Etiket: İSKİ

  • İBB’ye yönelik yeni operasyonda 47 kişi gözaltına alındı!

    İBB’ye yönelik yeni operasyonda 47 kişi gözaltına alındı!

    PİRHA – İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik soruşturma kapsamında yeni gözaltılar yapıldı. Sabah saatlerinde yapılan operasyonlarda İBB Genel Sekreter Yardımcısı, İSKİ Genel Müdürü, İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun özel kalemi de dahil en az 47 kişi gözaltına alındı.

    İBB’ye yönelik yürütülen ‘terör’ ve ‘yolsuzluk’ soruşturması kapsamında 19 Mart’ta gözaltına alınan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 23 Mart’ta tutuklanmıştı. İmamoğlu, “yolsuzluk” suçlaması kapsamında, “ihaleye fesat, kişisel verileri kaydetme, rüşvet ve örgüt kurma” iddialarıyla tutuklanmıştı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca İBB’ye yönelik, ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve kurulan örgüte üye olma’, ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘rüşvet’, ‘nitelikli dolandırıcılık’ suçlarından yeni bir operasyon düzenlendi.

    İBB’de üstü düzey yöneticilerin de aralarında bulunduğu 47 kişi gözaltına alındı. Toplam 53 kişi hakkında gözaltı kararının olduğu bilgisi paylaşılırken, sabah saatlerinde İstanbul, Ankara ve Tekirdağ’da çok sayıda adrese eş zamanlı baskınlar düzenledi.

    Hakkında gözaltı kararı çıkarılan isimler arasında İBB Genel Sekreter Yardımcısı Arif Gürkan Alpay, İSKİ Genel Müdürü Şafak Başa, İSKİ Genel Müdür Yardımcısı Begüm Çelikdelen, İBB İmar Müdürü Ramazan Gülten, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun özel kalemi Kadriye Kasapoğlu, Zabıtadan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Murat Yazıcı, İBB Teknoloji Grup Başkanı Erol Özgüner, Eski Mezarlık İşleri Dairesi Başkanı Ayhan Koç, eski CHP Milletvekili Turan Aydoğan, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu’nun ağabeyi Cevdet Kaya ve 19 Mart operasyonunda tutuklanan Medya A.Ş. Genel Müdürü Murat Ongun’un eşi Gözdem Ongun’un da yer aldığı öğrenildi.

    KONUYA İLİŞKİN BAŞSAVCILIKTAN AÇIKLAMA!

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, operasyona ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada şöyle denildi:

    “Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğümüzce İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında; 19.03.2025 tarihinde yapılan eş zamanlı operasyon neticesinde 101 şüpheli şahıs hakkında işlem tesis edilmiştir.

    Operasyon sonrası devam eden çalışmalarda tespit edilen 53 şüpheli hakkında 26.04.2025 tarihinde İstanbul, Ankara ve Tekirdağ illerinde yapılan eş zamanlı operasyonda 47 şüpheli yakalanarak gözaltına alınmış, firari 6 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir. Ev ve işyerlerinde de aramalar sürmektedir.”

    Gözaltına alınanların isimleri şöyle:

    Ali Rıza Akyüz – Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

    Turan Aydoğan – CHP Eski İstanbul Milletvekili (2018–2023)

    Şafak Baş’a – İSKİ Genel Müdürü

    Zeynep Ayten Gözde Ongun – Murat Ongun’un Eşi

    Elçin Karaoğlu – İBB Boğaziçi İmar Müdürü

    Turgut Tuncay Önübilgin – İBB Eski Genel Sekreteri

    Murat Yazıcı – İBB Eski Genel Sekreteri

    Mehmet Çakılcıoğlu – İBB Eski Genel Sekreteri

    Arif Gürkan Alpay – İBB Genel Sekreter Yardımcısı

    Fatih Özçelik – İBB Emlak Yönetimi Başkan Vekili

    Begüm Çelikdelen – İSKİ Genel Müdür Yardımcısı

    Ramazan Gülten – İBB İmar Şube Müdürü

    Hakan Aplak – İBB Avrupa Yakası Zabıta Müdürü

    Nazan Başelli – İBB Anadolu Yakası Zabıta Müdürü

    Onur Soytürk – İstanbul İmar İnşaat Anonim Şirketi Eski Genel Müdürü

    Engin Ulusoy – İBB Eski Zabıta Daire Başkanı

    Murat Sevil – İBB Eski Mali Hizmetler Daire Başkanı

    Nurten Uğursoy – İBB Yazı İşleri ve Kararlar Daire Başkanı

    Serap Öbekci – İBB Etüd ve Proje Daire Başkanı

    İhsan Yılmaz – İBB Etüd ve Proje Daire Başkanı

    Ali Akyüce – İBB Eski Emlak Yönetimi Daire Başkanı

    Adem Şanlısoy – İSKİ Çevre Denetim Dairesi Başkanı

    Naim Erol Özgüner – İBB Eski Bilgi İşlem Daire Başkanı

    Kadriye Kasapoğlu – Ekrem İmamoğlu’nun Özel Kalemi

    Melih Geçek – İSBAK Eski Yönetim Kurulu Üyesi

    Erdinç Çolak – Kültür A.Ş. GMY

    Onur Aldı – Kültür A.Ş. GMY

    Hakan Karaköse – Kültür A.Ş. Reklam Müdür Yardımcısı

    Yakup Üner – Danışman – İBB Mühendisi

    Hülya Kırlıkova – Kültür A.Ş. Çalışanı

    Yeşim Özay – Kültür A.Ş. Çalışanı

    Oya Özman – Kültür A.Ş. Çalışanı

    Mustafa Kemal Özgençiz – Kültür A.Ş. Çalışanı

    Onur Can Tekbaş – Kültür A.Ş. Çalışanı

    Faik Özberk – Kültür A.Ş. Çalışanı

    Gökhan Köseoğlu – Kültür A.Ş. Reklam Şefi

    Metin Bal – Kültür A.Ş. Reklam Şefi

    Songül Car – İSPER Uzman

    Fikret Şimşek – İş Adamı

    Yılmaz Şimşek – İş Adamı

    Dursun Balcıoğlu – İş Adamı

    Rasim Kaya – İş Adamı

    Mete Mağden – İş Adamı

    Meral Çakır – Mali Müşavir

    Cevat Kaya – Emekli (Dilek İmamoğlu’nun ağabeyi)

    Mehmet Şahin – Emlak Danışmanı

    Çağlar Türkmen – Güvenlik

    PİRHA/İSTANBUL

  • İstanbul’un 2 aydan az suyu kaldı; İSKİ’den su tasarrufu önerisi

    İstanbul’un 2 aydan az suyu kaldı; İSKİ’den su tasarrufu önerisi

    PİRHA- İstanbul’a su sağlayan barajların doluluk oranlarındaki azalma devam ediyor. Barajların doluluk oranı yüzde 29.78’e düştü. 

    İstanbul’a su sağlayan barajların doluluk oranı yüzde 30’un altına düşerek yüzde 29.78’e geriledi.

    Bu veri, son 9 yılın aynı dönemine göre en düşük oran olarak kayıtlara geçti.

    İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, su miktarı Istrancalar’da yüzde 19,23, Terkos’ta yüzde 15,97, Sazlıdere’de yüzde 14,38, Alibey’de yüzde 12,64, Büyükçekmece’de yüzde 9,16, Ömerli’de yüzde 62,62, Darlık’ta yüzde 44,37, Elmalı’da yüzde 19,67, Pabuçdere’de yüzde 3,84 ve Kazandere’de yüzde 9,35 olarak ölçüldü.

    Azami 868 milyon 683 bin metreküp su biriktirme hacmine sahip kente su sağlayan baraj ve göletlerdeki su miktarı ise 258 milyon 68 bin metreküp seviyesinde kaldı.

    SON 9 YILIN DOLULUK ORANLARI

    İSKİ istatistiklerine göre, 29 Ağustos tarihli baraj doluluk oranları 2015’te yüzde 69,56, 2016’da yüzde 53,33, 2017’de yüzde 63,07, 2018’de yüzde 62,84, 2019’da yüzde 59,74, 2020’de yüzde 47,94, 2021’de yüzde 58,57, 2022’de yüzde 58,9 iken bugünkü oran yüzde 29,78 ölçüldü.

    İstanbul’a su sağlayan barajlarda doluluk en son 2 Kasım 2020 yılında yüzde 30’un altına düşmüştü. O dönemde barajlarda ölçülen su miktarı 29.79 olarak kayıtlara geçmişti.

    İSKİ’DEN TASARRUF UYARISI

    İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ), barajlardaki doluluk oranının düşmesi nedeniyle tasarruf uyarısı yapıyor.

    Kentte uzun süredir olağanüstü kuraklık yaşandığı bildiren İSKİ, “Bu zor dönemi ancak bireysel su tasarrufu ile atlatabiliriz. Lütfen tasarrufu şimdi su varken yapalım; suyumuzu dikkatli kullanalım, susuz kalmayalım” çağrısını yaptı.

    İSKİ’DEN SU TASARRUFU ÖNERİLERİ

    İSKİ yurttaşlara su tasarrufu için şu önerilerde bulundu:

    *Mümkünse tuvalet rezervuarlarınızı daha küçük hacimlilerle değiştirin. Banyoda geçirdiğiniz süreyi 1 dakika kısaltın, yılda ortalama 16 ton suyu kurtarın.

    * Duş esnasında sabunlanırken suyu açık bırakmayın. El ve yüz yıkarken ya da tıraş olurken musluğu açık bırakmayın. Musluk sürekli açık bir şekilde elinizi yıkarsanız suyun 75’inin boşa gittiğini unutmayın.

    * Kombinin suyu ısıtmasını beklerken akan suyu bir kapta biriktirerek başka ihtiyaçlarınız için kullanın.

    * Çamaşır ve bulaşık makinelerini tam doldurmadan çalıştırmayın. Bulaşıklarınızı elde değil makinede yıkayın, her yıkamada 110 litre suyun boşa harcanmasına engel olun.

    *Çamaşırlarınızı elde değil makinede yıkayın, yılda ortalama 9 ton su tasarrufu sağlayın. Sebze ve meyveleri akan suda değil bir kap içinde yıkayın.

    (HABER MERKEZİ)

  • İstanbul’da suya yüzde 29 zam geldi

    İstanbul’da suya yüzde 29 zam geldi

    PİRHA- İstanbul’da suya yüzde 29 zam yapıldı. Konutta kullanılan suyun birimi fiyatı 5.56 TL’den 8.33 TL’ye yükseltildi.

    İSKİ Genel Kurulu bugün ikinci kez olağanüstü toplandı. Yapılan oturumda, İSKİ Genel Müdürlüğü’nün İSKİ Su Satış ve Kullanılmış Suların Uzaklaştırılması Bedeli Tarife teklifi, İSKİ Kırsal Mahalle/Yerleşik Alan Su Satış ve Kullanılmış Suların Uzaklaştırılması Bedeli Tarife Teklifi gündeme geldi.

    En son geçtiğimiz aralık ayında suya yüzde 17.80 oranında yapılan zammın ardından artan maliyetler nedeniyle yeni zam teklifi gündeme geldi. Genel kurulda İSKİ, su fiyatları için ortalama yüzde 60 zam istedi. İlk kademede yüzde 50, ikinci kademe için yüzde 69, üçüncü kademe için ise yüzde 80 zam önerildi.  Ücretsiz insani su kullanım hakkı 1. kademe konutlara uygulandı. İSKİ teklifinde, atık suların uzaklaştırılması bedeli ile birlikte 0-10 metreküp arası 1. kademe konut için birim fiyat 9.60 TL olarak talep edildi. Bu kademeye tanımlanan ücretsiz insani su kullanım hakkı nedeniyle faturalandırmanın 8.32 TL üzerinden yapılacağı hesaplandı. 11-20 metreküp arası 2. kademe konutta birim fiyatı 14.10 TL, 21 metreküp ve üzeri için ayrı bir kategori belirlenerek birim fiyatın 15 TL olması istendi.

    AKP, ZAMMA İTİRAZ ETTİ

    Teklif sunumunun ardından söz alan AKP Meclis üyesi Mehmet Selim Bilmen, “İSKİ’nin 2021 yılı gider gerçekleşmesi 7 buçuk milyar TL. Gelir gerçekleşmesi ise 6 milyar 852 milyon TL. Gelir gider arası fark 650 milyon lira bir açık var. İSKİ, 2021 başında 605 milyon açık öngörmüştü” diyerek İSKİ’nin maliyet tablosunu şişirdiğini belirtti. Bilmen teklifin revize edilerek yeni bir teklif getirilmesini talep etti.

    REVİZE EDİLEN ZAM ORANI OY BİRLİĞİYLE GEÇTİ

    Ardından İBB CHP Grup sözcüsü Tarık Balyalı maliyete ilişkin itirazları olduğunu ancak süre nedeniyle Mayıs ayında gerçekleşecek kurula ertelediklerini belirterek, İSKİ’nin yeni teklifini sundu. Yeni teklifte konut için 0 – 15 metreküp arası kullanıma 8,33 TL, 16 metreküp üzerine 12,51 TL talep edildi. İşyeri 27,40 Türk lirası talep edildi. Her ay TÜFE artışı AK Parti’nin itirazıyla tekliften çıkartıldı. Teklif oy birliğiyle kabul edildi.

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu zammın ardından yaptığı açıklamada; “İSKİ her ay 300 milyon lira zarar ediyor. 3 yıldır İBB’nin kurumu İSKİ’ye zam neredeyse verilmedi. İBB, 30 büyükşehir belediyesi arasında en pahalı su temini yapan şehirdir” ifadelerini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • Çekmeköy’de evi yıkılan Suna Duman’ı HDP Milletvekilleri ziyaret etti-VİDEO

    Çekmeköy’de evi yıkılan Suna Duman’ı HDP Milletvekilleri ziyaret etti-VİDEO

    PİRHA-HDP İstanbul Milletvekilleri Oya Ersoy ile Züleyha Gülüm, Çekmeköy’deki Serindere Islah Projesi kapsamında evi yıkılan Suna Duman’ı ziyaret etti. “İBB’nin bu soruna bir an önce el atıp; çözüm bulması gerekiyor” diyen Gülüm, “AKP’yi zaten biliyoruz. Her şeyi rant olarak gören bir iktidar. Gördüğü araziye “Nasıl talan ederim?” diye bakıyor” ifadelerini kullandı. Oya Ersoy ise “Yıllardır vergilerini veren insanları kaldırıp, evlerine çökme operasyonudur” diye konuştu.

    İstanbul‘un Çekmeköy ilçesinde yürütülen Serindere Islah Projesi kapsamında evi yıkılan Suna Duman, bir barakada adalet mücadelesine 3 yıldır devam ediyor.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekilleri Oya Ersoy ile Züleyha Gülüm, Çekmeköy’de Farabi Sokak’taki barakasında 1146 gündür nöbetine devam eden Duman’ı ziyaret etti.

    “MAHALLE VE DAYANIŞMA KÜLTÜRÜ DARMADAĞIN EDİLİYOR”

    Barınma hakkının temel bir hak olduğunu belirten HDP İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm, “Bir sorun varsa, orada yaşayan insanların barınma hakkını içine alan bir çözümle gelirsiniz. Bu yapılan çözüm değildir. Ortada ciddi bir mağduriyet var. Görünen o ki; Çekmeköy Belediyesi buranın tamamına göz koymuş. İnsanların iç içe yaşadığı, birbirleriyle kaynaştığı yaşam biçimi burada yok edilecek. Sadece bina meselesi değil. Yaşam alanlarımıza yönelik müdahale aynı zamanda sosyal ilişkilerimize de müdahale oluyor. Mahalle ve dayanışma kültürünü darmadağın eden bir yaklaşım söz konusu” dedi.

    “AKP, HER ŞEYİ RANT OLARAK GÖREN BİR İKTİDAR”

    Gülüm, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) soruna çözüm bulması gerektiğini söylerken; şöyle konuştu:

    “Ortada bir dere ıslah projesi varsa yerine binalar dikmekle olmaz. Bu binalar dikildiğine göre taşma sorunu yok. İBB’nin bu soruna bir an önce el atıp; çözüm bulması gerekiyor. AKP’yi zaten biliyoruz. Her şeyi rant olarak gören bir iktidar. Gördüğü araziye “Nasıl talan ederim?” diye bakıyor. Bu anlayış hakim zaten. Ama İBB’nin de buna izin vermeyen ve sorunu çözen bir yaklaşım geliştirmesi gerekiyor. İnsanların yaşam alanları bu şekilde talan edilemez. Bir sel riski varsa bile bunun çözümü, insanları yaşadığı yerlerden kovmak, göç ettirmek olamaz. Barınma hakkı en temel hak. Ücretle, parayla ölçülebilecek bir şey değil aslında.”

    “ŞİRKETLERİ, YANDAŞLARI İÇİN KENTSEL RANTI ELE GEÇİRİYORLAR”

    HDP İstanbul Milletvekili Oya Ersoy ise ülkenin dört bir yanında rant projelerinin devam ettiğini kaydetti. “Şirketleri, yandaşları, akrabaları için kentsel rantı ele geçiriyorlar” diyen Ersoy, “1980 sonrası kurulan gecekondulara göz diktiler. Yıllardır vergilerini veren insanları kaldırıp, evlerine çökme operasyonudur. Bu ülkede kentsel dönüşüme ihtiyaç var fakat biz halk yararına istiyoruz. Halkın sağlıklı barınabileceği şehirler oluşturulmalı.

    AKP’nin genel başkanı “İstanbul’a ihanet ettik” diyor. İşte ihanete devam ediyorlar. Her taraf betona gömülmüş durumda. 1999 depreminden sonraki hale bakın. Deprem toplanma alanlarına alışveriş merkezleri dikildi. İhaneti durduracak olan bizleriz. Suna Duman’ın direnişini selamlıyoruz. Her zaman yanındayız. Daha önce burada toplu bir direniş olsaydı belki engel olunabilirdi.

    Yapılanlar, kentin merkezinde kalan ve değerlenen yerlere çökme harekâtı ve insanlara “Gidin, ne yaparsanız yapın” demektir. Pandemi koşullarında İstanbul gibi bir deprem bölgesinde bunu asla yapamazsınız. AKP için kendisine biat edenler dışında hiç kimse yurttaş olarak görülmüyor. Yurttaşlık hakkımızı sonuna kadar savunup; “Bu memleket bizim” demeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    “KANAL İSTANBUL’A ‘HAYIR’ DEDİN DE ÇEKMEKÖY KANALINA NEDEN ‘EVET’ DEDİN?”

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na bir kez daha seslenen Suna Duman, “Hepimiz Kanal İstanbul’a karşı çıktık. Sen, Kanal İstanbul’a ‘hayır’ derken; Çekmeköy kanalına neden ‘evet’ dedin de bu hale getirdin? Niye betonlaştırdın?” diye sordu.

    Farabi Sokak mağdurları, HDP milletvekillerinden sorunlarını TBMM’ye taşımalarını istedi.

    Barış KOP / İSTANBUL

     

     

     

     

  • Çekmeköy Mağdurları İBB önünde: İmamoğlu sesimizi duy, İSKİ evlerimizi neden yıktı?-VİDEO

    Çekmeköy Mağdurları İBB önünde: İmamoğlu sesimizi duy, İSKİ evlerimizi neden yıktı?-VİDEO

    PİRHA- Çekmeköy Deresi (Soğuk Su Deresi) Islah Çalışması Projesi kapsamında ev yıkılarak mağdur edilen Suna Duman ve diğer mağdurlar, İBB önünde basın açıklaması yapmak istedi. Ancak polisin engellemesi üzerine Saraçhane Parkı’na gitmek zorunda kalan yurttaşlar, AKP döneminde İSKİ tarafından yıkılan evlerini geri istediler. Dere ıslahının korsan ve kaçak yapıldığını belirten mağdurlar, Ekrem İmamoğlu’nun seslerini duymasını istediler. 

    İstanbul’da 5 mahalleden oluşan Çekmeköy’de Farabi Sokak Serindere’de ıslah çalışmasının mağdur ettiği insanların direnişi sürüyor.

    Çekmeköy Deresi Islah Çalışması Projesi kapsamında Farabi Sokak’taki evi yıkılarak mağdur edilen Suna Duman ile diğer mağdurlar ve kendilerine destek veren çevreciler, İstanbul Büyükşehir Belediyesi önünde basın açıklaması yapmak üzere bir araya geldi.

    Ancak polis burada açıklama yapılmasına izin vermezken, mağdurlarla polis arasında tartışma yaşandı. Mağdurlar, kamusal alanda açıklama yapmalarının bir sakıncası olamayacağını belirtirken, polis izin vermemekte diretti.

    Polisin engellemesi üzerine Saraçhane Parkı’na geçildi. Burada “İBB, İSKİ’nin eski suçuna ortak olma”, “Evimi neden yıktınız”, “İSKİ beton lobisi için çalışıyor, halkın su faturası zamlanıyor”, “Projesi olmayan dere nasıl yarılır, evlerimizi yıkan İSKİ projen nerede?” yazılı pankartlar açan Çekmeköy Farabi Sokak Mağdurları burada bir açıklama yaptılar.

    SUNA DUMAN: EKREM BAŞKAN EVLERİMİZ NEDEN YIKILDI?

    1129 gündür evini isteyen ve bir kulübede direnen Suna Duman, “Benim evi neden yıkıp 5 katlı bina diktiler. Adalet arıyorum” diyerek tepki gösterdi. Duman, “Neden dere bandında olmadığımız halde evlerimiz yıkıldı? Ekrem başkana soruyorum. 16 milyonun içinde ben yok muyum. Evimizi istiyoruz. Neden İSKİ’yi durdurmuyor. Burada bir rant hırsızlığı var. Bir kadın olarak sokaktayım. Yeter artık adalet istiyorum” dedi.

    “HER ŞEY KAÇAK, HER ŞEY KORSAN”

    Bir başka mağdur yurttaş ise Ekrem İmamoğlu’na seslenerek, “Ortada çok büyük bir adaletsizlik var. Koskoca İBB 6 yoksul gecekondu sahibinin sorununu çözemiyorsa istifa et. Tam iki sene sabrettik. Ekrem başkanın işi çoktur dedik., haberi yoktur dedik. ama haberinin olduğunu artık biz biliyoruz. Ama sen suç işleyenlere çanak tuttun. Suç işleyenler senden cesaret alarak korsan bir dere yapıyorlar. Üstüne bir de korsan peyzaj yapıyorlar. İSKİ bu dereyi hangi projeye göre evlerimizin dere bandında kaldığına karar verdi. Biz bu projeyi istiyoruz İSKİ vermiyor. İBB’ye dilekçe yazıyoruz cevap vermiyor. Üç senedir üç tane mahkeme bu projeleri istiyor ama proje yok. Her şey kaçak” diye konuştu.

    “İSKİ DERELERİ BETONA BOĞUYOR”

    Açıklamayı ise mağdurlar adına Doğa ve yaşam hakları savunucusu Şair-Akademisyen Abbas Karakaya okudu.

    Karakaya, “Bir gün uyandığımızda elimizde doğal dere kalmamış olabilir. İSKİ dereleri betona boğuyor. Bu yanlıştır. İklim krizini, su krizini yaşadığımız bu günlerde su kaynaklarımızı yok ediyor. Buna dur dememiz lazım. Eğer beton lobisini durdurmazsak dereler, doğa, biz, siz kaybedeceksiniz. Hepimiz kaybedeceğiz. Sadece beton lobisi kazanacak.” dedi.

    Suna Duman’ın evinin dereye uzaklığının 26,5 metre olduğunu belirten Karakaya, İSKİ ve İBB yetkililerinin gelmediğini, korsan bir ıslah ve peyzaj olduğuna dikkat çekti.

    Karakaya, “Evlerin yıkılmasından iki yıl sonra Ağustos 2020’de dere ıslahının fiili kısmı başladı. İnşaat tabelası bile yoktu. Durumu yargıya taşıdık. Dere bitti. Ama hala İSKİ mahkemeye proje sunamadı. Ortada proje yok” ifadelerini kullandı.

    Mağdurlar, “Bizi perişan ettiniz, bu işin arkasını bırakmayacağız” diye bağırdı.

    NE OLDU?

    İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) tarafından AKP döneminde dere ıslah çalışması başlatıldı. Çekmeköy’de Köy-içi deresi ıslah çalışması projesi kapsamında birçok aile mağdur edildi.

    Çekmeköy Merkez Mahallesi’ne bağlı Farabi Sokak’taki evler, 2 Ağustos 2018  tarihinde su havzası alanı olduğu gerekçesiyle yıkılmıştı. Mahallede 30 yılı aşkın süredir yaşayan ancak belediye tarafından evleri yıkılan aileler, çadırlarda yaşamaya başlamıştı. Belediye görevlileri çadırları da zorla sökünce, aileler konteynerlere sığınmıştı.

    Dere çalışmasıyla ilgili tabelada yapı çalışmalarıyla ilgili yer alan bilgiler şöyleydi:
    “Çekmeköy Köy İçi Deresi Peyzajlı Dere Islahı ve Peyzaj Projelendirme İşi; İstanbul Büyük Şehir Belediyesi, İSKİ, İstanbul Ağaç ve Peyzaj. En son aylar önce İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu bir video paylaşarak derenin taştığını söyleyip, burada çalışmalara başlanacağını belirtti. Ancak dere 30 yıldır taşmamıştı. Doğal bir dere olan Soğuk Su deresi kokmayan ve bugüne kadar mahallelinin herhangi bir konuda şikayetçi olmadığı dere.

    Çekmeköy’de doğal dere olan Soğuk Su deresinin (Köy içi) ıslah çalışmaları tepkilere neden oldu. Mağdurlar, 30 yıldır kadar taşmayan, kokmayan derenin ıslah edilme çalışmalarının kaçak olduğunu vurguluyor.

    Evinin yıkılmasına karşı direnen Dersimli Suna Duman, 2 Ağustos 2018 yılından bu yana 6 metrekarelik barakada adalet nöbeti tutuyor.

    Çekmeköylüler, “Durup dururken kendi halinde akan bir dereyi neden kuruttunuz?” diye soruyor.

    PİRHA/ İSTANBUL

     

  • Farabi Sokak mağdurları İmamoğlu’na seslendi: Sen de haksızlığa uğradın, sesimizi duyun artık-VİDEO

    Farabi Sokak mağdurları İmamoğlu’na seslendi: Sen de haksızlığa uğradın, sesimizi duyun artık-VİDEO

    PİRHA-İstanbul Çekmeköy’de yürütülen Serindere Islah Projesi’nde, peyzaj düzenlemesi adı altında yapılan son çalışmalara tepki gösteren Farabi Sokak mağdurları, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na seslenerek, “Sen de haksızlığa uğradın. Senelerdir sokakta yaşıyoruz. Sesimizi duyun artık” dedi. Evi yıkıldığı için aylardır kulübede yaşayan Suna Duman da “Burada sokakta yaşıyorum resmen. Mücadele veriyorum bin 120 gündür. Bunu görmeyecek insanın sağır, dilsiz, kör olması gerekiyor” diyerek tepki gösterdi. 

    İstanbul’un Çekmeköy ilçesi Merkez Mahallesi Farabi Sokak’taki dere ıslah projesi tepkilere rağmen devam ediyor. 2018 yılında dönemin AKP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından “dere bandında” kaldığı gerekçesiyle yıkılan gecekonduların yerine siteler yapıldı. Son olarak ise mevcut İBB yönetimi tarafından dere çevresinde peyzaj düzenlemesi yapılıyor.

    Farabi Sokak mağdurları ise bin günü aşan süredir mücadelelerini sürdürürken; son yaşananlara ilişkin PİRHA‘ya konuştular.

    “PEYZAJ ADI ALTINDA ÜZERİNDE MEYVELERİ OLAN AĞAÇLARI KESTİLER”

    Uzun süredir devam ettirdiği hak mücadelesi ile ilgili olarak konuşan Suna Duman, “Bin 120 gündür adaletsizliğe karşı mücadele ediyorum. Haklarımızın teslim edilmesini istiyorum. Son olarak peyzaj çalışması adı altında ağaçlar kesildi. Üzerinde meyveleri olan ağaçları kestiler. Ne kadar çabaladıysam hiç kimse müdahale etmedi. Bunu yapan da İSKİ. Buradan İSKİ’ye sesleniyorum. Yeter artık bu zulümleri bitirsinler. Ekrem İmamoğlu’na sesleniyorum. İSKİ’yi neden durdurmuyor?” dedi.

    “SENELERDİR SOKAKTA YAŞIYORUM, YETER ARTIK, DUYUN BENİ”

    Halk Ozanı Davut Sulari’nin de akrabası olan Duman, süreç içerisinde etnik ve inanç kimlikleri üzerinden ayrımcılığa maruz bırakıldıklarını ifade etti. Kendilerine verilen sözlerin tutulmadığını söyleyen Duman, şöyle konuştu:

    “Buranın planları iptal edildi. İptal olunca yerlerimizi teslim etmeleri gerekiyordu. Bize sözler verildi. Ama verilen sözler tutulmadı. Duysunlar artık beni. Buradaki insanları sürgün ettiler. Yetmiyormuş gibi “Siz Kürtsünüz, siz Alevisiniz diye” ayrımcılığa tabi tuttular.

    “YIKTIKLARI EVİMİN YERİNE 5 KATLI BİNA YAPTILAR”

    Dere bandında kalıyor gerekçesiyle yıktıkları evimin yerine 5 katlı bina yaptılar. Bizlere Pendik’te ev tahsis ettiklerini belirttiler. Gittiğimizde de evlerin fahiş fiyatlardan bize satılmak istendiğini öğrendik. Verdikleri o binalarda kiracıyız biz. Köy senetle alınmış burası. İnsanlar parasıyla aldı. Burada sokakta yaşıyorum resmen. Mücadele veriyorum bin 120 gündür. Bunu görmeyecek insanın sağır, dilsiz, kör olması gerekiyor.”

    “KORSAN DERE ISLAĞI, BÜTÜNLEŞİK DAHA BÜYÜK RANT PROJESİNİN PARÇASIDIR”

    Farabi Sokak mağdurlarının yürüttüğü mücadeleye destek veren Doğa ve yaşam hakları savunucusu Şair-Akademisyen Abbas Karakaya ise iklim krizinden kaynaklı son gelişen afetlere değinerek; “Korsan dere ıslağı aslında bütünleşik daha büyük rant projesinin bir parçasıdır. Burada yapılmak istenen aslında ormanın, doğanın bir meta olarak görülmesidir. Seyir Tepesi Ormanı’ndaki proje ile buradaki korsan proje de bunu gösteriyor. Burada yapılan işlerin ihtiyaç olup olmadığı tartışmalı. İSKİ buraya dair bize herhangi bir proje sunamamaktadır. Buradaki evler AKP döneminde yıkıldı. Ama iş makinaları 2020 Ağustos’unda yeni dönem İBB yönetimi döneminde sokuldu. Bir takım müteahhitleri zengin etmek için vergilerimiz çarçur ediliyor. Doğa yok ediliyor. Yazık oluyor. İşte orman yangınları da gösterdi. Karadeniz’de sel oluyor. Burada da korsan dere ıslağına korsan bir peyzaj ekleniyor” ifadelerini kullandı.

    EKREM İMAMOĞLU’NA ÇAĞRI: SEN DE HAKSIZLIĞA UĞRADIN, BURADAKİ İNSANLARA SAHİP ÇIKIN

    Farabi Sokak mağdurlarından bir yurttaş ise İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na seslenerek; şunları söyledi:

    “Burada korkunç bir ayrımcılık, istismar ve adaletsizlik var. Bin 120 gündür Suna Duman burada nöbet tutuyor. Kendisine sahip çıkın. Ekrem İmamoğlu sahip çıkmıyor. CHP yönetimine sesleniyorum. Bir komisyon kurun ve burada dönen tüm yolsuzlukları ortaya çıkarın. Ne demek bin 120 gündür İstanbul’un orta yerinde bir kadın kulübede tek başına yaşasın? Bu nasıl bir yönetimdir? Ekrem Başkan hani kadınlara değer veriyordun? Hani dürüst adamdın? Sen de haksızlığa uğradın. Yeter. Bu ayrımcılığı asla unutmayacağız.

    Bakın Muharrem ayındayız. Alevilerden oy alıyorsun. Ama bir Alevi kadını Çekmeköy’ün orta yerinde kurtlar sofrasına terk ettin. Buna asla izin vermeyeceğiz. Bunu böyle bil. Bize neye mal olursa olsun. Seni haberdar ettik. Ama duyarsız davranıyorsun. Dere korsan ve projesi yok. Bir de korsan peyzaj yapıyorsun. Kime yapıyorsun, kimi kovuyorsun, kimleri yerleştiriyorsun buraya? Beton lobisi İstanbul’u ve ülkemizi ne hale getirdi? Yoksullar nasıl perişan oldu? Doymadınız mı? Yeter artık.”

    Helin YILMAZ – Barış KOP / İSTANBUL

     

  • ‘Dere Islahı’ denilerek yıkılan gecekonduların yerine site yapıldı!

    ‘Dere Islahı’ denilerek yıkılan gecekonduların yerine site yapıldı!

    PİRHA-İstanbul Çekmeköy’de 2018 yılında İSKİ, dere ıslahı gerekçesiyle gecekonduları yıkıp aynı yere site yaptırdı. Dere yakınında kalmadığı halde evleri yıkılan mağdurlar, haklarını almak için başlattıkları nöbetlerinin 1055. gününü geride bıraktı. Mağdur aileleri İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’ndan İSKİ hakkında inceleme başlatmasını istiyor.

    Çekmeköy, Merkez Mahallesi Farabi Sokak’taki gecekondular, AKP döneminde İSKİ tarafından yapılan dere ıslahı gerekçesiyle yıkıldı. Yıkılan gecekonduların olduğu sokak üzerine ise yeni siteler yapıldı.

    Farabi Sokak mağdurlarının mücadelesi, açtıkları davayla başladı. Dava sırasında mahkeme İSKİ’den proje sunmasını istedi. Ancak İSKİ herhangi bir proje sunmadı. Buna karşın İmar Barışı kapsamında yapı kayıt belgesi de alan yurttaşların evleri yıkıldı. Dere kenarının 10 metre yakınında bulunan evlerin yıkılması gerekirken 26,5 metre uzaklıktaki gecekondular da yıkıldı. Gecekonduların yıkımının ardından ise daha yakın mesafelerde yeni binalar yapıldı. Dere yatağı ise kimi binalar için kaydırıldı.

    “BAŞKANIN KÖYLÜSÜ APARTMAN YAPTI”

    Farabi Sokak mağdurları Cumhuriyet’ten Kayhan Ayhan’a konuştu. Yıkılan gecekondu sahiplerinden Suna Duman, “Yavaş yavaş parseller büyütülüp sokak yok edildi. İmar barışından faydalandık. Ancak Ağustos’un 2’sinde de bizim gecekondumuzu yıktılar. Mahkeme süreci devam etmesine rağmen… 7. İdare Mahkemesi’nce yürütmeyi durdurma kararı çıktı. Bir hafta sonra bu karar çıkınca diğer evlerin yıkımı durdu. Yıkımla birlikte eş zamanlı inşaatlar başlamıştı” dedi.

    Kendilerine önce dere bandında kaldıklarının söylendiğini belirten Duman, “Dere bandında kalıp kalmadığımızı 9 ay sonra öğrendik. Dere bandında kaldığı söylenen yere Çekmeköy Belediye Başkanı’nın köylüsü olduğunu söyleyen kişi apartman yaptı. Peki benim evim neden yıkıldı? Dere bandının 10 metre yakınındaki evler yıkılır kanuna göre. Bunlara izin veriyorlar ama dereden 26 metre uzaktaki müstakil evlerimizi de yıkıyorlar. İSKİ korsan bir şekilde yıktı. Ama talimatı kim verdi? Çekmeköy Belediyesi verdi” diye konuştu.

    CİMER’e yazdığı dilekçeye yanlış yanıt verildiğini aktaran Duman, “Mahkeme sonuçlanmış, bütün her şey düşmüş gibi gösterdiler. Burada dümeni çeviren Çekmeköy Belediyesi. Mimarlar Odası’nın açtığı davayı da kazandık. Ancak bir türlü bu dere durmadı. Pendik KİPTAŞ’a kiracı olarak mahkûm edildik. Kiracı sözleşmesine en son gittim. Direndiğim için gitmek istemedim. ‘Senin aileni dışarı atarız’ dediler. Ailem yalvardığı için mecburen gidip imzaladım. Benim evimi yıktılar burada beni kiracı yaptılar” diye konuştu. Gecekondulardaki insanların genellikle Alevi ve Kürt olduğunu, hizmet alamadıklarını da söyleyen Duman, AKP’li bir komşusunun “Ben yıllarca sana hizmet ettim sen benim evimi neden yıktın” sorusuna belediye başkanının gülerek “Sen de arada kaynadın” dediğini öne sürdü.

    “BETONA GÖMDÜLER”

    Ailelere destek olan Çevre Gönüllüsü Haydar Kaya, “Güncel ifadeyle resmen buradaki yoksul insanların malına çöktüler. Bu işi AİHM’ye taşıyacağız. Çünkü burada ağır derecede bir insan hakkı ihlali var” dedi.

    Abbas Karakaya ise “İstanbul’daki dereler sadece İSKİ’nin eline ve merhametine bırakılırsa 5-10 sen sonra hiçbir doğal dere kalmayacak. Aynen bugün Marmara’nın durumuna uyanacağız. Marmara nasıl bugün ölmüşse, çöplüğe dönmüşse… Burası kendi halinde akan bir dereydi, doğal güzelliği vardı. Ancak betona gömdüler” diye konuştu.

  • ‘Çekmeköy’de dere ıslah çalışması korsan bir şekilde devam ediyor!’-VİDEO

    ‘Çekmeköy’de dere ıslah çalışması korsan bir şekilde devam ediyor!’-VİDEO

    PİRHA-Çekmeköy’de Köy-içi deresi ıslah çalışması projesi kapsamında birçok aile mağdur edildi. Mağduriyet yaşayanlardan Suna Duman, yetkili yerleri aradıklarını fakat buna rağmen projenin korsan bir şekilde çalışmaya devam ettiğini söyledi. Duman, “İki yıl önce evlerimiz yıkıldı. Lütfen sesimizi duyun” çağrısında bulundu.

    İstanbul, Çekmeköy deresi ıslah çalışması projesi kapsamında birçok aile mağdur edilmiş durumda.

    Üç senedir süren proje kapsamında evinin yıkılması üzerine direnmeye çalışanlardan Dersimli Suna Duman, 2 Ağustos 2018’den bu yana 6 metrekarelik barakada adalet nöbeti tutuyor.

    “PROJESİZ, ONAYSIZ ÇALIŞMA YÜRÜTÜLÜYOR, LÜTFEN SESİMİZİ DUYUN”

    Çekmeköy Merkez Mahallesi, Farabi Sokak Serindere’de dere ıslah çalışmasının ‘korsan bir şekilde’ devam ettiğini söyleyen Suna Duman, “Yetkili yerleri aradık. Yetkililerin konuşmasına rağmen projeye korsan bir şekilde devam ediyorlar. Yanlarında yetkililerin bulunduğunu söylüyorlar ama yetkili olduğu söylenen kişiler yanımıza gelip konuşmuyor, bizlere cevap vermiyor. Hiçbir şekilde bizi ciddiye almadan çalışmaya devam ediyorlar. Polis ekipleri sadece buradaki insanlara müdahale etmek için var. İşi oldu bittiye getirerek elimizdeki kanıtları da yok etmeye çalışıyorlar. Bunu yapan İSKİ ve Büyükşehir Belediyesidir. Farabi Sokak mağdurlarıyız biz. İki yıl önce evlerimiz yıkıldı, lütfen sesimizi duyun” diye konuştu.

    PİRHA / İSTANBUL

  • Çekmeköy’deki dere ıslah projesine tepki: Yaşam alanlarımız talan ediliyor!-VİDEO

    Çekmeköy’deki dere ıslah projesine tepki: Yaşam alanlarımız talan ediliyor!-VİDEO

    PİRHA-İstanbul Çekmeköy’de yaşayan yurttaşlar, koktuğu ve taşkınlara sebebiyet verdiği iddiasıyla başlatılan dere ıslah çalışmasına karşı çıkarak, projenin yaratacağı tahribata dikkat çektiler. Yurttaşlar, “Rantı arttırmak üzere derelerin altı üstü kapatılarak ıslah projesi yürütülüyor” dediler.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin (İSKİ) uzun süre önce başlattığı Çekmeköy Soğuksu; Köy-içi ya da Çekmeköy olarak da bilinen derenin ıslah çalışması devam ediyor.

    İBB 14 Ocak 2021’de yayınladığı bir videoda derenin koktuğunu ve taşkınlara sebebiyet verdiğini iddia etmişti. Ancak Çekmeköy sakinleri yürütülen ıslah çalışmasına karşı çıkıyor.

    Bölgede yaşayanlar, çevredeki gecekonduların ‘dere yatağı’ gerekçesiyle yıkıldığını söylerken, aynı gecekondu arazileri üzerine büyük yapıların kurulduğuna dikkat çekiyor. Yurttaşlar “Bir yapılaşma darbesiyle karşı karşıyayız” derken ıslah çalışmasının derenin koku yayması ya da taşmasıyla bir ilgisinin olmadığını belirttiler.

    “NEFES ALDIĞIMIZ YAŞAM ALANLARININ TAHRİBATIDIR”

    Yapılmak istenen ıslah çalışmasının doğayı korumak adına hiç bir faydasının olmayacağını ve yaşam alanlarını tahrip edeceğine vurguda bulunan bir yurttaş, şunları kaydetti.

    “Önce yapılaşma ve sonrasında o yapılaşmanın rantını arttırmak üzere derelerin altı üstü kapatılarak ıslah projesi yürütülüyor. Bu yaşam alanlarının, tarım alanlarının, nefes aldığımız alanların yok edilmesine yol açan tahribatlara bir çeşit onay anlamına geliyor. Dolayısıyla ne doğanın korunması açısından ne doğaya sahip çıkmak açısından ne de insanların yaşamlarının kalitesini arttırmak açısından doğru değildir. İBB’den ve İSKİ’den beklememiz gereken bu yerlere meşruluk, yasallık kazandıracak çalışmalar değil, bu alanlara sahip çıktıklarını gösteren tutumlarının kamuoyuna sunulmasıdır. Beklentimiz suya, su alanlarına ve doğaya sahip çıkılan, insanlara doğal ve güvenli alanlarda yaşayabileceği mesajını verebilecek projelerin sunulmasıdır. Bu derenin ne şu anda ne de daha kuvvetli bir yağışta burada yaşayanlar için bir tehlike oluşturması söz konusu değildir” diye konuştu.

    “BU ÇALIŞMANIN ISLAH DEĞİL, RANT OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUZ”

    Bu çalışmanın ıslah değil rant olduğunu dile getiren başka bir yurttaş da, “Ben otuz senedir burada yaşıyorum. Sabahları ve akşamları yürüyüş yapıyorum. Burası kaynak suyu ve en yükselmesi beklenen  maksimum derecesinde bile yüksekliği artmıyor. Dolayısıyla burada ne kokan ne de kirli bir su var. Burada derenin ıslahını gerektiren hiç bir durum yok. Burada bir rant durumu var” dedi.

    Yaklaşık 12 yıldır Çekmeköy’de yaşayan bir diğer yurttaş ise, “Son dört-beş yıldır bu ormanda yürüyüşler yapıyorum. Bu derenin ıslah edilmesi konusundaki düşüncelere katılmıyorum. Derenin hiçbir zaman taştığını ya da koktuğunu görmedim. Yaz aylarında daha çok kuruyor. O yüzden ıslah çalışması yapılmasın, doğal haliyle kalsın istiyorum” diyerek tepki gösterdi.

    “ORMANLIK ALAN YAPILAŞMAYA AÇILIYOR”

    Bu çalışmalarla hem doğal alanların tahribatına hem de su toplama havzalarını yapılaştırmaya yol açan anlayışın önünün açıldığına dikkat çeken Çekmeköy sakinlerinden bir diğer yurttaş ise, “Kendi rantları için tarım alanlarına, dere kenarlarına, ormanlık alanlara inşaatlar yapılmasının önü açılıyor. İnsanların mağdur edilmesi gibi sonuçlar inşaat sektörünün rant projelerinin beklenen yan etkileri olarak görülüyor. Bu nedenle içinde bulunduğumuz dönem dikkate alındığında bu anlayışların toplum için, toplum sağlığı ve toplumun geleceği için ne kadar büyük tehlikeler taşıdığını da ayrıca görmüş oluyoruz” ifadelerini kullandı.

    Derenin ıslah çalışmasına ihtiyacı olmadığını vurgulayan yurttaşlar, yetkililere seslenirken doğal yapısıyla kalmasını ve orman alanına dokunulmamasını istediler.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • İSKİ’den suya yüzde 25 zam teklifi

    İSKİ’den suya yüzde 25 zam teklifi

    İSKİ, 2021 yılı su satış tarifeleri teklifinde suya ortalama yüzde 25 zam talep etti. 

    İSKİ, 2021 yılı su satış tarifeleri teklifinde, 1 Ocak 2021’den itibaren geçerli olmak üzere suya ortalama yüzde 25 zam talep etti.

    İSKİ’nin hazırladığı 2021 Analitik Bütçe Tasarısı Tarife Tekliflerine göre, bu yıl 7 milyar 776 milyon 456 bin lira olan bütçe, 2021 yılı için 7 milyar 959 milyon 457 bin TL olarak belirlendi.

    2021 yılı su satış tarifeleri tekliflerinde ise, 0-15 metreküpe kadar olan (Konut 1. kademe) su kullanımı için uygulanan 4,50 liralık tarife yüzde 25 artışla 5,63 lira, 16 metreküp ve üzeri olan (Konut 2. kademe) kullanımda 6,76 lira olan tarife ise yine yüzde 25 artışla 8,45 lira olarak düzenlendi.

    İş yerleri için uygulanan 12,10 liralık tarife ise 1 Ocak 2020’den itibaren 15,13 lira olarak belirlendi.

    Bütçe tasarısında 2021 yılı bütçe giderleri 7 milyar 959 milyon 457 bin TL olarak hesaplanırken 2021 bütçe gelirleri tahmini ise 7 milyar 354 milyon 500 bin TL olarak belirtildi.

    Teklifin çarşamba günü yapılacak İSKİ Genel Kurulu Toplantısında gündeme gelmesi bekleniyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘İsrafın küçüğü olmaz, 3800 kişiyi işten çıkardık’

    ‘İsrafın küçüğü olmaz, 3800 kişiyi işten çıkardık’

    PİRHA – İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, suda yapılacağı söylenen fiyat arttırımına ilişkin “Yaptığımız zam olmazsa İSKİ yatırım yapamaz. Türkiye’de zam olmasın biz de zam yapmayalım” dedi.

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Fatih Altaylı’nın sorularını yanıtladı. İmamoğlu, Altaylı’nın “Bugüne kadar ne yaptınız?” sorusuna, “En başta idari sistem devrimi yapıyoruz. Kamu yönetiminin gerçek manasının temellerini atıyoruz.” cevabını verirken suda yapılan zamlardan usulsüz harcamalara dek birçok soruya yanıt verdi.

    İmamoğlu’nun açıklamalarından satır başları şöyle:

    “SU İÇİN İNDİRİM YAPACAĞIZ DEYİP ZAM YAPIYORSUNUZ”

    Bu nasıl propaganda, çok komik. Biz dedik ki, toplumun suyla ilgili hassasiyeti var, ekmekle olduğu gibi. Biz Türkiye’nin en ucuz halk ekmek dağıtımını yapıyoruz. Zarar etmememize rağmen. Fakiri fukarayı sübvanse ediyoruz. Şu anda toplumun hassas alanlarını desteklemek durumundayız. Şubat, Mart’ta suyun fiyatını dengelemek durumundayız. Arkadaşlarımız yarın İSKİ genel kurulunda tartışacak. Suyu az ve öz kullanan, ki bunlar dar gelirli aileler indirimden az faydalandılar, çok kullananlar, işyerleri çok indirimden faydalandılar. Şu an İSKİ’nin bütçesinin ciddi bir kısmı enerji. Türkiye’deki elektrik, doğalgaz, yakıt zammı ortada. Hiçbir zammın kaynağı büyükşehir belediyesi olma şansı yok. Konuştuğumuz şey yüzde 20 civarında zam. Bu zam olmadan İSKİ yatırım yapamaz. Türkiye’de zam olmasın biz de yapmayalım. Bugün yapılan su zammı normal bir zamdır. Talep edilen zammın da altında bir oranda yapılmaktadır.

    “İSRAFIN KÜÇÜĞÜ OLMAZ”

    “Bazı medya kuruluşları ne yazık ki iyi bir algı yönettiğini düşünürken aslında toplumun manevi değerlerine zarar veriyor. İsrafın küçüğü, büyüğü olmaz. Kamu malına zarar getiriyorsan küçüğü büyüğü yok. 1250 araç az mı? ‘Allah’tan kork’ derler. Beylikdüzü Belediyesi’nin toplam araç sayısı 250-300. Biz biliyoruz o lüks arabalarının ne olduğunu, o lüks arabaların nereye dağıldığını, nasıl değiştirildiğini biz biliyoruz. İsrafla bu toplumu yüzleştireceğiz. O bilgiyi vereceğiz, toplum etkilenecek ve hesap soracak. 1250 aracın Yenikapı’da sergilenen kısmı 750 taneydi. Ara dönemde 500 küsur iade edilmiş.  Neticede kamu yıllık 60-70 milyon lira civarında tasarruf etti. Eski parayla trilyon. Biz israfı ortaya koyduk. Hem iştiraklerde hem de İBB’nin kurumsal yapısıyla azaltılmış, tasarruf edilmiş şekliyle ihaleleri çıkıldı.”

    “3 BİN 800 KİŞİYİ İŞTEN ÇIKARDIK”

    “Biz iş olsun diye adam çıkartmaya gelmedik. İBB’de işini layıkıyla yapan herkese alın terine, emeğin karşılığına verme sözümüz var. Yaklaşık 1400 kişi iki seçim arası alınan insan sayısı. Bunun içerisinde 31 Mart’tan bir ay öncesine kadar ki, kısmı var. Toplamda emekli olan, işinden ayrılan, yaklaşık 3 bin 800 kişinin çıkarıldığını sizinle paylaşıyorum. Bu kadar çıkarttığımız eleman, ya da emekli olan, ya da kendi ayrılan, ya da proje bittiğinden dolayı ayrılan insanın dışında kalan insanlar şimdi orada çalışan insanlar. Biz her şeyi şeffaf paylaşıyoruz. İSPARK’a 50 kadın görevlisi aldık. Nasıl aldığımızı gidip sorgulasınlar. Tümüyle şeffaf. Bu yeni insan kaynakları yönetiminin kamuya girişidir. Siyasi tabanlı yönetilmeyen bir süreci yaşıyoruz İstanbul’da.”

    “PARTİZANLIĞI KALDIRACAĞIM DEMİŞTİM”

    “CHP’nin içinden de var geçmişte AK Partili olmuş olan insanlar da var. Biz toplumu kucaklamaya geldik. Kesinlikle toplumun yansımasını bütün atamalarda görebilirler. CHP’li bir belediye başkanı seçildi. Ama CHP adına adil bir belediye başkanı olmaya, belki de İstanbul’un gelmiş geçmiş en demokrat belediye başkanı olmaya söz vermiş bir insanım. Zaten adil olduğunuzda sizin partili arkadaşlarınız da bundan karşılık bulacaklar. CHP’liyim oradaki işi yapabilme kapasitem yok, ama CHP’li olduğum için o koltuğa oturacağım, olmaz! Saadet Partili, İYİ Partili, HDP’li, AK Partili, MHP’li de görev alacaktır. Şu anda net konuşalım, toplumun en büyük düşmanı partizanlık. Benim en büyük taahhüdüm İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde partizanlığı kaldıracağım demiştim.

    39 ilçenin belediye başkanı seçildi. Bu 39 başkan benim İstanbul’daki en birinci yardımcım. 5 yıl boyunca bana yapılanların tek bir kalemini, adedini o insanlara yapmayacağım. Ben Beylikdüzü’nde iken 5 yıl boyunca muhatap bulamadım. 10 bölge masası kurduk. Birbirine yakın, aynı sorunları yaşayan ilçelerden ortak masalar oluşturduk. İBB koordinasyonunda çalışıyorlar. Bütün belediyeleri geziyorum, sorunlarını dinliyoruz. Bir belediye kanunu konuşuluyor. Biz 11 Eylül’de sayın Cumhurbaşkanının davetlisi olarak Beştepe’ye çıktık.”

    “BİZ BU KENTE İHANET ETTİRMEYECEĞİZ”

    “Biz bugün neredeyiz? Tam 25 yıl sonrasındayız. 25 yıl önce kendisine yapılan bir şeye karşı durmuş bir insandan siz ne beklersiniz? Yunus Emre ‘sen sana ne sanırsan başkasına da onu san’ diyor. İşte demokrasi. Sayın Cumhurbaşkanı ile tesadüf yan yana Cuma namazı kıldık. Kendisine bunu sordum. Bu hafta arayacaklar dendi 3 hafta geçti. Ben sayın Cumhurbaşkanı’nın eksik bilgiyle donatıldığını düşünüyorum. Bizi arayan yok. Genel Başkan Yardımcısı sayın Fuat Oktay’ı defalarca aramamıza rağmen dönüş yapılmadı. Siz İstanbul’un çevre düzeni planını oturup büroya kapansanız, toplumun paydaşların, meslek odalarının fikrini almadan bu plan olur mu? Siz gelip İstanbul’da ben de yetkili olacağım iddiasıyla, buranın İstanbul Büyükşehir Belediyesi var, yanlış yaparsınız. Biz bu kente ihanet ettirmeyeceğiz. Bunu taahhüt ediyorum. Toplumun ortaya koyacağı inisiyatifle, demokrasi ve hukukun verdiği güçle bu şehre ihanet ettirmeyiz. Bu kamu kurumlarının bir araya gelmesini diliyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın taahhüt ettiği bu kurulun kurulmasını 16 milyon insanın adına talep ediyorum.”

    PİRHA / ANKARA

  • KHK ile işten çıkarılan Alevi işçi hukuk mücadelesini kazandı

    KHK ile işten çıkarılan Alevi işçi hukuk mücadelesini kazandı

    İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) Genel Müdürlüğü’nde 10 yıl taşeron işçi statüsünde çalışırken iddiaya göre facebook paylaşımları ve Alevi kimliği nedeniyle hiçbir hakkı verilmeden işten çıkarılan iki işçiden biri olan Müslüm Kılagöz (56) kuruma açtığı davayı kazandı.

    Kılagöz’ün avukatı Tuğba Ütebay, “İki yıldır bunun mücadelesini veriyoruz. Umarım bu karar diğer işçilere umut olur” diye konuştu. İşten çıkarılan diğer işçi Kenan Aksünger de hukuk mücadelesini geçen aylarda kazanmıştı.

    15 Temmuz darbe girişiminden sonra Kanun Hükmünde Kararname’ler ile birçok farklı görüşteki memur, öğretmen, sağlıkçı, hakim, savcı, polis ve işçiler işten çıkarıldı.

    “HUKUKSUZDU”

    Kenan Aksünger ve Müslüm Kılagöz de 2017 yılının Şubat ayında iddialarına göre görüşlerinden ve Alevi olduklarından dolayı işten çıkarıldılar. İkisi de iki yılın ardından kurumdan haklarını almaya hak kazandı.

    Cumhuriyet’ten Zehra Özdilek’in haberine göre İstanbul 3. İş Mahkemesi Kılagöz’e kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalıştığı günlerin ücreti ve diğer haklarının İSKİ tarafından ödenmesine karar verdi. Kılagöz’ün avukatı Tuğba Ütebay da müvekkilinin Alevi kimliği yüzünden işine son verilmesinin ayrımcılık olduğuna değinerek dava açmadan önce İSKİ’yle uzlaşmak istediklerini fakat muhatap bulamadıklarını söyledi.

    Durumu yargıya taşımak zorunda kaldıklarını dile getiren Ütebay, “2 yıldır bunun mücadelesini veriyoruz. Hakları gasp edilmişti. İşçi hareketi adına direnmenin sonucunun getirdiği bir durumdur bu. Dosyadaki isnatlar gerekçesiz, mesnetsiz ve hukuksuzdu. İş hukuku ile alakası olmayan tamamen baskının olduğunu gösteren savunmalar yapıldı. İşçinin hakları açısından bir tutarlılığı olmadığı ortaya çıkmıştır” dedi.

    “KANUNDA YERİ YOK”

    Ütebay konuşmasını şöyle devam ettirdi:

    “Sonuç itibarıyla haklarını istiyorlar, başka bir şey istemiyorlar. Bu haklar onlara yasal olarak tanınmış haklardır. Baskı yapana karşı yargı yolunu tercih etmek, direnmek, savunmak bizim görevimiz. Müvekkilim adına bu hakları sağlayabildiğimiz için ve diğer işçiler adına buruk bir mutluluk da olsa mutluluğumuzu yaşıyoruz. Kurum işten çıkarma sebebi olarak Facebook paylaşımlarını göstermişti. İş Kanunu’nda böyle bir düzenleme zaten yok. Bu nedenle maddi yönü bir kenara koyup içerik olarak manevi yönüyle de çalıştırma şartlarının iyileştirilmesi noktasında bir adım olmasını temenni ediyoruz.”

  • Mahkeme, Alevi olduğu için İSKİ’den atılan işçi hakkında karar verdi

    Mahkeme, Alevi olduğu için İSKİ’den atılan işçi hakkında karar verdi

    PİRHA – 15 Temmuz darbe girişiminin ardından İSKİ’den Facebook paylaşımları ve Alevi olması bahane gösterilerek atılan taşeron işçi, kuruma açtığı davayı kazandı. 

    İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) Genel Müdürlüğü’nde 11 yıl taşeron işçi statüsünde çalışan Kenan Aksünger ve Müslüm Kılagöz 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Facebook paylaşımları ve Alevi kimlikleri bahane edilerek hakları verilmeksizin işten çıkarıldı. Aksünger ve Kılagöz kurumu dava etti.

    Cumhuriyet’ten Zehra Özdilek’in haberine göre, İstanbul 11. İş Mahkemesi Aksünger’e kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalıştığı günlerin ücreti ve diğer haklarının İSKİ tarafından ödenmesine karar verdi. Aksünger yaklaşık iki yıldır verilmesi gereken kararın yeni verildiğine değinerek, “Geç verilmiş bir karar olsa da mutlu oldum. Ben o kuruma 11 yılımı verdim. Böyle bir kararın verilmesini bekliyordum” dedi.

    “DİRENMENİN GETİRDİĞİ BİR SONUÇ”

    Aksünger’in avukatı Tuğba Ütebay da müvekkilinin Alevi kimliği yüzünden işine son verilmesinin ayrımcılık olduğuna değinerek dava açmadan önce İSKİ’yle uzlaşmak istediklerini fakat muhatap bulamadıklarını söyledi. Durumu yargıya taşımak zorunda kaldıklarını dile getiren Ütebay, “İki yıldır bunun mücadelesini veriyoruz. Hakları gasp edilmişti. İşçi hareketi adına direnmenin sonucunun getirdiği bir durumdur bu. Dosyadaki isnatlar gerekçesiz, mesnetsiz ve hukuksuzdu. İş hukuku ile alakası olmayan, tamamen baskının olduğunu gösteren savunmalar yapıldı. İşçinin hakları açısından bir tutarlılığı olmadığı ortaya çıkmıştır. Bu yönüyle de hem 3. Havalimanı’nın direnen işçilerine hem de Flormar işçilerine bir nebze olsun umut olabilir” dedi

    Kılagöz’ün kuruma açtığı dava ise hala devam ediyor.

    (HABER MERKEZİ)