da tedavi ihtiyacıma cevap verilemiyor. Daha önce Çapa Tıp Fakültesi Onkoloji Ana Bilim Dalı tarafından takiplerim yapıldığından ve hasta dosyaların bu kurumda bulunduğundan yeniden bu hastaneye sevk talep ettim. Ancak, ‘Gebze, İstanbul il sınırları dışında’ denilerek Kocaeli Üniversitesi Hastanesi’ne gönderiliyorum. Buradaki doktorlar durumumla ilgili hiçbir şey bilmiyorlar ve deneme yoluyla bana uygun tedavi bulmaya çalışıyorlar. Bu da tedavimi geciktiriyor.”

    Yoleri, İHD olarak Pehlivan’ın tedavi hakkına erişimin önündeki engellerin kaldırılması ve tedavisinin derhal yapılabilmesi için adım atılmasını talep ettiklerini dile getirdi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Analığın kutsallığından bahseden iktidarın mahpus annelerine yaptıkları ortada’- VİDEO

    ‘Analığın kutsallığından bahseden iktidarın mahpus annelerine yaptıkları ortada’- VİDEO

    PİRHA- Yarın Anneler Günü olduğunu hatırlatan İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, “İktidardakiler analığın kutsallığı üzerine çok söz söylüyor ama mahpus annelerine yaptıkları ortada” diye belirtti. 

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu üyelerinin hasta tutukluların serbest bırakılması talebiyle Galatasaray Meydanı’nda yapmak istediği “F Oturması”, 372’nci haftasında polis tarafından engellendi. Karşılaştıkları engelleme nedeniyle komisyon üyeleri açıklamalarını dernek binaları önünde yapmak zorunda kaldı. Hasta tutukluların fotoğraflarının taşındığı açıklamada, yine “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın” pankartı açıldı.

    “EVLATLARI ÖLMESİN DİYE ÇIĞLIK ATAN ANNELERE SALDIRIYORLAR”

    Komisyon üyesi Hatice Onaran tarafından yapılan açıklamada, hasta tutuklu Gülser Özbay’ın durumuna dikkat çekildi. İmralı tecridine karşı cezaevlerinde başlayan açlık grevleri ve ölüm oruçlarına dikkat çeken Onaran, ailelerin cezaevleri önünde yaptığı eylemlere yönelik polis saldırısına da tepki gösterdi. Yarın Anneler Günü olduğunu hatırlatan Onaran, “İktidardakiler analığın kutsallığı üzerine çok söz söylüyor ama mahpus annelerine yaptıkları ortada. Gebze’de, Bakırköy’de, Diyarbakır’da evlatları ölmesin diye çığlık atan annelere saldırılıyor yerlerde sürükleniyor. Anneler günü arifesinde yalnız mahpusların değil anaların da sesi olmalıyız” dedi.

    “AÇLIK GREVİ TALEBİ KARŞILIK BULMALI”

    “Annelerin, ölmesin diye çığlık attığı evlatları ölüm sınırındalar” diyerek, cezaevlerindeki açlık grevi ve ölüm oruçlarına dikkat çeken Onaran, “İHD İstanbul Şubesi’nin geçtiğimiz hafta yaptığı Yaşam Nöbeti eyleminin 3. gününde Bakırköy Hapishanesi’nde görüşten çıkıp nöbete katılan bir mahpus yakını açlık grevi ve ölüm orucuna giden mahpusların koğuşunda grip salgını olduğunu söyledi. Normal koşullarda bile grip hastalığının tehlikeli sonuçlar doğurabileceği bir gerçekken; açlık grevi ve ölüm orucunda olan biri için ölümcül bir nitelik taşıyacağını görmek gerekir. Özünde yazılı yasalara uyulması talebiyle yapılan bu açlık grevlerinde yeni ölümlerin olma riski giderek artmaktadır. Hapishanelerden tabut çıkmasını istemiyoruz. İktidarın sadece kendi yazılı yasalarına uyması bile ölümleri engelleyecektir. Bu yüzden açlık grevi talebinin bir an önce karşılanmasını istiyoruz” diye konuştu.

    ‘KALIN BAĞIRSAKTA ÇATLAMA VE YIRTILMA OLUŞTU’

    Hasta tutuklu Gülser Özbay’ın 1992 Haziran’ında gözaltına alındığını ve 18 gün süren ağır işkencenin ardından tutuklanarak Nevşehir Cezaevi’ne götürüldüğünü kaydeden Onaran, “Müebbet Hapis cezası verilen Gülser Özbay, Erzurum, Mardin/Midyat, Bayburt’tan sonra, şuanda İzmir’in Aliağa/Şakran Kadın Hapishanesindedir.

    Bayburt Hapishanesinde tutulurken rahim kanseri teşhisi konulan Özbay ameliyat edilir. Ameliyat sonrası gerekli ve yeterli tedavisi yapılmadan apar topar hapishaneye götürülür. Gülser Özbay, geçen hafta görüşüne giden ablasına, her tuvalete gittiğinde makatından kan geldiğini, doktor kalın bağırsakta ciddi bir çatlama ve yırtılmalar olduğunu ifade ederek ameliyat olması gerektiğini söylediğini belirtti. Sürekli kanama yaşamasına rağmen ameliyatla ilgili hala bir gelişme olmamıştır. Gülser Özbay’ın ablası Ağrı’da oturuyor. Türkiye’nin bir ucundan diğer ucuna gitmek hem ekonomik hem de fiziksel olarak zorlamaktadır. Bu nedenle yılda bir kez görüşüne gidebildiğini belirten ablası kardeşinin ihtiyaçlarını karşılamadığı için de çok üzüldüğünü belirtmektedir. Kanser hastası, sürekli ve düzenli kontrol altında olması gereken ve son 6 aydır sürekli kanaması olan Gülser Özbay’ın yeterli tedavi için tahliye olması gerekmektedir. Biz insan haklan savunucuları olarak 27 yıldır hapiste olan Gülser Özbay’ın ve tüm hasta mahpusların serbest bırakılmasını istiyoruz” diye konuştu.

    Eylem, “Gülser Özbay Serbest bırakılsın!”, “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın!” ve “Tecrit işkencesine son!” sloganlarıyla sona erdi. (HABER MERKEZİ)

  • Hasta mahpus Başdaş: Ben burada öleceğim-VİDEO

    Hasta mahpus Başdaş: Ben burada öleceğim-VİDEO

    PİRHA- F Oturması’nın 353’üncü haftasında 61 yaşında yüzde 86 engelli raporu bulunan Mevlüde Başdaş’ın serbest bırakılması istenirken, Başdaş’ın aynı yerde kaldığı diğer tutuklulara “Ben burada öleceğim” dediği aktarıldı. 

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu tarafından hasta tutukluların serbest bırakılması talebiyle Galatasaray Meydanı’nda yapılmak istenen “F Oturması’nın, 353’üncü haftası da polis tarafından engellendi. Bunun üzerine açıklama İHD’nin Taksim’de bulunan şube binası önünde yapıldı. Eylemde hasta tutukluların fotoğrafları taşınarak, “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın” ve “Hasta mahpus Mevlüde Başdaş” serbest bırakılsın” pankartları açıldı.

    Bu haftaki eylemde 61 yaşındaki yüzde 86 engelli hasta tutuklu Mevlüde Başdaş’ın durumuna dikkat çekildi.

    “YAŞAM HAKLARI ELLERİNDEN ALINIYOR”

    Basın açıklamasını yapan İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu üyesi Hatice Onaran, hak ihlallerinin ve hukuksuzlukların katlanarak arttığı bir yılı daha geride bıraktıklarını söyledi.  Cezaevlerinde tutukluların üzerindeki psikolojik ve fiziksel şiddetin her geçen gün arttığına dikkat çeken Onaran, “Mahpusların savunma, tedavi, insanca yaşam hakkı gibi temel hak ve özgürlükleri en ağır şekilde ihlal edilmektedir. Bu ihlaller hasta mahpusların yaşamlarını ölümcül derecede etkilemektedir. Hasta mahpusların tedavileri yapılmıyor.  Kelepçeli muayene dayatılıyor. Muayene odasından askerler çıkartılmıyor. Mahpuslar hastanelerin bodrumlarında ve sağlıksız ortamlarda tutularak yaşam hakları ellerinden alınmaya çalışılıyor” diye konuştu.

    “YÜZDE 86 ENGELLİ RAPORU BULUNUYOR”

    61 yaşındaki Mevlüde Başdaş’a 4 yıl 2 ay hapis cezası verildiğini dile getiren Onaran,  “Mevlüde cezasının Yargıtay tarafından onanmasının ardından 28 Ekim 2017 de tutuklanarak İzmir-Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’ne götürülmüştür.  Kalp, şeker, böbrek, tansiyon, astım, bel fıtığı gibi birçok kronik hastalığı olan Başdaş, iki defa kalp krizi geçirmiş ve kalp ameliyatı olmuştur. Böbrek nakli olan ve şeker hastalığından dolayı sağ gözü görmeyen mahpus, günde dört defa insülin iğnesi ile ayakta kalabilmektedir. Akdeniz Üniversitesi ve Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden aldığı yüzde 86 engelli raporu bulunan Başdaş’a Adli Tıp Kurumu ‘hapishanede kalabilir’ raporu vermiştir” diye belirtti.

    “BEN BURADA ÖLECEĞİM”

    Onaran, Başdaş’ın yanında kalan tutukluların aktardıklarını ise şöyle aktardı: “Mevlüde anne ihtiyaçlarını gideremiyor. Dizleri ağrıyor. Zaten banyo yapamıyor. Yere muşamba niyetinde kantinden aldığımız sofra bezini yere sererek banyo yaptırıyoruz. Elbiselerini yıkıyoruz. Yürüyemiyor ve genellikle hep yatakta kalıyor. Bir gözü burada görmemeye başladı. Şeker hastası olduğu için günlük olarak hepimiz dikkat ediyoruz. Daha önce böbrek nakli olduğu için şuan durumu ne olduğunu bilmiyoruz. Böbrek tarafında ağrı ve yanmalarının olduğunu söylüyor. Türkçe ve okuma yazma bilmeyen Mevlüde annenin böbreğinin durmuş olabileceğinden korkuyoruz. 61 yaşındaki yaşlı bir anne hapishanede yaşayamaz. Dışarıda olması gerekiyor. Biz burada elimizden geldiğince bakmaya çalışıyoruz. Ailesi zaten Mardin’de yaşıyor. Onlar buraya gelinceye kadar perişan oluyor. Burada ağır hasta tutuklular var ama Mevlüde annenin durumu kötü. Geçen hafta kalbi çok ağrıyordu. Anne bize ‘Ben burada öleceğim’ diyor.”

    Son olarak cezaevlerinde yaşanan tecrit ve hak ihlallerinin ortadan kaldırılmasını isteyen Onaran, bunun için gerekli adımların atılacağı bir yıl dileğinde bulundu. (HABER MERKEZİ)

  • 70 yaşında felçli Akbaba’nın serbest bırakılması istendi-VİDEO

    70 yaşında felçli Akbaba’nın serbest bırakılması istendi-VİDEO

    PİRHA- İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek için düzenledikleri F Oturumu’nda, geçirdiği felç nedeniyle ellerini kullanamayan 70 yaşındaki hasta tutuklu İbrahim Akbaba’nın serbest bırakılmasını istedi.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, tarafından hasta tutukluların serbest bırakılması talebiyle Galatasaray Meydanı’nda yapılmak istenen “F Oturumu” eyleminin, 349’uncusu polis tarafından engellendi. Bunun üzerine İHD Şube binası önünde yapılan açıklamada,  “Tedavi haktır engellenemez” pankartının açıldığı eylemde hasta tutukluların fotoğrafları taşınarak “İbrahim Akbaba serbest bırakılsın” ve “insan haklarıyla insandır” sloganları atıldı.

    Açıklamaya, Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri Meral Danış Beştaş ve Zeynel Özen destek verdi.

    Bu hafta ileri derecede diyabet, kalp ve katarakt hastalıklarının yanı sıra 2015’te geçirdiği felç nedeniyle ellerini kullanamayan 70 yaşındaki hasta tutuklu İbrahim Akbaba’nın durumuna dikkat çekildi.

    HAK İHLALERİ 

    Basın açıklamasını İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu üyesi Mehmet Acettin yaptı. Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin artığına dikkat çeken Acettin, “Ağırlaşan koşullar nedeniyle ağır hasta mahpuslar ölüme terk edilirken, sağlığa erişim hakları engellenmektedir. Ayrıca ailelerinden uzak illerdeki hapishanelerde olmaları bu durumu daha da zorlaştırıcı olmaktadır. Hapishanelerdeki yönetmelikler ve uygulamalar tek tipleştirme saldırılarının bir parçası olurken; çıplak arama, ayakta nizam usulü sayım dayatmaları ve hücre tipi ring araçlarıyla hastane, mahkeme ve başka hapishanelere sevk hak ihlallerindendir” dedi.

    “2 GÜNLÜK YOLCULUK İŞKENCEYE DÖNÜŞMÜŞTÜR”

    Akbaba’nın Edirne F Tipi Kapalı Cezaevinde tutulduğunu söyleyen Acettin, “10 çocuğu ve 22 torunu var. 1 yıl 4 aydır tutukludur. Tutuklandıktan sonra Mardin hapishanesine konulan Akbaba,  9 ay sonra mahkemeye çıkarıldı. Akbaba, mahkemeye çıkarılmadan ise sürgün sevk ile 6 Kasım 2017’de ring aracı ile 8 Kasım 2017 tarihinde Edirne F tipi hapishanesine getirilmiştir. 2 günlük yolculuk; İleri derecede diyabet, kalp ve katarakt hastası olan ve açık kalp ameliyatı geçirmiş olan İbrahim Akbaba için işkenceye dönüşmüştür. Ayrıca 2015 yılında felç geçirmiş olmasından dolayı halen ellerini yeterince kullanamamakta, diğer taraftan şeker hastalığı nedeniyle bacağı kesilmiş ve protez kullanmaktadır” diye belirtti.

    RAPORU 3 AYDIR BEKLETİLİYOR

    İHD İstanbul Şubesinin de içinde yer aldığı ve Akbaba ile bir heyetin görüştüğünü belirten Acettin, Akbaba’nın anlatımlarını şöyle aktardı: “Mardin 3 Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Adli Tıp Kurumuna ( ATK) sevki için yazı yazıldığını ancak, 3 aydır bekletildiğini ifade etti. Yine jandarma yok denilerek sevkinin geciktirildiğini, hastalıkları nedeniyle düzenli ilaç kullanması gerektiği halde bazı hapishane doktorlarının bu ilaçları yazarken, bazılarının da yazmadığını ve bu nedenle zaman zaman tedavisinin aksadığını söyledi. Ağır tecrit uygulandığını, 4 aydır sohbet, spor hakkının kullandırılmadığını, ilk geldiğinde bir kez çıkarıldığını ancak sonrasında engellendiğini ve nedeni hakkında tatmin edici bir açıklama yapılmadığını belirtmiştir.” Acettin, Akbaba’nın hastaneye götürülüp getirilirken ince aramadan geçildiğini söylediğini aktararak, “Ellerini kullanamadığı ve felcin etkileri nedeniyle çok zor anlar yaşadığını, bu nedenle odasından olabildiğince az çıkmaya gayret ettiğini söylemiştir.”

    “25 KİLO KAYBETMİŞ”

    Akbaba’nın görüşe gidiş gelişlerinde elindeki bastonunun kendisinden alındığını ifade ederek, bu nedenle yürümekte de zorlandığını söyledi.  Akbaba’nın bakıma ihtiyacı olduğu için oğlunun da tutuklu olduğu Diyarbakır F Tipi Cezaevine sevk ve oğluyla birlikte kalmayı istediğini ifade eden Acettin, ancak sevkin yapılmadığı bilgisini paylaştı.

    Akbaba’nın bir ay önce kriz geçirdiğini ve bu nedenle hastaneye götürüldüğünü dile getiren Acettin, ancak doktorun Akbaba’ya ilaç verip geri gönderdiğini ifade etti. Akbaba’nın protez yapılalı 5 yıl olduğundan da bahseden Acettin, bacağı zayıfladığı için protezin değişmesi gerektiğini belirtti.  Acettin, “İbrahim Akbaba; ‘Bağkur Emeklisi’ olmasına rağmen masrafın karşılanmadığını, doktor tarafından, tutuklular için devletin protez parası ödemediğini söylendi. ‘Sen verirsen yaptırırız’ dedikleri ve hastaneye sevklerde kullanılan ring araçlarının çok sıkıntılı olduğunu, hasta taşımaya uygun olmadığını söyledi” diyerek Akbaba’nın cezaevinde kaldığı süre içinde 25 kilo kaybettiğini  ve sağlık durumunun gün geçtikçe ağırlaştığı bilgisini verdi. Acettin, başta Akbaba olmak üzere bütün hasta tutukluların serbest bırakılmasını istedi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Hasta tutuklu Kemal Özelmalı artık ihtiyaçlarını karşılayamıyor’- VİDEO

    ‘Hasta tutuklu Kemal Özelmalı artık ihtiyaçlarını karşılayamıyor’- VİDEO

    PİRHA- Hasta mahpusların durumuna dikkat çekmek isteyen İHD Hapishane Komisyonu’nu eylemi bu hafta da polis engeline takıldı. Galatasaray Meydanı’nda yapılmasına izin verilmeyen eylemde, mahpus Kemal Özelmalı’nın serbest bırakılması talep edildi. 

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu tarafından hasta tutukluların serbest bırakılması talebiyle Galatasaray Meydanı’nda yapılmak istenen F Oturumu’nun 344’üncü haftası da polis tarafından engellendi. Polisin engeli üzerine açıklama, İHD şube binası önünde yapıldı. İHD’nin penceresine İngilizce ve Türkçe olarak “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın” pankartı asılırken, eylemde, “Hasta mahpus Kemal Özelmalı serbest bırakılsın” pankartı açıldı. Bu haftaki açıklamayı İHD Hapishane Komisyonu üyesi Mehmet Acetin yaptı.

    “ÖZELMALI İHTİYAÇLARINI KARŞILAYAMIYOR”

    344’üncü “F Oturumu”nda Wernicke Korsakof hastası olan ve Adana Kürkçüler F Tipi Cezaevi’nde tutulan Kemal Özelmalı’nın durumuna ilişkin Acetin, şu bilgileri paylaştı: “Tek başına tahliye talebiyle açlık grevine gidilmesi anlaşılmaz görünebilir. Ancak Kemal Özelmalı’nın 30 yıla yaklaşan hapishane sürecine bakıldığında bu talep anlaşılır oluyor. 12 Eylül 1980 darbesi sonrası 7 yıl hapiste kalan Özelmalı, 90’lı yıllarda tekrar hapse girdi.  Özelmalı ’96 ölüm orucu ve süresiz açlık grevi eyleminden sonra 2000’de ölüm orucuna girdi; ölüm orucu sonrasında Wernicke Korsakof rahatsızlığına yakalandı. Hafızanın tahribata uğraması nedeniyle Korsakof rahatsızlığından kaynaklı hapishanede olduğunun farkında bile olmayan Kemal Özelmalı, Wernicke rahatsızlığından kaynaklı tek başına kendi ihtiyaçlarını karşılayamayacak durumdadır.”

    Sol ayağı yaralanmadan kaynaklı engelli olan Özelmalı’nın ayrıca kol, boyun ve bacaklarında sürekli kramp oluştuğunu aktaran Acetin, “Bunlarla birlikte bağırsak, prostat, idrar tutamama, görme ve duymada azalma, denge bozukluğu var. Buna rağmen Özelmalı’nın Adli Tıp Kurumu’na sevki için Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan başvurudan bir sonuç çıkmadı. Adli Tıp Kurumuna sevk talebinde bulunan Özelmalı devlet hastanesinden verilen ‘hapiste kalabilir’ raporuna dayanılarak hapiste tutuluyor” dedi.

    “ORTADA BİR DÜŞMANLIK VE HUKUKSUZLUK VAR”

    Acetin, durumu ağır olan hasta tutukluların durumlarının göz önüne alınmadığına dikkat çekerek, “Başka örneklerde gördüğümüz; devlet hastanelerinin ‘hapiste kalamaz’ raporu verdiğinde görmezden gelinerek Adli Tıp Kurumuna sevk eden savcılık, ‘hapiste kalabilir’ raporu verilince hiçbir görüşe ihtiyaç duymadan bu raporu esas alıyor. Ortada bir düşmanlık ve hukuksuzluk olduğu çok açık” sözleri ile tepki gösterdi.

    TAHLİYE EDİLMESİ TALEP EDİLDİ

    Özelmalı’nın durumuna ilişkin son bilgileri de paylaşan Acetin, şunları söyledi:

    “Özelmalı’yı 23 Eylül ve 23 Ekim tarihlerinde ziyaret eden İnsan Hakları Derneği Adana Şubesi avukatı Zelal Demiray ile yaptığımız telefon görüşmesinde son durumunu şöyle belirtmektedir. ‘Kemal Özelmalı hem ATK’ya sevki için, hem de hapiste kaldığı sürenin tahliye tarihini geçtiğini düşündüğü için açlık grevine girmiştir. Ancak infaz tarihi ile ilgili net bilgimiz henüz yoktur. Wernice Korsakoff rahatsızlığı nedeniyle zaten var olan sağlık sorunları daha da ağırlaşmıştır. Gözle görülür kilo kaybı, hareket etmede zorluk çekme, birine tutunmadan yürüyememe hatta ayakta duramama ve nefes sorunu yaşamaktadır. Ayrıca hastane sevklerine tekerlekli sandalye ile götürülmektedir’.  Kemal Özelmalı, bir aydan fazla bir zamandır açlık grevinde. Kemal Özelmalı’nın açlık grevi talebi esasında hukuksuzluğa karşı bir talep oluyor. Üstelik yaklaşık 30 yıldır içeride olan, defalarca açlık grevi eylemine ve iki kere ölüm orucuna girmekten kaynaklı Wernicke Korsakof rahatsızlığı için şimdi yaptığı açlık grevinin vücudunda çok daha fazla tahribata yol açacağı da açıktır.” Acetin, Özelamlı’nın biran önce tahliye edilmesini istedi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • 3 kez kalp krizi geçiren hasta mahpus Aslankılıç’ın serbest bırakılması istendi-VİDEO

    3 kez kalp krizi geçiren hasta mahpus Aslankılıç’ın serbest bırakılması istendi-VİDEO

    PİRHA- İHD, İstanbul’da F Oturumu’nun 341’inci haftasında yüzde 65 engelli raporu olan, 3 kez kalp krizi geçiren hasta tutuklu Nesip Aslankılıç’ın serbest bırakılmasını istedi.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu tarafından hasta tutukluların serbest bırakılması talebiyle Galatasaray Meydanı’nda yapılmak istenen F Oturumu’nun 341’incisi de engellendi. Polisin engeli üzerine insan hakları savunucuları açıklamayı İHD şube binası önünde yaptı. “Hasta mahpus Nesip Aslankılıç serbest bırakılsın” pankartlarının açıldığı eylemde basın açıklamasını, İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu Üyesi Hatice Onaran yaptı.

    Bu haftaki açıklamada ağır hasta tutuklu Nesip Aslankılıç’ın serbest bırakılması istendi.

    “KALDIRILDIĞI SÖYLENEN OHAL YAŞAMIN HER ALANINI ETKİLİYOR”

    Genel af tartışmalarına değinen Onaran, “Devlet yeni bir ‘Rahşan affı’ faciası olabilecek bir tasarı ile uğraşıyor. Bu tasarının yasalaşmasıyla birlikte kamuoyunda, hapishanelerin boşaltılacağı ve yerlerine muhalif kesimlerin konulacağı endişesi hakimdir. Çıkarılması düşünülen bu af ile yapılması planlanan yeni hapishanelerle hak savunucularına yasaklanan meydanlarla, tutuklama ve gözaltı furyasıyla birlikte, kaldırıldığı söylenen OHAL tüm kurumlarıyla devam ederek gündelik yaşantımızın her alanını etkilemektedir” dedi.

    3 KEZ KALP KRİZİ GEÇİRDİ 

    Bu haftaki oturumda ağır hasta mahpus Nesip Aslankılıç‘ın durumunu gündeme getiren Onaran, 2014’te tutuklanan 70 yaşındaki Aslankılıç’ın, 2 ay önce tutulduğu Bolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nden, Ağrı Patnos L Tipi Kapalı Cezaevi’ne sevk edildiğini söyledi. Onaran, 2008’de açık kalp ameliyatı olduktan sonra 3 kez kalp krizi geçiren Aslankılıç’ın tam teşekküllü bir hastanede yatılı olarak tedavi görmesi gerektiğini belirtti. Ağrı’daki tam teşekküllü bir hastaneden yüzde 65 engelli raporu alan Aslankılıç’a Adli Tıp Kurumu’ndan “hapishanede kalabilir” raporu verildiğini anlatan Onaran, aynı zamanda prostat ve tansiyon hastası olan Aslankılıç’ın hapishane idaresinden talep etmesine rağmen hastalıklarına dair raporların kendisine verilmediği bilgisini verdi.

    Onaran son olarak Aslankılıç’ın serbest bırakılmasını talep etti.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Kolon kanseri hasta mahpus Muhsin Kızılkan serbest bırakılsın’ -VİDEO

    ‘Kolon kanseri hasta mahpus Muhsin Kızılkan serbest bırakılsın’ -VİDEO

    PİRHA- İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, F Oturumu’nda kolon kanseri hastası tutuklu Muhsin Kızılkan’ın ailesine haber verilmeden kalın bağırsaklarının ameliyatla alındığını belirtti. 

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, hasta tutukluların serbest bırakılması talebiyle gerçekleştirdiği “F Oturumu”nun 339’uncu haftasında kolon kanseri olan hasta tutuklu Muhsin Kızılkan’ın serbest bırakılmasını istedi.

    Polis tarafından Galatasaray Meydanı’nda yapılması engellenen eylem, İHD İstanbul Şube binasının önünde yapıldı. “Hasta mahpus Muhsin Kızılkan serbest bırakılsın” pankartı ve fotoğrafı İHD İstanbul Şubesi’nin penceresine asıldı. Eylemde, basın metnini İHD Hapishane Komisyonu Üyesi Hatice Onaran okudu.

    SAĞLIK SORUNLARI CEZAEVİNDE BAŞLAMIŞ 

    Onaran, hasta tutuklu Muhsin Kızılkan’ın 1993 yılında İzmir’den gözaltına alınarak tutuklandığını belirterek, şöyle devam etti: “Müebbet hükümlüsü Muhsin Kızılkan, önce İzmir Hapishanesi’nde tutulur, daha sonra Mersin/Silifke, Konya, Bartın, İskenderun gibi birçok hapishaneye sürgün edilir. Hapishaneye girmeden önce herhangi bir sağlık sorunu olmamasına karşın içeride bulunduğu süre içinde çeşitli hastalıklara yakalanır, psikolojik sıkıntıları baş gösterir.”

    AİLESİNDEN HABERSİZ AMELİYAT EDİLDİ

    Kızılkan’a, Aralık 2016 tarihinde kolon kanseri teşhisi konulduğunu aktaran Onaran, “Kısa bir süre sonra hastaneye yatırılarak, kalın bağırsakları ameliyatla alınır. Hayati riski olan bu ameliyatın ne öncesi ne de sonrasında ailesine haber verilmez. Aile, bu ameliyat haberine kendi imkânlarıyla ulaşmıştır. Muhsin Kızılkan; ameliyatın ardından Adli Tıp Kurumu’nun verdiği 6 aylık bir raporla tahliye edilir. Raporun süresi bittikten sonra tutuklanarak yeniden hapishaneye götürülen Muhsin Kızılkan, şu an İskenderun T Tipi Hapishanesi’nde tutulmaktadır. Gerekli ve yeterli tedavinin yapılmayacağından kuşku duyduklarını belirten ailesi yaşamından ve sağlığından sürekli endişe ettiklerini belirtmişlerdir” dedi.

    “TÜM HASTA TUTUKLULAR SERBEST BIRAKILSIN”

    İçinde bulunulan süreçte hem içeride hem de dışarıda hak ihlalleriyle karşı karşıya olduklarını ifade eden Onaran, “İnsan olma, onur ve erdemliğin yok edilmeye çalışıldığı bu sürecin en ağır neticeleri ise hapishanelerde görülmektedir. İnsan haklarının ayaklar altına alındığı hapishanelerde, mahpusların her türlü ihtiyaç talebi görmezden gelinmekte, tedavi hakkı olabildiğince engellenerek mahpuslar ölüme terk edilmektedir” ifadelerini kullandı.
    İnsan hakları savunucuları olarak bütün hasta tutukluların ve alilerin kaygılarına ortak olduklarını söyleyen Onaran, “Muhsin Kızılkan ve tüm ağır hasta mahpusların gerekli tedavilerinin sağlanması içini serbest bırakılmalarını istiyoruz” diye konuştu. (HABER MERKEZİ)
  • F Oturumu’nda hasta tutuklu Mehmet Salih Filiz’in serbest bırakılması istendi-VİDEO

    F Oturumu’nda hasta tutuklu Mehmet Salih Filiz’in serbest bırakılması istendi-VİDEO

    PİRHA- İnsan Hakları Derneği Hapishane Komisyonu’nun 338. F Oturması, Mehmet Salih Filiz’in tutukluluk sürecinde yaşadığı sorunlara dikkat çekmek için İHD İstanbul Şubesi önünde, yoğun polis ablukası altında gerçekleşti.

    Önceki buluşmalarının Galatasaray Meydanında yapıldığı ‘F Oturması’ eylemi için Beyoğlu Kaymakamlığı yasaklama getirmiş, eylemin İHD İstanbul Şubesi önünde gerçekleştirilmesine karar verilmişti.

    Eylemin bu haftaki buluşmasında, İHD İstanbul Şubesinin bulunduğu Çukurlu Çeşme Sokak sabah saatlerinden itibaren polis ablukası altına alındı. Sabah saatlerinde yapılan Cumartesi Anneleri eyleminde olduğu gibi F Oturması eylemi için de sokağın yaya geçişine kapatıldığı gerekçe gösterilerek, basın açıklamasının dernek içerisinde yapılması dayatıldı.

    Polisin dayatmaları sonucunda, F Oturmasının 338. buluşmasında, basın metni dernek içerisinden sokakta bulunan basın mensuplarına okundu.

    “SORUNLAR DEVLETİN GÜVENLİĞİNİ ARTIRARAK ÇÖZÜLEMEZ”

    İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu adına Hatice Onaran’ın okuduğu basın açıklamasında, Adalet Bakanlığı tarafından yapılacağı açıklanan ‘yeni hapishaneler’ gündeme alındı.

    Onaran konuyla alakalı, ‘Birçok hapishaneden kapasitesinin üzerinde mahpus tutulduğu ve sadece bu nedenle pek çok olumsuzluğun yaşandığı bilgisini alıyoruz ancak mahpuslara yaşatılan o kadar sorun ve hak ihlalleri var ki bu sorunların çözümü ne hapishane sayısını ne de devletin güvenliğini artırarak çözülemez’ dedi.MEHMET SALİP FİLİZ, YASADIĞI GEREKÇELERLE YARGILANIYOR

    Açıklamada, 1995 doğumlu Mehmet Salih Filiz’in, 2011 yılında Adana / Pozantı hapishanesinde yaşanan çocuk tutsaklara tecavüz olaylarının tanığı olduğu belirtildi. Filiz’in, Pozantı Hapishanesinde yaşanan olayları kamuoyunda paylaştığı için tehdit edildiği söylenen Filiz’in, 2015 yılında yine aynı gerekçelerle hukuksuz olarak tutuklandığı belirtildi.İLAÇLARI VERİLMİYOR

    Tutuklanmadan önce ağır bir apandisit ameliyatı geçiren Filiz’in, tutuklandıktan sonra ilk olarak Mersin Hapishanesine ardından Ermenek Hapishanesine son olarak da Antalya L Tipi hapishanesine sürgün edildi. Şiddetli ağrı şikayetleri başlayan Filiz’e ülseraktif kronik kolit ve hemoroid tanısı konuldu. Hapishane doktorları tarafından belirlenen diyet yemekleri verilmezse hastalığın hızla kansere yol açacağı ifade edildi. Hapishane yönetimi tarafından kendisine diyet yemekleri verilmediği gibi özellikle yememesi gerekenlerle beslenmeye zorlanmakta olduğu belirtildi. Filiz, hastalığı ile ilgili aylık doktor kontrollerine de götürülmüyor.

    FİLİZ: TEDAVİ EDİLMEZSEM KANSER OLABİLİRİM

    23 yaşındaki Filiz, İHD Hapishane Komisyonuna bir mektup yazarak durumunu anlattı. Filiz mektubunda ‘tedavi edilmezsem kanser olabilirim’ dedi. Filiz, ‘hiçbir dosyamda delil söz konusu değildir, gizli tanık beyanları ile tutuluyorum. Üç dosyam Yargıtay’dan bozularak döndü. Aynı içerikli birden fazla dosyadan yargılanıyorum. Sizden talebim dosyalarımın birleştirilmesi ve hukuki yardım talebimin karşılık bulmasıdır’ ifadelerini kullandı. (HABER MERKEZİ)

  • ‘Kanser hastası Cemal Şahin serbest bırakılsın’- VİDEO

    ‘Kanser hastası Cemal Şahin serbest bırakılsın’- VİDEO

    PİRHA- İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu’nun hasta tutuklularının durumuna dikkat çektiği eylemlerinin 317’nci  haftasında kanser hastası Cemal Şahin’in serbest bırakılması istendi.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek amacıyla her hafta düzenlediği “F Oturumu”nun 317’ncisini Galatasaray Meydanı’nda gerçekleştirdi. “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın”, “Tecrit öldürür, dayanışma yaşatır” ve “Cemal Şahin serbest bırakılsın” pankartlarının açıldığı eylemde hasta tutukluların fotoğrafları taşındı. “Hasta tutsaklar serbest bırakılsın”, “İnsan hakları ile insandır”, “OHAL işkencesine son” sloganlarının atıldığı eylemde, Şakran 4 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan Tokat Almus Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Cemal Şahin’in durumuna dikkat çekildi. 

    “ASKERİ SAYIM UYGULAMASININ ÖNÜNE GEÇİN”

    Eylemde söz alan İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, Adalet Bakanlığı’ndan Cumhuriyet Başsavcılıklarına “askeri sayım” genelgesi gönderdiğini belirtti. Genelgenin 7 Şubat günü savcılıklara gönderildiğini ifade eden Yoleri, “Cezaevlerindeki uygulamaların insan onuruna uygun olması gerekir. İnsan onuruna zarar verecek herhangi bir uygulamayı savunmak mümkün değildir” dedi. “Askeri nizamda sayım yapılmasının önüne geçilmesini istiyoruz” diyen Yoleri, “Bu uygulama mahpuslar ile cezaevi çalışanlarını karşı karşıya getirecek. Daha düşmanca ve sert uygulamaları beraberinde getirebilir. Bu uygulama mahpusları tehdit olarak gören bir uygulamadır” dedi. 

    “ŞAHİN SERBEST BIRAKILSIN”

    Bu haftaki açıklamayı İHD Hapishane Komisyonu üyesi Taylan Bekin yaptı. OHAL ile birlikte hak ihlallerinin sıradanlaştığı bir süreçten geçtiklerini dile getiren Bekin, tutuklu Tokat Almus Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Cemal Şahin’in durumuna dikkat çekti. Şahin’in Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde kanser tedavisi gördüğü bir dönemde, 4 Ekim 2017’de evine yapılan baskınla gözaltına alındığını ve sonrasında tutuklandığını hatırlatan Bekin, Şahin’in Silivri 9 Nolu Cezaevi’nden Şakran 4 Nolu T Tipi Cezaevi’ne sevk edildiğini, 21 defa ışın tedavisi gördüğünü, 8 seanslık kemoterapi tedavisinin 7’sinin sonlandığını, son seansa gidemediğini ifade ederek, kanser hastalığının ilerlediğini kaydetti.

    Şahin’in lenfoma ve hepatit B hastalığı olduğu ve sol böbreğinin de olmadığını ifade eden Bekin, Şahin’in sağlıklı koşullarda tedavi edilmesi için bir an önce serbest bırakılmasını istedi. (HABER MERKEZİ)

  • ‘Hasta mahpuslar bürokrasinin çaresizlik çemberine bazen de ölüme itiliyor’- VİDEO

    ‘Hasta mahpuslar bürokrasinin çaresizlik çemberine bazen de ölüme itiliyor’- VİDEO

    PİRHA- Türkiye’de 402’si ağır 1154 hasta tutuklunun olduğunu söyleyen İnsan Hakları Derneği Hapishane Komisyonu ‘F Oturumu’un 314’üncü haftasında, kanser ve epilepsi hastası olan Hasan Kaymaz’ın serbest bırakılması istedi. 

    Hapishanelerdeki hak ihlallerine, hasta mahpusların sağlık durumuna ve F tipi hapishanelerdeki tecrit koşullarına dikkat çekmek üzere 314. kez Galatasaray Meydanı’nda buluşan İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu üyeleri, Türkiye hapishanelerinde 402’si ağır olmak üzere bin 154 hasta mahpus bulunduğunu söyledi.

    İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu üyeleri Galatasaray Meydanı’nda, gerçekleşen 314. hafta oturumunda, “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın” ve “Hasan Kaymaz serbest bırakılsın” pankartlarını açarak,  “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır”, “Tedavi haktır engellenemez”, “Susma, suça ortak olma”, “Kelepçe işkencesine son”, “OHAL işkencesine son”, “İnsan haklarıyla insandır” sloganları attı. 314. hafta basın açıklamasını Tuncay Yiğit okudu. 

    “HASTA MAHPUSLAR ÖLÜMÜN KIYILARINA İTİLİYOR”

    Türkiye hapishanelerinde, İnsan Hakları Derneği’nin kamuoyuyla paylaşmış olduğu 402’si ağır olmak üzere bin 154 hasta mahpus bulunduğunu kaydeden Yiğit, “Hastaların tanı, ileri tanı, tedavi süreçleri; hapishane idaresinin, savcıların, baskı ve engellemeleri ile birbirinden koparılıyor ve hasta mahpuslar bürokrasinin çaresizlik çemberine, acıya ve bazen de ölümün kıyılarına itiliyor. Mahpusların hekime erişim ve tıbbi bakım süreçlerinde karşılaştıkları ağır zorlukları kaldırmak için; Dünya Tıp Birliği ve Dünya Sağlık Örgütü düzenlemeleri gereklerinin acilen uygulanmasını talep ediyoruz” dedi. 

    ÜÇÜ KANSER BEŞ KİŞİ AYNI KOĞUŞTA

    Yiğit, 2012 yılında ikinci kez tutuklanıp Elazığ T Tipi Hapishanesi’nde tutulan 55 yaşındaki epilepsi ve kanser hastası Hasan Kaymaz’ın serbest bırakılmasını talep etti. Kalp çevresindeki tümörlerden iki kez, toplamda yedi kez ameliyat olan ve kanser nedeniyle kronik böbrek yetmezliği olan Kaymaz’ın epilepsi hastalığı sebebiyle yüzde 95 engelli raporu bununduğunu anlatan Yiğit, “Hasan Kaymaz ameliyatlıyken kaldığı 26 kişilik koğuşta ırkçı saldırıya uğradı ve hücre cezasına çarptırıldı. Kaymaz şu sıralarda hepsi de günlük hayatını sürdürebilmek için yardıma ihtiyacı olan üçü kanser hastası beş kişi ile ayni koğuşta bulunuyor. Bu vahim tabloya sessiz kalmayalım. Hasan Kaymaz tedavi hakkını kullansın. Hapishane koşullarında mümkün olmayan tedavisinin gerçekleşmesi için biran önce serbest bırakılarak ailesinin yanında sağlığına kavuşması sağlansın” dedi. (HABER MERKEZİ)

  • ‘Epilepsi hastası Selami Keleş serbest bırakılsın’

    ‘Epilepsi hastası Selami Keleş serbest bırakılsın’

    PİRHA-İnsan hakları savunucuları, ‘F Oturumu’nun 310’uncu haftasında cezaevinde bulunan epilepsi hastası Selami Keleş’in serbest bırakılmasını talep etti.

    Hapishanelerdeki hak ihlallerine, hasta tutukluların sağlık durumuna dikkat çekmek amacıyla 310. kez Galatasaray Meydanı’nda biraraya gelen İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu üyeleri, tedavisi yapılmayan epilepsi hastası Selami Keleş’in serbest bırakılmasını talep etti. Oturumda, hapishanelerde başlatılan askeri düzende ayakta sayım uygulaması da eleştirilerek, “Politik mahpuslar tek tip gibi 12 Eylül kalıntısı askeri düzende ayakta sayımı kabul etmiyorlar. Bunun karşısında ise yaşamlarını tehdit eder boyutta işkence görüyorlar” denildi.

    Galatasaray Meydanı’nda, gerçekleşen 310. hafta oturumunda, “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın” ve “Selami Keleş serbest bırakılsın” pankartları açılarak, “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır”, “Tedavi haktır engellenemez” sloganları atıldı. Haftanın basın açıklamasını ise İHD yöneticisi Meryem Bars okudu.

    “TEK TİP İÇİN PUSUDA BEKLİYORLAR”

    “Askeri düzende” ayakta sayımı eleştiren Bars, “Tek tip elbise saldırısı ‘yönetmelik çıkarılmadığı’ için henüz uygulanmıyor. Bu, uygulanmayacak anlamına gelmiyor. Deyim yerindeyse yönetmenliği uygulamak için pusuya yatmış bekliyorlar. Pusuda beklerken tek tip elbise saldırısından farksız olan ‘askeri düzende’ ayakta sayım saldırısını başlattılar. ‘Bakanlığın genelgesi var’ iddiasıyla giderek bütün hapishanelerde uygulanmaya çalışılıyor. Politik mahpuslar tek tip gibi 12 Eylül kalıntısı ‘askeri düzende’ ayakta sayımı kabul etmiyorlar. Bunun karşısında ise yaşamlarını tehdit eder boyutta iskence görüyorlar. Bu saldırıya karşı mahpusların sesi olmak zorundayız” dedi.

    “TEDAVİ İÇİN SERBEST BIRAKILMALI”

    Bars, geçtiğimiz hafta 2017 Haziran’ında, verilen hapis cezasının bitimine 10 ay kala serbest bırakalan ve daha sonra yaşamını yitiren Nihat Baymış’ı da andı. Uzun yıllardır, kan kanseri olan Nihat Baymış’ın hapiste tedavi edilmediği için hastalığının ilerlediğini söyleyen Bars, “Serbest bırakıldıktan sonra tedavi görmeye başladı. Ne var ki tedavi onu yaşamda tutamadı” diye konuştu. 2011’de Adana’da tutuklanan 1989 doğumlu epilepsi hastası Selami Keleş’in de tedavisi yapılmayan hasta bir mahpus olduğunu ve tedavi sürecinin ancak 1 buçuk ay önce başlatıldığını anlattı. Düzce T Tipi Kapalı Hapishanesi’nden Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne sevk edilerek tedavisine başlanan Keleş’in, hapishanede hayatını idame edecek durumda olmadığını, koğuş arkadaşlarının yardımıyla ihtiyaçlarını gidermeye çalıştığını, ailesini tanımadığını anlattı. Sürekli gözle görülür biçimde kilo kaybetmeye başlayan Keleş’in konuşamadığını belirten Bars, “Bizler insan haklar savunucuları olarak bugün Selami Keleş’in tedavi görüyor olmasını olumlu bir gelişme olarak değerlendirmekle beraber, Keleş’in gerçek anlamda tedavi görmesi için serbest bırakılmasını talep ediyoruz” dedi. (HABER MERKEZİ)

  • ‘Hasta tutuklu Dicle Bozan’a özgürlük’- VİDEO

    ‘Hasta tutuklu Dicle Bozan’a özgürlük’- VİDEO

    PİRHA- Hapishanelerde yaşanan işkence ve kötü muamelelere karşı gerçekleştirilen bu haftaki F oturmasında hasta tutuklu Dicle Bozan için özgürlük istendi.

    HABERİN VİDEOSU

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu üyeleri, hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek amacıyla her hafta düzenledikleri “F Oturumu”nun 306’ncısı Galatasaray Meydanı’nda gerçekleştirdi.

     

    Eylemde “Hasta tutsaklar serbest bırakılsın” pankartlarının açıldığı eylemde, “Tedavi haktır engellenemez”, “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır” sloganları atıldı. Hasta tutukluların fotoğraflarının taşındığı eyleme çok sayıda kişi destek verdi.

    Galatasaray’da düzenlenen 306’ıncı F oturmasında, ağır şartlarda yaşam mücadelesi veren hasta tutsak Dicle Bozan için özgürlük istendi.

    Eylemde, “Vazgeçilmez haklarımızdan olan düşünce ve ifade özgürlüğü hakkı, güvenlik adil yargılanma, toplantı ve dernek kurma hakkı gibi temel hak ve özgürlüklerimizin yok edildiği günlerden geçmekteyiz. Bununla birlikte tıpkı sokaklarda olduğu gibi hapishanelerde de şiddet, kötü muamele ve işkence had safhaya ulaşmış durumdadır. OHAL ile birlikte mahpusların her türlü hak ve özgürlükleri ortadan kaldırılmıştır. Bu duruma tepki gösteren mahpuslar ise psikolojik ve fiziksel şiddet ve işkence ile karşı karşıya kalmaktadır” denildi.

    TEK BAŞINA İHTİYAÇLARINI KARŞILAMAYACAK DURUMDA

    Basın açıklaması yapan Taylan Bekin, 2017 Nisan ayında yaralı olarak yakalanan Dicle Bozan’ın bacağının kesildiğini, bağırsaklarının dışarıda olduğunu ve 9 aydır tek kişilik hücrede ameliyat edilmeyi beklediğini aktardı. Bekin, Bozan’ın tek başına ihtiyaçlarını karşılayamadığını ve ‘sıra var’ denilerek ameliyat edilmediğini söyledi.

    Bekin, “Biz insan hakları savunucuları 306 haftadır bu meydanda hasta mahpusların sağlık durumları ve maruz kaldıkları hak ihlallerini duyurmaya çalışıyoruz. Buradan başta devlet yetkilileri olmak üzere ilgili bütün kurumlara ve kamuoyuna sesleniyoruz. Hasta mahpusların tedavileri önündeki engeller kaldırılsın, Dicle Bozan ve ciddi sağlık sorunları yaşayan, hapishane koşullarında iyileşme olanağı olmayan mahpuslar serbest bırakılsın. Başta yaşam hakkı olmak üzere temel hak ve özgürlüklerin ihlal edilmesine son verilsin” şeklinde konuştu. (HABER MERKEZİ)