PİRHA- Hakk’a uğurlama erkanına ilişkin konuşan HBVAKV Aydın Çeştepe Şube Başkanı İsmet Candan, “Biz cemlerimizde Kerbela vakasını anlatırken sazla, deyişlerimizle, nefeslerimizle ağlamıyor muyuz? Peki, Kerbela da bir yas değil mi? Nedir bu sizin yaptığınız? Orada söylenen her şey Hakk’ın kelamıdır. Bu nefesler, bu devriyeler bunlar keyfi okunmamıştır. Yolun gereği neyse, özü neyse biz onu yapalım” dedi.
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Aydın Çeştepe Şube Başkanı İsmet Candan Hakk’a yürüme erkanına dair PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundu.
Alevi toplumu ve kurumları içinde Hakk’a yürüme erkanlarının yürütülmesinde farklılıklar olduğuna işaret eden Candan, “Bu tabii ki doğru bir şey değildir. Ortak bir dili kullanarak bu konuda Hakk’a yürüme erkanlarının hazırlanması gerekiyor. Özellikle pirler, analar, dedeler, bilge insanlar, akademisyenler, kurumlarımız ortak bir materyal çıkarıp, ülke genelinde yayılmasını sağlamalıdır. Nasıl ki Hızır cemi bağlanıyor, dirlik cemleri bağlanıyor onu da bu şekilde yapma düşüncesini hayata geçirmek gerekir.” dedi.
Dört erkannamenin olduğunun altını çizen Candan, ortak bir dil olursa bu hizmeti yürütecek pirlerin- dedelerin de zorluk çekmeyeceklerini belirtti.
“KERBELA’YA DA SAZ VE DEYİŞLERİMİZLE, NEFESLERİMİZLE AĞLAMIYOR MUYUZ?”
Cenazenin beden temizliğini yapacak gassal çok önemli olduğunu fakat kurumların bu konuda da çok zayıf olduğunu söyleyen Candan, şunları dile getirdi:
“Tabii ki bu bir eğitim işidir, bir bilgi işidir. Bizim eksiklerimiz çok. Yol ulularımız bize o kadar güzel düşünce, o kadar güzel bir felsefe ve derya önümüze koymuşlar ki gerek tasavvuf olsun, gerek bilimsel olsun, gerek manevi anlamda, zahiri ve batıni anlamında, biz toplum olarak bunun farkında değiliz. Biz cemlerimizde Kerbela vakasını sazla, deyişlerimizle, nefeslerimizle dile getiriyoruz, okuyoruz. Biz o nefeslerde Kerbela’yı hatırladığımızda ağlamıyor muyuz? Peki, Kerbela da bir yas değil mi? Nedir bu sizin yaptığınız saz çalmak günahtır, şudur budur. Orada bir şey yapmıyoruz. Orada söylenen her şey Hakk’ın kelamıdır. Şimdi bu nefesler, bu devriyeler bunlar keyfi okunmamıştır.
Benim annem seyda-ı evladı Resuldü. Annem 82 yaşında Hakk’a yürüdü. 7 senedir Hakk’a yürümüş. Annem 13 yaşındayken akrabası Seyidi ana bir kış ayı Hakk’a yürümüş. Erzurum’un Aşkale’ye bağlı Tuzluca köyü var. Tuzluca köyünden Celal Abbas Ocağı’na haber gönderiyorlar. Kardeşiniz Hakk’a yürüdü çıkın gelin. O insanlar geliyor gün boyu iki kardeş ellerine bağlamalarını alarak sabaha kadar nefesler, devriyeler okuyorlar. Bunu anlamayacak kadar insan katı olmamalı. Bir şey yapılıyorsa özüne göre yapılmalı.”
“YOLUN ÖZÜ, GEREĞİ NEYSE BİZ ONU YAPALIM”
“Bizi iki şeye ikrar verdik. Bir Yola ikrar verdik, bir de eşe, eşitimize verdiğimiz ikrardır” diyen İsmet Candan, “Peki, yol ikrarı ise neden bunu yapmıyoruz. ‘Öl ikrar verme, öl ikrarından dönme’ şiarımız bu değil mi? İlkemiz bu değil mi? Madem biz bu yola İkrar verdik, Yolun gereği neyse, özü neyse biz onu yapalım. Tabii ki herkesin düşüncesi herkesi bağlar. Ama biz yine de özümüze dönelim, doğrularını yapalım.”
PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Aydın Çeştepe Şeyh Bedreddin Cemevi Başkan vekili İsmet Candan, 2007’de cemevi inşaatına başladıklarını ve inşaatı tamamlamaya çalıştıklarını söyledi. Pandemi sürecinde insan merkezli düşünerek ilk Alevilerin cemevilerini, dernekleri kapattıklarını vurgulayan Candan, durumu iyi olmayanlarla dayanıştıklarını kaydetti. Cemevinde çeşitli kurslar verdiklerini ancak pandemi nedeniyle ara verdiklerini de hatırlattı.
Pandemi sürecinde Alevi derneklerinin ve cemevlerinin faaliyetlerine ilişkin Aleviler, PİRHA’ya konuşmayı sürdürüyor.
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Aydın Çeştepe Şeyh Bedreddin Cemevi Başkan vekili İsmet Candan, cemevinin faaliyetlerini anlattı.
“CEMEVİNDE 2007’DEN BERİ HİZMET YÜRÜTÜLÜYOR”
Aydın Çeştepe Şeyh Bedreddin Cemevinin 2007 yılında inşasının başladığını belirten Candan, “2007 yılından bugünkü sürece kadar bu çalışma halen devam ediyor, inşaatın %80’i bitmiş durumdadır. Ama inançsal ve diğer sosyal faaliyetlerimizi, etkinliklerimizi yürütmeye çalışıyoruz. Herhangi bir eksiklik söz konusu değildir, elimizden geldiği kadar bu konuda çaba gösteriyoruz” dedi.
“Aydın tarihiyle, kültürüyle, coğrafyasıyla, fiziki ve sosyal yapısıyla çok güzel bir memleket” diyen Candan, buradaki Alevilerin 1950’lerden sonra özellikle Erzincan, Erzurum, Dersim coğrafyasından Çeştepe’ye gelip yerleştiklerini söyledi.
Çeştepe’nin 1800’lü yılların sonlarında gelen Çerkezler tarafından kurulduğunu belirten İsmet Candan, daha sonra Balkan göçmenleri ve Anadolu’dan insanların geldiğini kaydetti.
Çeştepe’de farklı inançların ve milliyetlerin birlik içinde yaşadıklarını ifade eden Candan, “İnsan sevgisi temelinde herhangi bir ayrım, herhangi bir olumsuzluk söz konusu olmamıştır. Bu anlamda da tüm dostlarımıza saygı temelinde, sevgi temelinde bu hizmetleri yürütüyoruz” diye konuştu.
“RIZA LOKMALARIYLA CEMEVİZİ YAPIYORUZ”
Cemevinin yapımında hiç kimseden herhangi bir destek almadıklarını söyleyen Candan şöyle devam etti:
“İnşaat yapım aşamasında hatırladığım kadarıyla 10.000 TL kadar bir arsa bedeli vardı. Bu arsa bedelinin parasını canlarımız ödedi ve inşaatımız başlamış oldu. Dönem dönem kısmen maddi yardımlar gelse de pek o kadar cazip değildi, sonuçta canlarımızın emeğiyle, gücüyle verdikleri rıza lokmalarıyla cemevi inşaatımız yapılmıştır. Biz tabii ki kurumsal anlamda kurumlardan yardım alamadık. Sadece geçen sene büyükşehir belediyesi çok az bir miktarda çevre temizliği konusunda katkısı oldu, başka bir yardım alamadık. Daha doğrusu biz istemedik. Çünkü biz her şeyin helalinden olsun, emeğimizden olsun dedik. Çünkü emek bizim için çok kutsaldır.
Bu anlamda canlar gönüllerini, düşüncelerini, fikirlerini, güçlerini, bedenlerini ortaya koydu ve bu binayı yaptık. Bu aşamaya geldik, halen de devam ediyor.”
“CEMEVLERİ SADECE CENAZE ERKANI YAPILAN YER DEĞİLDİR”
“Cemevleri sadece cenaze erkanı yürütülen, cenaze kaldıran yer değildir” diyen Candan, “Saz kursu, dil kursu hatta yeni bir kuaför kursumuz açılacak pek yakında. Onu da il kültür müdürlüğünün desteğiyle yapacağız. Şu anda cemevimizin üst katında yer temin etmişiz, bu tür çalışmalarımız devam ediyor” şeklinde konuştu.
İsmet Candan, Alevilikte cemin, inancın muhabbet olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:
“Muhammet olmadan muhabbet olmaz diye bir anlayış vardır. Muhabbetin içeriği tabii ki özümüzü, varlığımızı tüm inançsal felsefemizi, düşüncelerimizi ortaya koyan bir muhabbettir. Bunların hepsi insani temelde, insan sevgisi temelinde olan muhabbetlerdir. Birlik Cemleri, Hızır Cemleri, matem ayında Muharrem Cemleri düzenli olarak yapıldı. Canlarımız ciddi anlamda katılım sağlamışlardır. Hatta biz bu cemleri yaparken hiçbir insan ayrımı yapmadan, herkes cemimize katılmış, herkes pir huzurunda duasını, gülbengini, lokmasını almıştır ve bu şekilde vedalaşıp gitmiştir.
Tabii ki Muharrem ayında 12 gün boyunca hizmetimizi yerine getirdik. Bu hizmeti verirken günün anlam ve önemi üzerinde Kerbela vakası, Kerbela hadisesi işlenmiş, tarihi ile birlikte anlatılmıştır. Bu muhabbetlerimiz özellikle perşembeyi cumaya bağlayan gece çerağ uyandırarak pir huzurunda, dede huzurunda, canlar huzurunda bu muhabbetlerimiz sazlı sözlü olmuştur.
Elbette ki tüm toplumu ilgilendiren bir takım hadiseler, bir takım olaylar karşısında gerek 2 Temmuz, gerek Maraş Katliamı ve gerekse de ülkede yaşanan olumsuz olaylarla ilgili, kimi dönem cemevlerimizde k,imi dönem ise kitle örgütleriyle, diğer kurumlarla birlikte Aydın kent meydanında basın açıklamalarıyla günün anlamı ve önemi ve anma törenleri yapılmıştır.”
Pandemiden her kesimin etkilendiğini hatırlatan Candan, “Bu virüs ne zengini, ne de yoksulu tanıdı, herkese bulaştı. Tabii ki sonuçta insan zarar gördü, toplum zarar gördü, emekçiler zarar gördü, bütün kesimler zarar gördü. Tabii ki genel bir hastalık olduğu için insanlar doğru dürüst çalışamadı, iş yerleri kapandı halende bu süreç devam ediyor. Toplum yoksullaştı” dedi.
“PANDEMİ DÖNEMİNDE CEMEVLERİMİZİ KAPALI TUTTUK”
Pandemi sürecinde canlarla yardımlaştıklarını ifade den Candan, şunları anlattı:
“Burada Aleviler olarak bize düşen bir görev vardı. Sağ elin verdiğini sol elin görmediği anlayışıyla böyle bir anlayışla gelen yardımları canlarımıza ulaştırdık. Gelen yardımları cemevi kanalıyla, yöneticiler kanalıyla kimin durumu iyi değilse götürüp yerinde ulaştırıyoruz. Halen de bu durum devam ediyor. Pandemi sürecinde biz herhangi bir faaliyet yürütmedik. İnsan sağlığını düşünerek insanlarımıza fazla bir zarar gelmemesi açısından cemevlerimizi kapalı tuttuk. Zaten buna ilk uyan cemevleri oldu, Alevi kurumları oldu. Pandemi sürecinde biz bu nedenle herhangi bir faaliyet yürütmedik.
Cemevine gelen üniversite öğrencilerinin Alevilikle ilgili bilgiler sorduklarını dile getiren Candan, gençlik komisyonundan Zakir Hüseyin Şeneldik’in öğrenci olmasına rağmen cemevimizde saz ve mey çalışması yaptığını kaydetti.
“SEMAHA EN ÇOK GENÇ KIZLAR İLGİ GÖSTERİYOR”
İsmet Candan, cemevinde semah çalışması olduğunu en çok da genç kızların ilgi gösterdiğini, çalışmalara 11-12-13-14 yaşlarında başladıklarını anlattı.
Candan şunları ifade etti:
“Semahtaki esas amaç Hakk’a varmaktır, Hakk’a ulaşmaktır. Cem esnasında yaşlılarımız, yaşlı kadınlarımız, orta yaşlı ve gençlerimiz 50 sene önce 100 sene önce pirlerimizin, dedelerimizin, Alevi canların, taliplerin yürütmüş olduğu semahı yürütüyoruz.”
“AYDIN’DA 100 BİN CİVARINDA ALEVİ VAR”
Aydın’da 100 bin civarında Alevi nüfusu olduğunu belirten HBVAKV Aydın Çeştepe Şeyh Bedreddin Cemevi Başkan vekili İsmet Candan, “Aydın’da yerli Türkmen Alevileri var. Tahtacı Aleviler dediğimiz Aleviler, Çepniler var. Bunlar bu kapsam içine alındığında Alevlerin sayısı Aydın’da 100 bini bulur” diye konuştu.