Adana Seyhan’da çoğunlukla Kürtlerin yaşadığı bir okulun merdivenlerine ırkçı ve tekçi ‘Ya Türkçe konuş ya da sus’ sloganları yazıldı.
Adana’nın Seyhan ilçesine bağlı Onur Mahallesi’nde bulunan 125. Yıl Ortaokulu’nun merdiven basamaklarında Türkçeye dair yer alan ifadeler dikkat çekti. Okulun 10 basamaklı merdivenlerinin her bir basamağına yapıştırılan Türkçeye dair cümleler arasında ırkçı ifadeler de yer aldı.
Bazıları silik durumda bulunan bu ifadelerden bazıları şöyle: “Dilimizden utanmayalım”, “Ya Türkçe konuş ya da sus!”, “Türk demek, Türkçe demek”, “Türkçenin bir eksiği yok, ya sizin?”, “Türkçe dilinize batmasın”, “Dilini kaybeden ülkesini kaybeder”
Söz konusu okulun bulunduğu Onur Mahallesi, çoğunlukla Kürtlerin yaşadığı bir mahalle. Duruma tepki gösteren veliler, tekçi ve ırkçı ifadelerin kaldırılmasını istedi.
PİRHA-İstanbul’da evinin duvarı işaretlenip “Alevi defol Kürt” diye yazılan Sezer Öztürk’e, karakoldaki polisler tarafınca “Olayı neden sosyal medyada paylaştın? Halkı kin ve nefrete teşvik etmekten hakkında soruşturma açılabilir” denildi.
Evi işaretlenen Alevi yurttaşa polisten, ‘Neden sosyal medyada paylaştın’ tepkisi
İstanbul Esenyurt’ta yaşayan Sezer Öztürk’ün evinin duvarına ırkçı yazılamalar yapıldı. Sabah saatlerinde evden çıktığı esnada duvarındaki yazıyı fark eden Öztürk, fotoğrafı çekip sosyal medya hesabından paylaştı. Sezer Öztürk, ardından polisleri haberdar edip suç duyurusunda bulunmak üzere Kıraç Polis Merkezi’ne gittiğini belirtti.
“FOTOĞRAFLARI NEDEN PAYLAŞTIN?”
PİRHA’ya konuşan Sezer Öztürk, ırkçı yazılamaları görür görmez polisleri haberdar ettiğini ve evine gelen ekiplerin parmak izi aldıklarını aktardı. Sonraki aşamada ifade için Kıraç Karakolu’na gittiğini belirten Öztürk, şu aktarımda bulundu:
“İfadem alınırken üye olduğum parti HDP, Alevi olmamızdan dolayı bunlarla alakalı etkinliklere katıldığımı dile getirdim. Polisler de bu kesimlerle bir bağlantım olup olmadığını sordu. Cemlere katıldığımı, Madımak, Çorum anma törenlerinde yer aldığımı söyledim.
Polisler, ‘nerelisin?’ sorusunu da yöneltti. ‘Sivas İmranlı Kılıç köylüyüm’ dedim. Yüzyıllardır süregelen bu saldırıların bizim kanımıza dokunduğunu belirterek bu sebepten dolayı olayı sosyal medyada paylaşıp tepkime göstermek istedim’ dedim.
Soruşturmanın sonunda görevli amir, ‘Neden sosyal medyada paylaşım yaptın? Bunlar halkı kin ve nefrete teşvik ediyor. Bundan dolayı hakkında işlem başlatma söz konusu olabilir.’ dedi. Ben de ‘Mağdur olan benim. Bu paylaşımı yaptığıma dair neden, nasıl işlem başlatılabilir?’ diye sordum.”
Sezer Öztürk, “Elim kolum bağlıydı ve bir şey diyemedim. Polislerin yanında paylaşımları silmek zorunda kaldım” sözleriyle yaşadıklarını özetlediği.
PİRHA – Dersim’in Nazımiye ilçesinde bulunan Düzgün Baba Ziyaretgahı’nın kayalığına, “Üç hilal ve MHP” yazılamasına tepki gösteren ziyaretçiler, yapılanın ırkçılık olduğunu belirterek “Biz bu zihniyeti Sivas’tan, Maraş’tan, Çorum’dan, Koçgiri’den, Dersim’den biliyoruz” dedi.
Haberin Videosu
Dersim’in Nazımiye ilçesinde bulunan Düzgün Baba Ziyaretgâhı’nda, kayalığa “Üç hilal ve MHP” yazılaması yapıldı.
Birkaç gün önce yapıldığı belirtilen yazılamanın üstü yurttaşlar tarafından çizildi. Yazılamanın 2 Temmuz Sivas Katliamı’nın yıl dönümü öncesine denk gelmesi dikkat çekerken, ziyarete gelenler yazılamanın ırkçı bir saldırı olduğunu belirterek tepki gösterdi.
“SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIZ”
Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek, hukuki süreç başlatacaklarını vurguladı. Kutsal topraklarda Düzgün Baba’nın önemli bir yere sahip olduğunu belirten Kırmızıçiçek, “Düzgün Baba’nın yatağı dediğimiz yerde bazı şahıslar ırkçı semboller, ırkçı partilerin isimlerini yazmışlar. Buradaki dostlarımız ve inanç kurumlarıyla konuştuk. Biz bu saldırıyı kabul etmiyoruz. 2 Temmuz öncesi yapılan bu saldırılara hiç yabancı değiliz. Cem ve Alevi yurttaşların evlerine çarpı koyulmasından biliyoruz. Biz bu zihniyeti Sivas’tan, Maraş’tan, Çorum’dan, Koçgiri’den, Dersim’den biliyoruz. Kurumlarla istişare ederek suç duyurusunda bulunacağız. Konunun takipçisi olacağız” diye konuştu.
Ziyaretgaha gelen yurttaşlardan Düzgün Akın da olaya tepki göstererek “İnanç yerlerimize saldırıdır. Biz onların inanç yerlerine saygı gösteriyoruz. Onların da bu saygıyı göstermeleri gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“KÖTÜLÜK UZAK DURSUN”
“Burası Düzgün Baba’nın mekânıdır” diyen Veli Yıldız, lokmaların dağıtıldığı yerde MHP yazısı ve simgesinin çizildiğini belirtti.
Bu durumun yıllardır evlerine, cemevlerine, ibadet yerlerine yönelik sürdüğünü dile getiren Yıldız, “Temmuz’da anmamızı yaptık. Bunun öncesi bizi korkutmaya çalışıyorlar. Ya sizi öldüreceğiz, ya katledeceğiz. Yukarıya çıkıp taşları yuvarlıyorlar, yani cem evimizi taşlıyorlar, yıkmak istiyorlar. Koskocaman taş insanın ayağı önünde kayar mı? Biz istiyoruz barış, iyilik gelsin, kötülük uzak dursun” sözlerine yer verdi.
“DÜZGÜN BABA DÜŞMANIN SESİNİ KESSİN”
Selvi Açıkgöz ise, “İnsanlar Düzgün Baba’ya gelip ziyaret edip murat diliyorlar. Gelip Düzgün Baba’ya o yazıları yazmışlar Hak onlardan sorsun. Biz onlarla baş edemiyoruz, Hak onlarla baş etsin. Sivas’ta kaçımızı yaktılar. Düzgün Baba onlara bırakmasın. Her sene gelin buraya. Ayağınız Düzgün Baba’dan kesilmesin. Tüm muratlarınızı bu Düzgün Baba kabul etsin. Düzgün Baba o düşmanın sesini kessin. Bizden uzak götürsün”
“ŞİDDETLE KINIYORUZ”
Sivas Katliamı’nın yıl dönümünde böylesi bir sembol ve yazılmanın olmasının tesadüf olmadığını dile getiren Hakkı Aradağ, “Bu yeni bir şey değildir. Sivas, Maraş, Çorum, Gazi, Ankara Gar’ında da böyle oldu. Hala şu zamanlarda bile Alevilere dönük ciddi bir saldırıdır. Düzgün Baba’nın mekanında bu yazıları ve sembollerin yazılmasını son derece şiddetle kınıyoruz. Bunlar hafife alınacak durumlar değildir. Katliamcı talancı zihniyet hala devam ediyor. Bu zihniyetin başarıya ulaşma şansı yoktur. Biz inancımızı ve yolumuzu takip edeceğiz. Bunu yapmalarına müsaade etmeyeceğiz” şeklinde konuştu.
PİRHA- Bursa’da Kestel Cemevi duvarlarına yapılan ırkçı yazılamanın ardından bugün de İstanbul’da Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kartal Cemevi duvarına Ülkü Ocakları Kartal İlçe Başkanlığı imzasıyla “Türklük bedenimiz, İslamiyet ruhumuzdur, ruhsuz beden ceset olur” yazılı afiş yapıştırıldı. Duruma tepki gösteren PSAKD Kartal Şubesi ve Cemevi Başkanı Songül Tunçdemir, “Elinizi ibadethanemizden çekin” dedi.
Bursa’da Kestel Cemevi duvarlarına yapılan ırkçı yazılamanın ardından bugün de İstanbul’da PSAKD Kartal Cemevi duvarına Ülkü Ocakları Kartal İlçe Başkanlığı imzasıyla “Türklük bedenimiz, İslamiyet ruhumuzdur, ruhsuz beden ceset olur” yazılı afiş yapıştırıldı.
Irkçı yazılamaya ilişkin yazılı bir açıklama yapan PSAKD Kartal Şubesi ve Cemevi Başkanı Songül Tunçdemir, “Elinizi ibadethanemizden çekin” dedi.
“Artık kindar, dindar ya da akli dengesi bozuk çocuklar değil; altında imzası bulunan kindar gruplar cemevlerimizi işaretliyor” diyen Tunçdemir, şunları kaydetti:
“OHAL’i bahane ederek kendisine muhalif olan kesimlere göz açtırmayan siyasi iktidar, gece yarıları kapılarımızı kırmızı çarpı ile işaretleyenleri, cemevlerimize yazılama yapanları neden görmezden geliyor? Bu ülkede güvenlik kaideleri sadece bir kesim için mi geçerlidir? Bu ülkeyi demokratik bir ülke olmaktan bir hayli uzaklaşan siyasi iktidar, yüzyıllardır süregelen ayrımcılık politikalarına gün geçtikçe yenisini eklemekte, bu topraklarda yaşayan farklılıkları gün geçtikçe daha da kutuplaştırmak istemektedir.
Özellikle yaşadığımız son günlerde cemevlerimizin bir çoğuna yapılan baskı ve saldırılar bizleri son derece endişelendirmektedir.
Cemevlerimizin kapısına, duvarlarına kin ve nefret dolu ifadelerin imzayla, açıktan yazılacak kadar cüretkar davranıldığı bir dönemden geçmekteyiz. Dün Bursa Kestel Hacı Bektaş-ı Veli Derneği ve Cemevi duvarına hakaret ve küfür içerikli yazılar yazılmasının yanında PSAKD Kartal Şubesi ve cemevimizin kapı ve duvarlarına da altında Ülkü Ocakları Kartal Şubesi’nin imzası olan ‘’TÜRKLÜK BEDENİMİZ, İSLAMİYET RUHUMUZDUR, RUHSUZ BEDEN CESET OLUR’’ yazısı yapıştırılmıştır.
Bu yazı biz Alevilere açık bir tehdit ve gözdağıdır.”
“SALDIRILARIN SORUMLUSU İKTİDARDIR”
“Öncesinde yapılan saldırı ve işaretlemeleri çocukların üzerine atanlar, münferit gösterenler ya da bunları yapanların akli dengesi bozuk diye görmezden gelenler, artık imzalı şekilde kapı ve duvarlarımıza yapıştırılan yazılar için ne diyecekler bunu merak ediyoruz” denilen açıklamada, “Kapılarımıza imzalı, açıktan, korkusuzca yazılar yazanların sorumlusu daha önceki işaretlemelerin üzerini örten ve her defasında nefret söylemlerinde bulunan siyasi iktidardır” ifadesi kullanıldı.
Cemevlerinin Alevilerin kutsalı olduğu belirtilen açıklamada şöyle denildi:
“Nice bedeller ödeyerek kendi imkanlarımızla yaptırdığımız cemevlerimiz biz Alevilerin kutsalıdır. Buralara yapılan saldırıları kutsalımıza yapılan saldırı olarak görüyor ve bu durumu kınıyoruz.
72 millete aynı nazarda bakan ve dili, dini, rengi ne olursa olsun herkesin kardeşçe bir arada yaşamını savunan bir inancın sahipleri olarak bu işaretlemelerin bizleri yıldırmayacağını, korkutmayacağını ve ayrıştırma politikalarının bizler açısından bir işe yaramayacağını buradan bir kez daha söylüyor ve ülkemizde yaşayan tüm farklılıkların güvende olabileceği bir atmosfer yaratması için siyasi iktidarı uyarıyoruz.” (HABER MERKEZİ)