Etiket: ırkçı saldırı

  • Perihan Koca’dan ırkçı saldırı için soru önergesi: Bu saldırı organize mi?

    Perihan Koca’dan ırkçı saldırı için soru önergesi: Bu saldırı organize mi?

    PİRHA- DEM Parti Milletvekili Perihan Koca, Mersin’de Kürt bir ailenin piknik dönüşü uğradığı ırkçı saldırıya ilişkin İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. Koca, saldırının organize olup olmadığının araştırılmasını ve mahalle muhtarına dair iddiaların açıklığa kavuşturulmasını istedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Milletvekili Perihan Koca, Mersin’in Çamlıyayla ilçesinde piknikten dönerken ırkçı saldırıya uğrayan Kürt aileyle ilgili İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanıtlaması istemiyle TBMM’ye soru önergesi verdi. Koca, yaşanan saldırının ardından kamuoyunda oluşan tepkilere dikkat çekerek, olayın münferit olup olmadığı, soruşturmanın kapsamı ve sorumlulara yönelik adımların atılıp atılmadığı konusunda kamuoyunun aydınlatılması gerektiğini vurguladı.
    Soru önergesinde İçişleri Bakanı Yerlikaya’ya şu sorular yöneltildi:

    -Mersin’in Çamlıyayla ilçesinde yaşanan ırkçı saldırıya dair bakanlığınız tarafından yürütülen bir soruşturma var mıdır?
    -Saldırıya karıştığı iddia edilen mahalle muhtarı hakkında bir soruşturma başlatılmış mıdır?
    -Olayın organize bir saldırı olup olmadığına ilişkin bir inceleme yürütülmekte midir?
    -Anadillerini konuşan yurttaşlara yönelik artan baskı ortamı, bakanlığınızın müdahalede yetersiz kalmasından mı kaynaklanmaktadır? Bu baskıyı önlemeye dönük herhangi bir önleminiz var mıdır?
    -Irkçı saldırıların faillerinin cezasız kalması, bu tür olayların tekrarını teşvik etmektedir. Bu durumun önüne geçmek için cezai yaptırımlar içeren yeni bir yasal düzenleme yapmayı planlıyor musunuz?

    “CEZASIZLIK KÜLTÜRÜ SON BULMALI”

    Perihan Koca, önergesinin gerekçesinde ırkçı saldırıların sistematik bir hal aldığına ve faillerin çoğu zaman ceza almadan kurtulduğuna dikkat çekerek, “Bu cezasızlık kültürü saldırganlara cesaret vermekte, toplumsal barışı tehdit etmektedir. Devletin görevi yurttaşlarının dilini, kimliğini, kültürünü korumaktır. Kürtçe konuşan insanların hedef haline gelmesini önlemek için etkili yasal ve idari adımlar atılmalıdır” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ ANKARA

    İLGİLİ HABER:

    -Mersin’deki ırkçı saldırıda gözaltına alınanlar serbest bırakıldı

  • Mersin’deki ırkçı saldırıda gözaltına alınanlar serbest bırakıldı

    Mersin’deki ırkçı saldırıda gözaltına alınanlar serbest bırakıldı

    PİRHA- Mersin’de Kürt aileye yönelik yapılan ırkçı saldırıda gözaltına alınan 11 kişi serbest bırakıldı. Ağır yaralanan Nasim Nazlı’nın ise yoğun bakımda tedavisi sürüyor.

    Mersin’in Çamlıyayla ilçesi Kisecik Mahallesi’ne bağlı Saklı Cennet mevkiinde, 10 Ağustos 2025’te Kürt bir aile, ırkçı saldırıya uğradı. Ailenin 17 kişilik bir grup olarak çıktığı piknik dönüşü, yol kenarında park halindeki bir araçtan inen 5-6 kişilik bir grup, sözlü ve fiziki saldırıda bulundu. Olay, ailenin etnik kimlikleri ve dillerine yönelik ağır hakaretler içeren bir saldırıya dönüştü. Saldırı sırasında, 66 yaşındaki Sabiha Nazlı ve küçük bebek Ayla Avcı büyük tehlike atlattı. Sağlık ekiplerinin müdahalesiyle bebek hayata döndürülürken, Nasim Nazlı ağır yaralar aldı ve yoğun bakımda tedavi altına alındı.

    Irkçı saldırıda tespit edilen 11 kişiden 9’u karakolda alınan ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, 2 kişi de çıkartıldığı mahkemede adli kontrol şartı ile salıverildi.

    “BU SALDIRILAR BİR TOPLUMU HEDEF ALIYOR”

    Saldırıya dair yazılı açıklama yapan Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Mersin Şubesi, yaşanan saldırıyı kınayarak, hukuki sürecin takipçisi olacaklarını belirtti. ÖHD Mersin, yaptığı açıklamada, “Bu tür saldırılar, yalnızca mağdurlarını değil, aynı kimlikten olan tüm toplulukları hedef alarak toplumsal barışı tehdit eden ağır insan hakları ihlalleridir. Kürt halkına yönelik şiddet ve nefret söylemleri, toplumsal uyum ve eşitlik ilkesine karşı büyük bir tehlikedir” dedi.

    Saldırıya karışan tüm faillerin bir an önce tespit edilip, adalet önüne çıkarılmasını talep eden ÖHD Mersin Şubesi, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası insan hakları sözleşmeleri ve Anayasası’na açıkça aykırı olan bu tür saldırıların cezasız kalmaması gerektiğini vurguladı.

    Dernek, saldırıların önüne geçebilmek için farkındalık oluşturulması, şiddet ve ırkçılığa karşı daha güçlü bir toplumsal direncin inşa edilmesi gerektiğine dikkat çekti.

    PİRHA/ MERSİN

    Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

  • 15 yaşındaki Suriyeli çocuk ırkçı saldırıda katledildi

    15 yaşındaki Suriyeli çocuk ırkçı saldırıda katledildi

    PİRHA – İstanbul’un Gaziosmanpaşa ilçesinde bir parkta oynayan 15 yaşındaki Suriyeli Abdullatif Davvara ırkçı saldırganlar tarafından vurularak katledildi.

    İstanbul’un Gaziosmanpaşa ilçesinde 21 Eylül’de 15 yaşındaki Suriyeli Abdullatif Davvara, bir parkta oynarken maskeli iki kişi tarafından silahla vurularak katledildi. Aynı parkta Suriyeli göçmenlerin sık sık ırkçı saldırılara uğradığı ortaya çıktı.

    Parkta 12 el ateş edilerek hedef alınan çocuk ağır yaralı kaldırıldığı hastanede vefat etti. Abdullatif Davvara’nın cenazesi Kilis’te defnedildi.

    Karar’dan Sema Kızılarslan’ın haberine göre, Davvara saldırıya uğradığı sırada yanında olan arkadaşlarının ifadeleri ve güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde iki saldırganın da siyah giyindiği ve maske taktığı tespit edildi.

    Annesi ve kardeşleri 6 Şubat depremlerinde öldüğü için amcasıyla birlikte Gaziosmanpaşa’da yaşayan çocuğun bir tekstil fabrikasında çalıştığı öğrenildi.

    Abdullatif Davvara’nın katledildiği parkta iki aydır sıkça ırkçı saldırılar olduğu ve özellikle Suriyeli çocukların parktan kovulduğu kaydedildi. Amca Mustafa Davvara, “Yeğenim masumdu. Kimseye bir zararı yoktu. Sadece arkadaşlarıyla oyun oynuyordu. Onu bu şekilde kaybetmek bizim için çok acı. Adaletin yerini bulmasını istiyoruz” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Akbaba: Alevi öğrencilere her yerde baskı oluyor, birlikte mücadele etmeliyiz -VİDEO

    Akbaba: Alevi öğrencilere her yerde baskı oluyor, birlikte mücadele etmeliyiz -VİDEO

    PİRHA-Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şubesi Cemevi dedesi Kenan Akbaba, geçen aylarda İstanbul’da Koç Üniversitesi öğrencisinin Kürt ve Alevi kimliği nedeniyle saldırıya uğramasına tepki gösterdi. Alevi çocuklarına yönelik ülkenin her tarafında baskı, zulüm yapıldığını vurgulayan Akbaba, “Bizler ancak hep birlikte sesimizi yükseltirsek, o zaman bunları aşılabiliriz” dedi.

    TÜBİTAK birincilik ödülü sahibi üniversite öğrencisi F.B., 2 öğrenci ile birlikte kaldığı Koç Üniversitesi’nin yurdunda işkence gördü. Irkçı sözlerle saldırdıkları öğrencinin odadan ayrılmasını isteyen Hasan Ege K., F.B.’ye kemerle şiddet uyguladı, kızgın ütüyü yüzüne yapıştırmak istedi. Hasan Ege K.’nin yönlendirmesiyle Arda D. isimli aynı odada kalan diğer saldırgan ise kesici aletle F.B.’nin yüzünü ve karnını kesti.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturmaya göre saldırı 15 Kasım 2023’te gece yaşandı. Yaşanan işkenceye ilişkin daha sonra soruşturma başlatıldı.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) ve Türkiye’de’ki Alevi örgütleri yöneticileri basın açıklamalarıyla saldırıya tepki gösterdiler.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şubesi Cemevi Dedesi, Üryan Hızır Ocağı mensubu Kenan Akbaba, Kürt/Alevi üniversite öğrencisi F.B.’ye yurt odasında yapılan işkenceye tepki gösterdi.

    “OKUL YÖNETİMİNİ ŞİDDETLE KINIYORUM”

    Koç Üniversitesi’nde Kürt ve Alevi kimliği nedeniyle saldırıya uğrayan öğrenci için geçmiş olsun dilekleriyle konuşmasına başlayan Kenan Akbaba, “Okul yönetimini şiddetle kınıyorum. Türkiye’de bu çağda, bu zamanda böyle bir zihniyeti, öğrenciye yapılan bu haksızlığı kınıyorum” dedi.

    “SUÇLULAR BİR AN EVVEL ADALETE TESLİM EDİLMELİ”

    Suçluların bir an evvel adalete teslim edilmesi gerektiğini vurgulayan Akbaba, “Bu yaşananlara karşı bugün sivil toplum örgütlerimiz, Alevi derneklerimiz ve bir bütün toplum olarak kitlesel tepki verilirse ses getirir” ifadesini kullandı.

    Koç Üniversitesi’nde yaşananlara karşı Alevi kurumların yapmış olduğu basın açıklamalarına katılımlımın zayıf olmasına tepki gösteren Akbaba, “Kurumlarımızın arkasında destek veren canlarımız çok az. Daha çok destek verilmesi lazım. Bu faşist düzene karşı birbirimize ses vermemiz, güç vermemiz lazım” diye konuştu.

    “IRKÇI SALDIRILARA KARŞI BİRLİKTE MÜCADELE YÜRÜTÜLMELİ”

    Antalya’da öğrenci yurdunda kalan ikiz kız kardeşlerin başına gelenlere de tepki gösteren Dede Kenan Akbaba, şöyle devam etti:

    “Daha yakın zamanda iki kız kardeş bir öğrenci yurdunda aynı yatakta yatarken dünyada görülmemiş bir şekilde eşcinsellikle suçlandılar. Onları okudukları okuldan atan bir zihniyete ne diyebilirim! Bu ülkenin her yerinde baskı, zulüm, işkence ve her türlü pislik var. Bizler örgütlerimizle bir olursak, sesimizi yükseltirsek bunları aşacağımıza inanıyoruz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

    İLGİLİ HABERLER

    > Alevi öğrenciye yurttaki oda arkadaşlarından korkunç işkence!
    > Alevi öğrenciye yurt odasında işkence eden saldırganlara üniversiteden soruşturma
    > Alevi öğrenciye işkence eden iki saldırgana tepki yağdı: Nefretiniz bitmeyecek mi?

  • Kete: Alevi öğrenciye ırkçı saldırı özel savaş politikasının uygulaması-VİDEO

    Kete: Alevi öğrenciye ırkçı saldırı özel savaş politikasının uygulaması-VİDEO

    PİRHA- Koç Üniversitesi yurdunda Alevi öğrenciye yönelik ırkçı saldırı ve söyleme tepki gösteren DAD Eş Genel Başkanı Zeynel Kete, “Cumhuriyet modernitesinin kurucu aklının, resmi ideolojinin, bir öğrenci şahsında güncellenmesi halidir. Asla kabul etmiyoruz. Bir mücadele hattı oluşturulmadığı ve bir araya gelinmediği sürece, Yolda birlik sağlanmadığı müddetçe bu saldırılar artacaktır” dedi.

    Koç Üniversitesi’nin öğrenci yurdunda TÜBİTAK birincilik ödülü alan üniversiteli F. B.’nin, aynı odayı paylaştığı Hasan Ege Karanfil ve Arda D. tarafından Kürt ve Alevi olduğu gerekçesiyle saldırıya maruz kalmasına yönelik tepkiler sürüyor.

    Alevi-Kürt olduğu için ırkçı saldırıya uğrayan F.B ile saldıran öğrenciler arasındaki ses kayıtları soruşturma dosyasına girdi. Saldıranların “Kürt olduğu yetmezmiş gibi adam bir de Alevi ya” dedikleri kayıtlara yansıdı.

    DAD Eş Genel Başkanı Zeynel Kete, saldırıyı PİRHA’ya değerlendirdi.

    “Öz Türk olmayanların Türk vatanında bir hakkı vardır, o da hizmetçi olmak, köle olmaktır” diyen Mahmut Esat Bozkurt’un sözlerini hatırlatan Kete, AKP-MHP ittifakının ve resmi ideolojinin de üniversitelerden başlayarak bütün kamusal alanı dincilik, ırkçılık ve cinsiyetçilik üzerinden inşa etmek istediğini kaydetti.

    1921 ANAYASASI HATIRLATMASI

    Yeni yılda da Alevilere yönelik ırkçı söylemlerin ve saldırıların devam ettiğini söyleyen Kete, “2024 yılına girerken bütün Alevi kurumları olarak Türkiye’de çokluğun teklik üzerine değil ikrarlı ve rızalı bir şekilde bir konsensüs ilkesiyle beraber bu vatanda eşit ve özgür yurttaş olarak yaşamamız konusunda temennilerimizi söyledik. Bu yeni yüzyıla girerken 1921 Anayasası’nda belirlenen konsensüs ilkesi çerçevesinde bütün farklılıkların, etnik yapıların beraber yaşayacağı bir durumu temenni etmiştik. İnancımızın zihniyet yapısı da bu konuda buna meydan açmaktadır. 72 millete bir bakma ilkemiz bir konsensüs ilkesidir. Fakat gördüğümüz gerçeklik buna uygun olmadı. Koç Üniversitesi’nde yaşanan süreçle söylenen söylemler büyük bir sorunla karşı karşıya olduğumuzun ifadesidir” dedi.

    “MAHMUT ESAT BOZKURT’UN RUHU ADETA DEVREDİLDİ”

    Kete, Alevi öğrenciye yönelik saldırının resmi ideolojinin yansıması olduğuna vurgu yaparak, “Cumhuriyetin kurucu ideologlarından olan Mahmut Esat Bozkurt’un, ‘bu ülkede Türk olmayanların bir hakkı vardır, o da hizmetçi olmak, köle olmaktır’ söylemi Koç Üniversite’nde mağdur olan öğrenciye yönelik de söylemlerdi. Mahmut Esat Bozkurt’un ruhunun adeta yeniden devriye edildiği bir süreç yaşandı. Öğrencinin kendi kimliği, inancı, kültürü, yönelimleri doğrultusunda bir yaşam inşa etmesi en doğal hakkıdır. Bunun üzerinden yok edilmesi adeta itlaf edilmesi gibi söylemler ırkçı, faşist söylemlerdir. Bu bir kişinin fevri söylemleri değil, cumhuriyet modernitesinin kurucu aklının, resmi ideolojinin bir öğrenci şahsında güncellenmesi halidir. Asla ve asla kabul edebileceğimiz bir durum değildir” diye konuştu.

    “ÖZEL SAVAŞ POLİTALARININ KÜRDE VE ALEVİYE YÖNELİK UYGULAMASI”

    Zeynel Kete, AKP-MHP ittifakının ve resmi ideolojinin üniversitelerden başlayarak bütün kamusal alanı dincilik, ırkçılık ve cinsiyetçilik üzerinden inşa etmek istediğini ifade etti.

    Alevi öğrenciye saldırının özel savaş politikalarının Alevi ve Kürt’e yönelik uygulamaları olduğuna işaret eden Kete şöyle deva etti:

    “Bu söylem sadece Alevilere yönelik değil, sistem dışı kalan, mücadele eden demokrasi güçleridir. Bu öğrencinin karşı karşıya kaldığı zulüm ve linç edilme hali eğer bu toplumda kabul görürse, demokrasi güçleri bu konuyla ilgili bir araya gelmezse ve özelde Alevi demokratik hareketi bir bütünen yolda birliği sağlamazsa, çözüm alıcı müdahalelerde bulunmazsa bunlarla çok karşılaşacağız. Yaşam alanlarımızı daraltmaya benzer zulmün, linçin bundan sonrada olabileceğinin benzer ifadesidir. Bu tarz söylemler ve söylemde bulunanlar yargılanmaz ve hak ettikleri ceza ile karşılaşmazlar iseler güven kazanacaklar. Yaptıkları kendilerine kar kalacaktır. Özel savaş politikalarının Kürt’e ve Aleviye yönelik uygulamalarıdır. Biz Alevi kurum temsilcileri ve ocakzadeler olarak bu söylemlere asla ve asla rızalık göstermeyiz.”

    “MÜCADELE HATTI OLUŞMAZSA SALDIRILAR ARTAR”

    Resmi ideolojinin saldırı ve söylemlerine maruz kalan farklı kimlik ve inançların ortak bir mücadele hattı oluşturmaması durumunda saldırıların artacağına vurgu yapan Zeynel Kete, “Nasıl ki 1921 Anayasası’nda bir konsensüs ilkesi sağlanarak bütün farklılıklar bir araya geldiyse yaşadığımız an itibariyle ülkenin yine böyle bir duruma ihtiyacı vardır. Bir rıza anayasası ile eşit ve özgür yurttaş olarak hep beraber sorunları çözebilecek bir pratik geliştirmemiz gerekiyor. Bu tarz söylemler, gayretler demokratik siyaset ve cumhuriyetin demokratikleşmesi ile ilgili adımlar arttığı müddetçe elbette birilerinin alanları daralacaktır” dedi.

    Kete, Alevilerin sorununun sadece Alevilerle çözülebilecek bir sorun olmadığını belirterek, “Aleviliğin değil Alevilerin bir sorunu var. Alevilerin sorunu da demokrasi mücadelesi veren, Kürtlerle, emekçilerle birlikte çözülür. Bunların bir araya gelmesi elzemdir, olmazsa olmazdır. Bir mücadele hattı oluşturulmadığı ve bir araya gelinmediği sürece, yolda birlik sağlanmadığı müddetçe bu yaptırımlar artacaktır. Bu tip baskının, dinciliğin, ırkçılığın önüne geçmenin en büyük yolu Yolda ikrarlı birliktir” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/İZMİR

     

  • DAD İzmir Şubesi’nden coşkulu Gaxan kutlaması-VİDEO

    DAD İzmir Şubesi’nden coşkulu Gaxan kutlaması-VİDEO

    PİRHA- İzmir’de düzenlenen Gaxan kutlamasında konuşan DAD Eş Genel Başkanı Zeynel Kete, Gaxan’ın toplumsal birlik ve beraberlik bayramı olduğunu söyledi. Kete, ayrıca Koç Üniversitesi öğrencisinin uğradığı ırkçı saldırıyı kınayarak, “Bizim inancımız ise tekliği kabul etmiyor. Bütün etnik yapılarla beraber çokluk içinde yaşayabiliriz. Bunun yolu da cumhuriyeti demokratik hale gelmesinden geçiyor. Bu manada bir öğrencinin inancından kaynaklı linç edilmesini kabul etmiyor ve rıza göstermiyoruz” dedi.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi Gaxan’ı kitlesel olarak kutladı. Tarihsel yaşam alanlarından göç eden Alevi toplumunun kültürünü unutmaması ve tarihsel hafızasının diri tutulması adına Bayraklı ilçesinde düzenlenen Gaxan’ı yüzlerce kişi coşkuyla karşıladı.

    Çok sayıda yurttaşın katıldığı etkinlik Gaxan’ın temsili karakteri olan Kalo Gaxan ve Fadikê’nin davul zurna eşliğinde canlandırıldığı performans büyük ilgi gördü.

    Etkinlikte Kureyşan Ocağı Piri İsmail Alkan’ın çerağ uyandırması ve gülbeng vermesi ardından DAD İzmir Şubesi Eş Başkanları Nebat Çelik  ve Fırat Dikmen selamlama konuşmalarını yaptı.

    “İNANCIMIZI DEVLET GÜDÜMÜNE ALMAYA KARŞI DİRENECEĞİZ”

    DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, savaşa karşı barışı, ölüme karşı yaşamı savunmak için bir arada olduklarını vurguladı. Alevilerin cumhuriyetin yüzyılında ne adaleti, ne eşitliği, ne de özgürlüğü deneyimleyemediğini belirten Doğan, “Önümüzdeki yüzyılda da bununla yaşamak istemiyoruz. Kendi inancımızı inşa ederek bu inancı yaşatacağız. Türkiye’de Aleviliği tanımlayıp Sünni İslam’a eklemlemek istiyorlar. Buna karşın da direnç göstermeliyiz. Alevilik özgündür ve hiç bir inancın içinde de dışında da değildir. İnancımızı kimse belirleyemez. Bu anlamıyla zorunlu din dersleri ve Diyanetin inancımızı tariflemesine, devletin güdümüne almaya çalışmasına karşı direnç gerçekleştireceğiz. Alevilikte kadınlar eşit ve özgürdür. Yolun koruyucusu ve sürdürücüsü anadır. Aleviler kadını ötelemiyor ama ne yazık ki eşit ve özgür de değiliz. Bu inancı özümseyip gelecek nesillere taşımak için önce Alevi inancının ne söylediğini anlamamız lazım. Bunun içinde Alevi kadınlar örgütlenenin temel taşı siz olmalısınız” dedi.

    KETE: RIZA GÖSTERMİYORUZ

    Gağan’ın toplumsal dayanışma ve birlik bayramı olduğunu, bu yönüyle de binlerce yıldır devam ettiğini söyleyen DAD Eş Genel Başkanı Zeynel Kete de, Koç Üniversitesinde Alevi bir öğrencinin uğradığı saldırıyı kınayarak, “Mahmut Esat Bozkurt ‘bu ülkede Türk olmayanlara bize köle olabilir’ demişti. Bizim inancımız ise tekliği kabul etmiyor. Bütün etnik yapılarla beraber çokluk içinde yaşayabiliriz. Bunun yolu da cumhuriyeti demokratik hale gelmesinden geçiyor. Bu manada bir öğrencinin inancından kaynaklı linç edilmesini kabul etmiyor ve rıza göstermiyoruz” diye konuştu.

    Kete, AKP’nin kurduğu Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Alevi ocakları ve pirlerine saldırı niteliğinde olduğuna işaret ederek, “Dersim katliamı öncesinde de önce ocaklarımıza ve pirlerimize yönelmişlerdi. Ocaklarımız bizlerin varlık sebebidir. Pirlerimize saldırıya da rıza göstermeyeceğiz. Bir pir devletin verdiği maaşa razı oluyorsa bu yol adına düşkündür” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından Gaxan’ın temsili karakteri olan Kalo Gaxan ve Fadikê’nin davul zurna eşliğinde canlandırıldığı performans sergilenirken, etkinlik Koma Vengê Ma’nın sahne almasıyla son buldu.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • DAD İzmir Şubesi: Koç Üniversitesi’ndeki Irkçı-faşist saldırıyı lanetliyoruz-VİDEO

    DAD İzmir Şubesi: Koç Üniversitesi’ndeki Irkçı-faşist saldırıyı lanetliyoruz-VİDEO

    PİRHA- DAD İzmir Şubesi, Koç Üniversitesi öğrencisine yapılan ırkçı saldırıyı protesto etmek amacıyla basın toplantısı gerçekleştirdi.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi, Koç Üniversitesi öğrencisinin Kürt ve Alevi kimliği nedeniyle saldırıya uğramasını protesto etti. DAD İzmir Şubesi dernek binasında gerçekleşen basın toplantısına DAD Eş Genel Başkanları Kadriye Doğan ve Zeynel Kete’de katıldı. Açıklamayı dernek adına DAD İzmir Şube Eşbaşkanı Nebahat Çelik okudu.

    “Öz Türk olmayanların Türk vatanında bir hakkı vardır, o da hizmetçi olmak, köle olmaktır” diyen Mahmut Esat Bozkurt’un sözlerini hatırlatan Çelik, iktidarın neo-ittihatçı politikaların sürdürücüsü olduğunu, kindar ve dindar nesil yetiştirme hedefiyle yürürlüğe koyduğu politikaların karşılık bulduğunu ifade etti.

    Çelik, “Bu minvalde bir araştırma merkezinin yayınladığı verilere göre 2023 yılı içerisinde Kürtler, Aleviler ve mültecilere dönük ‘en az 208 ırkçı ve ötekileştirici saldırı’ yaşandı. Ayrıca yeni yılın henüz ilk haftasında Ankara Etimesgut ilçesinde bulunan şeker fabrikasında çalışan Kürt işçilerin, ırkçı saldırıya uğradığı basına yansıdı. Tüm bunların izdüşümü olarak okuduğumuz, Koç üniversitesinde yaşanan ve uzun bir süre kamuoyundan gizlenen kan dondurucu linç olayını da geçte olsa öğrendik” dedi.

    “BU SÜREDE NASIL BİR SORUŞTURMA YAPTINIZ”

    Koç Üniversitesi bünyesinde yürütülen soruşturma kapsamında failler ve mağdur rollerinin görünmez kılındığını dile getiren Çelik, “Mağduriyeti yaşayan öğrenciyi okuldan uzaklaştıran, sınavlara girmesini engelleyen, okulunu dondurmasını nasihat eden yönetime soruyoruz: Bu sürede nasıl bir soruşturma yaptınız, saldırganların iddiasını doğrulayan maddi verileriniz nelerdir? Olay mağdur tarafından kamuoyuna duyurulmasaydı gizleyecek miydiniz? Hastanede ameliyat edilen mağdurun başvurusu adli kayıt olarak geçti mi, ifadesi alındı mı, yaralayan kişinin ifadesi alındı mı, size iletilen ses kayıtlarını nasıl değerlendirdiniz? Burada korunması gereken bir öğrencinin ruhsal ve bedensel bütünlüğü mü yoksa üniversitenizin varlığı mı?” diye sordu.

    “KÜRT DE ALEVİ DE BU TOPRAKLARIN ASİL SAHİPLERİDİR”

    Koç Üniversitesi’ne “Yaşanan linç girişimine göz mü yumdunuz? Gerçeği bilmek istiyoruz” diye soran Çelik, sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Cümle canın yaşam hakkını Hakk bilen ve yetmiş iki milleti bir ve eşit gören bir inancın talipleri olarak cana kastı olan ırkçı ve faşist hezeyanları asla kabul etmeyeceğimiz bilinmelidir. Koç üniversitesinin bu soruları acilen cevaplaması gerekir. Mahkum edilmediği ve sorumlularının gerekli yargılamaya tabii tutulmadığı takdirde bu olay bundan sonra yaşanabilecek dinci ve milliyetçi saldırılara ortam hazırlayacaktır. Olayı çeşitli iddialarla gerekçelendirme çabalarının da açığa çıkan ırkçılık ve sadistlik karşısında kabul edilebilir hiçbir yanının olmadığını vurgulamalıyız! Kürt de Alevi de bu toprakların asli sahiplerindendir. Bu toprakların çoğulcu yapısını hiçbir faşist anlayış tekleştiremeyecek! Zaman sahipsiz, mekan rızasız, mazlum çaresiz değildir.”

    PİRHA/İZMİR

  • Çukurova Üniversitesi’nde öğrencilere ırkçı grup saldırdı- VİDEO

    Çukurova Üniversitesi’nde öğrencilere ırkçı grup saldırdı- VİDEO

    PİRHA- Çukurova Üniversitesi’nde bir grup ırkçı, genel kurullarını yapan öğrencilere saldırdı. Darp edilen ve bir süre kapalı alanda mahsur kalan öğrenciler, güvenlik görevlilerinin olaya seyirci kalmasına ve gülmelerine tepki göstererek “Bu bir organize saldırıdır” dediler.

    Adana’da Çukurova Üniversitesi Kadın Çalışmaları Kulübü üyesi öğrenciler, genel kurul toplantısı için bugün üniversitenin kongre merkezinde bir araya geldi. Yaklaşık 40 kişilik ırkçı grup, asker ölümlerini gerekçe göstererek öğrencilere saldırdı.

    Saldırıya uğrayan öğrencilerin bir kısmı yaralandı. Öğrenciler, saldırılar karşısında kendilerini kapalı alana kapattı. Bunun üzerine ırkçı grup, “Çıkın dışarı” diye bağırarak kapıyı tekmeledi. Öğrenciler, polis ve güvenlik görevlilerinin saldırıya müdahale etmediğini belirtti.

    Öğrenciler bunun bir organize saldırı olduğunu belirterek, güvenlik görevlilerinin olaya seyirci kaldıklarını ifade etti. Güvenlik görevlilerinin olaya tepki gösteren öğrencilere gülmesi dikkat çekti.

    PİRHA/ADANA

  • HDP’li Garo Paylan: Amed de vardır, Amedspor da vardır-VİDEO

    HDP’li Garo Paylan: Amed de vardır, Amedspor da vardır-VİDEO

    PİRHA-HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, Meclis’te Amedspor’a yapılan ırkçı saldırıya tepki göstererek, “Kesinlikle bu işin arkasında karanlık güçler var ve bu karanlık güçleri ortaya çıkarmak için de harekete geçmeyen bir iktidar anlayışı var. Bursa’da gece otelin önüne güruh geliyor, protesto gösterileri yapıyor, ırkçı sloganlar atıyor. Biz bir basın açıklaması yapmaya kalksak binlerce polisi oraya gönderen valiler, emniyet müdürleri ne yapıyor?” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, Meclis Genel Kurulu’nda Bursa’da Amedspor’a yönelik ırkçı saldırıya ilişkin konuşma yaptı.

    “KARANLIK GÜÇLERİ ORTAYA ÇIKARMAK İÇİN HAREKETE GEÇMEYEN BİR İKTİDAR ANLAYIŞI VAR”

    Bursa’da Amedspor’a karşı örgütlü bir provokasyonun devreye girdiğini belirten Garo Paylan, “1990’lı yılların sembolü olan Beyaz Toros’un pankartını açtılar ve Amedsporlu futbolculara bıçaklar atıldı, mermiler atıldı, binlerce yabancı madde atıldı. Maçtan bir önceki gece sabaha kadar da otelin önünde örgütlü bir provokasyon sahneye konuldu. Kimsenin “efendim bir grup milliyetçi genç bir araya gelmişler, böyle bir şey yapmışlar” sözüne inandıramaz. Türkiye’nin siyasi tarihi bize bunu inandıramaz. Kesinlikle bu işin arkasında karanlık güçler var ve bu karanlık güçleri ortaya çıkarmak için de harekete geçmeyen bir iktidar anlayışı var. Bursa’da gece otelin önüne güruh geliyor, protesto gösterileri yapıyor, ırkçı sloganlar atıyor. Bursa Valisi nerede? Bursa Emniyet Müdürü ne yapıyor? Biz bir basın açıklaması yapmaya kalksak binlerce polisi oraya gönderen valiler, emniyet müdürleri ne yapıyor? Yol veriyorlar. Emniyet araçları orada olduğu hâlde müdahale etmiyorlar” dedi.

    “SEÇİM ÖNCESİ KARANIK TEZGAHLARI BOŞA ÇIKARALIM”

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Bursaspor taraftarlarını millî duruşlarından dolayı tebrik ediyorum” sözlerine tepki gösteren Paylan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Ülkücü hareket de 1980 darbesinden önce millî bir duruş sergilediklerini zannediyordu. Ülkücüler ve devrimciler birbirlerine girmişti. 12 Eylül zindanlarında buluştukları gün anladılar, karanlık bir tezgâh içinde birbirlerini öldürdüklerini anladılar. Böyle karanlık tezgâhlara yol vermek, bu örgütlü provokasyonlara yol vermektir. Bunu yalnızca kınamak yetmez AKP Grubu, gereğini yapmalısınız. 9 kişi gözaltına alındı, sayın Devlet Bahçeli’nin açıklamasından sonra bir baktı ki 9’u birden bırakıldı. Diyorsunuz ki, ‘yargı bunun üzerine gidecek’ Yargı gidebiliyor mu? Gidemiyor. Önerge verdik burada, önergeyi reddettirdiniz. Gelin, bu oyunu bozalım, bunlar karanlık tezgâhlardır. Bunun için bir siyasi iradeye ihtiyaç var. Bu karanlık, örgütlü provokasyonun üzerine gitmeye ihtiyaç var. Amedspor Amed’in gururudur. Ben bir Amed milletvekiliyim ve Amed de vardır, Amedspor da vardır. Diyarbakır da bizimdir, Amed de bizimdir. Gelin, bu oyunları bozalım, bu tezgâhları bozalım ve sporun kardeşlik hukuku içinde yürümesini sağlayalım ve seçim öncesi bu karanlık tezgâhları boşa çıkaralım.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Amedspor’a yapılan ırkçı saldırıda gözaltına alınan 9 kişi serbest bırakıldı

    Amedspor’a yapılan ırkçı saldırıda gözaltına alınan 9 kişi serbest bırakıldı

    PİRHA-Amedspor maçında gözaltına alınan ve adliyeye çıkarılan 9 kişi, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

    Bursa’da Amedspor’a yönelik ırkçı saldırıda bulunan 9 kişi, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Saldırı ve tribünlerde 90’lı yılların karanlık isimlerinden “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım, Cem Ersever ve faili meçhul cinayetlerin sembolü olan Beyaz Toros posterlerinin açılması nedeniyle gözaltına alınan 9 saldırgan, Bursa Emniyet Müdürlüğü’nde ifadelerinin alınması ardından Bursa Adliyesi’ne sevk edildi.

    Burada savcılıkta sorguları yapılan saldırganlar, Sulh Ceza Hakimliği’ne çıkarıldı. 9 isim de adli kontrol uygulaması ile serbest bırakıldı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Antalya Emek ve Demokrasi Platformu: Örgütlü linç ve faşizme karşı Amedspor’un yanındayız-VİDEO

    Antalya Emek ve Demokrasi Platformu: Örgütlü linç ve faşizme karşı Amedspor’un yanındayız-VİDEO

    PİRHA-Antalya Emek ve Demokrasi Platformu, Bursa’da Amedspor’a yönelik ırkçı saldırıya ilişkin basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, “Bu nefret iklimi ve hamasi milliyetçi şovenizm mevcut iktidarın ve rejimin can suyudur. Arzuladıkları yegane ortam budur. Tüm toplumu paramiliterleştirmesine, halkların düşmanlaştırılma girişimine asla müsaade etmeyeceğiz” denildi.

    Antalya Emek ve Demokrasi Platformu, Bursa’da Amedspor’a yönelik ırkçı saldırıya ilişkin basın açıklaması yaptı. Açıklamayı platform adına Antalya HDP İl Eşbaşkanı Hülya Haspay okudu, açıklamaya HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül de katıldı. Açıklamada, ‘Amedspor yalnız değildir’ ve ‘Futbolda ırkçı saldırılara hayır’ pankartı açıldı.

    “IRKÇI SALDIRILAR BİR AVUÇ TARAFTARIN PLANI DEĞİL”

    Irkçı saldırıların bir avuç taraftarın planı olmadığını ifade eden Hülya Haspay, “Futbol seyircisinin küçük çakıyla bile giremediği tribünlere pankartlarla girmesi mümkün değildir. Buna yol veren başta valilik ve emniyet olmak üzere, maçın oynanmasına izin veren TFF, o suç materyallerinin tribünlere taşınmasına izin veren ve sahada dahi önlem almayan tüm görevliler açık şekilde suçludur, suça bulaşmıştır derhal istifa etmelidirler. Hükümet istifa seslerine bir kaşık suda fırtına koparanlar, açık ırkçılık karşısında sus pus olmuşlardır” dedi.

    “NEFRET İKLİMİ MEVCUT İKTİDARIN CAN SUYU”

    Nefret iklimi ve hamasi milliyetçi şovenizmin mevcut iktidarın can suyu olduğunu belirten Haspay, “Tüm toplumu paramiliterleştirmesine ve halkların düşmanlaştırılma girişimine asla müsaade etmeyeceğiz. Herkes iyi bilmelidir ki 90’ların JİTEM artıklarına da onların ağa babalarına da bu güne kadar boyun eğmedik, bundan sonra da asla eğmeyeceğiz. Pervasızca yerleştirilmek istenen bu organize ırkçı ve kıyıcı ortamın normalleştirilmesine izin vermeyelim. Her türlü faşizan siyasete ve uygulamaya hep birlikte karşı çıkalım. Bizler ne ırkçı saldırılara ne de bu saldırıları tertipleyenlere telim olmayacak demokrasi mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.

    “IRKÇI SALDIRILARI YAPANLAR TEK TEK YARGILANACAK”

    AKP-MHP iktidarı bitecek adaletin, özgürlüğün sistemi gelecek ve ırkçı saldırıları yapanlar tek tek yargılanacak diyen HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, “Ama biz yargılarken kulağını delmeyeceğiz işkence de yapmayacağız hukuk ve adalet ne diyorsa onu yapacağız eşit ve adil mahkemelerde yargılanacaksınız korkmayın. Spor hiçbir zaman suç değildir Amedsporlular oraya futbol maçı oynamaya gitmişlerdi. Amedspor’da Kürt olanların sayısı oldukça da azdır Karadenizli futbolcular var hatta Bursalı futbolcu bile var. Amedspor’a bu nasıl bir ırkçılıktır sahayı savaş alanına çeviren bu zihniyete karşı ne yazık ki maç iptal edilmedi. Bu zulmün karşısında en büyük bedeli biz ödedik, en büyük işkenceleri biz yaşadık, en büyük katliamları biz yaşadık  ama biz en büyük özgürlüğü de alacağız herkesin buna emin olmasını istiyorum” dedi.

    PİRHA/ANTALYA

  • Kenanoğlu lanetledi: Irkçılığa ve faşizme karşı hepimiz Amedsporluyuz -VİDEO

    Kenanoğlu lanetledi: Irkçılığa ve faşizme karşı hepimiz Amedsporluyuz -VİDEO

    PİRHA- HDP Milletvekili Ali Kenanoğlu, ırkçı saldırıya maruz kalan Amedspor’un yanında olduğunu belirten bir dayanışma mesajı yayınlayarak, “Böyle bir süreçte katliamcıların fotoğrafları ve katliam sembolü olan ‘Beyaz Toros’ pankartlarının stadyuma girmesi tamamen yetkililerin bilgisi dâhilindedir. Amaç gözdağı vermektir” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, ırkçı saldırıya maruz kalan Amedspor’un yanında olduğunu belirterek, dayanışma mesajı yayınladı.

    Kenanoğlu açıklamasında, “Irkçılığa ve faşizme karşı hepimiz Amedsporluyuz. Irkçısınız, faşistsiniz, Kürt düşmanısınız ve size karşı omuz omuza mücadele vermeye devam edeceğiz. Faşizm kaybedecek, bizler kazanacağız” dedi.

    “BU İŞİN SORUMLUSU İKTİDARDIR”

    Kenanoğlu sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında şunları dile getirdi:

    “Bu maçta futboldan başka her şey vardı. Faşizm, ırkçılık, Kürt düşmanlığı… Özellikle ‘Hükümet istifa’ sloganları sonrasında insanlar stadyumlara didik didik aranarak giriyor, çok kontrollü bir şekilde alınıyorlar. Böyle bir süreçte katliamcıların fotoğrafları ve katliam sembolü olan ‘Beyaz Toros’ pankartlarının stadyuma girmesi tamamen yetkililerin bilgisi dâhilindedir. Amaç gözdağı vermektir. Bu faşizan uygulama Amedspor’a gittiği her yerde yapılıyor. Bu önceden planlanmış bir saldırıydı. Bu işin sorumlusu sonradan gözaltına alınan 3-5 kişi değil. Bu işin sorumlusu bir bütün olarak iktidarın kendisidir. Sonrasında gelen sorumlular ise orada güvenlik önlemleri almayanlardır. Bırakın güvenlik önlemi almayı buna onay veren emniyet ve İçişleri Bakanlığı’dır. Bunların bilgisi, onayı olmasa hiç kimse onları oraya sokmaya cesaret edemez. Orada futbolculara, taraftarlara kesici aletlerle, sapanlarla saldırdılar. Tüm bunlara rağmen bu maçı oynatmaya devam eden Türkiye Futbol Federasyonu’da suçludur. Yaratılmak istenen ırkçılığa boyun eğmeyeceğiz. Bulunduğumuz her yerde ırkçılığa ve faşizme maruz kalan her kesimin yanında olmaya devam edeceğiz.”

    PİRHA/ANKARA

     

  • CHP’li Sarıbal, Amedspor’a saldırıyı kınadı: Uyarılara rağmen önlem alınmadı

    CHP’li Sarıbal, Amedspor’a saldırıyı kınadı: Uyarılara rağmen önlem alınmadı

    CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Amedspor’un ırkçı saldırıya uğramasın kınayarak TFF’yi göreve çağırdı. 

    İkinci Lig Beyaz Grup’ta mücadele eden Amedspor’un konuk olduğu Bursaspor maçında ırkçı saldırıya uğramasına yönelik tepkiler devam ediyor. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, yaptıkları uyarılara rağmen önlem alınmayan müsabaka için açıklama yaparak yaşananları kınadı.

    TFF’YE ÇAĞRI

    Sarıbal’ın yaptığı paylaşım şöyle: “Görüşmelerimizdeki tüm uyarılarımıza rağmen ‘sorun yok’ diyen yetkililer, tribünden slogan atan seyirciye yapmadığını bırakmayan hükümet, misafir takımın güvenliğini sağlamak için vali ve emniyet müdürlüğünü göreve çağırıyorum. Acılı günler yaşadığımız şu günlerde, 80 ilimizden gelen vatandaşlarımızın yaşadığı kardeş kent Bursamızda, Bursaspor ve Amedspor arasındaki futbol maçında yaşanan olayları kınıyorum. Bursa bunu hak etmiyor. Türkiye Futbol Federasyonu’nu göreve çağırıyorum” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Amedspor’a ırkçı saldırı: JİTEM ve Beyaz Toros fotoğrafları açıldı-VİDEO

    Amedspor’a ırkçı saldırı: JİTEM ve Beyaz Toros fotoğrafları açıldı-VİDEO

    Bursaspor’la oynayacağı maç için Bursa’ya giden Amedspor futbolcularına yönelik ırkçı saldırılar sahada da sürüyor. Futbolculara fiziki saldırı ve ırkçı hakaretlerin yapılmasının yanı sıra tribünde ‘Beyaz Toros’ ve JİTEM üyelerinin fotoğrafları da açıldı. 

    İkinci Lig Beyaz Grup’ta mücadele eden Amedspor, Bursaspor’la oynayacağı karşılaşma için geldiği Bursa’da dün geceden beri Bursaspor taraftarları tarafından ırkçı saldırılara uğramaya devam ediyor. Saat 14’te Bursaspor’un Timsah Arena Stadı’ndaki karşılama öncesi taraftarlar ellerinde on metrelerce uzunluğundaki Türk bayrağına yazılı, “Göğün direği alınana dek ay yıldız hüküm sürecek” pankartı taşıyarak sık sık ırkçı sloganlar attı. Pankartı taşıyan onlarca kişinin kamera karşısında yüzlerini kapatması dikkat çekti.

    IRKÇI SLOGANLAR 

    Maçın başlamasına dakikalar kala Bursaspor futbolcuları, ısınmak için sahaya, “Ne mutlu Türküm diyene” sözlerinin yer aldığı bir şarkıyla çıktı. Bursaspor taraftarları, maç öncesi ısınmak için sahaya inen Amedspor’lu futbolculara ise “Şehitler ölmez vatan bölünmez”, “Ne mutlu Türküm diyene”, “Vatanına göz dikeni ez oğlum” ve “İntikam” gibi ırkçı sloganlar atıldı.

    POLİS SALDIRIYA SEYİRCİ KALDI

    Irkçı saldırılar daha sonra fiziki saldırılara dönüştü. Saha etrafında yoğun polis bulunmasına rağmen taraftarlar Amedspor oyuncularını hedef aldı. Saldırılara saha içerisinde yer alan kimi Bursaspor ve Amedspor yöneticileri engel olmaya çalışırken, saldırıya polisin müdahale etmediği de görüldü. Saldırı anında tribünlerde bulunan binlerce taraftar, “Vurun, vurun” sloganı attı.

    AMEDSPORLU ÇOCUĞA İŞKENCE 

    Bursaspor taraftarı, Amedspor taraftarı olduğu anlaşılan bir çocuğun eline verdiği Bursaspor atkısını zorla kaldırmasını istediği görüntüler de sosyal medya platformlarında dolaştı. Çocuğa işkence uygulandığı görülen görüntülerde çocuğun korktuğu anlaşılırken, “Kimsenin yüzünü göstermeyin” dendiği de kayıtlara girdi. Bursaspor taraftarlarının saldırıları sosyal medyada tepki toplamaya devam ediyor.

    JİTEM FOTOĞRAFLARI AÇILDI

    Öte yandan saldırgan taraftarlar tribünlerden 1990’lı yıllarda on binlerce Kürt’ün faili meçhullerle kaybettirilmesinde rolü olan JİTEM elemanı “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım ve yine JİTEM’in insanları kaçırmak için kullandığı “Beyaz Toros” fotoğraflarının yer aldığı posterler açtı.

    Sosyal medya platformlarında binlerce saldırgan taraftar kendi hesaplarından “Beyaz Toros” fotoğrafları da paylaştı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Irkçı saldırıya uğrayan İstanbul Üniversitesi öğrencileri serbest bırakıldı

    Irkçı saldırıya uğrayan İstanbul Üniversitesi öğrencileri serbest bırakıldı

    İstanbul Üniversitesi’nde ırkçı bir grubun saldırısı sonrası gözaltına alınan 26 öğrenci serbest bırakıldı.

    İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde bir grup ırkçı, sol görüşlü öğrencilere saldırmıştı. Saldırıya uğrayan 26 öğrenci polis tarafından ablukaya alındıktan sonra gözaltına alındı.

    Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen öğrenciler ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Paris’teki saldırgan tutuklu yargılanacak

    Paris’teki saldırgan tutuklu yargılanacak

    PİRHA- Paris’te Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’ne silahlı saldırı düzenleyerek üç kişiyi öldüren şahıs, ‘Irk, etnik köken, milliyet veya din temelli cinayet ve cinayete teşebbüs’ suçundan tutuklu olarak yargılanacak.

    Fransa’nın başkenti Paris’te 23 Aralık’ta Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’nde 3 kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırının gözaltındaki şüphelisi psikiyatri kliniğinden çıkarılıp tekrar gözaltına alınmıştı. Saldırgan sorgu hakimine ifade verdi.

    Sorgu hakimi, şüpheliye ‘Irk, etnik köken, milliyet veya din temelli cinayet ve cinayete teşebbüs’ suçları yöneltilmesine ve gözaltı halinin devamına karar verdi.

    Saldırı şüphelisi, 24 Aralık’ta doktor muayenesinde, sağlık durumunun gözaltı koşullarıyla uyumlu olmadığı gerekçesiyle emniyet bünyesindeki psikiyatri kliniğine nakledilmişti. Gelen tepkiler üzerine fail hakkında dün akşam yeniden gözaltı kararı verilmişti.

    Fail William M. ‘cinayet’ ve ‘cinayete teşebbüs’ suçundan tutuklu yargılanacak.

    Şüpheli William M.’nin 2016 ve 2021’de 2 kez cinayete teşebbüs ettiğinin polis kayıtlarına geçtiği, Aralık 2021’de elinde kılıçla Paris’te bir göçmen merkezine saldırdığı ve 2 kişiyi yaraladığı, bu nedenle hapse atıldığı ve bu ay hapisten çıktığı ifade edilmişti.

    (HABER MERKEZİ)

  • HDP Eş Genel Başkanlarından Fransız yetkililere: Katliam aydınlatılmalı

    HDP Eş Genel Başkanlarından Fransız yetkililere: Katliam aydınlatılmalı

    PİRHA – Paris’te Ahmet Kaya Kültür Merkezi’ne yönelik silahlı saldırıya ilişkin HDP Eş Genel Başkanlarından açıklama geldi. Pervin Buldan ve Mithat Sancar’ın yaptığı açıklamada “Fransız yetkililer bir an önce katliamı aydınlatmalı” vurgusu yapıldı.

    Fransa’nın başkenti Paris’teki Ahmet Kaya Kültür Merkezi’ne dönük saldırıda 3 kişi yaşamını yitirdi. Söz konusu saldırıya yönelik bir kınama mesajı da Halkların Demokratik Partisi Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar’dan geldi.

    “SALDIRILARIN ÖNÜNE GEÇECEK TEK YOL GERÇEĞİN AYDINLATILMASI”

    Türkçe ve Fransızca yapılan yazılı açıklamada “Fransız yetkililer bir an önce katliamı aydınlatmalı” denilerek şu ifadeler paylaşıldı:

    “Fransa’nın başkenti Paris’te bulunan Ahmet Kaya Kültür Merkezi’ne yönelik vahşi bir saldırı sırasında 3 Kürt yurttaşın hayatını kaybettiğini ve 3 kişinin de yaralandığını üzüntüyle öğrendik. Öncelikle yapılan bu vahşi saldırıyı şiddetle kınıyor, hayatını kaybedenlerin aileleri ve yakınlarına baş sağlığı, yaralananlara da acil şifalar diliyoruz. Fransa yetkililerinden beklentimiz, faillerin ve saldırıların acil bir şekilde ortaya çıkarılıp kamuoyunu şeffaf bir şekilde aydınlatması yönündedir. Bu tür ırkçı saldırıların önüne geçecek tek yol gerçeğin ivedilikle aydınlatılması olacaktır.”

    PİRHA/ANKARA

  • Avustralya Alevi Federasyonu’ndan Paris saldırısına tepki: Kimliklerimize tahammül edemiyorlar

    Avustralya Alevi Federasyonu’ndan Paris saldırısına tepki: Kimliklerimize tahammül edemiyorlar

    PİRHA-Fransa’nın başkenti Paris’teki Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’ne yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırıya dair açıklama yayımlayan Avustralya Alevi Federasyonu (AFA) “Kendi ülkelerinde yaşam hakkı tanınmadığı için başka ülkelere yeni bir yaşam için göç eden başta Kürtler ve Alevilere yapılan bu saldırılar, insan haklarına, kimliklerimize, dilimize, kültürümüze ve inancımıza tahammül edemeyenler tarafından yapılmaktadır” dedi. 

    Avustralya Alevi Federasyonu (AFA), Fransa’nın başkenti Paris’te bulunan Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’ne yönelik gerçekleştirilen ve 3 kişinin hayatını kaybettiği saldırıya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Yaşamını yitirenlerin ailelerine başsağlığı dileyen AFA, açıklamasında “Barış, hoşgörü ve kardeşlik dilinden asla taviz vermeyeceğiz” dedi.

    “SALDIRILAR, KİMLİKLERİMİZE TAHAMMÜL EDEMEYENLER TARAFINDAN YAPILMAKTADIR

    Açıklamanın tamamı şöyle:

    “Paris Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’ne yapılan ırkçı saldırıyı kınıyoruz. Saldırıda 3 kişi yaşamını kaybetmiş ve durumu kritik olan yaralılar olduğu belirtilmektedir. Hayatlarını kaybedenlerin ışığı daim, devri asan olsun. Sevdiklerinin, ailelerinin başı sağolsun. Yaralılara acil şifa dileriz.
    Kendi ülkelerinde yaşam hakkı tanınmadığı için başka ülkelere yeni bir yaşam için göç eden başta Kürtler ve Alevilere yapılan bu saldırılar, insan haklarına, kimliklerimize, dilimize, kültürümüze ve inancımıza tahammül edemeyenler tarafından yapılmaktadır. Bu tür saldırıların, failleri ve azmettiricileri en kısa zamanda bulunmalı, Türkiye başta olmak üzere her ülkede herkesin can güvenliği sağlanmalı ve korunmalıdır. Bizler; insan hakları, barış, demokrasi, eşitlik ve adaletli bir yer kürede yaşamak için her nerede olursak olalım mücadelemize devam edeceğiz. Barış, hoşgörü ve kardeşlik dilinden asla taviz vermeyeceğiz.”

    PİRHA/ AVUSTRALYA

  • Baro seçimlerinde ‘Jin jiyan azadi’ sloganına saldırı

    Baro seçimlerinde ‘Jin jiyan azadi’ sloganına saldırı

    İzmir Barosu Genel Kurulu’nda konuşması sonunda “Jin jiyan azadi” sloganı atan ÖHD’li avukat Arjen Turan’a bir grup tarafından ırkçı saldırı ve nefret söyleminde bulunuldu.

    İzmir Barosu Genel Kurulu’nda Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) İzmir Grubu adına konuşma yapan Avukat Arjen Turan konuşması esnasında bir grup tarafından ırkçı saldırıya ve hakarete maruz kaldı, tehdit edildi. Konuşmasının sonunda “Jin jiyan azadi” sloganı atan Arjen’e, aynı grup kürsüden indikten sonra fiziksel saldırıda bulunmaya çalıştı.

    Konuşmasında HDP İzmir İl Binasında ırkçı saldırıda katledilen Deniz Poyraz ve Rojhılat’ta katledilen Jîna Emînî’yi de anan Aryen konuşmasında “Onların eşit ve özgür yaşam mücadelesine sahip çıkacağımıza söz veriyoruz. Özel olarak kadını ve farklı cinsel yönelimleri ezen bu kapitalist sisteme karşı yüksek sesle bir kez daha jin jiyan azadî diyoruz” sözlerine yer vermişti.

    Irkçı saldırının ardından ÖHD İzmir Şubesi saldırıyı kınayan bir yazılı metin paylaşırken Cumhuriyetçi Avukatlar grubunun sosyal medya hesapları üzerinden Kürtçe slogan üzerinden ÖHD’li avukatlar hedef gösterildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Denizli’de Kürt aile ırkçı saldırıya uğradı

    Denizli’de Kürt aile ırkçı saldırıya uğradı

    PİRHA- Denizli’nin Pamukkale ilçesinde oturan Kürt bir aile ırkçı saldırıya uğradı. Saldırgan Hasan Akın, saldırı sırasında ‘Bu mahallede Kürtlerin ne işi var?’ diyerek mahalleden de destek istedi. Aile bireylerini gözaltına alan polis, ‘Kürtlüğü karıştırmayın’ diyerek ifadeleri tutanaklara geçirmedi.

    Denizli’nin Pamukkale ilçesi İncilipınar Mahallesi’nde oturan Kürt bir aile, ırkçı saldırıya uğradı.

    Mezopotamya Haber Ajansı’nın aktardığına göre, dün sabah saat 07.30’da Hasan Akın isimli bir kişi, Kürt ailenin evinin öne gelerek tahra ile saldırıda bulundu. Saldırgan, aile bireylerine küfür ve hakaretlerde bulunarak evin camlarını kırdı. Saldırganın, “Bu mahallede Kürtlerin ne işi var? Sizi öldüreceğim” dediği belirtildi.

    Saldırı üzerine aile bireyleri polisi ararken, bu sırada saldırgan Akın’ın, 2 arkadaşını daha çağırarak tahra ile kapıyı kırıp içeriye girmeye çalıştığı belirtildi.

    Polisin gelmesinin ardından aile bireyleri 3 saldırgana tepki gösterdi. Polis, aile bireylerine biber gazıyla müdahale ederek, 2 kadını darp etti ve aile bireylerinden 3 kişiyi gözaltına aldı.

    ‘KÜRTLÜĞÜ KARIŞTIRMAYIN’ DİYEN POLİS, İFADELERİ TUTANAKLARA GEÇİRMEDİ

    Daha sonra ifadeleri alınan aile bireyleri, Kürt olmalarından kaynaklı ırkçı saldırıya maruz kaldıklarını, bunun görüntülerde de mevcut olduğunu anlattı. Ardından polislerin, “Kürtlüğü karıştırmayın, ne alakası var” dediği belirtildi.

    Polisler, aile bireylerinin Kürt olmalarından kaynaklı uğradıkları ırkçı saldırı ifadelerini tutanaklara geçirmedi. İfadelerin ardından saldırıya uğrayan aile ve saldırganlar serbest bırakıldı.

    (HABER MERKEZİ)