PİRHA- İHD Dersim Şubesi, direnişteki Peri Tekstil işçilerini ziyaret etti. Yapılan açıklamada işten çıkarılan tüm işçiler derhal işe iade edilmesi ve sendikal haklara yönelik baskılar son bulması çağrısında bulunuldu.
Dersim’de Peri Tekstil’de işten atmalara karşı ve sendikal hakları için direnen BİRTEK-SEN üyesi 17 işçiye dayanışma ziyareti sürüyor.
Dersim’de bulunan Peri Tekstil’de, çoğunluğu kadın 17 işçi mobbing ve hakarete itiraz ettikleri için işten çıkarıldı. 21 gündür taleplerinin kabul edilmesi için direnen işçiler, 11 gündür de fabrika önünde kurdukları direniş çadırında mücadelelerini sürdürüyor.
İşçilere dayanışma ziyaretleri sürerken bugün de İnsan Hakları Derneği (İHD) Dersim Şubesi direniş çadırını ziyaret etti. Heyet, işçilere desteklerini sundu.
“İŞTEN ÇIKARMA AÇIK BİR HAK İHLALİDİR”
Burada yapılan açıklamada işçilerin sendikal örgütlenme haklarını kullandıkları için işten çıkarılmalarının açık bir hak ihlali olduğu vurgulanarak, “İnsan Hakları Derneği Dersim Şubesi olarak bizler, direnen işçileri ziyaret ettik, yaşanan hak ihlallerini yerinde gözlemledik. Sendikal örgütlenme hakkı, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış temel bir haktır. İşçilerin bu haklarını kullandıkları için işten çıkarılması açık bir hak ihlalidir. İşten çıkarılan tüm işçiler derhal işe iade edilmelidir. Sendikal haklara yönelik baskılar son bulmalıdır. İnsan onuruna yakışır çalışma koşulları sağlanmalıdır. Tüm demokratik kitle örgütlerini ve kamuoyunu bu haklı direnişe destek olmaya çağırıyoruz. Emeğin onuru, dayanışma ile kazanacak!” diye belirtildi.
PİRHA-Dersim’de bulunan Peri Tekstil’de işten çıkartılan işçilerin çadır direnişinin 9. gününde DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ve Dersim Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri ziyaret etti. Sömürünün en yoğun olduğu yerlerden birisinin tekstil fabrikaları olduğunu vurgulayan Ayten Kordu, “Biz işçi arkadaşlarımızın hak mücadelesinin sonuna kadar yanında olacağız. Umarım en kısa sürede işçilerin talepleri kabul edilip, işlerine geri dönerler” dedi.
Dersim’de bulunan Peri Tekstil’de, çoğunluğu kadın 17 işçi mobbing ve hakarete itiraz ettikleri için işten çıkarıldı. 21 gündür taleplerinin kabul edilmesi için direnen İşçiler, 9 gündür de fabrika önünde direniş çadırı kurdu.
İşçileri direnişinin 9. gününde DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), DEM Parti Dersim İl Örgütü, Munzur Çevre Derneği, Emek Partisi Dersim İl Örgütü, Partizan, KESK Dersim Şubeler Platformu ziyaret etti.
“İŞÇİLERİN TALEPLERİNİN KABUL EDİLMESİNİ İSTİYORUZ”
İşçilerin 9 gündür direniş çadırında mücadelelerini sürdürdüğünü belirten Emek Partisi Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “İşçilerin talepleri açık. İşçiler artık mobbing, hakaret yaşamak istemiyorlar, yıllık izinlerinin ödenmesi ve sendikalı olarak işe alınmak istiyorlar. Bizler de Dersim Emek ve Demokrasi Platformu olarak arkadaşlarımızın taleplerini kabul edilmesini istiyoruz” dedi.
“İŞÇİLERİN HAK MÜCADELESİNİN YANINDA OLACAĞIZ”
Sömürünün en yoğun olduğu yerlerden birisinin tekstil fabrikaları olduğunu vurgulayan DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Fabrikalarda çok yoğun bir şekilde mobbing uygulanıyor. Biz işçi arkadaşlarımızın hak mücadelesinin sonuna kadar yanında olacağız. Umarım en kısa sürede işçilerin talepleri kabul edilip işlerine geri dönerler” diye belirtti.
“İŞÇİLERİN DİRENİŞİNE GÜÇ VERİLMESİNİ İSTİYORUZ”
İşçiler kazanırsa Dersim halkı ve demokrasi güçlerinin kazanacağını ifade eden BİRTEK SEN Temsilcisi Kadir Ulaş, “Bugün mücadelemizin 21’inci çadır direnişimizin de 9’uncu günü. Şimdiye kadar mücadelemizi pasif yollarla sürdürdük. İşçilerimizin haklarının verilerek işe geri alınmasını istiyoruz. Çok zor şartlar altında direniyorlar ve Dersim halkının arkadaşlarımızın direnişine güç verilmesini istiyoruz” diye konuştu.
PİRHA-Dersim’de haksız yere işten çıkarıldığı için direnen Peri Tesktil işçilerinin pankartı çalındı. Taleplerinin kabul edilene kadar geri adım atmayacaklarını vurgulayan BİRTEK-SEN Temsilcisi Kadir Ulaş, “İşçi arkadaşlarımız işe iade edilene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.
Dersim’deki Peri Tekstil fabrikasında 20 gün önce işten çıkarılan ve 8 gündür fabrika önünde direnişte olan işçilerin kurduğu çadırdaki ‘Peri Tekstil’de işçi kıyımına son, direne direne kazanacağız’ pankartı sabah saatlerinde çalındı.
Pankartın çalınmasının ardından BİRTEK SEN Temsilcisi Kadir Ulaş ve işçiler açıklama yaptı.
“HUKUKİ SÜRECİ BAŞLATTIK”
Taleplerinin kabul edilene kadar geri adım atmayacaklarını vurgulayan BİRTEK-SEN Temsilcisi Kadir Ulaş, “Bugün mücadelemizin 20’nci, direnişimizin 8’inci günü. İşçi arkadaşlarımız işe iade edilene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu sabah buraya gelirken birileri gelip pankartımızı sökmüş. Pankartımızı kimlerin ne niyetle söküğünü çok iyi biliyoruz. Buradan ifade edelim: Ne yarattığınız baskı ne de işçiler üzerinde kurduğunuz baskıya boyun eğeceğiz. Kamera kayıtları var, görgü tanıkları var. Hukuki süreci başlattık. Bunun arkasını bırakmayacağız. İşçi arkadaşlarımızın, baskıya, mobbinge maruz kalmadan çalışması gerektiğini söyledik. Ama öyle görünüyor ki iyi niyetli değiller” diye konuştu.
PİRHA- Dersim’de bulunan Peri Tekstil’de, çoğunluğu kadın 17 işçi mobbing ve hakarete itiraz ettikleri için işten çıkarıldı. İş yeri önünde direniş çadırı kurup basın açıklaması yapan işçiler, “İşe geri alınıncaya kadar, her gün ama her gün bu fabrikanın önünde direneceğiz. Ne kadar sürerse sürsün, asla vazgeçmeyeceğiz. Dersim’deki tüm halkımızı direniş çadırımıza desteğe bekliyoruz” dedi.
Dersim’de bulunan Peri Tekstil’de, çoğunluğu kadın 17 işçi mobbing ve hakarete itiraz ettikleri için işten çıkarıldı. İşçiler, fabrika önünde önünde direniş çadırı kurup basın açıklaması yaptı. İşçilere destek olmak için Emek Partisi Dersim İl Örgütü, KESK Dersim Şubeler Platformu, kayyım tarafından işten atılan Dersim Belediyesi işçileri destek verdi. İşçiler adına basın açıklamasını Evrim Altınkaynak okudu.
“SENDİKA ANAYASAL BİR HAKTIR”
Öncesinde söz alan BİRTEK SEN Temsilcisi Kadir Ulaş, kendilerine destek ziyaretinde bulunanlara teşekkür ederek şu ifadeleri kullandı:
“Çalışma düzenin, çalışma koşullarının yeniden düzeltilip arkadaşlarımızın çalışmasından yanayız. İşverene de bu çağrıyı tekrar tekrar yaptık. Bunun için görüşmeler yaptık ve bu görüşmeler bir aşamaya kadar geldi. Son görüşmede işveren işçilerin işe geri alınması talebine ‘tamam’ dedi ancak ‘ onları sendikalı olarak işe almak istemiyoruz’ dedi. Kendisi daha önce de burada bir açıklama yapmış sendikayı ‘marjinal bir illegal bir grup’ gibi göstermişti. Bir yanlışı buradan düzeltelim. Sendika işçilere tanınan anayasal bir haktır. Sendika işçilerin hakkıdır. Bu yaptığınız sendika düşmanlığıdır. Sendikayı tanımamak aynı zamanda suç işlemek anlamına geliyor. Biz buradan tekrardan çağrımızı yeniliyoruz. İş barışından yanayız. İşçi arkadaşlarımızın haksızlığa, mobinge uğramadan işe geri alınmasını istiyoruz.”
“HAKSIZ YERE İŞTEN ATILAN İŞÇİLER OLARAK DİRENİŞ ÇADIRI KURDUK”
Peri Tesktil’den haksız yere işten atılan işçiler olarak direniş çadırı kurduklarını belirten Evrim Altınkaynak, “Burada başka iş imkânı olmadığı için her türlü baskıya ve haksızlığa boyun eğmek zorunda kalan, yasalarda yer alan haklarımızın çoğunu kullanamayan, senelik izin hakkı dahi olmayan, resmî tatillerde bile yasal mesai farklarını alamayan, zorunlu olarak fazla mesailere kalan, itiraz ettiğinde hakaret ve tehditle susturulan, mobbinge maruz kalan işçileriz biz. Biz bu fabrikaya yıllarca emek veren, işimizi kaybetmeyelim diye yıllarca her zorluğa göğüs geren, her haksızlığı sineye çeken, patronun kazandığı milyonların her kuruşunda emeği ve alın teri olan işçileriz. Ama bu kadar emeğimizin, buraya harcadığımız yıllarımızın, alın terimizin karşılığı böyle değersiz bir çöp gibi kapı önüne konmak oldu” dedi.
“BİZ İLK DEĞİLİZ SON DA OLMAYACAĞIZ”
Tek isteklerinin yasal haklarının kendilerine verilmesi olduğunu ifade eden Altınkaynak, “Mobbingin son bulmasını, maaşlarımızın gününde yatmasını, mesai farklarımızın ödenmesini, yıllardır gasp edilen senelik izin hakkımızın verilmesini, zorunlu mesailerin ve baskının son bulmasını istiyoruz. Sessiz kalırsak, başımızı eğersek, itiraz etmezsek, haksızlıklara karşı sesimizi yükseltmezsek belki bize bir şey olmaz sandık. En azından işimizi kaybetmeyiz sandık. Ama yanılmışız. Anladık ki, biz sessiz kaldıkça, biz boyun eğdikçe patron bizi daha çok eziyor, daha çok sömürüyormuş. Biz ilk değiliz ve son da olmayacağız. İçerde çalışan diğer işçi arkadaşlarımıza sesleniyoruz. Yarın hiç birinizin aynı şekilde işten atılmayacağınızın bir garantisi yok. Her haksızlığa boyun eğip, yan yana çalıştığımız işçi kardeşlerimize sırtımızı dönmeyelim artık” diye belirtti.
“İŞİMİZİ GERİ İSTİYORUZ”
Tek isteklerinin yasal haklarını almak olduğunu vurgulayan Altınkaynak, konuşmasının devamında şunları dile getirdi:
“Baskı görmeden, hakarete uğramadan, saygı görerek çalışmak. Haksız yere işten atılmamak. Bu bizim hakkımız ve hakkımızı istiyoruz. Haksız yere işten atıldık. İşimizi geri istiyoruz. Bugün buraya direniş çadırımızı kurduk. İşe geri alınıncaya kadar, her gün ama her gün bu fabrikanın önünde direneceğiz. Ne kadar sürerse sürsün, asla vazgeçmeyeceğiz. Dersim’deki tüm halkımızı direniş çadırımıza desteğe bekliyoruz.”
PİRHA-DEM Parti Van Milletvekili Sinan Çiftyürek, Dersim’de kayyım tarafından işten çıkartılan işçilerin durumunu Meclis gündemine taşıdı. Çiftyürek, “Tunceli Belediyesi’ne kayyum atandıktan sonra işten çıkarmaların gerekçeleri nelerdir?” diye sordu.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Van Milletvekili Sinan Çiftyürek, Dersim’de kayyım tarafından işten çıkartılan işçilerin durumunu Meclis gündemine taşıyarak İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.
“İŞÇİLERİN, BASKI VE MOBBİNG UYGULAMLARINA MARUZ KALDIĞI İDDİA EDİLMEKTEDİR”
Dersim Belediyesi’ne kayyım atandıktan sonra belediyede çalışan çok sayıda işçinin işten çıkarıldığını belirten Sinan Çiftyürek, “Bazı çalışanların görev yerlerinin değiştirildiği, baskı ve mobbing uygulamalarına maruz kaldığı iddia edilmektedir. İşlerine geri dönmek isteyen bazı belediye işçileri 25 Mart 2025 tarihinden bu yana her gün düzenli olarak Tunceli Merkez Yeraltı Çarşısı önünde basın açıklamaları ve protesto eylemleri gerçekleştirmektedir. İşçilerin eylemleri barışçıl nitelikte olup, yerel kamuoyundan da destek görmektedir” dedi.
“KAYYUM ATANDIKTAN SONRA KAÇ BELEDİYE İŞÇİSİNİN İŞ AKDİ FESHEDİLMİŞTİR”
Çiftyürek, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya yanıtlaması istemiyle şu soruları yöneltti:
-Tunceli Belediyesi’ne kayyum atandıktan sonra kaç belediye işçisinin iş akdi feshedilmiştir? Bu işten çıkarmaların gerekçeleri nelerdir?
-İşten çıkarılan işçilerin kaçı kadrolu, kaçı sözleşmeli veya taşeron işçi statüsündedir?
-İş akdi feshedilen işçilerin sendikal üyelikleri ve siyasi düşünceleri nedeniyle hedef alındığı iddiaları bakanlığınızca araştırılmış mıdır?
-Hak kaybına uğrayan işçilerin sorunlarının çözümü ve işten çıkarmaların son bulması için bakanlığınız tarafından herhangi bir çalışma yapılmış mıdır?
-Kayyum atanması sonrası Tunceli Belediyesi’ne toplam kaç işçi alınmıştır?
PİRHA-Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından işten çıkarılan işçilerin direnişinin 46’ıncı gününde Şair Şükrü Erbaş, işçileri ziyaret etti. Erbaş, “Kayyım, iktidarın kendisine oy vermeyen kişilerden bir intikam alma operasyonuna dönüştü” dedi.
Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından ‘personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört işçi, direnişe başladı. İşçiler, işlerine geri dönmek talepleriyle her gün saat 15:00 ile 17:00 arasında Yer Altı Çarşısı üzerinde 46 gündür oturma eylemi yapıyor.
Kayyım tarafından işten çıkarılan işçilerin direnişinin 46’ncı gününde Şair Şükrü Erbaş ve Dersim Büro Emekçileri Sendikası yöneticileri ile Emek Partisi Dersim İl Örgütü yöneticileri destek verdi.
“KAYYIM, İNTİKAM ALMA OPERASYONUNA DÖNÜŞTÜ”
Kayyımın son yıllarda siyasi iktidarın yönetme aracına dönüştüğünü ifade eden Şair Şükrü Erbaş, “Kayyım, kendine muhalif olan yönetim mekanizmalarını halkın elinden alan tuhaf bir yönetme biçimine dönüştü. Bir taraftan fazla işçi çalıştığı için işçiler işten atılırken iktidarın elinde olan belediyelerde bu durum önemli değil. Kayyım, iktidarın kendisine oy vermeyen kişilerden bir intikam alma operasyonuna dönüştü. Bu uygulamanın dışına çıkabilmek için tek çözüm bu siyasi iktidarın dışına çıkmaktır” dedi.
“ŞÜKRÜ HOCA, HER ZAMAN MAZLUMUN VE EZİLENİN YANINDA OLMUŞTUR”
Direnişte olan işçilerden Ali Mükan, ise konuşmasında şunları dile getirdi:
“Şükrü hocamız bize güç vermiştir, şiire başladığı günden bugüne kadar 50 yıldır hep mazlumun ve ezilenin yanında olmuştur. Bugün bize umut oldu kendisine teşekkür ederim.”
PİRHA-Adıyaman’da inşaat işçileri 3 aydır ödenmeyen maaşları için eylem yaptı.İşçiler binadan atlamak istedi.
Adıyaman İnderesi Cevahir Ana firmaya bağlı Fays taşeron firma tarafından 3 aydır maaşı ödenmeyen işçiler eylem yaptı. İşçiler parası ödenmediği için binaya çıkıp atlamak istedi.
PİRHA-Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Eşit Başkanı Hüseyin Mat ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, işten çıkarılan işçilerin taleplerinin kabul edilmesi çağrısında bulundu.
Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından ‘personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört işçi, direnişe başladı. İşçiler, işlerine geri dönmek talepleriyle her gün saat 15:00 ile 17:00 arasında Yer Altı Çarşısı üzerinde 46 gündür oturma eylemi yapıyor.
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, işten çıkarılan işçilerin taleplerinin kabul edilmesi çağrısında bulundu.
“İŞÇİ KIYIMI POLİTİKALARI ŞİDDETLE KINIYORUZ”
Dersim’e kayyım atanmasıyla birlikte işçiler işlerinden çıkartıldığını söyleyen AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat, “İşçiler haklı mücadelelerini sürdürüyorlar, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu olarak Dersim’de işçi kıyımına yönelik politikaları şiddetle kınıyoruz ve işçilerin bir an önce işlerine dönmelerini talep ediyoruz” dedi.
“EMEKÇİ KARDEŞLERİMİZİN TÜM HAKLARIYLA İŞLERİNE GERİ DÖNMELERİNİ TALEP EDİYORUZ”
Halkın iradesine darbe vuranların ilk iş olarak emekçilerin işlerine son verdiğini belirten PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “Belediye işçilerinin işlerine son veren bu anlayışı şiddetle kınıyoruz. Emekçi kardeşlerimizin tüm haklarıyla birlikte işlerine geri dönmelerini talep ediyoruz” diye konuştu.
PİRHA-Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından işten çıkarılan işçilerin direnişi 39. gününe girdi. Doğan Çelik, yetişkin ve çocuk korosu işçilere desteğe geldi.
Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından ‘personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört işçi, direnişe başladı. İşçiler, işlerine geri dönmek talepleriyle her gün saat 12:00 ile 14:00 arasında Yer Altı Çarşısı üzerinde oturma eylemi yapıyor.
Kayyım tarafından işten çıkarılan işçilerin direnişinin 39’uncu gününde Doğan Çelik, yetişkin ve çocuk korosu destek için geldi.
PİRHA-Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından işten çıkarılan işçilerin direnişi 28’inci gününe girdi. DEM Parti Van Milletvekili Sinan Çiftyürek ve beraberindeki heyet, işçileri ziyaret etti. Çiftyürek, işçilerin direnişinin yanında olduklarını söyleyerek Dersim halkına da direnişi destekleme çağırısında bulundu.
Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından ‘personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört işçi, direnişe başladı. İşçiler, işlerine geri dönmek talepleriyle her gün saat 12:00 ile 14:00 arasında Yer Altı Çarşısı üzerinde oturma eylemi yapıyor.
Kayyım tarafından işten çıkarılan işçilerin direnişinin 28’inci gününde DEM Parti Van Milletvekili Sinan Çiftyürek ve beraberindeki heyetten destek geldi.
“KAYYIM İŞÇİ DÜŞMANLIĞIDIR”
Kayyımın hukuksuz bir uygulama olduğunu belirten DEM Parti Van Milletvekili Sinan Çiftyürek, “Kayyımın sonuç vermediğini iktidarın görmesi lazım. Sabah akşam ‘söz milletin’ derler, ‘sandıktan çıkan iradeyi tanıyoruz’ derler ama hukuksuzlukla halkın siyasi tercihine kayyım atıyorlar. Kayyım aynı zamanda işçi düşmanlığıdır. Kayyım olarak atananlar ilk olarak işçilerin ekmekleriyle oynuyorlar. Kayyım, sosyal bir terördür kınıyoruz. İşçilerin direnişinin yanında olacağız, Dersim halkını da direnişi desteklemeye çağırıyoruz” dedi.
PİRHA-Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçiler direnişe başladı. İşten atılan işçiler adına açıklama yapan Ali Mükan, “İşimiz ve emeğimiz için direneceğiz” dedi.
Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından ‘personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört işçi direnişe başladı. İşçiler işlerine geri dönmek, işçilerin işten atılmasına son verilmesi talepleriyle her gün saat 12:00 ile 14:00 arasında Yer Altı Çarşısı üzerinde oturma eylemi yapacak. İşçiler, direniş yaptıkları alana ‘Emeğimize, işimize, geleceğimize sahip çıkacağız’ pankartı açtı.
İşçilerin direnişine yerine kayyım atanan Dersim Belediyesi Eş Başkanı Cevdet Konak ile Dersim’deki siyasi parti, demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda yurttaş destek verdi.
“İŞİMİZ VE EMEĞİMİZ İÇİN DİRENECEĞİZ”
İşten atılan işçiler adına açıklama yapan Ali Mükan, “Her gün saat 12:00 ile 14:00 arasında direnişimizi sürdüreceğiz. İşimiz ve emeğimiz için direneceğiz” dedi.
PİRHA- Dersim Belediyesi’ne atanan kayyım tarafından işten çıkarılan işçiler basın açıklaması yaptı. Kayyımların irade gaspına ve işçi düşmanlığına boyun eğmeyeceklerini ifade eden işçiler, “Haklarımızı alana kadar eylemde ve işçi düşmanı politikaların karşısında olacağız” diye belirttiler.
Kayyım atanan Dersim Belediyesi’nde çalışan dört işçi daha kayyım tarafından ‘personel giderleri’ gerekçe gösterilerek işten çıkarıldı. İşten çıkarılan işçiler ile DİSK’e bağlı Genel İş Sendikası işten çıkarmalara karşı Yer Altı Çarşısı üzerinde basın açıklaması gerçekleştirdi. İşçilerin açıklamasına DEM Parti Dersim İl Örgütü, Emek Partisi Dersim İl Örgütü, siyasi partiler ve çok sayıda yurttaş katıldı.
“BUGÜNDEN SONRA SOKAKLARDA OLACAĞIZ”
Açıklamada ilk sözü DİSK’e bağlı Genel İş Sendikası Dersim Şube Başkanı Çetin Yolluk aldı. Yolluk, işçilerin işten çıkarılmasına sessiz kalmayacaklarını söyleyerek, “Tunceli Belediyesi’nde çalışan işçilerin işten çıkarılmasını doğru bulmadığımızı ve yasal haklarımızı sonuna kadar kullanacağımızı belirtmek isteriz” ifadelerini kullandı.
İşten atılan işçilerden Ali Mükan kayyım geldiğinden bu yana 16 işçinin işten çıkarıldığını belirterek, “İşçiler ekonomik krizle boğuşuyor. Evlerini geçindirmek zorunda. Elektrik, doğalgaz faturalarını ödemek zorunda. Kiralar 20 bin liraya kadar yükselmiş durumda. Bu yüzden insanlar kenti terk emek zorunda kalıyor. İşten atılan arkadaşlarımızın kimisi başka illere gittiler. İnsanları açlığa mahkûm ediyorlar. Bizler bugünden sonra sokaklarda olacağız. Ekmek kavgasında olacağız, sokakta hakkımızı arayacağız. İşçi arkadaşlarla burada olacağız” diye konuştu.
“KENTİN KÜLTÜR TEMSİLCİLERİ İŞTEN ATILDI”
İşten atılan ve belediyenin Kültür Müdürlüğü’nde tiyatro eğitmeni olarak görev yapan Yılmazcan Şare de “Bu dilin bu kültürün, anadili için yıllardır canla başla mücadele ediyorum. Onlarca öğrencimiz var. Bu gençler ümitlerini bize bağlamış durumdalar. Biz bütün yokluklara imkânsızlıklara rağmen, kendi tiyatromuzu kendimiz boyayarak, evimizden getirdiğimiz eşyaları ekleyerek, insanlarımızı, çocuklarımızı motive ederek yaptık işimizi. Bu kentin sanat temsilcilerinin işine son verdiniz. Bu mudur kentte huzuru sağlamak? Kayyum huzur gelecek diyordu. Huzur bu mu?” diyerek yaşanılan duruma tepki gösterdi.
“ÖĞRENCİLERİMİN HAKKINI SAVUNACAĞIM”
İşten atılan ve belediyenin Kültür Müdürlüğü’nde çalışan diğer bir işçi Zeynep Kılıç ise şunları dile getirdi:
“Bugün gelinen noktada kültür ve sanatın, kayyum yönetimi için hiçbir şey ifade etmediği söylendi. Halkımızın vergileriyle, onların en doğal hakkı olan ücretsiz eğitim alma hakkını ellerinden aldılar. Bugün 84 kursiyerimle birlikte resmen kapı dışarı ettiler. Bunu kabul etmiyorum. Sonuna kadar öğrencilerimin ve kendimin hakkını savunacağım.”
“KAYYIMIN İŞÇİ DÜŞMANLIĞINA BOYUN EĞMEYECEĞİZ”
İşine son verilen bir diğer işçi Hıdır Yıldız, kayyımın işçi düşmanlığına boyun eğmeyeceğini kaydederek, “Kayyımın işçilerin, emekçilerin alın terine göz koyacağını biliyorduk. Nitekim kayyum ilk geldiğinde 9 işçiyi sonra, 2 işçiyi şimdi de 4 arkadaşımızı daha işten attı. Onlarca arkadaşımız zorla emekli edildi. Bizler hak verilmez alınır zafer sokakta kazanılır diyoruz. Kayyumların bu irade gaspına, işçi düşmanlığına karşı boyun eğmeyeceğimizi mücadele edeceğimizi söylüyoruz” ifadelerini kullandı.
PİRHA- Akdeniz Belediyesi’nde kayyımın 23 personeli işten çıkarmasına tepki gösteren Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, “Haksız ve hukuksuz bir biçimde yapılan bu işten çıkarmalarla toplumun tüm katmanları ve demokratik kitle örgütleri susturulmak isteniyor” dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) yönetimindeki Mersin’in Akdeniz Belediyesi’ne kayyım olarak atanan Zeyit Şener’in 23 belediye personelinin iş akdine son vermesine ilişkin Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, Eğitim Sen’de basın toplantısı yaptı.
“Akdeniz işçileri yalnız değildir, işten atılan işçiler işe geri alınsın” yazılı pankartın asıldığı toplantıda basın metnini platform dönem sözcüsü Kemal Göçmen okudu.
“İŞTEN ÇIKARMALAR HUKUKSUZ VE KEYFİ”
Kayyımdan sonra işçilerin ağır mobbing ve hak ihlalleri yaşadığını kaydeden Kemal Göçmen, işten çıkarılmaların herhangi bir hukuki süreç işletilmeden keyfi bir biçimde yapıldığını vurguladı. Bu hukuksuz uygulamalarla işçiler nezdinde tüm topluma gözdağı verildiğini belirten Göçmen, “Benim keyfi ve hukuksuz uygulamalarıma muhalefet ederseniz aynı akıbete siz de uğrarsınız diyerek toplumun tüm katmanları ve demokratik kitle örgütleri susturulmak isteniyor” sözlerini kullandı.
“İŞÇİLERİN HAKLARI GERİ VERİLMELİ”
Göçmen, yoksulluğun her geçen gün derinleştiği bir ülke gerçekliğinde kayyımın haksız bir biçimde işçilerin işine son vermesinin kabul edilemez olduğunun altını çizerek, “İşten çıkarmaların haksız ve hukuksuz bir şekilde yapıldığı anayasal haklarının ellerinden alındığı insanların aileleri ile birlikte yoksulluğa ve sefalete mahkum edildiği bir süreci yaşıyoruz. Bu antidemokratik uygulamaları kabul etmiyoruz işten çıkarılan işçilerin tekrar işe alınması ve hakları verilinceye kadar mücadelemize devam edeceğiz” diye konuştu.
MÜCADELE VURGUSU
Son olarak İstanbul’daki belediye gözaltılarına değinen Göçmen şunları söyledi:
“Kent uzlaşısı hedef alınarak belediye personellerine yapılan hukuksuz gözaltı ve tutuklama işlemlerinin adalet anlayışından yoksun olduğunu da kamuoyunun vicdanına bırakıyoruz.
31 Mart 2024 seçimlerinden sonra Hakkari, Mardin, Halfeti, Batman, Esenyurt, Bahçesaray, Tunceli, Ovacık, Akdeniz ve Siirt belediyelerine kayyım atandı ve bu sadece Akdeniz belediyesi ile ilgili değil Türkiye’nin demokratikleşmesi açısından tehdit. Bu antidemokratik uygulamaları durdurmanın tek yolu baskılara karşı birlikte mücadele ederek, dayanışmayı büyüterek mücadele etmektir.”
PİRHA-31 Mart seçimleri öncesinde imzalanan Toplu İş Sözleşmesi’ni uygulamayan AKP’li Pertek Belediye Başkanı Recai Vural, işçilerin biriken alacaklarını da borç bahanesiyle ödemiyor. İşçiler ise zorla izne gönderiliyor.
Evrensel Gazetesi’nden Orhan Kurul’un haberine göre; Pertek Belediyesinde çalışan 116 işçi DİSK’e bağlı Genel İş Sendikası ile imzalanmış toplu sözleşmeye bağlı haklarını alamıyorlar. 2024 yılının mart ayından beridir asgari ücret alan işçilerin alacakları AKP’li Belediye Başkanı Recai Vural tarafından ödenmiyor. İşçilere, yapılan toplu sözleşmeyi tanımadığını ve ödemeyi asgari ücret üzerinden yapacağını ifade eden AKP’li Vural, DİSK Genel-İş Sendikası tarafından şikayet edildi.
Şikayet sonrasında incelemelerde bulunan müfettiş, şikayeti değerlendirerek toplu sözleşmeye bağlı hükümlerin uygulanmasının gerekliğine dair bir rapor hazırlamış olsa da AKP’li Vural, işçilerin alacağını ödemiyor.
İddiaları sormak üzere Evrensel’in AKP’li Belediye Başkanı Recai Vural, iddiaları kabul ederek, önceki dönemde belediye yönetiminin belediyeyi çok borçlandırdığını ifade etti ve işçi çıkarmaya gideceğini söyledi.
İŞÇİLER SENDİKADAN İSTİFA ETTİRİLİYOR
İsmini vermeke istemeyen bir işçi de, sendikadan istifaların başladığını söylerken, belediye başkanına daha yakın işçiler üzerinden sendikalı işçilere “İstifa edin maaşlar yatsın” baskısı yapıldığını söyledi. İşçilerin sendikadan istifaya zorlandığını ifade eden işçi, 20’nin üzerinde işçinin aynı dilekçeyle istifa ettiğini belirtirken, başka bir işçi de dilekçenin belediye yönetimi tarafından yazıldığını iddia etti.
ZORUNLU İZİN DAYATMASINA “TALEP FORMU”
Otuzun üzerinden işçinin belediye yönetimi tarafından zorla izne çıkarıldığını ifade eden bir işçi de belediye yönetimi tarafından işçilere ‘izin talep formu’ şeklinde bir evrakın cuma günü imzalatıldığını söyledi. İşçilerin eksik yatan ücretlerinin bir kısmının dahi yatırılmadığını söyleyen başka bir işçi ise “Bu ayın maaşını 15’inde almamız gerekirken eksik yatanı da almadık. İçeride 2, bazılarının 3, 4 aylık alacağı var” dedi.
“İŞÇİLERİN HAKLARINI ALMADIKLARI DOĞRU”
Pertek Belediyesinin AKP’li Belediye Başkanı Recai Vural iddialara ilişkin yaptığımız görüşmede, mart ayından beri işçilerin toplu sözleşmeye bağlı haklarını alamadıklarının doğru olduğunu söyleyerek “Zaten işçi çıkarmaya gidiyorum, çünkü gelir gideri karşılamıyordu. Geldiğimde işçiler dört aylık ücretlerini almamışlardı. Buna rağmen toplu sözleşme yapılmış. 2019 yılında işçiler asgari ücretin üzerinde maaş alıyorlardı. Asgari ücret o zaman 2 bin 500 liraydı. Ben 3 bin 600 lira veriyordum. Benden önceki başkan ‘Daha fazla işçi çalıştıracağım’ deyip ücretleri düşürdü. O zaman sendika bir şey yapmadı, kimse ortada yoktu. Fakat biz gelince tabi bu iş siyasi, ideolojik bir şey” dedi. Kendinin 2019 yılında belediye başkanlığı yaptığı dönemde 46 kişinin belediyede çalıştığını ancak 2019 yerel seçimlerinden 2024 yerel seçimlerine kadar olan dönemde 92 personelin daha alındığını söyleyen Vural, “Seçim günü dahi personel almış. Tabii onları çıkardık” diye konuştu.
“MÜFETTİŞİN CEZA YAZDIĞI DOĞRU”
Müfettişin, toplu sözleşmeye bağlı hükümlerin uygulanması yönünde rapor yazdığını ve belediyeye ceza yazıldığını da kabul eden Vural, “2019’da belediyeyi teslim ettiğimde bir tek lira SGK borcumuz yoktu. Şimdi 22.5 milyon lira SGK’ya, 6 milyon da maliyeye borç bırakmış. Denizbank’tan da para çekilmişti. O da ödeniyor” dedi. İşçilerin alacaklarının ödenmemesinin gerekçesini ‘Kasada para yok’ diye açıklayan Vural “Belediyenin parası yenilmemiş, belediye soyulmuş. İşçilerin izne çıkarılmasına dair de “İzinleri fazla olanlar kimler dedim. Üç senelik, beş senelik izinleri var. Dedim burada boşuna durmasınlar. Gitsin bari izinlerini kullansınlar. Kış günü iş yok güç yok. Yazın hiç değilse çalışırız” diye konuştu.
PİRHA- İSİG’in Ağustos ayı raporunda, 179 işçinin iş cinayeti sonucu yaşamını yitirdiği belirtildi.
İşçi Sağlığı ve Güvenliği Meclisi (İSİG), Ağustos ayı iş cinayetleri raporunu açıkladı. Rapora göre, Ağustos ayında 179 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Yaşamını yitiren işçilerin 9’unun çocuk olduğu belirtildi.
Ölümün en çok yaşandığı sektör ise 47 ile inşaat/yol oldu. Bunu 39 ölümle tarım/orman, 24 ölümle taşımacılık, 10 ölümle konaklama ve 8 ölümle madencilik alanı takip etti.
Yaşamını yitirenlerin yüzde 23’ünün yüksekten düşme olduğu belirtilirken, yüzde 20’sinin trafik kazası, yüzde 18’inin ise ezilme ve göçük sırasında yaşandığına yer verildi.
Yine en çok işçinin İstanbul’da iş cinayetinde yaşamını yitirdiğinin belirtildiği raporda, ikinci sırada Aydın var.
PİRHA – İliç’te işten çıkarılan madenciler ve yakınları Anagold’un servis yolunu kapatarak eylem yaptı. Eylem yapan işçiler, “Bu madeni peşkeş çekenler gelip buraya hesap verecekler. Bizim topraklarımız gitmiş bizim canlarımız gitmiş. Biz bu yoldan vazgeçmeyeceğiz, ya topraklarımız geri alınacak ya da maden yeniden çalışacak” dedi.
Erzincan’ın İliç ilçesinde uluslararası maden tekeli SSR Mining ve yerli ortağı Çalık Holdinge ait Anagold Madencilik’in işlettiği Çöpler Altın Madeni’nde 13 Şubat’ta meydana gelen faciada 9 işçi, 10 milyon metreküp siyanürlü toprağın altında kalarak hayatını kaybetmiş, olayın üzerinden henüz 6 ay geçmişken Anagold 187 işçiyi işten çıkarmıştı.
İşten çıkartmaların artacağı ve 3 bin işçinin işine son verileceği söylenen maden sahasında, bugün işten atılan işçiler Anagold’un servis yolunu kapattı.
Aileleri ile maden önünde eylem yapan ve Anagold Madencilik’in önüne yürüyen işçiler ellerinde “Önce topraklarımızı, sonra canlarımızı, en sonunda hayallerimizi çaldınız”, “Nerede devlet, nerede adalet”, “İnsanca yaşamak istiyoruz”, “Köyümüz harabe halkımız mağdur”, “Siyanürsüz topraklarımızı geri ver” dövizleri taşıyarak “Maden, toprakları terk et” sloganları attı.
Anka’ya konuşan işten çıkarılan bir işçi, “Şu anda en büyük sıkıntı maden yetkililerinin bizi muhatap almaması” dedi.
Bir kadın ise “Bizim meramızı aldılar, işçilerimizi de işten attılar, hakları yok. Biz işçilerimizi geri işe almalarını istiyoruz işe alamıyorlarsa meramızdan çıkıp gitsinler” dedi.
Babası işten çıkarılan bir kadın da “Bize işten çıkarılmalarla ilgili mail gönderdiler, babamı işten çıkarması için bir tane sebep yok ya. Kim biliyor işten niye çıktığını, hiç kimse bilmiyor. Kafasına göre işten çıkarmışlar… İster biber gazı, ister cop biz hakkımızı arayacağız. İlk önce ellerindeki kanı temizlesinler sonra bizi copla dövsünler” diye konuştu.
“BİZDEN OY İSTEYENLER GELİP BURADA HESAP VERSİN”
Gazeteci Hakan Tosun’un kamerasına konuşan işçiler de, işten atmalara tepki göstererek, “Bu olayı kaldırmak devlete düşer. Bizim oy verdiğimiz insanlar gelsin, bizimle burada muhatap olsunlar. Biz insanız ya! Burada 15 senedir bu maden işliyor. Kime ne yapmışız. Bedelini ödeyen biz işçiler oluyoruz hep. Burada ölen biz, emeğini ödeyen biz, çilesini çeken biz, sefasını sürenler onlar. Oy zamanı geliyorlar, gelsinler buraya. Bu madeni peşkeş çekenler gelip buraya hesap verecekler. Bizim topraklarımız gitmiş bizim canlarımız gitmiş. Biz bu yoldan vazgeçmeyeceğiz, ya topraklarımız geri alınacak ya da maden yeniden çalışacak” dedi.
ÇOCUKLARI İLE BEKLİYORLAR
Servis yolunda bekleyen işçiler çektikleri görüntüde, işçi çocuklarını göstererek, “Allah’tan korkun bu çocuklar sabahın 6’sından beri buradalar” diyerek işten atılan işçilerle birlikte bekleyişte olan ailelerini gösterdi.
Olayı duyuran Bağımsız Maden İş Sendikası, “Yıllardır İliç’ten devasa servetler biriktiren Anagold, İliç halkına karşı suç işlemekten vazgeç. Sorumluluktan kaçamazsınız. Atılan işçiler derhal geri alınsın!” diye seslendi.
PİRHA-Nazımiye Belediyesi’nin 12 Temmuz’da işten çıkardığı işçiler, 22. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin 4. gününde eylem yaptı. İşçiler sık sık ‘İş, ekmek, özgürlük’ sloganları attı.
Dersim’in, CHP’li Nazımiye ilçe belediyesi, mali durumun kötüleşmesi gerekçesiyle 12 Temmuz’da 15 kişiyi işten çıkardı. İşçiler, işlerine geri dönmek için 17 Temmuz’da belediye önünde direnişe geçti.
Direnişlerine 12. gününde devam eden işçiler,
22. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin 4. gününde eylem yaptı. ‘İşimizi, ekmeğimizi geri istiyoruz’ pankartı açan işçiler, sık sık ‘İş, ekmek, özgürlük’ sloganları attı. Festival alanındaki kitlede işçilere alkış ve ıslıklarla destek verdi.
PİRHA-Nazımiye Belediyesi’nin işten çıkardığı 15 işçinin, belediye önündeki direnişi 5. gününde devam etti.
Dersim’in, CHP’li Nazımiye ilçe belediyesi, mali durumun kötüleşmesi gerekçesiyle 12 Temmuz’da 15 kişiyi işten çıkardı. İşçiler, işlerine geri dönmek için 17 Temmuz’da belediye önünde direnişe geçti.
Direnişlerine 5. gününde devam eden işçiler sık sık ‘İşçiyiz, haklıyız, kazanacağız’ , ‘Direne direne kazanacağız’ , ‘Bu daha başlangıç mücadeleye devam’ sloganları attı.
İşçiler her gün saat 08.00-17.00 saatleri arasında belediye önünde direnişlerini sürdürüyor.
PİRHA-Nazımiye Belediyesi’nin işten çıkardığı işçiler, Nazımiye Belediye Başkanı Ali Emrah Tekin’in ‘İşçileri mağdur etmedik’ sözlerine tepki göstererek yazılı açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, “Ali Emrah Tekin, direnişimiz karşısında paniğe kapılmış ve kamuoyunu yalan yanlış bilgilerle aldatarak biz emekçilerin direnişini boşa çıkarmayı hedeflemektedir” denildi.
Dersim’in, CHP’li Nazımiye ilçe belediyesi, mali durumun kötüleşmesi gerekçesiyle 12 Temmuz’da 15 kişiyi işten çıkardı. İşçiler, işlerine geri dönmek için 17 Temmuz’da belediye önünde direnişe geçti.
Nazımiye Belediyesi’nin işten çıkardığı işçiler, Nazımiye Belediye Başkanı Ali Emrah Tekin’in ‘İşçileri mağdur etmedik’ sözlerine tepki göstererek yazılı açıklama yaptı.
“DİRENİŞİMİZ SONUNA KADAR SÜRECEK”
İşçiler yaptıkları basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Nazımiye Belediyesinde iki buçuk yılı aşkın bir zamandır çalışan 15 emekçi arkadaşımız CHP’li belediye başkanı Ali Emrah Tekin tarafından haksız ve hukuksuz bir şekilde işten çıkarılmıştı. Nazımiye Belediye Başkanı Ali Emrah Tekin, direnişimiz karşısında paniğe kapılmış ve kamuoyunu yalan yanlış bilgilerle aldatarak biz emekçilerin direnişini boşa çıkarmayı hedeflemektedir. Seçim döneminde biz işçilerle ve ailelerimizle yaptığı görüşmelerde, basına verdiği röportajlarda, ilçede katıldığı halk toplantılarında söz veriyorum kimseyi işten çıkarmayacağım diyordun. Aradan üç ay gibi kısa bir sürede sizi bu duruma düşüren nedir? Yoksa siz de ‘Kazanmak için her yol mübahtır’ diye mi düşündünüz. Açıklamalarda belediyenin mali durumuyla alakalı bilgi sahibi olduğunuzu ,belediyemizin borçlu ve mevcut gelirinin kadrolu personelin maaşını dahi karşılayamayacak durumda olduğunu siz henüz belediye başkanı adayıyken söylüyordunuz. Belediyenin içinde bulunduğu bütün bu gerçekliliği bilerek aday oldunuz. Bütün bu sorunların üstesinden geleceğinizi söylüyordunuz ama bugün sözünün arkasında duramayan güvenilmez bir hale büründünüz. Suçluluk psikolojisi ile yaptığınız yanlışa haksızlığa ve hukuksuzluğa kılıf bulma telaşına düşmüş bir açıklamayla günü kurtaracağınızı düşünüyorsunuz. İki buçuk yıldan beridir büyük bir emek veren emekçileri bir araya toplayıp arkadaşlar hakkınızı helal edin diyeceğinize eline zorla sanki biz 2024’ün Mart ayında işe başlamışız gibi yalan yanlış çıkış kağıdı tutuşturmaya çalışıp evli evine köylü köyüne diyeceksin, bizde tıpış tıpış ağlayarak evimize gideceğiz öylemi. Bugün direnişimizin 4. günü moral ve motivasyonumuz yerinde, sonuna kadar direneceğiz. İşimize, ekmeğimize, çocuklarımızın rızkına sahip çıkacağız. Sizin gibi emek düşmanlarına karşı emek mücadelemiz sonuç alıncaya kadar, arkadaşlarımız eksiksiz bir şekilde işlerine geri dönene kadar sürecek. Dost düşman herkes görecek ki biz kazanacağız” denildi.
PİRHA-Nazımiye Belediyesi’nde işten çıkarılan 15 işçi belediye önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “İşimizi geri istiyoruz, herkese çağrı yapıyoruz haklı mücadelemizde bizlerle dayanışma içerisinde olun” denildi. DİSK Genel İş Dersim Şubesi Başkanı Çetin Yoluk, “Belediye yönetiminin bir an önce işçileri işlerine geri almalarını istiyoruz” dedi.
Nazımiye Belediyesi’nde 15 işçi işten çıkarılmıştı. CHP’nin yönettiği belediyede işten atmalara gerekçe olarak “Mali durumun kötüleşmesi” gösterildi.
İşten çıkartılan işçiler belediye önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya DİSK Genel-İş ve Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü ve çok sayıda kişi katıldı. Açıklamada, ‘İşimizi, ekmeğimizi geri istiyoruz’ , ‘Verilen sözler tutulsun, çıkarılan işçiler geri alınsın’ pankartı açıldı. Açıklamada sık sık ‘Bu daha başlangıç mücadeleye devam’ , ‘İşçiyiz haklıyız kazanacağız’ sloganları atıldı.
“EKONOMİK KRİZİN BÜTÜN YÜKÜ İŞÇİLERE YIKILDI”
Ekonomik krizin bütün yükünün işçilere yıkıldığını ifade eden DİSK Genel İş Dersim Şubesi Başkanı Çetin Yoluk, “Nazımiye’de işçi arkadaşlarımızın haksız ve hukuksuz bir şekilde işinden edilmesi kabul edilemez. Yapılan haksızlığın ve keyfiyetin sonuna kadar karşısında duracağız. Belediye yönetiminin bir an önce işçileri işlerine geri almalarını istiyoruz” dedi.
“SONUNA KADAR DİRENECEĞİZ”
İşten çıkarılan işçiler adına açıklamayı okuyan Musa Demirtaş, şunları kaydetti:
“Nazımiye Belediye Başkanı Ali Emrah Tekin, seçimden önce verdiği sözleri tutmadı. Verdiğiniz sözü ne çabuk unuttunuz. İlk aklınıza gelen çözüm işçi çıkarmak mı? İşimizi geri istiyoruz, herkese çağrı yapıyoruz haklı mücadelemizde bizlerle dayanışma içerisinde olun. Sonuna kadar direneceğiz ve kazanacağız, çünkü haklıyız.”
“İŞÇİLER KEYFİ BİR UYGULAMA İLE İŞTEN ÇIKARILDI”
İşçilerin avukatı Reyhan Helin Bulut, “İşçiler keyfi bir uygulama ile işten çıkarıldı. İşçiler 2.5 yıldır çalışıyor ama sanki seçimden önce işe alınmışlar gibi bir algı yaratılmaya çalışılıyor. İşçilerin yeniden işlerine dönmesini dile getiriyoruz” dedi.
“NAZIMİYE BELEDİYESİ, BİR AN ÖNCE YANLIŞTAN DÖNSÜN”
Tasarruf etmek için ilk akla gelenin işçileri işten çıkarmak olduğunu vurgulayan EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin de “Nazımiye Belediyesi, yaptığı yanlıştan dönmesi gerekiyor. Dersim yoksulluğun en yüksek olduğu yerlerden biri. İş olanakları olmadığı için insanlarımız buradan göç etmek istiyor. İşsizliğin en yoğun ilçelerden biri olan Nazmiye’de işlerin de göç etmesi mi isteniyor? Bütün belediyelerin ekonomik durumu kötü, o zaman her seferinde işçi mi çıkarılmalı. Bu uygulamayı EMEK Partisi olarak kabul etmediğimizi ve Nazımiye Belediye Başkanı Ali Emrah Tekin’in bir an önce bu yanlıştan dönmesini bekliyoruz” diye konuştu.
Açıklama sonrasında işçiler oturma eylemi yaptı. Oturma eyleminde de işçiler sık sık ‘ Direne direne kazanacağız’ sloganları attı. Eylem her gün saat 08.00-17.00 saatleri arasında devam edecek.