Etiket: ismet abbasoğlu

  • Mat: Avrupa Alevi Düşünce Derneği AKP’nin yeni projesi

    Mat: Avrupa Alevi Düşünce Derneği AKP’nin yeni projesi

    PİRHA – AABK Genel Başkanı Hüseyin Mat, sosyal medya üzerinden yazılı bir açıklama yaparak Avrupa Alevi Düşünce Derneği’nin AKP’nin yeni projesi olduğunu söyledi. 

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Genel Başkanı Hüseyin Mat, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda Avrupa Alevi Düşünce Derneği’ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Mat, Avrupa Alevi Düşünce Derneği’nin 2016 yılında faaliyete geçtiğini ve AKP’nin yeni projesi olduğunu kaydetti. Derneğin amacının İslami bir Aleviliğin öğretilmesi olduğunu ve araç olarak da Alevi İmam Hatip Lisesi’ni kullandığının altını çizen Hüseyin Mat, AB ve eski devlet bakanı AKP’li Egemen Bağış’ın Avrupa Alevi Düşünce Derneği İstanbul Temsilciliği’nin misafiri olduğuna dikkat çekti.

    “AMAÇLARI AVRUPA ALEVİ HAREKETİNİ PARÇALAMAK”

    Mat, paylaşımında şu ifadelere yer verdi;

    “Avrupa Alevi Düşünce Derneği Genel Başkanı İsmet Abbasoğlu bakan Bağış ile Ramazan ayında Diriliş Gençlik Federasyonu iftarında tanıştıklarını ve diyaloğa açık yapısından etkilenerek kendisini derneklerine davet ettiklerini belirterek ziyaretinden dolayı müteşekkir olduklarını söyledi.

    Kuruluş yeri Ankara ama ismi Avrupa Alevi Düşünce Derneği. Avrupa Alevi hareketini parçalamak, dağıtmak adına her şeyi denediler, denemeye de devam ediyorlar.

    Gri dedeler, Ali Yolu, Alevi İslam Birliği gibi…

    İsimleri farklı da olsa kurucuları, amaçları ve hedefleri aynı. ‘Türk İslam’ devlet resmi ideolojisinin ürünleri.

    Nerede ve hangi isim altında kurarlarsa kursunlar bugüne kadar hepsinin akıbeti ne olduysa, bundan sonra yeni kurdukları çakma derneklerinin akıbeti de aynı olacaktır.

    Aleviler, kendine özgü inanç ve yaşama bakış açılarıyla, kurdukları kurumlarıyla yoluna, ikrarına ve mücadelelerine daha kararlı devam edecektir.” (HABER MERKEZİ)

  • Amaç Aleviliğin kurumsal yapısıyla ilgili toplumsal çalışmalar yapmak-VİDEO

    Amaç Aleviliğin kurumsal yapısıyla ilgili toplumsal çalışmalar yapmak-VİDEO

    PİRHA- Avrupa Alevi Düşünce Derneği’nin diğer Alevi kurumlarından ayıran inanç boyutlu çalışmalar yapmak yerine toplumsal, ekonomik çalışmalar yapmak. İnanç çalışmalarını zaten yapan Alevi derneklerinin var olduğunu belirten Avrupa Alevi Düşünce Derneği Genel Başkanı İsmet Abbasoğlu, kurumların sadece inançsal çalışmalar yapmak yerine, kişisel gelişim, ekonomik ve toplumsal çalışmalar yapmaları gerektiğini de ekledi. 

    2016 yılından beri faaliyette olan Avrupa Alevi Düşünce Derneği, örgütlenmesini daha çok yurt içinde yapan ancak Avrupa’da örgütlenmeyi hedefleyen bir Alevi kurumu. Genel merkezi Ankara olan derneğin İzmir, İstanbul Bakırköy, Beylikdüzü, Bahçelievler ve Şişli şubeleri mevcut. Ayrıca Avcılar ve Beyoğlu şubeleri de kurulma aşamasında. Avrupa’da ise Alman’yanın Berlin ve Münih kentinde temsilcilikleri olan dernek Sırbistan ve Karadağ’da da örgütlenme çalışmaları yapıyor.

    Avrupa Alevi Düşünce Derneği’ni diğer Alevi kurumlarından ayıran en büyük özellik ise inanç merkezli çalışmalar yapmıyor olması. Derneğin Genel Başkanı İsmet Abbasoğlu, kuruluş amaçlarını, çalışmalarını ve ne yapmak istediklerini PİRHA’ya anlattı.

    GAYE ALEVİLİĞİN KURUMSAL YAPISIYLA İLGİLİ ÇALIŞMALAR YAPMAK

    İlk çıkış noktalarının İngiltere olduğunu söyleyen Abbasoğlu, süreç içerisinde beraber yola çıktıkları arkadaşlarının bazılarının partileşme çalışmaları olduğunu bunun için onlarla bir yol ayrımına girerek tekrar Türkiye merkezli bir örgütlenmeye gittiklerini ifade etti. Herhangi bir kurum, parti ya da düşünceyle bir arada olmadıklarını kaydeden Abbasoğlu, bağımsız bir kuruluş olarak hareket ettiklerini ve gayelerinin Aleviliğin kurumsal yapısıyla ilgili toplumsal ve ekonomik çalışmalar yapmak olduğunu vurguladı.

    KENTLEŞEN ALEVİLERİN SIKINTILARI

    Aleviliğin yüzyıllardır süre gelen kültürel ve tarihsel bir gelişimi olduğunu hatırlatan Abbasoğlu, şu anda kentleşen Alevilerle ilgili bir çalışma yaptıklarını belirterek kentleşen Alevilerin sıkıntılarını şöyle anlattı:

    “Kentleşen Alevilerin en büyük sıkıntılarından birisi cemevi veya cemevinin yaratmış olduğu cenazeyi kaldırma ile  cenazeden sonra yapacak olan ritüellerin sıkıntıların olması. Çünkü Aleviler kendi köylerinde ve yerleştikleri yerlerde bunu kolaylıkla yapabiliyordu ama büyük kentlerde ibadethane olarak sadece caminin olması ve kendilerini burada uzakta görmesi veya o cemaatin Alevilerin kabul etmemesiyle birlikte zorunlu bir ihtiyaçla birlikte ortaya çıktı.”

    KURUM DEDE İLİŞKİSİ

    Aleviliğin temel taşlarından birinin inanç önderliği ve en önemli kurumsal kimliğinin bulunduğu yerin ocaklar olduğunu vurgulayan Abbasoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Her aile bir ocağa bağlıdır ve ocağın bir dedesi var. Ocak da kendi içerisinde o dedeyi yetiştirir. Tekke ve zaviye kanunuyla birlikte bu sürecin bir bitiş noktası oluştu ve dergahlar kapatıldıktan sonra ocağın süre gelen nesilden nesle olan aktarımı bir noktadan sonra tükenmeye başlandı. Şimdi dedenin 5 çocuğu var ama 5’i de bir değil. Siz de bunu sorgulayamazsınız dedenin çocuğu dededir ‘sen dede değilsin’ diyemezsin. Bunu bir talip söyleyemez bunu bir başka dede de söyleyemez. O da diyecek ki ‘sen bunu neye göre değerlendiriyorsun’. Burada bir çelişki oluşmaya başlanır. Ve dedelerin toplum üzerindeki eski güvenirliği ve saygınlığının yitirilme süreci başladı her kurumda her yapıda. Çünkü insanız çürütülmüşlük veya kötü meziyet ve yetenek aslında dedelerde de olabilir. Sonuçta herkesin ortak noktası belki soydan gelen bir farklılık ama sonuçta insanız ve insanın nefsi ve karakter yapısı vardır. Herkes birbirine uymuyor kardeşler arasında bile farklılıklar olabilir. Bu da kendi içerisindeki sizin yüz tane yaptığınız iyiliğin karşısında yaptığınız bir tane yanlış hepsini bitirilebiliyor.

    Yeni nesil Alevi topluluğunda dedelere olan saygının sorgulanma durumunda asıl sıkıntı başlıyor. Bu sefer kurumlar saygın kurumun asıl noktası olan dedelerinse saygınlığı tartışılmaya başlandıysa asıl sıkıntı burada kurumsal yapıların saygınlığı daha önemli bir plana gelmeye başlıyor çünkü insanlar orayı daha önemsemeye başlıyor. Dede sadece orada görevini yapan bir memur veya bir görevli statüsüne geliyor.

    Bizce Alevilik inançsal anlamda yaratana en yalın şekilde ulaşabilen yegane inanç temelli bir oluşum. Çünkü özünde insan var. Yaratanı insanda görmek, yüreğinde hissetmek bunu bir rehbere ona buna da gerek yok. Rehber kültür için, tarih için çünkü Alevilerin yazılı bir kaynağı yazılı bir tarihi yok. Bu tarih canlı bir tarih dede, dedeyi kuruttuğunuz zaman yok ettiğiniz zaman, o ocağı yok ettiğiniz zaman, ocağın yanan ateşini siz söndürdüğünüzde o zaman farklı ateşler çıkacak.”

    “KURUMLAR İNSANLARA FAYDALI ÇALIŞMALAR YAPMALI”

    Alevi kurumlarının gelirini cemevlerinden kazanan kurumlar yerine kendi ekonomik kazançlarını üretimden gelen çalışmalar yaparak elde etmeleri gerektiğini ifade eden Abbasoğlu, kurumların insanlara faydalı çalışmalar yapmaları gerektiğini söyledi. Kendilerinin girişimcilik eğitimi vermek için KOSGEB ile protokol imzaladıklarını ve bu eğitimi almak için tek koşulun derneğe üye olmak gerektiğini dile getiren Abbasoğlu, sözlerini şöyle sonlandırdı:

    “Alevi iş insanlarına katkı sunabilmek kendi projelerini yapabilmeleri ve üretime katkı sunabilmek ve bunun haricinde eğitim ve istihdama yönelik özel projelerimiz var. Yani iş atölyeleri oluşturmaya başlayacağız Beylikdüzü şubemizde. Milli eğitimle protokol imzaladık tüm meslek kurslarını açıp bunlarda insan yetiştirmek için. Bunun yanında hem yurt içi hem yurt dışı istihdam noktasında çalışmalar yapmayı hedefledik. Alevi kurumlarının amacının sadece inançsal boyutu değil de Alevi insanın kişisel anlamda gelişeceği şeyler de sunması lazım. Bunu yapamazsak zaten bir yerlerde tıkanırız. Sadece tarikat mantığı gibi içi boş, korkuların çok fazla olduğu, özgürlüğün çok daha az olduğu bir topluma dönüşürüz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Alevi imam hatip lisesinde İslami bir Alevilik öğretilecek’-VİDEO

    ‘Alevi imam hatip lisesinde İslami bir Alevilik öğretilecek’-VİDEO

    PİRHA- Alevi İmam Hatip Lisesi ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Avrupa Alevi Düşünce Derneği Genel Başkanı İsmet Abbasoğlu, bu okulda İslami bir Aleviliğin öğretileceğini ve burada yetişecek dedelerin de cemevlerinde verecekleri eğitimin bu minvalde olduğuna vurgu yaptı. 

    Süzer Holding’in sahibi Mustafa Süzer ve Sakine Tükek’in finansörlüğünü yaptığı Dosteli Yardım Eğitim Kültür Vakfı ile AKP hükümeti yöneticilerinin birlikte temelini attıkları Alevi imam hatip lisesi olarak da adlandırılan Özel Statülü Hacı Bektaş Veli Anadolu Proje Lisesi’nin geçtiğimiz ay açılışı yapıldı.

    İstanbul Halkalı’da Atakent Mahallesi 2. Etap Sakarya Caddesi üzerindeki yaklaşık 16 dönüm arazi üzerinde yapılan 600 öğrenci kapasiteli Özel Statülü Hacı Bektaş Veli Proje Lisesinin temeli, zamanın Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın da katıldığı törenle atılmıştı.

    42 derslikli okul bahçesinde cemevi, enstitü binası ve 240 kişilik öğrenci yurdu bulunuyor.

    Avrupa Alevi Düşünce Derneği Genel Başkanı İsmet Abbasoğlu, Alevi kurumlarının ve Alevi toplumunun tüm tepkilerine ve karşı çıkmalarına rağmen açılan okul ile ilgili düşüncelerini PİRHA’ya anlattı.

    YENİ NESİL DİPLOMALI DEDELER

    Dernek olarak inançsal çalışmalardan çok toplumsal çalışmalar yaptıklarını ifade eden Abbasoğlu, asli görevi camilere diplomalı imam yetiştirmek olan imam hatip liseleri gibi bu okulun da asli görevinin diplomalı Alevi dedeleri yetiştirmek olduğunu kaydetti. Abbasoğlu, şu noktalara dikkat çekti:

    “Normal bir müfredata uygun olan bir Anadolu lisesinin ibadethane veya uygulamalı ibadet dersi olur mu? Alevilik de olsa Sünnilik de olsa bu bizim hep karşısında durduğumuz şeydi. Ama Aleviler imam hatiplere verdikleri tepkiyi buna verebilecek mi? ‘İmam hatiplerin bu ülke için yararı var mıdır, yok mudur?’ tartışması yapılırken şimdi Alevilerin de bir okulu olsa ne olur? Bu liseden mezun olan çocuklar 2 yıl boyunca uygulamalı Alevilik eğitimi alıp uygulama yaptığında herhalde normal bir vatandaş olmayacaktır. Belki ilk mezunlarını verdikten sonra cemevleri yasal bir statüye erişecek. Ve devlet ‘Bu okuldan mezun olan ve dede sayacağımız kişiler gidip cemevlerinde bu işin kontrolünü ve yönetimini yapabilirler’ diye bir ibare sunduğu zaman bunu kabul etmeyen cemevlerinin kapatılması söz konusu olabilir mi? Bu süreci yaşayabilir miyiz? Evet yaşayabiliriz. Belki de hiç yaşamayabiliriz bu sadece kendi söylediğimiz bir şey olabilir. Ama bu amaç tehlikeli midir? Bazılarına göre tehlikeli, bazılarına göre tehlikesiz. Ama bence en önemlisi dedeler açısından çok sıkıntılı bir süreç çünkü yeni nesil dedeler ortaya çıkıyor.”

    “YENİ TREND ALEVİ İSLAM İNANCI”

    Yeni trendin ‘Alevi İslam inancı’ olduğunu söyleyen Abbasoğlu, Alevi imam hatip lisesinden mezun olacak çocukların cemevlerinde vereceği eğitimler ve hizmetlerin İslami yönde olacağına vurgu yaptı. Lisenin müfredatında öğretilecek olan Aleviliğin İslam inancından farklı olmayacağını dile getiren Abbasoğlu, müfredatta tasavvufi ve İslami değerlerin ön plana çıkacağını belirtti.

    “ALEVİLİK EĞİTİMİ OCAKLARDA VERİLMELİ”

    Alevilerin kendi okullarının hatta üniversitelerinin olması gerektiğini ifade eden Abbasoğlu, ancak bu okullarda Alevilik eğitimi verilmemesi gerektiğini, Alevilik eğitiminin Alevi ocaklarında olması gerektiğini kaydetti. Her Alevi ocağının kurumsal olarak kendini güçlendirerek bir dergah haline gelmesi gerektiğini aktaran Abbasoğlu, şunları söyledi:

    “Bektaşi dergahlarını önemsiyoruz. Fikirsel anlamda tersine göç Anadolu’da olabilir mi? Tekrardan Alevi ocakları, Alevi dergahları açılabilir mi? O ocaklarda yetişen dedeler sadece ocaktan kendisi yetiştirsin yani biz bunu diyoruz. Pir Sultan Abdal dergaha girdiğinde Haydar’dı, hamdı pişti Pir Sultan Abdal oldu ve bir felsefeye, bir amaca ulaştı ve o amaç uğurunda sadece Aleviler için darağacına gitmedi tüm insanlık için tüm haksızlıklar için gitti. Bunun önemli olduğunu düşünüyoruz. Dedelerin bu işi para pul için yapmamasının gerekli olduğunu düşünüyoruz. Çünkü ötekinden bir farkının olmadığını o zaman anlamaya çalışıyoruz.”

    “BU LİSE ALEVİLİĞE KATKI SUNMAYACAK”

    Dedeliğin Allah tarafından verilen önemli bir miras olduğunu belirten Abbasoğlu, bunun ekonomik değerinin olmadığını düşünmek gerektiğini kaydederek son olarak şunları ifade etti:

    “İnançsal anlamda sadeliği savunan ve kutsaliyeti insan sayan tek inanç Aleviliktir. Biz bunu kaybetmeyelim. Bizim devasa kocaman kocaman liselerle, devasa güzel binalara ihtiyacımız yok. Güzel insanlara ihtiyacımız var. Bu lisenin biz çok önemli olmadığını düşünüyoruz. Yapan insanların belki kendilerine göre haklılıkları, düşünceleri vardır onlara sa saygı duyuyoruz ama toplumsal anlamda Aleviliğe çok katkı sunmayacağını düşünüyoruz. Bunun yerine keşke bu vakıf Alevi ocaklarının kurulması konusunda ön ayak olup bunu sağlayabilseydi ocak kendi dedesini kendi yetiştirebilirdi. Bir sürü ocaklar var. O ocaklar kendi içerisinde kurumsallaşıp inanç çalışmalarını da onlar yürütsünler. Bizim bir Alevi kurumu olarak ‘inanç çalışması yapmayalım’ dememizin sebebi de bu. 5 kişi, 7 kişi, 10 kişi bir araya gelip ‘bizce inancı böyle sürdürmek doğru’ ya da ‘dede bunu böyle yap’ demenin Aleviliğe ihanet olduğunu düşünüyorum. Aleviliğin kişisel gelişimi için katkı sunmamız gerekiyor. Gücümüz varsa bunu o noktada kullanalım. Bizim kendi felsefemize ve inanç mantığımıza uygun yaşamsal standartlarımızı geliştirirsek bence çok daha nitelikli olur. O zaman aracıya da aracı kurumlara da gerek yok. Dedeler gerekli. Dedeler bu kültürün nesilden  nesile gelişmesini sağlayan yegane etkendir, dedelere sahip çıkmamız lazım. Onun dışındaki tüm etkenlerin de çok doğru olmadığını Avrupa Alevi Düşünce Derneği olarak düşünüyoruz.”

    PİRHA/İSTANBUL