Etiket: istanbul kartal cemevi vakfı

  • AVF Başkanı, bazı cemevlerinde Kur’an kursu verilmesini, Fatiha okunmasını yorumladı

    AVF Başkanı, bazı cemevlerinde Kur’an kursu verilmesini, Fatiha okunmasını yorumladı

    PİRHA-Alevi Vakıflar Federasyonu (AVF) Genel Başkanı Remzi Akbulut, Alevi Hakk’a uğurlama erkanlarında Fatiha okutulup cemevlerinde Kur’an kursu verilmesini savundu. Aksi halde halkın tepkisi ile karşılaşıyoruz ve insanlar elini ayağını cemevinden çekiyor” diyen Akbulut, cenaze erkanı yürüten kişilerin kafalarına taktığı takkenin ise Hacı Bektaş Veli’den esinlenildiğini söyledi.

    Alevi Hakk’a uğurlama erkanlarında Alevi inancına aykırı uygulamalar üzerine yaşanan tartışma sürüyor.

    Yol önderleri, “Erkanlarda Kur’andan atıf yapılmaz, tabut üzerine Arapça yazılı örtüler serilmez, dedeler takke ve cübbe giyinemez” dese de karşı uygulamalar ve görüşler devam ediyor.

    İstanbul Kartal Cemevi Vakfı’nda yapılan erkanlarda Alevi inancına aykırı usüllerin olması üzerine yaşanan tartışma üzerine Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) Genel Başkanı Remzi Akbulut, PİRHA‘ya konuştu. Akbulut, söz konusu cemevi icraatlarının birçoğunu olumlu karşıladığını ifade etti.

    ‘CENAZEM DUASIZ, FATİHASIZ, KUR’ANSIZ GİTTİ’ KAYGISI!

    Remzi Akbulut, dedelerin başlarına taktığı takkenin Hacı Bektaş Veli geleneği olduğunu iddia ederek cenaze erkanlarında Fatiha okunmasını ise savundu. Akbulut, şunları söyledi:

    “Kartal Cemevi, Alevi Vakıfları Federasyonu’na bağlı bir cemevidir. Cenaze erkanları konusunda yaklaşık 2 sene boyunca 26 toplantı yaptık. Tüm kurumlarla ortaklaşa bir cenaze erkanı çıkartarak toplumun önüne koyduk ve kabul de gördü. Fakat bizim buna Kartal’da gücümüz yetmedi. Kartal ilçesinde bir buçuk milyon Alevi var. İnsanların çoğu Erzincan, Sivas ve Dersimlidir. Kartal Cemevinde cenaze erkanı yürüten hocalar, taç gibi bir şey giyiniyorlar, o Hacı Bektaş’ın tacıdır. Yani 12 dilimden oluşan, 12 imamları sembolize eden bir taçdır. O bir fes değil yani. Hocaların üstündeki o cübbeyi ise biz atamadık, daha doğrusu attıramadık.

    Bir gün Kartal Cemevinde bir kadın gelip yakama yapıştı. ‘Benim cenazem duasız, Fatihasız, Kur’ansız gitti’ dedi. Ve hesap sormaya başladı. Biz bunları kademe kademe aşarak gidiyoruz. Aksi halde davrandığınızda halkın tepkisi ile karşılaşıyoruz ve insanlar elini ayağını çekiyor. Bir de toplumun gerçekleri var. Fatiha’yı ise Türkçeleştirdik. O sorunların üstüne yanlış giderseniz tam aksine bunları kronikleştirir ve çözemezsiniz. Bu sorunların yüzde seksenini çözdük.”

    “SİZİN KUR’AN İLE NE SIKINTINIZ VAR?” 

    AVF Başkanı Remzi Akbulut, açıklamasında 2015’ten bu yana 3 federasyon arasında birliği sağlayıp en büyük Alevi mitingini yaptığını söyledi. Akbulut, “İbrahim Kaboğlu, İzzettin Doğan ve Ali Yaman’ı bir araya getiren, Veliyettin Ulusoy’u da oraya getiren, yani birliği sağlayan bir kişiyim” dedi.

    Remzi Akbulut, “Cemevlerinde Kur’an kursu veriliyor” şeklinde yazılan haberlere ilişkin de “Sizin Kur’an’la ne sıkıntınız var?” yanıtını verdi.

    CEMEVİNDE KUR’AN KURSLARI DEVAM EDECEK!

    Pandemi nedeniyle 1,5 yıldır bütün kurumların kapalı olduğunu ifade eden Akbulut, “Cemevinde Kur’an kursu verilmesini doğru buluyor musunuz” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

    “Benim doğru bulup bulmamamın ötesinde toplumun değer yargıları var. Ben, toplumun görüş ve düşüncelerini taşımak zorundayım. Şahsım olarak sorarsanız ben buna bir cevap veririm ama cevap verilmesini de bir yandan doğru bulmuyorum. Çünkü bu provoke ediliyor.”

    “DEVLETTEN TEK KURUŞ DESTEK ALMIYORUZ”

    Remzi Akbulut, kamuoyunda ‘devletten maddi destek alıyorlar’ şeklindeki söylentilere de cevap verdi. Akbulut, “Bu konudan ötürü çok rahatsızız” diyen Akbulut, “Kartal Cemevi adına da konuşuyorum, devletten aldığımız tek kuruş destek yoktur. Biz askerliğimizi yapıp vergimizi veriyoruz. Biz, devletin karşısında her türlü sorumluluğumuzu yerine getiriyoruz ama devlet bize karşı olan görevini yerine getirmiyor. Zorunlu din derslerinin kaldırılması, cemevlerinin ibadethane olması ile ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararları var. 2015 yılında bu konularla ilgili kazanmış olduğumuz 3 tane dava hükümetin masasında bekliyor. Cemevi ihtiyaçları devlet tarafından karşılanırsa dedeler, başkanlar, belediyelerden maaş almaktan kurtulur” ifadelerini kullandı.

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • Bu cemevinde takkeli, cüppeli, fatiha suresi ile Hakk’a uğurlama oluyor!

    Bu cemevinde takkeli, cüppeli, fatiha suresi ile Hakk’a uğurlama oluyor!

    PİRHA-İstanbul Kartal Cemevindeki cenaze erkanlarında İslami gelenekler kullanılıyor. Takke ve cübbe giyinen hoca, Fatiha suresini okuyor, Sünni-Şii geleneğine göre uğurlamayı yapıyor. Tabutların üzerine de yeşil renkte Arapça yazıların olduğu örtü seriliyor. Son olarak Aşık Ali Doğan’ın cenaze erkanında uygulandı. Kartal Cemevi Başkanı Selami Sarıtaş, uygulamaların doğru olduğunu savunup, “Allaha inanmayanlarla neyi tartışacaksın?” diyerek eleştiri yapan Alevileri, pirleri suçladı. 

    Alevi Yol önderleri, cenaze erkanlarında İslami (Sünni-Şii) geleneklerin etkili olmasını eleştirirken, bir benzer gelişme de 9 Mayıs’ta Alevi Vakıfları Federasyonu’na bağlı İstanbul Kartal Cemevinde yaşandı. Hakk’a uğurlanan Aşık Ali Doğan’ın cenaze erkanında takke ve cüppe giyinen kişi, Alevi inancına ait gülbenkler okumadı.

    Aşık Ali Doğan’ın tabutunun üzerine ayrıca Arapça yazıların olduğu bir örtünün serilmesi ve kalabalık içerisinde kadınların yer almaması da akıllarda soru işareti yarattı.

    İSLAMİYETİN SİMGESİ YEŞİL RENK ALEVİLİKTE DE GEÇERLİ Mİ?

    İstanbul’da bir derneğe, federasyona bağlı olmayan Kartal Cemevinden kaldırılan cenazelerde tabutun üzerindeki yeşil renkli örtüde yazan “Her can ölümü tadacaktır” yazısı da Alevi öğretisiyle ters düşen bir diğer konu oldu. Yol önderleri, her ne kadar “Alevilikte ölüm yoktur, devri daim olmak vardır” dese de İstanbul Kartal Cemevi Vakfı Başkanı Selami Sarıtaş, kendi cemevlerinde düzenlenen erkanların usulen doğru olduğunu savundu. “Tabutun üzerine örtü örtmek geleneğimizde vardır” diyen Sarıtaş, şu açıklamayı yaptı:

    “Bizim tabutların üzerine örttüğümüz örtüde ‘Herkes ölümü tadacaktır’ tarzında bir yazı mevcut. Bu tamamen bizim geleneğimizin içerisinde olan bir yazı. Bazı durumlarda Arapça da olabilir. Bunun sebebi; cenazeleri zaman zaman mezarlıklar Müdürlüğü’nden alıyoruz, onlar da bu örtüler mevcut oluyor ama Türkçe yazıların olduğu örtülerimiz de yer alıyor. Tabutun üzerinde Arapça yazılan ‘Her can ölümü tadacaktır’ demenin yanlış bir tarafı yoktur. Bu nasihat anlamında bir şey.”

    ALEVİLİTE TAKKE VE CÜPPE TARTIŞMASI!

    Selami Sarıtaş, cenaze erkanını yürüten kişinin, onu toplumdan ayrıştıracak bir kıyafete sahip olması gerektiğini de söyleyerek, “Nasıl ki hakim ve savcılarda bir cübbe varsa cenaze erkanını yürütecek bir kişinin üzerinde de bir kıyafet, cübbe giyinmesi normaldir. Köylerde bu yapılmıyordu ama şehirlerde yapılıyor” dedi.

    İstanbul Kartal Cemevi Vakfı Başkanı Selami Sarıtaş, cenazeyi kaldıran kişilerin, başlarına taktıkları takkenin neden tartışma konusu olduğunu da belirterek şu açıklamayı yaptı:

    “Engin Nurşani’nin cenazesinden sonra diğer cemevi başkanları ile kendi aramızda konuştuk. Bu bizim Hüseyin-i Tacı dediğimiz, 12 dilimli Hacıbektaş geleneğinden gelen bir taçtır. Cenaze erkanı yürüten kişi, bunu takıyor. Bunu Hacıbektaş da takmıştır. Bunu gidip Sünni hocaların taktığı şeyle aynı kefeye koyup değerlendirmek doğru değil. Bu tacı, cübbeyi eleştirmek doğru değil. Bütün cemevlerinde söz konusu tacın kullanılması doğru olur.”

    CENAZE ERKANINDA FATİHA OKUNUR MU?

    Selami Sarıtaş’ın tartışma yaratan bir diğer söylemi ise cenaze erkanlarında okunan dualar oldu. “Bizler tabi ki Fatiha okutuyoruz” diyen Sarıtaş “Ama bunu Türkçe gerçekleştiriyoruz. ‘Esirgeyen ve bağışlayan Allah’ın adıyla’ diye” ifadelerini kullandı.

    Cenaze erkanlarında dedenin haricinde bir hocanın da yer almasından rahatsızlık duymayacağını söyleyen Sarıtaş, sözlerine şu cümlelerle devam etti:

    “Allaha inanmayan bir insanla neyi tartışacaksın? ‘Alevilik İslam’ın içinde’ ya da ‘dışında’ diyen çok küçük bir marjinal grup var. ‘Hak, Muhammed, Ali’ demeden hangi cem başlamıştır? Ama tabi ki eğer bir cemevinde varsa dede tercih edilsin. Ama dedenin olmaması halinde bu işi yine dedelerden eğitim almış kişinin de yürütmesi mümkündür.”

    Eren GÜVEN/İSTANBUL