Etiket: ismail kahraman

  • Komisyon, 7.kez toplandı: Umut hakkı mutlaka uygulanmalıdır

    Komisyon, 7.kez toplandı: Umut hakkı mutlaka uygulanmalıdır

    PİRHA-Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, yedinci toplantısını gerçekleştirdi. Eski TBMM başkanlarının dinlendiği toplantıda konuşan Bülent Arınç, AYM ve AİHM kararlarına uyulması gerektiğini söyleyerek, “Umut hakkı mutlaka uygulanmalıdır” dedi.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, yedinci toplantısını gerçekleştirdi. Bu toplantıda, eski TBMM başkanları dinlendi.

    Toplantıya; Hikmet Çetin, Ömer İzgi, Bülent Arınç, Köksal Toptan, Mehmet Ali Şahin, Cemil Çiçek, İsmet Yılmaz, İsmail Kahraman, Binali Yıldırım ve Mustafa Şentop katıldı. Üç eski TBMM başkanının ise sağlık sorunları nedeniyle komisyona katılamadığı bildirildi.

    HİKMET ÇETİN: “SİLAH KULLANANI AFFETMEK ZOR”

    Hikmet Çetin, silah kullananlarla kullanmayanların ayrılması gerektiğini belirterek, “Silah kullanmış insanları bu aşamada affetmek zor” dedi.

    Çetin, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Bana zaman zaman, ‘Kürt devleti kurulacak mı?’ diye sorarlar. Türk ile Kürt, Amerika’nın siyahı ve beyazı gibi değil. Dil ve kültür aynı. Şimdiye kadar, özellikle güney bölgesindeki otellerin sahipleri Kürtlerdir. Terör ayrı, halkın davranışları ayrı. Halklar arasında bir şey yok”

    ÖMER İZGİ: “ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ GÜNDEME GELEBİLİR”

    Ömer İzgi ise suç işleyen herkesin cezasını çekmesi gerektiğini vurguladı. Anayasa’nın ilk üç maddesi ve “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” hükmünün değiştirilemeyeceğini kaydeden İzgi, 66’ncı maddeye dair değişiklik yapılabileceğini belirtti.

    BÜLENT ARINÇ: “UMUT HAKKI MUTLAKA UYGULANMALIDIR

    Bülent Arınç da AYM ve AİHM kararlarına uyulması gerektiğini söyleyerek, “Umut hakkı mutlaka uygulanmalıdır. Genel bir affa zaruri ihtiyaç olarak bakıyorum. KHK ile ihraç edilenler, görevlerine iade edilmelidir” dedi.

    Arınç, sözlerine şöyle devam etti:

    “Geldiğimiz nokta denizin bittiği, geminin karaya vurduğu bir noktadır. Eli yukarıdan tutarak başlatan Bahçeli’ye teşekkür ediyorum. Cumhurbaşkanının kararlılığı iradesi ve komisyonun çalışmaları işin yürütücüsü olacaktı. En çok DEM’den çekiniyorduk, DEM öncü oldu, takdir ediyorum. Bugünkü anayasanın işimize gelen maddelerini başımızın üstünde taşıyıp da işimize yaramayanları kenara koymayı doğru bulmuyorum. Yeni ve çağdaş bir Anayasa, temel haklar ve görevler noktasında özgürlükçü bir anayasaya elbette ihtiyaç var. Ama bu komisyonun görevi yeni bir anayasa yapmak değil. Bugünkü bazı sorunların, iç cepheyi tahkim etme noktasında yerine getirilmesi gerekir. Ekonomide sorunlar var, bugün ekonominin başında olan kişiler kendilerine göre bazı kararlar almışlar. Ona da saygı duymak zorundayız.

    Suriye’deki gelişmeler bu süreci çok yakından ilgilendiriyor. Artık Türkiye’de terörist sayısı o kadar azalmıştı ki neredeyse ayakkabı numaralarını biliyorduk. Suriye’de ise yeni bir süreç var, Suriye’deki gelişmeler noktasında da Türkiye’nin dış politikasını önemli buluyorum.”

    MEHMET ALİ ŞAHİN: “ACELE ETMEKTE YARAR VAR”

    Mehmet Ali Şahin, komisyonun tek amacının, “Terörsüz Türkiye” olması gerektiğini belirterek komisyonun nitelikli çoğunluk kararını almasını olumlu karşıladığını vurguladı.

    Şahin, sözlerini şöyle noktaladı:

    “Terörsüz Türkiye hedefi hayırlı bir iştir. Biraz acele etmekte yarar var. Bizi dinliyorsunuz, kimleri dinleyeceksiniz bilmiyorum ama bu dinleme faslı bir an önce bitmeli. Bir an önce işin özüne girmelisiniz. İnfaz kanununda, ceza kanununda değişiklik yapılacak mı? Bunlar sizin işiniz.”

    CEMİL ÇİÇEK: “SORUN EVRENSEL”

    İkinci oturumda söz alan Cemil Çiçek, sorun tanımlanmadan üzerinde çözüm üretilmesinin mümkün olmadığını kaydederek, “Biz bu komisyonda bir konuyu mu çok konuyu mu yoksa her konuyu mu konuşacağız?” diye sordu. Komisyonun yalnızca bir konuyu konuşması gerektiğini ifade eden Çiçek, şunları kaydetti:

    “Her konuyu konuşmaya kalktığımızda burada başka sorunlar çıkar. Bu komisyon İnfaz Kanunu’ndaki değişiklik ile ilgili öneriler yapacak bir komisyon mu? Onu Adalet Komisyonu da yapardı. Vatandaşların bir kısmı komisyonu önemsiyor ama öbür tarafta da birçok soru işareti var. Bu kafa karışıklığının nedeni, komisyonun göreviyle ilgili muğlaklıklardır. Komisyonun öncelikle bunları gidermesi gerekiyor. Türkiye’de görev yapan yabancı misyon şeflerinin her hafta bir farklı görüşünü açıklaması kafa karışıklığını artırıyor. Komisyonun, kapalı kapılar arkasında yapılan anlaşmaları meşru kılmak için çalıştığı yönünde düşünceler de var. Komisyonda her kafadan bir ses çıkmasını engellemek gerekiyor. Herkes aklına ne geliyorsa söylüyor.

    Terör meselesi artık yalnızca Türkiye sınırları içinde can yakan bir sorun değil. Sorun evrensel hale gelmiştir. Dışarıdaki gelişmeler dikkate alınmadan içeride alınan çözümler, bir süre sonra başka sorunlara yol açabilir. Silah bırakmanın muhatabı kim? KCK ve Suriye’nin kuzeyindeki yapılar bu işin içinde var mı? Bunları netleştirmek gerekiyor. Terör meselesinde dış destek kesilmeden başarı elde edilememiştir. Bunların da kesilmesi gerekiyor.”

    İSMAİL KAHRAMAN: “15 TEMMUZ RUHUNU YAKALAMALIYIZ”

    İsmail Kahraman, “15 Temmuz’da tüm siyasi partilerin tek vücut olduğunu” söyleyerek, TBMM’de kurulan çözüm komisyonunda da “15 Temmuz ruhunun” yakalanması gerektiğini savundu. 21 Mart 2015’te Diyarbakır’da Abdullah Öcalan’ın mektubu okunduğunda güzel bir hava oluştuğunu belirten Kahraman, “Dış mihrakların süreci karıştırdığını” ve geçmiş çözüm girişimlerinin bu nedenle başarıya ulaşamadığını öne sürdü.

    BİNALİ YILDIRIM: “VATANDAŞLIK TANIMININ KAPSAYICI BİR ŞEKİLDE GÖZDEN GEÇİRİLMESİ GEREKMEKTEDİR”

    Binali Yıldırım, Cumhuriyet’in temel değerlerinden verilecek taviz ile barışın tesis edilemeyeceğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

    “Kırmızı çizgileri net şekilde ortaya koyduk. Vatandaşlık tanımının kapsayıcı bir şekilde gözden geçirilmesi, güncellenmesi gerekmektedir. Etnik kimlik esasında değil, anayasal vatandaşlık vazgeçilmez bir hakikattir. Ama bu hakikat anayasamızın ilk dört maddesiyle çelişmemelidir. Adem-î merkeziyetçi olarak da tanımlanan bu yapı sadece idari bir yapılanmadır siyasi ve federal düşüncelere tamamen kapalıdır. Kaynakları ve yetkileri artırılmış belediyeler milletin ihtiyaçlarını daha hızlı ve kolay karşılar. Ayrışmayı değil bütünleşmeyi artırır. Bu adımlar ayrıştırıcı değil bilakis tarihin bize yüklediği sorumluluğa uygun bütünleştirici adımlardır. Kendini fesheden bir terör örgütü başka bir isimle karşımıza çıkarsa bu tehlikeli olur. Emperyalist devletlerin ikircikli açıklamalarını da dikkatle izlemeliyiz.”

    Yıldırım, yeni, sivil ve katılımcı bir anayasa gerektiğini de sözlerine ekledi.

    MUSTAFA ŞENTOP: SÜREYE VE TAKİBE BAĞLI BİR AF SAĞLANABİLİR

    Mustafa Şentop ise sürecin şeffaf, hesap verebilir ve Meclis denetiminde olmasının önemine dikkati çekti. Öcalan’ın silah bırakma çağrısının zorlama yorumlarla değersizleştirilmesine izin verilmemesi gerektiğini dile getiren Şentop, önerilerini şöyle sıraladı:

    “Silah bırakma süreci iyi planlanmalıdır. İlk adım tatmin edici şekilde atılmalıdır. Silah bırakan örgüt mensuplarının topluma kazandırılması çalışmaları da elbette gündeme gelebilir. Süresiz bir af yerine, belirli süreli süreye bağlı takibe bağlı bir af sağlanabilir. Demokrasinin ve hukukun geliştirilmesi ve istikrarlı hale getirilmesinin gerektiği kanaatindeyim. Bu, komisyonun odağının dağılmaması açısından sonraki aşamada gündeme alınmalıdır. Toplumsal barış ve toplumda devletin barışması konusunda bir adım atılmalıdır.”

    NUMAN KURTULMUŞ: “KİMSE BUGÜN BURADA YASA ÜZERİNDE ÇALIŞILIYORMUŞ GİBİ BİR ALGI OLUŞTURMAYA KALKMASIN”

    TBMM Başkanı ve Komisyon Başkanı Numan Kurtulmuş, eski Meclis başkanlarının taleplerinin ortaklaştığına dikkati çekti. Sürece zarar vermek isteyen kesimler olduğunu anlatan Kurtulmuş, toplantıyı şu sözlerle kapattı:

    “Sürece zarar vermek isteyen kesimlerin olduğunu, hatta bu toplantı halka açık şekilde gerçekleştirildiği için klavyelerin başında, ‘Bu toplantıya nasıl müdahale oluruz’ diye bekleyenler olduğunu görüyoruz. Komisyonda herkes tekliflerini dile getirdi. Hiç kimse bugün burada sanki bir yasa üzerinde çalışılıyormuş gibi bir algı oluşturmaya kalkmasın.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Meclis’teki yemin töreni 10 saat sürdü

    Meclis’teki yemin töreni 10 saat sürdü

    Seçimlerin ardından cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin ilk milletvekilleri dün Meclis’te yemin etti.Yemin töreninden önce geçen dönemin AKP’li Meclis başkanı İsmail Kahraman, görevini İYİ Partili Durmuş Yılmaz’a devretti.

    Yeni başkan seçilene kadar bu görevde kalacak olan Yılmaz, vekiller yemin etmeden önceki konuşmasında, herkesin devlete sahip çıkacacağına inandığını dile getirdi.

    Yılmaz, şunları söyledi: “İster parlamenter, ister cumhurbaşkanlığı hükmet sisteminden söz edilsin, demokrasinin mutlak temeli, yasama organının çıkardığı kanunların ve anayasanın üzerinde bir kural yoktur. Yasama yetkisi asri ve geneldir. Yasama ile yürütme erkleri arasındaki ilişki anayasal düzenlemelerle şekillenecektir. Yüce heyetinize büyük görevler düşmektedir.”

    Yılmaz’ın konuşmasının ardından 600 milletvekilinin yemin törenine geçildi.

    Yemin etmek için kürsüye ilk olarak ‘son başbakan’, AKP İzmir Milletvekili Binali Yıldırım çıktı. Vekiller alfabetik sırata göre kürsüye giderek yemin etti.

    Gece geç saatlerde tamamlanan tören yaklaşık 10,5 saat sürdü. (DİKEN)

  • Meclis’te, kadın oyuncuların sahneye çıkması istenmedi!

    Meclis’te, kadın oyuncuların sahneye çıkması istenmedi!

    Meclis Başkanı İsmail Kahraman’ın başlattığı “Meclis sohbetleri” programı öncesi yapılan müzikli gösteride “Kadınlar sahneye çıkmasın” krizi yaşandı.

    TBMM Kültür, Sanat ve Yayın Kurulu’nca başlatılan “Meclis Sohbetleri”nin ikincisi “Birinci Meclis, Gazilik ve Şehitlik Ruhu” temasıyla yapıldı.

    Oturum başkanlığını eski Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin’in yaptığı, öğretim üyeleri Mustafa Budak, Mustafa Turan, İsmail Hakkı Ünal’ın konuşma yaptığı program öncesi katılımcılar için kısa bir müzik ve tiyatro gösterimi yapıldı.

    “ARKADAŞLAR ÜZGÜNÜM, KADINLAR SAHNEDE İSTENMİYOR”

    Çanakkale destanının anlatıldığı yaklaşık 15 dakikalık müzikli gösteride erkek oyuncular sahnede yer alırken, aynı gösterideki kadın oyuncuların salonun kenarında olması dikkat çekti. Edinilen bilgiye göre, bu görüntü, sahnelenen gösterinin kurgusundan değil “kadınlar sahneye çıkmasın” müdahalesinden kaynaklandı. Anlatımlara göre, 2 gündür bu program için hazırlanan Devlet Tiyatrosu oyuncuları, gösteriden 1 saat önce acil toplantıya çağrıldı. Bu toplantıda oyunun hazırlayıcıları tarafından “Arkadaşlar üzgünüm, kadınlar sahnede istenmiyor” denildi. Bunun üzerine istek doğrultusunda yeni bir düzenleme yapıldı, kadınların sahnede değil, salonun kenarında yer almasına karar verildi.

    Alınan kararın iletilmesinin ardından oyuncular gösteri için salona giderken Meclis Başkanı İsmail Kahraman ile karşılaştı. Meclis Başkanı Kahraman’ın kısa oyunda yer alan asker kıyafetli erkeklere ilgi gösterirken yanındaki kişilere, “Kadınlar yok değil mi? Kadınlar arkada görünmüyor değil mi?” dediği iddia edildi.

    Edinilen bilgiye göre, bu müdahale oyun hazırlanırken de yaşandı. Hazırlık sırasında oyunun provalarını izleyen bazı bürokratların eşini, çocuğunu askere uğurlayan kadınlar sahnesinde sarılmaların kaldırılmasını istediği öğrenildi. Bu sahne sadece el sallamaya dönüştürüldü. (DUVAR)

  • Meclis Başkanı, okullardaki ‘Şeriat Yemini’ne özel yaşam dedi!

    Meclis Başkanı, okullardaki ‘Şeriat Yemini’ne özel yaşam dedi!

    Okullardaki şeriat yeminiyle ilgili CHP Milletvekili Barış Yarkadaş’ın verdiği soru önergesini Meclis Başkanı İsmail Kahraman iade etti.  Soru önergesinin reddedilmesine tepki gösteren Yarkadaş, “Şeriat uygulamaları, küçücük kız ve erkek çocuklarına bile dayatılıyor” dedi.

    Okullardaki şeriat yeminiyle ilgili CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş’ın verdiği soru önergesini Meclis Başkanı İsmail Kahraman iade etti.

    Yarkadaş, “TBMM Başkanı İsmail Kahraman, okullarda okutulan bu yemini sorduğum önergeyi bu sabah geri yolladı. Yönetmelikte olmayan bu uygulamayı sormamızı ve yapılanları denetlememizi engelliyor” ifadesini kullandı.

    “AKP, MEB ELİYLE GERİCİ DÜZENİN TAŞLARINI ÖRÜYOR”

    Çocuklara okutulan ‘Şeriat Andı’na ilişkin sorusunun “Bunlar özel yaşama ilişkindir, özel yaşama ilişkin soru soramazsınız” denilerek geri gönderildiğini belirten Yarkadaş, “Meclis Başkanı, kamusal bir alan olan okullardaki yasadışı uygulamaların üzerini örtmeye çalışıyor” tepkisini gösterdi.

    Bazı okullarda yaygınlaştırılan ‘Şeriat Andı’na her koşulda karşı çıkacaklarını ve çocukları anti laik bir öğretim düzenine teslim etmeyeceklerini belirten Yarkadaş, “AKP, MEB eliyle kafasındaki gerici düzenin taşlarını örmeye çalışıyor. Meclis Başkanı da bu gerici uygulamalara tuğla koyuyor.

    Okulların laikliğe karşı açılan savaşın en önemli cephelerinden biri haline getirildiğini belirten Yarkadaş, “TBMM Başkanı İsmail Kahraman, sorularımızı geri göndererek, bu uygulamaların arkasında olduğunu gösteriyor. Halbuki, ettiği yemine bağlı kalması ve yapılanlara en başta kendisinin karşı çıkması gerekiyor” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Sivas sanıklarını koruyorlar; Adalet yerini bulana kadar, yanıt alana kadar soracağım’

    ‘Sivas sanıklarını koruyorlar; Adalet yerini bulana kadar, yanıt alana kadar soracağım’

    PİRHA- Babası Şair Metin Altıok’u Sivas Katliamı’nda kaybeden CHP İzmir Milletvekili Zeynep Altıok Akatlı, “Meclis başkanı tarafından soru önergelerim reddedilse de, sorularımın yanıtını alana kadar sormaya ve adalet yerini bulana kadar mücadeleye devam edeceğim” dedi.

    CHP Genel Başkan Yardımcı ve İzmir Milletvekili Zeynep Altıok Akatlı’nın, Sivas Katliamı sanıklarının akıbeti hakkında verdiği soru önergesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı İsmail Kahraman tarafından ‘kişisel ve uzun’ olduğu gerekçesiyle 3’üncü kez işleme konmadı.

    “KAHRAMAN’IN YAPTIĞI HUKUKSUZLUK” 

    Soru önergesinin işleme alınmamasını PİRHA’ya değerlendiren Zeynep Altıok Akatlı, yapılan işlemin hukuksuz olduğunu ve İsmail Kahraman’ın karar vereceği bir şey değil, diyerek tepki gösterdi.

    Madımak Katliamı sanıklarını savunanların AKP iktidarı döneminde bakan, milletvekili, belediye başkanı gibi görevlere getirilmesinin tesadüf olmadığına ve ideolojik bir ortaklığa dikkat çeken Zeynep Altıok Akatlı şunları ifade etti:

    “Soru önergesinin 3. kez reddediliyor olması kabul edilebilir bir durum değildir. İsmail Kahraman bunu yaparak Sivas sanıklarını koruyor. Bu yaklaşımlar ile bir beklenti yaratarak, geçmişte verdikleri sözleri yerine getiriyor hava oluşturuyorlar. 25 yıllık adaletsizliği, adalete kavuşturmak yerine sanıkları serbest bırakmak istiyorlar. En son İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal’ın ‘Orada can verenler de, orada hapis yatıp bedel ödeyenler de mağdur diye bakıyorum’ açıklaması bunu gösteriyor.”

    “SORULARIMIN YANITINI ALANA KADAR SORACAĞIM”

    “Meclis başkanı tarafından soru önergelerim reddedilse de, sorularımın yanıtını alana kadar sormaya devam edeceğim” diyen Zeynep Altıok Akatlı ayrıca, “Başbakanlık İletişim Merkezi’nin (BİMER) vereceği cevaba göre de suç duyurusunda bulunacağım” dedi.

    ALTIOK AKATLI ADALET BAKANININ YANITLAMASINI İSTEMİŞTİ  

    Babası Şair Metin Altıok’u Sivas Katliamı’nda kaybeden CHP İzmir Milletvekili Zeynep Altıok Akatlı, verdiği soru önergesinde Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e şu soruları yöneltmişti:

    -“Halen cezaevlerinde Sivas davasında hüküm giymiş kaç kişi vardır?

    -İnfazı tamamlanıp serbest kalan hükümlü sayısı kaçtır?

    -Hakkında yakalama kararı bulunan sanıkların yakalanması için ne gibi çalışmalar yürütülmektedir?”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Meclis Başkanı Kahraman Madımak Katliamı sorusunu yine uzun buldu!

    Meclis Başkanı Kahraman Madımak Katliamı sorusunu yine uzun buldu!

    PİRHA- CHP Genel Başkan Yardımcı ve İzmir Milletvekili Zeynep Altıok Akatlı’nın, Sivas Katliamı sanıklarının akıbeti hakkında verdiği soru önergesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı İsmail Kahraman tarafından ‘kişisel ve uzun’ olduğu gerekçesiyle 3’üncü kez işleme konmadı. 

    CHP Genel Başkan Yardımcı ve İzmir Milletvekili Zeynep Altıok Akatlı’nın, Sivas Katliamı sanıklarının akıbeti hakkında verdiği soru önergesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı İsmail Kahraman tarafından ‘kişisel ve uzun’ olduğu gerekçesiyle 3’üncü kez işleme konmadı.

    TBMM Başkanı Kahraman’ın imzasıyla Altıok’a verilen yanıtta, önergenin işleme konmama gerekçesi olarak Meclis İç Tüzüğü’nün 96’ncı maddesi gösterildi.

    Babası Şair Metin Altıok’u Sivas Katliamı’nda kaybeden CHP İzmir Milletvekili Zeynep Altıok Akatlı, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e şu soruları yöneltmişti:

    “Halen cezaevlerinde Sivas davasında hüküm giymiş kaç kişi vardır? İnfazı tamamlanıp serbest kalan hükümlü sayısı kaçtır? Hakkında yakalama kararı bulunan sanıkların yakalanması için ne gibi çalışmalar yürütülmektedir?”