Etiket: iş yeri

  • Sosyolog Dr. Azad Barış’ın ev ve iş yerine polis baskını

    Sosyolog Dr. Azad Barış’ın ev ve iş yerine polis baskını

    PİRHA- Ezidi araştırmacı ve yazar Dr. Azad Barış’ın evine ve çalıştığı kuruma polislerce baskın düzenlendi. Polis baskınına tepki gösteren Barış, “Bu, bir hukuk süreci değil, açık bir sindirme operasyonudur” dedi.

    Ezidi araştırmacı, yazar ve Spectrum House Düşünce ve Araştırma Merkezi Genel Direktörü Dr. Azad Barış, 18 Mart sabahı hem evine hem de yöneticisi olduğu araştırma şirketinin ofisine düzenlenen polis operasyonuna ilişkin yazılı açıklama yaptı.

    Barış, sabah saatlerinde gerçekleştirilen şafak baskınına dair, “Hiçbir ön bildirimde bulunulmaksızın, hem evime hem de ofisime ağır silahlı polislerle baskın yapıldı. Evimde küçük yaştaki çocuklarımın varlığı göz ardı edildi, iş yerim adeta talan edildi” ifadelerini kullandı.

    “DEMOKRATİK DEĞERLERE AÇIKÇA MEYAN OKUYAN GÖZDAĞI”

    Dr. Barış’ın açıklamasının tamamı şu şekilde: 

    “Bugün (18 Mart) sabah saat 06:00 sularında, hiçbir ön bildirimde bulunulmaksızın hem evime hem de yöneticisi olduğum araştırma şirketinin ofisine ağır silahlı polislerce bir şafak operasyonu düzenlenmiştir. Kamuoyunda, akademide, siyasette ve basın dünyasında tanınan bir kişi olmama rağmen, küçük yaştaki kızlarımın varlığı göz ardı edilerek evim “anti-terör timleri” tarafından basılmış, çalıştığım iş yeri adeta talan edilmiştir.

    Bu baskın, hukukun üstünlüğü ilkesine, temel insan haklarına ve demokratik değerlere açıkça meydan okuyan bir gözdağıdır. Hukukun işlemesi gereken bir ülkede, şafak vakti ev baskınlarıyla korku iklimi yaratmak hangi demokratik normlarla açıklanabilir? Toplumsal barış böyle mi sağlanır?

    Bir hukuk devletinde, suç isnadı olan bir kişiye mahkeme daveti gönderilir; evinin kapıları kırılmaz, çalışma alanı tahrip edilmez, ailesi hedef alınmaz. Eğer hukuk devleti ortadan kaldırılmışsa, geriye sadece keyfiyet, baskı ve sindirme kalır.

    “SİYASAL BİR OPERASYONUN GÖSTERGESİDİR”

    Türkiye’de sayıları binin altına düşmüş Ezidi cemaatinin bir mensubu, bir insan hakları savunucusu, araştırmacı, siyasetçi ve toplum bilimci olarak böylesine hedef alınmamın anlamı açıktır. Bu, yalnızca bana değil, tüm farklı kimliklere, muhalif seslere ve özgür düşünceye yönelen sistematik bir baskının parçasıdır. Adım, kimliğim ve adresim herkesçe bilinirken, mahkemenin tek bir davetiyle ifade verebilecekken, evime ve iş yerime yapılan bu saldırı, hukuki bir sürecin parçası değil, siyasal bir operasyonun göstergesidir.

    Bu hukuksuzluğu reddediyor, karşısında dimdik duruyorum. Şu an çalışmakta olduğum bir proje nedeniyle yurt dışındayım, ancak en kısa sürede evime ve işimin başına dönecek, onurlu ve kararlı bir şekilde çalışmalarımı sürdüreceğim. Korku duvarları örmeye çalışanlara inat, hakikati savunmaya ve mücadele etmeye devam edeceğim. Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarım.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • ‘Fırınların ve pastanelerin %80’inde çalışma koşullarında hijyene uyulmuyor’

    ‘Fırınların ve pastanelerin %80’inde çalışma koşullarında hijyene uyulmuyor’

    PİRHA -DİSK’e bağlı Türkiye Gıda Sanayii İşçileri Sendikası, koronavirüs küresel salgını içerisinde olduğumuz bu süreçte işletmelerde hijyen koşullarının sağlanıp sağlanmadığını ve işçiler için iş sağlığı ve güvenliği konusunda önlem alınıp alınmadığını inceleyerek bir rapor hazırladı. Raporda, işçileri koronavirüsten korumak için etkili önlemlerin alınmadığı gibi işçilerin çalışma koşullarının ağırlaştığı ve tüm haklarının kısıtlandığı belirtildi. 

    DİSK/Gıda-İş (Türkiye Gıda Sanayi İşçileri Sendikası Genel Merkezi) yaptığı yazılı açıklamada, gıda sektöründe çalışan işçilerin durumuna dikkat çekti.

    Gıda sektöründe 45 işletmede koronavirüs sürecinde işverenler tarafından hijyen koşulları oluşturup oluşturmadıkları, işçilerin iş sağlığı ve güvenliği konusunda önlem alınıp alınmadığı incelenerek rapor haline getirildi.

    “MİLYONLARCA İŞÇİNİN CAN GÜVENLİĞİ TEHLİKEDE”

    Gıda üretiminde çalışan işçilerin sağlıkları ve çalışma koşulları koronavirüs sürecinde güvenceye alınması gerektiği belirtilen açıklamada, farklı alanlarda 150 ile 4000 arasında işçi çalıştırarak üretim yapan 45 gıda fabrikasında işçilerle yapılan görüşmeler sonucunda koronavirüs konusunda alınan veya alınmayan önlemler ve işyerlerinde yaşanan sorunların tespit edildiği kaydedildi.

    Dünya genelinde ve Türkiye’de koronavirüs (Covid-19) salgını ile birlikte işçilerin çalışma koşullarının daha da ağırlaştığına dikkat çekilen açıklamada, milyonlarca işçinin sağlığının ve can güvenliğinin tehlikede olduğu kaydedildi.

    Gıda üretimi yapılan fabrikalardaki işçiler için acil önlemlere ihtiyaç olduğu belirtilen açıklamada, “Koronavirüse karşı sağlık sürecinin işletilmesinin yanında, gıda ürünlerinin sağlıklı ve kesintisiz halka ulaşması bu süreçte önem kazanıyor. Çünkü insan sağlığının bir diğer yanı sağlıklı beslenmesidir” denildi.

    Açıklamada, işyerlerinde alınmayan önlemler ve uygulamalar şöyle sıralandı:

    • Bilgi aldığımız işletmelerin %70’inde üretim artmış durumda. Üretimi artmayan fabrikalarda ise azalma söz konusu değil. Restoran zincirleriyle, doğrudan satış yapan işyerlerinde sorunlar yaşanıyor.
    • Türkiye’de uluslararası alanda faaliyet sürdüren gıda tekelleri, yerli firmalara göre daha tedbirli davranıyor ve önlem alıyor.
    •  İtalya’dan ham madde ithalatı yapan bir firmanın üretim sorunu yaşayabileceği gözleniyor.
    • Gıda üretimi artışı ve stok nedeniyle yoğun mesailer başladı, işletmeler işçi almak yerine fazla üretimi aynı işçilerle yapmakta.
    • Üç vardiya çalışmanın yanı sıra, günde on iki saat iki vardiya çalışan işletmeler var, bazı işletmelerde iş yoğunluğundan dolayı haftalık izinler verilmiyor.
    • Hastanelerde yemek dağıtan işçilerin iş yükü arttı. Karantina koşullarına hazır olmaları istendi. Hastane yemekhanesinde eldiven ve maske sorunu yaşanıyor. Servis yok, toplu taşımayla işe gidilip geliniyor.
    • Taşeron uygulaması olan işletmelerde taşeron işçilerin çalışma koşulları daha da zorlaştı.
    • İşçilerin büyük çoğunluğu kendilerini koronavirüse karşı güvende görmüyor.
    • Üretim sürecinde sosyal mesafe korunmuyor.
    • Maske, eldiven ve koruyucu malzeme sağlanıyor ama yetersiz.
    • Kimi işletmelerde kağıt havlu, sabun ve temizlik malzemeleri bulunmuyor.
    • Koronavirüs (Covid19) salgını sonrası, yeterli önlem alınmadığı gözleniyor.
    • İşyerlerinin %75’inde yemekhaneler, soyunma odaları gibi alanlar dezenfekte yapılmadı, ya da göstermelik yapıldı.
    • İşletmelerde ağırlıklı olarak yaşanan sorun servislerde hiçbir önlemin alınmamış olması.
    • Yemekhanelerde halen toplu yemek yeniyor ve sosyal mesafe korunmuyor.
    • 50 yaş ve üstü, risk gurubunda olan işçilere yıllık izin kullandırılıyor, izin hakkı olmayanlar ücretsiz izne çıkarılıyor.
    • Soyunma odalarında topu giriş ve çıkışlar yaşanıyor.
    • İşyerlerinde havalandırma sistemleri yetersiz.
    • Su fabrikalarında geri dönüşüm damacanaları risk taşıyor.
    • Yemeklerde bağışıklığı güçlendirici gıdalar konusunda ilerleme yok.
    • Gıda üretimi artışı nedeniyle işten atmalar yaşanmıyor. Ancak risk gurubunda bulunan işçilerin bir bölümüne yıllık izinleri verilirken, ücretsiz izin uygulamaları yaygınlaşıyor.
    • Bir fabrika 23 Mart-1 Nisan arasında üretim durdurmuş, işçilere çalışmadığı sürelerde ücretsiz izin ve yıllık izin uygulaması yapılıyor. Çikolata ve şekerleme üretimi yapan ağırlıklı ihracat çalışan bir işletme 30.03.2020 ile 13.04.2020 arasında işçi ücretleri %60 ödenerek bakıma çıkacak.
    • Doğrudan kendi restoran zincirleri üzerinde üretim ve satış yapan dört işletme ise işçilere ücretsiz izin ve yıllık izin uygulaması başlattı.
    • Bir işletmede 2021 yılının yıllık izinleri kullandırılmaya başlandı.
    • İşe girişlerde ateş ölçümleri yapılmakla birlikte tüm işletmelerde aynı durum söz konusu değil. Ateşi çıkanlar sağlık kuruluşlarına yönlendirilmek yerine evlerine gönderiliyor.
    • Beyaz yakalı işçiler ise evden çalıştırılıyor.
    • Ürün stok eden işletmeler çoğalıyor.
    • Tahin pekmez üretimi yapan işletmelerde üretim arttı, fazla mesai yaptırılıyor, fazla mesai ücreti düşük ödeniyor.
    • Bir işletmede, özel istihdam bürolarından makine temizliği, depolama ve paketleme için günlük yevmiyeci çağrılıyor.
    • İş yükünün artması ile işçiler eğitim almadıkları makinelerde çalıştırılıyor.
    • Zorunlu gıda üretimi yapan işyerleri dışındaki tüm gıda fabrikaları ve diğer işletmelerde işçilere ücretli izin verilmeli.
    • Fırınlar, ekmek satış büfeleri ve pastanelerin %80’inde çalışma koşulları açısından hijyen, dezenfekte koşullarına uyulmuyor.

    “İŞÇİLERDEN ÜCRET KESİNTİSİ YAPILMAMALI”

    İşçilerin uzun saatler çalışmak zorunda kaldığı ve kayıt dışı çalışmanın sürdüğü kaydedilen açıklamada, var olan ve devam eden bu sorunların kriz dönemlerinde de ayuka çıktığının altı çizildi. Açıklamada, alınması gereken önlemler şöyle sıralandı:

    1. İşyerlerinde çalışma süreleri günlük 6 saate düşürülmeli ve 4 vardiya sistemine geçilmeli.
    2. Ücret kesintisi yapılmamalı. İki saatte bir havalandırmaya çıkmalı.
    3. Bütün hijyen ve dezenfekte koşulları eksiksiz sağlanmalı. İşçilere maske eldiven gibi tüm koruyucu malzemeler eksiksiz verilmeli. Risk grubunda olan işçiler ücretli izinli sayılmalı.
    4. Servis sayıları artmalı, dezenfekte edilmeli ve sosyal mesafe sağlanmalı. Bantlar arasında, yemekhanelerde ve soyunma odalarında sosyal mesafe kuralına uyulmalı. PİRHA/İSTANBUL