Etiket: insansızlaştırma

  • İzmir’deki Dersimlilerin piknik organizasyonuna yoğun katılım!-VİDEO

    İzmir’deki Dersimlilerin piknik organizasyonuna yoğun katılım!-VİDEO

    PİRHA- İzmir Dersim Dernekleri, 27. geleneksek piknik etkinliğini Sasalı’da gerçekleştirdi. Dersim’in doğası, toplumsal dokusu ve hafızasına yönelik saldırılara dikkat çekilen etkinlikte, mücadele ve dayanışmanın büyütülmesi mesajı verildi. Piknik etkinliği, önceki yıllara kıyasla çok daha yoğun bir katılımla gerçekleşti.

    İzmir Dersim Dernekleri’nin, her sene düzenlediği piknik etkinliğinin 27’ncisi Çiğli’deki Sasalı Piknik Alanı’nda gerçekleşti.

    ‘Doğamızdan, Kültürümüzden, İnancımızdan, ve Dilimizden Elinizi Çekin’ çağrısıyla gerçekleşen etkinlik alanına, ‘Maden projelerine hayır’, ‘1937-38 Dersim katliamı içimizde derin bir yaradır ve hala kanıyor’ pankartlarının yanı sıra Seyit Rıza’nın resmi de asıldı.

    Piknik için İzmir’in Buca, Bornova, Bayraklı, Gaziemir, Karabağlar, Çiğli, Balçova, Karşıyaka, Narlıdere ve Menemen ilçelerinden araçlar kaldırıldı. Piknik alanında toplanan kitle, kahvaltı ardından halaylar ile etkinliğe başladı.

    “DAYANIŞMA BİR İHTİYAÇTI, MÜCADELE ETMEK TOPLUMA İYİ GELİYOR”

    Etkinlikte konuşan Bornova Bayraklı Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Fethi Duman, büyük kentlerde dayanışmanın bir ihtiyaç hali aldığını söyleyerek, “Geldiğimiz coğrafya yıllardır baskı altında olan bir coğrafya. Bir çok insanımız kentlere göç etti ve bir dayanışma kültürüne ihtiyaç olduğunu gördük. Dersim’deki sorunların çözümünde bir parça olmak için dayanışma içerisinde olmak zorundayız. Kentin birçok yerindeki derneklerimizle bu dayanışmayı örmeye çalışıyoruz. Yüzümüzü bir tek kendi coğrafyamızdaki acılara değil ülkenin tüm acılarına dönüyoruz. Dersimliler bir arada örgütlü olarak yaşamak zorunda” dedi.

    Yan yana gelerek mücadele etmenin önemini vurgulayan Menemen Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Gamze Yentür, “Temel derdimiz yan yana gelerek dayanışmayı örgütleyebilmektir. Diğer yöre derneklerinden farklı olarak politik bir toplumdan geldiğimiz için bir mücadele hattımız var. Bizler Kürt Aleviler olarak çokça katledildik, asimilasyona uğradık. Bu süreç elbette devam ediyor. Bu psikolojiden çıkıp örgütlenerek neler yapabilirizi konuşmak durumundayız. Katliamlar kadar bir de direniş tarihimiz var. Bu baskı ortamında yan yana olup mücadele etmenin herkese iyi geldiğini düşünüyorum” diye konuştu.

    “BİRLEŞİK MÜCADELEYLE KARŞI DURMALIYIZ”

    İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği Eş Başkanı Hasan Ali Kılıç ise, Dersim’in tarihsel gerçekliğine yönelik saldırılara işaret ederek, “Öteden beri coğrafyamız saldırılar ile insansızlaştırılmaya çalışılıyor. Birçok Dersimli metropollere göçmek zorunda kaldı. Asimilasyona karşı dilimizi, inancımızı yaşatmak, doğamıza yönelik saldırılara karşı örgütlenerek bir arada duruşu sergilemek adına dayanışmayı büyütmek istedik. Tarihsel gerçekliğimize yönelik saldırılar her gün giderek artıyor. Dersimlilerin buna karşı bir duruşu sergilemesi gerekiyor. Bu saldırılara karşı birleşik bir mücadeleyle karşı durmak gerekiyor” diye belirtti.

    Narlıdere Dersimliler Derneği Başkanı Erkan Kaya da, “Büyük kentlerde insanlarımız bir araya gelmede sorunlar yaşıyor. Bu etkinliklerle bir dayanışmayı da örüyoruz. Dersim’e yönelik tüm madem planları, saldırılar adına buradayız ayrıca. Tüm kurumlarımızın birlikte bu mücadelede yan yana gerek birlikte eylemleri örgütlemeliyiz” şeklinde konuştu.

    SON YILLARIN EN KALABALIK KATILIMLI PİKNİĞİ OLDU

    Bu sene düzenlenen 27. geleneksel pikniğe katılımın geçmiş yıllara göre çok daha yoğun olduğu görüldü.

    Konuşmalar ardından Grup Wenge Ma, Rayver İsmail, Grup Zınar, Serkan Mordem, Hızır Ali, Deniz Polat, Cafer Çevik, Ozan Pişkin, Özer Kaysavuk’un seslendirdiği ezgiler ve davul zurna eşliğinde halaylar çekildi.

    PİRHA/İZMİR

     

  • Pülümür köylerinin sorunları, soru önergesiyle meclis gündemine taşındı

    Pülümür köylerinin sorunları, soru önergesiyle meclis gündemine taşındı

    PİRHA- Yeşil Sol Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Pülümür köylerinin yol ve alt yapı sorunlarını bir soru önergesi ile TBMM gündemine taşıdı. Kordu, “Kalekolların olduğu dağ zirvelerine yol yapılabilmesine karşın merkez ve ilçe köylerinin yollarının yapılmaması, söz konusu yollarının bilinçli bir şekilde yapılmadığını göstermektedir” dedi.

    Yeşil Sol Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Pülümür köylerinin yol ve alt yapı sorunlarını bir soru önergesi ile TBMM gündemine taşıdı. Her bir köyün yaşadığı sorunları ayrı ayrı maddeler halinde dile getiren Kordu, köylerdeki acı manzarayı gözler önüne serdi.

    “KÖYLERDE YAŞAM İMKANSIZ HALE GETİRİLİYOR”

    Dersim’de pek çok köy ve mezra yolunun asfalt olmaması ya da kapalı olması, suyun yetersizliği ve kanalizasyon alt yapısının olmaması, insanların kendi köylerinde sürekli bir yaşam inşa etmelerini imkansız hale getirmektedir. Özellikle 90’lı yıllarda boşaltılan birçok köy yolunun toprak veya kapalı olmasından dolayı köylere elektrik ve su gibi temel hizmetler götürülemediği için köylülerin yeniden yerleşiminde ciddi sıkıntılara neden olmaktadır. Bu nedenle birçok köye geri dönüş yapılamıyor. Ulaşımda sorunlar olduğu gibi yağışlarla birlikte yollar çamura dönüşmekte, araçlar kaza riskiyle karşı karşıya kalmaktadır.

    “İNSANSIZLAŞTIRMA POLİTİKASI DEVAM EDİYOR”

    Tüm bu sorunları gündeme taşıyan Kordu, Dersim İl Özel İdaresi yetkililerinin, köy yollarının yapılacağı sözünü vermelerine karşın verilen sözleri yerine getirilmediğini belirterek, “Kalekolların olduğu dağ zirvelerinin en üst yerlerine yol yapılabilmesine karşın merkez ve ilçe köylerinin yollarının yapılmaması, söz konusu köy yollarının bilinçli bir şekilde yapılmadığını göstermektedir” dedi.

    Tüm bunların süregelen insansızlaştırma politikasının devam ettiğini gösterdiğini ifade eden Kordu, “İnsansızlaştırma politikasının bir uygulaması olarak dolaylı bir şekilde köylüler göçe zorlamakta, kendi doğup büyüdüğü topraklardan koparılıp başka şehirlere hatta başka ülkelere gitme yolları açılmaktadır. Oysa her bireyin kendi köyünde, kendi şehrinde yaşama koşullarının yaratılması devletin asli görev ve sorumluluğudur” dedi.

    Kordu’nun verdiği soru önergesinin detayları şöyle:

    PÜLÜMÜR KÖYLERİNİN SORUNLARI

    Dersim ili Pülümür ilçesine bağlı yol ve alt yapı sorunları olan köylerden bazıları örnek olarak aşağıda belirtilmektedir.

    Harşiye (Kovuklu) köyü;

    • Köy merasının plansız bir şekilde kiraya verilmesi, hem Dersim’e özgü endemik bitki örtüsünün yok olmasına neden olmakta hem de köylülerin mera kullanımına engel teşkil etmektedir.
    • Köyde yol ve alt yapı sorunu bulunmaktadır. Atık toplanan alanda yol ve çevresi düzgün olmadığı için oradan geçen araçlardaki toz, özellikle köydeki yaşlı hasta bireyleri ve çocukları olumsuz etkilemektedir.

    Zimek köyü;

    • Köy yoluna dökülen malzeme iyi olmadığı için taşımalı eğitim sistemle okula giden 24 öğrenci zamanında derslere yetiştirilmemekte veya akşamları eve geç gelmesine yol açmaktadır. Bununla birlikte acil hastalara yerinde müdahale veya hastanın hastaneye zamanında yetişmesi gibi telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açmaktadır.
    • Yine yayla bölgesinin kullanılması ile ilgili ciddi sıkıntılar bulunmaktadır. Yayladaki meraların aralıklarla dinlendirilmesi gerekiyor. Ancak bu yapılmadığı için mera alanları telafisi mümkün olmayacak şekilde aşınmaktadır. Bunula birlikte meraların kira bedeli çok yüksek olduğu için köylüler bedeli karşılayamıyor ve köy merası köy dışında gelenlere kiralanmaktadır.  Meralarda kapasitesinin çok üzerinde hayvan otlatıldığı için meralar ciddi oranda zarar görmektedir. Örneğin bin hayvan kapasiteye sahip merada en az iki bin 3 bin hayvan otlatılmaktadır. Bu durum yaylalarda sadece köyde yapılan hayvancılığı etkilememekte aynı zamanda Dersim’deki arıcılık için hayati öneme sahip endemik bitkilerin yok olmasına neden olmaktadır. Dolayısıyla Dersim’de hayvancılık ile birlikte aracılık faaliyeti de ciddi risklere karşı karşıya kalmaktadır.

    Hacılı Köyü;

    • Köyün yol, elektrik, su ve kanalizasyon gibi alt yapısındaki yapısal sorunlar çözülmemektedir.

    Karaderbent (Bozağa) köyü ve Kemeri Şa (Karataş) mezrası;

    • Köyün geçim kaynağı hayvancılıktır. Köyde yol ve su (içme ve sulama suyu) sorunu olduğu için özellikle kışın hayvan yeminin taşınması esnasında ciddi sıkıntılara neden olmaktadır.
    • Köylülerin hem içme suyu hem sulama sorunun çözülmesi için talebi bulunmaktadır. İl Özel İdaresine iletilen taleplere yönelik sorunların çözülmesine dair bir adım atılmamaktadır. Örneğin köydeki su sorunun çözülmesi için 700 metre boru ve kazıcıya ihtiyaç var ama ilgili kurumlar bu ihtiyacın karşılanmasına yönelik talepleri cevapsız bırakmaktadırlar.

    Çağlayan mezrası;

    • Köyde yol sorununun olması nedeni ile köyde hayvancılık yapan köylüler kışın başka bir köye gitme zorunda kalmaktadırlar. Bu durum hem maliyeti artırmakta hem de köylülerin kendi köylerinde sürekli bir yaşam inşa etmesine engel teşkil etmektedir.

    Pergini (Kırklar) köyü;

    • Köyde yol ve alt yapı sorunu var. Hayvancılık yapan köylüler hayvan gübresini köyden akan dereye döktükleri için sağlık açısından riskler barındırmaktadır. Kanalizasyonun dereye akıyor, hayvan gübresini de köylüler tarafından dereye dökülmektedir. Dere suyunun bu şekilde kirletilmesi hem köy için hem de suyu akışının olduğu diğer köyler için sorun teşkil etmektedir. Ayrıca dere suyunun Pülümür çayına karıştığından dolayı Pülümür vadisi üzerindeki tesislerde yüzen yurttaşlar için de ciddi sağlık sorunu oluşturmaktadır.
    • İl Özel İdaresi tarafında çürük raporu verilen köyün şebeke suyu deposunun sağlıksız yapısından dolayı içme suyu sağlık açısından ciddi riskler barındırmakta, yetkili kurumlara bildirilmesine rağmen sorun giderilmemektedir.
    • Köyün yaylalarından köylüler faydalanmamaktadırlar. Köy meraları, kiraya veri verilirken %25 köy bütçesine ayrılarak köyün ihtiyaçlarını karşılamaması gerekiyor. Ancak bu bütçenin nasıl ve nerde kullandığı hakkında köylüler açıkça bilgilendirilmemektedir.
    • Yaylaların kapasitesinin üzerinde plansız bir şekilde kiralanması, hem Dersim’e özgü endemik bitki örtüsünün yok olmasına neden olmakta hem de köylülerin mera kullanımına engel teşkil olmaktadır.
    • 1994-1995 köylerinin boşaldığı 2001 de geri dönüş olan köy mezarlığı için yapılmak istenen aşevine elektrik saatinin verilmesi için FEDAŞ’a müracaat edilmiş ancak FEDAŞ tarafından elektrik aboneliği hane aboneliği değil ticari abone olarak verilmiştir. Köylülerin buna ilişkin itirazı kabul edilmemiştir.

    Hasangazi köyü;

    • Köy yaklaşık 100 ton yem bitkisinin yetiştirme kapasitesine sahip olmasına rağmen arazilere ulaşım sağlayacak yol olmadığı için köy arazileri ekilip biçilemiyor.
    • Köyün içinde ola köprü hasarlı olmasından dolayı onarım için İl özel idaresine, kaymakama dilekçelerin verilmesine rağmen yapılmamaktadır. Özellikle araç geçişleri için çok riskli olması ile birlikte yaşlı engelli ve çocuklar için akşamları tehlike arz etmektedir
    • Köyde 4 tane menfeze künk döşenmesine dair talepleri karşılanmamaktadır.

    Aşkirek (Kocatepe) köyü;

    • Köyün yol ve alt yapı sorunu bulunmaktadır. Cenazelerin kaldırılma yeri gibi köyün ortak yaşam alanının düzenlenmesine ilişkin talepleri bulunmaktadır.

    SORU ÖNERGESİNE KONU EDİLEN SORULAR

    Bu bağlamda;

    1-1990’lı yıllarda Pülümür ilçesinde kaç köy boşaltılmıştır? Boşaltılan köylerden kaçına geri dönüş sağlanmıştır? Köylerine geri dönüş yapmak için başvuruda bulunan köyler var mıdır?

    2- Yukarıda sorunları açıkça izah edilen Harşiye (Kovuklu) Köyü, Zimege (Zimek) Köyü, Hacılı Köyü; Karaderbent (Bozağa) Köyü, Kemeri Şa (Karataş) Mezrası, Çağlayan Mezrası, Pergini (Kırklar) Köyü, Hasangazi Köyü ve Askirik (Kocatepe) köylerinin sorunlarının çözülmesi ile ilgili bir planlamanız var mı?

    3-Pülümür ilçesinde kaç köyde elektrik ve şebeke suyu bulunmamaktadır? Bu sorunlarının çözümüne ilişkin kaç köyün Valiliğe müracaatı bulunmaktadır? Söz konusu sorunların çözümüne ilişkin kurumunuzun bir programı var mıdır?

    4-Pülümür’de kaç köyün yolları toprak yoldur, kaç köy yolu asfaltlanmıştır? Toprak olan yolların asfaltlanmasına ilişkin kurumunuzun bir programı var mıdır?

    5-Pülümür’de kaç köyün kanalizasyon alt yapısı yapılmıştır?  Kanalizasyon alt yapısı olmayan köylerde kanalizasyon alt yapısının yapılmasına ilişkin kurumunuzun bir programı var mıdır?

    6-Kiralanan meralarda kapasitesinden fazla hayvan otlatıldığı iddiası doğru mudur? Meraların aşırı otlatılmasından kaynaklı hayvancılık ve arıcılığa verilecek zararlara ilişkin hangi önlemler alınmaktadır?

    7-Kiralanan mera ücretinden köy bütçesine aktarılması gereken kısmın, ilgili köyün bütçesinin aktarılmadığı ve bütçenin nereye harcandığına ilişkin köylülere bilgi verilmediği iddiası doğru mudur?

    8-Pergini (Kırklar) köyündeki aş evinin elektrik aboneliğinin ticarethane statüsünde verildiği iddiası doğru mudur?

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Dersim, maden projeleri ile işgal altında, insansızlaştırılmak isteniyor’-VİDEO

    ‘Dersim, maden projeleri ile işgal altında, insansızlaştırılmak isteniyor’-VİDEO

    PİRHA- Dersim coğrafyasının maden projeleri ile işgal edilme durumu yaşadığını söyleyen İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Aslan Sultan, “Dersim’in dört bir yanı madenlerle işgal edilmiş durumda. Bununla birlikte bölgenin insansızlaştırılması amaçlanıyor, bölge yok edilmek isteniyor” dedi.

    Türkiye’de yer altı kaynakları bakımından en fazla çeşitliğe ve zenginliğe sahip olan Dersim’de her geçen gün yeni maden sahaları açılıyor. 145 maden projesinin bulunduğu Dersim’de, 60 kilometre uzunluğundaki Munzur Dağları’nın tamamı maden sahası ilan edildi. 2019 yılında Dersim’de 43 bin 500 hektar alanda maden ruhsatı verilmişti.

    Son olarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü, aralarında Dersim’in Pülümür İlçesindeki üç bölgenin de yer aldığı 285 maden sahası için ihale açacağını duyurdu.

    2019 yılında Dersim’de 43 bin 500 hektar alanda maden ruhsatı verilmişti. Buna göre Cevizlidere Köyü birinci, Karayonca Köyü ikinci, Karaoğlan Köyü üçüncü, Doludibek köyü dördüncü ve merkeze bağlı Geyiksuyu Köyü Sin Mezrası ise beşinci ruhsat sahası olarak belirlenmişti.

    İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Aslan Sultan, Dersim’de devam eden maden projelerine ilişkin PİRHA‘ya konuştu.

    “AMAÇ DERSİM’İN İNSANSIZLAŞTIRILMASI”

    Devletin, maden projeleri ile Dersim’e yönelik kapsamlı planlarından biri olan insansızlaştırma politikasını hızlandırdığını belirten Sultan, “2000’li yılların başında Dersim’in maden sahası ilan edilmesi söylentisi başlamıştı. Maden sahası çalışmalarının artması ise 2014 yılında daha da hız kazandı. 120 maden sahası projesinin açılmasıyla Dersim coğrafyası diye bir şey kalmayacak. Bunun da önünü açan devletin kendisidir. Ali Boğazı’ndan Munzur’a oradan İliç’e kadar birçok yer maden sahası ilan edilmiş durumda. Birçok köyde bu maden çalışmaları başlatılmış. Madenlere ulaşmak için yol çalışmaları başlamış durumda. Dertleri bir tek maden değil; bununla o toprakların insansızlaştırılması amaçlanıyor. Osmanlı’dan bu yana Dersim üzerinde birçok ciddi planlar var. Kimliğinin Kürt-Alevi ve itirazcı olması bu sistemin işine gelmiyor. Biat eden toplum yaratmak istiyorlar ama Dersimliler de bunu kabul etmezler” diye konuştu.

    “COĞRAFYA RESMEN İŞGAL EDİLMEK İSTENİYOR”

    Aslan Sultan, yüksek dağlarda yapılan çalışmaların Dersim’in bütün yeraltı sularını zehirlemesinin gündemde olduğunu söyleyerek, “Bunun yanında Dersim’in her dağında bir kalekol var. Bu da ciddi psikolojik bir baskı. Köylüler, ‘Yere vurulan her kazma atalarımızın mezarına vurulmuş, kesilen her orman bizden kesilmiş gibi hissediyoruz’ diyorlar. Dersim kuşatma altında ve yıpranmış durumda. Psikolojik olarak halk bitirilmek isteniyor. Bir sabah uyanıyorsunuz; sizin kutsal saydığınız vadi, ağaç, ziyaretler yanıyor. Bütün maden çalışmaları yüksek dağlarda yapılıyor. Buralarda yapılan çalışma yer altı sularını zehirleyerek sadece Dersim’i değil çevre illeri de etkileyecek. Coğrafya resmen işgal edilmek isteniyor” dedi.

    “DERSİMLİLERE YASAK, AĞAÇ KESENLERE SERBEST”

    Güvenlik gerekçesiyle köylerini, mezarlarını ziyaret edemeyen Dersimlileri hatırlatan Sultan, aynı güvenlik bölgesinde ise dışarıdan getirilenlerin ağaç kıyımı yapmasına izin verilmesine tepki göstererek şöyle devam etti:

    “İnsanlar köylerine gidemiyor. Mezarlarına bile gidemiyorlar. Gerekçe olarak da güvenlik sorunu önlerine sunuluyor. Palu’dan 60 aile getirilerek bu yasaklı bölgede ağaç kesimi yapılıyor. Güvenlik sorunu var ise bu 60 ailenin burada ne işi var? Mesele güvenlik sorunu değil. Ağaçlar kesilerek kömür yapılıyor. Bölge kömür yapımından kaynaklı, duman altında. Oradaki börtü böcek bu kar hırsı ve politikalardan kaynaklı kendi yerini terk etmek durumunda kalıyor. Bu, Dersimlilerin kaderi ile aynı.”

    KURUMLARA, ÇEVRE ÖRGÜTLERİNE ÇAĞRI

    Dersim’in ismi konulmamış bir işgal durumu yaşadığına işaret eden Aslan Sultan, “Dersimli kurumların tepkisi bunu geriletecek, geri adım attıracak yerde değil. Yıllardır siyaset üzerinden Dersim’in kaybedilişini seyrettik. Bütün bunları bir yerde bırakıp Dersim üzerinde birleşmemiz gerekiyor. Başka bir şansımız yok. Dersim’in işgal altında olduğunu ilk defa bu kadar kemiklerime kadar hissettim. Dersim kurumları bu konuda yetersiz, Dersimliler bu konuda sessiz. Evet Dersim halkı çok yoruldu. Bir birlikteliği sağlayıp yüzümüzü Dersim’e dönmemiz gerekiyor. Dersim’i yok etmeye dair ciddi çalışma var. Bunun farkında olarak bir araya gelmeliyiz” ifadelerini kullandı.

    Ersin ÖZGÜL/İZMİR