Etiket: isig meclisi

  • İSİG Meclisi: Beş ayda en az 835 işçi yaşamını yitirdi!

    İSİG Meclisi: Beş ayda en az 835 işçi yaşamını yitirdi!

    PİRHA- İSİG Meclisi’nin Mayıs ayı İş Cinayetleri Raporu’na göre, Mayıs ayında en az 212 işçi hayatını kaybetti. Raporda çocuk işçiliğinin giderek yaygınlaştığına dikkat çekilirken, yılın ilk beş ayında yaşamını yitiren işçi sayısının en az 835’e ulaştığı belirtildi.

    İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü dolayısıyla yayımladığı Mayıs ayı İş Cinayetleri Raporu’nda çocuk işçiliği ve iş cinayetlerindeki artışa dikkat çekti. Rapora göre Mayıs ayında en az 212 işçi yaşamını yitirirken, 2026 yılının ilk beş ayında iş cinayetlerinde hayatını kaybeden işçi sayısı en az 835 oldu.

    Raporda, çocukların eğitim, oyun ve sağlıklı gelişim haklarından mahrum bırakılarak giderek daha fazla işgücüne katıldığı belirtilirken, son 13 yılda en az 862 çocuğun iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiği kaydedildi. İSİG Meclisi, yalnızca son iki yılda çocuk işçi ölümlerinde ciddi artış yaşandığını vurguladı.

    “MESEM ÇOCUK İŞÇİLİĞİNİ YAYGINLAŞTIRIYOR”

    Raporda özellikle Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulaması eleştirildi. Yüz binlerce çocuğun eğitim adı altında haftanın büyük bölümünü işyerlerinde geçirdiği belirtilerek, uygulamanın çocukları ucuz işgücü haline getirdiği ifade edildi. İSİG Meclisi, MESEM’in yalnızca bir eğitim modeli değil, sermayeye düşük maliyetli emek sağlayan bir mekanizma olarak işlediğini savundu.

    Mayıs ayında yaşamını yitiren 7 çocuk işçiden birinin, Hatay’ın İskenderun ilçesinde staj yaptığı pastanede elektrik akımına kapılarak yaşamını yitiren 15 yaşındaki MESEM öğrencisi Mahir Buğra Karagön olduğu belirtildi. Raporda, Karagön’ün ölümü üzerinden çocuk işçiliği, denetimsizlik ve MESEM uygulamalarının yarattığı risklere dikkat çekildi.

    EN FAZLA ÖLÜM TARIM, İNŞAAT VE TAŞIMACILIKTA

    İSİG Meclisi verilerine göre Mayıs ayında en fazla iş cinayeti tarım ve ormancılık sektöründe yaşandı. Bu alanda 48 emekçi yaşamını yitirirken, inşaat ve yol işkolunda 38, taşımacılıkta ise 33 işçi hayatını kaybetti. İş cinayetlerinin başlıca nedenleri arasında trafik ve servis kazaları, kalp krizi, göçük ve ezilmeler ile yüksekten düşmeler yer aldı.

    Rapora göre yaşamını yitiren işçilerin 13’ü kadın, 16’sı ise göçmendi. Ayrıca 50 yaş ve üzerindeki işçi ölümlerinde dikkat çekici bir artış yaşandığı belirtilirken, Mayıs ayında yaşamını yitirenlerin 71’inin emeklilik çağındaki işçiler olduğu kaydedildi.

    “ÇOCUK İŞÇİLİĞİNE KARŞI ORTAK MÜCADELE ŞART”

    İSİG Meclisi, çocuk işçiliğine karşı sendikalar, meslek örgütleri, eğitimciler ve demokratik kitle örgütlerinin ortak mücadele yürütmesi gerektiğini belirterek, “Çocuk işçiliğine, paralı eğitime, mesleki eğitim adı altında kölece çalıştırılmaya karşı mücadele hayati önemdedir” dedi. Açıklamada, çocukların eğitim hakkının korunması ve güvenli koşullarda yaşam sürmesi için acil adımlar atılması çağrısında bulunuldu.

    Rapora göre Mayıs ayında iş cinayetleri en çok İstanbul, Ankara, Sakarya, Bursa ve Antep’te meydana geldi. İSİG Meclisi, iş cinayetlerinin önlenebilmesi için denetimlerin artırılması, güvencesiz çalışmanın sona erdirilmesi ve sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı.

    HABER MERKEZİ

  • İSİG Meclisi Nisan ayı raporunu açıkladı: Nisan’da 189, yılın ilk dört ayında 622 iş cinayeti!

    İSİG Meclisi Nisan ayı raporunu açıkladı: Nisan’da 189, yılın ilk dört ayında 622 iş cinayeti!

    PİRHA- İSİG Meclisi verilerine göre Nisan ayında en az 189 işçi yaşamını yitirdi. İnşaat ve tarım işkollarındaki can kayıpları zirve yaparken, yılın ilk dört ayındaki toplam kayıp 622’ye ulaştı.

    İş Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, 2026 yılı Nisan ayı iş cinayetleri raporunu kamuoyuyla paylaştı. Rapora göre, çalışma hayatındaki güvencesizlik, denetimsizlik ve aşırı çalışma koşulları Nisan ayında da can almaya devam etti. Nisan ayında hayatını kaybeden 189 işçiyle birlikte, 2026’nın ilk dört ayında hayatını kaybedenlerin sayısı en az 622 olarak kayıtlara geçti.

    İNŞAAT VE TARIMDA KORKUTAN ARTIŞ

    Nisan ayında iş cinayetlerinin merkez üssü yine inşaat ve tarım sektörleri oldu.

    İnşaat Sektörü: 48 ölümle listenin başında yer aldı. Ölümlerin yüzde 69’u yüksekten düşme sonucu gerçekleşti.

    Havaların ısınmasıyla hareketliliğin arttığı tarımda ölümler bir önceki aya göre iki katına çıkarak 41’e ulaştı. Raporda, özellikle eski ve güvenlik donanımı (ROPS) eksik traktörlerin devrilmesi ve tarım işçilerinin güvencesiz ulaşım koşulları ölümlerin temel nedeni olarak gösterildi.

    MÜHENDİSLER DE GÜVENCESİZLİĞİN KURBANI

    İşçi sağlığı ve iş güvenliği sorunu artık beyaz yakalı çalışanları da sarmış durumda. Nisan ayında 5 mühendis çalışırken hayatını kaybetti. İstanbul Küçükçekmece’de servis beklerken kamyonet çarpan Görkem Selvitop, şantiyede fotoğraf çekerken çatıdan düşen Levent Acar ve staj yaptığı gemide maruz kaldığı mobbing sonrası intihar eden 25 yaşındaki mühendislik öğrencisi Mehet Derda Işık, iş cinayetlerinin değişen çehresini gözler önüne serdi.

    DENETİMSİZLİK ÖLÜME DAVETİYE ÇIKARIYOR

    Kocaeli Dilovası’ndaki Çolakoğlu Metalurji fabrikasında 20 metre yükseklikten düşerek can veren üç işçinin durumu, raporda “denetim mekanizmalarının çalışmaması” olarak nitelendirildi. İSİG Meclisi, bu fabrikanın son yirmi yılında kronikleşen ölüm ve yaralanma vakalarına dikkat çekerek işyerlerinin işçiler için birer “ölüm mekanı” haline geldiğini vurguladı.

    İSTATİSTİKLERLE NİSAN AYI TABLOSU

    Ölüm Nedenleri: İlk sırada trafik/servis kazaları (41), ikinci sırada ezilme/göçük (37) ve üçüncü sırada aşırı çalışmaya bağlı kalp krizi/beyin kanamaları (32) yer aldı.

    Çocuk ve Göçmen İşçiler: Nisan ayında 14 yaş altı 3 çocuk işçi ve 3 göçmen işçi hayatını kaybetti.

    Kadın İşçiler: Hayatını kaybeden 14 kadın işçinin 8’i tarım sektöründe çalışıyordu.

    Sendikasızlık: Ölen işçilerin yüzde 93’ünün sendikasız olması, örgütlenmenin hayati önemini bir kez daha ortaya koydu.

    ŞEHİRLERE GÖRE DAĞILIM

    Türkiye’nin 59 şehrinde iş cinayeti yaşanırken, en çok kayıp sanayi ve inşaatın merkezi olan İstanbul (20), Bursa (9) ve Ankara, Antalya, Burdur, Manisa (7’şer) illerinde gerçekleşti.

    İSİG Meclisi’nden Çağrı: “Bu ay sendikalı işçi ölümlerindeki gözle görülür artış, sendikal hareketin işçi sağlığı ve iş güvenliği politikalarını gözden geçirmesi için acil bir uyarıdır. İş cinayetlerine karşı mücadeleyi yükseltelim.”

    HABER MERKEZİ


  • Mart ayında en az 148 işçi hayatını kaybetti: İş cinayetleri raporu açıklandı

    Mart ayında en az 148 işçi hayatını kaybetti: İş cinayetleri raporu açıklandı

    PİRHA- İSİG Meclisi’nin Mart 2026 raporuna göre Türkiye’de en az 148 işçi yaşamını yitirdi. Raporda iş cinayetlerinin en çok inşaat, taşımacılık ve tarım işkollarında yoğunlaştığı belirtildi.

    İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, Mart 2026 iş cinayetleri raporunu açıkladı. Rapora göre Mart ayında en az 148 işçi hayatını kaybetti. Yılın ilk üç ayında toplam can kaybı 432’ye ulaştı.

    RAPORDA DİKKAT ÇEKEN BAŞLIKLAR

    Raporda iş cinayetlerinin nedenleri arasında trafik ve servis kazaları, kalp krizi ve beyin kanamaları ile yüksekten düşmeler ilk sıralarda yer aldı. Ölümlerin önemli bir kısmının önlenebilir iş güvenliği eksikliklerinden kaynaklandığı vurgulandı.

    En fazla iş cinayeti:

    İnşaat işkolunda (26 ölüm)

    Taşımacılıkta (23 ölüm)

    Tarım ve orman işkolunda (21 ölüm) gerçekleşti.

    Sektörel dağılıma bakıldığında sanayi, hizmet, inşaat ve tarım başlıca risk alanları olarak öne çıktı.

    GÖÇMEN VE KADIN İŞÇİLER

    Rapora göre Mart ayında en az 15 göçmen işçi hayatını kaybetti. Ölenlerin önemli kısmının tarım ve inşaat sektöründe çalıştığı belirtildi.

    Aynı dönemde 16 kadın işçi yaşamını yitirdi. Kadın işçilerin büyük bölümü tarım ve hizmet sektöründe çalışıyordu.

    Raporda 18 yaş altı 8 çocuğun iş cinayetlerinde hayatını kaybettiği bilgisi yer aldı. Ölümlerin en yoğun olduğu yaş grubu 30–49 yaş aralığı oldu.

    SENDİKALI İŞÇİ ORANI DÜŞÜK 

    Mart ayında hayatını kaybeden işçilerin büyük çoğunluğunun sendikasız olduğu ifade edildi. Rapora göre ölen işçilerin yalnızca çok küçük bir bölümü sendika üyeliğine sahipti.

    İş cinayetleri Türkiye’nin 50 şehrinde ve yurtdışında 3 ülkede kaydedildi. En yüksek ölüm sayıları İstanbul, Antalya, İzmir ve Gaziantep’te görüldü.

    İSİG Meclisi, iş cinayetlerinin “kaza” değil yapısal nedenlerle ortaya çıktığını savunarak, iş güvenliği politikalarının yetersizliğine dikkat çekti.

    Raporda Mart ayında yaşamını yitiren 148 işçi isimleriyle birlikte anıldı.

    HABER MERKEZİ

  • Ölenler için yas tut, kalanlar için mücadele et: 2013-2025 arasında 1267 maden işçisi hayatını kaybetti!

    Ölenler için yas tut, kalanlar için mücadele et: 2013-2025 arasında 1267 maden işçisi hayatını kaybetti!

    PİRHA- İSİG Meclisi’nin 3 Mart 2026 tarihli raporuna göre, 2013-2025 yılları arasında maden işkolunda 1267 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Rapor, Bağımsız Maden-İş Sendikası önderliğinde “Üreten biziz, yöneten de biz olacağız” şiarıyla mücadele eden Polyak işçilerine ithaf edildi. 

    Rapor, madencilik sektöründe ölüm oranlarının yüksek olduğunu ve özellikle linyit ve taş kömürü ocaklarında iş cinayetlerinin yoğunlaştığını ortaya koydu. Ölümlerin yarısından fazlası göçük, ezilme ve zehirlenme kaynaklı gerçekleşirken, patlama, yanma ve servis kazaları da önde gelen nedenler arasında yer alıyor.

    İSİG Meclisi verilerine göre, ölen işçilerin yaş grupları ağırlıklı olarak 30-34 yaş aralığında yoğunlaştı. Ayrıca raporda, son on üç yılda iki çocuk işçisinin (16 ve 17 yaş) iş cinayetlerinde hayatını kaybettiği kaydedildi. Göçmen işçiler de risk altında: 7 Afganistanlı ve Suriyeli, 5 Çinli, 1 Iraklı, İranlı ve Türkmenistanlı işçi hayatını kaybetti.

    SENDİKAL DURUM VE COĞRAFİ DAĞILIM

    Rapora göre ölen işçilerin sadece yüzde 31,8’i sendikalı; yüzde 68,2’si sendikasızdı. Ölümlerin en çok görüldüğü iller ise Manisa, Zonguldak, Muğla, Bartın, Şırnak, Karaman, Isparta, Denizli, Aydın, Kütahya, Balıkesir, Burdur, Siirt, Bursa, Elazığ ve İstanbul oldu.

    SEKTÖRDEKİ RİSKLER VE TALEPLER

    İSİG Meclisi raporu, maden işçiliğinde düşük ücret, uzun çalışma saatleri, sosyal güvencesizlik ve iş güvenliği önlemlerinin yetersizliğinin iş cinayetlerinin başlıca nedenleri arasında olduğunu vurguluyor. Raporda işçilerin talepleri şu şekilde sıralandı:

    İnsan onuruna yakışır ücret ve çalışma koşulları,

    Sağlıklı ve güvenli iş ortamı,

    Sendikal örgütlenme haklarının korunması,

    Madencilik sahalarının kamulaştırılması ve işçi denetiminin güçlendirilmesi.

    Rapor, Türkiye’de iş cinayetlerinin özellikle madencilik işkolunda sistematik bir sorun olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. İSİG Meclisi, alınacak önlemlerle işçi ölümlerinin önlenmesi ve ihmali bulunanların hesap vermesi gerektiğine dikkat çekiyor.

    HABER MERKEZİ

  • 2025’te en az 94 çocuk iş cinayetlerinde hayatını kaybetti!

    2025’te en az 94 çocuk iş cinayetlerinde hayatını kaybetti!

    PİRHA – İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), 2025 yılı boyunca en az 94 çocuk işçinin çalışırken hayatını kaybettiğini açıkladı. İSİG Meclisi’nin verilerine göre, son 13 yılda iş cinayetlerinde yaşamını yitiren çocuk sayısı 836’ya ulaştı.

    İSİG Meclisi, çocuk işçiliğiyle mücadeleyi yalnızca istatistik tutmakla sınırlamadıklarını vurgulayarak, çocuk emeğinin kapitalist üretim ilişkilerinin en çıplak ve en korunmasız halkası olduğuna dikkat çekti.

    RESMİ VERİLER GERÇEĞİ GİZLİYOR

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerinde her yıl yalnızca 13–14 çocuk işçi ölümü kayda geçerken, İSİG Meclisi’nin bağımsız kayıtlarına göre Türkiye’de her yıl ortalama 60’tan fazla çocuk çalışırken yaşamını yitiriyor.

    2024’te 71 olan çocuk işçi ölümü sayısının 2025’te 94’e yükselmesi, çocuk emeğinin geldiği noktayı gözler önüne serdi.

    EN ÇOK ÖLÜM TARIMDA

    2025 yılında çocuk işçi ölümleri sektörlere göre şöyle dağıldı:

    • Tarım: 31 çocuk

    • Sanayi: 27 çocuk

    • Hizmet: 20 çocuk

    • İnşaat: 16 çocuk

    İSİG Meclisi, çocuk işçiliğinin merkezinin kırlardan kentlere kaydığına dikkat çekti. 2014’te kentlerde yaşanan çocuk işçi ölümleri yüzde 39 iken, bu oran 2025’te yüzde 67’ye yükseldi.

    MESEM: EĞİTİM ADI ALTINDA İŞÇİLEŞTİRME

    Raporda Mesleki Eğitim Merkezleri’nin (MESEM) çocuk işçiliğinin en yaygın ve en güvencesiz biçimlerinden biri haline geldiği vurgulandı.

    Bir gün okul, dört gün işyeri modeliyle yüzbinlerce çocuk fiilen tam zamanlı işçi olarak çalıştırılıyor. Çocuklara ödenen ücretin büyük bölümü İşsizlik Fonu’ndan karşılanırken, patronlar için MESEM “ücretsiz işgücü” anlamına geliyor.

    İSİG Meclisi, 2025’te MESEM kapsamında çalışırken hayatını kaybeden en az 6 çocuğu tespit ettiklerini açıkladı. 2023’ten bu yana MESEM’lerde ölen çocuk sayısı ise 18.

    EN YAYGIN ÖLÜM NEDENLERİ

    Çocuk işçi ölümlerinde başlıca nedenler şöyle sıralandı:

    • Trafik ve servis kazaları

    • Yüksekten düşme

    • Ezilme ve makine kazaları

    • Boğulma

    • Patlama ve yanmalar

    • Fiziksel şiddet

    Özellikle mevsimlik tarım işçisi çocukların taşındıkları araçlarda yaşanan kazalar ve kentlerde moto kuryelik yapan çocukların ölümleri dikkat çekti.

    EN FAZLA ÖLÜM HANGİ İLLERDE?

    2025’te çocuk işçi ölümlerinin en yoğun yaşandığı iller arasında Hatay, Şanlıurfa, Mersin, Gaziantep, Konya, Manisa, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kocaeli, Niğde ve Sivas yer aldı.

    İSİG MECLİSİ’NDEN ÜÇ TEMEL TALEP

    İSİG Meclisi, çocuk işçiliğinin sermaye düzeninin bilinçli bir tercihi olduğunu vurgulayarak şu talepleri sıraladı:

    • Çocuk işçilik yasaklanmalı, mesleki eğitim çocuk gelişimine uygun ve kamusal bir biçimde yeniden düzenlenmeli

    • Eğitim her kademede parasız olmalı, bilimsel ve yaşamla bağ kuran bir müfredat oluşturulmalı

    • Çocukların yaşam alanları uyuşturucu, çeteleşme ve sömürüden arındırılmalı, kültür, sanat ve sporla desteklenmeli

    İSİG Meclisi açıklamasında, “Çocuk işçilik ancak üretenlerin yönettiği bir toplumda ortadan kalkabilir. Aksi halde imzalanan uluslararası sözleşmeler, çocuk emeğinin sömürüsünü gizleyen halkla ilişkiler faaliyetlerinden ibaret kalır” denildi.

    HABER MERKEZİ

  • İSİG Meclisi Raporu: 2025’te 2105 işçi öldü, iş cinayetleri rejimi derinleşiyor!

    İSİG Meclisi Raporu: 2025’te 2105 işçi öldü, iş cinayetleri rejimi derinleşiyor!

    PİRHA – İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, 2025 yılına ilişkin iş cinayetleri raporunu yayımladı. Rapora göre 2025 yılında Türkiye genelinde en az 2105 işçi, iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Bu sayı, pandemi döneminin ardından kaydedilen en yüksek işçi ölümü olarak dikkat çekti.

    İSİG Meclisi, yaşanan tabloyu yıllardır dile getirdikleri “olağanlaştırılmış iş cinayetleri rejimi”nin sonucu olarak değerlendirdi. Raporda, çalışma koşullarının ağırlaştığı, sömürünün derinleştiği ve işçi ölümlerinin tekil kazalar değil; devlet aygıtı, yargısal-idari mekanizmalar, üretim ilişkileri ve sermaye birikim modeliyle doğrudan bağlantılı yapısal bir sorun olduğu vurgulandı.

    Kamu ya da özel sektör, güvenceli ya da güvencesiz çalışma, çocuk, yaşlı, yerli ya da göçmen ayrımı olmaksızın iş cinayetlerinin mekân ve zaman boyutunda yoğunlaştığına dikkat çekildi.

    PANDEMİ SONRASI EN YÜKSEK ÖLÜM SAYISI

    Rapora göre 2025 yılı, pandemi sonrasında işçi ölümlerinin en fazla yaşandığı yıl oldu. İş cinayetlerinin yalnızca işyeri önlemleriyle durdurulamayacak bir aşamaya geldiği belirtilirken, çok katmanlı ve çok boyutlu bir olguya dönüştüğü ifade edildi.

    İSİG Meclisi, mücadelesinin yalnızca kayıt tutmakla sınırlı olmadığını, iş cinayetlerinin emek hareketinin temel mücadele başlıklarından biri haline getirilmesini hedeflediklerini belirtti.

    ÇOCUK İŞÇİ ÖLÜMLERİ ALARM VERİYOR

    İSİG Meclisi’nin ulusal basın ve sahadan gelen bildirimlere dayandırdığı verilere göre 2025 yılında her gün en az 6 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Ölümlerin yüzde 67’si ulusal basına yansırken, yüzde 33’ü işçilerin yakınları, sendikalar, mesai arkadaşları ve yerel kaynaklar aracılığıyla tespit edildi.

    Raporda en çarpıcı başlıklardan biri çocuk işçiliği oldu. 2025 yılında en az 94 çocuk işçi hayatını kaybetti. Bu rakam, İSİG Meclisi’nin bugüne kadar tespit ettiği en yüksek çocuk işçi ölümü olarak kayıtlara geçti.

    İSİG Meclisi, çocuk işçiliğinin kitleselleşmesinin temelinde yoksullaştırma politikaları ve eğitim sisteminin çökertilmesi olduğunu vurguladı. Özellikle MESEM uygulamalarıyla çocukların eğitim adı altında ucuz ve güvencesiz işgücüne dönüştürüldüğü ifade edildi.

    EN ÇOK ÖLÜM İNŞAAT, TARIM VE TAŞIMACILIKTA

    2025 yılında iş cinayetlerinin en yoğun yaşandığı işkolları inşaat, tarım ve taşımacılık oldu. Bu üç işkolu toplam ölümlerin yüzde 56’sını oluşturdu. İnşaatlarda yüksekten düşme ve göçükler, tarımda güvencesiz çalışma ve taşımacılıkta uzun çalışma saatleri ölümlerin başlıca nedenleri arasında yer aldı.

    Deprem bölgelerinde yürütülen yeniden inşa faaliyetlerinde ise son üç yılda en az 289 inşaat işçisinin hayatını kaybettiği hatırlatıldı.

    Rapora göre 2025 yılında hayatını kaybeden işçilerin yüzde 97’si sendikasızdı. İSİG Meclisi, bu tabloya dayanarak iş cinayetlerini önlemenin temel yolunun işçi örgütlülüğü ve işçi denetimi olduğunu vurguladı.

    2025 yılında en az 91 göçmen/mülteci işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Ölenlerin yarısını Suriyeli ve Afgan işçiler oluşturdu. Raporda, savaşlar ve yoksulluk nedeniyle göç etmek zorunda kalan işçilerin en güvencesiz alanlarda çalıştırıldığına dikkat çekildi.

    İSİG MECLİSİ’NDEN MÜCADELE ÇAĞRISI

    İSİG Meclisi, raporun sonunda iş cinayetlerinin kader olmadığını vurgulayarak; çocuk işçiliğiyle mücadele, güvenceli çalışma, sendikal örgütlenme ve insanca yaşam koşulları için ortak mücadele çağrısı yaptı.

    “İş cinayetleri durdurulabilir” diyen İSİG Meclisi, 2025 yılı boyunca Türkiye’nin dört bir yanında İSİG talebiyle direnen tüm işçileri selamladı.

    HABER MERKEZİ

    PİRHA – İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, 2025 yılına ilişkin iş cinayetleri raporunu yayımladı. Rapora göre 2025 yılında Türkiye genelinde en az 2105 işçi, iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Bu sayı, pandemi döneminin ardından kaydedilen en yüksek işçi ölümü olarak dikkat çekti.

    “Olağanlaştırılmış İş Cinayetleri Rejimi”

    İSİG Meclisi, yaşanan tabloyu yıllardır dile getirdikleri “olağanlaştırılmış iş cinayetleri rejimi”nin sonucu olarak değerlendirdi. Raporda, çalışma koşullarının ağırlaştığı, sömürünün derinleştiği ve işçi ölümlerinin tekil kazalar değil; devlet aygıtı, yargısal-idari mekanizmalar, üretim ilişkileri ve sermaye birikim modeliyle doğrudan bağlantılı yapısal bir sorun olduğu vurgulandı.

    Kamu ya da özel sektör, güvenceli ya da güvencesiz çalışma, çocuk, yaşlı, yerli ya da göçmen ayrımı olmaksızın iş cinayetlerinin mekân ve zaman boyutunda yoğunlaştığına dikkat çekildi.

    Pandemi Sonrası En Yüksek Ölüm Sayısı

    Rapora göre 2025 yılı, pandemi sonrasında işçi ölümlerinin en fazla yaşandığı yıl oldu. İş cinayetlerinin yalnızca işyeri önlemleriyle durdurulamayacak bir aşamaya geldiği belirtilirken, çok katmanlı ve çok boyutlu bir olguya dönüştüğü ifade edildi.

    İSİG Meclisi, mücadelesinin yalnızca kayıt tutmakla sınırlı olmadığını, iş cinayetlerinin emek hareketinin temel mücadele başlıklarından biri haline getirilmesini hedeflediklerini belirtti.

    2025’te Her Gün En Az 6 İşçi Öldü

    İSİG Meclisi’nin ulusal basın ve sahadan gelen bildirimlere dayandırdığı verilere göre 2025 yılında her gün en az 6 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Ölümlerin yüzde 67’si ulusal basına yansırken, yüzde 33’ü işçilerin yakınları, sendikalar, mesai arkadaşları ve yerel kaynaklar aracılığıyla tespit edildi.

    Çocuk İşçi Ölümleri Alarm Veriyor

    Raporda en çarpıcı başlıklardan biri çocuk işçiliği oldu. 2025 yılında en az 94 çocuk işçi hayatını kaybetti. Bu rakam, İSİG Meclisi’nin bugüne kadar tespit ettiği en yüksek çocuk işçi ölümü olarak kayıtlara geçti.

    İSİG Meclisi, çocuk işçiliğinin kitleselleşmesinin temelinde yoksullaştırma politikaları ve eğitim sisteminin çökertilmesi olduğunu vurguladı. Özellikle MESEM uygulamalarıyla çocukların eğitim adı altında ucuz ve güvencesiz işgücüne dönüştürüldüğü ifade edildi.

    En Çok Ölüm İnşaat, Tarım ve Taşımacılıkta

    2025 yılında iş cinayetlerinin en yoğun yaşandığı işkolları inşaat, tarım ve taşımacılık oldu. Bu üç işkolu toplam ölümlerin yüzde 56’sını oluşturdu. İnşaatlarda yüksekten düşme ve göçükler, tarımda güvencesiz çalışma ve taşımacılıkta uzun çalışma saatleri ölümlerin başlıca nedenleri arasında yer aldı.

    Deprem bölgelerinde yürütülen yeniden inşa faaliyetlerinde ise son üç yılda en az 289 inşaat işçisinin hayatını kaybettiği hatırlatıldı.

    Sendikasızlık Ölüm Getiriyor

    Rapora göre 2025 yılında hayatını kaybeden işçilerin yüzde 97’si sendikasızdı. İSİG Meclisi, bu tabloya dayanarak iş cinayetlerini önlemenin temel yolunun işçi örgütlülüğü ve işçi denetimi olduğunu vurguladı.

    Göçmen İşçiler ve Görünmeyen Ölümler

    2025 yılında en az 91 göçmen/mülteci işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Ölenlerin yarısını Suriyeli ve Afgan işçiler oluşturdu. Raporda, savaşlar ve yoksulluk nedeniyle göç etmek zorunda kalan işçilerin en güvencesiz alanlarda çalıştırıldığına dikkat çekildi.

    İSİG Meclisi’nden Mücadele Çağrısı

    İSİG Meclisi, raporun sonunda iş cinayetlerinin kader olmadığını vurgulayarak; çocuk işçiliğiyle mücadele, güvenceli çalışma, sendikal örgütlenme ve insanca yaşam koşulları için ortak mücadele çağrısı yaptı.

    “İş cinayetleri durdurulabilir” diyen İSİG Meclisi, 2025 yılı boyunca Türkiye’nin dört bir yanında İSİG talebiyle direnen tüm işçileri selamladı.

     

  • İSİG Meclisi: Kasım ayında en az 216 işçi yaşamını yitirdi

    İSİG Meclisi: Kasım ayında en az 216 işçi yaşamını yitirdi

    PİRHA- İSİG Meclisi raporuna göre, Kasım ayında en az 216, 2025’in ilk on bir ayında ise bin 956 işçi, iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi.

    İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, Kasım Ayı İş Cinayeti Raporu‘nu yayımladı. Rapora göre; Kasım ayında en az 216 işçi, iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi.

    Böylece 2025’in ilk on bir ayında iş cinayeti sayısı bin 956 ulaştı. Ocak 180, Şubat 129, Mart 158, Nisan 156, Mayıs 178, Haziran 161, Temmuz 207, Ağustos 192, Eylül 208, Ekim 171 işçi çalışırken yaşamını yitirdi.

    Ölen işçilerin en az 4’ü (yüzde 1,85) sendika üyesi, 212’si (yüzde 98,15) sendikasız. Sendikalı işçilerin biri enerji, biri liman, biri sağlık ve biri belediye işkollarında çalışıyordu.

    EN AZ 13 ÇOÇUK VE 19 KADIN YAŞAMINI YİTİRDİ

    Rapora göre; Kasım ayında Türkiye’nin 60 farklı şehrinde iş cinayetleri meydana geldiği tespit edildi. Ayrıca, kısa vadeli çalışmak üzere yurtdışına giden ya da Türkiye menşeili şirketlerde çalışan işçiler arasında da ölüm vakaları rapor edildi.

    En fazla işçi ölümü İstanbul’da yaşandı; 24 işçi yaşamını yitirdi. Kocaeli ve Urfa’da on iki, Manisa’da dokuz işçi yaşamını yitirdi.

    Kasım ayında en az on üç çocuk işçi, iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Ölen çocukların biri çiftçi, on ikisi (tarım, gıda, kimya, ağaç, büro ve inşaat işkollarında çalışan) işçiydi.

    Aynı dönemde, iş cinayetlerinde ölenlerin 19’u kadın işçiydi. Hayatını kaybeden kadınların dokuzu tarım, altısı kimya, ikisi ticaret, biri sağlık ve biri güvenlik işkollarında çalışıyordu.

    12 GÖÇMEN İŞÇİ YAŞAMINI YİTİRDİ

    Ayrıca, en az on iki göçmen işçi (dördü İranlı, üçü Mısırlı, ikisi Suriyeli, biri Afganistanlı, biri Rusyalı, biri Türkmenistanlı) yaşamını yitirdi. Türkiye’de ölen göçmen işçilerin çoğu Suriyeli ve Afganistanlıdır. Ancak son dönemde özellikle deprem şehirlerinde ölen İranlı ve Mısırlı işçilerin varlığı bu ülkelerden gelen işçi göçünü de göstermektedir. Göçmen işçilerin sekizi inşaat, ikisi tarım, biri ticaret ve biri gemi işkollarında çalışıyordu.

    EN FAZLA CAN KAYBI İNŞAAT SEKTÖRÜNDE

    Verilere göre en fazla ölüm, inşaat ve tarım işkolunda meydana geldi. İnşaatta 71, tarımda ise 34 işçi yaşamını yitirdi. Taşımacılıkta ise işçi hayatını kaybetti.

    Kasım ayında iş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımı şöyle:

    İnşaat, Yol işkolunda 71 işçi; Tarım, Orman işkolunda 34 emekçi (18 işçi ve 16 çiftçi); Taşımacılık işkolunda 31 işçi; Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 14 işçi; Madencilik işkolunda 12 işçi; Belediye, Genel İşler işkolunda 8 işçi; Petro-Kimya, Lastik işkolunda 7 işçi; Metal işkolunda 7 işçi; Konaklama, Eğlence işkolunda 6 işçi; Enerji işkolunda 5 işçi; Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 4 işçi; Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 3 işçi; Savunma, Güvenlik işkolunda 3 işçi; Tekstil, Deri işkolunda 2 işçi; Gıda, Şeker işkolunda 1 işçi; Ağaç, Kağıt işkolunda 1 işçi; Çimento, Toprak, Cam işkolunda 1 işçi; Elimizdeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz 6 işçi hayatını kaybetti…

    (HABER MERKEZİ)

  • Son 12 yılda en az 770 çocuk çalışırken hayatını kaybetti

    Son 12 yılda en az 770 çocuk çalışırken hayatını kaybetti

    PİRAHA- 12 yılda en az 770 çocuğun iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğini açıklayan İSİG Meclisi, çocuk işçiliğiyle mücadele için koordinasyon kurulacağı bilgisini verdi.

    İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü’nde çocuk işçi raporunu yayımladı. Çocukların devlet eliyle; öğrenci, çırak, stajyer adı altında işçileştirildiğine dikkat çekilen raporda, son 12 yılda en az 770 çocuğun iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiği kaydedildi. Raporda, çocuk işçiliğiyle mücadele için koordinasyon kurulacağı duyuruldu.

    İSİG, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü dolayısıyla “çocuk iş cinayetleri raporu”nu açıkladı. Ülkede çocuk işçiliğin derinleştiğine ve çocuk işçilerin sistematik olarak sömürüldüğüne dikkat çekilen raporda, son 12 buçuk yılda en az 770 çocuğun çalışırken hayatını kaybettiği kaydedildi.

    YAŞAMINI YİTİRENLERİN YARISINDAN FAZLASI 15-17 YAŞ ARALIĞINDA

    Rapora göre, yaşamını yitirenlerin yüzde 34’ü 5-14 yaş, yüzde 66’sı ise 15-17 yaş aralığında bulunuyor. Özellikle 5-14 yaş grubundaki çocukların tamamına yakınının kayıt dışı çalıştırıldığı kaydedilen raporda, bu çocukların büyük bölümünün mevsimlik tarım işçisi olduğu ve sokakta ya da atölyelerde çalıştırıldığı belirtildi.

    Raporda, çocuk işçilerin en sık karşılaştığı ölüm nedenlerinin trafik kazaları yüzde 26, yüksekten düşmeler yüzde 17, zehirlenme ve boğulmaların yüzde 26, mevsimlik tarım işçisi olarak çalışan çocukların yüzde 74’ü, servis kazalarında yüzde 28,  sanayi, inşaat ve hizmet sektörlerinde çalışan çocukların ölümlerine yüzde 18 olduğuna rastlandığı bildirildi.

    ÇOCUK İŞÇİLİĞİYLE MÜCADELE ÇAĞRISI

    Çocuk işçiliğiyle mücade çağrısında bulunulan raporda, talepler şöyle sıralandı:

    1-Çocuk işçilik yasaklanmalı, mesleki öğrenim çocuk gelişimine uygun bir biçimde planlanmalı ve kamusal kurallar çerçevesi içinde olmalıdır.

    2-Eğitim her kademede parasız olmalı, müfredat bilimin ışığında ve yaşam ile bağı kuran bir şekilde yeniden yapılandırılmalıdır.

    3-Yaşam alanlarımız uyuşturucu ve çeteleşmeden temizlenmeli, çocukların gelişimine uygun bir hale getirilmelidir.

    Yaşanan bu sorunlarla mücadele etmek için örgütlenmenin öneminin altı çizilen raporda, “Çocuk işçiliği ile mücadele ekseninde örgütlenen, orta-uzun vadeye dayalı, her kesimin kendi özgünlüğü ile katıldığı bir ‘koordinasyon’ çalışmasının başlatılması acil bir görev olarak önümüzde durmaktadır. İSİG Meclisi olarak bizler de gereken sorumluluğu alacağız” ifadeleri yer aldı.

    (HABER MERKEZİ)

  • İSİG Meclisi: 2024’ün ilk altı ayında en az 878 işçi hayatını kaybetti

    İSİG Meclisi: 2024’ün ilk altı ayında en az 878 işçi hayatını kaybetti

    PİRHA-İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin yayımladığı iş cinayetleri raporuna göre 2024’ün ilk altı ayında en az 878 işçi çalışırken hayatını kaybetti.

    İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’nin yayımladığı iş cinayetleri raporuna göre 2024’ün ilk altı ayında en az 878 işçi çalışırken hayatını kaybetti.

    137 işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğini belirten İSİG, yılın ilk yarısının bitmesi ve mevsimlik çalışmanın artmasıyla beraber Haziran ayında tarım işkolundaki ölümlerin tüm iş cinayetlerindeki oranının yüzde 30’a yaklaştığını duyurdu.

    2024 yılının ilk altı ayında iş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımı şöyle:

    İnşaat, Yol işkolunda 224 işçi; Tarım, Orman işkolunda 141 emekçi (51 işçi ve 90 çiftçi); Taşımacılık işkolunda 103 işçi; Konaklama, Eğlence işkolunda 63 işçi; Belediye, Genel İşler işkolunda 49 işçi; Metal işkolunda 45 işçi; Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 41 emekçi; Madencilik işkolunda 40 işçi; Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 24 işçi; Savunma, Güvenlik işkolunda 18 işçi; Enerji işkolunda 16 işçi; Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 15 işçi; Gıda, Şeker işkolunda 14 işçi; Petro-Kimya, Lastik işkolunda 13 işçi; Tekstil, Deri işkolunda 12 işçi; Ağaç, Kâğıt işkolunda 24 işçi; Çimento, Toprak, Cam işkolunda 11 işçi; Banka, Finans, Sigorta işkolunda 1 işçi; Elimizdeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz 36 işçi hayatını kaybetti.

    İş cinayetlerinin yoğunlaştığı (toplam yüzde 53 ve 468 işçi ölümü ile) üç işkolu bulunuyor. “Güvencesiz çalışma”nın hakim olduğu inşaat, tarım ve taşımacılık. Uzun çalışma saatleri, yoğun çalışma, sigortasız çalışma ve her türlü kuralsızlığın hakim olduğu bu işkollarında sendikal örgütlenme yok gibi ya da zayıf ve belli mesleklerde öbekleniyor.

    -İşçi ölümlerinde ilk sırada inşaat işkolu geliyor. Bu noktada bir hususa dikkat çekmek gerekiyor. Yılbaşıyla birlikte 11 deprem şehrimizde inşa faaliyetleri hızlandı ve bölgede en az 49 inşaat işçisi hayatını kaybetti.

    -Bu yıl dikkat çekilmesi gereken bir işkolu madencilik. İliç Anagold maden işçisi katliamının da yaşandığı bu dönemde ülke genelinde madenlerden iş cinayetleri haberleri geliyor.

    -Türk inşaat şirketlerinin yurtdışında yaptıkları işlerde de can kayıpları sürüyor. Sadece bu inşaatlara çalışmak için giden 9 işçi arkadaşımızı kaybettik.

    -Şoförlerin ölümü trafik kazası olarak görülüyor. Oysa yoğun aşırı-fazla-yoğun çalıştırma, araçların bakımının yetersizliği ve yol sorunları birçok şoförün (tır, kamyon, servis minibüsü, taksi vd.) ölümüne yol açıyor. Bu dönemde 98 şoför arkadaşımızı kaybettik.

    -Pandemi ile birlikte kitleselleşen bir meslek olan moto kuryeler güvencesiz bir şekilde çalıştırılıyor. İş yetiştirme baskısının bir sonucu da iş cinayetleri. Bu dönem en az 26 moto kurye arkadaşımızı kaybettik, onlarca arkadaşımız yaralandı.

    -Gemi işçisi 16 arkadaşımızı kaybettik. Moto kuryeler gibi sendikal hareket ve ağların çalışmaları deniz işçilerinin hak mücadelesini ve ölümlerini de görünür kılıyor. Gemi işçilerinin ölümü deniz kazası değil iş cinayetidir.

    -31 Mart yerel yönetim seçimlerinin de yapıldığı bu dönemde belediyelerdeki iş cinayetleri gündem olmadı. Oysa en az 27 belediye (iştirak şirketleri ve belediyenin taşeron iş verdiği firmalarda) işçisi hayatını kaybetti.

    Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

    (HABER MERKEZİ)

  • 2024 yılının ilk 5 ayında 738 işçi yaşamını yitirdi

    2024 yılının ilk 5 ayında 738 işçi yaşamını yitirdi

    PİRHA-İSİG Meclisi, 2024 yılının ilk 5 ayında 738 işçinin iş cinayetlerinde yaşamlarını yitirdiğini açıkladı.

    İşçi Sağlığı ve İşçi Güvenliği (İSİG) Meclisi, “2024 İş Cinayeti Raporu”nu yayınladı. Yılın ilk 5 ayını kapsayan rapora göre, 738 işçi, “iş cinayeti” olarak nitelendirilen iş kazalarında yaşamını yitirdi. Ölüm ortalamasına göre her 5 günde bir işçinin yaşamını yitirdiği vurgulanan raporda, Ocak ayında 161, Şubat’ta 149, Mart’ta 124, Nisan’da 165 ve Mayıs’ta 139  işçinin yaşamını yitirdiği kaydedildi.

    MAYIS AYINDA 139 İŞÇİ YAŞAMINI YİTİRDİ

    Raporda, ölümlerin yüzde 28’inin trafik kazaları, yüzde 21’nin ezilme-göçük, yüzde 17’sinin yüksekten düşme nedeniyle gerçekleştiği, yüzde 34’ünün ise diğer nedenlerden kaynaklandığı bilgisi paylaşıldı.

    Mayıs ayı verilerinin de yer aldığı İSİG Meclisi raporunda, Mayıs ayında 139 işçinin yaşamını yitirdiğini belirtirken, bu ayda en çok iş cinayetinin yaşandığı kentlerin başında 15 işçi ölümü ile İstanbul olurken, Bursa 8, Ankara 7, Urfa 6 ve Aydın 5 olarak açıklandı.

    Raporda Mayıs ayında yaşanan ölümlerin en çok 39 ölüm ile inşaat ve yol kolunda olduğunu belirtilirken, 25 rakamı ile tarım ve orman ikinci sırada yer aldı. Raporda, taşımacılık sektöründe 22 işçi hayatını kaybederken, metal iş kolunda 8, konaklama da ise 7 işçi hayatını kaybettiği kaydedildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • İSİG Meclisi: Son 11 yılda 2 bin 500 genç işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti

    İSİG Meclisi: Son 11 yılda 2 bin 500 genç işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti

    PİRHA- 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla rapor açıklayan İSİG Meclisi, 11 yılda en az 2 bin 500 genç işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini duyurdu.

    İSİG Meclisi 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramında Türkiye’de genç işçilerin durumunu özetleyen raporunu yayımladı. Rapora göre 2013-2024 yılları arasında en az 2 bin 500 genç çalışırken öldü.

    İşçi Sağlığı ve Güvenliği (İSİG) Meclisi 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nda açıkladığı 2013-2024 yılları arasında genç işçi cinayetlerini toplayan raporunu kısa zaman önce Balıkesir’de motokuryelik yaparken bıçaklanarak öldürülen Ata Emre Akman şahsında iş cinayetlerine kurban giden tüm gençlere adadı.

    “AKP DÖNEMİNDE GENÇLER SERMAYE İÇİN UCUZ İŞGÜCÜNE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ”

    Raporda, özellikle AK Parti hükümeti döneminde gençlerin geleceğinin çalındığı ve sermaye için ucuz işgücüne dönüştürüldüğü vurgulanırken, pandemi döneminde genç işçi ölümlerinde gözlemlenen düşüş, ekonomik zorluklar ve yoksullaştırma politikalarının etkisiyle hızla artmaya başladığı belirtildi.

    2013-2024 yılları arasında, en az 656 genç işçinin inşaat sektöründe, 424’ünün tarım sektöründe ve diğerleri konaklama, taşımacılık, metal, madencilik gibi sektörlerde hayatını kaybettiği belirtiliyor. Genç işçi ölümlerinin nedenleri arasında trafik kazaları, yüksekten düşmeler, ezilmeler, elektrik çarpmaları ve şiddet başı çekiyor.

    Raporda; 18 yaşında 205 genç, 19 yaşında 279 genç, 20 yaşında 288 genç, 21 yaşında 231 genç, 22 yaşında 318 genç, 23 yaşında 350 genç, 24 yaşında 342 genç ve 25 yaşında 487 genç işçinin hayatını kaybettiği yer alıyor.

    Sendikalılık oranlarına bakıldığında, genç işçi ölümlerinin yüzde 96,64’ünün sendikasız işçilerden oluştuğu, sendikalı işçilerin ise daha çok maden ve metal sektörlerinde çalıştığı görülüyor.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • İSİG: Yılın ilk üç ayında 425 işçi hayatını kaybetti

    İSİG: Yılın ilk üç ayında 425 işçi hayatını kaybetti

    PİRHA-İSİG Meclisi’nin yayınladığı 2024 Yılı İlk Üç Ayı İş Cinayetleri Raporu’na göre, en az 425 işçi hayatını kaybetti.

    İşçi Sağlığı ve İşçi Güvenliği (İSİG) Meclisi 2024 Yılı İlk Üç Ayı İş Cinayetleri Raporu’nu yayınladı. Rapora göre Ocak ayında 161, Şubat’ta 149 ve Mart’ta 115 olmak üzere üç ayda en az 425 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi.

    Raporda en çok iş cinayetinin yaşandığı il İstanbul olarak belirtildi. İstanbul’da 70 işçi hayatını kaybederken, İstanbul’u 33 işçi ölümü ile İzmir, 20 işçi ölümü ile Konya, 18’er işçi ölümü ile Bursa, Antep ve Urfa takip etti.

    Hayatını kaybedenlerin 13’ü kadın, 16’sı çocuk ve 9’u mülteci, göçmen işçilerden oluşuyor. Raporda en çok iş cinayetinin yaşandığı sektörün 105 ölüm ile inşaat, yol işkolu olduğu bilgisi verilirken; taşımacılıkta 58, tarım, orman işkolunda 39, metal işkolunda 31, konaklama işkolunda 27 işçinin hayatını kaybettiği belirtildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Ocak ayında en az 158 işçi hayatını kaybetti!

    Ocak ayında en az 158 işçi hayatını kaybetti!

    PİRHA – İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, ocak ayında yaşamını yitiren işçilerin oranlarını açıkladı. 158 İşçinin yaşamını yitirdiğini duyuran İSİG Meclisi, “Mevzuatta yazan hiçbir maddeye uyulmamakta” diye belirtti.

    Ocak ayında yaşanan iş kazaları nedeniyle yaşamını yitiren işçilerin sayısı açıklandı. İSİG Meclisi tarafından açıklanan rapora göre ocak ayında en az 158 işçi yaşamını yitirdi.

    Her gün en az 5 işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğine vurgu yapan İSİG Meclisi, kazaların işkollarına göre dağılımı şöyle açıkladı:

    “İnşaat, Yol işkolunda 45 işçi; Taşımacılık işkolunda 22 işçi; Tarım, Orman işkolunda 16 emekçi (10 işçi ve 6 çiftçi); Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 11 işçi; Metal işkolunda 9 işçi; Konaklama, Eğlence işkolunda 9 işçi; Belediye, Genel İşler işkolunda 9 işçi; Petro-Kimya, Lastik işkolunda 6 işçi; Madencilik işkolunda 5 işçi; Ağaç, Kağıt işkolunda 5 işçi; Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 5 işçi; Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 4 işçi; Gıda, Şeker işkolunda 2 işçi; Tekstil, Deri işkolunda 2 işçi; Enerji işkolunda 2 işçi; Savunma, Güvenlik işkolunda 1 işçi; elimizdeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz 5 işçi hayatını kaybetti…”

    İNŞAATLARDA ARTAN ÖLÜMLER!

    En çok ölümün inşaat işkolunda meydana geldiğinin altını çizen İSİG Meclisi, “Burada dikkat çekilmesi gereken husus şu: 11 deprem şehrimizdeki inşaatların başlaması ile işçi ölümleri haberleri gelmeye başladı. 17 inşaat işçisinin ölümü bu şehirlerde meydana geldi” diye belirtti. Açıklanan raporda, ölümlerin 6’sının TOKİ inşaatlarında yaşandığı da vurgulandı.

    EN FAZLA İŞ KAZASI YİNE İSTANBUL’DA!

    Ocak ayında 42 şehirde ve yurtdışında 7 ülkede iş cinayeti tespit edildi. En fazla iş kazasının İstanbulda olduğu belirtilen raporda şu bilgiler paylaşıldı:

    “24 ölüm İstanbul’da; 17 ölüm İzmir’de; 11 ölüm Şanlıurfa’da; 10 ölüm Gaziantep’te; 8 ölüm Konya’da; 7 ölüm Mersin’de; 4’er ölüm Balıkesir, Bursa, Diyarbakır, Hatay, Kocaeli ve Tekirdağ’da; 3’er ölüm Adana, Afyon, Kahramanmaraş, Kayseri, Manisa, Mardin ve Sakarya’da; 2’şer ölüm Aksaray, Bartın, Bolu, Denizli, Elazığ ve Sinop’ta; 1’er ölüm Ağrı, Amasya, Ankara, Çorum, Eskişehir, Karabük, Karaman, Kars, Kastamonu, Kütahya, Malatya, Muğla, Niğde, Osmaniye, Rize, Sivas, Uşak, Azerbaycan, Bulgaristan, Gana, Rusya, Senegal, Sırbistan ve Yunanistan’da meydana geldi.”

    7 ÇOCUK İŞÇİ YAŞAMINI YİTİRDİ!

    Ocak ayında iş cinayetlerinin yaş gruplarına göre dağılımı şöyle:

    “14 yaş ve altı 3 çocuk işçi, 15-17 yaş arası 4 çocuk/genç işçi, 18-29 yaş arası 32 işçi, 30-49 yaş arası 62 işçi, 50-64 yaş arası 43 işçi, 65 yaş ve üstü 5 işçi, yaşını bilmediğimiz 9 işçi hayatını kaybetti.

    Ocak ayında ilk dikkat çekilmesi gereken husus 18 yaş altında 7 çocuk işçinin hayatını kaybetmesidir. İkinci husus ise 18-29 yaş aralığında 32 işçiyi kaybetmemizdir. Yani bu ay her dört iş cinayetinin birisinde genç ya da çocuk işçiler hayatlarını kaybetti.

    Çocuk işçi ölümleri her ay farklı işkollarında meydana gelmektedir. Ocak ayında; 17 yaşında olan iki işçi Muhammed Şahin ve Türkmenistanlı Vefa’yı (soyadını öğrenemedik) metal işyerinin sahasında kaldıkları konteynerde çıkan yangında; 12 yaşındaki Miraz Terazi ve 14 yaşındaki Faruk Alkan’ı okulların tatil olmasıyla birlikte iş öğrenmek için aileleriyle birlikte çıktıkları uzun yol tır yolculuğunda; 15 yaşındaki Erol Can Yavuz ve 14 yaşındaki Arda Tonbul’u MESEM kapsamında çalıştıkları ağaç ve metal fabrikalarında; 17 yaşındaki Mehmet Ali Nar’ı ise moto kuryelik yaparken kaybettik.”

    İHTİYAÇ DUYULAN TÜM GÜVENLİK ÖNLEMLERİ EKSİK!

    İSİG Meclisi, iş kazalarına sebep olan etmenleri şu başlıklar altında özetledi:

    “*İşçilerin barınma sorunu vardır acilen çözülmelidir.

    *İşçilere barınma yeri dahi sağlanmamakta, onbinlerce işçi işyerinde yatıp kalkmaktadır.

    İşyerlerinin çoğu ruhsatsızdır, kaçaktır, Davutpaşa katliamı bunun en önemli örneklerinden birisidir.

    *İşyerleri acil durumlara hazır değildir.

    *İşyerleri yangına hazır değildir.

    *İşyerleri ısıtılmamakta, işçiler donmamak için yanarak ölmektedir!

    *İşyerlerinin elektrik tesisatı bırakın elektrikli ısıtıcıları, normal kullanımda bile sorun yaratacak kadar ilkel ve yetersizdir.

    *Mevzuatta yazan hiçbir maddeye uyulmamaktadır.”

    PİRHA/ANKARA

  • İSİG Meclisi: 1349 kadın çalışan, son 10 yılda iş kazalarında yaşamını yitirdi

    İSİG Meclisi: 1349 kadın çalışan, son 10 yılda iş kazalarında yaşamını yitirdi

    PİRHA – İSİG Meclisi, kadın iş cinayetleri raporunu açıkladı. Son 10 yılda en az 1349 kadın çalışanın iş kazalarında yaşamını yitirdiğine dikkat çeken İSİG Meclisi, “Kadın işlerinin ‘tehlikesiz ve basit’ olduğu ön yargısı yıkılmalıdır” diye belirtti.

    İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde kadın iş cinayetleri raporunu açıkladı. Kadınların ayrımcılığın, şiddetin, sömürünün kıskacında olduğunu belirten İSİG Meclisi, 2013’ten bugüne en az 1349 kadın işçinin yaşamını yitirdiğini belirtti.

    “TACİZ VE ŞİDDET İŞÇİ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ SORUNUDUR”

    İSİG Meclisi, kadınların istihdamdan dışlanmasını “ekonomik şiddet” olarak ifade ederek raporda şu bilgileri paylaştı:

    “Kadına yönelik şiddetin bir alanı olarak çalışma yaşamındaki koşullara ve bir işçi sağlığı ve güvenliği sorunu olarak işyerinde kadına yönelik cinsel taciz, şiddet ve ayrımcılığa vurgu yapıyor, 2013’ten bu yana iş cinayetlerinde yaşamını yitiren 1349 kadın işçiyi anarak, işyerlerinde dayatılan koşulların kadın işçileri ölüme sürüklediğine dikkat çekmek istiyoruz.

    Çalışma yaşamında, kadına yönelik cinsel taciz ve şiddet sistematik bir biçimde “bireysel vakalar” olarak ele alınıyor. Oysa şiddetin mekânları arasında en az tartışılanı olsa da çalışma yaşamı, hem sınıfsal hem de cinsel eşitsizliğin birleşimi olarak çok daha vahim bir şiddet tablosunun ortaya çıkmasına neden oluyor kadınlar için.

    Çalışma yaşamının erilliği, işyeri ortamı ve tasarımından, işyerlerinin yönetim yapısı, işyerindeki işbölümü ve ilişkilere kadar her yerde kadınlar aleyhine işliyor. Cinsiyete dayalı emek sömürüsü, kadınların çalışma yaşamında fiziksel, cinsel, ekonomik, psikolojik ve dijital şiddete maruz kalmasına ve ayrımcılığa uğramasına neden oluyor. Kadınları zaman zaman çalışma yaşamının dışına da itebilecek toplumsal cinsiyet kökenli şiddet ve ayrımcılık, çalışma yaşamının kadınlar için sağlıklı ve güvenli olmamasının da en büyük nedenlerinden birisi. Bu nedenle, işyerinde kadına yönelik cinsel tacizi ve şiddeti de bir işçi sağlığı ve güvenliği sorunu olarak tanımlıyoruz.

    EKONOMİK ŞİDDET VE KADIN İŞÇİLER

    İSİG Meclisi, kadınların, eğitim ve çalışmalarına izin verilmeyerek ekonomik şiddete maruz kaldıklarının da altını çizdi. Raporda şu ifadelere yer verildi:

    “Ücretsiz ev emekçisi kadınların pek çoğu sorumluluklarından kaynaklı ücretli bir işte çalışamıyor. Ekonomik krizlerin en hızlı ve en çok yoksullaştırılan, sosyal güvenlik korumasının dışına çıkartılan, kemer sıkma politikalarının en fazla uygulandığı kesim de kadınlar oluyor. Kadın işsizliği oranı ekonomik kriz etkilerinin en fazla hissedildiği 2009’u aşmış durumda ve işsizlikte kadın ve erkek oranı arasındaki fark giderek açılıyor.

    Türkiye’de, kadınlar istihdamın dışına itilerek ekonomik şiddet gördüğü gibi, istihdam edildiklerinde de bu ekonomik şiddet devam ediyor. Kadın emekçiler, aynı işi yaptıkları erkek işçilerle eşit şartlarda çalışamadığı ve kadın olduğu için ayrımcılığa uğradığı gibi, erkek işçilerle eşit ücret de alamıyor. Kadınlar; aynı düzeyde eğitim aldıkları erkeklerin ortalama ücretinin ancak yüzde 77,8’ini alabiliyor.

    “CİNSİYETÇİ İŞ BÖLÜMÜNE SON VERİLMELİ”

    İSİG Meclisi, 2013-2023 ( ilk on ay) yılları arasında en az 1379 kadın işçinin hayatını kaybettiği bilgisine de vurgu yaptı. Kadınların yaşadıkları iş cinayetleri, meslek hastalıkları ve iş kazalarının görünmediğimi belirten İSİG Meclisi, şu açıklamayı yaptı:

    “Veriler, erkek işçilerin kadın işçilere göre kaza geçirme olasılığının çok daha fazla olduğunu ve iş cinayetlerinde ölenlerin büyük bir kısmını erkek işçilerin oluşturduğunu söylüyor. Ne var ki bu değerlendirmelerde, istihdamda kadınların ağırlığı, kadın işgücünün ücretsiz ev işçiliği ve kayıt dışı istihdam boyutları görmezden geliniyor.

    Toplumsal cinsiyet karşısında tarafsız gibi görünen bakış açısında tehlike ve riskler herkes için aynıymış gibi ele alınıyor ve yansıtılıyor. Kadın işçilerin çalıştığı alanlar tehlikesiz ve basit gibi ele alınıp önlemlerin dışında bırakılıyor.

    Kadın iş cinayetlerinde en çarpıcı gerçek tarım-orman işkolundaki kadın işçi ölümleri. 2013’ten beri gerçekleşen kadın iş cinayetlerinin yüzde 42’si tarım-orman işkolundaki kadınların ölümleriydi. Tarım-orman işkolundaki ölümleri sağlık işkolu izledi. Kadın iş cinayetlerinin yaşandığı işkolları, Türkiye’de kadın istihdamının da kayıt dışı ve güvencesiz kadın işçi gerçeğini göstermesi bakımından da çarpıcı bir tablo. Bu tablonun gösterdiği bir başka gerçek 2013’ten beri yaşamını yitiren kadın işçilerin yalnızca 33’ünün sendikalı olması, başka bir ifadeyle iş cinayetlerinde yitirdiğimiz kadın işçilerin yüzde 97’sinin örgütsüz olmasıdır.

    Türkiye işçi sınıfının bir gerçekliği olarak, ölen kadın işçilerin 79’u göçmen/mülteci işçi olduğunu görüyoruz. Ev içi emeğin ana gövdesini oluşturan göçmen kadın işçilerin çalışma koşulları, kadın istihdamının vahim bir tablosunu yansıtıyor. Pasaportlarına el konulma, kaçak olarak çalıştırılma, “işçi kiralama bürosu” işlevi gören aracı şirketler eliyle çalıştırılma, işyerinde taciz, tecavüz ve şiddet, ücretini alamama göçmen kadın emekçilerin en büyük sorunları.

    Emeğimizin ve bedenimizin sömürülmesine, yaşamlarımızın çalınmasına karşı:

    1- Toplumsal cinsiyetçi işbölümüne son verilmelidir.

    2- Kadın işlerinin ‘tehlikesiz ve basit’ olduğu ön yargısı yıkılmalıdır.

    3- Yeniden üretim atölyelerine dönüşen evler ve işyerleri sağlık ve güvenlik risklerine karşı güvenli hale getirilmelidir.

    4- Gerek devlet tarafından gerekse emek ve meslek örgütleri tarafından oluşturulan işçi sağlığı ve güvenliği politikaları toplumsal cinsiyet açısından tekrar düzenlenmelidir.

    5- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından, işyerlerinde ve evlerde kadınların ağırlıklı olarak çalıştığı işlerin ve bu işlerde çalışan kadınlarda rastlanan ortak sağlık sorunları ve riskleri rapor edilmeli ve kamuoyuyla düzenli olarak paylaşılmalıdır.

    6- Kadınların çalışma alanlarındaki kimyasal, biyolojik, fiziksel, ergonomik vb. riskler saptanmalıdır.

    7- İşyerinde kadına yönelik cinsel şiddet, taciz, cinsel sataşma tehlikesine karşı önlem alınmalı, bu konu sendikaların toplu sözleşmelerinin önemli bir gündemi olmalıdır.

    8- İşyeri toplu sözleşmelerinde, işkolu ve ülke bazındaki çerçeve sözleşmelerde kadın meslek hastalıklarına dair maddeler konulmalıdır.

    9- Ev ve bakım hizmetleri azami ölçüde kamusal alandan ücretsiz karşılanmalıdır.

    10- Kadınlar çifte mesaisinin yıpratıcılığı ve üstlerindeki aşırı iş yüküne bağlı fiziksel ve ruhsal zararlar toplamı bir meslek hastalığı tanımı getirilmelidir.

    11- Başta İş Kanunu ve İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası olmak üzere bütün yasa ve yönetmelikler toplumsal cinsiyeti gözetecek bir biçimde yenilenmelidir.”

    PİRHA/ANKARA

  • Şubat ayında en az 182 işçi hayatını kaybetti!

    Şubat ayında en az 182 işçi hayatını kaybetti!

    PİRHA – İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), Ocak ayında en az 119, Şubat ayında ise en az 182 işçinin yaşamını yitirdiğini açıklayarak “Deprem, iş cinayetleri, sel, yangınlar, salgın… Ölen hep biziz… Artık yeter!” ifadelerini kullandı.

    6 Şubat’ta meydana gelen depremlerin ardından iş kazalarına dair verilerini paylaşamayan İSİG, iki aylık bilançoyu açıkladı.

    İSİG Meclisi, yazılı yaptığı açıklamada “Deprem esnasında işyerinde ya da patronun talimatıyla bölgede olan bütün işçilerin ölümü iş cinayeti kapsamına girer” diye belirtti.

    ASBEST VE HALK SAĞLIĞI!

    Depremin yaşandığı bölgelerdeki asbest tehlikesine de değinen İSİG Meclisi, “Burada akut bir duruma dair bazı satırbaşları ifade etmemiz gerekiyor. Şu an için asbest içeren büyük bir enkaz (ki toplamının Erciyes Dağı boyutlarında olduğu tahmin ediliyor), uygun olmayan bir yıkım ve enkaz kaldırma faaliyeti ile atıkların atıldığı yerlerin uygun olmadığını görüyoruz.” İfadelerine yer verdi.

    OCAK’TA EN AZ 119, ŞUBAT’TA EN AZ 182 İŞ CİNAYETİ

    Depremler nedeniyle tam olarak kaç kişinin öldüğünün net olmadığını ifade eden İSİG Meclisi, “Örneğin ‘11 sene önce depreme dayanıklı değildir’ raporu verilen İskenderun Devlet Hastanesi’nde şu ana kadar 10 sağlık emekçisinin kimliğini tespit edebildik. Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ise 4 arkadaşımızın kimlik bilgisine ulaştık. Yine Akademi, Defne, Megapark gibi yıkılan özel hastaneler mevcut. Bu noktada Sağlık Bakanlığı’nın kimlik bilgileri ile hangi hastanede kaç sağlık emekçisinin hayatını kaybettiğini açıklaması gerekiyor” dedi.

    “SOSYAL CİNAYET”

    Yapılan açıklamada, gece vardiyasında çalışan otel, lokanta, belediye, oto tamir vb. tüm işçilere dair neredeyse hiçbir bilginin yer almadığına da dikkat çekildi. Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:

    “Şu ana kadar depremde iş cinayeti kapsamında kaybettiğimiz 97 emekçiyi tespit edebildik. Önümüzdeki günlerde araştırmalarımız devam edecek ama devlet açıklamadığı sürece kaybettiğimiz yüzlerce emekçinin kimliklerine ulaşmamız neredeyse imkansız. (Bu noktada farklı meslek gruplarımızdan genel kayıplarımızı paylaşıyoruz. Ancak evlerinde hayatını kaybeden arkadaşlarımızı iş cinayeti kapsamında değerlendiremiyoruz. Daha genel anlamda depremdeki tüm ölümler için “sosyal cinayet” kavramını kullanabiliriz.)

    Deprem bölgesindeki tehlikeli kimyasallar, halk sağlığını tehdit ettiği gibi deprem bölgesinde çalışan işçileri de doğrudan etkilemekte ve ciddi sağlık riskleriyle karşı karşıya bırakmaktadır. Bu noktada gerek üretim ve hizmet sürecinin gerek halk yaşamı ve sağlığı için yapılan çalışmaların işçilerin sağlığı ve güvenliğine zarar vermeyecek şekilde gerçekleştirilebilmesi için alanda temel önlemlerinin alınması elzemdir:

    İşçilere, her işe uygun kişisel koruyucu donanım yeteri miktarda ve eksiksiz temin edilmelidir. İşçilerin fiziki sağlığının korunması ve işin verimli ilerleyebilmesi için işçilere barınma, ısınma ve yemek imkanlarına ulaşabilecekleri bir ortam sağlanmalıdır. Bulaşıcı hastalıklardan ve diğer maruziyetlerin sebep olabileceği hastalıklardan korunmak için işçilere hijyen malzemeleri ile duş, tuvalet, el yıkama alanlarının olduğu hijyen ortamları oluşturulmalı ve kuduz ve tetanoz aşılarının yapılması sağlanmalıdır. Çalışma saatleri mevcut duruma göre düzenlenmelidir. İşçiler ağır hasarlı hiçbir işyerine sokulmamalıdır. Verilen maddi desteklerin miktarı yükseltilmelidir. İşten atmalar yasaklanmalı (Kod-29 sürecine mahal vermeyen bir şekilde) ve yasağa aykırı hareket eden patronlara daha ağır cezalar verilmelidir.

    “İŞÇİLERİN RUHSAL DURUMLARI DA CİDDİYE ALINMALI”

    İşçilerin fiziksel durumlarının yanında ruhsal durumları da bir o kadar ciddiye alınmalıdır. Deprem bölgesinden intihar haberleri almaktayız ve bu önümüzdeki dönem artabilir. Bu noktada psikolojik destek süreçleri geliştirilmelidir.

    Bölgede yoğun bir inşa faaliyetine başlanmaktadır. İnşaatların hızlı bir biçimde yapılması kaçınılmaz olarak iş cinayetlerini artırmaktadır. İnşaatlardaki bu süreçlerde başta işçilerin örgütlülüğü olmak üzere bu alanda gerekli adımları atmalıyız. Yeniden inşa sürecinde kentsel yaşam, gıda hakkı, ekolojik denge, tarımsal üretim, göç süreçleri gibi birçok çalışma alanı bizi beklemektedir.

    Deprem, iş cinayetleri, sel, yangınlar, salgın… Ölen hep biziz… ARTIK YETER! Toplumsal seferberliğimizi güçlendirip dayanışmamızı derinleştirmek ve baskılara direnmek işçi sınıfının güncel mücadelesini belirliyor. Yeni bir süreç başlamıştır…”

    PİRHA/ANKARA

  • 2013-2022 yılları arasında Aliağa’da en az 97 işçi hayatını kaybetti!

    2013-2022 yılları arasında Aliağa’da en az 97 işçi hayatını kaybetti!

    PİRHA – İSİG Meclisi, iş kazalarına dair paylaştığı raporunda İzmir Aliağa’da 2013-2022 yılları arasında en az 97 işçinin hayatını kaybettiğini duyurdu. Raporda ayrıca Sao Paulo uçak gemisinin söküm işlemi sebebiyle yaşanacak asbest tehlikesine de dikkat çekildi.

    İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) insan sağlığını olumsuz etkileyen güncel gelişmeleri de içeren raporunu paylaştı. Üç bölümden oluşan İSİG raporunun ilk bölümünde Sao Paulo uçak gemisinin Aliağa’ya doğru yola çıkması sonrası başlayan asbest tartışmalarına ışık tutuldu.

    KANSER HASTALIĞINA SEBEP OLAN BİR MADDE!

    Asbest nedir?” sorusuna değinen İSİG Meclisi, içinde toksik madde ve zehirli gaz barındıran, Brezilya donanmasına ait Sao Paulo uçak gemisinin söküm işleminin Aliağa’da yapılması için gerekli onayın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verildiğini belirtti. Söz konusu geminin dünyanın birçok ülkesinde söküm işlemi onayı almadığına dikkat çeken İSİG Meclisi, “Bu geminin sökümüne izin verilmesi, Türkiye’nin nasıl bir çöplük haline getirildiğini göstermektedir. Bu alanda yarıştığımız ülkeler ise Bangladeş, Pakistan ve Hindistan!” ifadelerini kullandı.

    Sao Paulo uçak gemisi ile ilgili mücadele sürecinin 2021 yılında başlatıldığını belirten İSİG Meclisi, “Önümüzdeki günlerde de sendikalar, sağlık örgütleri, ekoloji ve kent hareketleri vd. öreceği bir mücadele sürecek” vurgusunu da yaptı.

    ASBEST NEDİR?

    Paylaşılan raporda “Asbest nedir?” sorusuna da yanıt verildi. Asbest’in (amyant), ısıya, aşınmaya, kimyasal maddelere oldukça dayanıklı, yapısal özellikleri açısından esnek, silikat kristallerden oluşan lifli yapıda bir mineral olduğu bilgisi verildi. Asbestin insan sağlığına zararlar veren ve kanser hastalığına sebep olan bir madde olduğunun da vurgusu yapıldı.

    İSİG Meclisi raporunda Türkiye’de asbest kullanımının 2010 yılı itibariyle yasaklandığı bilgisi de verildi. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada 125 milyon kişinin çalışma ortamlarında asbeste maruz kaldığına da işaret edildi.

    ALİAĞA’DA 97 İŞ CİNAYETİ!

    İSİG Meclisi raporunun ikinci bölümünde ise son on yılda İzmir Aliağa’da en az 97 iş cinayetinin yaşandığına dikkat çekildi. Raporda, 101 bin nüfuslu Aliağa’da meydana gelen işçi ölümlerinin ulusal basına yansımadığı aktarıldı.

    İş cinayetlerinin yüzde 28’i gemi sökümde ve yüzde 27’si de metalde olduğunu belirten İSİG Meclisi, özellikle gemi söküm sektörüne dikkat çekti. Türkiye’de her yıl 2000 civarında işçinin çalışırken öldüğünü belirtilen raporda “Gemi söküm ve metal sektörlerinde ‘çavuş’ denilen patrona yakın işçiler vasıtasıyla bir çeşit taşeron-güvencesiz çalıştırma koşulu hakim kılınmıştır. İşçiler uzun ve yoğun bir biçimde iş güvenliği-güvencesinden yoksun bir biçimde çalıştırılmaktadır. Kimya ve inşaat işkolunda da taşeron çalıştırma yaygındır. Ölen 16 kimya işçisinin 11’i taşeron işçidir. Ölen 11 inşaat işçisinin tamamı taşeron işçidir” denildi.

    PİRHA/ANKARA

  • İSİG Meclisi: Şubat’ta en az 106 işçi, iş cinayetlerinde hayatını kaybetti

    İSİG Meclisi: Şubat’ta en az 106 işçi, iş cinayetlerinde hayatını kaybetti

    PİRHA- İSİG Meclisi’nin yayınladığı Şubat ayı iş cinayetleri raporuna göre, en az 106 işçi, iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. İş cinayetlerinin en çok inşaat, tarım gibi sektörlerde yaşandığı aktarılan raporda, “Aşırı ve sağlıksız çalıştırma koşulları kalp krizlerine neden olurken rahatsızlanan işçilere gerekli ilk yardımların yapılmadığını da görüyoruz” ifadelerine yer verildi.

    İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, Şubat ayı iş cinayetleri raporunu yayınladı.

    Rapora göre, Şubat ayında en az 106 işçi, iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Hayatını kaybeden 106 işçinin 97’si ücretli (işçi ve memur), 9’u kendi nam ve hesabına çalışanlardan (çiftçi ve esnaf) oluşuyor. Açıklamada ülkenin dört bir yanında var olan işçi direnişlerine dikkat çekilen açıklamada, “Açlığa, işsizliğe, zamlara, iş cinayetlerine karşı direnen ve örgütlenen Farplas, Adeka İlaç, Yemek Sepeti, Pas South, TOKİ Emlak Konut Düşler Vadisi Şantiyesi, Çankaya Belediyesi, Haskan İplik, Bossan Halı, Reis Carpet, Angora Halı, Shag Rugs, Krom Evye, Bosal, Ağaç A.Ş., Finans Şehir Şantiyesi, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi İstiklal Şantiyesi, Technomix, Coca Cola Piya Meşrubat, İpek Mekik Halı, Bakırköy Belediye, Hacettepe Hastanesi, Tekzen, Uğur Tekstil, DNZ Plastik ve Kuzenler Boru ve adını sayamadığımız Türkiye’nin dört bir yanında gerçekleşen işçi direnişlerini selamlıyoruz” denildi.

    Raporda Şubat ayında en az 106 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğine işaret edilerek, 2022 yılının ilk iki ayında iş cinayetlerinde en az 225 işçinin yaşamını yitirdiği ifade edildi.

    İş cinayetlerinin en çok inşaat, tarım gibi sektörlerde yaşandığına dikkat çekilen açıklamada, Şubat ayında 9 mülteci işçinin hayatını kaybettiği belirtilirken, “Ancak göçmen/mülteci işçilerin büyük bir çoğunluğunun kayıt dışı olarak çalıştıklarını ve yine bu yüzden iş cinayetlerinin gizlendiğini de unutmamalıyız” denildi.

    Rapora göre işyerinde çalışırken kalp krizi nedeniyle meydana gelen ölümlere sıkça rastlandığı vurgulanarak, “Aşırı ve sağlıksız çalıştırma koşulları kalp krizlerine neden olurken rahatsızlanan işçilere gerekli ilk yardımların yapılmadığını da görüyoruz” ifadelerine yer verildi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Ocak’ta en az 111 işçi hayatını kaybetti!

    Ocak’ta en az 111 işçi hayatını kaybetti!

    PİRHA- Ankara İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi, 2022 yılının Ocak ayında en az 111 işçinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

     

    Ankara İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi, 2022 yılının Ocak ayında yaşanan iş cinayetlerine dair raporunu açıkladı. Aktarılan bilgilere göre Ocak ayında en az 111 işçinin yaşamını yitirdiği belirtildi.

    Yapılan açıklamada “Hakları için direnen 3Teks, Corazon, Karpen, Özkaralar, Aliağa Gemi Söküm İşçileri, Migros Depo, Yemek Sepeti, Özkaplan Halı, Farplas, Pas South, Atlantik Halı, Boyar Kimya, Aile Hekimleri, İstanbul Finans Merkezi Şantiyesi, Akkuyu Nükleer Şantiyesi, Hicri Ercili ve adını sayamadığımız Türkiye’nin dört bir yanında gerçekleşen işçi direnişlerini selamlıyoruz” denildi.

    İş kazalarına dair hazırlanan raporda 111 emekçinin 100’ünün ücretli (işçi ve memur), 11’inin kendi nam ve hesabına çalışanlardan (çiftçi ve esnaf) oluştuğu bilgisi verildi.

    En fazla ölüm nedenlerinin trafik/servis kazası, Covid-19, ezilme/göçük, yüksekten düşme, intihar, kalp krizi, şiddet, elektrik çarpması ve nesne düşmesi/çarpması olduğu belirtildi.

    “‘BIRAKINIZ ÖLSÜNLER’ POLİTİKASI EGEMEN OLMUŞ DURUMDA”

    Covid-19’un son iki yıldır “işçi sınıfı hastalığı” olarak yorumlandığına dikkat çeken İSİG Meclisi, “Gelinen noktada neredeyse hiçbir kamusal sağlık önlemi almaksızın toplumun özellikle (yaşlılar, kronik hastalar gibi) kırılgan gruplarını ölüme terk eden, bir günde 250-300 insanın ölmesinin adeta normal sayıldığı bir ‘bırakınız ölsünler’ politikası egemen olmuş durumda. İntiharlar ise geçinemeyen işçilerin banka ve tefecilerden aldıkları borçları geri ödeyememeleri ve yapılan baskılar nedeniyle artıyor” ifadelerini kullandı.

    İSİG Meclisi yaş gruplarına göre ölümleri ise şu şekilde sıraladı:

    “15-17 yaş grubunda 1 işçi,

    18-27 yaş grubunda 15 işçi,

    28-50 yaş grubunda 59 işçi,

    51-64 yaş grubunda 20 işçi,

    65 yaş ve üstü yaş grubunda 8 işçi,

    Ve yaşını bilmediğimiz/öğrenemediğimiz 8 işçi hayatını kaybetti.”

    EN ÇOK ÖLÜMÜN YAŞANDIĞI İL YİNE İSTANBUL!

    İSİG Meclisi raporunda en çok ölümün 14 kişiyle İstanbul’da olduğu belirtilirken diğer iller ise şu şekilde sıralandı:

    “12 ölüm Kocaeli’nde; 8 ölüm İzmir’de; 7 ölüm Denizli’de; 6 ölüm Bursa’da; 4’er ölüm Ankara, Kayseri ve Muğla’da; 3’er ölüm Antalya, Aydın, Çorum, Mersin ve Sakarya’da; 2’şer ölüm Adana, Batman, Çanakkale, Erzurum, Eskişehir, Karabük, Konya, Manisa ve Şanlıurfa’da; 1’er ölüm Adıyaman, Aksaray, Ardahan, Bolu, Gaziantep, Hakkari, Hatay, Kahramanmaraş, Kırıkkale, Kırşehir, Kütahya, Malatya, Mardin, Siirt, Trabzon, Uşak, Yalova, Kuzey Kıbrıs ve Çin’de meydana geldi.”

    PİRHA/ANKARA

  • İş cinayetlerinde yükseliş: Ağustos ayında en az 174 işçi yaşamını yitirdi

    İş cinayetlerinde yükseliş: Ağustos ayında en az 174 işçi yaşamını yitirdi

    PİRHA-İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), 2021 Ağustos ayına dair iş cinayetleri raporunu açıkladı. Paylaşılan veriler doğrultusunda ağustosta en az 174, yılın ilk sekiz ayında ise en az 1494 işçinin hayatını kaybettiği bilgisi aktarıldı.

    İSİG Meclisi, 2021 Ağustos ayına ait iş cinayetleri raporunu paylaştı. Yapılan açıklamada Sosyal Güvenlik Kurumu’nun, ölümlerin yoğun olduğu tarım, inşaat başta olmak üzere kayıt dışı istihdamı görmediği ifade edildi.

    Yıllık iş cinayetleri sayısının 2000 civarında olduğuna işaret eden İSİG Meclisi, son sekiz yılda büyüme hedefli üretim zorlamaları nedeniyle binlerce işçinin ölümüne neden olunduğunu ifade etti.

    AĞUSTOS AYINDA 174 İŞ CİNAYETİ!

    İSİG Meclisi, paylaştığı raporda Ağustos ayında en az 174 işçinin, iş cinayetleri sebebiyle hayatını kaybettiği bilgisini aktardı. İSİG Meclisi iş cinayetlerinin aylara göre dağılımını da şu şekilde sıraladı:

    Ocak ayında en az 203 işçi,

    Şubat ayında en az 142 işçi,

    Mart ayında en az 144 işçi,

    Nisan ayında en az 258 işçi,

    Mayıs ayında en az 239 işçi,

    Haziran ayında en az 179 işçi,

    Temmuz ayında en az 155 işçi,

    Ağustos ayında en az 174 işçi hayatını kaybetti.

    16 YABANCI UYRUKLU İŞÇİ YAŞAMINI YİTİRDİ!

    İSİG Meclisi, 2021 yılının ilk sekiz ayında iş cinayetlerinde en az 1494 işçinin yaşamını yitirdiğine vurgu yaparak 174 emekçinin 150’sinin ücretli (işçi ve memur), 24’ünün ise kendi nam ve hesabına çalışanlardan (çiftçi ve esnaf) oluştuğuna işaret etti.

    Açıklanan raporda, ölenlerin 7’sinin kadın işçi, 167’sinin de erkek işçi olduğu belirtildi. Raporda dikkat çeken bir diğer husus ise 16 göçmen/mülteci işçinin de hayatını kaybetmesi oldu. Ölenlerden 6’sının Suriyeli, 4’ünün Rusyalı, 3’ünün Afganistanlı, 1 Gürcistanlı ve 1 de İranlı olduğu açıklandı.

    Ölümlerin en çok tarım, inşaat, taşımacılık, sağlık, metal, güvenlik, ticaret/büro, konaklama, enerji, belediye/genel işler, madencilik, tekstil, gemi/tersane, kimya ve ağaç işkollarında meydana geldiğine dikkat çekildi. Bu doğrultuda; en fazla ölüm nedenlerinin trafik kazası, covid-19, ezilme/göçük, kalp krizi, yüksekten düşme, elektrik çarpması, zehirlenme/boğulma, şiddet ve intihar olduğuna işaret edildi.

    11 ÇOCUK İŞÇİ YAŞAMINI YİTİRDİ!

    İSİG Meclisi raporunda dikkat çeken bir diğer veri de çocuk işçilerin dahil olduğu ölümlü kazalar oldu. Verilen bilgilere göre 11 çocuk, ağustos ayında çalışırken hayatını kaybetti. Aktarılanlara göre 14 yaş ve altı yaş grubunda 1 işçi, 15-17 yaş grubunda ise 10 işçinin yaşamını yitirdiği belirtildi.

    Raporda 18 ölüm ile İstanbul’un en çok iş cinayeti yaşanan il olduğuna da işaret edildi.

    PİRHA/ANKARA

  • Haziran’da 173, yılın ilk altı ayında en az 1155 işçi hayatını kaybetti!

    Haziran’da 173, yılın ilk altı ayında en az 1155 işçi hayatını kaybetti!

    PİRHA-İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG Meclisi) Haziran ayında 173, yılın ilk altı ayında en az 1155 işçinin hayatını kaybettiğini duyurdu. 

    İş kazaları sebebiyle yaşanan ölümler haziran ayında da can yakıcı boyutlara ulaştı. İSİG Meclisi, Haziran ayı raporunda öncelikle Uyar maden işçilerinin direnişini hatırlattı. Bağımsız Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Tahir Çetin ve madenci Ali Faik İnter’in trafik kazası sonucu yaşamını yitirmesine değinen İSİG Meclisi “İşçi sınıfının başı sağolsun. Unutmayacağız ve söz veriyoruz mücadele sürecek” mesajını verdi.

    HAZİRANDA 173 İŞ CİNAYETİ!

    İSİG Meclisi, paylaştığı raporda Haziran ayında en az 173 işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiği bilgisini verdi. Yılın ilk altı ayında ise iş cinayetlerinde en az 1155 işçinin yaşamının yitirdiği belirtildi.

    Verilen bilgiler doğrultusunda 173 emekçinin 137’si ücretli (işçi ve memur), 36’sı kendi nam ve hesabına çalışanlardan (çiftçi ve esnaf) oluştu.

    Haziranda iş cinayetlerinde ölenlerin 9’u kadın, 164’ü erkek işçi oldu. Kadın işçi cinayetleri tarım, ticaret, eğitim, büro ve sağlık i kollarında gerçekleşti.

    Haziranda 7 de göçmen/mülteci işçi hayatını kaybetti. Bunlardan 5’i Suriyeli ve 2’si de Afganistan vatandaşıydı.

    6’SI ÇOCUK 54’Ü 51 YAŞ VE ÜZERİNDE İŞÇİ

    Çocuk işçi ölümleri de hız kesmedi. Haziranda en az altı çocuk işçi can verdi. 14 Yaşındaki Mustafa İletmiş ve 12 yaşındaki Mehmet Ali Kırcılı, Osmaniye’de çobanlık yaparken serinlemek için girdikleri gölette boğulmaları sonucu öldü. 15 Yaşındaki Salih Güneş Eskişehir’de mevsimlik tarım işçisi olarak çalışırken yıldırım düşmesi sonucu yaşamını yitirdi. 17 Yaşındaki Suriyeli çoban Maher Fovaz El Halaf, Şanlıurfa’da elini yıkamak isterken su kanalına düşmesi sonucu; 17 yaşındaki mevsimlik tarım işçisi Gülhan Çizik Denizli’de tarla yolunda motosikletlerine otomobil çarpması sonucu; 17 yaşındaki Berzan Özgün de Mardin’de çalıştığı inşaatın 4. katından düşmesi sonucu yaşamını yitirdi.

    İSİG Meclisi, haziranda 51 yaş ve üstünde çalışırken ölen 54 emekçinin olduğunu belirtirken, ölümlerin en çok inşaat/yol, tarım/orman, ticaret/büro/eğitim, taşımacılık, metal, belediye/genel işler, sağlık, güvenlik, madencilik, kimya, ağaç ve enerji işkollarında gerçekleştiğini aktardı. Buna göre; tarım işkolunda 28 çiftçi ve 15 işçi hayatını kaybederken inşaatlarda neredeyse her gün bir iş cinayeti meydana geldi.

    EN FAZLA ÖLÜM NEDENİ: YÜKSEKTEN DÜŞME

    Haziran ayında iş cinayetlerinde ölenlerin 4’ünün (yüzde 2,3) sendikalı işçi olduğuna da işaret edildi. En fazla ölüm nedenleri yüksekten düşme, ezilme/göçük, trafik/servis kazası, Covid-19, kalp krizi, intihar, şiddet, zehirlenme/boğulma ve elektrik çarpması olarak sıralandı.

    Raporda intihar vakalarına da dikkat çekildi. Haziran ayında en az 11 emekçinin ‘borç ve işsizlik’ nedenleriyle intihar ederek hayatına son verdiğine vurgu yapıldı.

    Ölümle sonuçlanan iş kazalarının illere göre dağılımı ise şöyle:

    14 ölüm İstanbul’da; 11 ölüm Gaziantep’te; 8 ölüm Antalya’da; 6’şar ölüm Ankara ve Samsun’da; 5’er ölüm Adana, Bursa, İzmir, Kocaeli ve Manisa’da; 4’er ölüm Kahramanmaraş, Konya, Muğla ve Zonguldak’ta; 3’er ölüm Balıkesir, Burdur, Çorum, Denizli, Eskişehir, Hatay, Kars, Kayseri, Sivas, Tekirdağ ve Van’da; 2’şer ölüm Adıyaman, Aydın, Bilecik, Çanakkale, Diyarbakır, Düzce, Erzurum, Gümüşhane, Isparta, Kastamonu, Kütahya, Osmaniye, Şanlıurfa, Trabzon ve Yalova’da; 1’er ölüm Afyon, Amasya, Artvin, Batman, Bolu, Çankırı, Edirne, Elazığ, Erzincan, Karaman, Kırklareli, Mardin, Nevşehir, Ordu, Rize, Sakarya, Siirt, Tokat, Uşak, Almanya, Avustralya, Bahreyn, Kazakistan ve Ukrayna’da meydana geldi.

    (HABER MERKEZİ)