Etiket: ismet süzer

  • Eğitim-Sen İzmir 6 Nolu Şube: Tehdit ediliyor, iftira ve mobinge maruz kalıyoruz

    Eğitim-Sen İzmir 6 Nolu Şube: Tehdit ediliyor, iftira ve mobinge maruz kalıyoruz

    PİRHA- Eğitim-Sen İzmir 6 Nolu Şube üyeleri bir basın toplantısı ile 2018-2019 eğitim öğretim yılı içerisinde yerelde yaşadıkları sorunları kamuoyuna açıkladı.

    Açıklamayı okuyan Eğitim-Sen 6 Nolu Şube Başkanı İsmet Süzer, Balçova İlçe Milli Eğitim Müdürü’nün hiçbir hukuki süreç işletilmeksizin ihraç edilen üyelerine ve sendikal çalışmaların engellemesine dönük tutum takındığına vurgu yaptı.

    Aynı şekilde İlçe Milli Eğitim Müdürü tarafından üyelerinin tehdit edildiğine, iftiralara maruz kaldığına ve mobing uygulandığına dikkat çeken Süzer, “Siyasi iktidarın eğitim alanında, uzun süredir kendi siyasal- ideolojik hedefleri doğrultusunda attığı adımlar ve eğitim alanında  hayata geçirilen “piyasacı” ve “dini eğitim” merkezli uygulamalar ; yetki alanımızdaki okullarımızda da başta öğrencilerimiz  olmak üzere, öğretmenler ,  eğitim emekçileri ve velileri derinden etkilemiştir” dedi.

    Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:

    “SİYASİ İKTİDAR UZANTILARI PİYASALAŞIYOR”

    Siyasi iktidarın eğitim alanında, uzun süredir kendi siyasal- ideolojik hedefleri doğrultusunda attığı adımlar ve eğitim alanında  hayata geçirilen “piyasacı” ve “dini eğitim” merkezli uygulamalar ; yetki alanımızdaki okullarımızda da başta öğrencilerimiz  olmak üzere, öğretmenler ,  eğitim emekçileri ve velileri derinden etkilemiştir. Türkiye’de eğitim sistemi uzun süredir ciddi sorunlarla karşı karşıya bırakılırken liyakat gözetilerek atanmayan siyasi iktidarın uzantısı yöneticiler ve fiili uygulamaları ile okullarımız her geçen gün daha da piyasalaştırılmıştır. Eğitimde yaşanan tüm sorunların yansıması olarak veli ve öğrenciler de daha iyi okul arayışına gitmiş ve sürekli nakiller ile  o  okuldan bu okula, nafile bir çaba ile memnuniyetsizlik çok görünür bir duruma gelmiştir.

    “İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ YASA TANIMAMAKTA”

    Özellikle yetkimiz alanındaki Balçova İlçe Milli Eğitime bağlı  okullarımızda da bahsettiğimiz nedenlerle liyakat gözetilmeden atanan yöneticiler keyfi uygulamaları ile 2018-2019 eğitim- öğretim yılı planlamasını yürütememiştir. Yıkım ve güçlendirme çalışması yapılmasına karar verilen Sacide Ayaz İmam Hatip Lisesi, Balçova Anadolu Lisesi B bloğuna taşınmış, bundan dolayı Balçova Anadolu Lisesinin  fiziki şartları ciddi daralmış ve eğitim öğretimi engelleyen bir yıl geçirilmiştir. Aynı durum ilçemizin Vali Kutlu Aktaş ve Asil Nadir Ortaokulları için de geçerlidir. Her iki okulun öğrencileri Vali Kutlu Aktaş binasını kullanmak durumunda kalmıştır ve bu eğitim öğretim yılını ikili eğitim yaparak ancak tamamlayabilmişlerdir. “Mecburuz başka çare yok” açıklamaları havanda su dövme basiretsizliğinden başka bir şey değildir. Çünkü ülkemizde sınav sistemi düşünüldüğünde hedefleri olan,  geleceklerini kurma çabasında ki pırıl pırıl çocuklarımızın bırakın kaybedecek bir yılı  , bir saati bile değersiz değildir. Yani mecburen taşıdık yer yok demek çocuklarımızın eğitim hakkının gaspıdır. Çocuklarımızın eğitim öğretim hakları gasp edilirken, Balçova İlçe Milli Eğitim Müdürü yasa ve yönetmelik tanımamakta ve kadrosundaki öğretmenlere eşit ve adil davranmamaktadır. Norm fazlası eşine kadro açmak için önce onunun Salih Dede Anadolu Lisesine müdür yardımcısı olarak atanmasını sağlamıştır.Müdür Yardımcısı  kadrosunda olmasına rağmen eşi Nurcan ATİLLA müdür yardımcılığı yapmamış,o bu okulda öğretmen olarak çalışırken kadrosunu işgal ettiği müdür yardımcılığını  sendikasından istifa etmesi koşulu ile bir başka öğretmen görevlendirme yöntemi ile yürütmüştür. Burada çok açık bir kadro işgali söz konusudur.

    “SENDİKAL FAALİYETLERİMİZ ENGELLENMEKTE”

    Yine Balçova İlçe Milli Eğitim müdürü Erhan ATİLLA sendika çalışmalarımızı engellemeye dönük tutum takınmış, hiçbir hukuki süreç  işletilmeden ihraç edilen şube başkanımız İsmet SÜZER’in Balçova’da sendikal faaliyet yürütmesini engellemek için okul müdürlerine talimat vermiştir. Hiçbir yasal dayanağı olmayan bu talimat ile Vali Kutlu Aktaş ve Asil Nadir Ortaokulu müdürleri 5 şube yürütme kurulu üyesinin katılımı ile yapılacak işyeri gezisini okula polis çağırarak engellemişlerdir. Polis tarafından kimliklerimiz alınarak 4 saat okulda alıkonduk. Yaşananlardan sonra İlçe Milli Eğitim müdürü ve okul müdürleri ile ilgili savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Kaymakamın soruşturma izni vermemesinden dolayı savcılıktan başvurumuza ret gelmiştir.

    TEHDİT, İFTİRA VE MOBİNG UYGULANIYOR

    Balçova İlçe Milli Eğitim Müdürünün hukuksuzluklarından referansla Balçova Anadolu Lisesi müdürü Fehmi YIMAZ, şube sekreterimiz Tuna ATLI UYSAL’a mobing uyguluyor. İftiralarla okul yönetmeye çalışıyor. Buna karşı çıkan öğretmenlerimizi odasına çağırıp tehdit ediyor. Balçova 80. Yıl Orhangazi Ortaokulu Müdüresi üyemizi çağırıp “Bu Terörist sendikada neden duruyorsun” diye istifa etmesini söyleyebiliyor. Halk Eğitim’de müdür yardımcısı olan üyemiz Münevver ÖZMEN’ e resmen mobing uygulanıyor. Arkadaşımız şikayet ettiğinde ise soruşturma sonucu görev yeri değiştiriliyor. Öğretmen olarak Narlıdere’ye atanıyor. Sacide Ayaz İmam Hatip Lisesinde de üyemize mobing uygulanıyor. Arkadaşımızın verdiği dilekçelerin işleme konulmaması için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. Açıkça ders programı değişikliği ile tehdit ediliyor.

    “SORUŞTURMA EVRAKLARI VERİLMİYOR”

    Ertuğrul Gazi Ortaokulu üyelerimize mobing uyguluyor.Arkadaşlarımıza öğrencileri örgütleyerek soruşturma açılmasını sağlıyor. Açtığı soruşturmaya bilinçli olarak kendisi muhakkik atanıyor. Arkadaşlarımız suçlama nedenlerini görmek istediğinde ise soruşturma evrakları verilmiyor. İl Milli Eğitim Hukuk Bürosu’na rağmen soruşturma dosyaları arkadaşlarımıza verilmiyor. Sadece bir kısmını koyduğumuz bu yaşananlar da gösteriyor ki Balçova İlçe Milli Eğitim “başarısız” sözcüğünün bile yetmeyeceği bir karne ile eğitim öğretim yılını tamamlamıştır. Liyakatsiz atamalarla yönetilen bir kurumun sergilediği bu tablo şaşırtıcı değil ancak çok üzücüdür.

    PİRHA/İZMİR

  • İsmet Süzer: Yeni sistemle çocuklar birer Erdoğan’a dönüştürülmek isteniyor – VİDEO

    İsmet Süzer: Yeni sistemle çocuklar birer Erdoğan’a dönüştürülmek isteniyor – VİDEO

    PİRHA- Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un açıkladığı yeni ortaöğretim modeline tepki gösteren İzmir Eğitim-Sen 6 No’lu Şube Başkanı İsmet Süzer, yeni sistemin gelişi güzel değil programlı, planlı geldiğini belirterek, “18 yıllık iktidarın en son geldiği kertedir. Bu sistemde bütün çocuklarımızı birer birer küçük Recep Tayip Erdoğan’a dönüştürme sistemidir” dedi.

    Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, “Lisede Ne Yaptık?/Ortaöğretim Tasarım Tanıtım Toplantısı”nda eğitim sistemine ilişkin değişiklikleri geçtiğimiz günlerde açıklamıştı. Selçuk yeni düzenlemede liselerde ders sayısının azalacağını, Din Dersi, Tasavvuf Edebiyatı ve İslam felsefesi gibi derslerin zorunlu olacağını, matematik, tarih ve felsefe gibi derslerin ise seçmeli olmasına eğitimciler tepki gösterdi. Ders saatlerinin azalması öğretmenlerin norm fazlası haline gelerek mağdur edilecek.

    “YASALAR KİŞİYE GÖRE UYGULANIYOR”

    Eğitimcilerden açıklanan yeni sisteme tepkiler gelmeye devam ediyor. İzmir Eğitim-Sen 6 No’lu Şube Başkanı İsmet Süzer de açıklanan yeni eğitim sistemine tepki gösterdi. Süzer, gelişmiş toplumlarda oturmuş normların olduğunu,  bu normların anayasa ve yasalarla belirlendiğini belirterek, “Bu normlar kişiye veya iktidara göre değişmez. Bu nedenle sistemleri oturmuştur. Oysa bizde norm olmadığı gibi yasalarda kişiye göre uygulanmaktadır. Bunun en güzel örneği İstanbul seçimlerinde verilen karardır. Kısaca bizde norm yoktur, dolayısıyla eğitim sisteminde de bir norm aramak veya oturmuş bir sistem aramak doğru değildir. Eğitim sistemimiz bundan bağımsız değildir” diye konuştu.

    Türkiye’de iktidara gelen herkesin toplumu kendi siyasi ideolojisi doğrultusunda şekillendirmek istediğinin altını çizen Süzer, “Şu andaki eğitim sistemimiz milliyetçi, ırkçı, asimilasyoncu, cins ayrımcı ve ayrıştırıcıdır. Bu da bugünkü siyasi ve toplumsal sosyolojimizi ortaya çıkarmıştır” ifadelerini kullandı.

    Süzer, yeni sistemin de eskiden faksız olduğu bu sistemle toplumu yeniden şekillendirme ve dizayn etme süreci olarak gördüğünü kaydetti.

    Süzer, “Şimdi AKP’den önce eğitim sistemimiz iddialı olarak yetiştirmek istedikleri kişilik tipi aslında Deniz Baykal kişiliğidir. Yani herkes en az Deniz Baykal kadar milliyetçi ve en fazla onun kadar Müslüman ve Türk olmak zorundaydı. Şimdi ise ideal kişilik Recep Tayip Erdoğan’dır. Burada da herkes en fazla Recep Tayip Erdoğan kadar Türk ve milliyetçi en az onun kadar Müslüman olmak zorundadır deniliyor. Ortak payda da Türklük ve Müslümanlık olunca da diğer öğeler fazla önemsenmiyor. Yani kısacası bilimsellik teferruatta düşüyor.” dedi.

    “YENİ SİSTEMDE FELSEFE, BİLİM, ANALİZ YOK BİAT VE İTAT ÜZERİNE OTURTULUYOR”

    15 Temmuz’dan sonra KESK’in eylem gücünün kırılmaya çalışıldığını ve öğretmen kitlesinde bir sesizlik oluştuğunu söyleyen İsmet Süzer, ‘bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ prensibinin geçerli olduğu bir dönemden geçildiğini belirtti. Süzer, “Bu dönemde de bizden istenen şey şu; bu modelde bilim yok analiz yok felsefe yok bu modelde biat et ve itat et üzerine oturtuluyor. Yani kısacası bize sorgulamayın biat edin rahat edin deniliyor. Getirmek istedikleri sistemin özeti budur” dedi.

    “BUGÜNKÜ SİSTEME BİR BARİYER OLUŞTURAMIYORUZ”

    Eğitim-Sen’in çabalarının önemli olduğunu ancak yetersiz kaldığının altını çizen Süzer, şöyle konuştu;

    “Eğitim-Sen’deki eğilimlerde de Deniz Baykal kişiliğini oluşturan eğitimi yeterli gören güçlü gruplar var. Dolayısıyla devam edecek ama asimilasyonu görmeyen, ana dilde eğitimi anlatmayan sadece laikliği ön plana çıkaran bir çizgide şuanda durduğumuzda unutmamak gerekiyor yani aslında Eğitim-Sen olarak büyük bir bariyer oluşturamıyoruz bu günkü sisteme.

    Eğitim-Sen’i Eğitim-Sen yapan tabi ki tüzüğüdür. Laik, bilimsel, ana dilde eğitimi savunmamız gerekiyor oysa biz şu haliyle özellikle sistemin bizim üzerimize baskı yapmasıyla birlikte biz anadildeki eğitimi vazgeçtik, bilimselliği de yutuyor gibi duruyoruz sadece şuanda laikliğe sarılmış pozisyondayız. Buda hem ilkelerimizden vazgeçmemizi hemde aslında mücadelenin doğru gitmemesini sağlıyor.”

    “DERSLERLE ERDOĞAN KİŞİLİĞİNDE BİREYLER YETİŞTİRMEK AMAÇLANIYOR”

    Yeni sistemin daha öncesi kredi sistemin süslenmiş hali olarak değerlendiren Süzer, “Dolayısıyla bu sistem yeni değildir, sadece burada ne öne çıkıyor, Din dersleri, tasavvuf edebiyatı gibi derslerle Recep Tayip Erdoğan kişiliğinde bulunan yeni bireyler yetiştirme amaçlı gelen bir eğitim sistemidir” diye konuştu.

    “ÖĞRETMENLER ARASINDA REKABET OLACAK”

    Seçmeli derslerde öğrencinin istediği öğretmeni seçme hakkının olduğunu dolayısıya bir öğretmende beş kişi toplanırlen bir diğerinde 60 öğrenci tolanacağını söyleyen Süzer, bununda öğretmenler arasında rekabete sebep olacağını ve öğretmenlerin iş barışının bozulmasına sebep olacağından endişeleneceğini belirtti.

    Yeni sistemde ders saatlerinin azaltılmasınını da değerlendiren İsmet Süzer, “Bir çoğu norm fazlası pozisyonuna düşecek bu sistemle birlikte 70 bine yakın insan norm fazlası olacak. Dolayısıyla şuanda atanamayan öğretmenler sorunu dahada artacak. Yani 70 bini eritince dışarıdan öğretmen alamayacak ve buda eğitim sistemini doğrudan etkileyecektir” dedi.

    Okullarda tatil zamanlarının değiştirilmesini ise renklendirme olarak değerlendiren Süzer, tatil zamanlarında ailelerin zorlanacağına dikkat çekti.

    “PARANIZ YOKSA SİYASİ İKTİDAR SİZİ İSTEDİĞİ GİBİ ŞEKİLLENDİRECEKTİR”

    Süzer, özel okuk sayılarının arttığını belirterek, kamuoyuna şunları söyledi;

    “Biz kamuoyuna ve öğretmen arkadaşlara şunu söylüyoruz. Bu yeni model yeni değildir. Dahada karmaşıklığı artıracaktır çünkü bu sitemin 2023 vizyonu TEB MEB’in öğretmen meslek yasasıyla birleştirildiğinde özetle topluma şunu söylüyor. Devlet eğitimden elini çekecek. Eğer nitelikli ve bilimsel eğitim istiyorsanız özel okullara çocuğunuzu gönderin. Dikkat edilirse Narılıdere’de özel okullar devlet okulun sayısında daha fazladır. Dolayısıyla paranız yoksa siyasi iktidar çocuklarınızı istediği biçimde şekillendirecektir diyorlar. Zaten akademik eğitim veren Anadolu Liseler bu iki yıl içinde eritilecek ve kapatılacaktı. Sadece akademik bilgi veren liseler şu haliyle nitelikli liseler olarak adlandırdıkları birkaç Anadolu lisesi, Fen  liseleri ve Sosyal bilimleri kalacaktır. Ayrıca bizim akademi eğitim dediğimiz yani pozitif bilimler veren İmam Hatip Fen Liseleri ve İmam Hatip Anadolu Liseleri açılacak ve çocuklar oraya yönlendirilecek.”

    “18 YILLIK İKTİDARIN EN SON GELDİĞİ SON KERTEDİR”

    Laik, bilimsel, ana dilde eğitimi savunacaklarını bunun için mücadele etmeye devam edecekelrini belirten İzmir 6 No’lu Şube Başkanı İsmet Süzer, “Aslında 17 yıllık iktidar bizi yavaş yavaş alıştıra alıştıra zamanı değil diyerek iyicene suyunu sıkıp ondan sonra bugünkü en san sistemi getirmiştir. Bu sistem MEB’den bağımsız değildir. Hiçkimse kendisini aldatmasın bu sistem gelişigüzel gelmemiştir programlı, planlı gelmiştir. 18 yıllık iktidarın en son geldiği kertedir. Bu sistemde bütün çocuklarımızı birer küçük Recep Tayip Erdoğan’a dönüştürme sistemidir” diye konuştu.

    Semra ACAR/İZMİR

  • Eğitim-Sen İzmir 6 Nolu şubesinden eğitim bütçesine tepki

    Eğitim-Sen İzmir 6 Nolu şubesinden eğitim bütçesine tepki

    PİRHA- Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası Eğitim-Sen İzmir Şubesi, TBMM’de görüşülmeye devam edilen 2019 Merkezi Yönetim Bütçesi’nde Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Yükseköğretim bütçelerine ayrılan payı eleştirerek basın toplantısı düzenledi.

    Eğitim Sen İzmir 6 No’lu Şube Başkanı İsmet Süzer, ekonomik kriz nedeniyle kamu harcamaları ve kamu yatırımları üzerinden ciddi anlamda tasarruf yapılacağını, ekonomik krizin faturasının yine halkın emekçilerin sırtına yıkılmak istendiğini söyledi. Süzer, “2019 yılında MEB ve yükseköğretim kurumlarına ayrılan bütçe rakamlarına bakıldığında, eğitimin ve yükseköğretimin en temel ihtiyaçlarının görmezden gelindiği, bütçenin sadece zorunlu harcamalar dikkate alınarak hazırlandığı, hatta zorunlu harcamalarda bile kısıntıya gidildiği dikkat çekmektedir” diye konuştu.

    “EĞİTİME AYRILAN BÜTÇE YÜZDELİKTE DÜŞTÜ”

    2018 yılında 92 milyar 529 milyon TL olan MEB bütçesi 2019 yılı için 113 milyar 813 milyon TL olarak belirlendiğini vurgulayan Süzer, MEB bütçesinde rakamsal olarak artış olduğu görülse de MEB bütçesinin merkezi yönetim bütçesine oranının 2018 yılında yüzde 12,13 iken, 2019’da bu rakamın yüzde 11,84’e gerilediğinin altını çizdi. Süzer, “Benzer bir azalma MEB bütçesinin milli gelire oranında yaşanmış, 2018’de MEB bütçesi/milli gelir oranı yüzde 2,69 iken, 2019’da bu oran yüzde 2,56’ya gerilemiştir. Benzer bir durum Yükseköğretim kurumları açısından da geçerlidir. Geçtiğimiz 16 yıl içinde MEB bütçesinin milli gelire oranı çok az artmış olmasına rağmen, belirlenen rakamlar ihtiyacın çok altında kalmış ve eğitim harcamalarının esas yükü, eğitimi adım adım ticarileştirme ve kamu kaynaklarının özel okullara aktarılmasının da etkisiyle büyük ölçüde halkın sırtına yıkılmıştır” diye konuştu.

    “BÜTÇE TALEPLERİMİZ KARŞILANSIN”

    TBMM’ye sunulan 2019 Bütçe Kanun Tasarısında MEB’e ve yükseköğretime ayrılan bütçe rakamlarına bakıldığında, bir önceki yıla kıyasla oransal olarak artış değil, azalma olduğu dikkat çeken Süzer, AKP hükümeti döneminde eğitim bütçesinin milli gelire oranla çok düşük seviyelerde olduğunu belirtti.

    Süzer  son olarak eğitim emekçileri olarak bütçe görüşmeleri öncesi şu talepler de bulundu:

    * MEB bütçesinin milli gelire oranı en az iki kat arttırılmalı, başlangıç olarak OECD ortalamasına (yüzde 6) çıkarılmalıdır.
    * Kamu kaynaklarının özel okullara/özel üniversitelere aktarılması uygulamasına derhal son verilmeli, eğitime yeterli bütçe, okullara ve yükseköğretim kurumlarına ihtiyacı kadar ödenek ayrılmalıdır.
    * Eğitim bütçesinden eğitim yatırımlarına ayrılan pay mutlak anlamda arttırılmalı, eğitimi ticarileştirmeyi hedefleyen özel sektör, dini vakıf ve cemaatlerle yapılan ya da yapılacak olan her türlü ortak proje ve protokoller iptal edilmelidir.
    * Vergi dilimi soygununa son verilmeli, ek dersler başta olmak üzere, tüm ek ödemeler temel ücrete dâhil edilmeli emekliliğe yansıtılmalıdır.
    * Ek ders saat ücreti hesaplanırken bir öğretmenin aylık maaş tutarı esas alınmalıdır. (3600/60 = 60 TL)
    * Sözleşmeli/ücretli öğretmenlik gibi her türlü güvencesiz istihdam uygulamalarına esnek, kuralsız ve angarya çalışmaya son verilmeli, sözleşmeli öğretmenlerin tamamı kadroya geçirilmelidir.
    * 2018 yılında aile ve çocuk yardımı başta olmak üzere, sosyal yardımlar sembolik olarak belirlenmekten çıkarılmalı, ihtiyaç kadar artış yapılmalıdır.
    * Eğitime hazırlık ödeneği sadece öğretmenlere değil, tüm eğitim ve bilim emekçilerine yılda iki kez en az bir maaş tutarında ödenmelidir.
    * 24 Haziran seçimleri öncesinde verilen sözler tutulmalı, tüm eğitim ve bilim emekçilerinin ek göstergeleri 3600’e çıkarılmalıdır. Eğitim emekçilerinin 3600 ek gösterge talepleri doğrultusunda düzenleme yapılmalıdır.
    * Öğretmen, akademik personel, memur ve yardımcı hizmetli açıkları kapatılmalıdır. Tüm eğitim ve bilim emekçilerine insan onuruna yakışır bir ücret ve sağlıklı çalışma koşulları sağlanmalıdır.

    PİRHA / İZMİR

     

  • Eğitim-Sen Yürütme Kurulu üyeleri müdür tarafından polis çağrılarak okuldan çıkarıldı

    Eğitim-Sen Yürütme Kurulu üyeleri müdür tarafından polis çağrılarak okuldan çıkarıldı

    PİRHA- Eğitim-Sen 6 Nolu Şube Yürütme Kurulu okul ziyaretleri sırasında sendikal faaliyetleri engellenerek, okul müdürünü tarafından çağırılan polisler tarafından kimlik kontrolüne tabi tutuldu.

    İzmir’in Balçova ilçesi Vali Kutlu Aktaş İlkokulu-Asil Nadir Ortaokulu’nda bulunan üyeleri ile görüşme yapan Eğitim-Sen 6 Nolu Şube Yürütme Kurulunda yer alan İsmet Süzer’i okul koridoruna çağıran okul müdürleri Tahsin Kuzgun ve Kadir Alper ihraç edilmesinden kaynaklı çalışma yürütemeyeceği söyledi. Süzer’in okulu terketmeyeceklerini belirtmesi üzerine okul müdürleri polis çağırdı. Kimlik kontrolü yapan polisler daha sonra okuldan ayrıldı.

    Sendikal faaliyetlerinin engellenerek kısıtlandığını belirten Eğitim-Sen 6 Nolu Şube Yürütme Kurulu üyeleri konunun takipçisi olacaklarını belirtti.

    PİRHA/İZMİR