Etiket: iptal kararı

  • DEM Partili Kordu, İliç’te kapasite artırımının iptal edilmesini Meclis gündemine taşıdı

    DEM Partili Kordu, İliç’te kapasite artırımının iptal edilmesini Meclis gündemine taşıdı

    PİRHA-DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, İliç’te işletilen madenin kapasite artışı ve açık ocak genişleme projelerine ilişkin iptal kararı verilmesini Meclis gündemine taşıdı. Kordu, “Danıştay tarafından kesinleşen mahkeme kararı doğrultusunda mevcut Çöpler bölgesinde halen faaliyet yürüten Maden şirketleri üzerinde idari olarak gerekli uygulama yapılacak mıdır veya uygulama ilgili herhangi bir planınız var mıdır?” diye sordu. 

    Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Erzincan’ın İliç Anagold Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından işletilen ve 9 işçinin yaşamını yitirmesine sebep olan Çöpler Kompleks Madeni’ne ilişkin kapasite artışı ve açık ocak genişleme projelerine dair açtığı davayı kazandı. Anagold Madencilik tarafından İliç’te işletilen madenin kapasite artışı ve açık ocak genişleme projelerine ilişkin verilen iptal kararı Danıştay tarafından onandı.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim Milletvekili Ayten Kordu, İliç’te işletilen madenin kapasite artışı ve açık ocak genişleme projelerine ilişkin iptal kararı verilmesini Meclis gündemine taşıyarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.

    “HUKUKİ SÜREÇLER SONUCUNDA MAHKEMELER TARAFINDAN KAPASİTE ARTIŞI İPTAL EDİLMİŞTİR”

    İliç’te madenin kapasite artışının çevresel ve sosyal etkileri göz ardı edilerek yürütülmek istendiğini belirten Ayten Kordu, şunları dile getirdi:

    “Ancak hukuki süreçler sonucunda mahkemeler tarafından iptal edilmiştir. 2021 yılında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen “Çöpler Kompleks Madeni 2. Kapasite Artışı ve Flotasyon Tesisi Projesi”ne ilişkin ÇED olumlu kararı ile 2023 yılında Erzincan Valiliğince verilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararları, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) tarafından açılan davalar sonucu iptal edilmiştir. Mahkemeler, projelerin çevresel ve teknik etkilerinin yetersiz değerlendirildiğini belirlemiş, bu doğrultuda verilen kararları hukuka aykırı bulmuştur. Son olarak Danıştay, ilgili kurumların temyiz taleplerini reddederek mahkeme kararlarını kesinleştirmiştir.

    “ALINAN KARARLARIN ETKİN BİR ŞEKİLDE UYGULANMASI BÜYÜK ÖNEM TAŞIMAKTADIR”

    Hukuki süreçlerin tamamlanmasına rağmen ilgili idarelerin nasıl uygulayacağının belirsizliğini koruduğunu vurgulayan Kordu, “Özellikle Erzincan İliç’te yaşanan çevresel tahribat ve 9 madencinin hayatını kaybettiği felaket göz önüne alındığında, bu kararların etkin şekilde uygulanması büyük önem taşımaktadır. ÇED süreçlerinin bilimsel esaslara dayanması, halkın katılımının sağlanması ve çevresel etkilerin önlenmesi adına, bakanlığınızın bu konudaki tutumu hayati önemdedir. Çevresel etkileri göz ardı eden uygulamaların bakanlık tarafından devam ettirilmesi, benzer sorunların tekrar yaşanmasına sebep olma riskini taşımaktadır. Bu nedenle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından konuya ilişkin alınacak önlemler büyük bir elzemdir. Bu anlamda çevre ve halk sağlığını doğrudan ilgilendiren bu tür projelerde bilimsel ve hukuki kriterlere uygun hareket edilmesi gerektiği açıktır.”

    “İPTAL KARARLARINA RAĞMEN İLİÇ’TE FAALİYETLERİN DEVAM EDİLMESİNİN SEBEPLERİ NELERDİR?”

    Kordu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un cevaplaması için şu soruları yöneltti:

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın, Danıştay tarafından onanan İliç madenine ilişkin iptal kararlarına rağmen maden sahasında faaliyetlerin devam etmesine göz yummasının sebepleri nelerdir?

    -Danıştay tarafından kesinleşen mahkeme kararı doğrultusunda mevcut Çöpler bölgesinde halen faaliyet yürüten Maden şirketleri üzerinde idari olarak gerekli uygulama yapılacak mıdır veya uygulama ilgili herhangi bir planınız var mıdır?

    -TMMOB’un başvuruları üzerine başlatılan hukuki süreçle 2021 ve 2023 yıllarında iptal kararları verilmesine karşın madenin faaliyetlerine devam etmesinin çevresel sonuçlarına ve yaşanan can kayıplarına ilişkin Bakanlık tarafından herhangi bir inceleme yapılmış mıdır?

    -ÇED süreçlerinde bilimsel kriterlerin tam anlamıyla değerlendirilmesi ve kamu yararının korunması adına bakanlığınızın aldığı tedbirler nelerdir?

    -Erzincan İliç’te yaşanan maden faciasının ardından bölgedeki madencilik faaliyetlerinin çevresel etkileri yeniden değerlendirilecek midir?

    -ÇED raporları hazırlanırken bağımsız bilim insanları ve sivil toplum kuruluşlarının görüşlerine yer verilmesi adına Bakanlığınızın herhangi bir çalışması bulunmakta mıdır?

    -Türkiye genelinde benzer ÇED süreçleriyle yürütülen maden projelerinin denetimleri artırılacak mıdır?

    -Erzincan Valiliği tarafından verilen “ÇED gerekli değildir” kararına ilişkin denetim yapılmış mıdır? Benzer kararların verilmemesi adına bir düzenleme planlanmakta mıdır?

    -Çöpler Kompleks Madeni ve diğer maden sahalarında çevresel denetimlerin sıklığı ve içeriği hakkında bilgi verebilir misiniz?

    -ÇED süreçlerinde kamuoyunun ve konunun uzmanı ilgili kurumların daha etkin katılımını sağlamak adına bakanlığınız tarafından yeni düzenlemeler yapılacak mıdır?

    -13 Şubat 2024’te tarihinde gerçekleşen İliç Maden Faciası öncesinde felaketin geleceğini rapor eden ve hukuki süreçlere başvuran TMMOB gibi konunun uzmanı ilgili meslek odalarının madencilik projelerine yönelik yaptığı itirazlar bakanlık tarafından nasıl değerlendirilmektedir?

    -Maden Faciasının gerçekleştiği yerdeki liç yığınlarını taşıma işlemleri halen devam etmekte midir? Eğer devam ediyorsa, halen taşınması gereken ne kadar malzeme bulunmakta ve taşınan malzeme hangi alanlara yönlendirilmektedir?

    -Taşınan liç yığınları geçici depolama alanlarına mı, yoksa kalıcı depolama alanlarına mı yapılmaktadır? Kalıcı depolama alanları varsa, bu alanların tam lokasyonu nedir? Örneğin, eski ana ocak gibi spesifik bir alan var mıdır?

    -Liç taşıma işlemleri dışında, maden sahasında cevher çıkarma, işleme veya diğer ilgili faaliyetler sürdürülmekte midir? Özellikle, diğer maden sahalarından gelen malzemelere yönelik bir işlem veya oksitli faaliyetler yapılmakta mıdır? Eğer böyle faaliyetler sürdürülüyorsa, bu faaliyetlerin kapsamı nedir ve hangi mevzuat ve yasal düzenlemelere dayanılarak gerçekleştirilmektedir?

    -Erzincan İliç bölgesinde yeni bir Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) ve izin süreci başlatılmış mıdır? Eğer süreç başlatıldıysa, hangi aşamaya gelinmiştir ve mevcut durum nedir?”

    PİRHA/ANKARA

  • FEDA: Dayanışma gecemizi koronavirüs yasaklarından kaynaklı iptal ettik

    FEDA: Dayanışma gecemizi koronavirüs yasaklarından kaynaklı iptal ettik

    PİRHA- Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), 19 Aralık Pazar günü düzenleyeceği FEDA Akademisi ile Dayanışma Gecesi etkinliğini koronavirüs yasaklarından kaynaklı iptal ettiğini duyurdu. 

    Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), 19 Aralık Pazar günü düzenleyeceği FEDA Akademisi Dayanışma Gecesi etkinliğini koronavirüs yasaklarından kaynaklı iptal ettiğini duyurdu.

    Etkinliğe birkaç gün kala Kuzey Ren-Vestfalya (NRW) Eyalet Meclisi’nin  koronavirüs yasakları ilan etmesiyle birlikte ağır cezaların söz konusu olacağının belirtildiği açıklamada, “Kapalı mekanlarda 2G ve hızlı test şartı getirilmiş, sınırlı sayıda insan maske zorunluluğu ile salona girebileceğine karar verilmiştir. Uyulmaması halinde hem mekan sahibine, hem de tek tek insanlara ağır cezalar söz konusu olacaktır.   Bu şartlar altında dayanışma gecesine yüklenen misyonu yerine getiremeyeceğimizden gecemizi iptal etmek zorunda kaldık” ifadelerine yer verildi.

    “KORONAVİRÜS YASAKLARINDAN KAYNAKLI GECEMİZİ İPTAL ETTİK”

    FEDA’nın açıklamasında şunlar kaydedildi:

    “19 Aralık Pazar günü Köln’ de FEDA Akademisi ile Dayanışma Gecesi düzenlemiştik. Çok saygı değer dostlarımızın katkıları ve siz değerli canlarımızın lokmalarıyla, “ Hakikat Kapısından Kainata Yol Sürelim ” istemiştik. Ancak NRW Eyalet Meclisi, 17 Aralık’  ta geçerli olmak üzere yeni korona yasaklarını ilan etti. Bu kapsamda; kapalı mekanlarda 2G ve hızlı test şartı getirilmiş, sınırlı sayıda insan maske zorunluluğu ile salona girebileceğine karar verilmiştir. Uyulmaması halinde hem mekan sahibine, hem de tek tek insanlara ağır cezalar söz konusu olacaktır. Bu şartlar altında dayanışma gecesine yüklenen misyonu yerine getiremeyeceğimizden gecemizi iptal etmek zorunda kaldık.
    Dostlarımızın değerli katkılarına ve siz canlarımızın lokmalarına layık olmaya çalışacağımızın öncelikle bilinmesini isteriz. Bu duygu ve hissiyat ile neden olduğumuz mağduriyetinizden dolayı siz canlarımızdan tüm kamuoyundan özür diliyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Alevi köyü Arek’te madencilik projesi iptal edildi

    Alevi köyü Arek’te madencilik projesi iptal edildi

    PİRHA- 1995 yılında zorla boşaltılan 3 yıl sonra yeniden yaşamın başladığı tarihi yapıları da içinde barındıran Alevilerin yaşadığı Bingöl Kiğı’ya bağlı eski ismi Arek olan Eskikavak köyü madencilik kıskacındaydı. Mücadele kazanımla sonuçlandı ve madencilik projesi iptal edildi.

    Bingöl’ün Kiğı İlçesi’ne bağlı eski ismi Arek olan Eskikavak Köyü’nde gerçekleştirilmesi planlanan Kurşun Gümüş Çinko Madenciliği Projesi’ne karşı açılan davada İdare Mahkemesi iptal kararı verdi. Tarihi yapılar barındıran bir yerleşim alanı olan Eskikavak şimdilik rahat bir nefes alacak.

    Bu köyde bulunan Surp Hovhannes Kilisesi de restore edileceği günü bekliyor. İl genelinde yüzlerce tarihi eser doğa koşullarına terk edilmiş durumda. Roma, Urartu ve birçok medeniyete ait tarihi yapıların bulunduğu Bingöl’de defineciler de kol geziyor.

    Ayrıca Eskikavak, 1995 yılında zorla boşaltılan köylerden biri. Köylülere, 3 gün içinde boşaltmadıkları takdirde köylerini yakacaklarını söyleyen askerlerin bir de kendi istekleri ile köylerini terk ettiklerine dair belge imzalatıldığı  belirtilmişti. Köylerinden zorla, baskıyla çıkarılan köylüler yerinden, yurdundan, toprağından olmanın bütün sıkıntılarını yaşadıktan 3 yıl sonra yeniden köylerine geri dönmüşler.

    Haberimizde yer alan Selime Bayek zorla göçün ardından yaşadıklarını şu sözlerle ifade etmişti:

    “Hayvanlarımız daha yeni doğum yapmıştı. Askerler geldi tekmelediler kapımızı. Kapı dışarı ettiler bizi. Erkekleri alıp götürdüler boş kağıtlara imza attırdılar. Köyden dışarı attılar bizi. “Başka evimiz yok, yurdumuz yok, nereye gidelim” dedik. “Nereye giderseniz gidin” cevabını verdiler. Bir çavuş vardı çok hakaret etti bize. Hep Aleviyiz diye yaptılar bunları.” (HABER MERKEZİ)

    .