PİRHA- 23. Munzur Doğa ve Kültür Festivali’nin birinci gününde irade gaspına karşı Sanat Sokağı’ndan Mameki Parkı’na yürüyüş yapıldı. Yürüyüşe katılan kitle sık sık ‘Kayyım gidecek biz kalacağız’ sloganları attı.
Ana teması “Dersim Yaşamdır; Doğama, İrademe, Dilime, İnancıma Dokunma” 23. Munzur Kültür ve Doğa Festivali devam ediyor.
23. Munzur Doğa ve Kültür Festivali’nin birinci gününde irade gaspına karşı Sanat Sokağı’ndan Mameki Parkı’na yürüyüş yapıldı.
Yürüyüşe katılan kitle sık sık ‘Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz’ , ‘Direne direne kazanacağız’ , ‘Kayyım gidecek biz kalacağız’ , ‘Dersim halkı iradene sahip çık’ sloganları attı.
PİRHA-DEM Parti’nin irade gaspına karşı İstanbul’dan başlattığı “İradeye Saygı Yürüyüşü” Ankara’ya ulaştı. Yapılan basın açıklamasında, “Milliyetçiliği körükleyerek toplumu kutuplaştırmaya çalışıyor. DEM Parti’nin kazandığı belediyeleri darbe yöntemleriyle ele geçirmeye çalışıyorlar”denildi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) tarafından kayyım gaspına karşı İstanbul’dan Colemêrg’e başlattığı “İradeye Saygı Yürüyüşü” Ankara’ya ulaştı. İstanbul ve İzmir’den yola çıkan yürüyüşçüler, Kurtuluş Parkı’nda karşılandı. Daha sonra Sakarya Caddesi’ne geçen yürüyüşçüler basın açıklaması yaptı.
“KÜRT HALKININ SEÇME VE SEÇİLME HAKKINI ORTADAN KALDIRAN BİR ‘KÜRT NORMALİ’ YARATILMAK İSTENİYOR”
Açıklama metnini DEM Parti Ankara İl Kadın Meclisi Sözcüsü Nebahat Çalpan okudu.
Çalpan, “İrade gaspına boyun eğmeyeceklerini belirterek, “Kaldırılmış olan OHAL artığı bu yasa iptal edilinceye kadar, atanmışın seçilmiş üzerindeki vesayete son verilinceye ve belediyemizi tekrar halkımıza teslim edinceye kadar mücadelemiz sürecek. Kayyumlarla devreye sokulan saldırı, aslında eşitlik ve özgürlük isteyen her kesime dönüktür. 12 Eylül Darbe Anayasası’nı bile rafa kaldıran iktidar bloğu, ‘Yeni Anayasa’, ‘Yumuşama’ adı altında toplumsal tepkiyi kontrol altına almaya çalışırken, üçüncü kayyum dönemiyle Kürt halkının seçme ve seçilme hakkını tümden ortadan kaldıran bir ‘Kürt normali’ yaratmak istiyor. Milliyetçiliği körükleyerek toplumu kutuplaştırmaya çalışıyor. DEM Parti’nin kazandığı belediyeleri darbe yöntemleriyle ele geçirmeye çalışıyorlar” diye belirtti.
“YIKIM VE SAVAŞ SİYASETİNDEN VAZGEÇİN”
Kayyım ve tecrit politikalarının halkları ancak savaş ve felakete sürüklediğini dile getiren Çalpan, “Halklarımıza barışı, dirliği ve huzuru çok gören, ekonomik yıkımı ağırlaştıran bu siyaset sizi bir yere götürmez. Götüreceği yer felakettir. Hali hazırda sonuçları ağır olan bölgesel savaşlara, soykırıma varan büyük katliamlara tanıklık ediyoruz. Gelin yol yakınken, savaş ve ranttan medet uman, baskı ve zorbalıkla sonuç alınabileceğini var sayan bu yıkım siyasetinden vazgeçin. Tecridi durdurun, diyalog ve müzakere kapılarını açın, halk iradesine ipotek koymayın. Hakkari Belediye Meclisi’nin Mehmet Sıdık Akış’ın yerine başkan olarak atadığı Viyan Tekçe’nin başkanlığını kabul edin. Savaş ve ranttan tasarruf edin, edin ki ekonomi politikalarınızla yoksulluk ve işsizlik içinde kıvranan halklarımız derin bir nefes alsın” ifadelerini kullandı.
“YÜRÜŞÜMÜZ DEVAM EDECEK”
DEM Parti Van Milletvekili Mahmut Dündar ise, “Kürdistan’da, AKP-MHP iktidarı büyük bir darbe yedi ve buna tahammül edemiyorlar. 31 Mart seçimlerinde bin bir türlü hile, yalan, oyun yaptılar ama yine de seçimi alamadılar ve kaybettiler. Büyük bir darbe yediler. Şimdi ise kayyım siyasetiyle diyorlar ki iradenizi tanımıyoruz. Kayyumlar Kurdistan coğrafyasını talan etti. Wan’a kayyım atamaya kalkıştıklarından dört bir yandan buna karşı çıktık. Bugün de buna karşı sesimizi yükseltiyoruz ve Ankara’dayız. Adaleti, hakkı, eşitliği savunan tüm insanlar olarak kayyımlara geçit vermeyeceğiz. Bu kayyımları kabul etmiyoruz ve bu hukuksuzluk geri çekilene kadar yürüyüşümüze devam edeceğiz” dedi.
Konuşmaların ardından açıklama sona erdi. Bu akşam Ankara’da konaklayacak olan yürüyüşçüler, yarın Adana’ya doğru yola çıkacak.
PİRHA- İzmir’de Van halkının iradesinin gasp edilmesini protesto ettikleri için gözaltına alınanlardan 9 kişi tutuklandı.
İzmir’de 15 Mayıs’ta yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan 16 kişi, emniyet sorgularının ardından dün adliyeye sevk edildi. Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP), Türkiye İşçi Partisi (TİP), Sosyalist Mücadele İnisiyatifi, Yeni Demokrat Gençlik, Halkevleri üyelerinin de aralarında olduğu 16 kişiye, Van’daki irade gaspına karşı yapılan protesto eylemlerine katıldıkları gerekçesiyle “Gösteri ve yürüyüşler kanununa muhalefet” ve “Görevi yaptırmamak için direnme” iddiaları yöneltildi.
Savcı, Erkan Gökber’in adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına, 15 kişinin ise tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmesine karar verdi. Tutuklama talebiyle sevk edilen isimlerden Arda Duvarcı, Azat Kunur, Nazif Çakır, Nilüfer Yıldız, Samet Sağınç, Serdar Aktürk, Selman Yağmağan, Sezgin Zevkibol ve Serhat Çukurçam, “Gösteri ve yürüyüşler kanununa muhalefet” ve “Görevi yaptırmamak için direnme” iddialarıyla tutuklandı.
Tuğçe Kızıldemir, Elif Yerlikaya, Berfin Büyükertaş, Mehmet Kasar, Sedanur Parmaksız ve Sude Timagur ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
“VAN HALKININ DİRENİŞİNİ SAHİPLENİYORUZ”
Karar sonrası siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri adliye önünde açıklama yaptı. “Van iradesine sahip çıkmak suç değildir. Gözaltılar, tutuklamalar, baskılar bizi yıldıramaz” pankartı açılırken, “Faşizme karşı omuz omuza” ve “Devirmci tutsaklar onurumuzdur” sloganları atıldı. Serbest bırakılan isimlerden Tuğçe Kızıldemir, gözaltı süresince açlık grevi yaptıklarını ve bir arkadaşlarının çıplak aramaya maruz bırakıldığını aktardı. Kızıldemir, “Bu kadar aleni bir şekilde devrimcilere taciz ve işkence uygulandı. Arkadaşlarımız tutuklandı. 2 Nisan günü Van halkına İzmir’den ses verdik ve polisin saldırısına maruz kalmamıza rağmen arkadaşlarımız tutuklandı. Van halkının iradesini ve direnişini sahipleniyoruz. Van halkının zaferini tutuklamalarla yıpratamazsınız. Devrimci tutsaklar onurumuzdur” diye konuştu.
“GÖRÜNTÜLER İZLENMEMİŞ”
Avukat Sena Yazıbağlı, “Bu gözaltılar hukuk derslerinde okutulacak seviyeye ulaştı. Dosyadaki görüntülerin izlenmediğini gördük ve bunu tutanak altına aldık. Biz o görüntüleri izlediğimizde hiçbir uyarı yapılmadan müvekkillerimizin ablukaya alındığını gördük. Dolayısıyla esas hukuksuzluğun burada olduğunu söyledik. Polise mukavemet ile ilgili 2 polis şikayetçiydi. Birisi basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek bir durumdaydı, diğerinin ise parmağının kırıldığı iddia ediliyordu. Ancak buna dair hiçbir görüntü yoktu. Buradan çıkan kararların siyasi olduğunun farkındayız” ifadelerini kullandı.
PİRHA- Van’da konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “31 Mart’ta kaybettiniz. Bu yanlış hesaptan dönün” dedi. Eş Genel Başkan Tülay Hatimoğulları ise Abdullah Zeydan’a mazbatası iade edilene kadar mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısını Van’da bulunan Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’nun (KESK) binasında yaptı.
Toplantının ardından ise Perihan AVM önünden kent merkezine doğru yürüyüşe geçildi. On binlerin katıldığı ve sık sık “Abdullah Zeydan onurumuzdur”, “Direne direne kazanacağız” ve “Hak, hukuk, adalet” sloganlarının atıldığı yürüyüşten sonra Feqiyê Teyran Parkı’nda açıklama gerçekleştirildi.
Burada kitleye seslenen DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Van, ortaya koymuş olduğu onurlu duruşla Kürtlerin özgürlük ve demokrasi taleplerinin baskı, zulüm ve kayyım düzeniyle ortadan kaldırılamayacağının cevabını Newroz’da, seçimde ve bugün de bu alanda vermiştir. Emin olun; nerede ne zaman Van’ın adını duyarsak onore oluyoruz. İki dönem irademize kayyım atayanlar şimdi yeniden bir kumpasla, siyasi ve yargı darbesiyle tekrar Van halkının iradesini gasp etmeye çalışıyor. Buna izin vermeyeceğiz. Bütün baskılara, copa, dipçiğe ve biber gazına rağmen onurluca burada bir arada durduğunuz müddetçe ne onların siyasi darbeleri ne yargı darbeleri başarıya ulaşamayacaktır. Sizlere söz veriyoruz 14’te 14 belediyelerimizi koruyacağız” diye belirtti.
YSK’YE ÇAĞRI: ALET OLMAYIN’
Van halkının iradesini hiç kimsenin gasp edemeyeceğini vurgulayan Bakırhan, konuşmasına şöyle devam etti:
“Ankara’da o karanlık dehlizlerde yapılan hesaplar Van’da Newroz alanına, Van Kalesi’ne çarparak paramparça olmaya mahkumdur. Zannediyorlar ki bu haksızlığı da sineye çekeceğiz. Van halkının iradesini mazbatasını Van halkına teslim etmeleri için onlara çağrı yapıyoruz. YSK’ye seslenmek istiyorum; bu siyasi darbenin aleti olmayın. Sizler Abdullah Zeydan’a kendi elinizle onay verdiniz ‘aday olabilirsiniz’ dediniz. Şimdi kararınızın arkasında durun. Bu seçimde de Türkiye halklarından gerekli cevabı olan hükümetin lütfen baskısı altında kalmayın. Umuyor ve diliyorum ki bu halkın iradesini yok saymayacaksınız.
AKP’Lİ ARVAS’A ÇAĞRI
Bir çağrımız da AKP’li adayadır. Kürtsen, insansan inançlı isen bu toprakların insanı isen bu oyuna gelme. Mazbatayı kabul etme. Yarın Van halkının arasında, Van caddelerinde gezerken başını öne eğmek zorunda kalırsın. Bu halkın iradesini gasp edecek AKP-MHP iktidarının yanında durma. Kürt halkı onurludur. İyilik yapanı da doğru yapanı da kumpas oyunlarına alet olmayanları da unutmaz. Vicdanlı bir şekilde onurluca, başı dik bir şekilde kendi bölgende halkınla yaşamak istiyorsan Abdullah başkan ve Neslihan başkanın hakkı olan eş başkanlığa elini uzatma.
“HESAPLARINIZ BURADA YOK OLDU”
Türkiye’nin dört bir yanında Van seçimi konuşuluyor. İlk kez Türkiye, Van hakkındaki bu haksız hukuksuz karar karşısında büyük bir ittifak yapmıştır. Van’ı sahiplenen, Van halkının iradesinin arkasında duran siyasi partilere, liderlerine, demokratik kitle örgütlerine, emek ve meslek örgütlerine buradan teşekkürlerimizi iletiyoruz. Emin olun Türkiye halkları emekçileri ezilenleri ilk defa güçlü bir şekilde Van halkı ile dayanışma içerisindesiniz. Merak etmeyin yalnız değilsiniz. Türkiye’nin dört bir tarafındaki emekçiler yoksullar sizinle birliktedir. Bir kez daha AKP iktidarına sesleniyorum; bu halkın iradesini gasp ettiğiniz müddetçe kaybetmeye mahkumsunuz. 31 Mart’ta kaybettiniz. Bu yanlış yoldan dönün bu yol, yol değildir. Bu bir yere çıkmaz. Yanlış hesaplarınız dün olduğu gibi bugün burada yok oldu.”
“VAN HALKIYLA BURADAYIZ”
Ardından konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ise “Bizler burada konuşurken sadece sizlere değil Türkiye’de yaşayan 85 milyon insana sesleniyoruz. Bugün Abdullah Zeydan kardeşimizin, başkanımızın adaylığını onaylayan YSK, seçimlere 48 saat kala Cuma günü saat 17.00’ye 5 kala adaylığıyla ilgili sorun bildiriyor ve bu sorun bizlere DEM Parti’ye iletilmeden önce AKP’ye, AKP’nin adayına iletiliyor. Seçimler gerçekleşirken onlar bize kumpas kuruyorlar. Ancak onların kumpasını siz boşa düşüreceksiniz. YSK’ye sesleniyoruz; İl Seçim Kurulu 2’ye 1 oy ile yani bir şerh ile bu kararı almış durumda. Bizler de bu sabah değerli avukatlarımız, parti yetkililerimiz bir çalışma yürüttü ve oldukça geniş bir itirazı YSK’ye ulaştırdık. Bu itiraz resmi olarak sonuçlanıncaya dek itirazımız kabul edilinceye dek DEM Parti halkımızla beraber en güçlü şekilde demokratik mücadeleyi ortaya koymaya, Abdullah başkana mazbatası verilene dek bu mücadeleyi sürdürmeye devam edecek. Bizler MYK toplantımızı bugün burada Van’da yaptık. Bütün MYK grubumuz, PM’miz vekillerimizin önemli bir çoğunluğu bu karar olumlu bir şekilde niteleninceye dek Van’da olacağız, Van halkı ile beraber bu mücadeleyi yürüteceğiz.”
PİRHA-Van Büyükşehir Belediyesi’ndeki irade gaspı için Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde Adalet Nöbeti tutmak ve basın açıklaması yapmak isteyen avukatlara polis müdahale etti, çok sayıda avukat gözaltına alındı.
Van Büyükşehir Belediye Eş Başkanı seçilen Abdullah Zeydan’ın memnu haklarının Adalet Bakanlığı’nın talimatıyla geri alınmasının ardından başlayan protestolar sürüyor.
Zeydan yerine mazbatanın 28 puan fark yiyen AKP adayına verilmemesine hukukçular da tepki gösterdi.
Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı (TOHAV), Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), Çağdaş Avukatlar Grubu (ÇAG), Demokrasi için Hukukçular, Kartal Hukukçular Derneği, Katılımcı Avukatlar Grubu, Özgürlükçü Demokrat Avukatlar Grubu, Adalet için Hukukçular, Avukat Dayanışması ve Sosyal Hukuk, Van’daki AKP’nin seçim darbesine dair Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne geldi.
Avukatların basın açıklamasını okumaya başlamasıyla birlikte polis müdahalesi başladı.
Polisin engellemesinin ardından İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin ve ÖHD’li avukatlar dahil çok sayıda kişi gözaltına alındı.
Gözaltına alınan avukatların isimleri şöyle: Emre Yaşar, Eren Kesin, Rezan Gezer, Ahmet Baran Çelik, Esra Bilen, Hazal Bilgili, Jiyan Kaya, Emrah Baran, Meltem Özel, Xebat Demircan, Kemal Aytaç.
Polis müdahelesinin ardından toplu şekilde Adliye’ye girmek isteyen avukatlar güvenlik engeli ile karşılaştı. Adliyenin avukat girişi kapatıldı, avukatların adliyeye girişlerine izin verilmedi.
Adliyenin girişinde bekleyen avukatlara başsavcılık talimatıyla slogan atılmaması ve tek tek girilmesi halinde kapıların açılacağı ifade edildi. Yapılan görüşmelerde avukatlar adliyeye girebildi.
Avukatlara adliyeye girişi sırasında tekrar müdahale edildi. Binaya giren çevik kuvvet ekipleri ile avukatlar arasında arbede yaşandı. Avukatlar, ‘Polis dışarı’ sloganları attı.
PİRHA- Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı seçilen Abdullah Zeydan’ın memnu hakkının iadesi kararının geri alınmasını İzmir’de protesto eden Sibel Örkmez ve Sedanur Uğur tutuklandı.
Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı seçilen Abdullah Zeydan’ın seçilme hakkının iadesi kararının AKP’nin talimatıyla geri alınmasını protesto için İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri dün akşam açıklama yaptı. Açıklama sonrası yürümek isteyen kitleye polis sert müdahale etmiş ve sonrasında gözaltına alınan 6 kişi İzmir İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürülmüştü. Dün gece emniyet ifadeleri alınan 6 kişi bugün öğle saatlerinde adliyeye sevk edildi.
Savcılık ifadesi biten 6 kişiden Mor Dayanışma üyesi Sibel Örkmez ve Sedanur Uğur tutuklandı. İfadeleri alınan Deniz Uslu, Rıfat Gültekin, Fadime Özdemir, , Figen Eskier ise serbest bırakıldı.
Kadınların tutuklanmasının ardından Bayraklı Adliyesi önünde basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamada sık sık “Gözaltılar, tutuklamalar, baskılar biz yıldıramaz”, “Kayyum gidecek biz kalacağız” ve “Halkın iradesi gasp edilemez” sloganları atıldı.
PİRHA- Yerel seçim sonuçları ile Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı seçilen Abdullah Zeydan’ın memnu hakkının iadesi kararının geri alınmasının ‘açık faşizm’ olduğunu belirten DEDEF, “Van Belediyesi Eş Başkanı Zeydan özgülündeki uygulamalar Van halkının iradesini yok saymaktır. Bu açık bir faşizmdir” dedi.
Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı seçilen Abdullah Zeydan’ın memnu hakkının iadesi kararının geri alınması ve mazbatanın AKP adayına verilmesine dair tepkiler gelmeye devam ediyor.
Konuya ilişkin yazılı açıklama yapan Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), tüm haksızlık ve antidemokratik uygulamalara karşı Van halkının iradesine sahip çıktığını ifade ederek, İl Seçim Kurulu ile Yüksek Seçim Kurulu’nu seçmen iradesini tanımaya ve hukuka uygun davranmaya çağırdı.
“EŞ BAŞKANLIK GASP EDİLİYOR”
’31 Martta yapılan seçimde ortaya çıkan tablo Van halkının iradesidir’ başlığıyla yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:
“31 Mart Pazar Günü yapılan yerel seçimlerde yüzde 55 oy alan DEM Parti eş başkanlarından Abdullah Zeydan’ın belediye eş başkanlığı gasp ediliyor. Van İl Seçim Kurulu, Van Büyükşehir Belediye Eş Başkanı olarak seçilen Abdullah Zeydan’ın yerine, büyük bir oy farkıyla ikinci sırada olan AKP adayını belediye başkanı olarak belirlemeye çalışıyor. Yüksek Seçim Kurulu tarafından adaylık şartlarını yerine getiren ve adaylığı kabul edilen Abdullah Zeydan hakkında, 2022 yılında mahkemece verilen memnu hakların iadesine ilişkin karara karşı iki yıl sonra, 29 Mart 2024 Cuma günü, mesai saatinin bitmesine beş dakika kala, Adalet Bakanlığı itiraz başvurusunda bulunmuş, önceki kararı veren mahkeme heyeti jet hızıyla itirazı kabul etmiştir.
“BU AÇIK BİR FAŞİZMDİR”
Mevcut burjuva siyasal düzen temsilcisi olan siyasal iktidar kendisi dışında olan her kesime büyük bir tahammülsüzlük göstermeye devam ediyor. Devamlı olarak Kürt halkının iradesiyle seçilen vekiller, belediye başkanları çeşitli bahanelerle bir biçimde görevden alınıyor tutuklanıyorlar. Oda yetiyormuş gibi belediyelere kayyumlar atanıyor ve bölge halkının iradesi yok sayılıyor. Van Belediyesi’ne direkt kayyum atanmasa da sistem kendi yasalarına dahi uymayarak Zeydan’ın belediye eş başkanlığını anti demokratik bir biçimde hiçe saymıştır. Bu açık bir faşizmdir.
“VAN HALKININ İRADESİ KABUL EDİLMELİ”
Zeydan özgülündeki uygulamalar Van halkının iradesini yok saymaktır. Dışarıdan naylon ve taşıma seçmenlerin getirilip oy kullandırıldığı bu seçimde tüm haksızlıklara ve anti demokratik uygulamalara rağmen kazanan bölge halkının iradesi olmuştur. Van halkının iradesi kabul edilmeli, haksız bir şekilde AKP adayına verilen mazbata kabul edilemezdir. Derhal geri çekilmelidir. Başta devlet yetkililerini ve İl Seçim Kurulu ile Yüksek Seçim Kurulu’nu seçmen iradesini tanımaya ve hukuka uygun davranmaya çağırıyoruz. Başta Dersimliler olmak üzere tüm herkesi kayyumlara karşı birlik olmaya ve Van halkının haklı mücadelesinin yanında olmaya çağırıyoruz.”