Etiket: ismail sağdıç

  • Öğrencilere, tercihte İmam Hatip zorunluluğuna Eğitim-Sen’den tepki-VİDEO

    Öğrencilere, tercihte İmam Hatip zorunluluğuna Eğitim-Sen’den tepki-VİDEO

    PİRHA- Yerel yerleştirme tercihi yapan bir öğrenci en fazla 3 tane Anadolu Lisesi tercihi yapabilecek, diğer 2 tercihini ya Meslek Lisesi ya da İmam Hatip Lisesi noktasında kullanmak zorunda. Bu duruma tepki gösteren Eğitim- Sen Genel Örgütlenme Sekreteri Sağdıç, öğrencilerin velilerinin istekleri dışında istemedikleri okullara da yerleşebileceklerini söyledi. Sağdıç, bakanlığa, akademik eğitim alan okulların kontenjanlarını artırması çağrısında bulundu. 

    Tercihlerde İmam Hatip Lisesi’nin zorunlu olmasına ve LGS’de derecelik alan ilk 120 bine giren öğrencilerin de İmam Hatip Lisesi ve Meslek Lisesi tercihi yapmalarının zorunlu olduğuna değinen Eğitim Sen Genel Örgütlenme Sekreteri İsmail Sağdıç, İmam Hatip Lisesi tercihi yapmayan öğrencilerin durumu ile ilgili gelişmeleri PİRHA’ya değerlendirdi.

    Sağdıç, “Geçtiğimiz günlerde M.E.B, orta öğretime geçiş ve yerleştirme kılavuzunu açıkladı. Bu kılavuzun açıklanması ile birlikte aslında bu yeni sistemin ne kadar karışık, veliler ve öğrenciler tarafından ne kadar anlaşılmaz ve öğrencilerin ilgilerine, yeteneklerine göre onları orta öğretim kurumlarına yönlendirmediği de ortaya çıktı.

    Aslında bu sistem tartışılmaya başladığı andan itibaren bu sistemin sadece özel okullara ve özellikle AKP’nin kendi siyasal ve ideolojik hedefleri doğrultusunda açtığı çoğalttığı, imam hatiplere öğrenci yönlendirmeye dayalı olduğunu söylemiştik. Bunu M.E.B’nin çeşitli açıklamalarından ve bu konuyla ilgili ortaya koyduğu dokümanlar üzerinden de ifade etmiştik.

    “SAĞLIKLI TERCİH NASIL YAPILACAK?”

    Tabii velilerin kafasını karıştıran sorular var. Bizde incelediğimizde gerçekten bir eğitimci değilseniz eğer sistemle ilgili değilseniz, baştan beri fark etmemişseniz karma karışık bir sistem ve karma karışık bir sistem üzerinden veliler sağlıklı, öğrenciler sağlıklı tercih nasıl yapabilecek bu önemli bir soru olarak önümüzde duruyor.
    Şimdi bu sisteme göre Milli Eğitim Bakanlığı’nın açıkladığı bu yerleştirme kılavuzu ve tercih kılavuzuna göre öğrenciler en fazla 5 tercih yapabilecekler. Biliyorsunuz M.E.B okulları nitelikli ve niteliksiz diye ayırmıştı. Toplamda Türkiye genelinde 1367 okul belirlemişlerdi, bunlara nitelikli okul demişlerdi. Bunlara sınavla öğrenci alacaklardı. Sınavla öğrenci alınan okullara gidecek öğrenci sayısı da toplam sınava giren öğrenci sayısının %10’u kadar olacaktı.

    1 milyon 200 bin öğrenciden 120 bine yakın öğrenci bu sınavla okullara yerleşecekti. Bu okulların da niteliğine baktığımızda 620 tanesi fen lisesi, Anadolu ve Sosyal Bilimler Lisesi, 747 tanesi Meslek Lisesi ve İmam Hatip Lisesi.

    Bu okulların kontenjanlarına baktığımızda 78 bin 480 öğrenci fen lisesi, sosyal bilimler lisesi ve Anadolu lisesine sınavla girebilecek. 48 bin 056 öğrenci de Meslek Lisesine ya da İmam Hatip Lisesi’ne sınavla girebilecek.

    VELİLERİN KAFASI KARIŞIK

    Tabi sınav puanları yüzdelik dilimleri açıklanmaya başlandı. Velilerin kafasını karıştıran sorularda bu kılavuzla beraberde çoğaldı.

    Şimdi bu yeni yerleştirme nasıl olacak? Önce her öğrenci için mutlaka yerel yerleştirme tercihi yapılabilecek. Bu yerel yerleştirme tercihleri yapılmazsa eğer sınavla öğrenci alan okullar, okul tercihi ve pansiyonlu okul tercihini öğrenciler yapamayacaklar.

    YEREL YERLEŞTİRME NASIL OLACAK?

    Yerel yerleştirmede en fazla 5 tercihte bulunabilecekler. Bir okul türünden en fazla 3 tercihte bulunabilecekler. Kayıt alanında en fazla 3 tercihte bulunabilecekler. Diğer tercihlerini komşu kayıt alanı ve öteki kayıt alanı dedikleri okullardan yapabilecek.

    PANSİYONLU OKULLARIN ÇOĞUNLUĞU İMAM HATİP LİSELERİ

    Yerel yerleştirme tercihi yapan bir öğrenci en fazla 3 tane Anadolu Lisesi tercihi yapabilecek, diğer 2 tercihini ya Meslek Lisesi ya da İmam Hatip Lisesi noktasında kullanmak zorunda. Bu yapıldıktan sonra ancak merkezi sınavla öğrenci alan okulları tercihte bulunabilecekler.
    Burada en fazla 5 tercih yapabilecek. Ayrıca isterse pansiyonlu okulları tercih etmesi durumunda 5 tercih daha yapabilecek. Pansiyonlu okulların ezici bir çoğunluğu İmam Hatip Lisesi bunu belirtmekte yarar var. Burada bile imam hatip liselerine bir yönlendirme söz konusu.”

    “ÖĞRENCİLERİ VELİLERİN İSTEĞİ DIŞINDA OKULLARA YERLEŞTİRİLECEKLER”

    1 milyon 200 bin öğrenciden 120 bin öğrencinin sınavla öğrenci alan okullara yerleşeceğini söyleyen Eğitim Sen Genel Örgütlenme Sekreteri İsmail Sağdıç, sistemi anlatmaya şöyle devam etti:

    “Geriye kalan 1 milyon fazla öğrenci yerel yerleştirme ile okullara yerleşecekler. Süreçle 4 tane tercih ve nakil görevi belirlemişler. Bu süreç zarfında da hiçbir okula yerleşemeyenler öğrencilerin 14-18 tarihlerinde il ve ilçe Milli Eğitim Müdürlüklerinde bu alana yönelik olarak oluşacak komisyonlar öğrencilerin tercihlerini almadan kendileri boş kontenjanlara yerleştirilecek. Yani o 4 tercih ve nakil görevinde yerleşemeyen öğrenciyi bir İmam Hatip Lisesi’ne gönderilebilecek, Meslek Lisesi’ne gönderilebilecek. Burada olan şu: Öğrencilerin velilerinin istekleri dışında öğrenciler istemedikleri okullara da yerleşebilecekler.

    EĞER VELİLER VE ÖĞRENCİLER İSTEMEZSE NE OLUR?

    Özel okullara tercih etmek durumunda kalacaklar. M.E.B getirdiği sistemle özel okulların öğrenci sayısını artırmıştır. Özel okullara giden öğrenci sayısında mutlak bir artış olacaktır. Tabii bu velilerin cebini yakacaktır. Özel okullara buradan bir kaynak aktarımı söz konusudur.

    İkincisi, imam hatiplere de üniversite sınavlarında 12.8 olan başarıyla biraz daha zeki olan öğrencilerin, biraz başarılı öğrencilerin gitmesini teşvik ederek, zorunlu kılarak İmam Hatip Liseleri’nin durumunu yükseltmek gibi bir durum söz konusudur. Bir de şu var: İmam hatiplerde önemli oranda bir boşluk söz konusu normal Anadolu Liseleri’nde, Fen Liseleri’nde ve Sosyal Bilimler Liseleri’nde % 100’e yakın bir doluluk söz konusu iken, imam hatiplerde %65’lik gibi bir boşluk söz konuydu. Bu boşluğu da bu sistemle doldurma hedefi var Milli Eğitim Bakanlığı’nın.”

    Eğitim Sen Genel Örgütlenme Sekreteri İsmail Sağdıç, Eğitim- Sen olarak özellikle velilere hiçbir koşulda kendi öğrencilerini istemedikleri okullara göndermemeleri çağrısında bulundu.

    MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI’NA ÇAĞRI

    Sağdıç, Milli Eğitim Bakanlığı’na şu çağrıda bulundu:

    “Sizin ortaya koyduğunuz bu sistemle öğrenciler kendi ilgi ve yeteneklerine göre yerleşmeyecek, zorunluluklar üzerinden yerleşecek. Bundan vazgeçin daha çok tercihte bulunan Anadolu Liseleri, Fen Liseleri ve Sosyal Bilimler Liseleri’nin kontenjanlarını artırın. Her öğrenci kendi istediği okula gidebilsin, her veli öğrencisini istediği okula gönderebilsin. Sizin bu ortaya koyduğunuz sistem velileri ve öğrencileri zorunlu kılıyor bazı şeylere. Eğitimde de zorunluluğun yeri yoktur. O açıdan bir an önce yeni bir tartışma başlatmalı ve bu akademik eğitim alan okulların kontenjanlarını bütün olanaklar zorlanarak artırılmalı ve öğrenciler akademik eğitime yönlendirilmelidir.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • “AKP’nin Eğitim Bakanı, bilimi okuldan kovmak istiyor”-VİDEO

    “AKP’nin Eğitim Bakanı, bilimi okuldan kovmak istiyor”-VİDEO

    PİRHA-Anadolu ve fen liselerinde din dersi sayısının arttırılmasına Eğitim-Sen Genel Merkez Örgütlenme Sekreteri İsmail Sağdıç, tepki gösterdi. Biyoloji, felesef ve yabancı dil ders saatlerinin azaltılmasının kabul edilemeyeceğini belirten Sağdıç, “AKP’nin Milli Eğitim Bakanı bilimi okuldan kovmak istiyor” dedi. 

    Haberin Videosu

    Eğitim-Sen Genel Merkez Örgütlenme Sekreteri İsmail Sağdıç, 2017-2018 Eğitim- Öğretim yılı için biyoloji, felsefe gibi derslerin saatlerinin azaltılıp, din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin saatlerinin uzatılmasını PİRHA’ya yorumladı.

    Sağdıç, Milli Eğitim Bakanlığı 2017-2018 yılından itibaren özellikle Anadolu ve fen liselerinin ders saatlerinde çeşitli değişiklikler yaptığını hatırlatarak, şu bilgileri verdi:

    “Bu yılın başında yeni müfredat diye taslak olarak ortaya çıkardığı müfredatın hazırlıklarına bu şekilde başladı. Bunun ilkokul ve ortaokullarda önümüzdeki yıl devreye gireceği söyleniyor. Ama liselerde ders saati üzerinden yeni değişiklikler yapıltı. Anadolu ve fen liselerinde haftalık 1 saat olan din kültür ve ahlak bilgisi dersini 2 saate çıkardı ki bu zorunlu. Bunun yanında biyoloji dersini de 3 saatten 2 saate indirdi. Felsefe saatinde bir değişiklik görülmüyor.
    9. sınıflarsa özellikle 6 saat olan yabancı dil dersini 4 saate indirdi. Görsel sanat ve müzik dersini de seçmeli olmaktan çıkarıp zorunlu hale getirdi ve 1 saatten 2 saate çıkararak fazlalaştırdı. Dil ve anlatımla edebiyat dersi birleştirilip Türk Kültürü ve Edebiyatı adı altında bir ders konuldu. Dil ve inkılap tarihi 11. sınıfta okutuluyordu 12. sınıfa alınarak 2 saat olarak devam ediyor.”

    Milli Eğitim Bakanlı bu uygulamaları eğitim öğretimi yap boz tahtasına çevirdiğini belirten Sağdıç, “Özellikle 2012 yılında 4+4+4 getirildikten sonra dersler üzerinde çok değişikler oldu. Birçok kitap bulunamadı çünkü Fetullahçıların yazdığı söyleniyordu, toplatıldı. Uzun süre çocuklar kitapsız olarak dersleri işlemeye devam ettiler. AKP’nin bu yaklaşımı yeni değil. 2014 yılında da o zamanın Milli Eğitim Bakanı yeni bir müfredat hazırlamıştı. O günden bugüne ders saatleri ha bire değişikliğe uğruyor” diye konuştu.

    “DİN DERSİ ÖĞRENCİLERİN İTAAT ETMESİNİ İSTİYOR”

    Din içerikli ders sayısının sürekli yükseltildiğine dikkat çeken Sağdıç, şunları kaydetti:

    “Özellikle imam hatip liseleriyle imam hatip ortaokulları çoğaltıldı. Normal okullarda da, yeni imam hatip sınıfları açıldı. Bu noktada AKP hükümeti çok istikrarlı. Değişmeyen bir şey daha var. Bilim, sanat ve felsefe ders sayılarının azaltılmış olması. Din dersini 1 saat fazlalaştırıp, biyoloji ve felsefe ders saatini 1 saat azaltmak şu anlama geliyor: Demek ki bilimi AKP ve AKPnin Milli Eğitim Bakanı müfredattan kovmak istiyor. Bunun yerine dini, müfredata yerleştirmek istiyor. Biyoloji dersi, biz kimiz, nereden geldik, nereye gidiyoruz’u yansıtır. Yani kısacası en önemli dayanağı evrimdir.
    Felsefe de dünyayı anlama, algılama ve yorumlama açısından önemli bir derstir. Din dersi ise mutlak itaati kabul eder ve mevcut kurulu düzene öğrencilerin itaat etmesini, buna uygun davranışlar geliştirmesi noktasında bir işlev görüyor.”

    Ders saatlerinde yapılan değişikliklerin AKP’nin siyasal, ideolojik düşüncesi ile tamamen örtüştüğünü ifade eden İsmail Sağdıç, “Özellikle yaşamın her alanında olduğu gibi milli eğitimde de değişiklik oldu. Tamamen bu alanların özelleştirilmesi, ticarileştirilmesi, piyasa koşullarına göre işletme. Bu da velilerin cebinden daha fazla para çıkmasına neden oluyor. 2002 yılında yapılan düzenleme bunu getirdi. Dersanelerin yasaklanması, özel okullara verilen teşviklerin yaygınlaştırılması, halkın çocuklarının okuması için cebinden daha fazla paranın çıkmasına neden oldu” dedi.

    “BÜTÜN OKULLARI İMAM HATİPLERŞTİRMEK İSTİYORLAR”

    Eğitim sisteminin tamamen dini kurallarla yeniden yapılandırıldığını söyleyen Sağdıç, “Sadece imam hatip liseleri, ortaokulları değil, bütün okulları, imam hatipleştirme dertleri var. Bu konuda da amaçlarına ulaşmak için hızlı adımlarla gidiyorlar.

    “İMAM HATİPLERE İLGİ AZ, DİĞER OKULLARDA DİN DERSİNİ ARTIRIYORLAR”

    Eğitim-Sen Genel Merkez Örgütlenme Sekreteri İsmail Sağdıç, biyoloji dersinin azaltılması din dersi saatinin fazlalaşması bir süreç olarak görülmeli” diyerek şöyle konuştu:

    “Özellikle imam hatip liseleri imam hatip ortaokulları yapmalarına rağmen, boş bir sürü teşvik veriyorlar. Gerçekten halk başka bir şey bekliyor. Çocuklarının bilim öğrenmesini istiyor, dünyayı öğrenmesini ve yorumlamasını istiyor. İmam hatip lise ve ortaokullarını sayısında bir artış var. Fakat onların beklediği bir artış yok. Onlar da bu eksikliği özellikle Anadolu ve fen liselerine din dersini fazlalaştırarak, diğer okulları din içerikli derslerle doldurarak kapatmaya çalışıyorlar.”

    “İMAM HATİPLERE ÖZ EVLAT MUAMELESİ, DİĞER OKULLARA AYRIMCILIK”

    Askeriye ve emniyet teşkilatına personel alırken imam hatip mezunlarının tercih edilmesini değerlendiren Sağdıç, “Bu aslında AKP’nin toplumu getirmek istediği noktayı çok iyi gösteriyor. Bu da tamamen bir ayrımcılık. Diğer okulları ötekileştiren, imam hatiplere veya fakültelere öz evlat muamelesi yapan ve korumaya alan bir süreç” dedi.

    Eğitim-Sen olarak öteden beri eğitimin bilimsel ve laik temellerde parasız ve kamusal, anadilinde demokratik olması noktasında mücadele ettiklerini belirten Sağdıç, özellikle bilim ders sayılarının azaltılması kabul edilebilir değildir” diye konuştu.

     “BU ÜLKEDE BİLİMİ SAVUNANALR GALİP GELECEKTİR”

    “Anadolu ve fen liselerinde yabancı dil dersinin azaltılması anlaşılabilir bir şey değildir” diyen Sağdıç, “Bu okullar ağırlıkta yabancı dil dersi veren okullardır. Demek ki buralardan AKP rahatsız oldu. Bilimi okuldan kovmak istiyor. Özellikle bilimin müfredattan çıkarılması ile birlikte diğer kalan bilimsel kırıntı derslerden biyolojiden arınmak istiyor. Ne yaparsa yapsın bunu başaramayacaktır. Bu ülkede bilimi savunanlar galip gelecektir” ifadelerini kullandı.

    Cebrail ARSAN/ANKARA