Etiket: insanlık suçu

  • İHD: Maraş Katliamı’nın aydınlatılması için Hakikat ve Adalet Komisyonu kurulmalı

    İHD: Maraş Katliamı’nın aydınlatılması için Hakikat ve Adalet Komisyonu kurulmalı

    PİRHA – İnsan Hakları Derneği (İHD), Maraş Katliamı’nın 44. Yıldönümü sebebiyle yaptığı açıklamada “İnsanlığa karşı suçlarda zamanaşımı işletilmeden işlenen suçlar ile ilgili yaşayan faillerin yargı önüne çıkarılmasını ve hesap sorulmasını istiyoruz” dedi. İHD, katliamın aydınlatılması için Hakikat ve Adalet Komisyonu kurulmasını istedi. 

    Maraş Katliamı’nın 44. Yıldönümü sebebiyle açıklama yapan İHD, “Hakikat ve Adalet İstiyoruz!” dedi.

    ALEVİLERDEN ÖZÜR DİLENMELİ, SORUMLULAR YARGILANMALI”

    Yazılı yapılan açıklamada Alevi toplumuna başsağlığı dileyen İHD, şu ifadelere yer verdi:

    “Maraş Katliamı’nın üzerinden 44 yıl geçti. 19 Aralık 1978’de başlayıp, 26 Aralık 1978’de biten Maraş Katliamı’nda resmi açıklamalara göre 111 kişi öldürüldü, binin üzerinde insan yaralandı, 552 ev yakılarak tahrip edildi, 289 işyeri yağmalandı. Katliamın bitmesi ile birlikte aynı gün 26 Aralık 1978’de 13 ilde sıkıyönetim ilan edildi. Katliamdan sonra Aleviler Maraş’tan göç etmeye başladı ve böylece demografik yapı ile oynandı. Katliamda yaşamını yitirenleri anıyor, ailelerine ve Alevi camiasına bir kez daha başsağlığı diliyoruz.

    Maraş Katliamı’nın yıldönümünde katliamda yaşamını yitiren yurttaşları anmak amacıyla Maraş’taki sivil toplum örgütleri ve Alevi derneklerinin düzenlemek istedikleri etkinlikler bundan önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da Maraş Valiliği tarafından yasaklama kararı ile engellenmek istenmektedir. Demokratik yaşamın vazgeçilmez bir parçası olan toplantı ve gösteri yapma hakkı farklı bahanelerle engellenmekte ve katliamla yüzleşilmesi için demokratik kamuoyu oluşturma çabaları devlet tarafından engellenmektedir. Bu durum devletin katliamlarla yüzleşmekten giderek uzaklaştığını göstermektedir.

    “KONTRA YAPILARIN KULLANILDIĞI BİR KATLİAM”

    Maraş Katliamı, 12 Eylül 1980 askeri darbesine giden süreçte gerçekleştirilen katliamlardan birisidir ve o dönemin kontra yapılarının kullanıldığı bir katliamdır. Nitekim, 12 Eylül askeri darbe davasının iddianamesinde, Kahramanmaraş olayları etraflıca anlatılmış ve bunun darbeye zemin oluşturmak için çıkarıldığı ve müdahale edilmediği açıkça belirtilmektedir.

    Türkiye’nin geçmişi ile yüzleşmeden, geçmişindeki ağır suçlar aydınlatılmadan ve bu suçlar nedeni ile resmi özür dilenmeden toplumsal barışın kurulması mümkün gözükmemektedir. Bu nedenledir ki Maraş Katliamı aydınlatılmalı, Alevilerden özür dilenmeli ve sorumluları yargı önünde hesap vermelidir.

    “HAKİKAT VE ADALET KOMİSYONU KURULMALI”

    Maraş Katliamı’nın aydınlatılması için Hakikat ve Adalet Komisyonu kurulmalı ve böylece dünyada onlarca ülkede yapıldığı gibi Türkiye’de de gerçekler halka açıklanmalıdır.

    İnsan hakları savunucuları olarak ceza adaleti istiyoruz. İnsanlığa karşı suçlarda zamanaşımı işletilmeden işlenen suçlar ile ilgili yaşayan faillerin yargı önüne çıkarılmasını ve hesap sorulmasını istiyoruz. Bütün bu suçlardan sorumlu olan devletin özür dileme ve gerçeği açığa çıkarma sorumluluğu olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Yeni Akit’in ‘İnsanlık suçu’ manşetine tepki: İnsanlık hiç bu kadar çığrından çıkmamıştı!

    Yeni Akit’in ‘İnsanlık suçu’ manşetine tepki: İnsanlık hiç bu kadar çığrından çıkmamıştı!

    PİRHA-Yeni Akit Gazetesi’nin, Sivas Madımak Katliamı’nı gerçekleştirenleri mağdur göstererek, ‘Asıl Sivas mazlumlarıyla helalleşilmeli’ manşetine tepki gösteren Aleviler, “Bu atılan manşet insanlığın düşebileceği son noktadır, daha da alt sınırı yoktur. Dünyanın hiç bir ülkesinde insanlık suçu işleyenlerle “helalleşme” olmaz. AK-İT’ler, biz Aleviler Sivas’ı unutmadık, unutturmadık” dediler. 

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘Helalleşme’ çağrısını manşetine taşıyan Yeni Akit Gazetesi, Sivas Madımak Katliamı’nı gerçekleştiren katilleri mağdur göstererek, ‘Asıl Sivas mazlumlarıyla helalleşilmeli’ dedi.

    Yeni Akit Gazetesi’nin, ‘Asıl Sivas mazlumlarıyla helalleşilmeli’ manşetine sosyal medyadan tepki gösteren Aleviler şunları ifade ettiler:

    Alevi aktivist: Çilem Küçükkeleş: İnsanlık hiç bu kadar çığrından çıkmamıştı. Bu atılan manşet insanlığın düşebileceği son noktadır, daha da alt sınırı yoktur. İnsan yakan nasıl mazlum olur?

    ADFE Genel Başkanı Celal Fırat: AK- İT Gazetesi; devletin ideolojik ve dinsel taraflılığından cesaret alarak, düşüncelerde, duygularda ve vicdanlarda derin iz bırakan, Sivas Katliamı üzerinden “Helalleşme” göndermesi yaptı ve  o  gün 35 canımızı yakarak katleden gerici katillere, Sivas’ın mazlumları, dedi. AK-İT’ler  biz Aleviler Sivas’ı unutmadık, unutturmadık. Sizler sırtınızı yobazlığa dayayarak, helalleşme ile kurtulamazsınız. Önce adaletle yüzleşeceksiniz ve hesap vereceksiniz.

    Yazar Turan Eser: Sivas Katliamı’nda insan yakarak insanlık suçu işleyen katilleri “mazlum” diye savunan gericiliğin sözcüsü AK-İT , dincililiğin, gericiliğin, ve faşizmin sözcüsü olduğunu unutarak, insanlık suçu işleyen katillerle helalleşme çağrısı yapmış. Dünyanın hiç bir ülkesinde insanlık suçu işleyenlerle “helalleşme” olmaz. Bu davetin kendisi insanlık suçuna ve 33 insanın diri diri yakılmasına meşruluk kazandırmaktır. Dinsel ve etnik faşizmle helalleşmek bizim öğretimizde de, felsefemizde de yoktur. İnsanlık suçu işleyenlerle helalleşmek yerine bağımsız yargı önünde yargılanmalıdırlar! Sığındıkları karanlık güçler açığa çıkarılmalıdır!”

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Temmuz sıcağında canlarımızı yaktılar, katliamlarla yüzleşmeliler’-VİDEO

    ‘Temmuz sıcağında canlarımızı yaktılar, katliamlarla yüzleşmeliler’-VİDEO

    PİRHA- Sivas Katliamı Davası bir kez daha müşteki taleplerinin reddedilmesiyle sonuçlandı. 24. Duruşmaya katılan Demokratik Alevi Dernekleri Eş Başkanları, “Bu dava Sümen altı yapılıp zamanaşımına uğratılmaya çalışılıyor. Dolayısıyla bizler davanın takipçisi olmak zorundayız. Bu bizim vicdani borcumuz” diyerek davaya ilişkin izlenimlerini paylaştılar.

    Ankara 1. ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Sivas Katliamı Davasının 24. oturumunda da mağdur tarafın talepleri kabul edilmeyerek duruşma 9 Haziran’a ertelendi.

    Dava sürecini en başından buyana takip eden Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Başkanları, ‘Hukuk skandalı yaşanıyor’ diyerek izlenimlerini paylaştı.

    DAD Eş Başkanı Musa Kulu, Sivas Katliamı’nın dünya genelinde bir benzeri olmadığını söyleyerek,Maalesef geldiğimiz bu demde mahkeme, sanki bitmiş bir davaymış gibi ‘siz neden karışıyorsunuz? Neden böylesine bu davanın peşine düşüyorsunuz’ tavrındaydı” ifadelerini kullandı.

    “DEVLET, SUÇLARIYLA YÜZLEŞİRSE DEMOKRASİYE GEÇECEĞİZ”

    Mahkeme heyetinin davayı bir anlamda sonlandırdığını söyleyen Musa Kulu, Hollanda Büyükelçiliği’nden temsilci heyetin mahkemeye katılmasını ise değerli bulduğunu söyledi.

    Kulu, Türkiye’nin katliamların aydınlatılması için girişimde bulunması gerektiğini vurgulayarak, “Devletin tüm bu suçlarla yüzleşmesiyle demokrasiye geçeceğiz ama bugün demokrasinin zerresi kalmadığı gibi var olan nüveleri yok etmek için var olan bir iktidar var. Maalesef bu gidiş, hiç kimsenin yararına olmayacak ve bu hepimizin kaybı olacaktır. Eğer bugün biraz vicdan, biraz demokrasi ve özgürlük adına söz kuran ya da bu konuda emek üreten insanlar varsa hepsinin, birlikte demokrasiyi elde etmek için bir sorumluluğu var” yorumunu yaptı.

    “MADIMAK, KOÇGİRİ’NİN DEVAMI…”

    DAD Eş Genel Başkanı Saime Topçu da davanın zaman aşımına götürülmek istendiğini vurgulayarak, “Bu dava da diğer katliamlarda olduğu gibi Koçgiri’nin devamı… Bugüne kadar yapılanlar gibi Sivas Katliamı davası da tozlu raflara kaldırılıp adaletin sonuç vermeyeceğini gösteriyor” dedi.

    Saime Topçu, ‘terör’ suçundan aranan 3 sanığın halen İçişleri Bakanlığı terör listesinde olmadığına işaret ederek, ‘Evet, ‘Kırmızı Bülten’ ile aranıyorlar ama sözde bir kırmızı bülten… Çünkü bu devlet yaptığı katliamları bir şekilde örtüyor, örtmek zorunda kalıyor. Eğer bu katliamlarda devletin eli yoksa bugüne kadar birkaç dava sonuçlanmış olurdu. Katilleri nerede oldukları net bir şekilde ortadayken bugüne kadar iade edilmemeleri de manidardır” diyerek Hollanda Büyükelçiliği’nin davaya heyet göndermiş olmasının da önemli olduğunu söyledi.

    “DAVAYI SAHİPLENME KONUSUNDA AVRUPADAKİLER DE YETERLİ DEĞİL”

    Saime Topçu, “Almaya bir taraftan Alevilere tüzel kişilik sağlarken diğer taraftan ise katliamda yer alan firari sanıklara oturum veriyor. Almanya’daki Alevi örgütleri, sanıkların iade edilmesi konusunda Alman hükümetine yeterince baskı uyguluyor mu?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

    “Ama bu yalnız başına olmamalı. Burada ciddi bir kamuoyu oluşturmadık. Bu da bizim özeleştirimiz olsun. İyi bir kamuoyu oluşturabilirdik fakat bunda eksik kaldığımızı düşünüyorum. Fakat bu davanın peşini bırakmayacağız ve bu davanın takipçisi olacağız. Tabii ki bu olayın Avrupa ayağı çok önemli. Orada bir kamuoyu yaratılırsa, bir takım diplomasi yürütülür. İnanç boyutu ile bir kampanya yürütülür ve buradaki davaya dikkat çekilerek sanıkların iade edilmesi noktasında eylemlikler ve birçok şey yapılabilir. Yani bu konuda Alevilerin Avrupa’daki ayağını çok yeterli bulmuyorum.”

    “TEMMUZ SICAĞINDA CANLARIMIZI YAKTILAR”

    DAD Eş Başkanı Saime Topçu, “Bu dava sümen altı yapılmaya çalışılıyor” diyerek Temel Karamollaoğlu ve Doğu Perinçek’in sanık olarak dinlenmesi konusuna ise şu sözlerle dikkat çekti:

    “Mahkeme, iki ismin ifadeye çağrılması talebini reddetti. Çünkü Karamollaoğlu konuşursa, tanıklık ederse birçok şey ortaya çıkacak. Aynı zamanda Doğu Perinçek’in de ifade vermesini kabul etmedi. Dolayısıyla bizler davanın takipçisi olmak zorundayız. Bu bizim vicdani borcumuz. Orada canlarımız yandı. Temmuz’un ortasında 8 saat süren bir katliamda aydınlarımız, sanatçılarımız Temmuz sıcağında yakıldı. Bu sadece Alevilerin sorunu değil, tüm insanlığın sorunudur. Sivas’ta yaşanan bir insanlık suçudur. Bunu görmezden gelmek olmaz.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Roboski Katliamı’nın 9. yılı: Komutana madalya, ailelere ceza!

    Roboski Katliamı’nın 9. yılı: Komutana madalya, ailelere ceza!

    PİRHA- Roboski İçin Adalet Girişimi, 34 sivilin öldürüldüğü katliamın 9. yıldönümüne  dair basın toplantısı düzenledi. Aradan geçen 9 yıla rağmen herhangi bir hukuki ilerlemenin olmadığına dikkat çekilen açıklamada “Bu topraklarda ‘Barış ve Adalet’in yolu, mutlaka ve önce Roboski’den geçecektir” denildi.

    Roboski İçin Adalet Girişimi, Roboski Katliamı’nın 9. yılında açıklama yaptı. İnsan Hakları Derneği Ankara Şube binasında yapılan basın açıklamasını İHD MYK üyesi Nuray Çevirmen okudu.

    Çevirmen, “Katliamın ardından geçen 108 ay, 470 hafta, 3288 güne rağmen adalet sağlanabilmiş değil” diyerek demokratik toplumlarda katliamların yaşanmayacağını ifade ederek, “100 yıldan fazladır bu ülkeye egemen zihniyet; katliamlar konusunda çok kötü bir tablo çizmekte, çizmeye de devam etmektedir” dedi.

    “ADALET TALEBİMİZİ HAYKIRMAYA DERAM EDECEĞİZ”

    Roboski, kendi rızaları dışında çizilmiş sınırlar yüzünden ekmeğini katır sırtında kazanmaya mahkûm edilmiş insanlara, yaşama şansı bile tanımayan bir vicdansızlığın sembolü olduğunun altını çizen Çevirmen, “Atılacak hiçbir adımın kaybettiklerimizi geri getirmeyeceğini biliyoruz. Ancak, gerçek ayan beyan ortadayken, demokratik bir ülkede savcılar harekete geçer, sorumlular tespit edilir ve adaleti önceleyen hukuk ilkelerine göre failler cezalandırılır. 17 bin faili meçhulün olduğu ülkede, ne acıdır ki, olması gereken bu sonucu bekleyemiyoruz” diye belirtti.

    Çevirmen, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bir ülkenin nasıl yönetildiği, o ülkede insanların nasıl öldüğüne bakınca anlaşılmaktadır. Bizler Roboski Katliamı özelinde bu sonuçlara itiraz ediyoruz ve barışçıl bir ortamda yaşama hakkımızı, katliamların aydınlatılmasını, yüzleşilmesini, adaletin sağlanmasını, gözü yaşlı annelerin acılarının biraz olsun hafifletilmesini talep ediyoruz. Devlet ve iktidar şiddetine karşı, Roboski ve tüm katliamlar için adaleti talep etmek adına bir araya geleceğimiz ve adaleti sağlayacağımız güne kadar yataklarımızda rahat uyumayacağız, uyutmayacağız da. ‘İnsan olarak ne yapabilirim?’ sorusunu soran herkese her ayın 28. günü sesleneceğiz, hatırlatacağız ‘gelin sesimizi birlikte yükseltelim’ diyeceğiz. Roboski, devletin ve iktidarın sınavıdır. Bu topraklarda ‘Barış ve Adalet’in yolu, mutlaka ve önce Roboski’den geçecektir.”

    “DÜNYANIN HİÇBİR YERİNDE KATLİAMCILARA TEŞEKKÜR EDİLMEZ”

    Basın toplantısında söz alan HDP Adana Milletvekili Kemal Peköz oldu. “Roboski katliamı bilerek, isteyerek yapılmış bir katliamdır” diyen Peköz, şöyle devam etti:

    “Türkiye Cumhuriyeti tarihinde çokça katliam var ancak bu şekilde kaçakla koruculuk arasına sıkıştırılmış aileler üzerinden yapılan katliam farklı bir özellik gösteriyor. Çünkü katledilenlerin büyük bir kısmı çocuk yaştaydı. Bu insanlar sadece ve sadece günlük geçimlerini sağlayabilmek ve okul masraflarını çıkarabilmek ya da evlenebilmek için sınır dışına geçiyorlardı. Ama sınır dışı dedikleri de zaten kendi köylerine 500-600 metre mesafede olan yerlerdi. Geçen mecliste yapılan tartışmalarda ‘sınır dışı operasyon’ diye ifade ettiler. Ve biz eleştirdiğimizde de ‘onlar kaçakçıydı’ diye bağırdılar. Oysaki Türkiye’de milyarlarca, trilyonlarca lira kaçakçılık yapanların çok rahat affedildikleri bilinen bir gerçekliktir. Katliam sonrasında o zamanın Cumhurbaşkanı olan Abdullah Gül daha sonra hava kuvvetleri komutanına madalya verdi ve genelkurmay başkanına teşekkür etti. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir katliamdan sonra insanlara teşekkür edilmez.”

    PİRHA/ANKARA