Etiket: intihar vakaları

  • CHP’li Emir’den Bakan Yerlikaya’ya ‘intihar’ sorusu!

    CHP’li Emir’den Bakan Yerlikaya’ya ‘intihar’ sorusu!

    PİRHA – Milletvekili Murat Emir, intihar vakalarını Meclis gündemine taşındı. Ankara’da metro istasyonlarında son 15 günde en az üç intihar girişimi yaşandığına dikkat çeken Emir, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya “Bu yıl kaç intihar girişimi yaşandı, kaç kişi intihar ederek yaşamını yitirdi?” sorularını yöneltti.

    “Çocuklarım aç” diyerek İstanbul’da intihar eden bir vatandaşa ait görüntüler, ülke gündemine oturdu. O ana dair görüntüler ardından intihar vakaları Meclis gündemine taşındı. Ankara’da metro istasyonlarında son 15 günde en az üç intihar girişimi yaşandığına dikkat çeken CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, “Vatandaşlar, gelecek kaygısı ile bunalıma giriyor” dedi. Emir, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya “Bu yıl kaç intihar girişimi yaşandı, kaç kişi intihar ederek yaşamını yitirdi?” sorularını yöneltti.

    Milletvekili Murat Emir, son günlerde büyükşehirlerde artan intihar girişimleri ile intihar vakalarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Son olarak İstanbul Maltepe’de bir AVM’de “Açım ben, çocuklarım aç. 15 bin lira borcum var” diyerek intihar eden bir vatandaşın, intihar anına ilişkin görüntülerinin infial yarattığına dikkat çeken CHP’li Emir, “Söz konusu olay, milyonlarca insanın nasıl çaresizliğe itildiğini tüm topluma gösterdi” ifadesini kullandı.

    METRO İSTASYONLARINDA İNTİHAR GİRİŞİMLERİ!

    Ankara’da metro istasyonlarında da zaman zaman intihar girişimleri yaşandığını vurgulayan Emir, “Sadece son 15 günde farklı metro istasyonlarında en az 3 intihar girişiminin yaşandığını biliyoruz” dedi. İntihar olaylarının giderek arttığının gözlemlendiğini de kaydeden Emir, “Ülkemizde yaşanan ekonomik kriz ve giderek artan yoksulluk, son yıllarda intihar vakalarında artış yaşanmasına neden olmaktadır. Bu durum, ekonomik krizin daha da derinleştiği son aylarda daha da belirgin hale gelmiştir. Yeterli imkanlara sahip olamadığı için ailesini geçindiremeyen, ev kirasını ödeyemeyen, ilaç alamayan, çocuğunun bez ve mama masraflarını karşılayamayan, dershaneye gidemeyen, okulunu bırakmak zorunda kalan, barınacak yurt bulamayan, kitap alamayan, öğün atlayarak gününü karnını doyurmadan geçiren yurttaşlarımız, karamsarlığa sürüklenmekte ve geleceğe dair umudunu yitirmektedir. İnsani koşullarda yaşam hakkını elde edemeyen halkımız gelecek kaygısı ile bunalıma girmektedir” ifadelerini kullandı.

    “YANLIŞ KARARLARIN BEDELİ EMEKÇİNİN SIRTINA YÜKLENDİ”

    Ekonomi yönetiminin yanlış politikaları sonucu krizin daha da derinleştiğini kaydeden Emir, “Aylarca Nas diye diye yanlış ekonomik kararlarda direten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sonunda ekonomi uzmanlarının dediklerine kulak verdi ancak iş işten geçti. Bir yandan faizler artırılıyor, parası olan parasına para katıyor bir yandan da döviz kurunun artışı durdurulamıyor. Gelinen noktada enflasyonun, faizin, yanlış ekonomik kararların bedeli yine işçinin, emekçinin sırtına yükleniyor” diye belirtti.

    “BİR YILDA KAÇ KİŞİ İNTİHAR ETTİ?”

    İktidarın, toplumun yaşadığı buhran ve çaresizliği artık görmesi, bir an önce dar gelirlileri rahatlatacak ekonomik adımların atılması gerektiğini de kaydeden Emir, Bakan Yerlikaya’ya “1 Ocak 2023 tarihinden bugüne kadar kaç kişi intihar girişiminde bulunmuştur? Yine bu yılın başından bu yana kaç kişi intihar ederek yaşamına son vermiştir?” sorularını yöneltti.

    Rıza Bilgiç

  • İHD Merkezi Çocuk Hakları Komisyonu: Çocuk intiharları yüzde 40 oranında arttı!

    İHD Merkezi Çocuk Hakları Komisyonu: Çocuk intiharları yüzde 40 oranında arttı!

    PİRHA – İHD Merkezi Çocuk Hakları Komisyonu, 2022 yılında yaşanan 4146 intihar vakasından 491’nin çocuk intiharı olduğuna işaret etti. Çocuk intiharlarının araştırılması gerektiğini belirten komisyon, çatışmalar ve ekonomik krizin, çocuklar üzerindeki etkilerine de vurgu yaptı.

    İHD Merkezi Çocuk Hakları Komisyonu, “Çocuk intiharları araştırılsın” çağrısını yaparak yetkililere seslendi. 2022 yılında toplam 491 çocuğun intihar sonucu hayatını kaybettiğini aktaran Çocuk Hakları Komisyonu, süren çatışmalar ve ekonomik kriz nedeniyle çocuklarda umutsuzluk oluştuğuna vurgu yaptı.

    2022 YILINDA 491 ÇOCUK İNTİHARI!

    Yazılı yapılan açıklamada, sosyal destek ve güven ortamından yoksun kalan çocuklarda uyum sorunları ile intihar eğilimlerinin arttığı belirtilirken, şu ifadelere yer verildi:

    “Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşanan savaş ve çatışmalar en çok çocukları etkilemektedir. Bu savaş ve çatışmalarda en çok çocuklar ölmekte, yaralanmakta ve uzuv kaybı yaşamaktadır. Milyonlarca çocuk göç etmek zorunda kalmakta, mülteci, göçmen durumuna düşmektedir. Sağlıksız koşullarda, eğitimden ve sosyal güvenlikten yoksun yaşamak zorunda kalmaktadırlar. Ortadoğu ve coğrafyamızda bitmeyen savaş ve çatışmalar nedeniyle çocuklar eşit ve adil bir yaşama erişme imkânı bulamamaktadır. Bugün halen Ukrayna’da, Irak’ta, Suriye’de, Rojava’da ve son olarak da Filistin/Gazze’de her gün onlarca çocuk bu savaş ve çatışma ortamlarında hayatlarını kaybetmektedir.

    “ÜLKELERİN EKONOMİLERİ SİLAHA VE SAVAŞ ARAÇLARINA HARCANMAKTA”

    Savaş ve çatışma ortamları toplumsal barışı ortadan kaldırdığı gibi, ekonomik ve sosyal yapıyı da bozmaktadır. Ülkelerin ekonomileri çocukların ve toplumun refahını artırmak için harcanmak yerine “güvenlik” gerekçesiyle silaha ve savaş araçlarına harcanmaktadır. Bu politikaların ısrarla uygulanması toplumsal dokuyu bozmakta, yoksulluk, işsizlik artmakta, daha az sağlık, daha az eğitim olarak topluma geri dönmektedir. Bitmeyen güvenlikçi politikalar toplumun tüm fertlerinde olduğu gibi çocuklarda da umutsuzluğa ve güvensizliğe yol açmaktadır.

    Coğrafyamızda 40 yılı aşkın bir süredir süren “düşük yoğunluklu” çatışma ortamı en çok çocukları etkilemiş, çocuklar köylerini, şehirlerini terk etmek zorunda kalmıştır. Köylerden kent merkezlerine göç eden aileler ve çocuklar ciddi adaptasyon sorunları yanında ekonomik ve sosyal sorunlarla da uğraşmak zorunda kalmıştır. Sosyal destek ve güven ortamından yoksun kalan çocuklarda uyum sorunları ile intihar eğilimlerinin de arttığı gözlenmektedir.

    TÜİK’in geçtiğimiz aylarda açıkladığı 2022 yılı toplam 4146 intihar vakalarının 81’i 15 yaş altı; 410’u da 15-19 yaş aralığındaki çocuklar olmak üzere 2022 yılında toplam 491 çocuğun intihar sonucu hayatını kaybettiğini göstermektedir. 2021 yılında ise 15 yaş altı 71; 15-19 yaş aralığında ise 377 çocuğun intihar ettiği açıklanmıştır.”

    “ÇOCUK VE GENÇ İNTİHARLARI ÜRKÜTÜCÜ BOYUTLARA ULAŞTI”

    İHD Merkezi Çocuk Hakları Komisyonu, yakın zamanda Şırnak’ta yaşanan intihar vakalarını da hatırlatarak şu ifadelere yer verdi:

    “Son bir hafta içerisinde Şırnak’ın Cizre ilçesinde 14 yaşındaki I.A adlı çocuğun evde intihar ederek hayatını kaybettiği basına yansıdı. Yine Cizre’de 16 yaşındaki Z.C ile 17 yaşındaki Z.C adlı iki kız kardeşin Dicle Nehrine atlayarak intihar girişiminde bulundukları 16 yaşındaki çocuğun kurtarılarak hastaneye kaldırıldığı, 17 yaşındaki çocuğun ise nehirde kaybolduğu ve halen bulunamadığı bilgisi kamuoyuna yansıdı.

    Son zamanlarda Türkiye’nin her yerinde çocuk ve genç intiharlarında artışın ürkütücü boyutlara ulaştığını maalesef büyük bir kaygı ile izliyoruz. Son iki yılda çocuk intiharlarının yüzde 40 oranında arttığı istatistiki verilerle ortaya konmaktadır. Bu verileri detaylı bir şekilde incelediğimizde bazı bölgelerde kız çocuğu intiharlarının daha fazla olduğu görülmektedir.

    Çocuk intiharlarının ekonomik, sosyal ve kültürel yapıların olumsuz etkileri nedeniyle gelişebileceği gibi, savaş ve çatışma ortamlarının yarattığı baskılar, kuşatılmışlık hissi, umutsuzluk ve değersizlik duygusundan kaynaklı olarak da gelişebilmektedir. Türkiye’de yaşanan çocuk intiharlarında büyük oranda ekonomik yoksulluk, erken yaşta zorla evlilikler, çocuk cinsel istismarı gibi nedenlerin de etkili olduğu bilinmektedir. Ayrıca Kürt illerinde yıllardır devam eden çatışma, yasaklar ve toplumsal gerilimin yarattığı güvensizlik ve umutsuzluğun da intiharlarda etkili olduğu bilinmektedir.

    Cizre’de yaşanan son çocuk intiharları başta olmak üzere tüm çocuk intiharları etkili bir şekilde soruşturulmalı, çocukları intihara sürükleyen ekonomik, sosyal ve psikolojik nedenler tespit edilerek çocukları güçlendirecek politikalara öncelik verilmelidir.

    Çocuk intiharları soruşturulsun. Çocuk haklarına dair sözleşme uygulansın.”

    PİRHA/ANKARA

  • Dört yılda 1477 yurttaş, ekonomik nedenlerden dolayı intihar etti!

    Dört yılda 1477 yurttaş, ekonomik nedenlerden dolayı intihar etti!

    PİRHA – CHP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Efe Uyar, dört yılda 1477 kişinin ekonomik nedenlerden dolayı intihar ettiği bilgisini paylaştı.

    Hasan Efe Uyar, ekonomik nedenlerle artan intiharlarla ilgili yaptığı açıklamada, 2018-2022 yılları arasında resmi rakamlara göre en az 1477 yurttaşın geçim sıkıntısı nedeniyle intihar ettiğini açıkladı.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İşçi Sendikaları, STK ve Meslek Kuruluşlarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hasan Efe Uyar, derinleşen ekonomik kriz karşısında giderek artan intiharlarla ilgili açıklama yaptı.

    Uyar, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre yaptığı çalışma kapsamında, sadece 2018 ile 2022 arasında en az 1477 kişinin ekonomik sorunlar nedeniyle intihar ettiğini aktardı.

    BİR GÜNDE ÜÇ SAĞLIK EMEKÇİSİ İNTİHAR ETTİ

    Uyar, hafta içerisinde aynı günde üç sağlık emekçisinin intihar ettiğini anımsatarak, “Emekçilerimizi sadece iş cinayetlerinde değil. Ekonomik kriz, güvencesizlik, iş yeri moobingleri nedeniyle intiharlara da kurban veriyoruz. Geride bıraktığımız haftada aynı gün içerisinde üç doktorumuz, üç sağlık emekçimiz aynı gün intihar etti. Ekonomik kriz, güvencesizlik, yoğun ve güvencesiz çalışma koşulları, idare baskısı; emekçilerimizin ne yazık ki hayatlarına mal olmaktadır” ifadelerini kullandı.

    “İKTİDAR YÜZÜNDEN ÜLKELERİNDEN GİTMEK ZORUNDA KALIYOR”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, sağlık emekçilerinin yurtdışına gitmeleriyle ilgili yapmış olduğu açıklamaları hatırlatan Uyar, “Erdoğan doktorlarımız, sağlık emekçilerimiz için ne demişti; ‘Giderlerse gitsinler.’ Sağlık emekçilerimiz işte bu yüzden ülkemizi terk etmek istiyorlar. Sizin bu anlayışınız yüzünden kendi ülkelerinden gitmek zorunda kalıyorlar. Düşük ücretlerle, yoğun ve güvencesiz çalışma koşulları nedeniyle yaşamlarına son vermemek için gidiyorlar” dedi.

    ‘BU İKTİDAR ÖLÜMÜN İKTİDARIDIR’

    Türkiye İstatistik Kurumu’ndan derlediği verileri paylaşan Uyar, şöyle devam etti:

    “2018 yılından yani ülkemizde başkanlık sistemine diğer bir deyişle tek adam rejimine geçildiği günden 2022 yılına kadar en az 1477 yurttaşımız ekonomik sıkıntılar nedeniyle intihar ederek yaşamına son verdi. Ekonomik krizin derinleşmesini de beraberinde getiren tek adam rejimine geçildiği yıldan bu yana ekonomik nedenlerden ötürü intiharların da her yıl arttığı görülmektedir. Sadece 2022 yılında 300 yurttaşımız aynı nedenle canına kıydı. İktidar daha fazla bolluk, daha fazla refah, daha fazla zenginlik ve huzur vaat ettiği bu sefalet rejiminde, en az 1477 yurttaşımızı; açlığın, yoksulluğun, işsizliğin ve ümitsizliğin pençesinde ne yazık ki kaybettik. Bu iktidar, insanlarımızın yaşam sevincini elinden alan, yurttaşlarımızı umutsuzluk girdabına sürükleyen ve vatandaşlarımızın yaşamdan kopmasına neden olan, kötülüğün ve ölümün iktidarıdır.”

    PİRHA/ANKARA

  • SES Eş Genel Başkanı Atabey: Fatma Demirel’in ölümü KHK zulmüdür ‘intihar’ deyip kapatamazsınız!

    SES Eş Genel Başkanı Atabey: Fatma Demirel’in ölümü KHK zulmüdür ‘intihar’ deyip kapatamazsınız!

    PİRHA-Kanun Hükmünde Kararname ile (KHK) Diyarbakır Çocuk Hastanesi’ndeki işinden ihraç edilen Fatma Demirel, evinde asılı halde ölü bulundu. SES Eş Genel Başkanı Selma Atabey, konuya ilişkin değerlendirmesinde “OHAL KHK’leriyle birlikte insanlar, sosyal ölüme mahkum edildiler” dedi.

    Diyarbakır Çocuk Hastanesi’nde çalışırken 2016 yılında KHK ile ihraç edilen Fatma Demirel’in, evinde asılı halde cansız bedenine ulaşıldı. 48 yaşındaki Fatma Demirel, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) üyesiydi.

    Konuya ilişkin açıklama yapan SES Eş Genel Başkanı Selma Atabey, Demirel’in, lise çağında bir kızı ile birlikte yaşadığını belirterek “İşin açıkçası yaşananlardan ötürü kendimizi de suçluyoruz” dedi. Sendika bünyesindeki ilk ‘intihar’ vakası olduğunu belirten Atabey, şunları söyledi:

    “İlk defa böylesi bir durumla karşılaşıyoruz. Yani kalp krizi sebebiyle bu haksız ve hukuksuzluğu kaldıramayan, psikolojik olarak sıkıntıları olan birçok arkadaşımız oldu ama bizler dayanışmayla bu süreçleri atlatmaya çalıştık. İşin açıkçası Kendimizi de suçluyoruz. Arkadaşımız kendi halinde birisiydi. İhraç olduktan sonra daha sıkı ilişkiler kurmaya başlamıştık. Yaşanan hukuksuzluğu asla zihninin kabul etmediğini, neden ihraç olduğuna dair hiçbir bilgisinin olmadığını ifade ediyordu. Biliyorsunuz ki ucube bir OHAL Komisyonu kurdular. O komisyonun kararı ile birlikte insanlar bu şekilde mağdur edildi. Arkadaşımıza da neden ihraç olduğuna dair hiçbir bilgilendirme yapılmamıştı. 2019 yılında OHAL Komisyonu, kurum kanaati, istihbari bilgiler başvurusunu reddetti ve ardından da mahkeme süreci başladı. Mahkeme sürecini de bizler takip ediyoruz. Yaklaşık 1,5 ay önce de mahkemeden red aldı. Bizler de dosyayı istinafa götürdük. Mahkeme süreci halen devam ediyor.”

    “FATMA’NIN HAKKINI VE HUKUKUNU ARAMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Selma Atabey, “KHK politikaları ile insanlar sosyal ölüme mahkum edildiler” diyerek şöyle devam etti:

    “Toplumda itibarsızlaştırılan bu kesim, yaşamlarına son verecek kadar hayattan kopartıldılar. Bunların sorumluları elbette ki belli. Elbette ki bunun hesabını yargı önünde verecekler. Çünkü son beş yılda telafisi olmayacak bu toplum yara aldı, yuvalar dağıldı, insanlar ülkelerini terk etti. Bu hukuksuzluğa kalpleri dayanmadı ve yaşamlarını kaybettiler. Bizler, Fatma’nın hakkını ve hukukunu hem adalet önünde hem de toplumsal vicdanda aramaya devam edeceğiz.”

    “OHAL KOMİSYONU KARARLARININ İPTAL EDİLMESİNİ İSTİYORUZ”

    Selma Atabey, OHAL KHK’leri ile ihraç olmuş yaklaşık 135 bin kişi olduğunu hatırlatarak, 4300’ünün ise KESK üyesi olduğunu aktardı. Atabey, SES üyesi 800 kişinin de KHK mağduru olduğunu belirterek “Doğal olarak herkes kendi işkolundaki arkadaşları ile ilgilenmeye, onların yaşanabilecek psikolojik herhangi bir sorunun önüne geçmek için temas kurmaya çalışıyorlardı. Bu noktada gerçekten çok üzgünüz. Doğal olarak sistemi sorguluyor ve bu ölümlerin tekrar tekrar yaşanmaması için OHAL komisyonunun aldığı kararların hepsinin iptal edilip, arkadaşların bir an önce işe döndürülmesi gerektiğini belirtiyoruz” ifadelerini kullandı.

    “ARAŞTIRILMASI GEREKİYOR”

    SES Eş Genel Başkanı Selma Atabey, Fatma Demirel’in ölümü hakkında şüphelerinin olduğunu da belirterek şunları söyledi:

    “Direkt ‘İntihar’ demek istemiyorum. Çünkü evde yalnızken asılı olarak bulunuyor. Şüpheli bir durum söz konusu. Ölümün öncelikle araştırılmasını istiyorum. Şu anda Diyarbakır’daki arkadaşlarla da temas halindeyiz.

    Fatma arkadaşımız uzun yıllar önce eşinden ayrıldı ve sadece kızıyla kurduğu ortak bir hayat var. Bu toplumda kadın cinayeti olduğunda kesinlikle şüpheli bakmak gerekiyor. Hele ki evde yalnızken asılı bir şekilde bulmuşken bunun araştırılması gerekir. Geçmiş deneyimlerimizden biliyoruz, birçok kadın öldürülüp intihar süsü verildi. Umarım bu da onlardan biri olmaz. İntihar olması da tabii ki bizi üzer ama başka bir boyutu da varsa araştırılması gerekiyor. İntihar denilip üzerinin kapatılmasını doğru bulmuyoruz.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • Psikiyatrist Dr. Özgür Deniz Değer, müzisyenlerin intiharlarını yorumladı

    Psikiyatrist Dr. Özgür Deniz Değer, müzisyenlerin intiharlarını yorumladı

    PİRHA- Psikiyatrist Dr. Özgür Deniz Değer, salgın sürecinde intihar vakalarındaki artışın sebeplerine değinerek “İntihar giderek önemi artan bir halk sağlığı sorunu haline gelmektedir” uyarısını yaptı. Değer, “Destek adı altında verilen 1000 TL, açlık sınırının yarısı bile etmiyor. Sosyal olarak izole olmak ve üstüne geçim zorluğuna maruz bırakılmak müzisyenleri oldukça etkiledi” dedi. 

    Yaşanan ekonomik kriz ile birlikte artan işsizlik durumu intihar vakalarında da yükselişe neden oldu. Bu yönlü haberler toplumun her kesiminde görülür olsa da intihar vakalarının en çok da müzisyenlerle duyulur olması akıllarda soru işaretti yarattı.

    Yoksulluk ve buna bağlı olarak bir anlamda buhrana girme durumunun pandemi süreciyle birlikte tavan yaptığını söyleyen uzmanlar, intihar vakalarının giderek halk sağlığı sorunu haline geleceğine işaret etti.

    “PANDEMİ SONRASI İNTİHAR ORANLARI ARTACAK”

    Psikiyatrist Dr. Özgür Deniz Değer, salgın sürecinde intihar vakalarındaki artışın sebeplerini açıkladı. Değer, Türkiye’nin salgında vatandaşa sağlanan sosyal/maddi destek konusunda başarısız olduğunu ifade ederek şunları söyledi:

    “COVID-19 salgını bütün dünyayı etkilemiş, 150 milyondan fazla kişi hastalığa yakalanmış, 3 milyon 200 binden fazla kişi hayatını kaybetmiştir. COVID-19 pandemisinde intihar oranlarının arttığına yönelik sınırlı sayıda çalışma bulunmasına ve dünyada istatistiksel verilerin henüz açıklanmamış olmasına rağmen pandemiler sonrasında intihar oranlarının arttığı bilinmektedir. İntihar giderek önemi artan bir halk sağlığı sorunu haline gelmektedir.

    Salgın hastalıklardan sonra depresyon, alkol-madde kullanım bozuklukları, uyku bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu ve diğer anksiyete bozukluklarında artma olduğunu biliyoruz. COVID-19 salgınında alınan kısıtlama tedbirleri ve ekonomik zorluklar kişilerin ruh sağlığını olumsuz etkilemektedir.”

    “İŞSİZ MÜZİSYENLER, DOLU OTELLERİ, KONGRELERİ DE GÖRDÜ”

    Dr. Özgür Deniz Değer, pandemi sürecinde intihar vakalarının daha çok yoksul ve işsiz kesimde görüldüğünü söyleyerek bu yönlü artışa da vurgu yaptı. Değer, kronik ruhsal bozukluğa sahip insanların yeterli ve düzenli kontrollerine gidememesinin de intiharı arttıran etkenlerden birisi olduğunu ifade etti.

    Psikiyatrist Değer, intiharların daha çok müzisyenlerle duyulur olması konusunu da yorumladı. Özgür Deniz Değer, müzisyenlerin düzenli bir gelire sahip olmayan kesimler içerisinde olduğuna işaret ederek “Günlük yevmiye ile çalışan insanlar, salgın döneminde alınan tedbirlerden en çok zarar gören insanlar oldular. Destek adı altında verilen 1000 TL, açlık sınırının yarısı bile etmiyor. Sosyal olarak izole olmak ve üstüne geçim zorluğuna maruz bırakılmak müzisyenleri oldukça etkiledi” ifadelerini kullandı.

    “ALINAN TEDBİRLER, BİLİMDEN UZAK, BİR ADALET SORUNU OLARAK ORTADA”

    Dr. Özgür Deniz Değer, “Salgın döneminde alınan tedbirlerin bilimden uzak olması, bir adalet sorunu olarak da ortada” diyerek “Çalışamayan, müzik aletini satmak zorunda kalan müzisyen, kalabalık kongreleri, dolu otelleri de görüyor. Adaletsizlik duygusu tüm canlılarda olduğu gibi insanı da ruhsal olarak yaralıyor. Evet intiharlar en çok müzisyenlerle duyulur oldu. Bunu müzisyenlerin zaten toplum önünde görünür olmalarına, sosyal ağlarının daha geniş olmasına bağlayabiliriz.”

    “MEDYA, AZAMİ ÇEKİNCE GÖSTERMELİ”

    Psikiyatrist Dr. Özgür Deniz Değer, medyanın, intihar haberlerini detaylı bir şekilde iletmesinin arkasındaki tehlikelere de işaret etti. “İntihar vakalarının tüm detaylarıyla, dramatize edilerek, görsel öğeler eşliğinde sunulması, intihara eğilimli insan üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir” diyen Özgür Deniz Değer, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Dünyada medyada intihar haberlerinin veriliş biçimine dikkat edilmediği zaman intihar girişimlerinin arttığını gösteren çok sayıda örnek bulunmakta. Yıllar önce Boğaziçi Köprüsü’nde intihar girişimi haberlerinin verilmesinin kesilmesinden sonra intihar girişimlerinin azalması, Avusturya’da intihar haberlerinin kısıtlanmasından sonra intihar olgularının azalması gibi örnekler intiharın medyada yer alması ile gerçekleşmesi arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktadır. Medyada ayrıntılı resim ve görüntülerle verilen haberlerden sonra benzer yöntemi kullanarak intiharların arttığı bildirilmiştir. Medya intihar haberi yapmadan önce azami çekinceyi göstermeli ve haber yapılacaksa; yalnız gerekli bilgilerle yetinilmeli, yönteme değinilmemeli.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

     

  • Taşcıer: Nisan’da en az 129 kişi intihar etti; 8’i çocuk

    Taşcıer: Nisan’da en az 129 kişi intihar etti; 8’i çocuk

    PİRHA-CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer nisan ayı intihar verilerini açıklayarak en az 129 kişinin yaşamını yitirdiğini belirtti. İntihar edenlerden 8’i ise çocuk. 

    CHP Ankara Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Gamze Taşcıer nisan ayı intihar verilerini açıkladı. Taşcıer, nisan ayında en az 129 kişinin intihar ederek yaşamına son verdiğini, bunlardan 8’inin ise çocuk olduğunu belirtti.

    “İNTİHARLAR DA SALGIN GİBİ YAYILIYOR”

    Milletvekili Gamze Taşcıer, “Soru önergelerimize ve bilgi edinme başvurularımıza yanıt alamadığımız için 81 ilde çıkan haberleri her ay tek tek tarıyoruz” diyerek “Yerel basın taramalarımızda tüm intihar vakalarını isim isim tespit ediyoruz. 2021 yılının Ocak ayında 94, Şubat ayında 99, Mart ayında da 112 kişinin intihar ederek yaşamına son verdiğini raporlamıştık. Her ay daha da kararan bir tabloyla karşı karşıyayız. İnsanlar yaşamlarına son veriyor ve intiharlar da bir salgın gibi yayılıyor. Toplumsal bir sıkışma var” ifadelerini kullandı.

    “ORTADA BİR BUHRAN VAR”

    Gamze Taşcıer, intihar vakalarının tespit ettikleri sayıların çok daha üzerinde olduğuna işaret ederek “Çünkü bu sayılar yalnızca haber olan intihar vakaları. Ayrıca bu ayki 129 intihar vakası yalnızca ölümle sonuçlananlar. Bunun haricinde intihar girişimlerini dahil etmiyoruz. İnsanlar neden intihar ediyor, neden yaşamlarına son veriyor, bu Türkiye için çok yakıcı ve acilen dikkatle üzerine eğilinmesi gereken bir sorun. Ortada bir buhran var. Pandemi ile birlikte zor günler geçiren esnaf canına kıymaya başladı. Bu konu Türkiye’nin en önemli sorunlarının başında geliyor” dedi.

    “İNTİHAR YAŞI 13’E İNDİ”

    CHP’li Gamze Taşcıer, intihar edenler arasında çocukların da olduğunun belirterek şu bilgileri aktardı:

    “Geçtiğimiz ayki tespitlerimizde Mart ayında 13 çocuğun intihar ederek yaşamına son verdiğini görmüştük. Bu ay da maalesef biri 13, ikisi 15, ikisi 16 ve üçü 17 yaşında olmak üzere 8 çocuk yaşamına son vermiş. İntihar yaşı maalesef 13’e kadar inmiş durumda. Tespit edebildiklerimiz arasında en çok intihar gerçekleşen il bu ay 10 intihar vakasıyla Denizli oldu. Şanlıurfa’da 9, Antalya ve Diyarbakır’da 7’şer intihar sonucu ölüm gerçekleşmiş.”

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Dilimizdeki Hızır, yaşadığımız, yaşattığımız Hızır olsun’

    ‘Dilimizdeki Hızır, yaşadığımız, yaşattığımız Hızır olsun’

    PSAKD Ataşehir Şubesi ve Cemevi yönetimi, pandemi sürecinde artan intihar vakalarına dikkat çekerek “Ey can intihar etme, yaşama tutun” çağrısı yaptı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ataşehir Şubesi ve Cemevi yönetimi, artan intihar vakalarına dikkat çekti. Yazılı yapılan basın açıklamasında “Ey can intihar etme, yaşama tutun” çağrısı yaptı.

    “3416 KİŞİ İNTİHAR ETTİ”

    “Yaşatmak ve yaşamaktır özümüz” denilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Pandemiyle birlikte boyutlanan işsizlik, yoksulluk, zaten sınırlı olan sosyal alanların tamamen ortadan kalkması, yasaklar ve sınırlamalar ile daha bir dara düşen, sorunlarla kendi başına kalan insanlık geleceğe dair yaşamak ve yaşatmak umudunu kaybederek kendi yaşamına kıyma eğilimi göstermekte.

    Son zamanlarda her gün görür, duyar olduğumuz intihar haberleri yüzü aşkın müzisyen, çocuğunu komşuya bırakıp intihar eden çift, Bursa’daki doktor ve daha niceleri… Hakka yürüme hizmeti veren cemevlerinde en yakından tanığız intihar eden canların artışına. TÜİK verilerine göre 2019 yılında 3416 kişi intihar etti. İntiharın 20-24 ve 30-34 yaşları arasında yoğunlaştığı ise bir başka veri.”

    “YOKSULLUĞU, İŞSİZLİĞİ, AÇLIĞI ÜRETEN BİZ DEĞİLİZ”

    Soysal devletin temel görevi olan yurttaşına hizmet etmeyi nasıl ve neden yapmadığını en iyi bilenlerden olan Aleviler olarak toplumsal hafızamıza sahip çıkacağız. Bazen durum öyle bir hal alıyor ki bütünün sorununa çözüm olamıyoruz diye tek tek attığımız adımları atmaktan çekinir hale geliyoruz. Meseleyi sadece ekonomik sorununa çözüm bulmak olarak gördüğümüzde daralıyoruz. Ekonomik sorununa çözüm olmak kendisi de ekonomik zorda olan için daha bir çözümsüzlük olmakta. Bu nedenle meseleyi birlikte ve bütün görelim. Yoksulluğu, işsizliği, açlığı üreten biz değiliz. Sömürü üzerine kurulu bu düzen çarkları arasında birlikte ezildiğimizi unutmadan yolu sürelim. Yaşamak ve yaşatmak değerimize sahip çıkarken tek tek her bir canımızı da bu süreçte yaşama, geleceğe  tutundurmak için çalışmaktan vazgeçmeyelim. Elini tutalım, kapısını çalalım, ‘nasılsın, var mı yapabileceğimiz bir şey?’ diyelim. Yaşama umudumuzu, inancımızı kıranlara karşı tutunacak dal bulalım, o dal olalım. ‘Düşenin dostu olmaz’ sözünün hakim olmasına izin vermeyelim. Düşeni kaldıran olalım. Tarih bunun örnekleriyle dolu. Her düşeni kaldıran, her boşluğu dolduran, gideni getiren, kırılanı tamir eden, döküleni toplayan olalım. Umutsuzluk tohumu ekenlere karşı umudun tohumunu filizlendirelim. Dilimizdeki Hızır, Yaşadığımız, Yaşattığımız Hızır olsun. Aşk ile.”

    (HABER MERKEZİ)

  • HDP’li Kenanoğlu: Ekonomik sorunlar çözülmezse intihar vakaları bitmez

    HDP’li Kenanoğlu: Ekonomik sorunlar çözülmezse intihar vakaları bitmez

    PİRHA – HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, son aylarda artan intiharlara ilişkin Mecliste konuşma yaptı. Kenanoğlu, intiharların insanların yaşadığı ekonomik sıkıntılardan bağımsız olmadığını, ekonomik çözüm olmadığı müddetçe intiharların azalmayacağını ifade etti. 

    HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Meclis Genel Kurulunda Partisi Grubu adına yaptığı konuşmada; son aylarda artan intihar vakalarının insanların yaşadığı ekonomik sıkıntılardan bağımsız olmadığını, ekonomik sorunlar çözülmeden intihar vakalarının da azalmayacağını vurguladı.

    Kenanoğlu, şunları kaydetti:

    “İntihar vakaları son aylarda oldukça arttı ve intihar insanların yaşadıkları çaresizlik karşısında ve yaşama tutunma konusunda zorlandıkları dönemlerde başvurdukları bir yöntem maalesef ve insanın kendi yaşamını bilerek ve isteyerek sonlandırması, yaşama hakkından kendi isteğiyle vazgeçmesi herhâlde ölümün en kötü yöntemlerinden birisi olsa gerek.
    Şimdi, bu intihar vakalarının çeşitli sebepleri ortaya konuyor ve bunlardan tabii ki önemli bir sebep de işsizlik. 2019’da Türkiye’de işsizlik oranı TÜİK rakamlarına göre yüzde 13,4’e yükselmiş, işsiz sayısı ise 4 milyon 396 bin olarak hesaplanmış. 2018 yılı verilerine göre ise 3.161 kişi intihar etmiş, ortalama günde 9 kişinin intihar ederek yaşamına son verdiğini görüyoruz.”

    “SEBEBİ BÜYÜK ORANDA İŞSİZLİKTİR”

    İntihar vakalarının istatistiklerinden aktarım yapan Kenanoğlu, “Bu intiharların sebepleri araştırıldığında TÜİK verilerine göre yüzde 37’nin “sebebi bilinmiyor” olarak gösteriliyor, yüzde 27’si “diğer sebepler” deniliyor ve ama bu “diğer sebepler” çok açık bir şekilde ifade edilmiyor, yüzde 8’i geçim zorluğu üzerinden kuruluyor. Ama şunu gördüğümüzü zaman, insanların psikolojik rahatsızlıklar, yaşamla ilgili çeşitli sorunlar yaşaması, bütün bunların sebepleri aslında hayata tutunamamak ve bunun da başında iş imkânı, geçindirmekle yükümlü olduğu ailesine, çocuklarına yardım edememe, onların geçim sorunlarını, sıkıntılarını karşılayamamanın önemli bir faktör olarak karşımızda durduğunu görüyoruz. Yani sebep başka türlü olarak ifade edilmiş olsa da, netice itibarıyla, altına baktığınız zaman, büyük oranda, bunun sebebinin işsizlik olduğunu görüyoruz” dedi.

    Kenanoğlu, Son aylarda yaşanan intihar vakaları: Biliyorsunuz, Fatih’te siyanürle yaşamına son vermişti insanlar. Yine, Antalya’da bir apartman dairesinde 2’si çocuk 4 kişinin cesedi bulunmuştu ve baba bıraktığı mektupta da yine aynı şekilde “Çalışamadığımdan kaynaklı.” demişti. Yine aynı şekilde Denizli’nin Çal ilçesindeki intihar ve en son, Hatay’ın Antakya ilçesinde Hatay Valiliği önünde “Çocuklarım aç.” diyerek yaşamına son veren bir babayı biliyoruz” diyerek son zamanlarda yaşanan intihar vakalarını özetledi.

    “İNTİHARLAR NEDEN ARTTI?”

    İntiharların son dönemde artmasına değinen Kenanoğlu, şöyle konuştu:

    “Peki, niye arttı? Bir intihar vakası meydana gelmişti, bu intihar vakasından kaynaklı olarak Mecliste sigara içilebilen alanlar yani açık alanlar, teraslar kilitlendi, kapatıldı ve hâlâ teraslar kilitli. Şimdi, dolayısıyla çözümü burada buluyoruz. “İntihar girişimi terasta oldu, o yüzden orayı hemen kilitleyelim; siyanürle intihar etti, hemen siyanüre bir yasak getirelim.” ya da işte “Hangi maddeyi kullandıysa o madde üzerinden bir yasak getirerek sorunu çözelim.” noktasında bir bakış açısı var. Oysa intihar vakalarının sebepleri bellidir; sosyolojik, psikolojik ve bu önergeye konu olduğu gibi de işsizlikten kaynaklı, ekonomik sıkıntılarından kaynaklı sorunlar vardır, intihar sebepleri vardır. Bunların çözüme ulaştırılmasının yolu yasaklamak değildir, ekonomik sorunlara çözüm bulmaktır. Bu anlamıyla da bir an önce bu konuların araştırılıp ele alınması ve ekonomik sorunların çözülmesi gerekiyor ki bu intihar vakalarından kurtulabilelim.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Ekonomik kriz intiharı tetikliyor

    Ekonomik kriz intiharı tetikliyor

    Geçen yılın resmi verilerine göre Türkiye’de 3 bin 161 kişi yaşamına son verdi. Veriler ortalama her 25 bin kişiden birinin intihar ettiğini gösterirken intihar nedenlerinin başında ekonomik kriz geliyor. Çözüm bekleyen diğer sorunlar da intiharın tetikleyicisi durumunda.

    CHP Ankara Milletvekili Murat Emir Türkiye’de son 10 yılda yaşanan intihar vakalarını inceleyen bir rapor hazırladı. Emir’in hazırladığı rapora göre 2018 yılında 3 bin 161 kişi intihar etti. Cumhuriyet’ten Mahmut Lıcalı’nın haberine göre raporda yer alan diğer veriler ise şöyle;

    – Türkiye genelinde geçim sıkıntısı nedeniyle intihar haberleri artarken, ekonomik krizin başladığı 2018’de resmi verilere göre 3 bin 161 kişi yaşamına son verdi. 2018’de ortalama her 25 bin kişiden biri intihar etti.

    – 4 kişiden 3’ü erkek: 2018’de gerçekleşen intiharların yüzde 24.4 oranıyla yaklaşık 760’ını kadınlar, yüzde 75.6 oranıyla yaklaşık 2 bin 380’ini ise erkekler oluşturdu.

    – Geçim zorluğu ikinci sırada: İntiharlarda “bilinmeyen” ve “diğer” kategorisinde toplam 2 bin 16 vaka yer aldı. Nedenleri bilinen intiharlarda “hastalık” nedeniyle 677 intihar vakası ilk sırada yer alırken “geçim zorluğu” nedeniyle gerçekleşen intiharlar 246 vakayla ikinci sıraya yerleşti. Üçüncü sırada aile geçimsizliği nedeniyle 129 intihar vakası yer aldı.

    – Gençler intihar ediyor: 2018 verilerine göre 15 yaş altı 69 çocuk, 15-19 yaş grubundandan da 304 genç yaşamına son verdi. Son 10 yılın verileri incelendiğinde 15 yaş altı 918 çocuk intihar etti. Son 10 yılda 15-19 yaş aralığında intihar edenlerin sayısı ise 3 bin 523 oldu.

    – Ekonomik kriz intiharı tetikliyor: 2009-2018 yılları arasında ölümle sonuçlanan intihar sayısı resmi verilere göre 30 bin 984 olarak kayıtlara geçti. Son 10 yılda geçim zorluğu gerekçesiyle İstanbul’da 379, İzmir’de 248, Ankara’da 216, Bursa’da 136, Adana’da 93 intihar vakası gerçekleşti.